Zamanın Ruhu

Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler (Ekim 2017) – Bölüm 2

“Suç ve suçlamak bir yalandır. Bu bir yalandır. Evrende herhangi bir yere suç yüklemenin hiçbir faydası yoktur, suçlu ilan edip de başkalarının gücüne sahip çıkılmasından başka. Ve bir başkası üzerinde güç sahibi olmak da yalandır. Tüm gerçek güç kendinizden gelir ve sadece kendiniz üzerinde kullanılabilir.”

Temmuz 2017, Konsey

Little prince 3Sevgili Dostlar, ikinci bölüme Konsey’den bir alıntıyla başladık. (Bağlantısı burada) Suç yok. Ve suçun, suçlamanın, suçluluk duygusunun, utanmanın ve bütün bunlardan dolayı kendini farklı göstermeye çalışmanın, kendini sevilemez, yetersiz, değersiz hissetmenin hiç ama hiç olmadığı bir dünya düşünebilir miyiz? Bu bilgiyi günlük hayatlarımıza nasıl uygularız?

Kutsal Kadın ve Erkek

Son haftalarda, özellikle Jüpiter’in Akrep burcuna girişiyle en derin toplumsal gölgelerimizle yüzleşmeye başladık. Binlerce yıldır alışmış olduğumuz bazı davranışlarımız, düşüncelerimiz ve sözlerimizin bile ayrımcı olabileceğini anlamaya doğru gidiyoruz. Neler cinsiyetçidir? Neler cinsler arası ayrıma yol açar? Çocuklarımıza nasıl davranmayı öğretiyoruz? Daha da önemlisi nasıl davranarak örnek oluyoruz?

Kutsal Erkek kimdir? Kutsal Kadın kimdir? Bunlar nasıl enerjilerdir ve nasıl bedenleniyorlar?

Geçen hafta Terazi’deki yeni ay sırasında Lilith de geri yolculuğuna başladı ve Yay burcuna geri girdi. Lilith için bastırılmış dişi enerjinin isyanı ve öfkesi diyebiliriz. Yay ise gerçekleri arar ve düşünce ve inanç sistemlerini temsil eder. Regulus ise bildiğiniz gibi dişi Başak’a geçeli ve 21 Ağustos’taki büyük tutulmaya imzasını atalı sadece iki ay oldu. Yazının birinci bölümünde bahsettiğim etkileri şu anda bütün dünyada görüyoruz, bence bu sadece bir başlangıç. Şimdi bütün olanlara yüksek perspektiften bakmayı deneyelim ve bugün yine Steve Rother kanallığında Grup (The Group) mesajına dönelim.

hands“Düalite/zıtlık alanında o kadar inanılmaz uzun yaşadınız ki, gerçekte bütün olduğunuzu unuttunuz. Bu oyunu zıtlıklar arasında bir o tarafta bir bu tarafta oynayıp duruyordunuz. Zıtlık ifadeleri dişi ve erili de kapsıyordu. İnsan deneyimi dişi yöne doğru kayıyor. Ah evet, haberlerinizi izlerseniz, olan olaylara bakarsanız, cesaretinizi kaybedebilirsiniz. Dünya olaylarında gördükleriniz kelimesi kelimesine dimdik bir uçurumun kenar noktası, dönüşü olmayan bir devrilme noktasıdır. (Kırılma noktası)

‘Dünya liderlerinizin’ hareketleri sizi eril enerjide o kadar uç noktaya götürüyor ki, dengeyi çağırıyor. Dişi her şeyi eline geçireceğinden değil, bu bizim yolumuz değil, daha ziyade yükselen dişinin getireceği yeni bir dengedir. İşte sizden yapmanızı rica ettiğimiz şey de budur, dengelenin. İnsan ırkının gelişimine ait devasa bir sarkaç var, ileri ve geri salınıyor. Sarkaç bir tarafa o kadar çok çekildiğinde, sıçrayıp ritmini değiştirir ve yeni bir salınım yaratır. Eğer dişi olan gücüne sahip çıkarsa, bu insanlık için mümkündür.

Konu hakkındaki duruşlarını yeniden değerlendiren pek çok insan olacaktır. Gerçekten ne yapmak istediklerini ve bu konuda diğer herşeyle nasıl çalışacaklarını görmeye başlıyorlar. Bunlar hepinizin yeni bir dengeyi bulabileceği zamanlardır. Aradığınız şey budur. Ve size söylüyoruz, dişi yön o kadar uzun zaman sessiz kaldı ki, sessiz olmanın zayıflık olduğunu düşünen pek çokları var. Dişinin gerçek sağlamlığının bir parçasıdır bu; dişi çok sessiz bir enerjidir. Dişi olan genelde derinlerdedir ve inanılmaz esnektir. Eril ve dişi, kuvvet ve uyumla karşılaştırılabilir ve gerçek güç budur. Dişi güç farklı şekillerde çalışır. Şimdi onunla çalışmaya başladığınıza göre, her biriniz kullanabileceğiniz sessiz bir güce sahip olduğunuzu da fark etmeye başlıyorsunuz. Onu öne çıkarmanın vakti şimdidir. Dişi ya da erkek bedeniniz olabilir, ne olursa olsun, herkes sessiz dişi enerjiye dünyanızda yeni bir yer vererek yeni bir dengeye ulaşabilir. Bu dengenin ustası olan erkekler ve kadınlar çok manyetik parlak ışıklar haline gelecekler. Evrimleşmenizin dev bir aşamasındasınız, her şey değişiyor ve bu bizim bakış açımızdan saf sihir gibi görünüyor.”

Suç yok dedik ve böylece baskılanmış dişi enerjinin öne çıkmasından konuştuk. Bedenimiz ister kadın olsun, ister erkek, her şekilde öne çıkan enerjimiz eski (kutsal olmayan) erkek enerjiydi ve bu artık bitti.

Şimdi, bu yazıları okuyoruz, bilgileri bir tarafa biriktiriyoruz ve sonra da günlük hayatımıza dönüyoruz. Peki, işin en önemli kısmında, günlük hayatımızda nasıl davranıyoruz? Genellemelere gidiyor muyuz? Örneğin, kadınların bir sürü genellemelerle erkekleri otomatikman suçladığını görüyoruz ya da erkeklerin kadınları aşağıladığını… ve bunu farkında bile olmadan yapanlarımız oldukça fazla. Oysa hepimiz birbirimizin yansımasıyız. Bunu arkada bırakmak için neleri değiştireceğiz, değiştireceksiniz? Nasıl suçlamadan ve suçlu hissetmeden bu yolda yürüyeceğiz? Buna her birimiz kendisi karar verecek ve uygulayacak. Bu hepimizin sorumluluğu, hepimizin kendi seçimi.

Beşinci Boyutta mıyız? Hızlandırılmış Zaman Çizelgesi?

Sevgili Dostlar, ben artık topluca beşinci boyuttaki bilincimize bağlandığımıza inanıyorum. Yani, artık 5D ve üzerine geçiş serbest. Ama biz bunu kabul ediyor muyuz? Biz bunun gerçekten farkında mıyız?

Ben bu işin başındayken, yıllar önce Yükselişin uzun ve zorlu bir süreç olacağını düşünürdüm. Şimdi ise Yükselişin çok basit ve hızlı olduğuna kanaat getirdim. Fakat… Fakat bizlerin Yükselişi kabul etmesi, Yükseldiğini anlaması ve yeni paradigmanın kurallarına göre oynaması asıl zor olan! Yani hepimiz 3D bağımlılığını üzerinden atmaya çalışan birer müptela gibiyiz. Faydalı olmadığını, ilerlememize hiçbir katkıda bulunmadığını bile bile yine aynı şeyleri yapıyoruz! 5D deyiz ama 3D deymiş gibi oynuyoruz.

Geçen yıl “Hızlandırılmış Zaman Çizelgesinden” bahsettiğimizi hatırlıyor musunuz? Evet, o çizelgeye geçtik, tüm eski planları yırtıp attık ve gelişimin çok daha hızlı olduğu bir gerçeklikteyiz. Geçmiş yıllarda verilmiş olan bir takım bilgilerin de geçerliliği kalmadı, bunları da elemeye geçiyoruz. Yeni Enerji Spektrumu ise bedenlerimizin de bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması için olabilecek en büyük yardımı yapıyor.

Joseph Parkerİşte bütün bunlar sebebiyle yine geçen yıl yapmış olduğum bir benzetmeye geri dönüyorum: Derin Uzay Yürüyüşü… Nörolojik bağlantılarımız yeni duruma uyum sağlayana dek, alışkanlıklarımızı değiştirene dek aşağısı yukarısı, sağ sol, insanlık için biraz karışık devam edecek.

Örneğin zaman asla yetmeyecek, yetmiyor! Çünkü bitti. Yer, mekan kayboluyor. İnternet var! Bir 3D gerçekliğe daha veda ediyoruz. Bedenlerimiz ise tuhaflıklar yapabilir, çünkü bildiğimiz beslenme şekilleri bence bitti ve hepimiz vegan ya da onun ötesi olana dek bedenler tuhaflıklarına devam edecek. (Bu arada ben vegan değilim, bir şekilde o noktaya henüz gelemedim ama zamanla geleceğimi umuyorum) Bir başka örnek de, teknolojidir. Gözle görülür, çok büyük bir teknoloji devrimi yaşıyoruz. Teknolojiden korkmanın nafile olduğuna inanıyorum. Sadece 3D alışkanlıklarımızı bıraktığımızda bu harika yeni teknolojilerin nasıl hepimizin yardımına koşacağı konusunda yeni fikirler getireceğiz.

Neşe-Keyif-Coşku

Sevgili Bilge Baykuşlar, inanılmaz hızlı yol aldık, alıyoruz. Bu bahsettiklerimi günlük hayatımıza geçirmekte ise zorlanıyoruz. Sorunu bırakalım. Çözümlere bakalım isterseniz. Bende tam çözüm formülü yok, çünkü çözüm ve sorunlar hepimiz için farklı anlamlar ve farklı yenilikler taşıyor. Herkes kendi çözümünü bulacak. İşte bu yüzden bu yazıda oldukça fazla soru sordum. Her birimiz kendimiz için düşünmeliyiz. Fakat elimizde oldukça büyük ipuçları da var:

Birincisi değişimden korkmamak ve direnmemek. İkincisi günlük yaşamımızı farkındalıkla yönetmek. Üçüncüsü ise aslında özgür olduğumuzu ve hayatımızı kendi seçimlerimizle özgürce yarattığımızı kabul etmek. Sonra da neşe-keyif-coşkuya doğru hareket etmek.

Bir yılı aşkın süredir neredeyse her yazıda neşe-keyif-coşkudan, kendimize ait neşe-keyif-coşkuyu bulmaktan bahsediyoruz. Yükselişin yolu –  ya da yükseldiğimizi anlamanın yolu – işte bundan geçiyor. Arkturus Grubu Marilyn Raffaele aracılığıyla geçen hafta şunları söylüyordu:

“Yeryüzünde pek çok keyifler, neşeler ve coşkular deneyimlenmeyi bekliyor. Neşe-keyif-coşku enerjisi İlahi enerjiye en yakın olan enerjidir. İzin verin hapsedilmiş ihtişamınız kaçsın! (Robert Browning) Böylece hayatınızın her köşesine yansısın. İnsanları, yerleri, şeyleri, hareketleri iyi-kötü gibi düalitenin bir yansıması olarak etiketleyen tüm şartlanmaları salıverin. Ünlü yazarınız Shakespeare’in sözleriyle “Hiçbir şey ya iyi ya da kötü değildir ama düşünerek öyle yapılırlar.” Her zaman tüm durumlarda daha da derine bakınız. Yapmaya, yapmaya, yapmaya artık ihtiyacınız yok. Çünkü olmaya, olmaya, olmaya hazırsınız.”

11-11

Arkadaşlar, bu Ekim yazısı 1 Kasım’da yayınlanıyor. Dünkü yazıda Kasım ayıyla ilgili yazdıklarıma verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim. Hep beraber Kasım ayını onurlandırıyoruz ve onu sevmeyi de öğreniyoruz. Bugün 1-11-1 ve müthiş bir enerji girişi var. Hepinize harika bir 11-11  portalı diliyorum. Anda kalın. Farkında kalın. Neşe-keyif-coşkuda kalın.

©Mor Alev 2017

Notlar:

  1. Eğer okumadıysanız, birinci bölümün bağlantısı burada.
  2. Steve Rother’in kanallığını yaptığı The Group’un mesajının tamamını lightworker.com’da bulabilirsiniz.
  3. Marilyn Raffale’in kanallığını yaptığı Arkturus Grup Mesajının tamamını onenessofall.com’da bulabilirsiniz.

 

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

 

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

8 replies »

    • Sevgili Getoile, ben bildiğiniz gibi her gün meditasyon yapılmalı düşüncesindeyim. 11 Kasım’da da içinizden geldiği gibi meditasyon yapabilirsiniz. Eğer o tarihe doğru blog hamilerinden bir çağrı hissedersem özel bir çalışma yayınlayabilirim. Sevgilerimle

      Beğen

  1. Cumartesi günü göksel olarak ne oldu yada neyin etkileri devam ediyordu bilmiyorum ama son 4 gündür gel git yaşamadım. Korkularım sıkıntılarım hazırda bekliyor onları görüyorum “gamze evet şimdi berbat hissetmelisin unuttun mu” diyor ama hiçbir şey olmuyor. İçimde bir rahatlama bir boşluk… Son zamanlarda o kadar çok enerjim değişiyordu ki aynı gün içinde bile,bu halime şaşkınım. Sizinle paylaşmak istedim. ❤

    Liked by 1 kişi

Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı buraya yazın. Elimden gelen en kısa zamanda size cevap vermeye çalışacağım.Teşekkürler

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s