Zamanın Ruhu

Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler (Eylül 2015/2) – Özgür Düşünce, Özgür İrade, Bağımsızlık ve diğer notlar

Freedom swingSevgili Dostlar, söz verdiğim gibi nispeten sessiz geçen günler, bol bol kalbini ve tabiatı dinlemekten sonra sizlere bu ayın getirdiği enerjiler konusunda ilk izlenimlerimi aktarmak istiyorum. 29 Ağustos’taki dolunaydan sonra ruhumda sürekli olarak dolanan bir kavram var. O da bize verilmiş olan en büyük hediyelerden biri: Özgürlük! Yaratan bizi özgür yarattı, biz özgür olmayı seçtik, bu gezegen bir özgür irade gezegeni, burada doğmayı biz istedik, hayat planlarımızı bizden başkası yapmadı. Yani başından sonuna, her detayıyla özgürüz!

Bunlar çok büyük konular, bu yazıda ancak bir kısmına değinebileceğimin farkındayım ancak bu da bir ilk izlenimler yazısı olduğuna göre şimdilik parmaklarımdan akan kelimelerle yetineceğiz.

Bence Eylül ayı, kendimizi bağladığımız yapılar, düşünce ve inanç sistemlerinden kurtulma arzusunun içimizde git gide yükseldiği bir ay olacak. Zincirleri kırmak, ruhumuzun aslını kabul etmek ve bu yolda önümüze kendi kendimizin koyduğu engelleri bir bir alaşağı etmek isteyeceğiz.

Klasik enkarnasyon inancına göre önce daha düşük bilinçli varlıklar olarak yaşam zincirine başlarız, sonra yükselmeyi hak ederiz, örneğin önce su damlası, sinek, sonra bir kedi ya da kaplan oluruz, sonra insan oluruz, vs., vs… Ben eskiden öğretilen basamak basamak bilinç ve âlem yükselişinin kesinlikle doğru olmadığına inanıyorum. Yani bence bir karınca bir insanla aynı değerde, sadece deneyimler ve dersler farklı. Bunu çalışmalarımda çok sık görüyorum. Hepimiz Yaratanın kalbinden geldiğimize göre zaten hepimiz bu yolculuğa aslında en tepeden başlıyoruz. Her birimiz cebine o çok değerli özgür iradeyi koyuyor ve planlar yapmaya koyuluyor.

Her birimiz birer usta, birer meleğiz. Özellikle bu yaşamımızda, bildiklerimizi tümüyle hatırlamak, Gaia’nın yükselişini fiziksel olarak yaşamak ve bu arada Yaratan’ın kendisini deneyimlemesi için buradayız. Bunun için bizlere her türlü olanak sağlanıyor ya da şöyle diyelim: Biz en baştan bu konuda başarılı olabilmek için her türlü yeteneği yanımızda getirdik. Buna kendimiz için seçmiş olduğumuz rehberler, enerji rengimiz/frekansımız, meleklerimiz, öne çıkan çok boyutlu benliklerimiz, Galaktik deneyimlerimiz, yeryüzündeki yaşamlarımızdan öğrendiklerimiz ve Yüksek (Öz) Benliğimizle olan yakın ilişkimiz de dâhil.

Peki, bizi geride tutan şey nedir? Özgür olduğumuza inanmıyoruz. Kendi değerimize inanmıyoruz. Yaratan’ın bir parçası olarak birer yaratıcı olduğumuza inanmıyoruz.

Eylül enerjileri bize özgür iradesi olan varlıklar olduğumuzu hatırlatacak. Bunu bazıları bilinçli olarak hatırlayacak, bazıları ise “içimde isimlendiremediğim bir boşluk, bir arzu var” diyebilir ya da tamamen isyana yönlenebilir. Her zaman olduğu gibi, ne kadarına hazırsak o kadar güncelleneceğiz. Bu tarz yazıları okuyan sizler, hepiniz olanların farkındasınız… Bu inanılmaz değişim dönemini gerçek özgürlüğe adım olarak görmeniz önemli olmasa bu mesajı yazmaya yönlendirileceğimi sanmıyorum.

Özgürlük, özgür irade, özgür düşünce, özgür seçim ve bağımsızlık nedir? Bütün bu özgürlük tanımlarının başında “sorumluluğu kabul etmek” geliyor. Hayatınızdaki her şeyin, her detayın yaratıcısının siz olduğunuzu kalpten kabul etmek zor gelebilir. “Bu aileyi ben yaratmadım. Bu hastalığı ben yaratmadım. Ben böyle istemedim..” ya da “Başka şansım yoktu. Bu okulda okumayı, bu şehirde yaşamayı, bu evliliği…. (ekleyin ekleyebildiğiniz kadar) ben istemedim ama zorundaydım”. ”Hayır” diyebilirdiniz, diğer seçeneklere bakabilirdiniz. Bu şansınız her zaman vardı. Büyük ihtimalle korktunuz, çekindiniz, yaşamınızın otoritesini başkalarının ellerine emanet ettiniz, kendinize kurban rolünü seçtiniz ve şimdi de sonuçtan memnun değilsiniz.

Ama bu yazı yaşamınızda mutlu olmadığınız her konu hakkında kendinizi suçlamanız için yazılmıyor. Bu yazı önünüzde çok daha yeni ufuklar görebilme ihtiyacınız olduğu ve bunu başarmak için gerekli gücün zaten içinizde olduğunu hatırlatmak için yazılıyor.

Özellikle son dört yıldır adım adım yükselen enerjiler eski inanç, eskimiş bilgiler, şartlandırılmalar, suçluluk duyguları, yargılamalardan arınmak, onları salıvermek için idealdi. Şu anda bu arınma iyice tırmanmış durumda. Yaptığınız her seçimde, verdiğiniz her tepkide sevgiyi seçebilir ve arınmanızı güçlendirebilirsiniz. Böylece kendi özgür iradenizi de ilan etmiş olursunuz.

Kabul ettiğimiz her kavram yaşamımızda yerini alıyor. Burada seçim kabul edip etmemekte. Örneğin,“şimdiki gençler saygısız” diyenler hep saygısız gençlerle karşılaşıyor. Bu kavramı kabul ettikleri için gerçeklikleri onlarla doluyor. “Şimdiki çocuklar bizden çok daha ileri, her biri birer dahi, içten gelen bilgelikleri ve inanılmaz isabetli saptamaları var” diyenler ise o muhteşem çocukları hayatlarına dâhil ettikleri için sıklıkla onlarla karşılaşmaya başlıyor. Bu basit örneği lütfen yaşamınızda bir deneyin. Bir egzersiz olarak insanların içindeki ilahi güzelliği görmeyi niyet edin. Bu kavrama inanın, kabul edin, yaşantınıza katın ve sokağa çıkın. Böylece kendinizle birlikte karşılaştığınız herkesin enerjisini de yükseltmiş olursunuz. Sonuçlar inanılmaz olacaktır.

Sonra adım adım ilerleyin. Hep kalbinize danışın. Nasıl hissediyorsunuz? Çok basit. Olumlu mu, olumsuz mu? Yukarıda söylediğim gibi aslında hepiniz birer usta, birer meleksiniz. Kalbiniz bu gerçeği hatırlamanıza yardımcı olacaktır. “……. seçimimden memnun değilim, ne seçmeliyim?” Ya da “şahit olduğum ……. olayı beni rahatsız etti, kalbimde bununla ilgili ne yatıyor, kalbim bana ne diyor, beni nasıl bir harekete davet ediyor?” Arkadaşlar, özgürlük, tek tek bu seçimleri yapmanın ta kendisi!

Özgürlüğünüze özel yaşamınızda, iş hayatınızda, sosyal yaşamınızda, toplumsal ve hatta global yaşamınızda sahip çıkın. Eylül enerjileri tamamen arkanızda. Sosyal şartlandırılmalar, ana akım medya, filmler, diziler, kitaplarca davranış kalıplarımızı şekillendiren ve hatta binlerce yıldır gerçek ruhumuzu ezip bastıran yargı ve önyargıları tam şu anda bu yazıyı okurken tamamen güçsüz kılabilir ve yaşamınızdan silebilirsiniz. Sadece niyet edin ve teşekkürlerle salıverin.

Şu anda ülkemizde, komşu ülkelerde ve hatta dünyanın tamamında büyük bir kaos ve kargaşa yaşanmakta. Bunu hepimiz bekliyorduk. Michael (Baş Melek Mikail), Konsey, Arkturuslular, diğer baş melekler ve astroloji bize bütün bunların olacağını çok önceden haber verdiler. Bu blogda defalarca değişimin kaosla geldiği de yazıldı, bazen benim ellerim kullanıldı, bazen diğer kanalların mesajları.

Bulunduğumuz an özgür iradenizi kullanmanın tam zamanı! Şartlandırılmış zihniniz değil, kalbiniz ne diyorsa onu yapın. “Özgürlüğümü seçiyorum, sevgiyi seçiyorum ve kalbimi dinleyerek onun söylediği yönde 3 boyutlu dünyada somut adımlar atıyorum” diyebilirsiniz. Ya da sizlere öğretilmiş olduğu gibi hareketsizliği, duymamayı, görmemeyi seçersiniz, belki de karamsarlığı seçersiniz, bedeninizi, ruhunuzu negatif düşünceye teslim edersiniz. Hepsi ama hepsi sizin seçiminiz, sizin sorumluluğunuz. Belki yüzüncü defa yazıyorum ama tekrarlamakta fayda var: 2015 sorumluluğumuzu idrak etmenin ve sorumluluğu üzerimize almanın yılı. Özgürlük öylesine gelmiyor, yanında ayrılmaz yol arkadaşı sorumluluk da var. Ve özgürlükten kaçabiliriz ama sorumluluktan asla!

Kişisel notlar:

  1. Arkadaşlar, bu yazı 6 Eylül günü taslak olarak geldi ve devam eden günlerde yazıldı. Benim kalemimden çıksa da, bu yazının blog hamilerinin hepimize mesajı olduğuna inanıyorum.
  2. X dalgasını hep beraber hissetmeye başladığımızı da biliyorum. Çevremizdeki olayların da X Dalgasının etkisiyle tırmandığını ve toplumu bilinçlendirmeye yönelik olduğunu düşünüyorum. Kendinizi X Dalgası enerjilere açın ve sadece ihtiyacınız olan kadarını alacağınızı bilin. Bu dönemde çekim gücü yasasının son derece güçlü bir şekilde çalıştığını unutmayalım. Olumlu düşüncelerde kalın.
  3. Bu zamanda Barış, Huzur ve Denge meditasyonuna devam etmenin önemini vurgulamalıyım. Her akşam saat 22.00 de meditasyonumuzu lütfen unutmayın.
  4. Başkalarını yargılamayın. Herkes yükseliş yolunda bir yerde, kimileri çok gerilerde görünebilir, ama sonra koşar adım ilerleyebilir. Kimileri öfke, korku, bağnazlık içinde kaybolabilir, ihtiyaçları olan şey koşulsuz sevgi ve şefkat, bununla birlikte Yaratan’ın bir parçası olduklarını hatırlamak. Bu durumda bize gerektiğinde özgürlüğümüzü ilan ederek “hayır” demek ve bunu yaparken de, o kişilere değersiz olmadıklarını bildirmek düşüyor. Bizler bir bütünün parçasıyız. Bizler 7 milyar kardeşimizin koruyucusu ve bakıcısıyız, onlar da bizlerin. İşte bu yüzden adına vicdan ve şefkat denilen his ve kavramlar ruhumuza demirlendi Bunu en sonunda içten kabul edeceğiz.
  5. Sabırsızlanmayın. Ben aslında inanılmaz hızla evrimleştiğimizi düşünüyorum. Hepimiz hemen yarın cennet gibi bir dünyada uyanmak istiyoruz ama sürecin önemini unutuyoruz. Bu yolculuğun, her gün biraz daha aydınlanmanın, kendinizi bulmanın, gelişen sezgilerinizin keyfini çıkarın. Üzerinde pek çok güzelliğin yaşandığı dünyamızı sevin. Egonuzun en çok bağırıp çağırdığı, sizi üzdüğü zamanlarda dünyamızın güzelliğine sığının, tabiatın sizi dengelemesine izin verin.
  6. Son olarak, lütfen özgür düşünün. Kendi kararlarınızı kendiniz verin. Eğer bu yazı sizin ruhunuzu iyi hissettirmiyorsa, şu anda sizin için uygun değildir. Belki başka bir enerji yazısını tercih edersiniz. Kararınız sizin. Bana fikir danışın ama lütfen kendi kararınız size ait olsun. Bana hangi internet sitesi iyidir, hangi kurs faydalıdır diye sorabilirsiniz ama biliyor musunuz, sizin kalbiniz bunu benden çok daha iyi biliyordur. Bir kişi için çok iyi olan şey, bir başkası için en doğru seçim olmayabilir.
  7. Emaillerinize ve yorumlarınıza gecikmelerle cevap verebiliyorum, blogda da paylaşımlar bu dönemde oldukça seyrek bir şekilde devam edecek. Ekim ayında normal yayınlara döneceğiz.

13 Eylül Güneş Tutulması Sabian Sembolü: “Kızlar basketbol takımı”

basketballTam yazıyı yayınlamak üzereyken alışık olduğumuz üzere yarınki tutulma ve yeni ayın Sabian sembolüne bir bakıp kısaca yazmak geldi içimden. Yukarıda yazılanlara inanılmaz uyumlu olduğunu gördüm.

Bu sembol bence hem neredeyse zirveye ulaşmış olan kutsal dişi (feminen, kadın) enerjilerine, hem de ortak bir amaç için bir bütün olarak çalışmaya işaret ediyor. Takım içinde herkesin kendi rolü ve sorumluluğu vardır. Kimileri yıldız oyuncu olarak öne çıksa da, yıldızlar diğer oyuncular olmadan başarılı olamazlar. Topu kapıp kendi kendinize oynayamazsınız. Her birimizin diğerlerini eşit olarak görmesine ihtiyacımız var. Bazılarımız yalnızlıktan hoşlansa da, kendi projelerinde tek başına çalışmaya alışık olsa da, diğerleri ile çalışmaya, yaşamaya, paylaşmaya zorlanabilirler çünkü bu dönemde başarı birliktelikte yatıyor. Aynı zamanda, hedefe kilitlenmek, ortak amaçlar, sportmenlik, dürüstlük, haklara saygılı olmak, takım arkadaşlarını korumak, onları dinlemek, hız, çabuk davranmak, çabuk karar vermek de bu tutulmanın enerjilerine dahil anahtar kelimeler.

Eylül daha neler getirecek tam olarak bilmiyorum ama olayların jet hızıyla geliştiği bir gerçek. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için!

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

7 replies »

  1. Merhaba Bu Mesajinizda yazilar turkce karakterler okunmuyor Tesekkurler

    Gonca Gürses van Herpen

    Beğen

    • Sevgili Gonca, telefon, tablet ve PC de denedim, hepsinde Türkçe karakterler okunuyor. Sizden başka kimseden bu şikayeti de almadım. Belki de kendi ayarlarınızı bir kontrol etmeniz gerekiyor. Haber verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle

      Beğen

  2. Merhabalar,
    Yazılarınız için binlerce teşekkürler.
    Size bir kaç mail gönderdim ama gelmedi mi acaba?Nasıl ulaşabilirim.Sevgiler

    Beğen

    • Sevgili Duygu, size cevap yazdım. Lütfen, spam/junk/gereksiz emaillerin gittiği kutuyu kontrol edin ve email adresimi kendi adres defterinize ekleyin. Sevgilerimle

      Beğen

  3. Yine çok güzel! Tüm mesaj kalbimde yankılanmaya devam ediyor, kalpten teşekkürler!…

    Beğen

  4. Çoooook teşekkür ederim, yine çok iyi geldiniz. Kendini sevmek, kendine saygı duymak, kendi kararlarını kendi verebilmek ve kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak. “ÖZSAYGI” olduğunda özgürlük için mücadele de başlıyor 🙂

    Beğen