Yükseliş - Büyük Uyanış

Arkturus Grup Mesajı: Kaos, eskinin direnişidir – Marilyn Raffaele

Tree of Life -Jubilee by Ralf SchuetzArkturus’lular Grubundan selamlar,

Her şey, (ilahi) plana göre işlemektedir. Bunu bilin ve korkmayın, sevgililer. Çünkü bu dönemde Yeryüzünde meydana gelen birçok değişikliklerin ve karışıklıkların hepsi, evrimleşme işleminin “değiştirici” enerjisinin kanıtıdır. Eskimiş olan bir şey, ekseriyetle büyük bir direnişten sonra ortadan kalkar. Dünya’da herhangi bir kaos meydana geldiğini gördüğünüzde, bunu hatırlayın.

Bugün, daha önce de bahsettiğimiz bir konu olan, değişim hakkında konuşmak istiyoruz. Gerekli diye düşündükleri değişimi, hala daha “kişisel değişimle” ilişkilendirmeyen birçok kişi var. (Değişimin, önce kendilerinin değişmesiyle mümkün olacağını anlamayan birçok kişi var.) Bu değerli kişiler, siyaset, din ve hükümetle ilgili değişikliklerin olması gerektiğini görüyorlar ve bu yönde de çalışıyorlar. Ancak siyasetin, dinin ve hükümetin bizzat kendileri olduğunu idrak etmiyorlar. Dışsal değişim sadece, daha önce eskiyi oluşturan “güç” ile tezahür bulur. Yani bilinçle…

Sizler birer yaratıcı olarak zaman içerisinde, her birinde o çağların inanç sistemini ve toplum bilincini tezahür ettirerek, birçok farklı 3D dünyaları yarattınız. Şayet yeterli sayıda (kırılma noktasını yaratan sayıda) insan uyanırsa, o zaman aydınlanmış Dünya bilinci, yine bütünün dinamikliğini/enerjisini değiştirecektir. Çünkü bilinç ve bu bilincin tezahürü, tek ve aynı şeydir. Kavramlar ve inançlar (yani bilinç durumları) değiştiğinde, yasaların ve kabul edilebilir yaşam tarzlarının da değiştiğini fark edin.

Tekdüzeliği güvenli ve konforlu bulanlar için değişim, son derece zordur. Bir nebze uyum ve huzura kavuşabilmek için şimdiye kadar çok çalışmış bir kişiye, arkaya yaslanıp dinlenmek oldukça rahat gelir. Bu değerli kişiler, gerek kendi dünyalarında gerekse Dünya genelinde her türlü değişim önerilerine karşı mücadele edip direnirler. Ve bu tür önerileri, genellikle üzerinde hiç düşünmeden otomatikman yargılayıp eleştirirler. Bu tür tutum ve davranışlar, korkunun ibaresidir.

Otorite figürlerinin söylediklerine sorgusuz sualsiz inanmaya alışkın olan kişiler, “Biz bunu hep bu şekilde yaptık ve işe de yaradı. Hükümet, filanca din görevlisi, falanca uzman bize dedi ki…” diye karşılık verirler. Ancak bu düşünce yapısı, o tür zihniyeti tezahür ettiren ve destekleyen enerjilerin çözülmesinden dolayı, artık daha fazla işe yaramıyor. Bu tarz düşünceler, o zamanlar için mükemmel ve gerekli idi. Ama şimdi YENİ bir ZAMAN dilimindeyiz. Ve eğer dikkatlice bakarsanız, uzun zamandan beri yürürlükte olan “dünyevi kavramların” temelinde, artık çatlaklar ortaya çıkmaya başladığını fark edeceksiniz.

Sıradan ve basmakalıp birçok fikirler, inançlar ve dünyevi çözümler, uyanış sürecinde olan insanoğlu ile artık aynı Rezonansta titreşmiyor. Ve bunları yürürlükte tutmak için gerekli olan inanç enerjisini artık içlerinde barındırmadıklarından dolayı, bu fikirler ve inançlar da çökmeye başlıyor. Bu da kaos olarak ortaya çıkıyor ve beraberinde, batıl ya da uyanmamış bilinç durumunda olan kişilere korkunun tüm çeşitlerini getiriyor.

Çoğunuz kişisel yaşamlarınızda, bazı arkadaşlarla veya aile üyeleri ile olan uzun soluklu ilişkilerinizin sanki zayıfladığını keşfediyorsunuz. Yani deyim yerindeyse, sanki siz artık onlarla aynı kefede değilsiniz gibi. Bunun sebebi Rezonans, aynı Rezonansı kendisine çektiği içindir. Şayet bilincinizde bir değişim olmuşsa, bundan böyle önceki enerjilerde kalmış olan kişilerin Rezonansıyla aynı Rezonansta titreşemezsiniz. Bu durum, neler olduğunu anlamayan ve olayları üç boyutsal düzeyde yorumlayan kişiler için oldukça kafa karıştırıcı hatta incitici bile olabilir.

Bu demek değildir ki, siz onlardan daha iyisiniz. Bu sadece, enerjik olarak yeni bir yerde olma meselesidir. Çünkü eşit enerjiler birbirini çeker. Yükseliş yolunda ilerleyen bir öğrencinin, bu yolculuğun bir noktasında hiçbir arkadaşı kalmadığı sıklıkla görülür. Bu nokta, yolculuğunuzun bu aşamasına güvenmek zorunda olduğunuz noktadır. Bozulan arkadaşlık ilişkisini düzeltmeye ya da yaygın olan düşünce tarzına göre devam ettirmeye çalışmak değildir. Bu öğrenci kısa bir süre sonra, kendisiyle aynı Rezonansta titreşen kişilerin kendi alanına çekildiğini ve bu kişilerin de onun yeni arkadaşları olduklarını görecektir. Bilin ki, yükseliş yolunda attığınız her adımda rehberlik alıyorsunuz ve seçmiş olduğunuz yolun haricinde başka bir yolda yürümüyorsunuz.

Ticaret yapma veya işleri yürütme şeklinin, çoğunluk ile artık aynı Rezonansta titreşmediğini fark eden birçok büyük işletmelerin veya bireylerin eylemlerini, korku duygusu yönetir. Şimdilerde bu durum, tıp ve ilaç sektöründe baş gösterdiği gibi, bazı dini örgütlerde ve çıkarcı Dünya hükümetlerinde de baş göstermektedir. Bu tür işletmeler müşterileri geri getirmek için, çoğu kez maddiyatta veya sahtekârlıkta hiçbir engel tanımazlar.

Oysa ticari veya bireysel bilinçte evrimsel bir değişim olmadan, en güçlü promosyon taktikleri bile hiçbir işe yaramaz. Zira aynen bireylerde olduğu gibi artık o enerji, müşterilerin enerjisiyle aynı Rezonansta titreşmemektedir. Yani bu kişiler artık “yeni bilince” hitap etmedikleri için, insanları da bir zamanlar olduğu gibi, kolayca kandıramazlar. İşlerin eskisi gibi yürümesi için verilen bu tür hummalı mücadele şekillerini, gitgide her türlü durumda göreceksiniz.

Değişim, bilgisi ve öğretim sistemi belli bir uygulama ve öğreti çerçevesinde hapsolmuş olan spiritüel liderler ve ışık işçileri için genelde zordur. Ancak bu kişiler, bir zamanlar işe yarayan sistemlerinin birden işe yaramadığını fark edeceklerdir. Bunun sebebi, evrimleşmeye kesinlikle izin vermeyen her türlü spiritüel uygulamanın ve inancın, artık ciddi bir öğrencinin evrimleşen bilinciyle aynı Rezonansta titreşmiyor olmasıdır. Öğrenciler ilerlemeye devam ettikleri için, gitgide daha az ilgi gören bu spiritüel öğretmenlerin çoğu, şu soruyla baş başa kalacaklardır; “Acaba neden?” Ve bu soru, spiritüellik konusunda gerçekten samimi olan bir öğretmenin öğrenmesi gereken dersi olacaktır.

Dogma (sorgulamadan kabul edilen), sertlik ve kendini her zaman haklı görme gibi tutumlar, “durgunluğu” (ilerlememeyi) temsil ettiğinden dolayı, gerçek spiritüellikte yerleri yoktur. Her yerde mevcudiyeti olan ve sonsuza kadar gelişen İlahi Bilinç içinde, “durgunluk” diye bir olay mümkün değildir. Zıtlık ve ayrımcılık inançları, yeni enerjilerin içinde barınamaz.

Günlük yaşama ait her türlü hareket ve davranış şekilleri (örn. çalışmak, oyun oynamak, inançlar, uygulamalar vs. gibi) yeni ve daha yüksek bir ifade şekline dönüşüyor. Sizin işiniz sadece biraz geride durmak ve bu değişime izin vermektir. Ayrıca, modası geçmiş ve genelde yanlış olan dünyevi inançlar doğrultusunda düşünen zihninizle, tüm bu olanları anlamaya ya da çözmeye çalışmaktan vaz geçmektir. Çünkü üçüncü boyut inanç kavramları ile birçok yaşamlar boyunca şartlandırılmış bir zihni yeniden “programlamak” zaman ister. Bu demektir ki, eski ve bitmiş olarak algılanan her şeyi salıverirken, aynı zamanda yeni farkındalıkların birleşip, kişinin “yeni bilinç durumu” haline gelmesine izin vermektir.

Herhangi bir şeye karşı direnç gösterildiği an, bir enerji blokajı yaratılmış olur. Biz burada, “gerçek diye kendisini sergileyen her yeni fikri kucaklamak zorunda olduğunuzu” söylemiyoruz. Çünkü her zaman, kişisel gücünüzün bir sureti olan “muhakeme yeteneğinizi” kullanmak zorundasınız. Eskinin sadece “yeniden paketlendiği” ve size heyecanla “yeni” diye sunulduğu fikirler ve inançlar karşısında dikkatli olun. Gerçek diye baktığınız her kavramı, her inancı, hatta yeni yeni fark ettiğiniz, tabiri caizse “acayip” şeyleri bile, gelişen evriminizin ışığı altında önyargısız, dürüstçe incelemeniz bir zorunluluktur.

Belki şimdiye kadar inandığınızdan farklı olan bir fikre karşı mücadele etmekten ziyade, o fikre direnç göstermemek her zaman daha kolaydır. Herhangi bir şeyin yanlış olabileceğini itiraf etmek istemeyen, EGO’dur (bütünden ayrı/farklı olma mantığı). “Kendi kendini yok eden” bu yanlış mantığı, “hiçliğe” bırakın sevgililer. Çünkü kabul ve değer görmek adına bunların en küçük zerresi için bile mücadele vermek zorunda kalan bir insan varlığı olduğunuz, sadece bir inançtan ibarettir.

Spiritüellik olarak tanımlanan “kul yapımı” kurallara sıkıca bağlı olduğunuz için, kişisel isteklerinizi ifade etmekten korkarak yaşayan “spiritüel paspaslar” olmayın.

Şimdi, spiritüel olarak gelişme yolculuğunda ilerlemeyi seçen herkes için, “büyük resmin” ortaya çıkmaya başladığına güvenmenin ve bu resim hakkında her şeyi bilmek zorunda olmadığınıza inanmanın zamanıdır. Her şeye açık olun, izin verin ve olumsuzu korkusuzca salıverin. Zira ancak bu şekilde daha fazla genişleyebilirsiniz. Yaşam sonsuzdur.

Şayet evrimleşmeyi seçmişseniz, o zaman evrimleşiyorsunuz demektir. Buna güvenin. Bu tren, sizin niyetinizle istasyondan kalkar. Hiçbir şey olmuyormuş gibi görünse de, siz seçmiş olduğunuz yolunuzda olacaksınız ve her daim yönlendirileceksiniz. Birçoğunuz için, bu yolculuğun “bir şeyler yapma kısmı” tamamlandı. Şimdi, belki şu anda hiçbir şey yapılmıyormuş gibi görünen “bir şey olma kısmına” sıra geldi.

Şimdiye kadarki süre zarfında spiritüel olarak ilerlemenin sadece, spiritüel şeyleri okumak, yazmak, şifalandırmak, eğitim almak, kurslara ve enerji oturumlarına katılmakla elde edilebileceğine inanmak üzere programlandınız. Bunlar her zaman, spiritüel olarak büyümenin ve öğrenmenin yolları olmuştur ve siz de bunların hepsini, gayet içten ve gayet güzel yaptınız.

Tabii ki bu cümleyle size; “Bundan sonra bir daha asla bir takım öğretmenlere, kitaplara veya kurslara yönlendirilmeyeceksiniz” demek istemiyoruz. Sadece, artık yeni bir zamanın, yani en iyisini seçebilme, güvenme ve izin verme zamanının geldiğini bilmenizi istiyoruz. Bu YENİ ZAMAN, yeni bir bilinç durumuna ulaşarak öğrenmiş olduğunuz gerçeklere kulak verme, bu gerçekler içinde yaşama, çalışma ve dinlenme zamanıdır.

Zaten “olduğunuzdan” başka olunacak hiçbir şey yoktur.

Bizler Arktruslular Grubuyuz.

Arkadaşlar, bu okuduklarınız hakkında ne dersiniz? Ben Arkturuslulara bayılıyorum. Özgürlük ve bağımsızlık, kişinin kendi kalbine inanıp güvenmesi ve kendi muhakeme gücünü kullanarak karar vermesi, dolayısıyla da her davranışında kendi sorumluluğunu içten kabul etmesi bence bu yaşadığımız dönemde ileriye atılabilecek en güzel adımlardan biri. Spiritüel yaşamınızda ya da herhangi başka bir konuda, mimariden sanata, bilime ve hatta muhasebeye kadar, artık kendi enerjinize dikkat etmeniz, ve kendi enerji imzanızı yaratmanızın vakti geldi. Kalıpları hep beraber kıralım ve insancıl, yardımcı, sevecen çözümlere gidelim. Arkturuslulara, Marilyn’e ve çeviriyi yapan Mor Alev Dostuna çok teşekkürler. (www.onenessofall.com)

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle ilişkinizi güçlendirmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2015 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2015 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

6 replies »

  1. Olduğumdan başka birşey değil ama olduğumun fazlası olmak istiyorum,çünkü aracılık yaptığım enerjilerin yansımasını göremiyorum ve bu da beni gözümle görebildiğim şeyler yapma isteği ile bırakıyor ve işte onu nasıl yaparım bilmiyorum?

    Beğen

  2. Sevgili Mor Alev;ne zamanki düşünce kalıbımı değiştirsem ve kendimin bile inanmadığı şeyleri yapsam ve ben bunu neden Yaptım,daha dün farklı düşünüyordum,bugün yepyeni biri oldum acaba ben deliriyor muyum desem,bu Tür yazılar yayınlıyorsun ve özellikle arktruslulardan gelen mesajlar durumumu çok iyi anlatıyor.O kadar hızlı enerjiler içinden geçiyoruz ki,sizde benim gibi düşünüyorsunuz ve biliyorsunuz.Bunu hissediyorum.Bu kadar hızlı değişim bazen fiziksel ve diğer bedenlerimizi yorabiliyor.Nede olsa 3D çocuklarıyız😄Şaka bir yana harika bir yazı.Emeğine sağlık…❤️❤️❤️

    Beğen