Yükseliş - Büyük Uyanış

Arkturus Grup Mesajı: Oyalanmayı Bırakıp, Gerçekte Olduğunuz Kişi “Olma” Zamanıdır – Marilyn Raffaele

Jaroslaw KukowskiMor Alev Dostuna bu çeviri için çok teşekkürler, ve tabii ki bize her adımda yardım eden Arkturuslular ve onların iletişimini bizler için kelimelere döken Marilyn’e de teşekkür ediyorum. Orijinal mesaja buradan ulaşabilirsiniz.

Sevgililer, Işık enerjisi akışının hızlandığı bu zaman diliminde, sizleri tekrar selamlıyoruz. Yeryüzüne çok daha fazla yüksek boyutsal enerji akıyor ve bu enerjilere açık olan çoğu kişi tarafından da özümseniyor. Birçoğu ise hala daha, kendilerine sunulan ruhsal hediyeleri tanımayı ve kabul etmeyi reddediyor. Ama bu, özgür iradeye sahip olma lütfundan kaynaklanıyor. Zira hiç kimse, yapmak istemediği bir şeyi yapmak zorunda değildir. Ancak enerjilere açık olan ve alabilen herkes artık fiziksel, duygusal, zihinsel olarak, giderek yoğunlaşan Işık enerjilerini deneyimliyor. Bu zaman dilimi, Yeryüzünde olunası güçlü bir dönemdir. Ve bu dönemde Dünya’da olmayı arzulayan birçok ruh, insanlığın evrimleşmesi için daha fazla Işığı kaldırabilecek ve çoğaltabilecek olanlara yer açmak amacıyla, kenara çekildiler (enkarne olmadılar).

Dünya’da meydana gelen mevcut olaylardan dolayı, birçok kişinin öfke ve hayal kırıklığı yaşadığının farkındayız. Ancak sabırlı olun, Sevgililer. Çünkü Dünya meseleleri ile ilgili her farkındalık, üçüncü Boyutun karanlık koridorlarında parlayan Işığın göstergesidir. Dünya genelinde gün ışığına çıkan sorunların çoğu, her ne kadar “yeni meseleler” gibi görünseler de, aslında çok eskilere dayanıyorlar. Bu meseleler asırlardır saklı tutuldu, yok sayıldı. Ve böylece, hem evrimleşmemiş toplumlar tarafından, hem de değişimin kendilerini etkileyeceğini ve çıkarlarına hizmet etmeyeceğini fark edenler tarafından, nesilden nesile aktarıldılar.

Bir şeylerin açığa çıkması, beraberinde değişimi getirir. İnsanlık, perde arkasında olup bitenlerin farkına vardıkça, değişimin gerekliliğini de idrak ediyor. Şayet yeterince insan, eski ve bitmiş olan enerjilerin güvenli olduğunu savunan kişilere daha fazla itimat etmeyerek değişimi talep ederse,  güvenilir ve doğru bilgiye dayalı bir toplum bilincini yansıtan yeni yasalar çıkarılacaktır.

Dünya’daki acı ve üzüntü veren olayları, yeni ve ruhsal farkındalıkla bakan gözlerle görmeye çalışın. Bu olayları, “Evrensel değişim için, uyandırma çağrıları” olarak görün. Bunların, sınırlı ve uyanmamış üçüncü Boyut bilincinin hayali oluşumları olduklarını, idrak edin.

Kendi çıkarları nedeniyle, Dünya’yı sürekli korku enerjisi ile besleyen ve savaşları başlatmak isteyen bazı güçler var. Bunların farkında olun ve oyunlarına gelmeyin. Çünkü korku, karanlığı her seviyede besleyen bir enerjidir.

Korku, üçüncü Boyuttaki tüm problemlerin köküdür. Tüm endişenin, öfkenin, hayal kırıklığının, hastalığın vs. vs. kökünde, korku enerjisi bulunmaktadır. Bilinmeyene karşı korku, mutlaka gerçekleşeceğine inanılan şeylerin, istenildiği gibi sonuçlanmayacağına dair korku, yoksulluk ve kısıtlanmışlık korkusu,  dert ve ıstırap korkusu, ölüm korkusu, bazı olumsuz yaşam deneyimlerine karşı korku vs.vs. Kısacası korku, ayrımcılığa olan inançtır ve her türlü insani sorunun temelidir. Ve sadece, üçüncü boyutsal problemlerin ve zorlukların oluşmasına ve sürdürülmesine hizmet eder.

Büyük ya da küçük, şayet bir şeylerden endişe duyuyorsanız kendinize şu soruları sorun;

“Tam olarak neden korkuyorum? Neye inanıyorum ki, bana bu korkuyu hissettiriyor?”

Kendinize karşı çok dürüst olun. EGO’nuzun, o korkunuzla ilgili edindiğiniz dünyevi kavramları anında dile getirmesine izin vermeyin. Bu uygulamayı içtenlikle yaptığınızda, hangi kavramlara veya inançlara tutunuyorsanız, onları sıfıra indirmiş olacaksınız. Böylece tüm korkularınızı fark edecek ve sonra da onları çözebileceksiniz.

Normalde bireylerin, derinlerde gömülü olan korkularının nereden kaynaklandığını, illa ki bilinçli olarak farkında olmaları gerekmez. (örneğin; yaşamları boyunca yükseklikten korkmaları, su’dan veya hayvanlardan korkmaları, vb). Şayet bu korkularınızı temizlemek için, onların nereden kaynaklandığını öğrenmeniz gerekiyorsa, o zaman bu bilgiler size rüyalarınız, ruhsal öğretmenleriniz, ruhsal kanalınız aracılığı ile ya da lüzum görülen herhangi bir şekilde verilecektir. Ancak bu korkularınızı, sadece merak uğruna tekrar uyandırmayın. Çünkü bunu yaparsanız, temizlemek istediğiniz korkunuza tekrar enerji yüklersiniz.

Ruhsal bir öğrencinin yapacağı tek şey, kendi enerji alanındaki tüm eski ve tükenmiş enerjileri temizlemeye niyet etmek ve bu niyetini, sözlü ya da sessizce belirtmektir. Bu niyeti ile ihtiyacı olan her türlü yardım ve bilinçlendirme, zaten ona gelecektir. Hepinizin güçlü birer Işık Varlıkları olduğunuzu, kelimelerinizin, düşüncelerinizin ve niyetlerinizin yaratıma hizmet ettiğini, her zaman hatırlayın.

Derin korkular, genellikle geçmiş yaşam deneyimlerinde kök salmışlardır. Ve bireyler (onları temizlemek için) ruhsal olarak uyanana dek, insan inançlarının tümünü içeren toplum bilincinin öğretileri ve etkileriyle, yeni korkular çiçek açmaya devam eder. Keşfettiğiniz her korkunun, asla kişisel, asla size ait olmadığını daima hatırlayın. Korku, ayrımcılık/zıtlık inançları tarafından, uyanmamış bir bilince dayatılan bir duygudur. Bu inançlar, tüm insan bilincinde mevcuttur. Onları kabul etmek ya da etmemek, sizin seçiminizdir. Evrimleşme, bu sahte enerjileri yok etmek, gerçekle yer değiştirmek ve böylece yüksek ve gerçekçi formlar şeklinde, dış dünyanızda oluşturmak demektir.

Gerçek SİZ, sadece İlahi Bilinçle oluşur ve bu İlahi Bilincin içinde somutlaşmış olan her şeyi içerir. İlahi Bilinç ile bütünleşmenizin (Bir olmanızın) gerçekleşmesi, her İlahi Düşüncenin yanı sıra, her canlının ruhsal gerçekliliği ile de Birliğinizi, otomatikman oluşturur. Ancak bu oluşum, sizin bilinç durumunuzla gerçekleşmelidir. Sadece entelektüel bir bilgiyle değil. Ruhsal yolculuk, budur.

Bir şeyin doğru olmadığını anladıktan sonra, neden hala daha ona tutunasınız? Bu soruyu kendinize sorun. Birçoğu ruhsallığı, Pazar günleri uygulanan ve bir saatle sınırlı olan (meditasyon) güzel bir fikir olarak görüyor. Ancak bu uygulamayı, günlük yaşam için pratik bulmuyor. Tüm ruhsal evrim ve yükseliş konusunda ciddi olanların artık, “laf değil, iş üretme” zamanıdır. Ruhsallığını sadece Pazar sabahı aktivitesi olarak sınırlandıranlar ise, gerçek anlamda çok az ruhsal ilerleme kaydettiklerini ve hala daha modası geçmiş kavramlar ve inançların içinde sarılı kalmış olduklarını göreceklerdir.

Şayet, aradığınız her şeyin aslında kendiniz olduğunu bulmak üzere, fiilen bir arayış içindeyseniz,  geçmişin ve bugünün “Azizlerinin” ya da “Kutsal” kişilerin, aslında sizden farklı olmadıklarını idrak edeceksinizdir. Onlar sadece kim olduklarını biliyorlar. Onlar hatırlıyorlar. Aranızdaki tek fark, işte budur! Şimdi, hatırlama sırası sizde. Oyalanmayı bırakıp, gerçekte kim olduğunuzu “olma” zamanıdır.  Artık kendinizi bir kurban gibi hissetmek yok,  yaşamınızdaki olumsuz durumlardan dolayı üzgün olmak, sızlanmak yok. Şimdi tam zamanıdır Sevgililer, şimdi tam zamanıdır.

Bizler, Arkturus Grubuyuz

Telif Hakkı©2014 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2014 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

1 reply »

  1. teşekkürler mor alev ve mor alev dostu. gerçekten tam zamanında gelen çok yararlı bir mesajdı benim için. 13 ağustostaki gölge benliklere şifa vermek mesajınızda yarın da negatif kişilerle olan ilişkilerimizle ilgili yazacağım şeklinde not düşmüştünüz, acaba yazacak mısınız? yazarsanız çok sevinirim, hoşçakalın, sevgilerimle

    Beğen