Melekler: Olduğunuz Gibi Sevilmeye Layıksınız

Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Uyku,  “ben”in geçici ölümü ve çok daha büyük varoluşunuza genişlemenizle harikulade bir deneyimdir. Uykudayken, bilinciniz geçici olarak kendini beden ve zihinle tanımlamayı bırakır. “Siz”, kendini bir ruh olarak anlamaya ve çok daha büyük bir farkındalığa doğar. Siz, sevgiye teslim olursunuz.

İşte bundan dolayı, zihniniz araya girmediğinde, uyku sırasında derin bir şifalanma gerçekleşebilir. İşte bundan dolayı, yatağa sorularla gider ve yanıtlarla uyanırsınız. İşte bundan dolayı, iyi bir gece uykusundan tazelenmiş kalkarsınız. 

Aynı zamanda bundan dolayı, iyi uyumadığınızda, geçici olarak zihnin şalterini indirmenin ve sadece “olmanın” yolunu bulmanız önemlidir. Çünkü ister uykuda olsun, ister dinlenme halindeyken – düşünce ve endişelerden özgürken – ruhunuzun doğal oluş haline geri dönersiniz. Sevgiyi kabul etmeye, akmaya, güvenmeye, rahatlamaya ve hayatın mükemmelliğine teslimiyete açık olursunuz.

Ne zaman zihninizi kapatırsanız, düşünceleri sakinleştirirseniz ve basitçe sevgiye teslim olursanız, Kaynak’tan gelen ve her zaman varolan, tutarlı, mucizevi enerji akışına açılırsınız. Size her zaman yardım etmeye çalışan sevgiye.

İyi uyumamışsanız bile, güzel bir müzik koyup sadece onun içinizden akışını hissedin. Rahatladığınızı hissedene kadar kalbinize derinden ve yavaşça nefes alıp verin. Meditasyon yapabilir, tabiatta huzurla yürüyebilir, yemek pişirebilir, köpeğinizi sevebilir veya zihninizi geçici olarak durduracak, kendinizi “anda kaybedecek” çok çeşitli şeyler yapabilirsiniz. Bu alanlardayken, zihnin her zamanki konuşkanlığı ile uyguladığı alışkanlık filtreleri olmadan, filtrelenmemiş sevgi alırsınız. Bu alıcılık alanında, mucizeler olası, çözümler kolaylıkla ulaşılabilir, yönlendirmeler erişilebilir olur.

Bu sevgi akışına uykunuzda veya zihin-siz haldeki saadet anlarında kolaylıkla açık olabilseniz de, buna gündelik uyanık zamanlarınızda da bilinçli ve isteyerek de açılabilirsiniz.

Bir dakikalığına durun. Kalbinize nefes alın. Kendinize “Ben olduğum gibi seviliyorum” deyin. Bu gerçeğin bütün bir bedeninize, zihninize, ruhunuza akmasına müsaade edin. Neden sevilmeniz veya sevilmemeniz gerektiğine dair şartlar koymayı bırakın ve çok daha büyük gerçeğe açılın. Siz seviliyorsunuz.

Şimdi kendine şunu söyleyin. “İlahi olan beni tam da olduğum gibi seviyor…. Tam da olduğum gibi.” Bununla nefes alın ve izin verin suyun her köşeye, her çatlağa, her, her oyuğa sızdığı gibi veya ışığın bedeninizin en ufak alanlarına bile yayıldığı gibi, ruhunuzun her yerine yayılıp işlesin. Bunu kalbinize nefes alırken birkaç defa tekrarlayın ve izin verin sizi doldursun. Bunu niyetinizle hissedin. Bunun gerçeğini kucaklayın.

Zihninizden çok daha derin bir şey, bu sözcüklerin doğruluğunu biliyor. Çünkü içinizde yaşayan ve nefes alan Kaynak kendi sevgisini tanıyor. Açın, açın, açın, sevgili dostlar. Bırakın sizi yaratan sevgi sizi doldursun. Sevgiye direnmeyi durdurun. Nefes alın. “İlahi olan beni tam da olduğum gibi seviyor.” İzin verin içeri aksın.

Uyuduğunuzda bu sevgiye teslim olursunuz. Zihninizi kapatmanın yollarını bulduğunuzda bu sevgiye teslim olursunuz. Bilinçli ve isteyerek bu sevgiye teslim olduğunuzda, mucizevi yardım, şifa ve değişime açık hale gelirsiniz, tamamen uyanık olsanız bile. Bu alıştırmayı günde birkaç defa deneyin.

Siz sevgiye teslim olmayı istiyorsunuz. Siz onun size doğru geldiğini hissediyorsunuz. Siz, Yaratan’ın sevgisini kazanmak için uğraşmanıza gerek olmadığı gerçeğini hissetmek istiyorsunuz. Siz, Yaratan’ın sevgisi için “layık” olmak zorunda değilsiniz. İlahiden gelen, hep akan, asla tükenmeyen koşulsuz sevgiyi almak için hiçbir şey başarmak, hiçbir şey olmak, hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz. 

Siz, sevgililer, ve bütün bir yaratılış, bu sevgiyi sürekli olarak alabilirsiniz. Ama sadece buna kendinizi açmaya siz karar verebilirsiniz.

Çiçek, sürekli parlayan güneşi kazanmak veya ona layık olmaya çalışmak zorunda değildir.

Toprak ona kaçınılmaz bir şekilde yağacak olan yağmuru kazanmak ya da layık olmaya çalışmak zorunda değildir.

Hayvanlar, onlara özgürce sunulan gıdayı kazanmak ya da layık olmaya çalışmak zorunda değildir.

Bedeninizdeki hücreler onlara sürekli sunulan besin ve bakımı kazanmak veya layık olmaya çalışmak zorunda değildir.

Siz, sevgililer, size hiç durmadan akan sonsuz sevgiyi kazanmak veya layık olmaya çalışmak zorunda değilsiniz.

Açın. Kalbinize nefes alın. Kendinize söyleyin, “İlahi olan beni tam anlamıyla olduğum gibi seviyor” Bu sözlerin içinize derinlere sızmasına izin verin, sizi doldursun, sizi yumuşatsın ve en sonunda hatırlatsın, siz şimdi ve her zaman, Yaratanınızın gözlerinde bütünsünüz, kıymetlisiniz ve seviliyorsunuz.

Bu sevgiyi içeriye gerçekten almaya izin verdiğiniz anda, bütün bir hayatınız değişmeye başlayabilir. Nefes alın sevgililer. Yaratan sizi tam da olduğunuz gibi seviyor.

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

***

Sevgili Dostlar, bu şifa ayında, Cumartesi günkü yeni ay yazısında şu çağrıyı yapmıştım, gözden kaçırmış olabilecekler için tekrar edilmeli:

“Böyle yazıları okurken, sevgiden bahsederken oldukça cömert ve açık görünebiliriz. Mesaj veren Arkturuslulara, Baş Meleklere hak verebilir, “Evet, evet, ben de aynen böyle düşünüyorum, böyle hissediyorum” diyebiliriz. “Bir olalım. Hepimiz biriz zaten. Herkesi olduğu gibi kabul ediyorum.” Ama öyle bir parçamız var ki, ve çok iddialıyım bu konuda, içimizde derinlerde öyle bir inanç var ki, gerçek sevgiden neredeyse ölesiye korkuyoruz! Bir nefeste Gabriel’le, Michael ile, Radyan Işık Konseyi ile, ya da okuduğumuz bir Gibran veya Rumi dizesiyle hemfikir olurken, ikincisinde dönüp gündelik hayatımıza hiçbir şey olmamış, sevginin hiç de önemi yokmuş gibi devam edebiliyoruz. Sevginin içimize işlemesine izin vermiyoruz. Çift karakterli bir hayat sürdürüyoruz. Bu da ruhumuzda ve zihnimizde inanılmaz çatışmalar ve dengesizlikler yaratıyor. Sevince aç kalmayacağız, sevince kurban olmayacağız, sevince terk edilmeyeceğiz, küçümsenmeyeceğiz, sefil olmayacağız. Sevginin uzun mücadeleler ve ıstıraplar getirdiğini binlerce yıl ince ince bilinçaltımıza kazımış olan o eski masalları, efsaneleri bilinçaltımızdan silmenin vakti şimdi.”

Hepimiz sevmeye ve sevilmeye layığız.

Ann Albers ve Meleklere çok teşekkürler. (visionsofheaven.com)


En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2021 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.

Copyright © 2021 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

9 comments

  1. İlahiden gelen, hep akan, asla tükenmeyen koşulsuz sevgiyi almak için hiçbir şey başarmak, hiçbir şey olmak, hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.”
    Sevgili Mor Alev, bunu iyice idrak etmek ve iliklerine kadar islemesi gercekten bu hayattaki en onemli sey gibi geliyor bana. Ve bir sekilde, bu olana kadar da, cok buyuk cesaret istiyor. Ne tuhaf degil mi, en cok kendi isigimizi gormekten korkuyoruz, salivermekten.
    Devamindaki hatirlatman o kadar yerinde ki. Dün yine cift karakterli yasamakla ilgili bir sey fark ettim kendimde. Disaridan bakan icin kucucuk minnacik biseydi ama iceriden benim her kararimda, her gorusumde rol sahibiydi… “Cabalamama” sebep oluyordu,yani tekrar tekrar buyuyup her seyi salarken, “zihnimin rahati icin” biseycigi sikistirip tutmusum… Onu saldigimda nasil da o oldugumuz sonsuz huzur geldi, derin bir sessizlik. Sonrasinda zihnim “ben ölümlüyüm ve öldügümde böyle olacak” hissini yansitti aynasina. (Ölüm diyince korkunc bir sey gibi dusunmeyelim, tipki nefes vermek gibi rahatlatici aslinda, cok hakiki olmasindan korkmayi birakabiliriz bence. Biz de hakikiyiz, bedeni birakmamiz bunu degistirmeyecek,tipki uykumuzda degistirmedigi gibi.)
    Bir sure aptal gibi de hissettim, hani cennetteki alinlara saplak indirdigimiz his 🙂
    “nasil goremem ve nasil kendimi bu dar kaliba kendim soktugumu unuturum. Bunu basindan beri ben yapiyorum, kendi yazip kendi oynadigim bir hikaye bu. Oyleyse kendi yazdigim seyden nasil bunca zaman drama yapabildim ki?”
    Ve o an anladim, bildigim her seye ragmen hicbir seyi gercekten bilmiyorum. Cam acikken israrla pervaza toslayan minik aptal bi ari gibiyim. Ve bu koca evrende cok ama cok siradanim, ben yeryuzunden gittigimde dunya bir an bile tereddut etmeden donecek, bir an bile gunes dogmakta gecikmeyecek. Tum bunlar karamsarligin aksine bana kosulsuz sevginin derinligini anlatiyor, beni ilahi sevgiyle yikiyor. Tipki o ari gibi, tamamen ilahi ozenle ve buyuk bir sevgiyle yaratilmis… Hayat hediyesini tasiyan her sey gibi, hepimiz icin esit ve sonsuz sevgi. Ne kadar “önemli” oldugumuzun hicbir anlami olmayacak kadar seviliyoruz, bunu idrak edecek ilahi zekaya daha derinlemesine ulasmamiz dilegiyle🙏 sevgilerimle.

    Liked by 2 people

  2. Sevgili Mor Alev Merhaba,
    Ne güzel sizinle olmak. Yüzümde hep gülümseme ile okudum. Bu duygu yüreğimde. Teşekkür ediyorum teşekkür ediyorum teşekkür ediyorum 🙏🙏🙏💖💖💖💖💖

    Liked by 1 kişi

  3. Merhabalar Sevgili Moralev Ailesi,
    Tatildeyim, tel açmıyorum, ekrana ara verdim, ama bu sabah bidik önce çişle sonra kakayla beşten beri ayakta tutunca, uykusuzluğun verdiği yarı öfke yarı çaresizlikle bir bakayım bir yazı varsa okuyayım dedim. Yazının uykusuz kalsam bile hala “olabilir” hala sevgiyle dolabilir olmakla ilgili bir yazı olmasına gülümsedim. Çünkü bir kaç gündür uyuyamoyorum, o yuzden de planladığım kadar “anda” neşe keyifte değilim, git gelim, bir de reglim… Şeklinde dramalarda dolanıp durdum:) çok iyi geldi bu yazı, çok.
    Sevgili Meleklerile,
    Sizin yorumlarınıza bayılıyorum. Moralevden başka bir yazı daha okumak gibi, kendi zihnimi, kendi yorumumu okumak gibi geliyor. Bugunki yorumunuzu okurken, “önemli” olmak gayretinin ne kadar gereksiz olduğuna vurgunuzda (ki geçen diğer bir yorumunuzda da bahsetmiştiniz) içerde hala bir yerde bir direnç, bir anlayış süreci hissettim. Tabii bu benim süzgecim, benim kendi aynamdaki yansıma. Ama sizi kendime çok yakın hisseden bir okuyucu olarak, “önemli” olmak, olmamak, bu dualitenin bir fikir olarak bile tohumlanmadığı bir alanı tutabilir misiniz acaba diye geçti içimden.
    Burada sabah çok erken, kuşlar yeni günü selamlıyor, doğa uyanıyor ve ben, okyanusun ihtişamına, her kum tanesinin birlik içindeki varoluşuna, o kocaman dalgaların gelip gidişine, eksilmeyişine, çoğalmayışına, tamlığına hayran hayran bakıyorum…

    Liked by 1 kişi

  4. Sevgili mor alev
    Seninle yaptığımız çalışmadan sonra hayatım değişti. Hergün bugünkü mesajım ne diye heyecanla bekliyorum yazılarınızı.
    Varlığınıza şükranlarımı sunuyorum.Lutfen kabul edin.
    Ve sonsuz teşekkür ederim ❤

    Liked by 1 kişi

    1. Sevgili Serpil, neredeyse dört yıl olmuş. Etkilerini hala yaşadığın için çok mutlu oldum. Paylaştığın için ben teşekkür ederim. Sevgilerimi yolluyorum.

      Beğen

Yorumlar kapatıldı.