Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
İşte geldik yılın son üç ayına Bilge Baykuşlar… Bu paylaşım Ocak ayından beri hazır ama yayınlanmadan bekliyordu. Bu serinin ilk bölümü çok okundu. Ne de olsa yılın ilk üç ayını anlatıyordu. Bahar aylarına dair olan ikinci bölüm ilki kadar olmasa da dikkatinizi çekti. Yaz bölümü ise beni şaşırtan bir şekilde o kadar rağbet görmedi. Ben kendi kendime “kim yazın nasıl geçeceğini merak etmez ki!” derken, dikkatlerinizin 6 ay öteye gidemediğini anladım. O kadar çok değişiyor, öyle şaşkınlıklar yaşıyorduk ki Ocak ayındayken “Temmuz – Ağustos’ta şöyle güzel bir yaz geçirmemizi hangi enerjiler destekliyor” diyecek durumda değildiniz. Haklısınız! Bu yılın Ocak ayını hatırlayın… Evet, doğru, sanki aradan 10 yıl geçmiş gibi! Ama bir iki ipucu vereyim, hani gezegenler bir kervan gibi dizilmiş hep beraber ilerliyorlardı, önce Oğlak, sonra Kova ve Balık… Ve hepsi de öngörülemez sınır-dışı karakterdeydi, beklenmedik etkileriyle hayatı karman çorman ediyorlardı. Yılın ilk sert virajını yaşıyorduk. Ocak ayında İran’daki müthiş protesto dalgasının büyük ve acımasız bir şiddetle bastırıldığını gördük, Şubat’ın Kozmik Hava Durumunda İran’ın manşetlerde yer alışı henüz bitmedi demiştim ve gerçekten de Neptün-Satürn buluşmasından hemen sonra savaş patlak verdi. (Yine de daha bitmediğini eklemek istiyorum. Bu iki dev buluştuğunda İran ve Rusya büyük değişikliklere sahne olur.) Tabii bu sırada dünyada Epstein dosyalarının açıklanmasını, Venezuela başkanının kaçırılmasını, Türkiye’deyse genel olarak pek de iyi bir şey olmadan hayatın devam ettiğini gördük. Yani uzun lafın kısası, bu paylaşım bir süreliğine rafa kalktı çünkü uzun dönem düşünemediğimiz, hatta yarına bile “acaba hangi beklenmedik olaya şahit olacağız?” diye baktığımız bir zamandaydık. (Hala öyleyiz ama değişime ve şoklara biraz daha alışkanlık kazandık gibi geliyor bana)
Ama tam da şimdi hepsi de 4 derecede olan kuşaksal gezegenlerin getirdiği büyük değişimin en başındayken, Jüpiter Aslan’dan parlayıp güneşin ona doğru gelişini beklerken ve biz de yılın en sert, en derin virajından geçerken, biraz da ileriye bakmamızın zamanı geldi. Gökyüzündeki Beşik oluşumunun ya da şimdi sıklıkla kullanılan adıyla Barbault’nun Sepetinin tam ortasında otururken, bu yoğunluk biraz dindiğinde ne olacak? Nasıl hissedeceğiz? Zodyak’ın bize mesajı nedir? Bu büyük sene nasıl bitecek?
Bu seriyi 2025 Kasım civarında yazmaya başlarken şu soruyu sormuştum:
“2026’yı rahat, akışta, sağlıklı ve bolluk içinde geçirmek için bilmemiz gerekenler neler?”
Sorumuz değişmedi. Ocak 2026’da yılın son üç ayını özetlerken yazdıklarıma geri dönelim.
Yılın son üç ayına geldiğimizde biliyoruz ki, 2026’nın genel enerjisi hızlı, ateşli ve dışa dönük. Kararlar hızlanıyor, duruşlar belirgin ve uzlaşmaya o kadar da açık değil ve insanlar inandıklarını çok daha açıkça ifade ediyorlar. Koç’taki Satürn ve Neptün bizi bir şeylerin ve kendi kimliğimizin arkasında durmaya, birer ruhani savaşçı olmaya zorlayan akışlar getiriyor. Kova’daki Plüton ve İkizler’deki Uranüs’leyse, gücün, bilginin, algının, teknolojinin köklü dönüşümünü yaşıyoruz. Yengeç’ten Aslan’a geçen Jüpiter’le savunduğumuz şeyleri büyütme ve görünür kılma arzumuz var. Bu sırada Aslan’a geçen ayın güney düğümü ile tek adamların, krallar, otokratlar, oligarklar, plütokratların, ayrıcalıklı yarı-tanrılar gibi muamele gören ünlülerin ve fenomen kültürünün tahtları sallanıyor, hatta bir çoğu da bu zamana kadar çoktan gitmiş olabilir! (Temmuz 2026: Buraya bir not düşelim. Gerçekten de gidenler oldu! Ünlü-fenomen gözaltıları, özellikle de AHBAP olayı, Tate kardeşlerin tutuklanması… ve önümüzdeki 19 ay boyunca devamı gelecek. Bu ilk dalga. Uzun dönemde, 18 yıl içinde Plüton Kova’da işini bitirdiğinde böyle idolleştirme olaylarına ve tek adamlığa o kadar yabancılaşacağız ki, sanki başka bir dünyanın kültürüymüş gibi bakabiliriz.)
Şimdi bütün bunları kendi küçük kişisel hayatlarımıza uygulayalım, dış dünyadan bu örnekleri vermek her zaman enerjileri anlamamıza yardım eder. Kendi hayatınızdaki zorbaların tahtından edilmesine şahit olmuş olabilirsiniz veya siz tahtınızdan indirilirsiniz (Kova-Aslan). Kullandığınız teknoloji değişmiş olabilir veya ilk defa şoförsüz taksiyle bir yerden diğerine gitmişsinizdir – yurtdışında tabii (Uranüs-İkizler, Kova-Plüton). İşyerinde yeni sistem ve uygulamalar? Başarılı bir teknolojinin piyasaya sürülmesi sayesinde en sonunda sevdiğiniz bir kişinin hastalığının daha önce imkansız görünen tedavisine başlanmış olabilir (Uranüs-İkizler, Kova-Plüton, Boğa-Chiron) Veya yeni bir gruba ya da harekete katılmış olabilirsiniz, belki de en sonunda hep aklınızda olan sosyal projeye başladınız (Koç-Neptün, Kova-Plüton, Kova- Kuzey Düğüm) Hayatınızdaki ataerkil düzen temsilcisine isyan etmiş olmanız ve en sonunda kendi hayatınızın kurallarını kendiniz yazmaya karar vermiş de olabilirsiniz (Satürn-Neptün). Bu maceralı yılın Eylül ayında ise değişen dünyada kendi düzeninizi kurma, alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirme amacıyla daha çok kendi dünyanıza dönmüş olmanız da çok mümkün.
Ekim 2026
Ekim’de Venüs’ün armağanı olarak bir yavaşlama ve içe dönüş yaşıyoruz. Aya başlarken güneş Terazi’de, Merkür ve Venüs Akrep’te, Mars Aslan’da. Bu kombinasyon tutkuyu, iletişimde derin konuları ve haklı olmayı istemekle dürüstlük arasında gerilimi açığa çıkarıyor.
2-5 Ekim arasında Mars-Plüton zıtlığı dolayısıyla güç savaşları, egoyla “hepimiz birimiz için” kavramının çatışması ve duygusal tepkilerin yol açtığı krizler olası. Bu senenin ateş vurgusuna bakarsak, dünyada hararetin artması ve belki de istenmeyen fakat arındırıcı olacak şiddet mümkün. Bu ikisi karşı karşıya geldiğinde genellikle zıtlıktan zaferle çıkan Plüton olur. Plüton Kova’da, halkların, sıradan adamın ve teknolojinin, geleceğin yanında. Mars ise zaten güney düğümünün bir eleme yapmaya geldiği gölgesi bencil liderler ve gösteriş olan Aslan’da. Kişisel hayatlarınızda daha cömert ve anlayışlı olmaya çalışırsanız, daha ilerici düşünmeye açık olabilirseniz, bu zıtlık sizin için de zaferle sonuçlanır. Ayrıca böyle açılarda her zaman olduğu gibi tepkiden önce durmayı, yavaşlamayı ve birkaç nefes almayı öneriyorum – yapabilirseniz tabii.
Bu sırada Venüs önce duraklıyor ve ardından 3 Ekim’de 40 gün 40 gecelik gerilemesine başlıyor. 25 Ekim’e kadar Akrep’teki gerilemeyle ilişkilerin gizli muhasebesi açılıyor, duygusal borçlar ve güç dengesizlikleri görünür oluyor. Bu süreç dürüst bir farkındalık istiyor.
10 Ekim’deki Terazi yeni ayıyla ilişkilerde yeni bir sayfa açma isteği doğabilir. Bu yeni ayın Sabian sembolü yine dikkat çekici: “Gözaltına alınan iki adam”. Bu adamlar suçlu mu bilmiyoruz, sadece gözaltına alınmışlar. Belki hayatınızda gözaltına alınmış gibi hissedebilirsiniz ya da birilerinin suçlarını saymaya başlayabilirsiniz veya bunu manşetlerde görebiliriz. Ve ben bu sembolün kendini nasıl göstereceğini çok merak ediyorum Bilge Baykuşlar.
Ay ortasında Satürn-Neptün kavuşumun enerjisi geri geliyor ve Şubat-Mart civarında başlayan süreçleri gözden geçirerek “hayal mi, fantezi mi, yapılabilir mi, gerçek mi?” sorularımızın yanıtlarını arıyoruz. Bulduğumuz yanıtlar da bizi “devam etmeli miyiz, yoksa bir revizyona mı ihtiyaç var?” düşüncelerine getiriyor.
24 Ekim’de Venüs güneşle buluştuğunda ilişkiler, para ve değerlerle ilgili derin bir aydınlanma yaşayabiliriz. Aynı gün Akrep’teki Merkür gerilemesi de başlıyor. Bu gerileme Venüs gerilemesinin içine monte edilmiş halde. Yani gerçekten yavaşlıyoruz. Aslında çok ihtiyaç duyulan bir yavaşlama bu. Ertesi gün ise Venüs gerilemesine Akrep’ten çıkıp Terazi’de devam ediyor.
26 Ekim’deki Boğa dolunayı ile sadeleşiyoruz. Sabian sembolü “çiçek açmış yoncalığa çıkan basamaklar” bu yavaşlama zamanında yine de ilerlediğimizi, ferahlığa yöneldiğimizi anlatıyor.
Ekim 2026 Kartı: Ejderha Kapısı
Bu kart bize Akrep’te gerilerken zorlanan Venüs’ün hikayesini tam isabet anlatıyor dostlar. Diyor ki;
“Çabalarınız, şu anki beklentilerinizin ötesinde, bol ve kutsanmış meyveler verecektir. Gerektiğinde dinlenin, ancak korku veya yorgunluktan dolayı hedefinizden sapmayın. Ne kadar yol kat ettiğinizi kabul edin, böylece yolunuzda daha da ileri gidebileceğinize dair kendinize güven kazanacaksınız. Kalbinizin sesini dinleyerek ilerlemeye yönelik iç dürtünüze güvenin. Henüz göremeseniz de, önemli bir eşiği geçmek, uzun süredir devam eden bir engeli aşmak ve geri dönüşü olmayan bir özgürlük yaşamak üzeresiniz. Kalbinizin aradığı şey ulaşılabilir mesafede. Pes etmeyin.”
Venüs ve Merkür gerilemelerinin hangi evlerinize denk geldiğine bakın, bireysel hayatlarımızda o alanlarda önemli bir eşiği aşmak ve büyük bir şeyi başarmak üzeresiniz. Bana öyle geliyor ki, Venüs gerilemesinin Akrep kısmı yani 25 Ekim’e kadar olan 20 gün çabalamakla ve engelleri aşmaya çalışmakla geçebilir ancak Venüs Terazi’ye geri girdiğinden itibaren genel havamız olumluya dönüş yapabilir, özellikle Jüpiter’le yapacağı üç güzel açıyla boşuna uğraşmadığımızı, hatta beklediğimizden çok daha büyük armağanlarla rahatladığımızı görebiliriz. Kartın söyledikleri bu enerjiyi çok güzel anlatıyor.
Kart açıklamaya devam ediyor:
Çin ve Japon mitolojisinde, binlerce koi balığından oluşan büyük bir sürü, akıntıya karşı giderek güçlenen nehrin yukarısına doğru yüzer. Balıklar nehrin sonuna ulaştıklarında, büyük bir şelalenin şiddetiyle karşılaşırlar. Önlerindeki zorluğu ve tehlikeyi hisseden balıkların çoğu geri döner, diğerleri ise ısrar eder. Efsaneye göre, bu koi balıkları yüz yıl boyunca şelaleye karşı yüzmeye devam ederler, sonunda, bir koi balığı şelalenin tepesine atlayabilir. Ödül olarak, tanrılar onu bir ejderhaya dönüştürürler. Bu, olağanüstü ve nadir bir başarının elde edildiğini simgeler.
Şelale, ejderhanın kapısıdır – sebat etme gücü ve kararlılığının, olağanüstü bir lütuf olan ilahi kutsamaları çektiği, dönüşümü ve tüm zorlukların üstesinden gelmeyi sağlayan bir simya noktasıdır ejderhanın kapısı. Koi, cesaret, dayanıklılık, irade ve çaba ile ilahi bir ejderha olmak için ilahi lütfu çeker. Bunlar şamanik ruhun nitelikleridir. Azim, inisiyeyi acemiden ayırır ve ruhun, ruhani yolda karşılaştığı zorluklar tarafından zayıflatılmak yerine güçlenmesini sağlar.
Bunun için gerekli niteliklere sahip olup olmadığınızı merak edebilirsiniz, ancak bu kart, arayışınıza devam etme kararı alırsanız, gerçekten muazzam başarılara ulaşacağınızı öngörüyor.
Ayrıca, her şamanik ruh gibi, koi de çeşitli koşullara uyum sağlayabilir. Kırmızı koi, tutkulu sevgi, cesaret, güç ve her türlü zorluğun üstesinden gelme yeteneği ile ilişkilendirilir. Zor bir durumla başa çıkmak için iç gücünüze ihtiyaç duymanız gerekiyorsa, sevdiğiniz şeylerin verdiği ilhamdan, sunduğu lütuflar ve güçten yararlanmaya yönlendiriliyorsunuz.
Sevgi ruhu güçlendirir, yorgunluk ve korkunun panzehiri olur.
Sevgiden ilham ve motivasyon alın, böylece diğerlerinin korkudan geri dönebileceği bir yolda ilerlemeye devam edebilirsiniz. Bu kart, güçlü bir paradigma değişikliği ve hayatınızın tamamen farklı bir döngüsüne kaderinizde yazılı olan ruhani bir yeniden doğuş öngörüyor. Zihninizi kalbinize çevirin, geçmişe olan bağlılığınızı işlemden geçirip bırakın ve kendinizi ilahi lütfun müdahalesine hazırlayın!
Kelt mitolojisinde ahtapot, ejderha ile bağlantılıdır. Yaratılış mitlerini ve okyanusun derinliklerinin simgelediği bilinmeyen potansiyel alemleri temsil eder. Hawaii mitolojisinde ise ahtapot, eski dünyanın bu dünyaya dönüşümünden sağ kurtulan tek canlıdır. Ejderhaya dönüşen koi gibi, dönüşümün zorluklarına dayanabilir ve başarıyla engelleri aşar. Bireysel dönüşümün şamanik amacı, kişinin bulunduğu topluluğu şifalandırması için ruhunu güçlendirmektir. Koi ise, bireysel yeniden doğuş için, Ahtapot ise toplumun yeniden doğuşunu sağlamak için ruhani şifa getirir. Bir araya getirirsek, sizin şifanız toplumun şifası için gereklidir ve bu siz kararlı olduğunuz sürece desteklenecektir.
Kendi hayatınızı dönüştürebilecek ve bu süreçte insanlığı gezegenimizde şu anda ortaya çıkan yeni çağa yönlendirebilecek hale geleceksiniz.
Koi’nin nehrin en yüksek seviyesine ulaşmaya çekildiği ve bunun için çabaladığı gibi, ahtapot da parlak nesneleri sever. Kart, en büyük hayallerinize ulaşmak için çalışmanızı, güzel olanı ve saf ışığı yansıtanı kucaklamanızı teşvik ediyor. Ruhani ışığı kalbinizde neşe-keyif-coşkuyla karşılayın. Kalbinizin bilgeliğini güzellikle ve tüm ruhunuzla besleyin. Ahtapotun sekiz kolu, ilahi dişinin bolluğunu, refahını ve ruhunuzun bunu kabul etme yeteneğini temsil eder. Kendinize izin verin, sevgi ve güzelliği kabul edin. Bu, zihnin -büyük olasılıkla yorgunluktan veya bugüne kadar yolunuzda göstermiş olduğunuz mücadeleden – kaynaklanan korkuya yatkınlığından sizi koruyacaktır.
Işığı alan dünyanın güzelliğiyle bağlantı kurun. Güneş ışığı ağaçların, suyun veya cildinizin üzerine düştüğünde bunun gerçekleştiğini fark edin. Işık kristalden ve camdan geçerken gökkuşağının yansımalarını fark edin. Işığın güzelliği, neden bu yolda olduğunuzu ve kutsal çalışmanızla neler yarattığınızı hatırlatarak ruhani enerjinizi tazeleyebilir.
Büyük ruhani arzuların olduğu bir yoldasınız, çabalarınızı karşılığında akan ödüllerle dengeleyin. Hayatınızdan zevk alın, çünkü yarattığınız yol gerçekten parlak.
EKİM 2026: İlişki ve para kurallarınızı gözden geçirirken ayın sorusu: “Ben neye yatırım yapıyorum ve bunun karşılığında ne alıyorum?” Ve eğer şu anda ilerlemiyor gibi hissediyorsanız bile, aslında eşikte duruyorsunuz. Sakın vazgeçmeyin.
Kart: Alana Fairchild/Sophie Wilkins, Medicine Heart
Kasım 2026
Kasım ayına devam etmekte olan Venüs ve Merkür gerilemeleriyle başlıyoruz. Duygular da arzular da yoğun, ayın başında henüz netlik yok. 4 Kasım’daki Merkür-Güneş buluşması bu konuda yardım ediyor. Daha uygulama zamanı olmasa da neyi değiştirmemiz gerektiğini artık biliyoruz.
9 Kasım’daki Akrep yeni ayı Mars-Jüpiter kavuşumu, Aslan güney ay düğümü mesajları ve Merkür-Plüton karesiyle geliyor. Bizi eski güç oyunlarını, takıntılarımızı ve çevremizdeki her şeyi yönetme ihtiyacımızı bırakmaya çağırıyor.
11-12 Kasım’daki Jüpiter-güney düğüm birleşmesi çok önemli bir karmik eşik. Başarı ve liderlik tanımımız değişirken, gölge Aslan yerine asil ve aydınlık Aslan niteliklerini seçmeye yönlendiriliyoruz. Bu sırada 11-11 portalıyla da güncelleniyoruz.
13-15 Kasım arasında önce Merkür, sonra Venüs duruyor ve tekrar ilerlemeye başlıyor. Bu çok nadir bir durum. Bu günlerde iş ortaklıkları, ilişkiler ve maddi konularla ilgili işaretler görmeniz çok olası ancak kesin adım atmanız için henüz zaman doğru değil.
16-19 Kasım arasında Mars-Jüpiter kavuşumu, güneşin onlara yaptığı kare ve Uranüs tetiklenmeleriyle hareketlilik geri geliyor. Aşırı özgüven, acelecilik ve çatışma riski yüksek.
22’sinde güneş Yay’a geçince enerji nispeten hafifliyor. 24 Kasım İkizler dolunayı ise çok güzel. Satürn, Neptün ve Plüton’dan gelen uyumlu akışlarla kaos içinde yön bulma becerimiz aktive oluyor. Elbette beklenmedik haberler ve plan değişiklikleri, ters köşeler de mümkün ancak bunlar olumsuz olmak zorunda değil.
Artık Mars Başak’a geçerek 2027 başındaki gerilemesine hazırlanıyor. Enerji toparlanıyor. Detay, düzen, planlama öne çıkıyor.
29 Kasım’daki Uranüs-Plüton üçgeni yılın en önemli anlarından biri. Eski yapıların yıkılması devam ederken iç ve dış özgürleşme, ani farkındalıklar ve en önemlisi hayat yönünü değiştiren çözümler geliyor. Bu belki bazılarını zorlayabilecek ancak hepimizi özgürleştirebilecek bir uyanış.
Hemen ardından gelen güneş-Satürn üçgeni ise uzun vadeli başarıya odaklanmamızı sağlıyor. Eğer bu dönemde kendinizi duvara toslamış gibi hissederseniz bilin ki, şu anda elinizdeki iş, konu, çözüm kalıcı değil. Başarı için bir daha düşünüp daha iyi bir yol bulmanız gerekiyor.
Kasım 2026 Kartı: Asa Kraliçesi
Rosetta Tarot isimli bu deste Carl Jung’un ünlü Kırmızı Kitap’ından ilham alınarak hazırlanmış Toht ve Tarot karışımı farklı bir yaratım. Bu kart klasik Tarot’ta değnek kraliçesine denk geliyor.
Kartta uzun, dalgalı kırmızı-altın saçlı, güzel ve gururlu bir kraliçe, parlak alevlerden oluşan bir tahtta oturuyor. Bir elinde, toplumun tek beden olmasını ve coşkuyu çağrıştıran, tepesinde çam kozalağı bulunan uzun bir asa tutmakta. Diğer eli, siyah benekleri ona karanlığı ve az önce yaşadığı karanlıktan aydınlığa dönüşüm sürecini hatırlatan bir leoparın başında. Bal peteğini andıran pullu bir zırh giyiyor. Kalbinin üzerinde Koç burcunun sembolü, giysisinin kopçasında ise Balık burcunun sembolü bulunuyor, çünkü o, Andromeda’nın bulunduğu 20° Balık burcundan 20° Koç burcuna kadar hüküm sürmekte. Tacında on iki burcun ışını ve bunun üzerinde de arması olan kanatlı leopar başını görüyoruz. Leopar, hayvan ruhunu (Nephesh, ilkel içgüdüler) sembolize eder ve leoparın başına koyduğu eli, onu kontrol ettiğini gösteriyor.
Bu, kendini tanıyan olgun bir kadındır, arzulu, dürüst, cesur ve otoriterdir. Aynı zamanda tutkulu, idealist ve huzursuz, ancak sadıktır. Gözleri kapalıdır, çünkü içini gözlemektedir. O bir Shakti ve bir Afrodit’tir. Kötü bir şekilde onurlandırılırsa, kibir, zulüm, vahşet ve bencillik ortaya çıkar. Sabit bir güce ve büyük bir çekiciliğe sahiptir.
Bu kart iç ve dış dönüşüm, tutku, olgun sevgi ve içimizde bulunan çekirdek gücün ortaya çıkışını anlatır.
Kartımız Akrep’te içimizde yanmakta olan ateşi keşfetmemizi, Yay sezonunda ise onunla çevremizi aydınlatmamızı anlatıyor. Ancak bu ateş odaklanarak ve dikkatle kullanılmalı.
Kasım ayında Venüs ve Merkür gerilemelerinin ardından gelen tüm gökyüzü hareketleriyle travmayı güç kaynağına, bastırılmış arzuyu bilinçli yaratım gücüne dönüştürme şansına sahibiz. Sevilebilmek için kendini küçültme devri bitiyor. Ancak kart bizleri güç savaşına girmek yerine çekim alanı yaratmaya davet ediyor.
KASIM 2026: İç muhasebe, yön düzeltme ve güçlü farkındalıklar ayı. Bastırılmış öz güç sahneye çıkıyor ve içimizdeki ateş bir defa daha doğuyor.
Kart: M.M.Meleen, Rosetta Tarot
Aralık 2026
Yılı kapatırken önce anlam arayışımız öne çıkıyor. Yıl boyunca neler yaşadık? Bunlar bize ne söylüyor? Yılın başında nelere inanıyorduk ve bu yeni dünyada nasıl değiştiler?
Ayın başındaki Jüpiter-Chiron üçgeni sayesinde eski yaralar daha geniş perspektiften görülebilir. “Benim hikâyem başkalarına nasıl fayda sağlayabilir?” sorusu hepimizin işine yarayabilir. Bu zamanda öğretmek, paylaşmak, rehberlik etmek destek görüyor. Bu sırada Akrep’ten Yay’a geçen Merkür’le biz de derinlerden geniş vizyona çıkıyoruz.
9 Aralık’taki Yay yeni ayında zihinler aşırı aktifleşebilir. Merkür önce Uranüs’le karşı karşıya geliyor, ardından Mars’la kare yapıyor. Bu sırada Venüs de Plüton’la çekişiyor. Yani beklenmedik haberler, asabi yaklaşımlar, güç ve değer mücadeleleri görebiliriz. Genel olarak bu yeni ayda fikir çok ama karar vermek için tozun yatışmasını bekleyeceğiz.
Ay ortasında Satürn ve Neptün iki gün arayla gerilemelerini bitirirken bir gün sonra Jüpiter gerilemeye başlıyor. Yani yön değişimleriyle enerji yeniden ayarlanıyor. Bir süredir ilerlemeyen konular hareketlenebilir.
21 Aralık Gündönümünde hayaller planlara, ilham sorumluluğa, dağınık enerji disipline dönüşüyor. Ancak Neptün karesiyle ortalık biraz sisli. Gündönümünde halkları ve kolektif bilinçaltımızı temsil eden ay Uranüs’le kavuşumda. Sürpriz gelişmelere ve belki de isyana hazır olun!
24 Aralık Yengeç dolunayı ise büyük destekleyici açılarla geliyor. Hem kalbi hem sistemi besleyecek çözümler mümkün
Aralık 2026 Kartı: Şükran
Yine seçmeye çalışsam bulamayacağım bir kart geldi dostlar. Yılı kapatırken takdir ve minnettarlığa çağrılıyoruz. Kartımız diyor ki;
Bu kartta bir daire içindeki altın spiral, hayatın tüm armağanları için takdir ve şükran duaları sunmayı temsil ediyor. Spiraller, hareket eden enerjinin en saf halini anlatır, bu nedenle, şükran dualarınızı bilincinize iletmek için mükemmel bir ifade aracıdır. Rahibe figürü gün batımında oturmuş, etrafındaki muhteşem güzelliği bilinçli olarak kabul ediyor ve şükrediyor.
Şükran, hayatın doluluğunu ortaya çıkarır. Takdir, her gün çevremizde meydana gelen mucizeleri daha iyi anlamamızı ve fark etmemizi sağlar.
Şükran dolu gözlerle bakmak, kendimizin ötesini görme ve hayattan eksiksiz bir şekilde keyif alma yeteneğimizi artırır.
Bu kartı seçmek, kozmostan kendi kalbinize bir takdir mesajı getirir.
Fiziksel dünyada yaşayabilmeniz için vücudunuzda enerjiyi hareket ettiren muhteşem kalbinize şükran duyun.
Kalbinizi açarken ve orada bulunan bilgeliği geliştirirken şükredin.
Minnettarlıkla yaşamak, kutsal yolunuzun bir parçası. Kendi ilahi doğanızın ve çevrenizdeki her şeyin değerini bilmek, hepsinin farkındalığını ve değerini daha geniş bir şekilde deneyimlemenize yardım edecektir.
Minnettarlık çok basit bir şeydir, ancak kullanabileceğimiz en güçlü enerjilerden biridir.
Her güne şükran ve takdirle başlayın ve dünyanızın nasıl genişlediğini görün. Gününüzü yaşarken, hayatınızı dolduran bolluk ve sevgiye olan takdirinizle bağlantı kurmak için ara sıra zaman ayırın. Kendinize şükran armağanını sunduğunuzda dünyanın ne kadar daha güzel göründüğünü fark edin.
Kart bizi aynı zamanda apatiye kapılmaya karşı uyarıyor. Eğer yılın bu zamanında böyle ilgisiz, ruhsuz, şefkatsiz veya umutsuz hissederseniz, etrafınıza bakın ve büyük ve küçük şeylere olan takdirinizi yeniden canlandırın.
Aralık ayı gelişmek istemekten, durup yapılandırma ihtiyacına geçişi yaşayacağımız bir ay. Şükran kartı bu eşiğin dengeleyici frekansı olarak karşımıza çıkıyor. Geleceğe geçmeden önce bulunduğumuz anı yaşamak zorundayız ve şükran bunun en iyi yolu.
Bu ay zihin koşmak istiyor (Yay, Jüpiter), sistem yavaşlamanızın iyi bir fikir olduğunda üsteliyor. (Satürn, Mars gerileme gölgesinde) Şükran işte burada bir “yumuşatma mekanizması” gibi çalışır. Şükran bize sonuca değil yolda olma haline teşekkür etmeyi öğretir.
ARALIK 2026: Büyük fikirleri ayıklayıp işe yarayanları uygulama zamanı. Şifa, öz-kabul ve anlam arayışı güçlü. Koşmadan önce yönünüzü belirleyin.
Kart: Francene Heart, Sacred Geometry Cards for The Visionary Path
Dostlar on iki ayın sonuna geldik.
Bu sene gördüğünüz gibi;
Sadece inanmak yetmiyor, yaşamak zorundayız.
Gerçeği başkalarına devredemeyiz, ayırt etme yeteneği geliştirmeliyiz.
İzin bekleyemeyiz, yönümüzü kendimiz seçmeliyiz.
Değerleri konuşmak yetmiyor onları somutlaştırmalıyız.
Zaman zaman:
Doğru olmayan şeylere inanacağız.
Kesinleştiğini düşündüğümüz her şeyi sorgulayacağız.
Değer verdiğimiz insanların beklentileri dışında davranacağız.
Bazen kaybolmuş ve belirsiz hissedeceğiz.
Dolayısıyla,
Gerçekten güvendiğiniz insanlarla olun.
Sinir sisteminizi düzenleme yöntemleri geliştirin
“Bilmiyorum” demekle barışık olun.
Herhangi bir tetikleyici ve tepki arasında duraklamayı alışkanlığınız haline getirin.
Kararlarınızı içinizden gelen sesle alın.
Bir şey içinizi rahatsız ediyorsa onun size uygun olmadığını bilin ve öyle davranın.
Ve gerektirse prensipleriniz için tek başına durmaktan çekinmeyin.
©Mor Alev 2026
Bu serinin diğer paylaşımları için ilgili görsele tıklayın:






En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.





