Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

“Artık Yeter!” – Baş Melek Michael (Mikail), tam ve kesin barış ve huzuru getirmek için onun nefesini kabul etmemizi rica ediyor

Peace on a Vine Singleton Hippie Art The by justgivemepeaceArkadaşlar, dün bahsettiğim gibi 4 Şubat günü Michael (Baş Melek Mikail), Linda Dillon aracılığıyla büyük bir çağrıda bulundu. Ben de diğer pek çok dinleyici ve Golden Age of Gaia editörleri gibi önce bu çağrıya şüpheyle ve korkuyla baktım. Çünkü Michael tam olarak şunları söylüyordu:

Haydi, sizin “savaş” olarak düşündüğünüz şeyin tamamen sona ermesi için bir tarih belirleyelim. Haydi, bunun için 14 Şubat 2015 tarihini seçelim, bu bizim en çok sevdiğimiz günlerden biri. (Sevgiyi kutladığı için) Bu, siz kolektif olarak ne kadar hızlı bir şekilde olmasını seçiyorsanız, o kadar çabuk gerçekleşebilir. Yıllar almasına gerek yok. Siz bütün şartları yarattınız. Ben bütün şartları yarattım. Kutsal Anne bekliyor.

Bunu yapabilir miyiz? Çok yakın bir tarih değil mi? O kadar çok şavaş, şiddet ve ayrımcılık var ki… Ben sadece belli savaş alanlarından söz etmiyorum, evlerimizden, sokaklarımızdan, çeşitli kurumlardan ve evimizin içine girmesine izin verdiğimiz medyadan da bahsediyorum. Bunu başarabilir miyiz?

Ve sonra, Michael’ın verdiği nefes çalışmasını yaptım. Anladım ki, aslında barışı bir türlü getiremememizin sebebi, savaşı hala daha, aldığımız pek çok hayat dersi ve tarihimize rağmen, içimizde yaşatmamız. En arındırılmış, en temiz ruhlar bile hafif tortular halinde içinde şiddet ya da intikam diyebileceğim arzuyu barındırıyor. Oysa, barış ve huzur ilk önce içimizde başlıyor, herhangi bir devlet başkanının sözleri ile değil. Eğer halklar birlikte yaşamaya, farklı görüşleri oturup konuşmaya ve saygıyla uzlaşmaya hazır değillerse, tepedekiler ne derse desin, öyle ya da böyle huzursuzluk ve savaş geri geliyor. Eğer biz içten gelen bir arzuyla barış ve huzuru seçiyorsak, o zaman barış gerçekleştirilebilir bir hedef haline geliyor. Sanırım, defalarca kendimize “bunu başarabilir miyiz?” sorusunu sormamızın sebebi de alıştığımız mücadele, aşağılama, şiddet dolu paradigmadan çıkmak için, önce bunları kendi içimizde salıverme gereğini derinlerde bir yerde biliyor olmamız.

Aşağıda Michael’ın büyük bir önemle ilan ettiği barış çağrısını veriyorum:

Michael’ın Barış Çağrısı:

Ben Michael, Barışın Baş Meleği, Sevginin Savaşçısı, yeni haberleri getiren. Hoş geldiniz sevgili dostlarım, baş melekler, melekler, yıldız tohumları, yıldız varlıkları, insanoğulları, yol gösterenler, yeryüzü nöbetçileri, ışık varlıkları… O kadar çoksunuz ki. Bugün sizleri, varlığımın tümüyle, sizin benim tüm gücüm ve kudretim olarak düşünebileceğiniz enerjimle ve kalbimin en derinlerinden, ruhumun özünden doğru selamlıyorum. Bugün buraya barıştan konuşmak için geldim.

Bulunduğunuz alemde, benim görevim ve amacım dahilinde bugün buraya geldim. Evet, bir defa daha, – ama hiç bu kadar büyük bir güçle ve içten bir şekilde istememiştim- bir defa daha, her birinizden ve Gaia üzerindeki herkesten, sevgili Işık İşçilerinden, sevgili Işık Tutanlardan, her birinizden, şu anda dünyada barışı yaratmanızı ve bunu benimle beraber yaratmanızı istiyorum.

Barışın bu gezegen için şart olduğu, barışı gezegene demirlemek gereği ve barışın diğer her şey için temel oluşturduğu hakkında hiç sonu gelmeyen konuşmalar, tartışmalar oldu, elbette, bu ebedi bir konu.

Sevgili dostlarım, bunu inanılmaz bir ivedilik ve ısrarla rica ediyorum. Benim görevim ve amacım sizinle birlikte barışı yaratmak! Ben sadece savaşın olmamasından bahsetmiyorum… Barış neşedir, coşkudur. Barış sevgidir. Barış uyum, denge ve gerçektir. Aynı zamanda barış, Yeni Dünyayı bir nebze bile negatif müdahale, korku, endişe, uyumsuzluk olmadan yaratma yeteneğidir.

Ve buraya gelmemin sebeplerinden biri de her birinizle bir kutsal ortaklığımın olması. Dostlarım, müttefiklerim, hepinizle olan kutsal ortaklığıma dayanarak sizden yardım istiyorum. Bu yardım isteğimi kendi kalbimden sizlerin kalbine iletiyorum.

Bir inanış var ve ben o inanışı tam şu anda silmek istiyorum: Siz yeryüzünde barışı demirlemenin, deneyimlemenin ve yaşamanın uzun sürede gerçekleşeceğine inanıyorsunuz. Kutsal Anne “Yeni Zaman” ı ilan etti. (Mor Alev: Yani zaman çok hızlandı, tamamen dağılmak üzere) Bu, şu demektir, sevgili dostlarım: Sizler artık evrimleşmenizde öyle bir noktaya geldiniz ki, zaman içinde uçabilir, zamanı esnetebilir ya da kısaltabilirsiniz. Yani, Dünya Barışı onyıllar ve hatta yıllar alan bir girişim olmak zorunda değildir.

“Yeter!” Enerjisi:

Bunu şöyle düşünün: Sizin insani yeryüzü zamanınızda hergün, yüzbinlerce birey evliliklerini bitiriyor, ya da gençler evden ayrılıyor ve basitçe şunu söylüyorlar: “Bana yetti. Ben artık gidiyorum.”

Belki bu durum yıllar süren bir düşüncenin sonucudur. Belki bir olay ya da olaylar dizisi buna sebep olur. Ya da bazen aniden büyük bir uyanış yaşanır ve durumu tetikler. Onlar derler ki “Yeter. Ben gittim.” Ve böylece biter.

Belki terk eden çocuğun ailesi ya da çocuğun kendisi, geçmişe tutunabilir ve bu durumdan bir dram yaratmaya çalışabilir. Ancak özünde, bir defa karar verildi mi, bu ilişkinin eski hali ufalanıp yok olmuştur. Çünkü kalplerinizle, zihinlerinizle, iradenizle ve fiziksel hareketlerinizle diyorsunuz ki “Buraya kadar! Bana yetti! Bu iş bitti.”

Şimdi belki çözülmesi gereken pratik şeyler var. Nerede yaşayacağım, banka hesabımı değiştireceğim, çocuk vesayeti, vs.. Ancak bunların hepsi, derin ve kalp bilinciyle, bilinçaltı ve bilinçüstüyle birlikte verilmiş bir kararı takip eden hareketlerdir.

Ben bu örneği veriyorum, bunu kalp kırıklığını örneklemek için yapmıyorum, bu örneği özgürlüğünüzü ilan etmeniz açısından veriyorum. Bu, insanoğlunun “Ben huzur istiyorum. Ben hayatımda ve kalbimde huzuru ve sevgiyi deneyimlemeyi talep ediyorum, seçiyorum ve bütün bunlarda hak iddia ediyorum.” demesinin en iyi örneklerinden biridir.

Her biriniz birer barış portalısınız:

Sizin sevgili kardeşiniz olarak, sizin bu girişimde ortağınız olarak ve Gaia adına, size yardım eden Galaktikler, sizi asla yalnız bırakmayan Sevgi Konseyinin tamamı adına, sizlerden barış portalları olmanızı, barış çığırtkanları olmanızı, barışı barındıranlar olmanızı rica ediyorum. Şu anda, içinizde ve dışınızda beden bulmuş barış olmanızı istiyorum.

Kendinizi bir portal, bir enerji kapısı olarak düşünün. Çünkü aslında her biriniz birer portalsınız ve böylece yumuşak meltemin içinizden esip geçmesine izin veriyorsunuz. Bu bir kasırga değil, bir fırtına değil, yumuşak, mavi bir barış esintisi. Bu esinti içinizden geçtikçe sizin enerjinizle kaynaşacak ve sizin şu andaki barış ve huzur kararınızı içine alacak.

Hepiniz, ve kesinlikle bizler de, beklemekten bıktık. Bir Baş Meleğin ya da Ustanın beklemekten bıkacağı noktaya gelebileceğini düşünmüyorsunuz. Binlerce, milyonlarca yıl geçiyor ve bizler hala daha bekliyoruz, barışı, sevgiyi tutuyoruz ve sizlere gönderiyoruz.

Pek çoğunuzun barış ve huzurun neye benzediği, tadının, kokusunun, verdiği hissin nasıl olduğu konusunda gerçek, özgün ve otantik bir hatıranız yok. Tatlı Gaia’nın üzerinde barışın gerçekten hüküm sürdüğü zamanların üzerinden o kadar uzun zaman geçti. Bizler burada savaş, kenarda köşede kavgalar, aile içi şiddet, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı ve kurumsal şiddetin hiç olmadığı zamanlardan bahsediyoruz.

Ben bugün sizlerden ne kadar büyük bir şey istediğimi biliyorum. Ama biliyorum ki dostlarım, sizler de bizlerin olduğu kadar hazırsınız. Ve hazırsınız, sadece doğuştan gelen barış ve huzur hakkınızı istemeye değil, aynı zamanda huzur ve barış için birer çapa olup onu dünyaya demirlemeye hazırsınız.

Nefesinizle içinize barışı çekin ve dışarıya sevginizi, neşenizi, dengenizi ve uyumunuzu verin. Bu ilahi nitelikleri sizlere Kutsal Anne’nin kendisi verdi. Onlar sizin varlığınızın vazgeçilmez parçaları. Haydi, o nitelikler artık çalışmaya başlasın!

Michael’ın nefesi:

the sound and feel of a summer breezeDurumu biraz daha geniş bir çerçeve ile açıklamama izin verin. Benim görevim – ve pek çok kardeşim de aynını söyleyecektir-, görevim kalplerde, zihinlerde, varlıklarda, bu evrenin özünde ve bunu çoklu evrene ve tüm evrenleri içeren omni-evrene de genişletiyorum, karanlığın yok edilmesidir. Şimdi, fark edersiniz ki, ben “karanlık” kelimesini kullanmaktan genellikle kaçınırım. Çünkü, “karanlık” o kadar çok çeşitli anlamla yüklü ve bu gezegende o kadar çok yüksek voltaj taşıyor ki, sizlerin açısından anlamlı muhakeme yerine yargılamayı açığa çıkarıyor.

Bu gerçekten devasa bir girişim. Kolektif karanlık, insanların kalplerinde fısıldaşan karanlık ve gezegende var olan karanlık geçmiş şiddet ve savaşların bir sonucudur.

Yani, benim karanlığı yok etmek görevim sadece barış getirmekten ve Yükseliş’ten çok daha büyük bir görev. Ama bunun sonucunda barış ve Yükseliş geliyor mu? Evet. İşte bu yüzden “esinti” benzetmesini kullanmam bir tesdüf değil. İçinizden esmesini istediğim meltem ya da esinti aslında benim nefesim, benim enerjim, benim üflememdir.

Orta Doğu:

Orta Doğu’daki karmanın çoğunluğu temizlendi ve bitti mi? Cevap hem “evet”, hem de “hayır”. Büyük bir iyileşme oldu mu? Terör (büyük korku ve korkunun, şiddetin saçılması anlamında) -ve bunu anlatacak başka bir kelime yok- Orta Doğu’da çok uzun süredir hüküm süren terör dağılmaktadır. Dağılmasının sebeplerinden biri de şudur: İnsanoğlu bu konuda tamamen tükendi, insanoğlu terörün hiç bir işe yaramadığını öğrendi ve insanlar yorgunlar. Bunun ne bir yararı var, ne de sürdürülebilir. Ama bu durum, insan psikolojisinin en karanlık taraflarınının patlama yapmasına sebep oldu mu? Evet. Bunun çaresi geliyor mu? Cevabımız EVET!

Barışı nasıl getireceğiz:

Sizin göreviniz şu anda işlemde olan bütün değişkenleri anlamak değil, o bizim işimiz. Ama sizler ayırıp kategorize etmeyi seviyorsunuz. Biz diyoruz ki, her şey birbirine bağlı. Bütün ipler insanların “yeter!” demesine bağlı.

“Ben daha farklı şekillerde yaratmayı, bana geleni kabul etmeyi ve vermeyi seçiyorum. Çünkü eski yaptıklarım işe yaramadı.”

Birkaç sert, kontrolcü ruh var ve bunlar son derece güçlü bir illüzyon yarattılar ama sevgililer, siz bunu zaten gördünüz, kral çıplak!

Sizler frekans açısından hazırsınız!

Arkadaşlar, ben de özellikle son üç-dört yılda ışık açısından büyük bir gelişim yaşadığımıza inanıyorum. Aslında, sandığımızdan çok daha fazla insan uyanmış durumda ve ışık için çalışıyor. Michael eğer bizlerin enerjik olarak barış meselesini bir kırılma noktasına getirecek halde olduğumuzu görmeseydi eminim bu çalışmayı bizden istemezdi. Peki, 14 Şubat’ta yani dört-beş gün içinde “bunu başarabilir miyiz?” diye yeniden soruyorum. Bence bunun önemi yok. Bence önemli olan buna başlamak ve kendini sonuca ya da tarihe bağlamamak. Ama ruhunun derinliklerinde bilmek. Ben aynı Michael’ın anlattığı gibi bıktım! Kavga, gürültü, kıskançlık, aç gözlülük, cinayetler, dayak yiyen çocuklar, ezilen eşler, mahalle baskısı, sözlü taciz, fiziksel taciz, ekranlarda yanıp yıkılmış şehirler, hırsızlık, kabalık, düşüncesizlik… Bıktım! Yeter!

Michael “nasıl” sorusunu bir kenara bırakmamızı istiyor. Bu sabah yayınlamış olduğum mesajda da söylendiği gibi biz çok şeyi bilmiyoruz. Ayrıca, bu çağrının Sevgi Seli enerjisinin hızla akmaya başlamasından tam bir sene sonra gelmesi de benim için anlamlı. İnanıyorum, bizler kolektif olarak gerçekten hazırız.

Michael’ın nefesiyle enerji çalışması:

Aslında bu çok basit bir çalışma. Bir şekilde Sevgi Seline benziyor. Bunu her gün ve aklımıza geldikçe yapmamızı, aklımızdan geçirmemizi rica ediyor Michael. İlk yaptığınızda aşağıdaki kurallara uyun, Michael’ın nefesini hissedin. Sonra gün içinde ondan sizi nefesiyle tekrar tekrar barış ve huzur frekansına getirmesini isteyin, ve o frekansı çevrenize dağıtmayı niyet edin.Budha - triflame

    • Bacaklarınız hafif aralık sağlamca yere basmış şekilde ayakta durun. Mümkünse baş dönmesine karşı yanınızda tutunacak masa ya da sandalye gibi bir yer olsun. Ellerinizi bir araya getirin ve parmak uçlarınız birbirine değsin, avuçlarınız değil, tam kalbinizin üzerinde tutun elinizi. Kendinizi yukarıda bahsettiğimiz “Yeter!” enerjisine getirin.
    • Dilinizi damağınıza vurarak bir klik sesi çıkarın. Bu ilk sesle kutsal kalbinize gidiyorsunuz. Kalbinizin içine yerleşin ve güzelliğini görün.
    • Hazır hissettiğinizde ikinci bir klik sesi çıkarın. Baş melek Gabriel (Cebrail)     gelecek ve onunla birlikte kalbinizin içindeki altın spiral merdivenden yukarı uçmaya başlayın. Gabriel sizi sarmalayacak ve kendinizi bir sevgi kapsülündeymiş gibi hissedeceksiniz.
    • Üçüncü ve son defa klik sesi çıkardığınızda 13. Oktava, Yaratan’ın hem dişi hem de erkek yönlerinin bir arada olduğu kata varmış olacaksınız. Kendinizi Kutsal Anne’nin, Kutsal Baba’nın ya da her ikisinin birden kucağına ulaşmış hissedeceksiniz. Burası Tanrı’nın kalbi. Şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz bir sevgi, rahatlama ve derin bir mutluluk hissedeceksiniz
    • Kalbinizdeki üçlü alevin parlak ve canlı bir şekilde yandığını görün. Bu üçlü alev pembe, mavi ve altın rengidir.
    • Şimdi Michael size önden doğru üflemeye başladı. Onun mavi nefesinin üçlü alevinizi iyice canlandırdığını görün. Önden doğru gelen bu ılık ve yumuşak esinti bütün bir enerji alanınızı yıkasın, temizlesin. Esintiyi hissedin.
    • Michael’ın nefesi önden giriyor ve sırtınızdan çıkıyor, ve bütün dünyada esmeye devam ediyor.
    • Şimdi, o nefesi bütün bir dünyaya gönderin. Bulunduğunuz yerden başlayarak kalbiniz, üçüncü gözünüz ve avuç içlerinizden doğru onun mavi enerjisini büyüyerek bütün dünyaya yayıldığını görün.
    • Bunun getirdiği hisleri hissedin. Bu durumda kalabilir ve yarattığınız değişimi görebilirsiniz.
    • Hazır hissettiğinizde Michael, Öz Benliğiniz ve size yardımcı olan bütün Işık varlıklarına teşekkür edin. Kendinizi Gaia’ya demirleyin yani topraklanın ve güne devam edin.

Mor Alev

Bu yazıda bölümleri verilen Michael mesajının tam transkriptine counciloflove.com dan ulaşabilirsiniz. İngilizce telif hakkı Linda Dillon’a aittir. Türkçe’ye Mor Alev tarafından çevrilmiştir.

Bu mesaj öneminden dolayı bir süre en tepede yerini alacak. Yeni mesajlar için bunun altına bakınız.

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. https://moralev.com/

5 replies »

  1. Bugünlerde neden savaş ve terörle ilgili mesaj gelmiyor diye sorgularken tam zamanında geldi bu mesaj.
    Ve bu yazı içime doğan hazırlamakta olduğum bir yazımda ” Mucizelere inanın ” sözüyle tamamlandı. Mucize oldu işte….
    Teşekkür ederim Başmelek Michael ve Mor Alev.
    İyiki varsınız şimdi insan olduğumdan gurur duydum çok duygulandım ❤

    Beğen

  2. Sevgili Mor Alev, evde ve gece uyumadan önce bu enerji çalışmasını yaptığımda kendimi nasıl topraklayabilirim? Yardımcı olursanız çok sevinirim, teşekkürler…

    Beğen

    • Lütfen sol sütunda, şu yazıdaki topraklama bağlantısına tıklayın. ÜCRETSİZ – Melek Enerjileri, Onlardan Yararlanma Yolları ve Hayatınızın Her Alanında Kullanabileceğiniz Pratik Öneriler

      Beğen

  3. Öncelikle 2000’li olduğum için ve bu sayede böyle bir ışık zamanını görebildiğim için çok mutluyum… Gerçekten de geçen sene Sevgi Seli vardı şimdi Mikail’in Nefesi geldi ve bu şu demek; GELİŞİYORUZ, BİZ GELİŞTİKÇE YENİ ŞEYLER GELİYOR. Bu benim için çok önemli şey. Aslında her şey için mutluyum çünkü her şey gelişimimize destek ediyor. Yazının en başındaki Baş melek Mikail’in sözünü okuduğumda ben de ürperdim ama coşkudan ve heyecandan. Korkmadım, barıştan niye korkayım ki? Zaten bir neden olsa da o da yapay bir neden olacaktı korku için neden yoktur. Şimdi yazılarınızdan çok şey öğrendiğimi anladım ve size teşekkür ediyorum. Şimdi benim bir önerim olacak yani bir fikir. Hepimiz kolektif meditasyonların ne kadar güçlü araçlar olduğunu biliyoruz. Gerçi sizin de aklınıza gelmiştir kolektif meditasyon fikri ama tedbir olsun diye söylüyorum size. Sonuçta bu şekilde çok büyük bir enerji yaratacağız ve bu bireysel yaptığımız şeylerden kat kat güçlü. O yüzden ne günü yapalım bilmiyorum ama fazla zamanımız kalmadı sanırım. Öncesinde Sevgi Selinde yaptığınız gibi bunu da belirli bir saat dünya için yapalım. Veya mor Alevde olabilir. Aslında şu mor alev duası diye bize verdiğiniz güçlü mantra (oldukça güçlü bunu biliyorum çünkü her gün yapıyorum) archangel-zadkiel-ve-mor-alev-engelleri-yok-edin-hayatinizi-degistirin da olur başta dileğimizi belirttiğimiz yerde barışı isteriz. Siz ne dersiniz bence en kısa zamanda bunun için bir duyuru yapın Sevgili Mor Alev şu anki görevimiz harekete geçmek. Çünkü, düşünmeye gerek yok zaten harika olacak. Sevgiler…

    Beğen

    • Sevgili Simge, bahsedilen korku barış korkusu değil. Benim gibi bunu etrafa duyurma görevini üzerine alan insanların başarısızlık korkusu ve içindeki barışçıl olmayan inanış, alışkanlık ve karmanın en son tortularını hem kendileri ama daha çok da kolektif için salıvermeleri ihtiyacı.
      Toplu meditasyona gelince..İsterseniz yazıyı bir daha okuyun, bu değişik bir enerji çalışması. Michael bunu her gün yapmamızı rica ediyor ve aslında gün boyu devam etmemizi de rica ediyor. “Yeter” enerjisi burada çok önemli, o enerjiyi hissettikçe Michael’ın nefesinin içinizden estiğini, kalp çakranızın hemen arkasından çıkarak tüm dünyayı süpürdüğünü hissedin. İşte bu yüzden toplu meditasyon önermedim. Bunu önermememin bir başka sebebi de artık çizgisel zamanın hayatımızdan yavaş yavaş çıkması. Herkes bunu istediği zaman yapabilir. Herkesin enerjisi birbiri üzerine ekleniyor. Bu mesajın kendisi herkesi sorumluluk almaya ve harekete çağırıyor. Bu konuda yazmaya önümüzdeki günler ve haftalarda devam edeceğim. Sevgilerim ve desteğiniz için teşekkürlerimle…

      Beğen