Yükseliş - Büyük Uyanış

Kolektifiniz Uzun Uzun Düşünüyor

rob-gonsalves-bridgeSevgililer,

Diğerleri mucizeler ve ışıldayan hisler bildirirken, bunları yaşamayanlarınız dışarıda bırakıldığınızı hissediyorsunuz. Belki bir zamanlar bunlara yakın mucizeler ya da hisler deneyimlediniz. Ama bu uzun zaman önceydi ve şu anda gününüze devam ederken duyduğunuz hep aynı olma hissine uymuyorlar.

Varlığınızın doğruluğunun her gün yeniden onaylanması ihtiyacınızın ötesine evrimleştiniz. Aynısı okuma becerinizin harika bir şekilde ilerlediğini söyleyecek bir öğretmen ya da ebeveyne ihtiyacınız olmadığı zamanlarda da geçerliydi. Benliğinizin herhangi bir parçası için anında ödüllendirilme gereksinmesini aştınız.

Gerçekte, pek çoklarının birkaç ay önce bile öngöremediği bir kavşağa ulaştınız. Yeryüzü dışındaki bilgiler ve öğretmenler ihtiyacının ötesine evrimleştiniz. Bu bilgiler ihmal etmiş olduğunuz detayları hatırlatsa da; böyle bilgiler, bir zamanlar okumayı öğrendiğinizde ve uzun kelimeleri nasıl seslendireceğinizi gösterecek bir yetişkinin yardımına artık ihtiyacınız olmadığı zaman gibi çok önemli değildir.

Benzetme kullanırsak, sadece ilgi ve dikkatinizi isteyen daha karmaşık kitaplara evrimleşiyorsunuz. Bundan dolayı, kendi benliğinize dönüşümü yaşarken, bir şekilde ihmal edilmiş, unutulmuş hissediyorsunuz.

Belki, daha önce kimsenin cesaret etmediği ya da keşfedemediği alanlara değiştiğinizi unuttunuz. Yani bu zamanda yeryüzüne ait olmayan bizler bile gözlemleyebiliyor, danışmanlık yapabiliyor ya da sizi cesaretlendirebiliyoruz ama tam olarak neyi keşfettiğinizi bilmiyoruz.

Evrenleri değiştiriyorsunuz, hayal bile edemeyeceğiniz şekillerde.

Hiç yüksekokulda okumamış ebeveynleri ve çocukları yüksekokullarından mezun olup, ilgili alanlarda iş bulduklarında hissettikleri muzaffer duyguları düşünün. Bu ebeveynler gözlemleyebildikleri, önerilerde bulunabildikleri ve teşvik ettikleri halde, çocuklarının üniversite ortamlarını ya da sonuçta elde ettikleri işlerini tam olarak anlayamazlar. İşte bizim için de böyle. Bizler sizin şu anda olduğunuz yerde hiç bulunmadık.

Bu geçiş hepimiz için yeni, sizler için de. Sürpriz şudur; o kadar hızla ilerliyorsunuz ki, yeryüzü hayatları arasında deneyimleri toplayıp eleyecek fırsat yok.

Orijinal plan siz usta öncülerin değişimi başlatmanız, bunun çocuklarınız ve torunlarınız tarafından takip edilmesi, bu seferinde ya da sonraki yeryüzü yaşamınızda başlatmış olduğunuz hayatı yaşamanızdı. Topladığınız bilgiler bir araya getirilecek ve meşaleyi taşımaya karar verenlere iletilecekti.

Bu, ne sizin ne de bizim beklentimiz artık. O kadar çabuk dönüştünüz ki, bir zamanlar size yardımcı olması beklenen parametreler olmadan “yeni sizi” yaratıyorsunuz.

Bu ne felaket, ne de korkutucu bir şey, sizler sadece bir anlamda öğretmenlerinizden ve ebeveynlerinizden daha da ileriye geliştiniz.

Bütün bunlardan dolayı, sizleri teşvik ediyoruz ve hayranlıkla sürekli olarak beklentilerin ötesine geçişinizi ve bu sıradaki azminizi ve cesaretinizi hayranlıkla seyrediyoruz.

Böylece, artık diğerlerinin sorgusuz sualsiz şekilde deneyimlediği mucizeleri deneyimlemediğiniz için bir şeyleri yanlış yapmış olma korkunuza dönüyoruz.

Mucize sizsiniz. Ve diğer boyutlardaki bizler, şimdiye kadar başardıklarınızın da ötesine geçmeniz için nasıl sizleri cesaretlendireceğimiz konusunda veri topluyoruz.

Bizleri hiç yüksekokula gitmemiş gurur dolu ebeveynler olarak düşünün. Tam anlayamadığımız derslerinizi tamamladınız ve hiç mümkün olacağını düşünmediğimiz bir hayata doğru uzanıyorsunuz.

Yolculuğunuzu geliştirmek üzere kolektifler olarak bir araya geldiğimiz halde – bu kolektiflere sizlerin bazı parçaları da dâhil -, henüz etkileşimin kilit noktalarını belirlemedik.

Bir ihtimal bu düşünce size biraz korkutucu gelebilir, çünkü bu macerada bir haritanız ya da ödülünüz bulunmuyor. Hedeflenen rotanızı değiştirmeden sizleri en iyi şekilde teşvik etmenin yolunu bulmak üzere toplanıyoruz.

Sizler, takip edenlerin kullanması için yeni patikalar açan usta öncülersiniz. Ama bu patikalar (yollar) o kadar yeni ki, ne hissedeceğinizi ya da deneyimleyeceğinizi siz bize bildirene kadar söyleyemiyoruz.

Belki henüz görevinizi tam anlayamadınız – büyük bir yücelik ve zarafetle kabul ettiğiniz göreviniz yeryüzü ile birlikte Evrenleri de ilerletmekti. Birden fazla ömür boyunca ya da sizi takip edenlerin tamamlayacağı bir görev. Kimse, en azından sizler bir bütün olarak geçmiş karmanızı sıfırlayabileceğinizi ve şimdi yapmış olduğunuz gibi çok ötesine geçebileceğinizi düşünmediniz.

Sizlerin deyimiyle “saplanmış” olanlarınız, hayalleri gerçekleşmemiş olanlarınız aynı fikirde değiller.

O kadar çabuk ilerlediniz ki, biz, diğer boyutlardan ve kolektiflerden olanlar henüz sizlerin nasıl evrimleştiğini tam olarak anlamıyoruz. Sizlere şu anda önemli görünen ödülün yönünü mü işaret etmeliyiz? Yoksa bir ay ya da bir yıl içinde sizin için önemli olacak ödülün yününü mü göstermeliyiz? İşte kararsızlığımız budur.

Bu mesajı okuyan sizler, büyük ihtimalle içinizden çığlık atarak sizleri ödülünüze/mucizenize doğru şimdi dürtmemizi, onları işaret etmemizi istiyorsunuz ve onun da ötesine evrimleştiğinizde bir sonrakine.

Yeryüzü dışı boyutlar ve kolektifler arasındaki müzakere de budur. Elbette, bu noktaya gelmek için sebatla çalıştınız ve cesaretinizi işaret eden bir şey ihtiyacındasınız.

Ancak, henüz varlığınızı tam olarak kabul etmediniz. Müzakeremizin merkezinde bu var. Şimdi gelecek bir ödül yönünüzü 3D dünyanızdan öteye ilerletecek mi? Ya da cennetlere süzülmek yerine, sizleri yeryüzüne ait kalmaya mı ikna edecek?

Maceralarınızı durdurduğumuz yok, onun yerine orijinal öngörüleri gözden geçiriyoruz ve bizim yardımımız olmadan ne kadar çok şeyi başarabileceğinizi tespit etmeye – ne zaman ve nerede araya gireceğimizi belirlemeye çalışıyoruz.

Biz gerçekten bu ihtişamlı girişimde sizlerleyiz. Ancak kendi rolümüzü değerlendirmeliyiz ki, bu sayede sizler de kavrayabileceğinizden ya da fiziksel olarak hazmedebileceğinizden daha çabuk ilerlemeyin.

Bu ekinoks ve tutulma döneminde varlığınızda pek çok şey oluyor.  Çoğunluğu uykunuz ve gündüz hayalleriniz sırasında olduğu için henüz onları genelde fark edemiyorsunuz. Benliğinize aşırı mı yükleniliyor ya da “yeni siz” benliğinizde daha rahat hissetmeniz için hayallerinizin mi gerçekleşmesi gerekiyor?

Yüksekokul öğrencisinin ebeveynlerinin, masrafları azaltmak için öğrencinin okuma süresinin uzamamasına çalışması gibi. Masrafı düşürmek için çocuklarını daha fazla ders almaya ve ders çalışmaya mı yönlendirmeliler? Ama bu aynı zamanda çocuğun stresinin katlanarak artmasına ya da mezun olmadan önce okulu bırakmasına da sebep olabilir mi?

İşte bizim için durum böyle. Sizlerin fiziksel ve duygusal benliğinize hiçbir zarar vermeden nasıl sürekli gelişen hedeflerinize ulaşmanızı sağlayabiliriz?

Sizi gönülden sevdiğimizi ve başarılarınızla aşırı derecede gurur duyduğumuzu lütfen bilin.

Cesur, gözü pek ruhlar olduğunuz için, daha da hızlı ilerlemeyi cesaretlendirmediğimizden dolayı bizleri paylıyorsunuz. Ancak bizler bu yaklaşımı uzun uzun tartıyoruz, düşünüyoruz. Çünkü sizler, bu yeryüzü yaşamına başlamadan önce sizin ve bizim mümkün olduğunu düşündüğümüzden çok daha fazla içsel evrimleşmeyi gerçekleştiriyorsunuz. Öyle de oldu. Âmin.

***

Arkadaşlar, bu mesaj beni çok güldürdü. Gerçekten çok aceleciyiz! Sabırsızız! Michael (Baş Melek Mikail), çeşitli fırsatlarda tekrar tekrar ne kadar ilginç varlıklar olduğumuzu, ne kadar hayranlık uyandırıcı bir karışım olduğumuzu ve her zaman bir sürpriz faktörü taşıdığımızı sevgiyle söyler. Michael’a göre, milyonlarca olası gelecekten, paralel gerçeklikten ve seçenekten ihtimali en düşük olanını seçip herkesi şaşırtmakta üzerimize yok! Özgür irademizi konuşturup kendi istediğimizi seçiyoruz ve genelde bu seçim bir “antikalık” içeriyor.

En büyük sürprizi toplu olarak 21.12.2012’de yaptık. “Bir kişi bile arkada kalmayacak, hep beraber yükseleceğiz!” dedik ve bütün planlar değişti. Şimdi de yeni planın çok önünde koşuyoruz. Birkaç hafta önce yayınlamış olduğum “hızlandırılmış zaman çizelgesini” istedik ve olasılığı en düşük görünen plan devreye girdi. Ama hala daha memnun değiliz, Brenda Hoffman’ın kanallık yaptığı Işık Varlıklarına göre daha da hızlısını istiyoruz! Görünüşe göre, ne diyeceklerini bilemiyorlar.

Bana göre bu hızlı, hızlı, çok hızlı evrimleşmeyi en sağlıklı şekilde yaşamamız için aslında durmamız gerekiyor. Yarında değil, bulunduğumuz anda yaşamalı ve benliğimize odaklanmalıyız. Ancak böylece aldığımız enerjileri, kendi değişimimizi ve evrimleşmemizi özümseyebiliriz.

Cumartesi sabah karşı Terazi’deki yeni ayla beraber bir bölüm bitiyor, bir sayfa kapanıyor ve bir yenisine başlıyoruz. Enerjilerin tamamen değiştiğini hissedeceksiniz. O zamana kadar yarım kalmış işleri sadece ana odaklanarak tamamlamaya çalışın ve mümkünse biraz da dinlenin.

Bu mesaj için Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (www.LifeTapestryCreations.com).

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

20 replies »

  1. İçi boşalmış bir varlıktalık halinde olduğumu düşünüyorum, çevreme baktığımda evet sonuna kadar yalnızım diyorum… Bu mücadele ne için? Yazıya bakarak okulu bırakmak isteyenler sınıfında mıyım derken hiç okula gitmemiş olan bu ebeveynlerin yaşadığım bu yoğunluğu ya da tam tersi boşluğu böyle adlandırmaları da enteresan… Hiç tatmadıkları tatları alanları dışardan gözlemlerken muhteşem göründüklerini söyleyip duruyorlar ve bu benim yalnızlığımı daha da çok artırıyor…

    Liked by 2 people

    • Sevgili Şule, mücadeleyi bırakmaya ne dersiniz? Onun yerine ana odaklanmaya ve boşluğun tadını çıkarmaya? Trapez Etkisi başlıklı yazımda şunları söylemişim: “Arkadaşlar, bütün cevaplar elimizde değil. Çünkü oyunun kuralı bu değil. Oyunun kuralı evrene güvenmek, iç sesimizi dinlemek ve bir sonraki askıya dek boşluğun tadını çıkarıp genişlemeye izin vermek. Bu sırada korkmak doğal, bırakmamaya çalışmak binlerce yıl geliştirdiğimiz bir dürtü, kendinize iyi davranmak ise en doğrusu. Sakin kalın, asla boşluğa düşmeyeceksiniz, asla sevilmediğiniz bir an yok ve asla yalnız değilsiniz. Bırakın evren sizi kucaklasın.”
      Yazının tamamı bu hissettiklerinizi anlamlandırmanıza yardımcı olabilir. https://moralev.com/2016/08/23/trapez-etkisi/
      Sevgilerimle

      Liked by 1 kişi

  2. Tuhaf bir boşluktayım son zamanlarda, zihnim öyle genişledi ki olayları çok boyutlu görüp ne yapacağımı şaşırır haldeyim. Kötü bir durum yok, dur diyorum kendime, bekle. Yazı yalnız olmadığımı hissettirdi, bence en güzel mesaj bu, bazen durmayı da bilmek gerekiyor, hatta çoğu zaman durmak bana çok daha fazla yol aldırıyor. Teşekkürler

    Liked by 3 people

  3. “Ama bu patikalar (yollar) o kadar yeni ki, ne hissedeceğinizi ya da deneyimleyeceğinizi siz bize bildirene kadar söyleyemiyoruz.”

    Ben bu konuda bir şeyler söylemek istiyorum. Kendi hissetiklerimden yola çıkarak, insanlar arasında kendimi rahat hissedemiyorum. Bütün o konuşmalar, telaşlar bana anlamsız geliyor. Çünkü arka planda her şeyin yolunda olduğunu biliyorum. Ama bazen insanların 3D dünyada yarattıkları elle tutulur şeyleri gördüğümde, ben de 3D’ye çekiliyorum ve ben bunları neden başaramıyorumun üzüntüsüne giriyorum. Aslında odaklansam ve arzulasam bütün bunları yaratabilecek içsel gücüm olduğunun farkındayım. Ancak diğer yandan bunlarla uğraşma arzusu da duymuyorum. Genel olarak yaşama coşkusu duymuyorum. Yaşama sevinci duymuyorum. Sabahları uyanıp yapacak bir sürü işim, amaçlarım olduğu için milyon defa şükretmeliyim ama bunun sevincini minnetini bile hissedemez tuhaf bir durumdayım. Yoğun olarak hissettiğim şey; Güçsüzlük. Yaşamaya gücüm yokmuş gibi.

    Oysa en büyük niyetim bütün bunlardan bağımsız olmak. Her an her şekilde her ne durumda olursam olayım varlığımın keyfini çıkarmak ve saf sevgiyi deneyimlemek.

    Neden saplanıp kaldım bilmiyorum. Bu yazıya hislerimi yazarak cevap vermek istedim. Teşekkürler

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Aslı, bu yazı saplanmış olma hissinizi çok güzel açıklıyor. Dinlenin. Gerçekten dinlenin. Zihninize tatil verin. 10 dakikalık aralarla olsa bile.. Aşağıda Şule dostumuzun yorumuna verdiğim cevap size de faydalı olabilir. Bana göre, yaşama sevinci sadece anda kaldığınızda ortaya çıkan bir durum. Ama eğer hayatı sevmeme halini devam ederse bir uzmandan yardım almanız faydalı olabilir. Sevgilerimle

      Liked by 2 people

  4. ben de çok güldüm 🙂 hele hele “Antikalık” deyişinize,

    “Cesur, gözü pek ruhlar olduğunuz için, daha da hızlı ilerlemeyi cesaretlendirmediğimizden dolayı bizleri paylıyorsunuz.”

    :)))) mesajın bu noktasında tabiri caizse koptum diyebilirim. Bugünün cıvıl cıvıl bir gün olacağını hissetmiştim ama bu kadar güleceğimi tahmin etmemiştim. ah insanoğlu melekleri bile şaşırtmışız ya ne diyeyim artık :))))))

    arkamıza bakmadan koşup, sonra durup “yahu ben niye koşuyordum?” deme olasılığımız yüksekmiş demek ki 🙂

    daha önce de yazdığım gibi Kızılderililer bunu biliyormuş;

    Kızılderililere göre hızlı yolculuk ettiğimizde, ruh bedene yetişemezmiş. Seyahat ettiklerinde sık sık yolda oturup, ruhlarının bedenlerine yetişmesini beklerlermiş..

    Başmelek Mikail’e, Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına ve tabii size teşekkür ederim. Mesajımı aldım.o zaman az bi soluklanayım,

    Liked by 2 people

  5. Sevgili Mor Alev,

    Bende de yaklaşık 2 gündür tarifi imkansız bir boşluk ,garip bir ruh hali var.Sanırım yeni gelen enerjileri özümsemekteyim.Bugünkü mesaj benide güldürdü.O kadar yaşadıklarımı anlatmış ki mesaj.Bir yandan hayallerime ulaşmayı biran önce isterken bir yandan dur diyorum kendime.Hayallerine ulaşırsan dikkatin dağılabilir, evrene güven ve anda akışda kalmaya devam diyorum.
    ‘Ancak, henüz varlığınızı tam olarak kabul etmediniz. Müzakeremizin merkezinde bu var. Şimdi gelecek bir ödül yönünüzü 3D dünyanızdan öteye ilerletecek mi? Ya da cennetlere süzülmek yerine, sizleri yeryüzüne ait kalmaya mı ikna edecek?’ bu paragraf duygularımı o kadar güzel özetlemiş ki.İşte 2 gündür gel git yaşadığm duygu tam da bu.

    Bazen herşey çok ağır geliyor ve dayanamıyorum artık diyorum.O noktada yardım istediğinizde anında yardım geliyor arkadaşlar.Meleklerinizden yardım isteyin.

    Bu mesajla ANLADIM Kİ dönüşmeyi bir zamanlar hayal bile edemeyeceğim kişi olma yolundayım.Bunu yıllardır diliyordum.Ve doğru yoldayım.Şimdilik ödüle değil yolculuğa odaklanmalıyım.Yolculukdan zevk almalıyım ve evet acele yok az durup dinlenmeliyim.Çok iyi geldi bu mesaj bana:) zamanlaması bir harika.

    Başmelek Mikail’e, Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına ve size sonsuz teşekkürler

    Sevgilerimle

    Liked by 2 people

  6. Teşekkür ederim her sorumun cevabını alabildiğim için. Her yeni mesaj gördüğümde inanılmaz mutlu oluyorum ve büyük bir merakla bir solukta okuyorum. Her kelime beni anlamdırmama yardımcı. Teşekkür ederim.

    Liked by 3 people

  7. Merhaba, son zamanlarda aniden durmuşum gibi hissetmemin, boşluğa düşmüşüm hissinin ve yaşamayı yeniden sorgulamamın sebebi buymuş demek ki. Herşey okadar güzel ve evet hızlı gidiyordu ki, çok benimsemişim bu durumu. Hep böyle olacak sandım , durunca açıkçası kendimi suçladım, ‘neyi yanlış yapıyorum diye’ sürekli sordum kendime de meleklere de. Halbuki gündelik hayata dair ufak sorularım neredeyse anında cevaplanırken yada çözülürken bunun cevabını bulamadım. Yazılarınız hep tam zamanında ve şifa niyetine gelirdi, nedense son yazılarda cevabı yine anlamamıştım. Çook teşekkür ediyorum bu mesajı bize iletenlere ve size. Lütfen sevgi yolunuzla, kendi yolunuzla yazmaya ve bize iletmeye devam edin. Bazen kendimize direk gelen mesajları anlayamıyoruz, işte o zaman paylaşımın ne kadar önemli olduğunu anlıyorum. Şimdi anda kalmaya çalışıyorum. Sevgiler

    Liked by 2 people

  8. Sevgili Moralev tesekkur ederim yeni yazi icin hernekadar agir devam edecegini yazsanda ben hergun yazilari dort gozle bekliyorum :)) iyiki varsınnn… hafta başından bu yana tum negatif duyguların istilasına magruz kaliyorum, bi soluklanip tamam kendine gel diyorum ama bir bakmışım yine zihnim nerelerde nelerle uğraşıyor.. egonun sesini kisamiyorum birturlu niyetimi hep negatif enerjileri ve duygulari birakmaya ediyorum ama sınavım hep ayni yerlerden hep arka arkaya geliyor… tamam diyorum dersi gecmem icin bu duygulardan arinmam lazim ama bu aralar cok zorluyor yazan arkadaslar gibi umutsuzluga kapiliyorum çok karışık şu aralar…

    Liked by 3 people

  9. Vizyonlarımda ve rüyalarımda kebelekler, arı kraliçeler, yumurtalar, göndöndüler derken en son rüyamda toprağım değişti. O kadar muhteşem bir toprak ki siyah desem değil, lacivert desem değil, yeni kazılmış ve içinde kristaller var. Kristal toprak. Muhteşemdi.
    Son dönemde aniden vizyonlar açılıyor önümde.. 78 yaşındaki babamı merdivenden indirirken bir anda gelinliklerle ben babamın koluna girmiş, damadın yanına götürülüyormuş gibi hissettim kendimi..Eril-dişil dengem tam merkezdeydim.
    Ve son dönemde sanki içimdeki bütün enerjiler değişti ve yeni bir yaşam planına uyandırıldım hissi var. Birinci devre bitti. Sanki bir hayatta bir çok yaşam planına gelmişim ben.. Birinci tekamül tamamlandı. Şimdi başka bir yaşam planı. Vizyonlar aniden açılıyor. Olaylar hızlıca akıyor. Hızına yetişemiyorum. Yazmazsam unuturum diye vizyonlarımı rüyalarımı yazıyorum.. Muhteşem bir kutlama hissi var içimde ve ve evrende..Bu gerçekten bir mucize bir sihir..
    Bu günkü yazıyla gelen bilgiler muhteşem.. “Bu mesajı okuyan sizler, büyük ihtimalle içinizden çığlık atarak sizleri ödülünüze/mucizenize doğru şimdi dürtmemizi, onları işaret etmemizi istiyorsunuz ve onun da ötesine evrimleştiğinizde bir sonrakine” bu cümle anlatıyor..
    Akışta kalmak en doğrusu … İlahi akıştayım cümlesi gerçekten rahatlatıcı. Çok teşekkür ederim….

    Liked by 3 people

  10. merhabalar yazılarınız beni çok heyecanlandırıyor bir ekibin parçası olduğumu hergün biraz daha hissediyorum bütün olduğumuzu hücrelerim biliyor sanırım ürperti ile cevap veriyorlar.Birgün sabah evden çıkarken Başmelek Mikail den korunma istedim her zaman yaptığım gibi evim sokağım yaşadığım şehir vs için evden çıktım işe geldim aklıma takıldı tost makinesi prizde takılı kaldı diye kendimle tartışıyorum Baş melek koruyor hiçbirşey olmaz diyor bir yanım diğer yanım ya yangın çıkarsa başkaları da zarar görür bunu nasıl atlatırsın neyse dayanamayıp kalkıp eve gittim kapıyı açıyorum bir yandan da hala kendimle tartışıyordum birden yanımda kahkahayla bana gülen Baş Melek Mikail i hissettim ve kendimi tamam ya gülme ne yapıyım işte kontrol etmem gerekiyordu diye hem cevap verip hem de onunla birlikte gülerken buldum.Sevgiler herkese

    Liked by 2 people

  11. Merhaba Mor Alev, yazıyı kahkahalar içinde okudum 🙂 ben kendi adıma öz benliğimle ve bağlı olduğum rehber ve meleklerle sürekli konuşuyorum, anlatıyorum.. Sanırım herkesin bildirimde bulunması gerekiyor 🙂 Mutsuz, hüzünlü vs.. gibi hisleri bir kaç aydır taşımıyorum ama bir durgunluk hissediyorum ve bazı anlar bir kaç saat süreyle kalbime bir sıkıntı oturuyor, nefes alamıyorum sanki o anlarda konuşuyorum özümle, “ne oldu şimdi neden böyle hissediyoruz?” diye.. bir süre sonra, sayılarla ve yönlendirmelerle cevaplar geliyor. Durunca egom rahatsızlık duyuyor onu anladım. Geçen hafta kuzey ay düğümü konusuyla epey haşır neşir oldum kendimin ve sevdiklerimin kuzey ay düğümlerini bulup okuyunca ve hatta ayrıldığım sevgilimin ve hatta geçmişte kızdığım ya da bana kızan kişilerin epey bir buruldum ve zamanında birbirimizi nasıl da yargılayıp haksızlıklar yaptığımızı gördüm. Uzunca süredir arınıyorum, ama artık su üzerinde belli belirsiz tortularımın kaldığını görüyorum. Şu son üç gündür geçmişle alakalı belli bir kişiyle belli bir olay aklıma gelmeye başladı; izledim o düşünceleri sonra hislerimi buldum; artık kzıgınlık, öfke gibi zamanında beni aşağı çeken duygular yok, biraz bi kırgınlığım var onun da nedenini uzun süredir bulamasam da arkasındaki güdüyü buldum; kuzey ay düğümü bana cevabı verdi ve her zaman olduğu gibi eş zamanlı, mükemmel bir yönlendirmeydi. Bu arada yapamam dediğim hayalimi küçükte olsa gerçekleştirdim, yapabildiğimi gördüm şimdi tam gaz devam ediyorum ve nasıl hoşuma gidiyor anlatamam 🙂 Bu arada rüyalarım değme bilimkurgu ve fantastik yapımlara taş çıkartır 🙂 Hepimizi seviyorum, iyi ki varsınız..

    Liked by 2 people

  12. Bütün yaz saplantilarimdan kurtulmayı denedim ve bunu özellikle bu gece yani 29 Eylül gecesi sonunda başarabildim. Özellikle önceki yaşamlarımdan gelen karmaların şimdiki hayatıma nasıl bu kadar kolay müdahale edebildiklerini ve bu durumu nasıl kendi lehime çevirebileceğimi farkettim ve hemen uygulamaya koyuldum. Bence bu mesaj bile aslında 3d dünyasında yer alan “hırsla ilerle ve ödülünü al” paradoksundan kurtulmamız gerektiğinin en güzel açıklaması gibi olmuş.
    Neler olduğunun farkına varıp, hırsla hareket etmek yerine, teslimiyet olgusuna nail olmanın, ayrıca ödül avcısı olmak yerine ödül yaratan bir varlık olmanın gerektiği bence çok net bir şekilde bellidir.
    Ayrıca ben hâlâ telekinezi konusunda çok başarısızım.. Doğa ile sınırsız bir iletişim yeteneğimi, ve telekinezi yeteneğimi tekrar aktive etmeyi çok istiyorum. Bu iki konuda yardımlarınızı gerçekten bekliyorum..

    Liked by 1 kişi

  13. Bu yorumlardaki tum olumsuz etkilerin tesiri altindayim. Aslina bakarsaniz evet isyan duygularimi kontrol altinda da tutamiyorum. Oyle bir hal ki her anlamda, her boyutta fiziksel, duygusal, enerjisel bosluktayim. 3D dunyada herseyimi kaybetmis durumdayim, acimasiz haliyle. 1 yil kadar once yine her anlamda yepyeni diyebilecegim bir hayata baslayacagimi sandigim bir doneme evimi, isimi, esimi, ailemi, arkadaslarimi sanki kendimi kaybederek baska bir cograftada basladim. Yilin basinda da sizinle yolum kesisti. Tesaduf yoktur burada basladi, sifa aradim arinma. Bu kadarinin bir anlami olmaliydi, yonlendirme saydim, her seyi denedim, hala devam ediyorum.

    Planladigimin tersine gittikce yokolan hayatimi anlamlandirmakta guclukler cekiyorum. Tekrar ulkeye donusle gun icinde yasadiklarimin tarifi imkansiz. Sanki hersey var ama yok. Tekrar her anlamda baslamasi gereken hayatin ortasinda sikismis hissediyorum. Aidiyet duygumu kaybetmis gibiyim. Surekli meditasyon degerlendirme, yol arama, dinleme, arinma, sorma, yardim. Ancak basarisiz hissediyorum. Surekli deniyorum, bakis acimi degistirmeye calisiyorum, icimdekini hissetmek, isigi gormek, yonlendirme gormek, neyi sevdigimi bulmak icin yardim istiyorum. Insanlarla zorladigim konusmalari, sohbetleri duyamaz oluyorum, kaciriyorum. Sonra dusunuyorum hayatimin her asmasinda boyle oldugumu hatirliyorum. Faydali iletisime dahil olabilecegim hicbirsey yok aklimda, sanki bu hayati ben yasamamisim. Ama tum acilari onca calismaya ragmen icimde.

    Bundan 1 yil once hic itibar etmeyecegim evren, enerji, rehberler kavramlari surekli kafamda. Inandigimi dusunuyorum ama yardimlari goremiyor algilayamiyorum. Isyanim burada, bu yolda bir sekilde alinan yardimlara bile ulasamiyorum, kalbimi actigim/actigimi sandigim guven duygularima ragmen.

    Heryer ayni, hersey ayni, gozlerim yuvalarindan, kalbim vucudundan cikacak kadar zorluyorum otesini gorebilmek, hissedebilmek icin. Saliveriyor, meditasyon yapiyor, dogada zaman geciriyor ama sanki daha kotuye gidiyorum, daha derine, daha cukura. Hissedebildigim tek sey cocuklugumda, gencligimde, hayatimin her alaninda ayni hislerdeki anlar, vizyonlar..

    Ne donebiliyor, ne ilerleyeniliyorum. Aslinda odul olmadigini soylediginiz yardimlar bile cok uzak gorunuyor. Bombos gibi olan hayatim ve icimde firtinalar kopuyor, kontrolumu yitirmis hissediyorum. Dengeyi bulmak neredeyse imkansiz oldu, bu anlamda okulu birakmak isteyenlerin sinifinda duygusu gonulsuzce her yanimi sariyor. Fiziksel enerjim bu duruma paralel.

    Iki aski da gorunmuyor.. ve ben dayanamayacagimdan fazlasinin verilmeyecegine kendimi adadigim inancimla dayanamiyorum.

    Beğen

    • Sevgili Çiğdem, bu yorumdan anladığım sürekli çabalıyor olduğunuz… Belki de çabalamayı bırakmalısınız. Arınmaya çalışmak, arınmaya çalışmak, dinlemeye çalışmak, vs vs … Belki bir anlığına bile olsa teslim olmalı ve dinlenmelisiniz. Görmeye çalışmadığınız, soruları sormadığınız zaman, işte o zaman gerçekleşir bazen mucizeler. Ama bunu mucize beklentisiyle yapmayın. O zaman yol ve tünelin sonundaki ışık görünecektir.

      Beğen

  14. “Sizlere şu anda önemli görünen ödülün yönünü mü işaret etmeliyiz? Yoksa bir ay ya da bir yıl içinde sizin için önemli olacak ödülün yününü mü göstermeliyiz? İşte kararsızlığımız budur.” diyen sevgili Işık varlıkları….
    “Yarında değil, bulunduğumuz anda yaşamalı ve benliğimize odaklanmalıyız.” diye sevgili Mor Alev…
    Madem “an”da yaşamak en önemlisi, “şu anda” benim için önemli görülen ödülü görmek istemek benim seçimim, niyetim olsun… Çünkü inanıyorum ki, şimdiki ödülümü aldığımda, onu yarına evrimleştirerek taşıma bilincim de aktive olacak. Öyle olsun! Teşekkürler…

    Beğen

  15. Sevgili Mor Alev, dün gece gördüğüm rüyamda garip bir an yaşadım. Rüyanın sadece bir anını hatırlıyorum. Kendimi görüyordum ve şöyle diyordum ” ama benim param yok ki” Birden ben rüyadaki kendime döndüm ve dedim ki “yuh artık, rüyanda da param yok diyorsun” ama burası rüya gibi değildi çok gerçekti. Rüyama müdahale ettim. Ve sonra elimde bir cüzdan ve içi para dolu gördüm ve bu görüntüyü devam ettirmeye çalıştım, sanırım kısa bir süre sonra uyandım. Çok etkileyici bir andı. Bu benim yüksek bilincim miydi? Nasıl yorumlarsınız?
    Teşekkür ederim
    Sevgiler
    Selen

    Beğen