Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

2019 Balık Dolunayı – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Chris Sukut Art 2Hepsi 30 Ağustos’ta başladı. Başak’taki kalabalıkta yapılacak çok iş, birbirine bağlanacak çok detay vardı. 15 gün boyunca çalışıp tam da düzenli, tertipli bir şeyler ortaya çıkarmaya başlamışken, gelir bir Balık Dolunayı Neptün’le ve Siyah Ay Lilith’le birleşerek rüzgarıyla, dalgasıyla ortalığı dağıtır, siste el yordamıyla yeniden toparlanmaya çalışırız!

Bu dolunayda bir tarafta hızlı kişisel gezegenler var: Güneş, Merkür, Venüs, Mars. Kimliğiniz, kalbiniz ve canlılığınız (Güneş) Düşünceleriniz, fikirleriniz, günlük alışkanlıklarınız (Merkür) İlişkileriniz, maddi durumunuz, değerleriniz, sanatınız (Venüs) Arzularınız, hırslarınız ve hareketleriniz (Mars)

Diğer tarafta sosyal, bireyler-üstü,  dönüşümsel gezegenleri görüyoruz, iç ve dış dünyamızı etkileyen küresel değişimlerin gezegenleri: Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton, Eris ve Chiron. Ahlak, yargı, iyi ve kötü kavramları (Jüpiter) Görevler, dünyayı şekillendiren kurallar, yapılar (Satürn) Teknoloji, topluluklar, kolektif gelecek, yenilikler (Uranüs) Ruhanilik, inanç, illüzyon ve sonsuzluk (Neptün) Ölüm, yeniden doğuş, güç yapıları (Plüton) İç ve dış dünya arasındaki geçişi ve dengeyi sağlayan şifa mekanizmaları (Chiron) Küresel dişi enerji, isyan (Eris)

Sosyal, dönüşümsel varlıkların arasında tek bireysel varlık Ay. Ve ay şu anda kolektif okyanusta, hayattan da büyük sonsuzluk denizinde, sınırsız kozmosda yüzüyor. Hassasız. Bu sınırsızlıkta kırılgan hissediyoruz. Sanki kaybolmuş gibi, sanki hiçbir şey kontrolümüzde değilmiş gibi… Ve bu dolunay bizden çok önemli bir şey istiyor: Yola devam edebilmek, yolumuzu bulabilmek için bireysel bakış açımızla, objektif bakış açısı arasında bir denge bulmalıyız. Ego ve ortak ruh. İnsan ve Evren. Yani, insan hayatımızda çalışıp, kendimizle meşgul olmak ile kendimizi çok daha büyük bir kolektifin parçası olarak görmek arasındaki farktan ve bu ikisi arasında bir köprü kurmaktan bahsediyoruz.

Bir T kare açımız var, gerginlikler, karşıtlıklar var, yardımcı toprak elementler var. Hava yine yok! Gökyüzü uzun süredir inanılmaz meşgul!

Bu hasat ayında şimdiye kadar kendi düşüncelerimizle, kendi yöntemlerimizle yapabileceğimizi yaptık, çalıştık, didindik. Bir günden diğerine geçtik. Peki ya şimdi?

Şimdi, büyük resim zamanı. Ama ortam kolayca yükselip uydu fotoğrafı almaya uygun değil. Yarın ne getirecek gerçekten bilmiyoruz. Nereye gidiyoruz? “Haremden” nasıl kaçacağız? (Bağlantısı burada) Plan karışık, eksikler var.

Arkadaşlar, bu dolunayın başlığı:

Noktaları Birleştirmek

connect the dotsEvet, her adımda bir tane. Kişisel ihtiyaçlarımız, güvensizlik hislerimiz, dürtülerimiz ve duygularımız, çevremizin en büyük hayrının bir parçası mı? Olabileceğimiz en iyiyi yansıtıyor mu?

Örnekleyelim: Kişisel alışkanlıklarımın çevreme, iklim değişikliğine, tabiata nasıl bir etkisi var? Veya, mesleki hedeflerim güncel mi, zamanın ruhuyla uyumlu mu? İlişkilerimde potansiyelimin tamamını yaşıyor ve bu sayede bütünün enerjisine de katkıda bulunabiliyor muyum?

Günlük işler, sorumluluklar, yapılacaklar listesi elbette dikkat ve emek talep ediyor fakat çok daha anlamlı bir bakış açısı bizi çağırıyor. Bizi kendi dışımıza çıkıp çevremizdeki devasa varoluşa bakmaya zorluyor. Biz, bu Balık dolunayında eğer derinlere inmeyi başarırsak (Bakınız: Çalkantıların ortasında huzur – Bu dolunay döneminde önerdiğim ufak çalışma da bu yazıda.), okyanusu merak eden, onu tanıyan balığa dönüşebiliriz.

Ortalık toz duman, karmakarışık, görüş mesafesi çok düşük. Yanılsama ve gerçek yan yana, sağlıksız fanteziler ile gerçek hayaller, gerçekten olan şeyler ve yalan haberler… Bunu sadece dibe, derine inerek ayırabiliriz. Ve bir noktadan diğerine geçerken, büyük resim de şekillenir.  Her Balık dolunayında olduğu gibi, ya kendimizi aldatacağız ya da gerçeğe yüzeceğiz. Balık-Başak ekseni, şifa ekseni… İçinde bulunduğumuz dünyadaki yerimiz hakkındaki yanlış inançlardan kendimizi şifalandırmamız için burada. Her defasında bir nokta, sonra bir nokta daha ve bir nokta daha.

Ve bulanık alanda kaçmak kolay, dikkatlerin dağılması, yolun kaybedilmesi, bağımlılıklara dalmak, atalete teslim olmak çok kolay. O yüzden Venüs ve Merkür, Başak’ın sonunda, kritik derecede ve bizi yolda tutuyor. Sabian sembolü:

“Acil işin tamamlanması için, hiçbir oyalamaya kulak asmayan kişi”

Karşınıza birçok oyalanma fırsatı çıkacak. Belki bir sürü medya çılgınlığı, andaki gerçekliğe hiçbir hizmeti olmayan sözler, dikkat dağıtıcı haberler, dedikodular… Bu sembol diyor ki, siz o şeylere kulak asmazsanız, hiçbir şey sizi yolunuzdan alıkoyamaz. Siz hedefe kilitlenin, kendinizi hedefinize adayın, konsantrasyonunuzu asla bozmayın. (Yine hatırlayalım, hedefimiz zeki bir şekilde haremden kaçış ve bir daha asla böyle şeyler yaşanmaması için duvarları yıkmak) Zafer sizin. Nokta atışıyla oraya ulaşacaksınız.

Venüs ve Merkür’e ek, ayaklarımızı yere bastıran Oğlak grubu da var! Satürn, Plüton ve Güney Düğümü. Özgün, gerçek çözümler.  Statükonun yıkım gülleleri! Kaçınılmaz dönüşüm üçlüsü! Satürn bugünlerde durdu, olduğu yerde ilerlemek için dönüyor ve gücünü topluyor. Bu dolunayın Sabian sembolüne baktığımızda, Balık burcundaki bu sembol, sanki Oğlak’taki Satürn’ü anlatıyor. (Hatırlamak için Satürn Oğlak’ta makalesine göz atabilirsiniz. Bağlantısı burada.) Dolunayın Sabian sembolü:

“Dağdan aşağıya yeni kanunları indiren adam”

Sembol, on emiri taşıyan tabletleriyle Musa Peygamberi hatırlatıyor ancak Sabian sembollerinin yaratıcıları sembolü bu hikâye ile açıklamıyorlar.  Bu sembol, geçmişe değil, geleceğe bakıyor. Dağın tepesi ruhani olanla, yüksek idealle bağdaştırılır. Yüksek ideallerin yeryüzünde hayata geçebilmesi için birtakım kurallar gerekir. Burada bir toplumun, bir hayat tarzının yeni kurallar yazılarak değiştirilmesinden bahsediyoruz. Söz konusu “yasalar” güncel ihtiyaçlara odaklanmalı, geleceğe dönük olmalı, ahlaki, bireysel ve toplumsal ihtiyaçları karşılamalıdır. Yeni kuraların uygulanması zaman ve emek ister. Ancak bu dolunayda önemli olan, yazacağınız yeni fikir, prensip ve iç görülerin özgün, kucaklayıcı, ihtiyaçlara seslenen ve yüksek benliğinizden ilham almış olmasıdır. Sevgi ve birleştiricilik taşıyan yeni kurallar, korku kaynaklı, ayrıştıran ve cezaya odaklananlar değil.

Tüm bu bilgileri biraz daha basitleştirelim:

Chris Sukut Art 1Sevgili Dostlar, bu dolunay Neptün’le birleşirken, hikayesini anlatmanın bile pek kolay olmadığı bir enerjideyiz. Yanıltıcı bir sürü bilgi ortalıkta gezinirken, Başak usulü çalışıyoruz, çalışıyoruz, çalışıyoruz. Peki, bütüne ve kendimize en yüksek hayrı getirecek şekillerde mi çalışıyoruz? Hedeflerimiz doğru hedefler mi? Yoksa bu yoğunluk, bir zaman ve enerji kaybı mı? Bir oyalanma mı? Neptün’ün gelip ortalığı dağıtmasını şimdi anlıyoruz! Çünkü gerçeği bulmalı, gerçeğe hizmet etmeliyiz. Gerisi sadece bizim kurguladığımız senaryolar.

Bu dolunay, eğer kendimizi dış yüzeydeki çalkantılardan, olası mızmızlıklardan, duygusal çırpınmalardan derinlere, huzurun yaşadığı yere çekebilirsek, bize gerekli ve gereksizi, yalanı ve doğruyu ayırmaya yardım edecek.

Bireyselliğimiz ve bütün karşı karşıya geliyor. Bu ikisini çatıştırmak yerine arada bir köprü kurmalıyız. Şifamız bu çok önemli köprüde. O zaman toplumdaki, ailemizdeki, dünyadaki, işyerimizdeki yerimizi daha iyi anlayarak bu çok önemli ilişkileri de şifalandırabilir hatta sil baştan, yeniden yeni kurallarla yazabiliriz! Ama bunun için bir noktadan diğerine giderek büyük resmi anlamaya özen göstermeliyiz. Böylece bazı prensiplerimiz artık güncel olmadıkları için kayıp gidecek, daha özgür, daha fazla anlayış sahibi, daha yenilikçi, verimli, yapıcı prensipler gelecek.

“Ben her birimiz için bir çağrı olduğuna inanıyorum. Her insanın bir amacı ve değeri olduğunu biliyorum. Gerçekte hayatımızın işi, farkındalık sahibi olmaktır. Ve uyanmak. Böylece o çağrıyı yanıtlayabiliriz. – Oprah Winfrey”

Oprah’ya katılıyorum. Her biriniz özelsiniz. Her biriniz değerlisiniz. Ve siz Bilge Baykuşlar, uyanıksınız! Uyanmayı, farkında olmayı planlayarak bu dünyaya geldiniz! Şimdi işimiz, sadece bu dolunay değil, önümüzdeki aylarda da kendimizi yüksek ideallerimizle hizalamak olacak.

Ah, bir de iyi haberim var, dolunaydan hemen sonra Venüs ve Merkür, Hava elementi Terazi’ye geçecek, yaşasın! Çok daha kolay nefes alabileceğimiz günler başlıyor! (Dolunay, 14 Eylül saat 07.32’de gerçekleşiyor. )

Hepinize harika bir dolunay dönemi diliyorum.

©Mor Alev 2019


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

4 replies »

  1. Son bir aydır çok korkarak yaşıyorum, geceleri uyuyamıyorum. Bu üçüncü günde de baş ağrım hiç durmuyor. Çok yoğun. Sanki panik atak olacağım (anlatılanlardan tahminim☺️). Panik atak değilim.
    Yazınızı okurken sanki biraz daha huzur buldum, sanki teselli oldum.
    Teşekkürler 💜

    Liked by 2 people

  2. O çağrıyı duydum ve en yüce ve en mükemmel şekilde uyandım🙏Var olma amacımada uyandım🙏Bütünün uyanması dileğim ile🙏

    Liked by 2 people

  3. Aydınlatıcı ve yol gösterici bilgileriniz için çok teşekkürler. Arınma ve saflaşma sürecimiz hızla devam ediyor. Siprallenen döngüde doğal olarak bazen bizleri zorlayan süreçler oluyor. Aslında bizleri tek zorlayan şey egolarımız. Daha geniş açılardan bakabilen farkındalığımız ve daha derinden hissedebilen ruhumuzla karşıya daha kolay geçeceğiz. Sonsuzluğa ve değişime şükürler olsun. Sevgimiz bizlere güç versin.

    Liked by 2 people

  4. Mor Alev ellerine yuregine saglik! gecirdigim donusumler sonucu,artik uzun uzun ve cok sayida kelimelerle yorum yazmiyorum fakat seni hala ve her zaman guncel bir sekilde takip ediyorum. Butunlukte kalplerimiz bir attigindan bunu soylemek istedim. Sevgilerimle!

    Liked by 1 kişi