2016 Yeni Yıl Öngörü ve Tavsiyeleri

2015 den 2016’ya geçerken… – Yorumlarınızı bekliyorum!

2016Sevgili Dostlar, 2015 yılına enerjik açıdan bir bakış atmadan ve ona teşekkür etmeden 2016’ya geçmenin haksızlık olacağını düşünüyorum. 2014 yılı her açıdan hızlıydı, büyük değişimlerin yaşandığı, ilk defa Kutsal Anne’nin Sevgi Selini kabul etmeye başladığımız yıldı. O zaman 2015 daha da hızlı ve bir önceki dört seneye hiç benzemeyecek bir enerji barındırıyor demiştik. Aynen öyle oldu! Hatta hiç beklemediğimiz şekillerde öyle oldu. (Uyarayım, biraz uzun bir yazı oldu! Sonunda da sizlere bir çağrım var. 🙂 )

Sorumluluk Almak, Kendi Gerçeğini Yaratmak ve Özgür İrade

2015’e bu temayla başlamıştık, bu, 2014 Kış Gündönümüyle birlikte gerçekleşen Oğlak yeni ayının baş konusuydu, gerçekten yıla damga vurdu. Her gün adım adım yanımızdaydı. Aslında her zaman kendi gerçeğimizi yaratıyorduk ama 2015’de farklı olan, neden ile sonuç arasındaki zamanın çok çok kısalmasıydı. Eskiden aradaki zaman daha uzun sürdüğü için, sonuçlar geldiğinde bazen “nedenler” ile bağdaştıramayacak kadar vakit geçmiş oluyordu. Unutuyorduk, ya da anlayamıyorduk. Ama şimdi kesinlikle biliyoruz ki, biz dışarıya hangi düşünceleri, hangi enerjileri verirsek ona denk olayları, şeyleri bazen aynı gün içinde yaratıyoruz! Bu durum 2016’da da devam edecek. Hatta daha da hızlanacak.

Kolektife baktığınızda, 2015 yılında insan toplulukları enerjileri ne ise, onu yarattılar. “Korku enerjisi” yine çok büyük bir pazarlama ve yönetim aracı olarak kullanıldı, öyle olunca da kolektifin korktuğu pek çok şey yaşandı. Korkunun sonucunda gücünüzü başkalarına verirsiniz, sorumluluğunuzu inkâr edersiniz, sanki hep bir şeyler sizin dışınızdaki güçler tarafından kararlaştırılıyordur. Gerçekte, hayatınızın hiçbir noktasında sizin önceden onaylamadığınız, hemfikir olmadığınız bir durum barınamaz. Yani yaşadığımız her şey, bizim onayımızla oluşuyor. Endişelerimizin de yaratıcı gücü olduğunu bilmeliyiz. Bütün bunları kabul etmek, şu anda bu gibi yazıları okuyan kişiler arasında bile oldukça zor. Bu zamanda korku bağımlılığımızın kökenleri ve etkileri hakkında birkaç sefer konuştuk. En net bilgi ise bedenle korku arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim insanlarından geldi. (Bağlantısı burada)

Crowded by Pascal CampionŞunu söylemeliyim: Bu çok farklı bir geçiş dönemi. Bu, daha önce yaşanan devrimlere benzemiyor. Dünyayı ne birden bire gökyüzünden bizlere yardım etmek için inen Yıldız Kardeşlerimiz kurtaracak, ne tek bir lider ortaya çıkıp aniden hepimizi uyandıracak, ne de oturduğumuz yerde hiçbir şey yapmadan birden bire televizyonu açtığımızda dünya çapında barış ilan edildiğini göreceğiz. Özgür iradenizin dışında hiçbir şey gerçekleşmeyecek. Yani, bizi kurtaran Galaktikler de, liderler de, barış elçileri de biziz. Her birimiz, genç, yaşlı, çocuk eksiksiz! Bu konuyla ilgili en net mesaj bana Eylül’ün enerji fırtınası sırasında geldi. Bunu da derhal sizlerle “Özgür Düşünce, Özgür İrade, Bağımsızlık ve diğer notlar” yazımda paylaştım.

Negatif mi oldu? O zaman olumluya çevirelim. O muhteşem yaratım gücünüzü zaten kullanıyorsunuz. Şimdilik dikkatsizce, düşe kalka, bazen istediğiniz bazen de hiç istemediğiniz şeyleri yaratıyorsunuz. Özgür iradenizle olumluyu seçin dostlar. 2015’e de deney senesi olarak bakın. 2016’da olumlu niyet, olumlu duygular, sevgi ve merhametle kendi yaşamınızdaki mükemmel akışı yaratın.

“Bunun kolektifle ilgisi ne? Bu nasıl ülkeme, dünyaya huzur, mutluluk, bolluk getirecek?” diyebilirsiniz. Sizler öncülersiniz. Örneksiniz. Yeni insan prototipisiniz. Sizlerin enerjisinin yükselmesi etrafınızdaki herkesin ve her şeyin enerjisinin yükselmesi anlamına geliyor. Etki alanınız inanamayacağınız kadar büyük. Aylardır, gözlerimin önünde devasa bir gölün durgun sularına atılan bir çakıl taşı görüntüsü var. Yaratılan dalga halkalar halinde ve genişleyerek yayılıyor. Taşı atan bu dalgaların karşı kıyıya ulaştığını görmüyor tabii. Ama bu titreşim güçlenerek yayılmaya devam ediyor ve en sonunda karşı kıyıya ulaşıyor, bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Sizlerin olumlu niyetleri, mutluluğu, yüksek enerjisi her zaman evrene güçlenerek yayılıyor. Yeter ki kendinizi o sevgi gölüne atın.

Bütün bu farkındalıklar bana en sonunda “Birliktelik Bilinci Burada!” yazısını yazdırdı. O noktada gördüm ki, siz de benimle aynı fikirdesiniz ve biriz, bütünüz.

Yaratım, sorumluluk, özgür irade konularında önümüzdeki aylarda da çok konuşacağız. 2016’da evrenin yaratım dersleri devam edecek.

Harekete geçmek

2015’in önceki senelerden çok farklı olan bir teması da dış dünyada, fiziksel yaşamımızda harekete geçmeye çağrılmamız oldu. Bundan önceki yıllarda yeterince içimize döndük, 2015’de içimizle dışımızı, davranışlarımızı, yaşam tarzlarımızı birbirine bağlama zamanı gelmişti. Burada yaşanılan en büyük sorgulama şuydu: “Hayallerim sadece hayal olarak mı kalsın? Alıştığım düzen devam mı etsin? Yoksa kalbimin sesini dinleyip bu koltuktan kalksam mı? Yeni, farklı, değişik şeyler yapsam mı? Peki, nasıl bir adım atmalıyım?”

Ve bu aşamada, “evet” kelimesinin gücü kadar, “hayır” kelimesinin de kutsallığını idrak ettik. Konsey’in “Kabullenmemek” mesajı aranızda hararetli tartışmalara yol açtı. Michael (Baş Melek Mikail) bize “Artık yeter!” enerjisinin burada olduğunu hatırlattı. Dış huzurumuz için içimizdeki çatışmaları sona erdirmemizin zorunlu olduğunu söyledi ve nefesini hediye etti. Bunların hepsi sevgi ve şefkati temel alarak kendimizle barışık bir şekilde kararlar almamız ve bu kararları fiziksel dünyada uygulamamızı kolaylaştırmak, bizi harekete cesaretlendirmek için oluyordu.

Bu enerjilerden öğrendiklerimi sizlerle Ağustos ayında “3D (ya da 3D gibi görünen) hayatta 5D kararlar vererek ilerlemek” yazımda paylaştım. Bu da neredeyse yorum rekoru kıran bir yazı oldu.

Koltuk ışık işçiliğinden, sadece bütünün hayrına ışık gönderip sonra da aynı düzeni günlük hayatımızda sürdürmeye devam etmekten çıkarak, fiziksel yaşamda elle tutulur, gözle görülür işler yapmaya çağrıldık 2015’de. Bazılarımız bu çağrıya cevap verdi. Bazılarımız direndi. Bu zorlama 2016’da iyice yükselecek. Enerji çalışmaları, meditasyon ve içe dönmek elbette çok önemli ama onu takiben değişimi fiziksel dünyaya getirmek için hareket etmeliyiz.

Salıvermek, bırakmak, tutunmamak, yumuşakça akmak

Arkadaşlar, artık karmanın sona erdiğini bildiğinizi sanıyorum. Karma yok. Bitti. Sıfırlandı.

Peki, geriye ne kaldı? Çekirdek korkular! En derin, en kadim, kökenleri bazen Galaktik savaşlara kadar uzanan, bazen şu yaşadığımız kısacık hayatımızda öğrendiğimiz, bazen de milyonlarca yıl geriden gelen korkulardan bahsediyorum.

Son iki yıldaki çalışmalarımdaki en büyük değişim sanırım buydu. Hırslarıyla gözleri kör olmuş, kendi gezegenlerini patlatan varlıklarla tanıştım, Reptilianların saldırdığı Antares’li saf ruhların hayal kırıklığını tanıdım, savaşçıların, hırsızların, dolandırıcıların suçluluk duygularını, karanlığın en derinlerine inmiş ve öğrendikleriyle en sonunda sevgiyi seçmiş varlıkları, insan olarak bu dünyaya daha çok faydası olacağını düşünerek enkarne olmuş elementallerin yalnızlığını, yorgunluğunu, kendini hizmete adamış melekleri, Arkturusluların, Lyralıların uyanış sancılarını, Andromedalıların tekno-spiritüel yaklaşımını, bilge Hathorları, Şamanları, sevgiyi arayan Venüslüleri ve birçoğu indigo olmayı seçmiş Siriusluların yaşam sevgisini, tutkularını ve en sonunda ne kadar çok sevildiğini anlayan kalplerin sevinç gözyaşlarını gördüm. Her seans bir başka evren gibi gözlerimin önünde açıldı, ruhlarınız rengârenk ve çok bilge. Hiç birinizde karma yoktu, karma devam etmiyordu. Ama çok uzun zamandan beri beslenen korkular vardı. Bu korkuların kimi kalıtımsal, kimi kişisel, kimi bölgesel, kimi de toplumsaldı.

En büyük, en derin, hatta en temel korkumuz ise sevilmeme korkusu. Diğer bütün korkular, bu devasa ayrılık/ayrı olma/sevilesi olmama inancının yan etkileri olarak karşımıza çıkıyor. Sevilmek için neler neler yapıyoruz. Güç arayışı, para tutkusu, başarı hırsı, savaşlar, aldatmacalar, hepsi olduğumuz kişiyi beğenmediğimiz, her halimizle sevilemeyeceğimize inandığımız için oluyor. Ama çalışmalarımda gördüm ki, kendimizi bağışladıkça, hem diğerlerini bağışlıyorduk, hem de başkaları tarafından da bağışlandığımızı hissediyorduk. O yüzden, 2015 deki Venüs’ün geri yolculuğu hepimiz için çok önemliydi. Bizim için “gerçekten” önemli olanları, kendi değerimizi, öz-sevgimizi derinlerde aramaya yöneltildik. Bu büyük salıverme çalışması, yıllardır süren arınma 2016’da da devam edecek. Buna dair bir şüphem dahi yok.

Ancak, tırnaklarınızla tutunmayı bıraktıkça, yaşama güvendikçe, arınmamız yerini daha yumuşak bir akışa bırakıyor. Mart ve Eylül 2015 enerjilerinin bizi bir güzel silkelemesinin bu daha rahat akışa büyük bir katkısı oldu.

Bu arada 2015’in en önemli enerji çalışmasını da unutmamalıyız: Denge! Dengede kalmamız, kendimizi merkezlememiz bu sene kendimiz ve sevdiklerimiz için yapabileceğimiz en önemli şeylerden biriydi. Bu konuda daha çok şey duyacağımızdan eminim.

Taryn Crimi aracılığıyla Melek Rehberler 2015 için şunları söylemişti:

“Enerjinin hareket ve ilerlemeyi desteklediği seneler sıklıkla, bu enerjiyi kendi yararına kullanmanın gerçek potansiyelini görmeyenler için, biraz karman çorman gelebilir. Ancak, eğer odaklanmanızı korursanız ve her şeyin ilahi zamanlamayla bir araya geleceğini bilirseniz, eminiz ki bu sene başardıklarınız sizi hayrete düşürecektir. Bazıları bunu göz korkutucu bulabilir, ama bizim umudumuz şudur ki, aranızda pek çok kişi böyle senelerin doğasındaki muhteşem lütufları görebilecektir.

Önümüzdeki senenin öğrenilmesi gereken en önemli dersi, yaratmak istediğiniz neticeye kilitlenmenizdir, çünkü bu sene pek çok olayla dopdolu geçecek. Bu durum hem kişisel açıdan, hem de kolektif olarak hissedilecek.

2015 yılınızın sonlarına yaklaşırken, pek çoğunuz geriye bakıp nasıl bir sene içinde bu kadar çok şeyin olabildiğini merak edeceksiniz çünkü her biriniz bu sene diğer bütün senelerden çok daha büyük hızla ileriye atılacaksınız. Koca bir on yılda başarılabilecek şeyler, bu kısa bir senede oluşturulacak.”

Gerçekten de Melek Rehberlerin dediği oldu. Sizlerle biraz kendi gelişimimi paylaşırsam, ben aslında 2015’i çok sevdim! Benim gerçekliğimde harika bir yıl oldu, özüme daha da yaklaştım. Fiziksel yaşantım çok değişti. Ama ruhum daha da değişti. Sevgiyi hiçbir dış neden olmaksızın iliklerimde, hücrelerimde hissettim. Beklemediğim çok şey oldu. Örneğin, pek aklıma gelmezdi ama eskiden beni çok ürperten sürüngenlere karşı dahi merhamet hissetmeye başladığımı anladım bir gün. Bu, günlük yaşantımızda çok önemi olmayan ama içimizdeki gelişimi gösteren bir detay. Sözlü kanallığım bana verilen enerjiyi tercüme ederek iletmekten, doğrudan ses tellerimi çok çeşitli ışık varlıklarına vermeye doğru genişledi ve çok daha akıcı bir hale geldi. Kendimi çok daha rahat akışa bıraktığımı gördüm. Bununla beraber ne zaman somut adımlar atmam gerektiğini iyice anladım. Oldukça fazla “hayır!” dedim ama işi orada bırakmadım, her zaman uzlaşma ve çözüm getirmeye çalıştım. Ruhuma uygun olmayan şeyleri ve durumları hayatımdan salıverdikçe yerlerine tam da kalbime göre pek çok yeniliğin geldiğini gördüm. Öfkelendiğim zamanlar oldu mu? Evet. Bıktığım zamanlar oldu mu? Evet. Yorgunluk, kararsızlık, vs., vs.? Elbette! Bu olumsuz hisler yükselmekte olan insan deneyimine ait ve ben de insanım. Ama bunların hepsini birer gösterge olarak kullanmaya kararlıydım. O yüzden sarsılmadım, dağılmadım, uzatmadım ve şikayet edip mızmızlanmadım, toparlanıp göstergenin yönlendirdiği tarafa döndüm ve yoluma devam ettim. Egomla daha sakin ve verimli bir ilişki oluşturmaya başladım. Tabiat her zaman yardımcım oldu. İşim bitti mi? Artık tamamen gelişimimi tamamladım mı? Hiç sanmıyorum. Hiç öyle bir şey hissetmiyorum. Zaten bu yükseliş deneyiminin güzelliği de burada. Hepimizin birbirine öğretecek şeyleri var ve sadece hep beraber olunca gerçekten büyüyoruz, gelişiyoruz. Öğreniyoruz, paylaşıyoruz, bir daha öğreniyoruz. 2015’de bir daha şundan emin oldum: Hep birlikte yükseleceğiz, arkada bir kişi bile kalmayacak!

Aşağıda kişisel olarak hiç tanışmadığım, hatta nereden yazdığını bile bilmediğim bir okuyucumun bir iki hafta önce gönderdiği “Bir itiraf” başlıklı mektubunu bazı özel bölümlerini keserek paylaşıyorum. Onun gelişim hikâyesi belki hepimize ilham verir.

“Mor Alev merhaba.

Son yazılarından anladığım, altta not düştüğün kadarıyla bir şeyler olmuyor diyenler, hatta belki (kendi fikrim) şikâyetler, sorunlar… Geçtiğimiz yaz ben de sana sorunlarımı içeren bir mail atmış, hatta her seferinde Mor Alev, duy beni ben şöyleyim, ben böyleyim, olmayacak, olmayacaaak! diyen iç sesimle çare ararken buluyordum kendimi. Hem müjdeli bir mesaj okumanı istedim, hem sevincimi, başarımı paylaşmak, hem de teşekkür etmek. Gerçekten umutsuz zamanlardan geçtim, evet herkes kötü hissediyor, ama benimki bir farklı kötü hissediş… dediğim de oldu. Ve Mor Alev, gerçekten de o esiği atladım! Eşiği atlayacağız dedin, yandım yandım yandım ve… kül oldum sonunda. Simdi küllerimden yeniden doğuyorum. Tam olarak oldum mu, tam olmak ne, bilmiyorum ama küllerimden yeniden dogmaya başladığımı ve düzlüğe cikciğimi biliyorum. Hatta benimle birlikte herkese aynısı olmaya başladı sandığımdan, blog mesajlarının altına düştüğün ‘arkadaşlar maillerinizi okuyorum ‘la başlayan ve hala sorunları olan( bu tabiri kullanıyorum anlamanızı umarak) o arkadaşların hala olduğuna şaşırdım, çünkü artık hepimiz o esiği atladık ve herkes harika hissediyordur diye düşünüyordum… Ama tabi herkesin hayat yolu farklı, benim yargım bu yönde oldu ve başarımla gurur duydum… Vay be (…), demek bitti he dedim… Uzun zamandır bambaşka bir ruh halindeyim ve hayatta her şeyi yeniden keşfediyorum, ayni dünyada gözü yeni acilmiş, oyuncu ve keşfetmeye meraklı çocuk gibi. Hala önümde upuzun bir yol var, hala soru işaretlerim, şifalandirmam gereken çözmem gereken şeyler var ama artık bunları bambaşka bir ruh halinde, çok daha rahat yapabiliyorum. Ve bunda 2013 Eylül ya da Ekim ayında takip etmeye başladığım bloğunun nasıl bir katkısı olduğunu sanırım anlatamam… Her şey ‘tesadüfen’ sitene girmemle başladı ve bugün bu duruma geldim. (…. )Sevgi ve çocuksu bir teşekkürle…”

Writing - CollageSizin 2015 yılınız size neler verdi? Nasıl geliştiniz? Neleri değiştirdiniz? Neleri salıverdiniz ve yerine hangi çiçekler açtı?

Geçen sene tam bugün şunları yazmıştım ve sadece seneyi değiştirerek tekrarlıyorum:

2016 hakkındaki görüşleriniz neler? Sizce neler olacak? Neler yaratmayı planlıyorsunuz? Beklentileriniz neler? Nasıl bir yaşam yaratacaksınız? Ve atacağınız somut adımlar neler?

Yorumlarınızı herkesin okuyabilmesi için lütfen Facebook sayfasına değil, buraya, yazının hemen altındaki yorumlar kutusuna ekleyin ya da yazının üst sağ köşesindeki “yorum” kelimesini tıklayın. Ayrıca, blog enerjisini de göz önüne almanızı rica ediyorum. Yapıcı ve sevecen olmanızı, kendinize ve başkalarına yeni umutlar ve fikirler vermenizi umuyorum. Arkadaşlar, yalnız değilsiniz ve bunu bu zamanda paylaşımlarınızla kalpten hissetmenizi arzuluyorum. Sizinle benzer durumları paylaşan pek çok kişi var, ve belki de burada o yeni dostları bulacaksınız.

Yazarken şunu düşünün: Herkes mutluluk, sevgi, sağlık ve bolluk istiyor. Bizim burada aradığımız biraz daha fazlası. Önemli olan bütün bunları nasıl yaratacağınıza dair niyetlere sahip olmak ve bu niyetlerin zaman içinde daha da belirginleşerek size atılacak adımlar sağlaması… 2016’da da sorumluluk bizlerde. Orijinal fikirleriniz hepimize çok şey katacak.

Hepinizin katılımlarını bekliyorum! Çok teşekkürler!

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

62 replies »

  1. Öncelikle MORALEV 💜💜💜teşekkürler…VAROL🙏🏼HEP OL 🙏🏼ÇOK YAŞA 😍AŞK OL❤️…
    Benim,bana ve tüme teşekkür ettiğim bir yıldı 2015.Kendi gücümü,kendime olan saygımı görmek ve acısı ile tatlısı ile yaşadığım bu yaşamın deneyimlerini bir denek olarak bir fiil paylaşıp tüm canlarla ve canlılarla paylaşabilmek,yaptığım her şeyin sorumluluğunu alıp yaşama yine de EVET demek bana çok iyi geldi…
    Mor Alev,ne mi gerçek amacım
    VAROLMAK ve SEVGİ ŞEFKAT içinde birlikle BİR olmaya çalışmaya devam etmek…
    Rüyalarımda uçmayı hep uçmayı,denizin üzerinde yürümeyi,Deniz’in içindeki şatoları,gökyüzüne milyonlarca kişinin yürümelerini gördüm.Buna 3D-5D deyin ne isterseniz anlam verin,bunlar gerçekti ve bunun dışında çoook yaşamlar var.
    Rabbim isterse ben bebelere emekleyipte yürümelerini,emeklemeden koşturmalarına gerek olmadığını öğretecek bilgilere sahip olmak istiyorum🙏🏼🙏🏼🙏🏼
    AMACIM bu yeri oluşturmak
    Doğa ile onları tekrar buluşturmak.4 ayaklı Canların Can olduğunu domatesin ağaçtan değil topraktan çıktığını öğretmek istiyorum…
    Rabbim isterse 🙏🏼🙏🏼🙏🏼
    Şükürler olsun🙏🏼🙏🏼🙏🏼
    Aşkla Nefesleninnnn❤️😍❤️😀

    Beğen

  2. Merhaba,

    Böyle birlik bilinciyle çalışan sitenin takipçisi olmaktan dolayı gurur duyuyorum ve teşekkür ediyorum..

    Ben uzun yıllardır Meleklerle yaşıyorum.Kendimde ve yaşadıgım çevremde bir sürü mucizelerle karşılaştım.(Şükürler olsun)

    Ben,aldığım bir rehperlikten bahsetmek istiyorum..eger bir faydam olursa bu siteyi okuyan arkadaşlara ne mutlu bana…..😀😀😀😀😀😀

    Bir dönem ben çok karışık düşünceler içindeydim..Bir olay karşısında aklıma ilk gelen şey o olayın NEGATİF yönüydü..önce bunu FARKETTİM..Ben neden hep negatif düşünüyorum diye sorguladım…ve MELEKLERİMDEN yardım istedim..Lütfen bana bunun sebebini anlamama yardım edin diye…

    Bunun sebebini okuduğum kitaplarda,aldığım eğitimlerle,bireysel çalışmalarla buldum ve çalışmalarımı yaptım ama belirli zaman aralıklarıyla NEGATİF düşünceler yine bana gelmeye başladı..

    Önce bu olumsuz duygu ve düşünceleri KABUL ETTİM..Bana geldikleri için teşekkür ettim ama artık gitmeleri gerektiğini söyledim….ve tekrar Meleklerimden istedim neden hala bana geliyorlar dedim…

    Bu olaylarla başedebilmeyi ögrenme aşamasında bir rehperlik aldım (ŞÜKÜRLER OLSUN)
    DÜŞÜNDÜĞÜN HER OLUMSUZ DUYGU VEYA DÜŞÜNCE ÜZERİNE ARINMA YAP…

    BU rehperlik benim hayatımı hatta BENİ değiştirdi…Aslında ne kadar kolaydı negatifi pozitife çevirmek… Evet bu rehperlikten sonra beni rahatsız eden olumsuz bir duygu ve düşünce geldiğinde nerde olursam olayım ne yapıyor olursam olayım gözüm açık veya kapalı hemen Başmelek Mikaili çagırdım ve sevgili Mikail şimdi şu anda beni rahatsız eden bu düşüncemin veya duygumun tohum düşüncesini o muhteşem ışığınla temizlermisin ve lütfen şimdi o elmas rengi ışığınla kaplarmısın ve lütfen bu saglıksız düşünce ile benim aramda oluşmuş olan tüm sağlıksız kordon baglarını kesermisin ve şimdi o koruyucu kalkanınla kalkanlarmısın dedim….Bu çalışmayı yapmak emin olun iki dakikayı almıyor…

    ALLAHIMA ŞÜKÜRLER OLSUN…TEŞEKKÜRLER MELEKLERİM…

    Evet hala istenmeyen düşünce ve duygular geliyor ama onları temizleyerek göndermek çok keyifli..

    Sevgi ve Işığın gani gani aktığı bir 2016 diliyorum….

    Sevgiler

    Liked by 1 kişi

  3. Kalbim büyüdü, büyüdü, kocaman oldu…İçinden akan sevgiyi neredeyse gözümle göreceğim 🙂 Uçan kuşa, geçen buluta, sabah çiğiyle ıslanmış çimene, köpeğime, kedime, parkta çalışan bahçevana, hayatımda olan gözümün gördüğü tüm varlıklara. Varlıkları için şükürler olsun…Bana öğretenlere, benden öğrenenlere, dengeye ve uyuma, yoluma ışık tutanlara binlerce teşekkürler. Bu ışıklardan biri de sensin Mor Alev, varlığın için teşekkürler…Eski yılı sevgiyle bırakıp bana öğrettikleri için teşekkür ediyorum. 2016 yılının her sabahı şükürle uyanıp, şükürle uyumaya niyet ediyorum.

    Beğen

  4. Sevgili Moralev, her şey bu bloğu keşfetmem ve çöküşe geçtiğim 2015 yılının başlarında gerçek beni aramaya ve hayatıma anlam vermeye çalışmamla başladı… 2015 yılı çok zor başladığı gibi çok da zor ve yorucu geçti benim için… 38 yıllık hayatımı boşu boşuna, hiç bir şeyin farkında olmadan geçirdiğimi fark ettim. Yıllardır başıma gelen ve defalarca lanet okuduğum talihsizliklerin bilinçlendikçe aslında benim eserim olduklarını, isyan ettikçe daha çok tökezlediğimi ve tüm bunlara ancak ve ancak benim son verebileceğimi öğrendim. Değişmekten çok dönüşmem gerektiğini anladım ben 2015’de…Sevgiyi, sevginin gücünü tanıdım. İstemenin ne kadar önemli olduğunu ve hayatımı istediğim şekilde yaşayabilmem için içimdeki gücü kullanabilmenin önemini ve evrenle BİR olmanın anahtar olduğunu öğrendim.

    Evet 2015’de yaşadığım her kötü olay beni dönüşmenin yolunu bulmak için okumaya, araştırmaya ve öğrenmeye sevk etti. 2016 ise tüm bu öğrendiklerimin üzerine bunları uygulayarak istediğim hayatı yaşamaya başlayacağım bir yıl olacak:) Her bir ay için kendime bir hedef seçtim. Örneğin Ocak ayı benim için; MUTLULUK kelimesini yeniden keşfedeceğim, hayatıma mutluluğu çekecek ne varsa bunları keşfedip hayatıma dahil edeceğim bir ay olacak. Mutluluk kelimesini Ocak ayında yeniden öğrenip kendimi mutlu edeceğim 🙂 Şubat ayı ise SAĞLIK ayı olacak. Enerjimi tıkayan, nefes alışımı engelleyen ne varsa bunlara eğilip daha sağlıklı yaşamak için yapılması gereken her şeyi yapacağım bir ay olacak. Meditasyon ve sabah yürüyüşleri ile başlayacağım. Fırsat yaratıp Yoga le barışacağım:)

    Bunun gibi 2016 senesi içinde tüm aylarda kendime verdiğim ödevlerim ve görevlerim var. Bambaşka, hayattan ve yaşamdan zevk alan, seven, sevgisini çekinmeden cömertçe paylaşan, gün geçtikçe ışıldayan bir kadın olma yoluna çıkıyorum 2016’da. Bu blog bana spiritüel açıdan merak ettiğim ama hiç farkında olmadığım konularda ufkumu açtı. İyi ki varsınız. İyi ki bu bloğu yazıyor ve bizleri aydınlatıyorsunuz 🙂 sizi seviyor ve mutlu, ışık dolu, güzel bir yıl diliyorum.
    Sevgilerimle:)

    Beğen

  5. Hepsi bulundukları yerden birbirinden bağımsız birbirinden habersiz Duygularına kanat taktılar kuş olup gökyüzüne süzüldüler kanatlarını güneşin en alımlı ışıkları ile yıkadılar
    Cennetin penceresiden ; kuşların birbir kar olup toprağa düşüşünü izlediler milyarlarca geçmişi yad ederek tekrar tekrar kendileri için tüm canlar için kutsanmış yaşamlar yaşanmışlıklar istediler.
    Zamanın ötesinde mekansal ayrılıklarda birbirine bağlı duygularla ekolojik olarak sürüp giden bir devinim içinde belki de bir tören anıydı bu. Bütün sınırlarından kurtulmuş birçok noktadan çıkıp tek bir noktaya ulaşan sonsuz bir iz düşümü
    Tanrısal bir bütünlük…
    Yeni bir dönüşüm için tüm kötülükleri bir bir topladılar
    Ve karanlıklara boğulmuş yaşamların affedilmesini diledileler.
    Sizi benimle tanıştıran meleklere teşekkür ederim
    Teşekkür ederim 2015
    Hoş geldin 2016 buzlar çözüldü su olduk herhalde akma vakti ?
    Sadece yazdığımı zannediyordum şimdi içindeyim

    Beğen

  6. Merhaba 53 yaşındayım hayatımın belli bir bölümünde çok sıkıntılar yaşadım geçtiğimiz 9 yıl ekonomik sıkıntılar yaşadığım zorlu yıllardı.Geçtiğimiz yıl dan beri bloğunuzu takip ediyorum bana müthiş bir enerji verdi eğitim almadım sadece okuyarak geçmişte ki düşüncelerime bakarak doğru düşünceleri, algımı keşfettim ve 2015 müthiş güzel geçti şimdi geriye baktığımda hayretler içersindeyim nasıl başardım nasıl buraya atladım ne çabuk oldu nasıl buraya geldim diyorum hamdolsun kendimi tanımama yardımcı olduğunuz başarıya imza atmamı sağladığınız için önce Rabbime sonra melekleklerime sonra sizlere çok teşekkürler.2016 DAHA GÜZEL OLACAK ARTIK BİLİYORUM.Herkese dilediği tüm güzellikleri yaşayacakları bir yıl diliyorum SEVGİYLE

    Beğen

  7. sevgili Moralev sizinle birlikte çok yol katettiğim,i düşünüyorum ve daha yolum uzun . Sizin yazılarınızı okurken dahi omurilikten aşağıya doğru bir sıcaklık akıyor ve ben bunu yolculuğum için olumlu görüyorum ve size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum

    Beğen

  8. Sevgili Mor Alev, 54 yaşındayım ve zorlu bir 15 yılı geride bıraktım…Geride bıraktım diyorum;çünkü negatif yaşadığım yıllardı onlar…Ne zaman sevgili meleklerim ve akabinde mor alevle tanıştım,çok hızlı olmasa da hayat daha kolay olmaya başladı…Ve 2015’in başından beri mucizeler yaşıyorum….Hiç olmaz dediğim,hasretle beklediğim herşey yavaş yavaş yoluna giriyor….Artık eskiden kızdığım,nefret ettiğim herşeye sevgiyle bakıyorum…Yazıların ve sevgili başmelek Mikail’in gücü güçlendirdi beni….Olumlu bakıyorum,ya da olumlu sonuçlar çıkarmaya çalışıyorum hayattan…Arada bir yine egoma yeniliyor ve sinirleniyorum ama eskisi gibi değil…Ben sevgiyle baktıkça her zorluk daha kolay çözülüyor….İyi insanlarla karşılaşıyorum hep….Tanrım,meleklerim ve sen hep yanımdasınız….Sizi seviyorum…Sevgi ve ışıkla…

    Ece

    Beğen

  9. Sevgili Mor Alev,
    Sizinle Ekim 2015′ te tanıştım. Kısa bir süre olmasına rağmen yazılarınızın bana çok faydası oldu. Yaşadıklarıma bir türlü anlam veremiyordum. Ruhen günbegün öldüğümü düşünüyordum, ama şuan nefes alıyorum. Yazacak , paylaşacak çok şey var fakat bir türlü hepsini toparlayıp nereden başlayacağımı bilemedim. Sadece sizinle tanıştığım için çok mutlu olduğumu yazmak istedim. Sizlere çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız…

    Arzu

    Beğen