Zamanın Ruhu

Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler (Eylül 2015) – Eylül’ün Enerji Fırtınası: Başlangıcın sonu

Ernesto Arrisueño, 1957Sevgili Dostlar, Ağustos’ta neden Eylül yazısı yayınladığımı merak edebilirsiniz… Eylül ayının tamamını kendi gelişimime ve gelen enerjileri özümsemeye ayırıyorum. Daha doğrusu, biraz da buna zorlanıyorum!

Önümüzdeki Eylül ayı son derece güçlü enerji girişleriyle geçecek ve bu girişler şimdiye dek yaşadıklarımıza hiç benzemeyecek. Bu değişim, dönüşüm, enerji fırtınasını en verimli şekilde özümsemem için, rehberlerim ve yüksek (öz) benliğim yaklaşık 8 aydır beni bu bir aylık döneme hazırlıyorlar. Normalde enerji girişi olur, onu hissederim ve elimden geldiğince çabuk sizlere izlenimlerimi ve deneyimlerimi aktarmaya çalışırım ama bu sefer daha yoğun bir sessizlik, sakinlik ve “dinleme” zamanı gerekiyor sanırım. Önce biraz direnmiş olsam da, en sonunda bu daha sessiz döneme “evet” dedim. Niyetim ve dileğim, Eylül’de öğrendiklerimi daha iyi bir değerlendirmeden geçmiş halde sizlere iletmek.

Bu zaman sırasında çağırıldıkça, gerekliliğini hissettikçe burada yazılar yayınlayacağım, ama ne kadar sıklıkta olacağını bilmiyorum. Bu ana yazıyı ise en tepede tutacağım ve yeni yazılar – eğer olursa- bu yazının altında yer alacak. Email ve yorumlarınıza ise gecikmelerle cevap verebileceğim.

Şimdi çok önemli Eylül ayına gelelim. Hayır! Dünyanın sonu gelmiyor, herkes hep beraber yükselmeyecek, yanardağların hepsi patlamayacak (zaten şu anda 34 adet devasa yanardağ aktif halde, daha ne olacak?), meteorlar çarpmayacak, atom bombası patlamayacak! Ve 23 Eylül’de Papa Francis ve Obama dünyanın mahvolmasını da planlamayacaklar. Sizlerin böyle felaket haberlerine takılmadığınızı biliyorum, ama etrafınızdaki insanlara da biraz sakinlik aşılayabilirseniz kolektif olarak enerjik açıdan çok iyi bir yere ulaşmış şekilde Eylül’ü geçiririz.

Önemli tarihler ve enerjiler:

  • Aslında Eylül ayına 29 Ağustos’taki Süper Balık Dolunayı ile başlıyoruz. (İst 21.36)
  • 13 Eylül Pazar: Yeni Ay Başak’ta (İst 09.41), Parçalı Güneş Tutulması (maksimum tutulma anı İst 09.52, Türkiye’den gözlemlenemeyecek)
  • 23 Eylül Çarşamba: Sonbahar Ekinoksu (İst 11.22)
  • 28 Eylül Pazartesi: Süper Dolunay Koç’ta (İst 05.50), Kan Dolunayı, Ay Tutulması  (maksimum tutulma anı İst 05.47) ve Tetrad’ın sonuncusu
  • Eylül’ün son haftası, büyük ihtimalle 28 Eylül: X Dalgası da denilen, Gamma Işın Dalgası
  • Bu arada 6 Eylül’de Venüs geri yolculuğunu bitirirken, 17 Eylül’de bu sefer Merkür geri gitmeye başlıyor ve Satürn 18 Eylül’de Yay’a tekrar giriş yapıyor

Ve bu sadece kısa bir özet! İnanılmaz bir Eylül!

Ama (büyük ihtimalle aynı cümleyi daha önce de defalarca yazdım!), bu enerjiler bir günde giriş yapıp sonra gitmiyor. Bu tarihlerden birkaç gün önce yükselen enerjileri hissediyorsunuz, her birinin ilgili olduğu özel frekanslar hayatlarımızda, ruhlarımızda ve zihinlerimizde arınmadan güncellemeye kadar pek çok görevi yerine getiriyor ve burada bizimle kalıyor. Her biri bir diğerinin üzerine gelen yeni bir katman gibi çalışıyor ve aşamalı olarak evrimleşiyoruz.

Arkadaşlar, bu sene Mart-Nisan aylarında geçirmiş olduğunuz değişim günlerini düşünün, Eylül bence daha da güçlü olacak. Ancak, acılı olacak diye bir şey yok! Bir şeyi negatif ya da pozitif kılan bizim onunla ilgili yargılarımız. Her zaman seçim hakkımız var ve seçimimizi hafif, sevgi dolu, ferahlatıcı esintiden doğru yapabiliriz.

X Dalgası

Özellikle X Dalgası olarak isimlendirilen elektromanyetik ışın dalgasının olası etkileriyle ilgili çok yazı gördüğüm için, buraya kendi öngörü ve hislerimi yazmaya karar verdim. Bu enerji dalgasının en ilginç yönü, ana akım medya ve bilim insanlarınca tanınmış olması. Elbette bilim insanları bizim bu gibi platformlarda bahsettiğimiz diğer enerji dalgalarından da haberdarlar ama ilk defa yüksek sesle bir enerji dalgasının olası etkileri hakkında konuşuluyor. Ben bunu büyük bir evrimleşme işareti olarak görüyorum. (Time dergisinin konu hakkındaki yazısı oldukça yankı yaptı.)

Bu enerjinin kaynağı Dr. Simon Atkins’e göre kozmosun merkezinden geliyor. Yani bu Evrenin kalbinden! Kutsal Anne’nin Sevgi Seline böyle bir isim takılacağını düşünememiştim daha önce. Beklentiler ise ani uyanış, davranış kalıplarında değişim ve hücresel etkiler (yani çok bahsedilen DNA güncellemesinin bir sonraki aşaması olabilir). Bu anlatılanlar bana burada sürekli olarak bahsettiğimiz evrimleşme sürecinin devamı, hatta bu sürecin içinde birkaç on-yıllık zıplama gibi geliyor.

Başlangıcın Sonu

Sürekli olarak zihnimde “başlangıcın sonu” kelimeleri tekrarlıyor. Bu kelimeleri birkaç yerde birden okumuş da olabilirim, geçen günkü seansımda ise Michael (Baş Melek Mikail) bunu resmen teyit etti. Yani Eylül 2015 çok uzun süren ve olabilecek en az sarsıntıyla ilerlediğimiz Yükseliş sürecinin başlangıcının sonunu işaret ediyor.

Bence Yükseliş ve Büyük Uyanış süreci 1987’deki Harmonic Convergence ile başladı. O cesur yüreklerin toplu barış, huzur ve sevgi arzusu internet ve cep telefonu bile yokken dünya çapında 144.000 insanı aynı anda bir araya getirdi, barış ve huzur niyeti Evrende yankılandı, böylece bu günlere gelebildik! Bizim bakış açımızdan yavaş oldu ama kozmik açıdan bakılırsa, belki de çok hızlı oldu, 26000 yıllık bir dönemden tekrar uyanmak sadece 20+ yıl sürdü.

Peki, şimdi ne olacak? İkinci aşamaya geçiyoruz, uyanışlar çok daha süratli, etkiler çok daha gözle görülür hale gelecek. Önceki enerji girişlerinde etkiler 6 ay – 1 sene gibi bir zamana yayılıyordu. Örneğin, Türkiye’de 12-12-2012 ve 21-12-2012 enerji girişlerinin etkilerini 2013 yazında yaşamaya başladık. Ülke bir daha geri dönülmeyecek şekilde değişime uğradı. Sanırım, bu sefer 2015 sonu – 2016 başlangıcıyla büyük değişiklikler yaşamaya başlayabiliriz.

Değişiklikler neler olabilir? Arkadaşlar, işte bunu tam olarak bilmiyorum desem doğru olur. Çünkü değişim hep ama hep kişisel geliyor, sonra topluma yayılıyor. Toplumlarda daha önce görülmemiş bir barış ve huzur arzusu var. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan milyonlarca insan var.

Bir de değişimden ve kendi ruhlarından korkanlar var. Bir ihtimal, bu enerjiler o korkuları tamamen gün yüzüne çıkarıp temizlenmesini sağlayacak. Bu sarsıntılı olabilir ama bize kaldıramayacağımız kadar yüksek enerji asla gönderilmedi. Bunu hatırlayalım.

On the quayBeklentilerim ise şunlar: Pek çok insan Yıldız Tohumu ve Melek kökenlerini hatırlamaya başlayacak. Çok boyutlu zihnimize giriş ve meditasyon daha kolay hale gelecek ve elbette adına sezgi dediğimiz duyularımız keskinleşecek. Böyle olunca da bir başkasının acısını hisseden insanlar asla bir şey olmuyormuş gibi yapamayacak, bu hayatta belki de hiç tanımadığı kardeşlerine mutlaka yardıma koşmak isteyecek. Burada çok büyük bir toplumsal bilinç dönüşümünden bahsediyoruz.

Son aylarda ana akım medyada, prestijli makalelerde ve kitaplarda kapitalizmin sona erişi, yeni ekonomi, internet sayesinde üçgen hiyerarşinin ölümü, yeni demokrasi çözümleri gibi konular oldukça artan sayıda işleniyor. Bunu bir moda değil, değişen zamanların işareti olarak görüyorum.

Bu Pazartesinin (24 Ağustos) dünya çapında mali açıdan bir “Kara Pazartesi” ye dönüşmesi de bütün bu gelişmelerin bir işareti. Güney Afrika’daki demir cevheri arzındaki bir sorun Çin’e yansıdı, Çin’in para politikaları zaten gerçekçi değildi, Çin’deki sorun önce Avrupa sonra da Amerika borsalarını süpürdü. Şu anda sadece FTSE 100 şirketleri bir günde 100 milyar dolar civarında para kaybetti. Dostlar, bizler ne Afrika’daki, ne Brezilya ne de Çin’deki kardeşlerimizden ayrıyız. İstesek de istemesek de bu devasa ağın bir parçası, bir ilmeğiyiz. Yeni enerjiler bence şimdiden üstlerine düşeni yapıyorlar ve yepyeni sistemler için ortamı temizliyorlar. (Bu durumun değerler ve paranın yöneticisi Venüs geri giderken olması da tesadüf değil.)

Eylül’ü nasıl geçirmeli?

Fikrimce olabildiğince sakin bir ay geçirmeye özen göstermeliyiz. Merkezde ve dengede kalmalı, sık sık, hatta günde birkaç defa topraklanmalıyız. Her akşam uygulamaya devam ettiğimiz “Huzur, Barış, Denge meditasyonu”, ve onun yanı sıra “Kutsal Anne’nin Sevgi Seli Meditasyonu” bize yardımcı olacaktır. Nefesinize dikkat ederseniz, sabahları en azından beş dakika nefes dinleme, mantra tekrarlama gibi ufak bir meditasyon yaparsanız güne çok güzel başlarsınız. Enerji temizliği, şükran hissi her zaman yardımcılarımızdır. (Sabahları özellikle 10 dakikalık meditasyon serisinden herhangi birini öneriyorum. Bunları sol sütundaki “Meditasyon” kategorisinde bulabilirsiniz.)

Bu enerjileri ilk defa derinden hissedecek kişilerin bizlere ihtiyacı olabilir. Etrafınızdakiler çok değişik, ilginç, hatta size çılgınca gelebilecek şeyler yapabilirler. Onlara sevgi ve saygıyla yaklaşmayı hatırlarsak yolun yarısını almış oluruz. Hepimiz bu yollardan geçtik, hepimizin bir “ilk uyanış anı” oldu ve bazen o anlar oldukça zorluydu!

Ben de yazının en başında söylediğim gibi yönlendirildikçe burada sizinle faydalı olabilecek bilgiler paylaşmaya devam edeceğim ama bunun ne sıklıkla olacağını bilmiyorum. Kişisel olarak ne gibi değişikliklerden geçeceğimi de bilmiyorum ama her şeyin harika olacağını ve her ne ise bunu birlikte başaracağımıza derinden inanıyorum.

Hepinize harika bir Eylül, harika bir güncellemeler serisi ve sevgi dolu günler diliyorum.

©Mor Alev 2015

Not: Bu yazıyı yayınlamak üzere iken, Mor Alev Dostundan bir mesaj geldi. Eylül’de çevirilere devam edeceğini söylüyor. Belki de bu özverili muhteşem ışık işçisi sayesinde blog o kadar da sessiz kalmayacak. Ona hepimiz adına en içten teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi gönderiyorum.

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

16 replies »

  1. ne mutlu size yüksek benliğinizle irtibata geçmişsiniz..nasıl. birşey yüksek benlik bir his mi, ses mi nasıl birşey..çok istiyorum yüksek benliğime ulaşmayı ancak meditasyonlarımda belkide korkuyorum..nasıl birşey olduğunu bilmediğim için…cevabınız için şimdiden teşekkürler.. hepimizin en yüksek hayrına bir eylül diliyorum…sevgiler

    Beğen

    • Sevgili Neşe, lütfen lütfen, siz benim eski okuyucumsunuz. Meditasyon yapın, iç sesinizi dinleyin. Yüksek benliğiniz ya da diğer adıyla öz benliğiniz içinizde. Başka bir yerde değil. Eski yazılarıma lütfen bir göz atın. Bu konularda çok yazdım. Korkacak bir şey yok çünkü o sizsiniz, sadece daha büyük parçanız. Sevgilerimle

      Beğen

  2. sevgılı mor alev yıne muhtesem ve cok degerlı bılgıler okudum. cok tesekkur edıyorum. yaşanan ve yaşanacak olan her sey bütünün hayrına olsun.
    ıyıkı varsınız. sevgıler gonderıyorum.

    Beğen

  3. ismim uğur ziper ..yazınızı için teşekkür ederim ..”eylüldeki heyecanınız benimle tanışmanız kadar ilginç gecer umarım” ..bu diğer yazılarınıza yaptığım yorumlarda beni daha fazla önemsemenizi sağlayacaktır ..tanıştığımıza memnun oldum ..

    Beğen

    • Sevgili Uğur, bu platformda ayrımcılık yapılmaz ve elimden geldiğince herkese aynı ilgiyi gösteririm. Önem sıralaması yok, daha fazla ya da az yok. Bloga hoş geldiniz. Sevgilerimle

      Beğen

  4. İnanıyorum ve biliyorum: herşey muhteşem bir şekilde gerçekleşecek, ve de öyle OL’sun!

    Beğen

  5. Çok teşekkür ederim Sevgili Mor Alev. Eylül ayı bütünün en yüksek hayrına, iyiliğe, huzura ve barışa doğru yol alsın, kalp atışlarım hızlandı, heyecanla bekliyorum…

    Beğen

  6. Sevgili Mor Alev ismim Serap. Uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum ve ilgiyle okuyorum. Çok teşekkür ederim. Sizinde dediğiniz gibi Eylül ayı gerçekten çok hızlı baladı. Hep kendi özel hayatım hemde ülkemiz açısından. Umarım her şey bütünün ve bizim en yüksek hayrımıza olur. Dostluk ve kardeşlik dolu günler ümidiyle…Nameste ❤

    Beğen

  7. Sevgili Mor Alev, Eylül benim için çok sert geçiyor. Bundan daha fazlasını düşünemiyorum. Acı ve korku tavan yaptı. Sizin yazılarınız da kesildi. İyi birşeyler duymak güzel olurdu. Sevgiler.

    Beğen

    • Sevgili Neli, topraklanın. Salıverin. Derin nefes alın. Bunlar ilk panik ve acı duygularını yatıştırır. Mutlaka düzenli meditasyon ve tabiata çıkmayı öneririm. Bir saksı çiçek bile bizi dengeleme gücüne sahip. Bütün bu yöntemler için bloğun sol tarafındaki konular başlığı altındaki meditasyon kategorisine tıklayın. Sevgilerimle

      Beğen

  8. Merhaba öncelikle.
    Kafama takılan bir şeyi iletmek istiyorum.
    Bir süredir yazılarınızı takip ediyorum ve özellikle artık aklımda bir soru işareti oluştu…Aslında tam olarak böyle düsünmesem de aklımın kücük bir kösesinde böyle bir ifade var ve bunu size iletip cevap alabilceğimi umdum.
    Enerjiler bana sanki değişime zorluyor,bir tohumu sanki zorla çiçek açtırıyormuş gibi geliyor okuduklarımdan…
    Bu da özgür irade nerede ? diye sormama neden oluyor.
    Bu durumu nasıl açıklayabilirim kendime cevap için şimdiden teşekkürler

    Beğen

    • Sevgili Mehmet, acaba özgür irade değişimden korkan egonuza mı ait, yoksa değişimi isteyen kalbinize mi? Benim de aklıma bu soru geldi. Şimdi kelime oyunu yapıyormuşum gibi olacak ama, siz hangi iradeyi seçiyorsunuz? Benim yazılarda bahsettiğim özgür irade, kalbini dinlemek ve sizi mutluluk ve coşkuya götüren yolda devam etmek isteyen, yani etrafında “sus, otur, denileni yap, sakın yoldan çıkma, binlerce yıldır ne yapıyorsak onu yap” diyen egoları dinlemeyen ve kendi seçimlerini kendisi yapan kişinin özgür iradesidir. Acaba açıkça ifade edebildim mi, bilmiyorum. Bazen kalbimiz olağan ve geleneksel olanı seçer, bunda bir sorun yok. Demek ki o durumda doğru olan odur. Bazen de kalbimiz alışılagelmişi reddeder, tamamen aksi yöne gitmek ister. İşte sorun o zaman ortaya çıkar. Sizin tohumunuz tomurcuklanmak için biraz alışılagelmişten uzaklaşmak istiyor olabilir. Özgür iradenizle mutluluk için cesur bir adım atacak mısınız, atmayacak mısınız? Umarım yardımcı olabilmişimdir. Sevgilerimle

      Beğen