Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

2020 Balık Dolunayı – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Vladimir Kush

5D Balık, kolektif ruhumuzdur, var olan her şeyin BİR olduğu alan, zaman ve mekânın ötesindeki varoluşumuz. Denizdeki damla, damladaki deniz olduğumuz yer. Ve o sonsuz denizde şimdiye kadar yaşanmış tüm hayatların ve bundan sonrakilerin, her yaşamın, her düşüncenin, her hissin sesleri dalga dalga yayılır. Sözcüklerle ifade edilemeyen sınırsız bir gerçeklik…Balık akışa güven talep eder ve onunla akmamızı.

Balık’ın gölgesi ise, kaçış olarak kullandığımız her şey, bağımlılıklarımız ve aldatmacalarımızdır. O yüzden tam karşısında pratik, aklı başında, sağlıklı ve çalışkan Başak’ın bulunması kurtarıcımız olabilir. Balık, Başak’ı detaylarda kaybolmaktan, kendini aşırı sorumlulukla yıpratmaktan kurtarır, büyük resmi sunar. Başak ise Balık’ı dünyevi hayata bağlar, başını kuma gömmesini engeller. Mükemmel bir şifa ikilisi. Çünkü buradayız, dünyada… Yapılacak işlerimiz, gidilecek yerlerimiz var. Aynı zamanda dünyaya ait değiliz, sadece fizikselliği deneyimliyoruz, hissedilecek hisler, şefkatle kucaklanacak ilişkiler, ruhani evrimleşmemiz var.

Bu dolunay, ikisinin arasında kalmış, bir seçim yapmak zorundaymışız gibi hissedebiliriz, oysa biliyoruz, orta yolu bulmalıyız.

Dolunay, bizden sadece ay ve güneş, Balık-Başak arasındaki zıtlığı dengelememizi istemiyor. Dahası da var. Venüs de Satürn ve Plüton’la zıt. Mars ve Eris de Koç’ta köşeyi tutarken, Terazi’de Juno ve Haumea yer alıyor. Bu bir öncü büyük kare. Her yönden çekiştiriliyormuşuz gibi. Ama ardından Uranüs’e bakıyoruz, bize yüksek düşünce yolunu gösteren harika bir üçgen açıyla destek veriyor.

Bu yoğun harita Eylül şarkımızın ana temasını sunuyor. Diyor ki;

“Neden olmasın, yapabilirsiniz! (Uranüs)”

Ardından ekliyor, “Yapabilmek için disiplinli ve sağduyulu olmalı (Satürn),

uygulanabilir pratik çözümler getirmeli (Başak),

öfkeyi (Mars, Eris) olumlu değerlendirmeli,

yolda engeller çıktığında (Satürn, Plüton) eskiyi terk etmeli,

ve yaratıcılığınızı kullanmalısınız (Uranüs).

Kaçmak yok (Eris).

Bencillik hiç yok (Balık).”

Venüs’ün hareketi bize, karamsarlıkla yüzleştiğimizde nasıl sevgiye sarılarak kendimize, hayata ve evrene olan inancımıza sahip çıkabileceğimizi gösteriyor. Fiziksel bolluğun da yöneticisi olan Venüs, Satürn’ün getirdiği yokluk korkusunun şifası üzerinde çalışıyor.

Uranüs ise hayatlarımızı yeniden düzenlememiz için bizleri kökten değişime “evet!” demeye çağırıyor.

Bu enerjinin kendini göstereceği temel alanlar ise ilişkilerimiz, maddiyatımız ve tabiat olabilir. Yani neredeyse her şeyi kapsadık gibi!

Dolunayın Şifa ve Denge Potansiyeli

Balık dolunayı bizi her zaman altı aylık dengelenme şansı veren Sonbahar Ekinoksuna taşır. Hummalı bir şifa dönemi başlatır ki, ekinoks sırasında söz konusu senenin arınmasını tamamlamış ve topraklanıp merkezlenmiş olalım. Böylece Sonbahar ve Kışın getirdiği yoğun gündemi sindirebilir, Kış Gündönümüyle yüzümüzü yeniden güneşe çevirip verimli bir İlkbahar için ilk çalışmalarımızı yapabiliriz.

Şifa ekseni derken, biraz da şifanın gerçekten ne olduğunu konuşalım.  En büyük şifa herhangi bir zamanda herhangi birinin elinden gelenin en iyisini yaptığını kabul etmektir. Elbette kendi bilinç seviyesinden doğru. Yapılan doğru veya çok yanlış olabilir. Hiç kimsenin mükemmeli bir başkasının mükemmeli ile aynı olamaz. Hatta bazen kendi elimizden gelenin en iyisi, bir başka gün elimizden gelenin en iyisinden daha düşük olabilir. Bunu anlayıp kabul ettiğimizde içimizde bir bağışlayıcılık dalgası başlar. Bu affetmek değildir, kişileri affetmek boşuna bir uğraştır. Zaten beceremeyiz. Bu, kişilerin içindeki en derin sevilme arzusunu, güvensizliğini, korkularını, davranışların arka planını anlayamasak bile anlamaya hazır olmak demektir. Kabul edilemez davranışlara gelince… Onları zaten kabul etmiyoruz.

Şifa, davranışlarla değil, onların sebepleriyle ilgilidir. Müthiş özgürleştirici bir bilinç haline girişimize yol açar. Hayata karşı bir yumuşama süreci, kendi gücünü hissetme ve kararlılık, hatta kendi gerçeğimizi nasıl kendimizin yarattığını idrak haline geçiş…

En büyük şifa ise kendimize karşı anlayışlı olmamızda yatar ve bu seviyede bir daha asla aynı hatayı yapmamaya karar vermek, dışımızdaki insanlara da zarar vermişsek bunu bir şekilde telafi etmeye çalışmak hayat değiştirir.

Şifa kendimizi ve diğerlerini gerçekte olduğumuz ışıkta görmektir. İçinde Yaratan Parçası yaşayan, fizikselde yolunu bulmaya çalışan ve şimdilik kendi gücünden habersiz, muazzam güzellikte, yaratıcı, cesur ve maceraperest, türünün tek örneği ruhlar…

Bu çok güzel dolunayın Sabian sembolü de insanın gerçek benliğini kabulünde yol gösterici:

“Aydınlanma Arayışındaki İnsan”

Bu sembol, sonradan Dane Rudhyar tarafından şöyle değiştirilmiştir: “Aydınlanma arayışında, dar patikada ilerleyen insanlar” Her iki resim de günümüz insanlığını çok iyi anlatıyor, değil mi? 2020 dünyayı öyle bir savurdu, alışkanlıklara, “böyle gelmiş, böyle giderlere” öyle bir darbe vurdu ki, insanlık hangi yöne bakacağını, kendi kazdığı bu çukurdan nasıl çıkacağını bilmiyor. Ve arıyor. Arıyor. Arıyor. Bu da harika bir şey! Otomatikteydik, belli ufak bir kesim dışında arayış falan yoktu, robot gibi yaşıyorduk. Ama şimdi eski programların işe yaramadığı bir noktadayız. Oto-pilot geçersiz kaldı. Şalter indi. Sıradan hayat bitti. Bu, adına BÜYÜK UYANIŞ dediğimiz şeydir.

“Hocam, dünya bu kadar huzursuzken, ben nasıl huzur yolunda ilerlerim?” diye sorar çırak. Usta da yanıtlar; “Huzur dünyadan değil, çekirge, yolunda yürüyen insanın içinden kaynaklanır” (Kung Fu tv dizisi)

Aydınlanmayı bulmak için aydınlanmanın kendisi olmalıyız. Huzur için huzur, sevgi için sevgi, şifa için şifanın ta kendisi. Bütün bunların yaşayan örneği olduğumuzda dünyamız da huzurlu, sevgi dolu ve sağlıklıdır.

Bu sembol hayatlarımızın tamamen bizler tarafından yaratıldığına ve değişimi sadece bizim getirebileceğimize odaklanmamızı istiyor. Akışa teslimiyet bile bizim seçimizdir. İlginçtir, teslimiyet, adı üstünde, öylesine kendini bırakmak gibi bir şey değildir, tembellik hiç değildir, irade ve disiplin ister. Akışı dinlemek gerekir. Yukarıda çekirgenin ustasından öğrenmekte olduğu gibi. Hayata güvenmeli, yoldan ayrılmamalı ve bir adımın önüne diğerini koyarak inançla devam etmeliyiz.

Dolunay bu sembolle bize bir söz veriyor: Bu işin, şu anda endişelendiğiniz şeyin, bu dar yolun sonunda aydınlanma ve ışıklı günler var.

Dolunay arayış yolumuzu aydınlatırken bir şeye daha dikkatimizi çekiyor. Bağışlayıcılık olmadan bu yolda hiçbir yere gidemeyiz, burnumuzun önünü bile göremeyiz. Balık fantezileri ve kâbusları, Başak sorumlulukları ve şikayetleri arasında kıvranarak hayatı boşa harcarız. Huzurun kendisi olmalıyız.

Eylül şarkımıza Balık dolunayının şifası ve ışığıyla başlamak tesadüf değil.

Bundan günler önce bu dolunay için Tosha Silver’ın aşağıdaki “Değiştir Beni” duası karşıma çıktı:

Bağışlayıcılık

Değiştir Beni İlahi Sevdiğim,

Tüm hislerine kolaylıkla ulaşıp tanıyabilen olayım. Yardım et öfke, dargınlık, hınç, kin ve alınganlıklarımı kutsayıp salıvereyim.

Hepsini bağışlayarak, kendimi mutluluğa, ferahlığa ve rahata açıyorum.

Ben duyguları salıveriyorum.

Dolunay, 2 Eylül Çarşamba, saat 08.22’de. (İst) Benim önerim, tekrar tekrar kendimizi tam şifaya açmamız, bağışlayıcılık üzerinde düşünerek uygulama için en azından ilk adımları atmamız ve tabii buna kendimizden başlamamızdır. Ayrıca, bu sembolle uyumlu olarak Meleklerin iki haftadır verdiği huzur alıştırmalarını atlamadan, dikkatle, disiplinli bir şekilde yapmamız sadece kendimize değil, tam Balık usulü,  bütünün hayrına olacaktır. (İlgili yazılar burada ve burada)

Hepinize harika bir Balık Dolunayı diliyorum.

©Mor Alev 2020


YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile çalışmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

12 replies »

  1. mor alev merhabalar. benim size sormak istediğim bi soru vardı şifa ile ilgili. Çok sevdiğim bi insan çok garip bi rüya görmüş ve çok karanlık anlamlara çıkıyor. İstese kaderini değiştirebileceğini ve durumu değiştirebileceğini biliyorum ama o bilmiyor. Ona yardım edebilir miyim ? Onu şifalandırabilir miyim ? Yoksa ilahi planın bir parçası diyip kendi haline mi bırakmalıyım ? Şifalandırabilirsem yöntemler nedir ? Bize ışık olup yol gösterdiğiniz için çok teşekkürler 🙏🏼💟✨

    Beğen

    • Sevgili Naz, hepimizin özgür iradesi var. Neye inanmak istiyorsak ona inanıyoruz. Bu insan belki de hiç şifaya ihtiyacı olmadığına inanıyor. Bu konuda çok yazdım. Bir insan istemeden ona yardım etmeye kalkışmamızın hiçbir faydası olmaz. Hatta gelişimini olumsuz etkileyebilir. Onun yerine bu arkadaşınız için sevgide yer tutun, şefkatle dinleyin. Mor Alev enerjisini kullanarak ilişkinizi yumuşatabilir ve hatta onunla ilgili önyargılarınızı da dönüştürebilirsiniz. Siz kendinize dönün. neşe-keyif-coşkunuzla örnek olun. İstendiğinde yardıma gönüllü olun. Sevgilerle

      Beğen

  2. Sevgili Mor Alev
    “Huzur dünyada değil, çekirge, yolunda yürüyen insanın içindedir” bu anlatımı çok sevdim.
    Teşekkür ediyorum😊🙏🙏🙏💖💖💖

    Liked by 1 kişi

  3. Sevgili Mor Alev,
    Muthis makalen icin ve sevgin icin cok tesekkur ederim. Eger bayildigim her yeri yazarsam bu yorum cok uzayacak:)

    Bana gore teslimiyetin en basit anlami “anda kalmak”tir, suanin farkinda olmaktir. Cunku bu zihnimizin, korkularimizin, bizi kafesleyen her ne sacmaliksa kafamizin icindeki, onu saldigimizin ve akisa gectigimizin net bir kanitidir. Teslim olup olmadigimizi tek bir soruyla kontrol edebiliriz “bu anda miyim, tam bu anda tum algilarimla birlikte”. Teslim olmayanlar icin cok zordur bu. Ama hakikat, evren, tum gerceklik ve butunluk sadece ve sadece bu andadir, akisa giren kapidir bu an. Bu arada ben niye boyle uzuj uzun yaziyorum aylardir gercekten bilmiyorum,benim kadar cok yazan yok:)) Sevgilerimle.

    Liked by 2 people

  4. muhtesem yazıların için teşekkurler, mor alev heyecanla bekliyorum yazılarını umut sevgi mutluluk huzur barındırıyor, hepsinden biraz ekleyip şahane tadlar. iyi ki varsın beni benim gibi birçok insana yaptıgın güzel etki için tesekkürler sevgiler

    Liked by 2 people

Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı buraya yazın. Elimden gelen en kısa zamanda size cevap vermeye çalışacağım.Teşekkürler

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.