Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

İletişim hatlarımız yeniden düzenleniyor: Dolunay Akrep’te – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

row row row your boat by sawaDolunay, 4 Mayıs Pazartesi sabahı saat 06.43 de (İstanbul), Akrep’te gerçekleşiyor. Uzun süredir beklediğimiz yeni astrolojik yılın ilk haftalarında gökyüzündeki hareketlilik son derece yüksek, üçgenler, kareler, T açılar, Yod’lar ve hatta bir adet “Thor’un Çekici” adı verilen çok nadir bir açı bile var. Ben bütün bu açılarla ilgili beklentileri size astrolojik detaylara girmeden anlatacağım, sanırım gezegenin derecesi, açısı, burcu yerine “Olasılıklar nelerdir? Gelişmeler ne yönde olacak? Nasıl hazır olabilirim?” soruları hepimizi çok daha fazla ilgilendiriyor.

Öncelikle içinde yüzmekte olduğumuz enerjilerden bahsetmek istiyorum. “Kürelerin Müziği” ile gelen 18 Nisan yeni aydan beri yeni enerjilere yerleşmeye çalışıyoruz. Aynı şeyi Gaia da yapıyor, volkanlar patlıyor, tepe çakranın bulunduğu Himalayalar sarsılıyor ve yeryüzünün Kundalini gücü yeniden uyanıyor.

Bu resetlenmeyle, bütün bir astrolojik sistemin artık 5inci boyuta yükseldiği konusunda hiçbir şüphem kalmadı. Bu ne demek? Yani, yavaş yavaş yaşanan dramların sayısı azalacak, %1’in %99’u yönetmek üzere kurguladığı planlar desteklenmeyecek, daha normal dalgalanmaların yaşandığı bir hayata doğru yol alacağız. Bu konudaki kesinliğim özellikle 1 Mayıs günü yaşananlarla arttı. O günün etrafındaki “klasik” enerjiler o kadar karışık görünüyordu ki, doğrusunu isterseniz çok büyük olaylar ve kayıplara yol açılabilirdi, ama olmadı. Yine bütün dünyada olaylar yaşandı ama hiçbiri eski enerjiler gibi etkin olamadı, çünkü artık yenilenmiş bir doğal düzene doğru yol alıyoruz. Bu birden bire her şey çiçekler ve böcekler içerisinde, lay-lay-lom gelişecek demek değil. Astrolojik düzen 5’e çıkmış olsa da bizler burada 3-4-5inci boyutlar arası geziniyoruz. Ve bize büyük görev düşüyor. Görev nedir? Enerjimizi yükseltmek!

Gölgeleri aydınlatmak

Peki, enerjimizi nasıl yükseltiriz? İşte şimdi bu Dolunayın enerjilerine ve gökyüzünün bize nasıl yardımcı olduğu konusuna geldik! Ve yine başrolde Plüton var. Plüton olunca da mutlaka dönüşüm, değişim ve gölgeler öne çıkıyor.

Adına “gölge” dediğimiz kavramın anlamına bakalım. Öğretmenim Tom Lescher çok güzel bir tarif verdi geçen gün: “Gölge, utandığımız, itiraf etmediğimiz, suçluluk duyduğumuz, sakladığımız ve genellikle bilinçaltımızda yaşayan yönlerimizdir. Bilinçaltımızda oldukları için çoğu zaman gölgelerin farkında bile olmayabiliriz. Onları baskı altına alırız ve şüphesiz her zaman diğer kişilere yansıtırız. Yani diğer kişiler bize gölgelerimiz gibi davranırlar. Ne zaman bir grup, bir kurum, bir toplum, hükümet, bir ülke, işyeriniz ve hatta eşiniz, ilişkiniz olan herhangi bir kişi sizi tetikliyorsa ve bu yüzeye öfke, hayal kırıklığı, inkâr gibi negatif duygu olarak çıkıyorsa buna çok dikkat edin. Bu durum her zaman hiç şaşmadan içinizdeki gölgeye işaret eder!”

O gölgeyi aydınlatmak, sevmek, dönüştürmek ve salıvermek ise bizim görevimiz. Bu konu hakkında iki mükemmel enerji çalışmasının bağlantılarını yazının en sonuna ekliyorum.

Bütün diğer açılara bakarsak bu dolunay yine iç dünyamızla ilgili enerjiler getiriyor ve iç dünyamızın dışımıza yansımalarını görüyoruz.

Ruhumuzun yani mükemmel potansiyelimizin dış dünyada kendini gerçekleştirmesi için egonun kendi bilinçaltı ruhunun doğası ile iletişime geçmesi gerekir. Kat kat kabukları soyarak çekirdekteki gerçeğe ulaşırız. Bu her zaman tatlı, kolay, mutlu bir süreç olmayabilir ama ulaşılan sonuç harikadır.

Yine Tom Lescher’dan alıntı yaparsam: “Bu Boğa ve Akrep arasında oynanan bir oyun.” diyor. Venüs tarafından yönetilen Boğa kendisi ile ilgilidir. Toplar, bir araya getirir, kendinin olanları sayar, sıkı sıkı tutunur. Boğa, ayakları yere basan egodur. Hepimiz birer egomuz olduğunu kabul etmek zorundayız. Ego fonksiyonu bizi hayatta tutar. Böylece kapasitemizi geliştirir, yeni yetenekler öğreniriz ki, bu 3 boyutlu hayatta bir şeyler ortaya çıkarır, yaratırız. Boğa’da hayaller hayal olarak kalmaz, onlar gerçekleştirilir. Sahip olmadığınız şeyi veremezsiniz. Akrep’le aydınlatan dolunay ise bize diğer insanlar, diğer olaylar sayesinde nelere sahip olduğumuzu yansıtıyor. Beğenseniz de beğenmesiniz de, onlar sizin aydınlığınız ve gölgeleriniz. Kendinizi tamamen kabul etmeniz gerekiyor.

Böylece bu Dolunay’da ikinci büyük rol üstlenen Jüpiter’in Sabian Sembolüne geliyoruz: “Kendini tezahür etmek isteyen ruh”, ya da “kendini dış dünyada göstermek, potansiyelini tamamen yaşamak, başarılı olmak isteyen ruh”. Bu dolunayın ana hedefi kesinlikle kendimiz olmamızdır. Sadece kendimizi bütünüyle kucakladığımızda gerçekten mutlu oluruz, sadece o zaman gerçekten başarılı, bereketli ve sevgi dolu oluruz.

Evet, Akrep ve Plüton, ölümün ve yeniden doğuşun simgeleri, evin bodrumunda, dolabın arkasında gizlenmiş karanlığı ortaya çıkartan güçler ama bunu zevk için yapmıyorlar. Bunu biz en sonunda hiç eksiksiz kendimiz olalım diye yapıyorlar. Anka kuşu her zaman küllerinden doğar. Derisini değiştiren yılan, gençleşmiş ve parlamıştır. Yeniden doğmak için önce eski kimliğimize veda etmek gerekir. İşte Akrep budur.

Dolunay Sabian Sembolü: “Telefon hat işçileri yeni bağlantılar kurmak üzere çalışıyorlar”

Viktor PopkovArkadaşlar, bu sembolü sona sakladım. Çünkü gölgeler, yeniden doğuş, yüzleşilen gerçekler aslında kulağa pek eğlenceli gelmiyor. Ama her zaman dediğim gibi, astroloji asla tek taraflı değildir. Bir taraftan zorlarsa, mutlaka diğer taraftan yardım elini uzatır.

Bu dolunay bütün iletişim hatlarımızı yeniden düzenliyor. Resetlenmemizin üzerinden geçen zaman boyunca uyum sağlamaya çalıştığımız yeni gerçekliğimizin biraz daha oturması için yeni arazimizde yeniden hatlar seriliyor. Ben bunu DNA çalışması olarak algıladığım gibi, düpedüz kendi iç sohbetlerimizin de değişmesi olarak da anlıyorum. Kendi iç sohbetlerimiz değiştiği zamansa dış sohbetlerimiz de ister istemez değişiyor. Yani daha uyumlu, daha müzikal, daha güzel iletişim şekillerine doğru ilerliyoruz. Negatif kelimelerin yerini yapıcı eleştiriler ve uzlaşma, ayıplamanın yerini anlayış ve sevgi, kendine ya da diğerlerine acımanın yerini çözüm arayışı alıyor.

Kullandığınız kelimelere dikkat edin. İçinde yaşadığınız gerçekliği tam olarak yansıtıyorlar. Kendine zarif davranan insanlar asla diğerlerine kaba olamazlar. Diğerlerine kaba olan insanlar her zaman kendilerine en insafsız eleştirileri yöneltirler. “Ben mükemmeliyetçiyim” kelimelerini kullanan kişilerin her zaman kendi mumlarını iki uçtan yakarak, hem kendilerini hem de çevrelerindekileri kontrol etmeye çalışmaktan bitap ve mutsuz düştüklerini gözlemlemişimdir.

İç iletişim hatlarımız bundan böyle bize sadece gerçeği iletecek, gerçeğimizi ise yapıcı bir şekilde kullanmak ya da sevgiyle dönüştürmek bizim elimizde. Bu yazının başında değindiğim “Thor’un Çekici” açısıyla son derece yüksek ruhani enerjiler belki Lemuria’dan beri ilk defa dünyamıza bugünden itibaren giriş yapıyor. Bu astrolojik yılın ilk dolunayı inanılmaz yüksek enerji taşıyor.

Arkadaşlar, utandığınız şeyler, suçluluk duygularınız, farkında bile olmadığınız aşağılık duygularınız, pişmanlıklarınız, hata olarak gördükleriniz, “eğer”leriniz, “keşke”leriniz… hepsi ya da bir kısmı bu dönemde ortaya çıkabilir. Bu muhteşem yeni düzenle, yeni 5inci boyut enerjilerle, salıvermek, affetmek, kabullenmek, dönüştürmek ve sevgiyle geleceğe ilerlemek yüzlerce kat daha kolay olacak çünkü iç hatlarımız da, dış iletişim hatlarımız da yenileniyor.

Wesak

Nepal earthquake - The GuardianBu Wesak dolunayında en iyisi Buddha’yı dinlemek. Wesak bu dolunayın enerjilerine çok uygun olarak aydınlanma, ölüm ve doğuşu kutlar. Bundan daha fazla Akrep ve Plüton olamazsınız!

Kendinizi sevgiyle kabul edin, şu anda olduğunuz muhteşem kişiyi tüm gölgeleriyle ve dağıttığı ışıkla kucaklayın. Siz şu an için mükemmelsiniz. Olduğunuz kişi her zaman değişecek, ilerleyecek ve gelişecek. Ama bugün siz “siz” olmazsanız, yarınki size yol açamazsınız.

Bu Wesak’ta, lütfen Nepal, Tibet ve Hindistan’daki depremden etkilenen kardeşlerimize sevginizi ve şifanızı göndermeyi hatırlayın. Bu, onlar için zor bir bayram olacak.

Aynı zamanda Gaia’nın tepe çakrasının tamamen açılmış olmasını da kutlayın. Yükseliş yolunda çok önemli bahar aylarının sonuncusuna girdik.

Bu dolunayda aşağıdaki iki çalışmadan birini öneririm:

Hepinize harika bir dolunay dönemi dilerim!

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

5 replies »

  1. Yine tam isabet! Neye çalışıyorsam onun mesajı geliyor. Çok güzel bir mesaj!
    Sanki öğrendiklerimi paylaşıyormuşum gibi geliyor, bir yandan da kaçırdıklarımı mesajda yakalıyorum. Çok teşekkürler, emeğinize, kalbinize sağlık!..

    Beğen

  2. Sevgili mor alev,yeni (5.boyut) astrolojik cagin baslamasi ayni zamanda dogum haritalarimizin uzerimizdeki zorlayici etkilerinden kurtuldugumuz,gezegenlerin ve yildizlarin hareketlerinden ozgurlestigimiz anlamina mi geliyor?Ornegin merkur gerilemesinde ya da dolunayda yeni baslangiclar yapmaktan cekinmemize, venus gerilemesinde ya da sert acilar altinda oldugumuz icin iliskimizle ilgili onemli adimlar atmaktan korkmamiza gerek yok mu artik?Veyahut da partnerimizle sinastrik acilarimizin asiri derecede uyumsuz olmasinin onemini yitirdigini mi gosterir bu durum,bir anlamda butun karmik yuklerin serbest kalisi gibi.”Bembeyaz sayfalar” mujdesinden bu tarz kisisel anlamlar da cikartabilir miyiz,yoksa kasit tamamen kollektife yonelik mi?Sanirim “yeni astrolojik cag” kavraminin tam olarak ne ifade ettigi netlesmedi bende.Aydinlatirsan cok sevinirim,sevgiler…

    Beğen

    • Sevgili Nisan, çok yerinde bir soru soruyorsunuz. Ben bu konuyu açıp bir makale olarak yayınlayacağım. Ancak burada söylemek istediğim en önemli şey şu: Asla, hiçbir zaman hiçbir açı da herhangi bir şeyden korkmanıza gerek yoktu geçmişte, ve şimdi de yok. Bunu geçen Merkür gerilemesinde yazmıştım. Yıldızlar sadece bize yardımcı oluyorlar. Sert açılar ise değişimi getiriyor. Bir iki gün içinde uzun yazımı göreceksiniz. Sevgilerimle

      Beğen

  3. Daha genis bir duzlemden bakmayi basarabildigimizde oyle tabiki,aksine inanmak astrolojiyi bir baska dogma haline getirip,kendimize yeni bir kafes daha insa etmek aslinda.Bu da inandigimiz ve konustugumuz herseyi,yeni cagi ve boyut atlamis insan fikrini gercersiz kilmak demek bir yandan.Ama iste bilincli halim bu soylediklerime hicbir supheye yer vermeden inanirken bilincaltim,kollektif bilinc ve bilincaltiyla birleserek bana benzerini ancak kabuslarimda gorebilecegim korkular ve kendi kendime engel olma durumlari yasatabiliyor.Bu yuzden makalenizi sabirsizlikla bekliyorum.Sevgiler.

    Beğen