Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Dolunay Yay’da: İdealler, yükselen standartlar ve zafer – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

full moon eagleBu akşam (2 Haziran) saat 19.19 da (İstanbul) zirveye ulaşacak olan Dolunay enerjilerini iki gündür yavaş yavaş içimize kabul etmeye başlarken, son haftaların aşırı aktif Zodyak’ının yine çok farklı bir – aslını söylemek gerekirse “birkaç”! – yüzünü görüyoruz. Bu çok ilginç bir dolunay.

Önce son aylara bir bakalım, bu yılın ilk dört ayını hazırlık ve arınmayla geçirdik. Bu arada hayat durup bizim hazırlığımızı beklemedi, her fırsatta arınılması gereken yeni konuları bazen yumuşakça ayaklarımızın dibine bıraktı, bazen de o konular resmen tepemizden aşağıya bir kova su gibi boşaldı. Arada düşünmemiz ve hissetmemiz için boşluklar oldu ve sonra yeniden başladık. Ama bu ayların genelini mükemmelimizi bulmaya ve hayatımızın nasıl olması gerektiği konusunda niyetlerimizi geliştirmeye, planlar yapmaya ayırdık. Yeni astrolojik yıl ile olaylar hızlandı ama bizler çoğu zaman olayların aklımızda planladığımız gibi gitmediğini gördük. Genellikle ya unuttuğumuz bir detay vardı, ya da yeniden arkada bırakmamız gereken bir başka bağımlılık bulduk. Size içinde bulunduğumuz yeni ortamın, yeni enerjilerin nasıl çalıştığını anlatmak istiyorum. 18 Nisan’daki Yeni aydan beri şunu anladım ve bu bilgileri de sanırım yıl sonuna dek defalarca paylaşacağım:

Aslında, evren istediğimiz her şeyi gerçekleştirmemize yardımcı olmak istiyor. Ancak niyetlerimizin bizim gerçeğimizle bağdaşması gerekiyor. Yani, yılın ilk dört ayında bir araya getirdiğimiz niyetlerimizin kökeni kalbimiz değil de sosyal şartlanma, aile baskısı, yüzeysel arzularsa, evren bize “kusura bakmayın, bu olmamış, bu kalpten gelmiyor, bu ruhunuzun işaretlerini taşımıyor, yeniden düşünün” diyor. Zihin gözümde arzular, dilekler ve istekler birer mini Büyük Patlama (Big Bang) gibi görünüyor. Bir şey yaratmak istediğimizde kalbimiz o patlamanın merkezi oluyor, patlamanın ışığı ve sesi aynı evrenin ortaya çıkması gibi Yaratan Kıvılcımını taşıyor. İçimizde derin bir heyecan ve umut yaratıyor. İşte o hisse kulak vermeliyiz. Birinci şart bu.

İkinci şartımız ise, bir niyeti ve ona bağlı hareket planını kurgularken aslında şu anda hiç tanımadığımız enerjilerde yüzdüğümüzü hatırlamamız. Planlarımız eski enerjilere uygun, hâlbuki biz yeni ve bilinmeyendeyiz. Kalpten gelen niyetleriniz bile zaman zaman sekteye uğruyormuş gibi görünüyor.

Peki, ne yapmalı? Çok basit. Bir şeyler düşünmüş olduğunuz gibi gitmediğinde geri çekilin. Durun! Bu niyetin kalpten gelip gelmediğini kontrol edin. Eğer, o “Büyük Patlama” hissi kalbinizdeyse, doğru şeyi niyet ediyorsunuz, sadece niyeti gerçekleştirmek için yaptıklarınız bu döneme uymuyor. Ara verin. Verdiğiniz o kısa molada evren size mutlaka ama mutlaka bu niyetin gerçekleşmesi için gidilecek yolu gösteriyor. Sadece dinleyin ve seyredin. Böylece, planlarınızı biraz değiştirerek, yeni yola koyulun ve niyetlerinizi gerçekleştirmek için çok daha hızlı, güvenli ve tanımadık bir yol olduğunu göreceksiniz. O yolu bulunca da hızına inanamayacaksınız. Sakın umutsuzluğa kapılmayın. Sizler öncülersiniz. Arkanızdan gelenlere yol açıyorsunuz. İşte yeni astrolojik dönemin, ikinci Rönesans’ın, Kürelerin Müziğinin etkisi bu.

Dolunayın katkısı: Bayrak, Kartal ve Horoz

Ay 12⁰ Yay’da ve Sabian sembolü ise; “Bir bayrak kartala, kartal ise gün doğumunu selamlayan bir horoza dönüşüyor”

Dane Rudyar kitabında bu sembolü şöyle anlatıyor: “Bayrak, bir milletin soyut sembolüdür. O bayrak kartallaşıyor. Kartal’ın doğasında cesaret ve yükseliş vardır. (Yükselişe dikkatinizi çekerim!) Kartal, bilinç ve amaçların olabilecek en yüksek oktava çıkmasını sağlayan ruhani irade ve amacı temsil eder. Kartal o kadar yüksekten uçar ki, gün ışığını ilk gören yaşayan varlıktır. Güneşi gördüğünde onu kutlar ve böylece güneşi görüp de onu takdir eden horoza dönüşür. Horoz ise, aslında güneşin doğuşundan kendinin sorumlu olduğunu düşünür ve gelen yeniyi kucaklar.”

Bu zaman, bizlerin en yüksek idealleri ve niyetlerini derinden hissettiğimiz, onunla gurur duyduğumuz, halklarla birlikte ve tüm saflığıyla yükselişi yaşadığımız bir dönemi gösteriyor. Dahası, her birimizin kendi yüksek benliğini ifade etmesi de kolaylaşıyor. Gerçekten değerli tüm sorunlar gün ışığına çıkıyor ve mantıklı bir şekilde çözümü için taraflar masaya oturuyor. Ancak dikkat edilmesi gereken şey ise, anlayış ve uzlaşmacı tutum içinde kalmak ve diğerlerine kendi görüşlerini kabul ettirmek için zorlama yoluna gitmemek olacaktır.

Bu, harika bir sembol. Ama bir dakika durun, ayın tam karşısındaki ve onu bir dolunay haline getiren güneşin sembolüne de bir bakın:

Güneş 12⁰ İkizlerde “Siyahi bir köle kız, hanımefendisinden haklarını talep ediyor.”

Feel by the moonBu sembol, ciddiye alınmak isteyen bir kişiyi anlatıyor. Herkesin olduğu gibi onun da hakları var, yaşam koşullarını iyileştirmek için ihtiyaçlarının duyulmasını “talep” ediyor. Bu hanımefendisi için duyması zor bir şey olabilir, çünkü baskın pozisyondaki insanların herkesin kendi özgürlüğünü istemesini anlaması çok da fazla görülmemiştir. Belki “hanımefendi” kızla ilgili her şeyin iyi olduğunu sanmaktadır. Belki de “köle kız” bulunduğu durumun değişmesi gerektiğini yeni fark etmiştir ve özgürlük kavramı hayatına yeni girmiştir. Çok şükür, artık kölelik kavramı hayatlarımızda yok, yoksa var mı?

Bu sembol, yaşamımızda artık saygısızlığa tahammülümüz olmadığını ve ciddiye alınmak istediğimizi gösterir. Baskı fark etmeden yükselir. Görünüşte sizi yöneten, baskın taraf bunu hissetmez. Ve bir gün, nereden geldiği anlaşılmadan bir duygu patlaması yaşanır. Saygısızlığa tahammül etmeyin. Ayağa kalkın ve haklarınızı savunun. Herkes eşit haklara sahip olmalı. Kanatlarınızı açın ve özgürlüğe uçun, bunu yaparken açık ve dürüst olun. Kazanabilirsiniz. Ezilen olmaktan, kendi gücünü kabul eden ve kullanan olmaya geçiş bu sembolde son derece açık bir şekilde veriliyor. Dürüst ve net olduğunuzda görünüşte kazanamasanız bile aslında kazanmışsınızdır!

Arkadaşlar, bu iki sembolün genel seçimlere sadece beş gün kala gökyüzünde yükselmesini son derece ilginç buluyorum. Yukarıda söylediğim gibi, bu dolunay enerjisi her sembolde, her açıda daha da ilginçleşiyor.

Neptün, Mars, Plüton ve diğerleri:

Geçen gün hakkında yazmış olduğum “grev” enerjisi hala işlemde. Protesto, işi bırakmak, haklarını savunmak ve isyan derecelerinden peş peşe gezegenler geçiyor. Ortalığın kolay kolay yatışmayacağına inanıyorum. Buna “Dünya ayakta!” diyebiliriz.

Gizemli Neptün, bu dolunayda çok etkili. Sezgilerimizi güçlendiriyor ve bazen de “mantıklı” görünmeyen çözümlere yöneliyoruz. Dış görünüşü bir önemi yok ama yine de bu çözümleri bir kontrol etmekte fayda var. Bunu da kuş bakışı yöntemi ile sağlayabilirsiniz. Yazının en başında dediğim gibi, geri çekilin ve biraz bekleyin, ortam netleşecektir.

Merkür geriye giderken, gizemli Neptün’e adeta arkadaşlık ediyor. Dışımızda yatan bilgileri değil, içimizdekileri toparlıyoruz. Bu zamanda asıl bilgi kaynağımız sezgilerimiz haline geliyor.

Bugün Mars ve Plüton arasındaki 150⁰ açı da Neptün ve Merkür’ü destekliyor. Genel mantığımız ve sonuca varma yollarımızda ayarlamalar yapmalı ve matematiksel düşünce dışındakileri de kucaklamalıyız. Cuma gününden itibaren harika üçgen açılar bizi rahatlatıyor.

Genel olarak:

Astrolojinin bize söyledikleri, yüksek ideallerimize değer verdiğimiz, dürüst, açık ve saygılı olduğumuzda yolun yarısından fazlasını çok da zorlanmadan alacağımızı gösteriyor. Benim görüşüm, bu ilginç dönemde her şeyin dengede yattığı. Onun için dünkü denge çağrımı tekrarlıyorum.

Hepinize harika bir dolunay dönemi dilerim!

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

2 replies »

  1. Çook güzel bir yazıydı. Özellikle de big bang kısmı.
    Keske bu bloga video da koysaniz. Fikirlerinizi anlattiginiz. Cok moral verici olabilirdi oyle de. Ya da youtube uzerinden canli yayin da olabilir. Pek tercih edeceginizi sanmiyorum ama yine de soylemek istedim 😉 Sevgiler…

    Beğen