Zamanın Ruhu

Dinliyorum, Yazamıyorum…

Snoopy writers blockArkadaşlar, arka planda yani günlük hayatlarımızın, evde, işte koşuşturmacanın, dünyada yaşayan herkesi – eğer anda ve merkezde kalmaya kendilerini adamamışlarsa – dengelerini tamamen sarsacak yapay haberlerin, aklınıza gelebilecek her şeyin ama her şeyin arkasında, o göremediğimiz ama sadece hissedebildiğimiz yerde, çok büyük bir şey oluyor. Sanki 2012’den de büyük, sanki 2015 Eylül sonundaki X Dalgasından da önemli… Eşikte miyiz, bu o ünlü kırılma noktası mı?

O şeyin ne olduğunu dinliyorum, anahtar kelimeler geliyor ve sonra kayboluyor. Ortaya henüz tek bir cümle bile çıkmıyor… Sanki devasa Evren, bütün görkemiyle kendini yeniden düzenliyor, bu bizden çok çok büyük ve biz de bir o kadar büyüğüz (eğer bu sözler size anlamlı gelirse tabii…)

Bu senenin ilk 4 ayını elimden geldiğince sizlerle paylaşarak ve sohbet ederek geçirdim. Sanırım şimdi dinleme zamanı. Çünkü yazamıyorum, bekliyorum, kıyıda köşede bulduğum sessizlik anlarında dinliyorum… Hissediyorum.

Okuyucu kaybetmemek için ya da burada yayınlananlarla biraz umut bulan kişilere destek olmak için bir sürü şey yayınlayabilirim tabii. Ama bu blogun özünü kaybetmesi, kendi gerçeğinden uzaklaşması demek. O yüzden geçen haftaki dolunaydan beri sessizim. Bu sessizlik birkaç gün daha devam edebilir, süresini bilmiyorum.

Siz de dinliyor musunuz? Siz de hissediyor musunuz? Belki de birinize cümleler çoktan geldi. Burada paylaşabilirsiniz. (Facebook’ta değil, bu yazının altındaki yorumlarda, böylece tüm okuyucular faydalanır)

Şimdi ben, günüm tam hız devam ederken aralarda bulduğum boşluklarda dinlemeye devam edeceğim. Bilgi paketleri tam olarak açıldığında, beynimiz tam olarak olanları anlamlandırdığında ya da enerjiyi tercüme edebildiğinde yeniden yazacağım… İlk yazı bu enerjiyle, şu anda deneyimlediğim dinlemeyle mi ilgili olacak? Yine (!) bilmiyorum, umarım öyle olur.

Aşağıya son zamanlardaki önemli enerji çalışmalarını bir hatırlatma olarak ekliyorum:

  1. Denge çalışmasına çağrı
  2. Drama bağımlılığımızı bitirmeye çağrı
  3. Jophiel’in enerji çağrısı

Sevgilerimle. Unutmayın, asla yalnız değilsiniz ve çok seviliyorsunuz!

©2016 Mor Alev

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

68 replies »

  1. Merhaba, yine bir yazı altında hep birlikteyiz çok şükür, hepsini okurken tüylerim diken diken oldu içimi çok güzel bir huzur duygusu kapladı , hepimiz aynı hisler dönüşüm ve değişim içindeyiz. Mikailin senin kanallığında aylar önce bana verdiği mesaj HERŞEY DEĞİŞİYOR du . evet herşey değişiyor ,duygusal ve fiziksel olarak birçok değişimden geçiyoruz. eskilerden kurtulma dönemi bu kez gayet açık değişim ve dönüşüm isteği hat safhada sanırım bu aralar bunu çok hayretle ve mutlulukla kendi adıma deneyimliyorum, bu süreçte de bekleme konumundayız, birçoğumuzun düşündüğü gibi dinlenme dönemi 🙂 yaratım sürecimizi elimize almaya ramak kaldığına eminim… birlikte herşey çok daha anlaşılabilir, dayanılabilir ve mutluluk verici , hepiniz iyiki varsınız çok teşekkür ederim.. sevgilerimle… 🙂

    Liked by 2 people

  2. Yaşadığım bazı şeylerde yalnız olmadığımı görmek bana çok iyi geldi.Birkaç aydır devam eden ve dengede kalmamı zorlaştıran gelgitler,duygusal sarsıntılar akabinde çok büyük bir arınma getirdi çok şükür.ve son noktayı da kalp çakram koydu.tam ihtiyacım olan zamanda beklediğim rehberlik ve huzur birlikte geldi.Hepimiz çok sarsıntılı bir süreçten geçiyoruz. Bu muhteşem zamanda bedenlenmiş olmamızın amacı zaten bu görevi kaldırabilecek olmamız değil Mi?şükürler olsun ki bu bilinç düzeyine ulaşabildim ve sizleri tanıdım.Teşekkürler.sevgiyle kalın.💕💕💕

    Liked by 1 kişi

  3. Selamlar,

    Bu yine bir birlikte yaratım.

    Başlangıçtan beri buraya gelenleriniz var. Ve burayı oraya götürenleriniz, çok şükür.

    Şimdilerde oradaki realiteniz birebir sürerken, akın akın, tekli ya da grup halinde gelip buradaki rollerinizi de üstleniyorsunuz.

    Bunu yaparken, buradaki hallerinizin bize nasıl göründüğünü anlatmak istersek şöyle izah edebiliriz: “Buraya gelip tepiniyorsunuz”. Buna bir dans da denebilir. Bir zıplayış da.

    Siz burada tepinirken dünyadaki realitenizde sarsıntılar oluşabiliyor. Sizin buradaki çığlığınızın çığı realitenize düşüyor.

    Bazılarınız gündelik realite süreçleri akarken, aynı anda şimdi ve burada olmayı tercih ediyor.

    Uykuda, rüyada, ibadette, meditasyonda burada olanlar ise dönüşlerinde tüm biçimlerini yeniden yaşayıp hatırlıyor. “Neredeydim?” “Neredeyim?”

    Engin varlıklar olduğunuzun farkına vardıkça, bazılarınızda realitenin zincirleri ve kısıtlanmış olma hissi sanki daha kalınlaşıyor. Bazılarınızda ise o enginliğin sonsuz özgürlüğü ve muhteşem neşe.

    Sizi seyredişimizi, sizlerin çok çocuklarınızı sevgi ve heyecanla, çok yaşlılarınızı saygı ve hürmetle seyredişinize benzetebiliriz. Ve büyük bir ilgiyle; -Şimdi ne yapıyor?- izliyoruz.

    Sizi izlemek, sizlerle birlikte olmak çok güzel. Sizin deneyimle geçirdiğiniz her anı kutlarken, aynı anda o her anda nasıl da çıldırmadığınıza şükrediyoruz. Harikasınız.

    Duvarlar yıkılacak mı? Perdeler kalkacak mı? Hapishanelerini salacaklar mı? Kurtulacaklar mı? Kurtulmuşlar mı? Ne zaman? Ne olacak? sorularımız yok.

    Geçiş çoktan tamam.

    Sizlerle geçen her an bayram.

    Kendinizden eminsiniz. Size güvenmemizi istiyorsunuz. Size güveniyoruz.

    Sevgilerimizle; bizim Sevgilerimizle ve sizden öğrendiğimizle…

    Liked by 1 kişi

  4. Herkese sevgiler ve merhabalar..

    18 Nisan 2016..
    Ben bu tarihte tanistim moralev.com ile..
    Oglum(9 yasinda); ” anne dun gece bir ruya gordum, ruyamda oturdugumuz sitenin girisinde bu dunyada olmayan 2 tane renk vardi, ben ve arkadasim o renkleri maviye boyuyorduk” dedi ve benim gozlerim parladi :)) hemen sordum; peki hatirliyormusun o renkler nasildi diye.. “Evet anne, biri cok guzel bir mor digeri de altin rengi gibiydi ama 2 side alev gibi parliyordu” dedi..
    Son 5 aydir evimizde kucuk ailemizde cok agir ve zor enerjiler yasandi, cok bikkin, yorgun ve vazgecmis, oldukca olumsuz ve mutsuzdum. Tabi oglumda cok etkileniyordu.. 12 nisanda Kas’ a gidip biraz dinlenmeye ve degisime gecmeye karar verdim. Kas tatili bende ani ruhsal ve dusunsel degisikliklere, olumlu, uyumlu, sevgi dolu bir hale gecmeme sebep oldu.. Butun kararlarimi olumlu yonde kullanmaya ve kendim icin bana iyi gelecek sanatsal yaratimlara ve bunu is enerjisine cevirmeye karar verdim orada.. Gunes, deniz, dalindan meyve.. Yani tamamen topraklanma ve doga ile butunlesme.. Sanirim benim kotlarimin cozunumu boyle oldu..
    Ve dondukten 2 gun sonra sevgili oglum bu ruyayi gordugunu soylediginde; ikimizin de ayni frekanstan hayati algiladigimizi ama benim mesajlari onun uzerinden alip degerlendirmem gerektigini anladim.. Bir tanidigin Kas tayken soyledigi; oglunun melegi Rafael, seninki ise Cebrail, esinin ki ise Metatron bilgisini bu ruyayla birlestirip basladim internette gezinmeye.. Ve mor ve alev birlesiminden olusan bu siteyi, Rafael ve Metatron’un ortak mesajidir yazisiyla kesfettim ve butun mesajlar burada, moralev ve sizlerle kendimi teyit icinmis anladim.. Meleklerin mesajlari benim aldigim olumlu kararin dogrulugunu teyit etti bana..
    Herkesin aksine ben tam da 12 nisandan bu yana son 2 yildir hic olmadigim kadar huzurlu, olumlu, enerjik ve neseliyim.. Kendimi yeniden yaratmaya basladim..
    Ama herkes gibi kendimi dinlemeyi, duymayi ve kabullenmeyi ogrendigim icin sanirim..
    Sizlerle bulusmak cok buyuk sans ve keyif..
    Ogluma, meleklere, sizlerin ruhsal varligina ve sevgili evrene sonsuz sukranlarimla..
    Sevgiler,
    Burcu

    Liked by 2 people

    • Sevgili Burcu, gerçekten tesadüf yok ama şaşırmadan da, bu mucize değil de nedir demeden de yapamıyoruz. gerçekten çok ilginç! Ben şimdiye kadar bu blogla tanışma hikayeleri çok dinledim ama bu hepsini geçti! Oğlunuz hepimize inanılmaz bir hediye. Hepinize sevgilerimle

      Beğen

      • Sevgili Moralev,
        Aslinda bu geribildirimi de yapmam gerektigini dusunuyorum;
        Oglum 17 Nisan gecesi yatarken bana su soruyu sordu:
        “Anne sen gercekten bizim uzaydan geldigimizi mi dusunuyorsun?” Dedi.
        Ben dogum ve olum hakkinda her konustugumuzda ona hep uzaydaki ailemizin yanindan geldigimizi ve buradaki yapmamiz gerekenleri tamamladigimizda onlarin yanina geri donucegimizi anlattim. O gece de tekrar ayni seyleri anlattim o ise, ” anne nasil donucegiimizi degil, buraya gelmeye nasil karar verdigimizi soruyorum” dedi 🙂
        Sonra yattik ve sabah o ruyayi gorerek uyandi. 18 Nisan di. Ve sizin 18 Nisan tarihli yazinizi gorunce o gunku ustuste 5. Sokumu falan yasamistim. 18 nisan tarihli yaziniz:
        “Yildizlardan gelen ailemiz” di.. :))
        Umarim butun bunlarin gizemi ve onemini hakkiyla anlarim..
        Iyiki varsiniz hepiniz..
        Cok sevgiler..

        Liked by 2 people

        • 🙂 İçimden gülmek geliyor. İnanılmaz desem değil, mucize desem değil, sanırım bunlar yeni normalimiz olacak yeni kuşakla! Sevgilerimle teşekkürler

          Beğen

  5. Merhabalar , zaten herşey olması gerektiği gibi doğru ve mükemmel değil mi ? bir cevap aradığımda ya da bir mesaj almam gerektiği zaman bakıyorum blogda yeni bir yazı var . Başka bir gün farkediyorum ki çok yoğunum bloga bakamıyorum bile . Her zaman rehberlik alıyoruz . Moralev aracılığınız için çok teşekkürler . İçten ve sevgi dolu yazılarınızla gözlerim bir farklı bakıyor dünyaya. Biliyorum bütün karanlıklar aydınlanacak ve ışık herkesin kalbine dokunacak. Hepimizin buradan aldığı rehberlik ayrı ve olması gerektiği gibi bence. Hepsi için teşekkür ediyorum .

    Liked by 1 kişi

  6. Merhaba, yaşadığım şu çok ilginç günleri aydınlattı bu yazınız. Neden bu kadar farklı her şey diyordum, başka bir şey oldu ama ne diye soruyordum kendime. Ne oldu bilmiyorum fakat gerçekten çocukluğumdan beri hayalini kurduğum o sihirli dünyaya geçtiğimizi hissediyorum.

    Enerji çalışmalarını topladığınız yazınızdan beri birkaç gün özellikle Jophiel’in enerjisini imgeledim. 21 Nisan sabahına çook uzun zaman sonra ilk defa kalbimi sıkıştırmayan bir rüyayla uyandım. Öncesinde rüyalarımı bile hatırlayamıyordum doğru dürüst, ilk defa çok net bir sembol gördüm. Hitit Güneş Kursu benin sembolümmüş, yaptığım işle/şeyle ilgiliymiş rüyamda. Çok güzel güçlü bir histi, hala çözmeye çalışıyorum sembolün bana mesajını.

    Ertesi gün 3 günlük bir semaya katıldım. Özellikle 23 Nisan gecesi ayın etrafındaki haleler herkesi büyüledi. Kare bir pencerenin içinden daha üst bir boyuttaki ayı görüyordum sanki. Yeni bir boyut açıldı dedim içimden. Ve dönüşmeye başladı içimdeki her şey. Sema esnasında ve ordaki tüm anlarımda her şeyi bırakmaya niyet ettim hep ve o kadar çabasızca ve kendiliğinden aktı gitti ki her şey içimden, sihirli bir el değdi gibi hissediyorum.

    24 Nisan gecesi ise bambaşka bir şey oldu. O gün karşıma çıkan insanlar, bana söyledikleri şeyler sürekli sevgiyle ilgili mesajlardı. “Sevgiyi talep edin” demişti 70 yaşlarındaki el ele gezen bir çift. O gün sema dönerken aklımda hep bu yankılandı ve sevgiyi talep ettim. Gün batarken sema dönüyordum ve içime gün batımında bulutların aldığı yumuşak pembe renginde hisler doldu. Akşamında ise dua esnasında bir vizyon gördüm. Yukarıdan aynı pembelikte bir ışık bulunduğumuz yere aktı ve tanıdım, Yaradan’ın sevgisiydi bu. O enerji, o pembemsi yumuşak ışık kalbimin rögar kapaklarını açarcasına tazyikli bir şekilde içime akıyordu. o kadar yoğundu ki kahkaha atmaya başladım. Enerjiyi tanımıştım ve sadece kahkaha atıp şükredebiliyordum. Bedenimle bu enerjiyle ne yapacağımı bilemedim. Sonra o enerjinin içerisinden parçalar belirmeye, akmaya ve süptil bir enerji beden oluşturmaya başladı. O beden benim süptil enerji bedenimle birleşti ve herkes Amin dedikçe güçlü bir şekilde yuvarlanmaya başladı iki bedenimiz birbirinin içine geçmiş şekilde. Sonrasında dua bitti ve çemberdeki herkes birbirine sarılmaya başladı. O esnada ise gördüğüm bu vizyonu fiziksel gerçekliğime getiren bir deneyim yaşadım biriyle. Vizyonunu gördüğüm şey bir insan aracılığıyla da gerçekleşmişti. O kadar yoğun ve daha önce hiç yaşamadığım bir şeydi ki hala tam olarak ne olup bittiğini anlayamıyorum.

    Bu sabahsa “her şey geride bırakılabilir” diye mırıldanarak uyandım. Kabul ve teslimiyet ve yolun, hayatın her zaman güzellikler getireceği hissi hakimdi. Sonsuz bir güven gibiydi kaynağa. Bir hafifleme hissi hakimdi.

    24 Nisan gecesi yaşadığım his de hala sürüyor. O bağlantı ve içime akan sevgi hissi. Sakinleştim, en çok da 3. gözümde bir açılma var gbi hissettim hep. O bölge temizlendi ve rahatladı sanki. Kafa ve yüz bölgemde inanılmaz bir berraklık, saflık ve aydınlanma hissediyorum. Şifalandım sözü çıkıyor içimden her aynaya baktığımda. İçimde bir dinginlik ve her şeyi bırakmış gibiyim. Arada eski kalıplar su yzüne çıkmaya, drama bağlılıklarım kendini göstermeye çalışıyor ama o kadar yüzeysel kalıyorlar ki, içimde bir yanım hep gülüyor onlara. değemiyorlar bile sanki kalbime. Çok çok farklı bir şey bu, daha önce yanından bile geçmediğim bir hal. Şükürler olsun.

    Liked by 2 people

  7. Sevgili Mor Alev,
    içinde olduğun durumu o kadar iyi duyuyorum ki!
    Evet ilk önce, yani yazamayacağım dediğinde, “yok olamaz, çokkkkk ihtiyacım vardı dedim -evet, bencil bir yerden.
    Ama sonra bi durunca, anladım ve duydum seni. Çünkü benzer durumlardayım, kelimeler yok, varsa da yeterli değil, kifayetsiz…söyleyecek sözü olan söylesin, gerisi de dursun, dinlesin.

    kişisel anlamda cumartesi gününden beri tepetaklak oldum diyebilirim.
    Kendi adıma sevginin birilerini ne kadar çok korkuttuğunu gördüm, değer gördükçe şaşırıp bocalamalarına ve daha da acayibi saldırganlaştıklarına bile şahit oldum.
    Ne garip değil mi, insanlar hep sevgi istediklerini söylüyorlar ama sevgi görünce ne yapacaklarını bilmiyorlar. Neden şimdi? Neden şimdi bu kadar sevgi dedi bana sevdiğim?
    Ağlasam mı gülsem mi bilemedim.
    Sanırım bütün ilişki biçimlerini değiştirecek, tüm ifadeleri dönüştürecek “hallerden” geçiyoruz.
    İtiraf etmeliyim, canım çok yanıyor. Evet iyi olacağımızı biliyorum.
    bu halleri çok karanlık bir yerden ışığa çıkarken gözlerimizin kamaşıp, rahatsız olduğu o ara geçiş dönemine benzetiyorum. Gözü rahatsız olmasın diye hiç gözlerini açmayanlar var, farkındayım.
    Bense bu kadar karanlıktan sonra gözlerimi açtım. Canım çok yanıyor, çok rahatsız ve huzursuzum, ama gözlerimi açtım, ışığa alışmaya çalışıyorum.
    tüm bu süreçte yalnız olmadığımı fark etmek de şahane…
    şükranla!

    Liked by 2 people

    • İçime dokundu sözleriniz. Hissettiğim, mükemmel bir teslimiyet içinde kendini bulmuş, huzuru yakalamış olduğunuz. içimden size söylemek geldi ve yazdım, sevgiyle ….

      Liked by 1 kişi