Meleklerle Sohbet

Bolluk ve Bereket Üzerine…

tree-of-life-by-hannah-firminSevgili Dostlar, bu konuda çok yazı yayınladım. Eminim sizler de hem bu platformda, hem de başka kaynaklarda istediğinizi yaratmanın, her çeşit bolluğa, berekete ulaşmanın yollarını okudunuz, çalıştınız, belki de kurslara, seminerlere katıldınız, bu konuda kitaplar devirdiniz. Ama hala daha bu konuda sizlerden mesajlar alıyorum, eminim zaman zaman bana yazmayanlarınız da bunu düşünüyorsunuz.

Gözlemlediğim bir şey var, sizlerle paylaşmak istiyorum, fakat biliyorum ki bunu siz de biliyorsunuz!

Çoğunluk değişime ve yaratmaya karar veriyor. Bunu sadece titreşimini yükselterek yapabileceğini ve “iyi hissetmekle” yani anda kalarak ve eskileri salıvererek olacağını da biliyor. Bu arada öz-değerini yükselterek yeni ve özüyle uyum içinde seçimler yapmaya başlaması gerektiğini, hayatın getirdiklerine karşı ise içten şükran/minnet duyguları hissettiğinde yolun zaten tamamına yakınını almış olduğunu da biliyor. Sonra da karşısına çıkacak fırsatlardan birini değerlendirmesi, yani harekete geçmesi gerektiğini de… Formül bu kadar basit.

Peki, ne oluyor? Yarı yolda bırakıyor! Görünürdeki sebebi, tam olarak zihinlerden ne geçtiğini bilmiyorum, sıkılıyor musunuz, bıkıyor musunuz, hemen sonuç mu almak istiyorsunuz? Fakat derinlerdeki gerçek sebebi biliyorum. SALIVERMEK, bırakmak, tutunmamak adımını atlamak istiyorsunuz! Konu ne olursa olsun, huzur, aşk, para, öğrenim, seyahat bolluğu… Tutunmak isteği ve korku öne geçiyor. “Ya isteklerimi elde ettiğimde ilişkilerim bozulursa?”, “Ya kendime değer verdiğimde, kendi özüme uygun seçimler yaptığımda ailem/iş arkadaşlarım/dostlarım/eşim beni istemeyi, sevmeyi bırakırsa?” Ve klasik soru: “Ya bunların hepsi birer aldatmadan ve aldanmadan ibaretse?” Bundan başka sorular da var tabii. Ne zaman? Nasıl? Sabırsızlık ise zaten şüphenin ilk belirtisidir. Şüpheler ve kaygılar içinde yoğrulurken frekansınız yaratmak istediğinizle bir olmaktan çok uzak hale geliyor.

Küçük benliğimiz, egomuz olayların belli bir gidişatta, belli bir şekilde gelişmesini istiyor. Bir senaryo yazıyor. Bu sefer de ona tutunuyoruz. Önce şu olacak, sonra bu, sonra da şöyle gelişecek… Ama evren ve yüksek benliğimiz bundan çok daha zeki. Çok daha yaratıcı ve bizim için çok daha ilginç, geliştirici, çoğu zaman pürüzsüz şekilde sonuç verecek düşünemediğimiz çözümleri gözlerimizin önüne koyuyor. Ve bizler çoktan titreşimi düşürdüğümüz için o yüksek frekanslı çözümü göremiyoruz.

Karamsar oldu, değil mi? Bolluk, bereket için kıvrım kıvrım kıvranan ve gerçekten acı çeken okuyucularım var. Ve bloğun ana menüsündeki yöntemleri bile göremiyorlar, bana yazıyorlar, ben de onları o sayfalara yönlendiriyorum. Sonra bu kişilerin hepsi o yöntemleri uyguluyorlar mı, bilmiyorum. Bazen uygulayanlardan birkaç ay sonra yarattıklarını anlatan bir teşekkür mesajı alırım, bu da beni mutlu eder. Ben bu yöntemlerin kesinlikle çalıştığını biliyorum. Her gün buna şahit oluyorum. Bu uzun girişi de bu yüzden yazdım.

Bu “1” senesinin, “1” ayında, bütün gezegenler ileriye giderken, yani bütün enerjiyi, itici gücü arkamıza almışken, süratle muhteşem güzellikte yeni zaman çizelgeleri yaratabiliriz! Sıkışmışlık, acizlik, karamsarlık hislerine ve inançlarına teşekkürlerle veda edebilir ve kendi geleceğimiz üzerinde söz sahibi olabiliriz.

Melek Rehberler, bundan bir-iki gün önce yayınladıkları aşağıdaki mesajda kitaplara sığan bilgileri en basit, anlaşılır haliyle ve çok güzel benzetmelerle veriyorlar. Lütfen bir okuyun. Daha sonra ana menüdeki yöntemler bölümünde bulunan salıverme ya da bolluk sayfalarına bir bakın. Ve arkadaşlar, lütfen bunları uygulayın. Harfi harfine olması gerekmiyor, kendinizi nasıl iyi hissettirecekse öyle uygulayın. Hayata bakış açınızı değiştirin, olumsuz düşünce spiraline girerseniz eğer, kendinize kızmayın, hemen geri dönebilir, çok çabuk enerjinizi yükseltebilirsiniz.

Hayatınızdaki olası bolluğu suçluluk duygusu kaynağı olarak görmeyin. Sizin enerjiniz yükseldikçe bütünün enerjisi yükseliyor. Siz kendinizi bolluk içinde ve güvende hissettikçe, başkalarına da yardım etme, paylaşma isteğiniz artıyor. Bir gülümsemeyle bile enerjide kıpırdanmalar yarattığımızı biliyoruz.  Bolluğu deneyimleyen bir birey olarak ne kadar çok hayata bunu bir örnek şeklinde yayabileceğinizi, neşe ve keyfinizle ne kadar çok insanı iyi hissettirebileceğinizi düşünün. Bu “1” senesinde hep beraber yaratalım!

Bu mesaj için Melek Rehberlere ve Taryn Crimi’ye çok teşekkürler. (Angelic-Guides.com)

Nasıl Bolluk Yaratılır? – Melek Rehberler

Bugün, zamanımızı bolluk yaratımı konusuna ayırmak istiyoruz. Kesin olan şu ki, bolluk çok çeşitli şekillerde gelebilir, ancak bizler öncelikle mali bolluk hakkında konuşacağız, çünkü bu konuşmamız istenen konuların başında geliyor. Başlayalım.

Sıklıkla, hepinizin bolluk yarattığını söylüyoruz, ama içinde bulunduğunuz bolluk çeşidini pek beğenmeyebilirsiniz. Hatırlayın, sorunlar bolluğu, yokluk bolluğu, zorluk bolluğu içinde olabileceğiniz gibi, aynı kolaylıkta mali bolluk, neşe bolluğu, huzur bolluğu ve dostluk bolluğu içinde bulunabilirsiniz. İşte bu yüzden diyoruz ki, her zaman bolluk yaratıyorsunuz ancak bunu nasıl istediğiniz konuya bilinçli olarak yönlendirebileceğinizi açıklamak istiyoruz.

Bu mesaja çekilen sizler, zaten kendi gerçeğinizi yarattığınızı gayet iyi biliyorsunuz. Peki, o zaman, neden hala gerçekliğinizde yokluk, hastalık, acı ve kalp kırıklığı var? Buna cevabımız şudur: Çünkü kendi gerçekliğinizi yarattığınızın bilinçli olarak farkında olsanız da, çoğu insan baskın olarak istediklerinin olmamasına/yokluğuna odaklanıyor.

Bolluk özlemi içindeyken, yokluğa odaklanırsanız sadece yokluk yaratırsınız. Sıklıkla, aynı bir aynanın nasıl görünmek istediğinizi değil de andaki halinizi yansıtması gibi, Evren’in de dilekleriniz, hayalleriniz ya da en büyük arzularınıza cevap veremeyeceğini söylüyoruz. Bir ayna şu anda nasılsanız sadece onu yansıtır, Evren de öyledir; tek bir şeye cevap verir, o da şu andaki odaklandığınız şeyin belirlediği titreşiminizdir.

Titreşiminizi herhangi bir olumlu hisse ayarlarsanız, örneğin mutluluk, neşe, iyimserlik, canlılık, heves, heyecan ya da sevgi, sinyalini göndermekte olduğunuz titreşiminize uyan daha fazla hisler, koşullar ve deneyimlerle cevap verir. Bu olumlu hisleri neden hissettiğinizin önemi yoktur, önemli olan tek şey bunun olmasıdır.

Çoğunlukla televizyonunuz benzetmesini kullanıyoruz, çünkü tercih etmediğiniz kanalda kalmanız zorunluluğu olmadığını anlıyorsunuz. Sadece seyretmediğiniz için, diğer kanalların varlığından şüphe duymuyorsunuz. Elinize kumandayı alır almaz yeni bir kanalı açıp, yeni bir programı deneyimleyebileceğinizi biliyorsunuz.

İşte düşüncelerinizle de böyledir. İstediğinizden, seçtiğinizden daha fazla uzun süre bir düşüncede kalmak zorunda değilsiniz. Her zaman yeni düşünceler seçebileceğinizi de biliyorsunuz ve bunu yaptığınızda da doğal olarak titreşim “kanalınızı” doğal olarak değiştiriyorsunuz.

Görüyorsunuz değil mi, bolluk yaratma yeteneğiniz asla sizi terk etmedi, sadece onun karşıtına yani yokluğuna olan odaklanmanızla engellendi. Gerçekliğinizin büyüleyici olduğunu inkâr etmiyoruz ve çoğunlukla hayatınızdaki en büyük sorunlardan dikkatinizi alıp başka bir tarafa yönlendirmeniz zor olabiliyor. Ancak, sizi temin ederiz, odaklanmanızı kasten istediğiniz şeye çevirmeyi öğrenmedikçe, farklı hissetmek konusunda bilinçli bir karar vermedikçe, asla yeni şeyler yaratamayacaksınız.

Önünüzde gerçekleşen yaratımlara bakmadan, odak noktanızı ve dolayısıyla titreşiminizi seçtiğinizde, işte o zaman, kendi gerçekliğini bilinçle ve bilerek yaratan haline gelirsiniz.

Buraya her arzunuzu tam olarak fiziksel gerçekliğinizde yaratıma geçirmek üzere geldiniz. Buraya çabalamaya ya da başaramayacağınız bir şey için umutsuzca özlem duymaya gelmediniz. Eğer bir şey istiyorsanız, o sizindir. Ancak bunu kabul edebilmeniz için, düşünceleriniz, titreşimleriniz ve hisleriniz istediğinizle uyumlu olmalıdır.

Sıklıkla, bize soruyorsunuz, “bolluğumu bloke eden inançlarım nelerdir?” Cevabımız hep aynıdır. Bolluğu bloke eden, yokluğa olan sürekli odaklanma ve farkındalıktır. Size şunu söyleyelim, içinizde bir kazı yapıp kısıtlayan inançları ortaya çıkarmaya çalışmanın bir faydası yoktur, niyetiniz onları elemek bile olsa.

(Arkadaşlar, bu noktada bir ara verip kendi düşüncelerimi de eklemek istiyorum. Pek çok insan tanıma onurunu yaşıyorum, bu insanlar bana ruhlarını açıyorlar ve hemen hemen yarısında gördüğüm şey şu: Düşünüyorlar. Tamam, bunda bir sorun yok. Analiz yapıyorlar. Bunda da bir sorun yok. Ama öyle çok deşip, o kadar ilginç ve bazen de gerçek olmayan inançlara yöneltiyorlar ki kendilerini, sadeleşip rahatlamak yerine karman çorman bir öz-psikanalizle karşılaşıyorum. Ve o odaklandıkları şey, çıkardıkları sonuç değiştirilemez mutlak bir gerçek gibi zihinlerinde, bilinçlerinde yer ediyor. İşin ilginci bunun başlangıcı hem son derece masum ve hem de bilgece. İnsanlar kendilerini tanımak istiyor. Ama onun yerine daha da fazla engel yaratmış oluyorlar. Kendilerine ve özellikle de ailelerine haşince, hatta acımasızca yaklaşıyorlar.

Kendini tanımak önemli, aslında bu bence şart. Böylece ne istediğimizi, neleri sevdiğimizi, nasıl bir hayatımız olursa mutlu olacağımızı, yeteneklerimizi, tutkularımızı, bize hayat katan şeyleri buluyoruz. Ama kendimizi tanımaya çalışırken ne yapıyoruz? Bunu nasıl daha verimli şekilde yapabiliriz? Blokajlara odaklandığınızda kendinize şu soruyu sorun; Bunun neresi sevgi gibi? Bunun hangi parçası güvende, rahat, hafiflemiş hissettiriyor? Bu konuda 2015 Kasım ayında bir yayınlamış olduğum bir yazımdan alıntılarsam “Ne borçtan kurtulamamanızın sebebi babanızın bir zamanlar iflas etmiş olması, ne sabahları yürüyüşe çıkmamanızın sebebi iş yoğunluğunuz, ne de meditasyon yapmamanızın nedeni yalnız kalamamanız. Eğer bir şeyi istiyorsanız, aklınıza yatıyorsa ne olursa olsun onu yaparsınız.” O yazının sonunda da eklemiştim: “Siz bu zihin oyunlarından çok daha büyük bir ruha ve potansiyele sahipsiniz sevgili Bilge Baykuşlar.”

Melek Rehberlere %100 katılıyorum. Analizi bırakın. Ruhunuzda arkeolojik kazı yapma zamanı bitti. Bu, bizlerin enerjiler yükselmeden önce yaptığı bir şeydi, 2000’lerin başında kaldı. Şimdi sadece yumuşakça salıverme zamanı. Hayat aslında daha da kolaylaştı. Ve şimdi Melek Rehberlerin açıklamasına dönelim.)

Evreninizdeki her şey Evrensel Genişleme Yasasına cevap verir. (Mor Alev: Yani engele odaklanırsanız onu büyütürsünüz.) Odaklandığınız şey her zaman genişler ve gelişir. Bir sorun bulmaya çalıştığınızda, sıklıkla hayal kırıklığı yaşıyorsunuz, çünkü o sadece o inancı büyütüyorsunuz. Bir inanca odaklanarak onu salamazsınız. Onun kuvvet kaynağını sadece onu odağınız yapmaktan vazgeçerseniz kapatabilirsiniz. Odağınızı sorundan çekerek ve tüm dikkatinizi iyi giden şeylere, takdir ettiğinize, size keyifli gelene, huzur getirene odaklanırsanız, soruna momentum katan gücü geri almış olursunuz.

Size şu basit benzetmeyi sunuyoruz: Bir odaya girdiniz, hızlı ayarda çalışan bir tavan vantilatörü var ve siz de onu kapattınız, vantilatör dönmeyi bırakacak mı? Evet, elbette, çünkü hareketini sağlayan güç kaynağını kapattınız. Ama vantilatör derhal dönmeyi durdurmayacak; momentum kalmayana kadar yavaşça dönmeyi sürdürecek ve sonra hareketsiz kalacak. İşte düşünceleriniz de böyledir.

Hayatınızdaki olumsuz deneyimlere odaklanmayı durdurmanız, fiziksel gerçekliğinizde birden bire değişim olması anlamına gelmiyor. Momentum, durmadan önce birkaç dönmeyi daha besleyecektir. Bu benzetmeyi kullandık, çünkü size şunu göstermek istiyoruz, başarılı bir şekilde düşüncelerinizi daha yeni, olumlu bir “kanala” ayarladığınızda bile bir süre daha yokluk yaratımı olduğunda, bu işe yaramadı ya da siz yanlış bir şeyler yapıyorsunuz demek değildir. Momentumun durması için birazcık daha zamana ihtiyaç var demektir.

Her biriniz, sorgusuz sualsiz her şekilde bolluğa layık ve onu yaratabilecek yetenekte ilahi yaratıcı varlıklarsınız.  Sevgi, enerji, sağlık, maddiyat, dostluk, huzur ve neşe bolluğu içinde olmanız yaratılışınızda var. Evren sonsuz bolluğa sahip ve hizmet ediyor. Bolluğun size gelebileceği tüm olasılıklara kalbinizin açık olmasına izin verin. Bir armağan şeklinde, bir yabancı şeklinde, hatta ticaret şeklinde gelebilir ama Evren’in mesajını duyabilmek için kendinizi bolluk “kanalına” ayarlamanız gerekiyor.

Umarız sizlere bir şekilde yardımcı olabilmişizdir.

Sevgi ve Işıkla, bizler sizlerin Melek Rehberleri

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak, böylece potansiyelinizin tamamını gerçekleştirmek üzere Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2017 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2017  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

14 replies »

  1. Sevgiler, bu bahsettiğiniz enerjiye 2 gün önce salmam gerekenleri inatla görmek istemediğim için ağır geçirdim. Saatler sürdü ağlamalar, üzülmeler, hayal kırıklığı adı altında bereketsizlikle mağduru oynamalar:) sonra hepsi salınınca; dün akşamki meditasyonumda evrenin bereketine uyumlandığımı biliyordum. + bunun saddce benimle ilgili değil, kollektifle ilgili olduğunu da biliyordum. İçiödeki huzurla sadece bekle, kalbini aç devam et akışa dedim ve “hiç şaşmaz” sabahına yazı geldi. Şimdi de fiziksel dünyada amaçlarım için yaratacağım bereketi bekler haldeyim. Zamana karışmıyorum, niyet ettim en hayırlı zamanda oldu bile!:)

    Liked by 1 kişi

  2. Çok faydalı bilinç açan yol gösterici bir mesaj çok ihtiyacım vardı. Çok teşekkürler mor alev iyi ki varsınız

    Liked by 1 kişi

  3. Mesaji okurken nasil heyecanlandigimi ve mutlu oldugumu bildiginizi biliyorum ve bu cok degerli paylasiminiz cok ama cok tesekkur ederim 🙂

    Liked by 1 kişi

  4. Ama ben sizden öğrendiklerimle, hayata yeniden başladığımı ,yaşama sizin sayenizde tutunduğumu, mucizeleri sizin sayenizde yaşadığımı , meleklerimle tanışmam sizin sayenizde olduğunu yazmıştım. Sevgili Mor Alev unuttunuz mu size çok çok teşekkür etmiştim.
    Çok zor günlerden geçiyordum hiç param yoktu artık o günleri hatırlamak istemiyorum .
    Bir yaşadığım mucizeyi anlatayım . Memleketteyim borçlarım var iş yerimi kapattım 3 yıl filan oluyor işsizim . Bağkur borçlarına af çıktı o arada taksitlendirme imkanıda var ama ödeme şansım yok çünkü gelecek bir yerim yok umudumda yok . Babam evlenme düşüncelerine girdi konu gittikçe ciddi leşti , tek geçim kaynağım babam oda evlenirse bağkur ödemesi de , hayal geçinmemde hayal. Babamla kasabaya indik bankaya gittik hesabı kontrol ettik kredi çekebileceği durumları öğrendik filan ben daraldım aklım bağkur da nasıl edecem derdindeyim bir sıgara içeyim diye dışarı çıktım dışarda dikiliyorum önce hafif bir yel eser gibi oldu . bir tüğ uçtu ileri kondu , ben bakınıyorum sağa sola . İçimden bir ses kaç lira lazım dedi. Bir anlam veremedim ben, benimle dalga geçiyor dedim attım kafadan 3500 yeter dedim . Tekrar bankaya babamın yanına döndüm cep telefonumda bir mesaj iş yerim varken çalıştığım banka adıma kredi tanımlanmış ihtiyacım varsa tüketici kredisi alabileceğim yazıyordu. Her zamanki gibi ciddiye almadım bankaya gidince bordrom olmadığı için vermiyecekler dedim, gaile almadım . Ertesi gün telefon çaldı açtım banka mesajda yazılı olanları tekrarlayan müşteri hizmetleri kalakaldım . Bankaya gittim parayı bana ödediler tam kuruşu kuruşuna söylemiş olduğum rakamı ben söylemeden bankadaki memur size 3500 tl ödemem söylendi dedi ve ben şoktaydım bankadan ayrıldığımda teşekkür ettim meleklerime.Teşekkürler sevgili Mor Alev 2 yıl önce yaşadığım gerçek mucize paylaşmak istedim sevgilerimle hoş çakalın

    Beğen

  5. Sevgili Mor Alev,ifade bu kadar mi guzel ,bu kadar mi naif bu kadar mi incitmeden ama aslinda konunun ciddiyetiyle uyararak olur…yine tek kelimeyle harikasin..cok mutluyum cok seviyorum sizi..soylemek istediklerimizi fakat kelimelerle ifade edemedigimizi tesekkurden fazlasini hakeden yureginizden bize yansittiginiz icin minnettarim…iyi ki varsiniz sevgilerr

    Liked by 1 kişi

  6. Sevgili Mor Alev, iyi ki ve iyi ki varsınız… Uzun zamandır takip ediyorum ve öncelikle tüm bu güzel yazılar için çok ama çok teşekkür etmek istiyorum.

    Mesajda bizi kısıtlayan inançları onları elemek için bile yapsak, bunları ortaya çıkarmanın bir faydası olmadığı yazmış ve siz de açıklama yapmışsınız fakat yine de biraz kafam karıştığı için sormak istiyorum.

    Ben bu mesajdan sahip olduğumuz kök inançları bulmaya çalışmayın diye anlıyorum. Bu inançlara ulaşmak aslında onları fark edip serbest bırakmak için. Bu inançlar bizi olduğumuz kişi yapıyor ve aslında biz bilinçaltımızda yanlış kodlanmış bir inancı düzeltmedikçe, ne kadar doğru enerjide kalmak için karar alsak da farkında olmadan bir olay olduğunda gerçek hislerimize dönüyoruz. Ama bu yanlış inançları bulup temizlediğimizde aslında bu inançlardan özgürleşmiş olup, doğru enerjide kalabiliyoruz. Fakat mesaj bunlarla uğraşmayın sadece anda ve doğru enerjide kalın diyor anlıyorum.

    Bu konudaki düşüncelerinizi biraz daha açabilirseniz ya da yorumu yanlış anladıysam düzeltirseniz çok sevinirim.

    Sevgiyle…

    Beğen

    • Sevgili Deniz, aslında öyle demedim. Dedim ki bu süreçte kendinizi ve tanıdıklarınızı acımasızca eleştirmeyin, kendinize psikanaliz yapmayın. Örneğin, başarısızlık korkunuz, başarılı olamayacağınıza dair bir inancınız var. Bunu yumuşakça salıverin. Ama kökenleri ararken kendi kendinize babanızın dedesine kadar giden bir zincir kurmak, her olumsuz örneği ortaya çıkarmak ya da her acı anıyı tekrar kendinize yaşatmak, vs vs bunlar o korkuyu, inancı büyütebilir. Oysa bunlar artık kolay şeyler. Derin bir nefesle kalbinize sorsanız, kalbim bu bolluğu istiyorum ama yaşayamıyorum, hangi inançlarımı bırakmam gerekiyor deseniz, kalbiniz size en net ve sade şekilde cevap verir ve onu da salıverirsiniz. Blogdaki para ile aramızı düzeltmek başlığıyla yayınladığım meditasyonunu örnek olarak verirsem, yumuşakça ve hiç acı çekmeden o konudaki yanlış inançlarınızı salıveriyorsunuz, bu da inanın iki yıldır deneyen herkeste mucizeler yaratıyor. GÜVENmek kilit nokta. Sevgilerimle

      Liked by 1 kişi

  7. Sevgili Mor Alev size ve Melek Rehberlerine çok teşekkür ederim. Duyguları değiştir, düşünceler değişsin, düşünceleri değiştir, davranışlar değişsin ❤

    Beğen

    • Sevgili Duygu, şöyle bir ayarlama yapabilir miyiz? Bakış açısını değiştir, düşünceler değişsin, düşünceleri değiştirdiğinde duygular değişsin ve böylece davranışlar da değişsin. Sevgilerimle

      Beğen