Yükseliş - Büyük Uyanış

Arkturus Grup Mesajı: Tekrar, Gerçekte Olduğunuz Varlık Haline Dönüşün…- Marilyn Raffaele

Christopher Gunning - The Rosemary and Thyme CapriceDeğerli Sevgililer,

Arktruslular Grubu olarak sizleri selamlıyoruz. Her gün biraz daha hevesli olduğunuzu, gitgide farkındalığınızın arttığını ve geliştiğinizi görüyoruz. İnsanlığın Işığının giderek daha çok parladığını gözlemlediğimizden dolayı, bizim boyutumuzda bu kutlanası bir zaman dilimidir. Bu dönemlerin gelmesi, Gaia ve sakinleri ile işbirliği yapan bizim boyutumuzdaki varlıklar tarafından heyecanla beklenmiştir. Bilin ki hem çok seviliyorsunuz, hem de temizlenmesi için bu dönemde ortaya çıkan bu kadar çok kargaşanın ortasında gösterdiğiniz cesaret ve yüreklilikten dolayı saygı duyuluyorsunuz.

Şimdi, yükseliş yolculuğunuzda elde etmiş olduğunuz büyük kazanımlardan bahsetmek istiyoruz. Zira birçoğunuz hala daha, hiçbir şeyin değişmediğini düşünüyorsunuz. Böyle düşünmenizin sebebi ise, gelişmiş olan bilincinizin, siz farkında olmadan sizin doğal haliniz olmasından kaynaklanmaktadır.

Bir dakikanızı ayırıp kendinizin on yıl, beş yıl, hatta bir yıl önceki halinizi bir düşünün. Ne kadar geliştiğinizi, büyüdüğünüzü, davranış ve inançlarınızın ne kadar değiştiğini göreceksiniz. Eskiden size göre önemli, değerli ve değiştirilemez gibi görünen meseleler, artık ilgilenmeye bile değmez bir hal aldılar. Çünkü siz, farkındalığın yeni seviyelerine ulaşmış oldunuz.

Bazılarınız, hala daha güçlü bir dini tecrübe yaşanması gerektiğine (halk tabiri ile “ermiş olmak” gerektiğine), aksi takdirde gerçek anlamda evrimleşmiş olunmayacağına inanıyorsunuz. Hayır, değerli Sevgililer! Spiritüel yolculuk, her seferinde bir adım ilerlemekle sürdürülür. Bu adımlardan bazıları ayaklarınızı “kanatsa” bile, her biri sizi yeni ve daha yüksek bir bilinç seviyesine taşır.

Aranızdan bazıları güçlü içsel deneyimler yaşayacaktır, bazıları ise yaşamayacaktır. Ancak bu tür deneyimleri, spiritüel olmanın bir ispatı olarak görmeyin. Ya da spiritüel olabilmek için böyle deneyimlerin yaşanması gerektiğine inanmayın.

Kendi spiritüellik değerinizi, asla “Aziz veya Bilge kişilerle” ilgili anlatılan hikâyelerle karşılaştırmayın ve onlarla ölçmeyin. (Burada, gerçek peygamberler ya da yükselmiş varlıklar kastedilmemektedir.) O azizlerin veya bilgelerin mucizevi deneyimleri, genellikle başkalarını etkilemek ve kendi inançlarını onaylatmak (doğrulatmak) arzusunda olan kişiler tarafından abartılmış ve süslenmiştir. Akıl, enerjiye form verir. (Yani düşünce gücü, enerjiyi şekillendirir.) Eğer dini bütün bir birey, inandığı bir peygamberin ya da kendisinin kutsal saydığı bir varlığın çektiği acıları sürekli düşünüyorsa, büyük olasılıkla aynı acıları kendisi için de tezahür ettirecektir. Bu cümlenin üzerinde sadece biraz düşünün.

Arktruslular Grubu olarak şimdi fiziksel, duygusal ve zihinsel farkındalık hakkında konuşmak istiyoruz. Farkındalık, kişinin inanç sistemine ışık tutar. Yani, belki hala daha tutunmaya devam ettiğiniz eski ve bitmiş olan bir enerjiyle titreşen fikirlerin “aydınlanmasına” hizmet eder. Kendinize şöyle bir soru sorun; “Acaba fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak, bu bedenlerin her birinde nelerin farkındayım?”

Fiziksel bedeninizin farkındalığını ele alacak olursak; Acaba sizi, bedeninizin yönettiğine mi inanıyorsunuz? Onun insafına kaldığınızı mı düşünüyorsunuz? Tüm gücünüzü tıbbi meslek dalları, ilaçlar veya diğer tedavi şekilleri için mi sarf ediyorsunuz? Peki, ilaç şirketlerinin sadece daha çok kazanç sağlamaları için öne sürdükleri “yaşlılık ve düşkünlük” hakkındaki fikirlerinin ne kadarını kabul ediyorsunuz?

Oysa sizler, Kaynak (Yaratan) ile bir olan Birlik bilincine doğru evrimleşiyorsunuz. Dolayısıyla hem İlahi bir bilince sahip olup, aynı anda yeryüzünde “kullanmanız” için kendinizin şekillendirdiği bir bedenin esiri olamazsınız. Ne yaratmak istiyorsunuz, ama ne yaratıyorsunuz? (Yaratmak istediğiniz şeyin yerine ne yarattığınıza bir bakın!) Bedeninizi şekillendiren ve yöneten şeyin KENDİ bilinciniz olduğunun farkında değil misiniz?

Bedeninizden sorumlu olan, onu koruyan ve mevcudiyetini sürdürmesini sağlayan güç ve enerji SİZsiniz. Artık bunu idrak etmeye başlayın. Bedeniniz sizi yönetmiyor! Ruhsal planınıza ve eriştiğiniz bilinç durumuna göre tezahür bulan bedeninizi, Siz yönetiyorsunuz.

Herhangi bir hastalıkla veya rahatsızlıkla “mücadele edici” bir takım ürünlerin tanıtıldığı her reklam panosuyla ya da her bir gösteriyle o hastalığın dünya bilincine iyice kazındığını, maalesef toplumun büyük bir kısmı farkında bile değil.

Fiziksel bedeni terk etme zamanını, ancak bedenin farkında olunmadığı bir bilinç halinde bulunan ruh tayin eder. Yani bedenin hastalanması, belki o ruhun bedenden “çıkma” seçimi olabilir. (Mor Alev Dostu: Anladığım kadarıyla Arktruslular, “farkında olunan bir beden kolay kolay hastalanmayarak daha uzun ömürlü olacaktır” demek istiyorlar.)

Şimdi birçoğunuz belki şunu söyleyeceksiniz; “Tanıdığım bir kişi spiritüel olarak çok gelişmişti (yani farkındaydı) ama öldü.” Evet; Spiritüel olmak, bir problemi göz ardı etmek ya da asla tıbbi imkânlara başvurmamak demek değildir. Çünkü o bilinç seviyesine erişmeden hastalığın geçeceğine inanmak ve inatla gerçeğe karşı çıkmak, sadece beşeri bir davranış şeklidir. Atılması gereken adımlar şunlardır;

Önce mutlak gerçeği idrak etmelisiniz. Yani, “Ben İlahi bilincim ve bu yüzden her yönden tam ve bütünüm.” Sonra probleminizle ilgili olarak enerjinizle en uyumlu şekilde titreşen çözümü bulmaya niyet edin. İçinize dönün ve iç sesinize kulak verin. Atmanız için yönlendirildiğiniz hangi beşeri adım var ise, o adımı atın. Eğer probleminiz günlük hayatla ilgiyse, belki herhangi bir dış yardım almadan o durumu nasıl halledeceğinize dair doğrudan bir bilgi alırsınız. Eğer fiziksel bir rahatsızlığınız var ise, sizin için en doğru olan bir doktora veya şifacıya yönlendirilebilirsiniz.

Sezgi, çok kısık bir sesle konuşur. Hafif bir “güdü” ya da “bilme” şeklinde resmi, spiritüel ya da tıbbi ihtiyaca göre sizi doğru kişiye yönlendirir. İlahi rehberlik, sayısız şekilde gelebilir; Belki bir telefon rehberinde göze çarpan bir isim olarak veya bir sohbet esnasında bahsedilen bir isim olarak, ya da daha önce aynı frekansta titreştiğiniz bir profesyonelin ismini hatırlayarak… Tam ve bütün olan ilahi bilincin tezahür gücü sonsuzdur. Ancak çözümün sadece şu veya bu şekilde olacağına ya da şöyle olması gerektiğine inanmak, enerji akışını kısıtlar ve çözümü engeller.

Duygusal bedenin farkındalığı ise, hoşunuza gitmeyen, size ters gelen, “tepenizi attıran” her türlü konuyu dürüstçe inceleme işlemidir. Bir kişiye, bir mekâna veya bir nesneye karşı tepki gösteriyorsanız ve onu iyi ya da kötü diye yargılıyorsanız, bu size hücresel hafızanızda “farkına varılması” gereken bir sorun olduğunu gösterir. Tepki vermek, aslında sahip olunan bir armağandır. Suçluluk veya baskı duygusu ile bir kenara itilmemesi gereken bir tür uyarıcı “araçtır”. Çünkü derinlemesine incelenmesi gereken sorunları fark etmenizi sağlar.

Bazı geçmiş deneyimlerden gelen ve çoktan çözüldüğüne inanılan öfke ve kırgınlık duyguları, üzerinden yıllar geçmiş olsa da tekrar ortaya çıkabilir. Bu sizin, (arınma konusunda) başarısız olduğunuzu göstermez. Aksine problemin daha derinine inmeye, daha kapsamlı bir şekilde idrak etmeye, salıvererek o deneyimi ardınızda bırakmaya, artık spiritüel olarak hazır olduğunuzu gösterir.

Güçlü deneyimler, hücresel hafızada iz bırakırlar. Ve tamamen arınıncaya kadar, aşırı korkular, aşırı davranışlar, aşırı talepler vs. şeklinde tezahür etmeye devam ederler. Şu an spiritüel olarak çözmeye çalıştığınız sorularınızın çoğunu, aslında ömürler boyunca üzerinizde taşıdınız. Ancak sadece şimdiki ömrünüzde, onları ele alıp çözebilecek kadar evrimleştiniz.

Zihinsel bedenin farkındalığı demek, “gerçek, doğru” olduğunu düşündüğünüz veya inandığınız her şeyi, ciddi ve dürüstçe tekrar incelemek için kendinize zaman ayırmak demektir. Bunlar, ebeveynler, okullar, dinler veya sözde “uzmanlar” tarafından size öğretilen ve kabul ettirilen inançlar olduğu gibi, geçmiş yaşamlarınızdan getirdiğiniz ve hala daha sıkıca bağlı olduğunuz inançlar olabilir. Gerçi bireylerin “gerçek” diye kabul ettikleri çoğu şey, aslında genellikle o dönemin popüler olan inançlarını temsil etmektedir.

Genellikle kişinin kendi inanç sistemini incelemesi, bir zamanlar kendisi için tamamen uygun olan ama artık yeni bilinç seviyesiyle aynı frekansta titreşmeyen bazı yerlerden, ortamlardan ya da gruplardan ayırılması gerektiğini anlamasıyla sonuçlanır. Sadece yakınlarının orada olmasından veya alışkanlıktan dolayı “miadı dolmuş” olan yerlerde kalmayı tercih eden kişiler de vardır. Ancak kişinin bu tercihi, sadece gelişimsel yolculuğunun durağanlaşmasına hizmet edecektir. Yeryüzünden yükselişe açılan “pencere”, ŞİMDİ denilen an’da bulunmaktadır.

Fiziksel, duygusal ve zihinsel bedenlerinizin her katmanını kendi kendinize incelemenizin çok önemli olduğunu, sizlere hatırlatmak isteriz. Çünkü bu işlem, belki farkında olmadan hala daha tutunduğunuz inançları keşfetmenizi sağlayan güçlü bir “araçtır.”

İyi, kötü gibi ayrımcılık inançlarıyla şartlandırılmış bir kolektif bilincin ürünü olan madde dünyasında, şimdi spiritüel gerçeklik kavramları tezahür etmektedir. Sizler artık maddesel anlamda “perdeyi” kenara çekmeye ve perdenin ardında göreceğiniz gerçekleri kucaklamaya hazırsınız.

Bazıları, spiritüel anlamda Tanrı’yı keşfettikten sonra “kurtulduğunu” sanıyor ve spiritüel olarak bir aşamaya gelmişse, artık hiçbir şey yapmasına gerek yok diye düşünüyor. Ve bu inançla, hayat yolunda öylesine yürüyüp gitmeyi seçiyor. Sonra da bu yolda neden bazı noktalarda çöküşler yaşadığına şaşıyor.

Hayır, değerli Sevgililer! Öz-benliğinizin, tüm İlahi niteliklere sahip olduğu doğrudur. Ancak bu niteliklerin dış dünyada tezahür bulması için, sizin bu ilahi bilinç seviyesine ulaşmış olmanız gerekir.

Her gün en az bir kez sessizliğe çekilmeniz (Meditasyon), niyet edip tüm hücrelerinize, çakralarınıza ve Dünya’ya Işık gönderdikten sonra esas gerçekliğin içinde rahatlamanız çok önemlidir. Sezgisel olarak farklı şeyler yapmaya da yönlendirilebilirsiniz. Çünkü “sessiz farkındalık” halinde, içsel rehberliği daha iyi algılarsınız. Sonuç olarak Evrimsel yolculuk, budur ve atmanız gereken adımlar bunlardır.

Dolayısıyla inanç sisteminizin her katmanını iyice araştırın. Kendinize göre hangi “dünyevi inançlara” daha yatkın olduğunuzu keşfedin. Geçmiş yaşam deneyimleri ve hücresel hafıza, bireylerin bazı inançlara daha fazla yatkın olmasına neden olur. Örneğin kişi birçok ömrünü sağlıksız bir şekilde yaşamışsa, hastalıkla ilgili tüm dünya kavramlarından etkilenmeye çok daha açıktır. Ya da bir veya birkaç yaşamında fikrini söylediği için işkence görmüş olan bir kişi, kanun ve yönetmeliklerle ilgili inanç kavramlarından daha fazla etkilenir. Kendisine söylenenleri yapmamaktan daima korkar.

Ömürler boyunca kendisini herhangi bir dini yaymaya adamış olan bir kişi, o dinin tüm prensiplerinin doğru olduğuna körü körüne ve sorgusuz sualsiz inandığı için, bu yaşamında da aynı inanç kavramlarına meyilli olacaktır.

Kişinin derinliklerinde yatan yanlış inançları saptayabilmesi ve onların üstesinden gelebilmesi, ancak ciddi anlamda sezgilerine güvenmesi, onları önemsiz görerek bertaraf etmemesi ve sezgilerinin doğrultusunda hareket etmeye başlamasıyla gerçekleşebilir.

Şayet bugüne kadar yapmamışsanız, bugün artakalan tüm eski hücresel hafızanızı temizlemeye ve hepsini ardınızda bırakmaya niyet edin ve onları arındırma çalışmalarında bulunun. Dikkatinizi, sizi sürekli bombardımana tutan 3D reklamlarından ve kampanyalardan uzaklaştırın.

Kendinizin efendisi olun. Farkında olmadan verdiğiniz gücünüzü geri alarak, tekrar gerçekte olduğunuz varlık haline dönüşün.

Bizler, Arktruslular Grubuyuz…

Arkturuslulara, Marilyn’e ve çeviriyi yapan Mor Alev Dostuna çok teşekkürler. (www.onenessofall.com)

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

1 reply »

  1. Dönüp tekrar tekrar okuduğum harika bir mesaj, bana kendimde kapatmış olduğum bir özelliğe “işaret etti” diyebilirim. Ayrıca her okuduğumda aldığım mesaj da değişiyor. Çok çok teşekkürler bu harika mesaj ve emeğiniz için!…

    Beğen