Sevgili Dostlar, Son trimesterin hızlı ve bir o kadar da sarsıntılı yollarına girmiş bulunuyoruz. Son zamanlarda alışkanlığımız haline geldiği gibi haftayı yine Meleklerin huzur ve
Sevgili Dostlar, Son trimesterin hızlı ve bir o kadar da sarsıntılı yollarına girmiş bulunuyoruz. Son zamanlarda alışkanlığımız haline geldiği gibi haftayı yine Meleklerin huzur ve
İki gündür, ısrarla Mayıs 2020’de paylaşmış olduğum bu yazıyı yeniden yayınlamaya yönlendiriliyorum, sebebini ise bilmiyorum. :) Ama madem iç sesim bunu söylüyor, o halde yapılacak!
Sevgililer, Her şey kaybedilmedi. Sevgi her şeyi fethedecek. Bu sözcükler şimdi pek de olası görünmüyor. Pek çoklarının şimdi hissettiği kötümserlik ve acı yazgı sadece
Sevgili Bilge Baykuşlar, akıllar karışık. Yeni bir şey söylemiyorum. Fakat geçen hafta bunun örnekleri özellikle dikkatimi çekti. Birbirini takip eden iki cümlede diğerini geçersiz kılan
Yılda iki defa gelen dengelenme fırsatımız yine burada. Birincisini yeni astrolojik seneye girerken 20 Mart günü yaşamıştık. Sabian sembolümüz ise “Tünele giriş yapan tren” idi.
Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz. Hem 3D gerçekliğinizde hem de ötesinde dünyalar üzerine dünyalar var. Çok farklı bireylerin oluşturduğu topluluklarınız var, hepsi de küçük parmağınızın
Önceliği diğerlerine vermenizi teşvik eden bir dünyada, o rolden çıkıp kendinizle ilgilenmeye adım atmanız zor gelebilir. Bazen bu öyle yabancı bir kavram olabilir ki, nereden
“Bu yeni ay, Başak’ta, hasat zamanını işaret eden ve bizlere iyi ve besleyici olanı bünyemize uygun olmayan, geri dönüşüm kutusuna atılması gerekenlerden ayırma görevini veren
Sevgililer, Geçmiş mesajlarımızda haklı olma ihtiyacınızdan bahsetmiş olsak da, bunun nedenini ve niye artık uygun olmadığını açıklamayı arzuluyoruz. Korkunun 3D dünyasında yaşarken, korku sınırlarınızı koruyabilmek
Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz. Çağrıyı duydunuz ve önem verdiniz. İhtiyaç halindeki bir dünyada huzur, sevgi ve umut aracıları olarak çok sıkı çalışmaktasınız. Şu son
Sevgili Dostlar, haftayı huzurla kapatalım: Dünya barışının sizin işiniz olmadığını düşünüyoruz. Biz, işinizin (Kaynakla, huzurla, barışla) kişisel hizalanmanız olduğunu düşünüyoruz. Öyle olduğunda huzurlu bir dünyada
Sevgili Dostlar, bazen yıllardır yaptığınız bir şeyin bir metot olarak sunulduğunu görürsünüz ve “Gerçekten de öyle! Ben bunu neden daha önce paylaşmadım?” dersiniz. İşte Coach