Meleklerle Sohbet

Metatron: Yeryüzündeki Her Ruh Değerlidir ve En İyisine Layıktır

relationship challengesDünya’da barışı oluşturmak için, sadece mütevazı ve minnettar bir şekilde kayıtsız şartsız kendinizi ve bariz bir şefkatle, herkesi sevmeniz gerektiği, defalarca söylendi.

Varlığınızın içindeki doğal Sevgi’yi etrafınıza yaymanızın önemli olmasının yanı sıra, Sevgi’nin gerçekliğinizde tam anlamıyla hüküm sürmesi, güçlenmesi ve deneyimlenmesi için, önemle çözülmesi gereken bir alışkanlık/enerji de var. Bu alışkanlık gerçek anlamda idrak edilemeden, içinizdeki Sevgi de, iyileştirici ve yükseltici bir güç olarak tanınamaz.

Aslında aydınlanmayı deneyimlemek için, meditasyon yapan ve diğer ruhsal uygulamaları gerçekleştiren birçok kişi, nihayetinde kendi Varlıkları içindeki Sevgi özünün gücüne ulaşıyorlar. Yani dönüştürücü olan, refah ve sağlık veren, bolluğu ve bereketi kabul etmeyi ve oluşturmayı öğreten, ilahi lütuf ve ilahi bilgelik sayesinde yaşamı yükselmiş bir farkındalıkla deneyimlemeyi sağlayan, Sevgi gücüne erişiyorlar.

Sevgi, Dünya üzerindeki tüm insanlar tarafından ifade edilmesi gereken, önemli bir güçtür. Ancak büyüyen Sevgi’ye yer açılması için, odaklanılması ve çözülmesi gereken enerji, “yargılama/eleştirme” alışkanlığıdır.

Yargılama, olumsuzluk üzerine yoğunlaşmanızı teşvik eden bir düşünce eylemidir. Üstelik Aura’nız ve Varlığınız içinde de, olumsuzluk enerjisi yaratır. Herhangi bir şekilde yargı oluşturduğunuzda, kendi gerçekliğinizden memnun olmadığınız mesajını, çevrenizdekilere, Evrene ve Yaratan’a gönderirsiniz. 

Bu, bilinçsizce gönderilemeyecek kadar güçlü bir mesajdır. Çünkü Varlığınızın ve zihninizin içinde, hiçbir şeyin ve hiç kimsenin yeterince iyi olmadığı, kendinizin ve diğerlerinin Sevgi ve Şefkati hak etmediği, yaşadığınız Dünya’nın mükemmel olmadığı ve her şeyin sizin beğeninize ters düştüğü mesajını yaratırsınız. Her gün kendinizde, başkalarında, gerçeklikte ve Dünya’da hata bulmaya çalışmak, çok yorucu bir iştir. Buna rağmen birçoğu, bu “görevi” üstlenmekten oldukça mutludur. Çünkü bu alışkanlık onlarda, çocukluktan beri kök salmıştır. Ayrıca yargının, insanlığın doğal bir yönü olduğunu pekiştiren harika! örnekler de, her zaman var olmuştur. Dürüst olmak gerekirse yargı, insanlığın kolay kolay bırakamayacağı, onsuz yaşayamayacağı bir olgudur.

Yargı, yüksek sesle bağırdığınız veya eyleme koyduğunuz, zihninizin içindeki sevimsiz bir düşünce, kanı ve bakış açısıdır. Sanki parçalanmış bir Dünya’yı, sizin düzeltmeniz gerektiğine inanmanızı teşvik eder. Bu da sizi, güçlü bir konuma oturtur ve EGO’yu, mutluluğunuzu ve güvenliğinizi oluşturan enerjiler ve düşüncelerle doldurur. Oysa gerçek mutluluk ve güven duygusu, Sevgi dalgalarını içinize çekme ve dışarı soluma ile yaratılır. Bu duygular oluşmak için, başkalarının veya kendinizin acılarına, üzüntülerine ya da çöküşlerine gerek duymazlar.

Bir kişiyi yargılamakla, o kişiye negatif titreşimler gönderirsiniz. Ama aynı zamanda en çok siz, yargılanmayı istediğinizi beyan etmiş olursunuz.  Zihninizde ve kalbinizde yarattığınız her duygu ve düşünce, gerçekliğinize ve Evrene bir projeksiyon (yansıma) oluşturur. Neyi tasarlarsanız (düşünürseniz) onu kendinize çeker, oluşturur ve deneyimlersiniz.

Sizler, düşüncelerinizi ve duygularınızı sadece Varlığınızın içinde değil (ruhsal), aynı zamanda gerçekliğinizde, fiziksel olarak da meydana gelmesini deneyimliyorsunuz. Şayet tüm düşüncelerinizi ve duygularınızı kaydetmiş olsaydınız, o zaman düşündükleriniz ile deneyimledikleriniz arasındaki ilişkiyi fark ederdiniz. Yani, yargılama ve eleştirme eyleminde bulunmak, nahoş deneyimler yaratır ve bu kez de siz, başkalarının eleştirilerine maruz kalırsınız. Daha geniş bir açıdan anlatırsak; Birçok kişi tarafından kabul edilen tek bir yargının bile, onların zihinlerinde enerji yaratması ve benliklerinden dışarı yansıması sonucu, bir savaşı başlatabilir, zulüm ve işkenceye sebep olabilir. Hatta tehlikeli hava koşulları bile yaratabilir.

Şimdi her Varlık için, sorumluluğu kabullenme zamanıdır. Yargılamanın, sadece korku, acı, ayrılık ve çatışma dolu bir Dünya yarattığının, böylece her insanın içinde mevcut olan ve ifade edilmeyi arzulayan doğal Sevgi’nin gizlendiğinin ve engellendiğinin, farkına varılmalıdır. Dünya’daki herkes, Sevgi’nin doğal özünü Varlıklarında barındırır. Barış ve Sevgi dolu bir Dünya ise sadece, tek bir hareket ile yaratılır. O hareket, yargı ve eleştiriyi oradan kaldırmaktır.

Genelde olumsuz olmasına rağmen, bazen yargı ve eleştiri olumlu bir şekil de alabilir. Örneğin bu Yükseliş sürecinde yapılan olumlu bir eleştiri, destekleyici ve cesaretlendirici olması açısından, kişilere yardımcı olabilir. Birisinin iyi göründüğünü, ya da harika bir iş çıkarttığını söylediğinizde, Sevgi’yi alma ve verme duygusunu yaratırsınız. Bu da Sevgi’yi güçlendirir. Ancak Sevgi sadece, Varlığınızın içindeki gerçeklik mekânından (kalpten) gelen olumlu eleştiriyle yaratılan bir şeydir.

Eleştirmekten ve yargılamaktan zevk alan Varlıklar, genelde gerçekleri konuştuklarına inanırlar. Böylece, eleştirinin olumlu ya da olumsuz olduğu, onlar için fark etmez. Ancak içinizdeki gerçeklik, hakikatten olumsuz mudur?

Dünya üzerindeki her Varlık, Her şey olan Yaratan’ı içlerinde barındırır ve Yaratan’ın Öz’ünden doğmuştur. Yaratan, yargıdan uzaktır ve sadece Sevgi’yi bilir. Dolayısıyla, madem Yaratan’ı içinizde barındırıyorsunuz, o halde olumsuz bir eleştiri gerçek Öz’ünüzden ortaya çıkmış olamaz. Ancak kendi fikrinizden, zihninizden ortaya çıkmıştır.

Zihin (Ego benliğiniz) sizi, sanki bir otorite figürüymüşsünüz, en iyisiymişsiniz, bilgi kaynağıymışsınız ve önemli olan sadece sizin fikirlerinizmiş gibi duygulara sürükleyerek, kandırabilir. Ancak, Varlığınızın içindeki sevgi dolu Öz’ünüzden konuştuğunuzda, bu bakış açıları değişir.

Aslında siz her şeyi biliyorsunuz. Çünkü Yaratan’ın Evreniyle bağlantılısınız. Tüm dilediklerinize sahip olabilir ve oluşturabilirsiniz. Bir yaratıcı olduğunuzu idrak ve kabul etmenizi sağlayan her şeyi, uygulayabilir ve deneyimleyebilirsiniz.

Gerçek şu ki, sizin ve aynı zamanda Dünya’daki herkesin, tüm cevaplara ulaşabilme imkânınız vardır. Hiçbirinizin, bir diğerinden farkı yoktur. Hatta her biriniz özelsiniz. Çünkü sizler, aynen, Dünya’daki diğer herkes gibi, bu Yeryüzünde birer yaratıcısınız.

Aslında dürüstlükle yapılan olumlu eleştiriler, Yaratan’a olan Sevgi’yi güçlendiren, Sevgi’nin kolayca akmasını ve gerçekliğinizde var olmasını sağlayan, olumlu ifadelerdir. Gerçi olumlu bile olsalar, eninde sonunda “eleştiri ve yargı” ortadan kalkacaktır. Yine de o zamana kadar; Bütün olumsuz eleştirilerinizi olumluya çevirdiğinizde ve Yaratan’ın Sevgisini oluşturan hakikati aradığınızda, kargaşa ve olumsuzluğu deneyimlemekten uzak bir Dünya’ya, olumlu bir adım atmış olacaksınız.

Oluşturduğunuz her yargıyı daha derin bir farkındalıkla gözlemlemekle, adeta arapsaçına dönmüş “düşünceler yumağınızı” da çözdüğünüzü keşfedeceksiniz. Sanki her düşüncenizin ucunda bir eleştiri bağlıymış gibi bir duyguya da kapılabilirsiniz. Aklınızın içine kök salmış yargı enerjisini fark edeceğinizden dolayı, olumsuz düşünmenin veya konuşmanın sizin için artık imkânsız olduğunu hissetmeye de başlayabilirsiniz.

O an belki de, artık kendinizi istediğiniz gibi ifade edemeyeceğinizi hissedebilirsiniz. Ama bu, çok büyük bir dönüşüm süreci olacaktır. Çünkü etkin bir arayış içine gireceksiniz. Zihninizi, pozitifliğe, Sevgi’ye ve sevgi dolu bir gerçekliğe odaklanması için, yeniden programlamaya başlayacaksınız. Böylece, kendinizi ifade etmek ve gerçekliğini gözlemlemek için, yeni bir yükseltici ve güçlendirici bir yol keşfedeceksiniz.

İster paranızla, zamanınızla, mevcudiyetinizle ya da onlara dikkatinizi vermenizle ilgili olsun, kişilerin buna layık olup olmadıklarını hangi şekilde eleştiriyorsanız, bunun farkına varmak (gözlemlemek), size şunu gösterecektir; Siz kendinizi, başkalarının mevcudiyetine, zamanına, parasına ne kadar layık görüyorsunuz? Hatta Yaratan’ın titreşimlerinin ve niteliklerinin, Varlığınızın içinde barınmasına ne kadar layık olduğunuzu hissediyorsunuz?   

Başkalarına davranış şekliniz genellikle, sizin kendinize davranış şeklinizi yansıtır. Yeryüzündeki her Ruh, değerlidir ve en iyisine layıktır. Çünkü her biri, Yaratan’ın bir yansıması ve ifadesidir. Sizin bir gülümsemenize ya da şefkatinize layık olmayan, hiçbir Varlık yoktur.

Zihninizi ve bakış açınızı yargılama alışkanlığınızdan temizlemeye özveri ile odaklanırsanız, benliğinizde meydana gelen bu değişimin yansımasından dolayı, gerçekliğinizin olumlu bir şekilde çiçek açtığını fark edeceksiniz. Yargılama ortadan kalktığında, Varlığınız üzerinde etkili olan sezgilerinizin akışı için, alan açılmış olacaktır. Çünkü sezgileriniz, Yaratan’ın aktif bilincidir ve size ilham veren, İlahi Ruhunuzdur.

Sezgileriniz, size rehberlik edebilen ve güzellikleri gerçekliğinizde yaratırken, ihtiyaçlarınızla daima uyumlu olan, sizden daha fazla “her şeyi gören” ve “her şeyi bilen” yönünüzdür. Sanki içinizdeki bilgelikten esinlenen bir ses gibi, sezgileriniz sizi her daim destekleyecektir. Ancak,  sezgilerinizin zarif rehberliğini algılayabilmeniz için, sakin ve huzurlu bir zihne ihtiyacınız vardır.

Yargıya veya eleştiriye odaklanmanızı ortadan kaldırmanızın önemli olmasının nedeni de, budur. O zaman dikkatiniz, sezgilerinize ve onların gerçekliğinizde yarattıklarına çevrilecektir. Ancak sezgilerinizi benimserken, onlara güvenmeyi de öğreneceğiniz bir dönem vardır. Ve bu dönem, yargılama eyleminin bir kez daha yukarı çıkması anlamına da gelebilir.

Zihniniz, güven inşa edilen bu dönemi kabul etmek yerine, sanki bu yeni sesi önce analiz etmesi ve eleştirmesi gerektiğini hisseder. Ama yine de doğal Öz’ünüz, tam emin olmasanız bile, sezgilerinizi kabul etmenizi söyler. Çünkü yargı ve eleştiri, sizin ilahi sezgilerinizle aynı yerde barınamaz.

Bu durum, zihninizin sanki içinizdeki Yaratan’ın rehberliğini eleştirmek istemesine benzer. Çünkü kontrol ya da otorite sahibi olduğunu hissetme ihtiyacı duyan enerjiler, yukarı çıkar. Sezgilerinize ne kadar çok güvendikçe ve onların rehberliği doğrultusunda davrandıkça, her şeyin gerçekliğinize o kadar kolay ve harika aktığını fark edeceksiniz. Böylece, güveninizi ve sizinle birlikte çalışan ve birlikte yaratan Yaratan’ın İlahi Gücü’ne inancınızı inşa edeceksiniz.

Şayet Dünya üzerindeki her Varlık, duyduğu olumlu bir eleştirinin “zoraki mi, yoksa gerçek mi” söylendiği hakkındaki düşüncelerini yok etse ve sadece kendi içsel ilahi sezgilerine odaklansa, o zaman herkes birbirini ve de kendisini severdi. Dünya üzerinde sıkıntı, üzüntü ve acı yaratan tüm olguların hepsi, çoktan unutulmuş olurdu ve onların yerini, Saygı, Şükran, Doğruluk, Uyum ve Sevgi alırdı.

Yargılama ve eleştirme alışkanlığınızı yok edin ve Dünya’da görmek istediğiniz değişiklikleri kabul edin. Ama onları önce, kendi içinizde fark edin.

Sevgi dolu gerçeğimle…

Baş Melek Metatron

***

Sevgili Dostlar, Bugün yine geçmişten bir mesajı paylaşıyorum. 2014 yılı Temmuz ayında yayınlanmış olan bu mesajı unutmuştum bile! Ve şimdi ilginç bir şekilde, bir bağlantıya tıkladım, karşıma çıktı!

Geçen haftaki yeni ayla birlikte tutulma dönemine giriş yaptık, yılın ilk devasa süper mavi ay, kan dolunayı tutulmasına sadece günler kaldı. Yıl, tıpkı Yeshua’nın bize söylediği gibi hareketli ve allak bullak olarak başladı. – Umarım günlük topraklanmanızı unutmuyorsunuz 🙂 – Bu tutulma dönemi gerçekten geçmişi temizlemekle ilgili, buna 2018 astrolojik özetinde değinmiştik. Sürekli geri dönüyoruz, sürekli iki ileri bir geri gidiyoruz. Güncel olaylar da öyle, kişisel durumlar da…

Öyle olunca da, geçmiş yazılar bize hatırlatılıyor. Geçmişte önem vermiş olduğumuz ya da öğrenmiş olduğumuzu düşündüğümüz şeylere geri dönüyoruz. Bu, biraz da bir mezuniyet sınavına benziyor. Son sınıfın son günlerindeyiz ama okumuş olduğumuz tüm sınıflardan sorular çıkıyor! Çünkü bu bir 11 senesi, bu DÖNÜŞTÜCÜ USTALIK senesi. Ve eğer temel fizik sorularını cevaplayamazsak, kuantum fiziğini istediğimiz kadar bilelim, bir işe yaramıyor!

Bu mesajı çevirmiş olan Mor Alev Dostuna, ileten Natalie Glasson ve Metatron’a çok teşekkürler. (omna.org)

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2018 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2018  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

11 replies »

  1. Ben halen 3D ve 5D nin ne anlama geldigini, aralarindaki farklari, vb. tam olarak anlayabilmis degilim. Mor Alev, beni bunlarin anlamlarini anlatan yazilariniz varsa onlara yonlendirebilir misiniz rica etsem? Tesekkurler.

    Beğen

  2. Bazen çizgiler öyle inceliyor ki,dün bir alışveriş yaptık ve eşimin almak istemediği ve benim israr ettiğim üç parça eşyanın kasadan ödenmeden geçtiğini sonradan eşim faeketti! Ben hislerimle yaşadığım için “gördün mü meleklerin mesajı var burda “dedim.Ben öyle şeye inanmıyorum çalmış olduk benden daha fazlası gider gibi negatif duygulara girdi ve beni de yargılandığını hissettim sanki etik olmayan şeye onay vermişim gibi…Sonra ben de karıştım uyduruyor muyum diye ……3D sanırım böyle birşey ..
    Sonsuz sevgi taşıyor bazen duvarlara tosluyor sanırım eksiklerimizden,,,
    Çok şükür ve teşekkürler blog hamisi,melekleri,mor alev😇🕉🌷

    Liked by 3 people

  3. Yine cok güzel ve çok da doğru zamanda karşıma çıktı mesajlar😍 bu mesajları okuyup gerçekleştirmeye ihtiyacı olan kişiler tanıyorum. Başkalarına katkı sağlayabilir miyiz? Bu nasıl olur? Bir başkasına “oku ve bir düşün bakalım” diyemiyoruz.

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Duygu, bunun cevabını biliyorsunuz…. Örnek olarak, kendi enerjinizi yüksek tutarak yardımcı olursunuz. Sevgilerimle

      Beğen

  4. Tam zamanında okudum..geç okumanın sebebini varmış ..okudum anladım..çok teşekkür ederim..👌❤🍀

    son 1 aydır her gün topraklanmama rağmen ..çıplak ayak toprakta gezdim..tuzlu suya ayaklarımı koydum..fakat bazı insanlara dokununca pencere kapı kolları elektrik çarpıyo ..geçmedi bi türlü. ..umarım geçer…sevgimi yolladım kalpten❤

    Liked by 1 kişi

  5. Çok çok çok güçlü bir mesaj! 😄
    Benim gibi bir eleştiri makinasını bile susturdu!
    Kaç gündür kendimi yakaladıkça gülüyorum ve çoğunlukla zihnim sessiz ve farkında. Oh ne ferahlık! Böyle ferahlık bir kere tadılınca bırakılmaz cinsten gerçektende 😊
    Daim olsun…

    Liked by 1 kişi