Düşünceler

Hayatımıza Bolluk ve Varlığı Davet Etmek: Detaylı Bir Bereket Rehberi

Marilyn Monroe moneyArkadaşlar, birikmiş maillerinize cevap vermek için onları sınıflandırıyordum ve büyük kısmının temelde “Daha fazla param olması için ne yapabilirim?” sorusunu içerdiğini gördüm. Bu tarz soruları zaten aylardır tek tek cevaplıyorum. Bu blogda biraz vakit geçirirseniz konu hakkında pek çok eski yazı olduğunu da görebilirsiniz. Bu yazı ile tüm o maillere cevap vermek ve gelecekte de kullanabileceğiniz bir rehber yaratmak istiyorum. Kanaatimce, bizim para, varlık ve bolluk konusundaki düşüncelerimiz temelde hatalı. Bu hata yetiştiriliş şeklimizden ve yaşadığımız kültürden kaynaklanıyor.

Bolluk ve Varlık Para Değildir. Para Değiş Tokuş Aracıdır.

Ne kadar çok paranız olursa olsun, bolluk içinde yaşayamayabilirsiniz ya da gerçekten varlıklı değilsinizdir. Bu konuda aşağıdaki senaryoları düşünüyorum:

  • O yüksek maaş gelir ve gider, ay sonunda faturalar ödenmiştir ama size pek bir şey kalmaz. Pazartesi sabahı bir sıkkınlıkla kalkıp işe giderken aklınızda “o faturayı ödedim, X kişiye doğum günü hediyesi almak lazım, yine tatil yapmak için kenara bir şey koyamadım, acaba kredi mi alsam?” gibi düşünceler aklınızdan geçer. Sonra sizden daha az kazanan insanların nasıl olup her şeye para yetiştirdiklerini, üstüne üstlük sizden daha iyi yaşadıklarını merak edersiniz. Maaşınız ne kadar yükselse de ne kadar çok çalışsanız da benzer bir senaryo yaşanacaktır. Bu bereket sorunları yaşadığınızı, paranın zorluklarla kazanılması gerektiğine olan inancı gösterir.
  • Yukarıdakine benzer bir sorun ne yaparsanız yapın borçtan kurtulamamak olarak kendini gösterir. Çok şeyler istersiniz, kalbinizden ne güzel seyahatler, ne mutlu anılar yaratmak geçer. Tam bunları gerçekleştirme fırsatı bulduğunuzda yine kâbus gibi sizden ya da başkalarından kaynaklanan bir borç gelir sizi bulur. Bu yine tekrarlanan bereket sorunudur, kökünde layık olma, hak etme sorunları yatar.
  • Her şeyiniz vardır. Tüm temel ihtiyaçlarınız karşılanmıştır. İyi kötü eviniz, düzenli geliriniz, belki babadan kalma bir tarla ya da arsa, araba… Hiçbir şey için para harcamaya kıyamazsınız. O para birikir de birikir, etrafınızdakiler yalvarır “ne olur banyo çok kötü oldu, yenileyelim, ne olur bir defa da olsa dışarıda yiyelim, bari köfteciye gidelim, sana yeni bir ayakkabı gerekli, vs., vs.” Parasızlıktan şikâyet edersiniz, kendinizi fakir hissedersiniz, loto bileti almadan loto kazanmayı hayal edersiniz. Bu noktada ruhunuz fakirdir, bankadaki paranın size hiçbir faydası yoktur. Bolluk dolu bir yaşamı bilinçli olarak bloke edersiniz, iyi şansınızı çok zor paylaşırsınız. Büyük ihtimalle bu tıkanıklık sizde sağlık sorunlarına yol açar. Etrafınızdakiler de size kızgın ve kırgındır. Bu güvensizlik sorunundan kaynaklanır, büyük ihtimalle geçmiş hayatlara da bağlanabilir.
  • Çocukluktan beri sıkıntılar içinde büyümüş, başka insanların ne kadar kolay bir şeylere sahip olduğunu, hayatlarının ne kadar rahat olduğunu görmüşsünüzdür. Sizin de canınız ister, hiç istemez mi? Ama olmaz, ya da o kadar zor bir şeylere sahip olursunuz ki burnunuzdan gelir, karşılığında çok şey feda edersiniz. O çocukluktan beri var olan eksiklik ve yokluk hissi bir türlü kaybolmaz. Şansız olduğunuza karar verirsiniz… İhtiyacınız olan ne para, ne de maldır. Asıl ihtiyacınız olan bütün güzel şeylere layık olduğunuzu, sevilesi bir insan olduğunuzu bilmek ve kendinizi herkesle eşit görmektir.

Bu senaryoları yazdım çünkü varlık ve bolluk sorunları paraya bağlı değildir. Para bir kâğıt ya da metal parçasıdır ve enerji değişim aracı olarak görülmelidir. Bize hayatımızdaki en önemli şeymiş gibi gösterilse de bu bir illüzyondur. Çok ya da az olması el değiştirdiği sürece hiç önemli değildir. Önemli olan bunun olumlu enerjilerle yapılmasıdır.

Günümüzde para “BİZE BİÇİLEN DEĞER” olmuştur. Hayır, hayır, hayır! Bir insanın değeri asla bir değişim aracıyla ölçülemez. Komşunun arabasının son model BMW olması, sizin de eski bir FIAT kullanmanız sizin değerinizi daha az kılmaz.

Şimdi, yazının yapılması gerekenler ya da ruhani metotlar bölümüne geçiyoruz arkadaşlar. Bu yazıyı okuduğunuza göre bolluk içinde, maddi açıdan güven içinde hissederek hayatı dolu dolu yaşamak istediğinizi farz ediyorum. Sırayla aşağıda yazdıklarımı uygulamanızı öneriyorum. Bir adımdan diğerine koşturmayın, önemli olan adımları içten, dürüst ve isteyerek uygulamaktır. Bazıları için yarım saat süren şey diğerleri için sorunun derinliğine bağlı olarak günler sürebilir. Tam olarak tatmin olmadan o adımı olmuş kabul etmeyin, yaptığınız içinize sinsin.

ADIM 1: Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayı arkanızda bırakın.

under water DesignspirationKimse kimseden daha az ya da çok önemli değildir. Bu blogu okuyan arkadaşlar zaten belli bir ruhsal olgunluğa kavuşmuşlardır ancak bu çok önemli konuya kısaca dokunmak istiyorum. Siz başkalarından üstün olmadığınız gibi bir başkası da kim olursa olsun, ister cumhurbaşkanı, ister belediye işçisi olsun sizden üstün değildir. Kendinize not vermeyin, kendinizi bir takım listelerde görmeyin. Bunların hepsini geride bırakın. Bolluk ve bereket biraz da rahatlamaktan geçer. Kendinizi kimseyle kıyaslamadığınız zaman nasıl bir rahatlığa varacağınızı düşünün. Bu hepimizde olan bir alışkanlık, Ayşe benden kilolu, ben Fatma’dan daha güzel giyiniyorum, Ali’nin maaşı benden yüksek ama ben daha iyi futbol oynarım… Bu karşılaştırmalar eğer öğrenme amacınız yoksa hiçbir şeye hizmet etmez. Birinin bir şeyi iyi yaptığını gördüğünüzde gidin ondan öğrenin. O kişiye o konuda iyi olduğu için negatif duygular beslemeyin, hele kendinizi aklınızdaki o listede daha aşağılara hiç yerleştirmeyin. Birilerini kıskandırmak için pırlanta yüzük istemek, arkadaşlara hava atmak için yeni yemek takımı almak sevgi temelli davranışlar değildir ve sonunda o negatif enerji size geri dönecektir. Bence karşılaştırmalar ve oranlar matematik derslerinde kalmalı.

ADIM 2: Sevgi ve şükran her şeyin başı ve sonu, tüm bolluk, bereket ve varlık sorunlarının çaresidir

Tüm sahip olma arzularının, başarı isteğinin ve zengin olma hayallerinin temelinde sevilmek isteği yatar. İçimizde bir yerde derinlerde mal ve nakit varlığının bizi daha sevilesi kılacağına inanırız. O zaman istediğimiz ilgi, saygı, anlayış ve merhamet bizim olacaktır, kalbimiz asla kırılmayacak ve yenilmez olacağız. Bir de etrafınızdaki örneklere bakın, doğru mu? Hayır!

clear blueRahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yere gidin. Kendinize vakit ayırın. Kutsal Anne’nin Şeffaf Mavi Enerjisini çağırın ve Kutsal Anne’den yardım isteyin. Niyetinizin yaşadığınız maddi sorunların kökenine inmek ve onları anlamak olduğunu iletin. Şimdi gerçekten derine inin. Neden daha başarılı olmak istiyorsunuz? Neden daha büyük bir ev istiyorsunuz? Neden bankada milyonlar istiyorsunuz? Neden para ile daha güçlü olacağınızı düşünüyorsunuz? Peki, size ne güç getirecek? Neden normalde hediye almayacağınız bir kişiye kredi kartınızdan harcama yaparak hediye alıyorsunuz? Burada Kutsal Anne yardımıyla kendi kendinize psikoterapi uygulamanızı istiyorum. Sizin sormanız gereken sorular yukarıdaki örneklerden farklı olabilir, bunlardan yola çıkarak kendi hayatınıza uygulayın, içten sorun, içten cevaplayın. Eğer içten ve dürüst olmazsanız hiçbir işe yaramaz. Sizden başka kimse bilmeyecek, rahat olun.

Sorduğunuz sorularla kökene indikçe daha önce düşünmediğiniz ya da artık unuttuğunuz sorunlar, endişeler ve kötü anılar ortaya beklenmedik şekilde çıkabilir. Amacım sizi bir negatiflik denizinde boğmak değil. Tarafsız davranmaya çalışın, gözyaşı dökmeniz gerekiyorsa onu da yapın. Ve bir kenara not alın. Cevap olarak gelen yanlış inanışları, acı anıları, önyargıları, kendinize kurmuş olduğunuz sahte yokluk ve yoksunluk kafesini sonsuza kadar hayatınızdan çıkaracaksınız. Bu sorular ve benzerlerini sorarak daha da derinlere indikçe kayıtsız şartsız sevilmenin tek arzunuz, umudunuz ve isteğiniz olduğunu hissedeceksiniz. Tatmin olduğunuzda Kutsal Anne’den tüm bu yaralara sevgisi ile şifa vermesini, kalbinizi sevgi ve merhameti ile doldurmasını rica edin, ona teşekkür edip bu seansı bitirin. Eğer bir şeyler eksik kalmış gibi hissediyorsanız bunu başka zaman yine tekrarlayın.

ADIM 3: Archangel Michael ile Bağları Kesin

Yukarıdaki egzersizle pek çok sorunun kaynağını bulmuş olmanız gerekiyor. Bunlar hiçbir geçerliliği olmayan yanlış inanışlar ve sizi esarete zincirleyen sahte olgular. Bazılarının kökeni geçmiş hayatlara kadar dayanabilir, hangi hayat, hangi tarih olduğu önemli değil. Şimdi onlardan sonsuza kadar kurtulma zamanı. Lütfen şu bağlantıya gidin ve bağları kesin. Bazı inanışlar çok güçlü ve inatçı olabilir, bu egzersizi tam olarak refaha kavuşana kadar haftada bir uygulayın. Bazen birden bire bir olay olur ve eski inançları, üzüntüleri yeniden tetikler, o zaman da derhal bağları kesme çalışması yapın.

ADIM 4: Mor Alev’le sorun çözümü

violet flame workYukarıda bağları keserken Mor Alev enerjisini kullandınız ancak bu enerjiyi her alanda, her konuda ve herkes üzerinde kullanabilirsiniz. Kendinizden başka kişiler üzerinde Mor Alev enerjisi kullanmaya da izniniz vardır çünkü bu enerjinin tek yaptığı negatifi pozitife çevirmektir. Diyelim ki kredi kartı borcunuz var, bunu nasıl kapatacağınızı bilmiyorsunuz. O kartı, hesabınızı, bankayı, kendi kazancınızı Mor Alev enerjisi ile negatiften arındırın. Niyetinizin bir daha asla borçlu olmamak olduğunu belirtin. İkinci bir örnek ailenizdeki herkesi bu enerji ile dezenfekte etmek olabilir, evinizi, işinizi, müşterilerinizi de Mor Alev enerjisi ile negatiften arındırabilirsiniz. Bu enerjiyi her an kullanabilirsiniz. Bu enerjiyle meditasyon yapabilir ya da direkt konuyla ilgili insanlara ve yerlere gönderebilirsiniz. Yalnız boşu boşuna negatif bir ruh yapısındayken bu enerjiyi kullanmayın, hiçbir işe yaramaz. Yani çok kızgın olduğunuz müdürünüze Mor Alev yollamak boşuna bir çalışmadır, ancak “müdürüme çok kızdım, kendimdeki bu negatif duyguyu Mor Alev’le temizlemek istiyorum” derseniz ve sakinleştikten sonra yine Mor Alev enerjisini sorun olan konu üzerinde uygularsanız kolay çözümünün karşınıza hemen çıktığını göreceksiniz. Mor alev enerjisi ile ilgili bağlantılara buradan ulaşabilirsiniz.

ADIM 5: Ne istediğinize karar verin

Bu noktaya kadar öğrendiklerimizi tekrarlayalım: Kişisel değerimizin para ile hiçbir alakası olmadığını biliyoruz, kendimizi türünün tek örneği ve orijinal varlıklar olarak kabul ettik ve başkalarıyla karşılaştırmıyoruz, yanlış inanışlarımızı yok ettik. Şimdi bu enerjisi temizlenmiş halinizle gerçekten, dürüstçe, kalbimizin en derininden ne istediğinize karar verin. Bu konuda yine defalarca konuştuk. Kalbinizi dinleyin, sessiz vakit geçirin, diğer insanların ne istediği ya da neye ihtiyacı olduğu konusunu tamamen denklemden çıkarın. Ne ile mutlu olacaksınız? Neyi en çok seviyorsunuz? Sizi mutlu edecek şeyi hiçbir etkiye kapılmadan belirlemek çok önemlidir. Biz çoğu zaman bir şeyleri istediğimizi zannederiz, bunların bize mutluluk getireceğini sanırız, başkasını mutlu eden bir şey bizi mutlu etmeyebilir. Açık ve net olmalıyız. Onun için yine Kutsal Anne’nin Şeffaf Mavi Enerjisini çağırın. Aynı ADIM 2 de olduğu gibi çalışın ve kalbinizin derinlerindeki arzularınızı açığa çıkarın, bu sizin hayatınızın amacını bulmanıza kadar gidebilir.

İlk önce bulduğunuz şeyler size çok büyük, mantıksız ya da imkânsız görünebilir. Unutmayın, imkânsız diye bir şey yoktur. Her yeni şey bir zamanlar imkânsızdı. Bu arada yine bulduğunuz şeyler tam tersine çok sıradan görünebilir, örneğin evinin kadını olmak, çiftçi, muhasebeci, güzellik uzmanı, baba olmak belki size önemsiz gözükebilecek arzular olabilir ama buna kim karar veriyor? Eğer sayıları seviyorsanız onlarla ışıldıyorsanız o zaman en iyi muhasebeci olacaksınız, eğer en mutlu anlarınız bir çocuk sahibi olup onu büyüterek gelecekse bunu kim yargılayabilir? Belki sizin en çok istediğiniz şey tüm dünyayı gezmek, az bilinen yerleri görmek. Bulduğunuz yeni bilgileri kucaklayın, onlara saygı duyun. Onlar sizin istekleriniz. Bunları bir yere not edin, bu konular üzerinde meditasyon yapın. Netleşin.

“Bunu niye yapıyorum? Ben sadece para istiyorum” diyebilirsiniz. Ama hatırlayın para sadece araçtır. Önemli olan sevgiyi ve mutluluğu bulmanızdır, onlar parayı, rahatı, varlığı ve bolluğu getirir. Bu noktada ilerlemeden lütfen Arkturusluların verdiği şu mesajı okuyun. Eğer daha önce okuduysanız bile yeniden okuyun. Bu mesaj çok önemli!

ADIM 6: İsteklerinizi evrene bildirin, duyguların titreşim gücünü kullanın

Secret filmi ve kitabı çıktığından beri çekim gücü yasasını kullanmak üzere pek çok metot, pek çok bilgi ortaya çıktı. Hiç merak etmeyin, ben de seminerlere gittim, kitaplar okudum, olumlamalar yaptım, vizyon tahtaları hazırladım… İki şey oldu: Bazı denemelerimde canım sıkıldı, sonuç almayı falan beklemedim, bazen de ufak tefek sonuçlar alsam da gerçekten gözümü açan, beni etkileyen hiçbir deneyim yaşamadım. Lütfen o bilgileri atın gitsin! Temeli tam olmayan bilgi olmasındansa hiçbir şey bilmemek daha iyidir. Eksik olan, bize verilmeyen bilgiler ise şuydu:  Arzular ve istekler saf bir temelden gelmeli, hem kişiye hem de bütüne hizmet etmeli, dış etkenlerle değil ruhunuzun derinliğinden belirlenmeli. İşte bu yüzden yukarıdaki egzersizleri yaptık.

Olumlamalara yanlış kullanıldıkları için karşıyım. Önemli olan söylediğiniz kelimeler değil, onların size hissettirdikleridir. Kendinize göre bir olumlama yazıyorsunuz, “Ben şöyleyim, böyleyim, bu kadar zenginim, şöyle bir işim var” diye sonra da bunu her gün tekrarlıyorsunuz. İçinizden bu söylediklerinize gerçekten inanmadığınız sürece enerji frekansınızı istediğinizle eş frekansa getirmenize imkân yok. Aynaya bakıp “ben zayıfım, ben inceyim, ben sağlıklıyım” diye tekrarlayıp pantolonunuzun fermuarının kapanmadığını gördüğünüzde enerjiniz hangi titreşim boyuna düşecektir sizce? İçinizden bir ses “aslında bunlar doğrular değil” diyorsa olumlamalara devam etmeyin.  Bu arada olumlamaları tekrar ederken enerjiniz şunu söylüyor olabilir: “Ben şöyle değilim, böyle değilim, bu kadar zengin değilim, şöyle bir işim de yok.” Haydi bakalım, bu enerjiyi temizleyin şimdi!

Vizyon tahtaları istediğiniz şeyi netleştirmek, motivasyon ve evrene işaret yollamak için iyidir. Ama onlara da her gün bakıp “ben 6 ay önce şu resmini koyduğum arabayı istemiştim, şu kanepeyi almak istemiştim, hani hala yok” diyorsanız, derhal onu ortadan kaldırın.

İstemeyin. Sürekli istiyorum, istiyorum diye ortalarda gezinmek sizi eksik ve isteme frekansında tutar, durmadan istersiniz, ama o şeye sahip olmak o noktaya ulaşmak farklı bir frekanstadır. İsteme safhasını ADIM 5 de yaptık ve bitti.

Şimdi bizi istediğimize yakınlaştıracak duyguları seçmeli ve onlarla çalışmaya başlamalıyız. Bunun için Abraham’ın kısa, basit ama son derece etkili metodunu öneriyorum. Lütfen okuyun ve uygulayın.

Niyet etmek ise evrenin en güçlü mesajını taşır. Niyetin farkı arzuyu formüle etmek, evrene bildirmek ve sonra da salıvermektir. Salıvermek güven ve inanç ister. Bu konuda sorun yaşıyorsanız tekrar ADIM 3 ve 4 e dönün, güven ve inanç sorunlarınızı çözün. Niyet etmeye küçük adımlarla başlayın, hemen kocaman şeyler niyet ederseniz güven ve inanç konusunda sorunlar çıkabilir. Ama önce küçük şeylerle başlarsanız her gün inancınız daha da güçlenir ve bunun ne kadar önemli ve yararlı bir araç olduğunu görürsünüz.

Örneğin satış işindesiniz ve belli bir kotayı doldurmak istiyorsunuz. Bunun üzerine çıktığınızda ikramiye alacaksınız. Ay ortasında kotanızı doldurup bunun iki katı satış yapmış olmayı niyet etmek saçma olur. Çünkü buna inanmamanız olasılığı çok yüksektir. Aslında her şey mümkündür, ama sizin inancınız ve güveniniz gerekmektedir. Örnek niyet şöyle olmalıdır:

“Bu ay satış kotamı doldurmayı ve üzerine tüm ihtiyaçlarımı giderecek bir ikramiye almayı niyet ediyorum. Bunun ilgili herkesin ve benim en yüksek yararına olacak şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum”.

Ve sonra işin zor kısmı geliyor: Bunu artık sorgulamayın, nasıl olacak diye düşünmeyin, geçmişle karşılaştırmayın, ne zaman olacak demeyin, bırakın gitsin… Kendinizi pozitifte tutun, şüpheden kaçının.

ADIM 7: Sadece olumlu enerjilerle çalışın

Thank youOlumlu düşünmeyi görev değil alışkanlık haline getirin. Bunun en kolay yolu şükran duygusundan ve olaylar karşısında tarafsız kalmaktan geçer. Bazı insanlar şükredecek bir şey bulamaz, sanki o duygu çok büyük şeylere saklanmalıymış gibi gelir. Ama hayatı yaşanır, mutlu ve güzel kılan şeyler genelde küçük şeylerdir. Arkturusluların konuyla ilgili mesajını ADIM 5 de okudunuz. Şükran listesi konusunu birden fazla konuştuk, o eski mesajlardan en kapsamlısını burada bulabilirsiniz. Ben aklıma geldikçe hayatın ufak şeylerinden zevk almaya çalışıyorum. Sabah kahvemi çok severim, tadını ve kokusunu içime çektiğimde ister istemez içimden bir teşekkür kopar. Lezzetli bir yemek, güzel bir manzara, temiz çarşaflar, komik bir kedi, önüme düşen bir yaprak, internette okuduğum bir şey, şimdi havalar soğudu sıcak bir battaniye bile teşekkürümün hedefi olabilir… Güne nasıl başlarsanız öyle devam eder, iyi duygularla ve yüksek enerjilerle başlamak için şükretmeyi seçin. Sizin için içinizde teşekkür duygusunu uyandıran şeyler farklı olacaktır, biraz düşünün, bulacaksınız. Bunu siz de alışkanlık haline getirebilirsiniz, aslında çok kolay. Bu küçük hareketler sizi yüksek frekansta tutar, sadece istediğiniz şeylerin çabuk gelmesini sağlamaz, o şeylerin gelmesini beklemeden hayatınızı daha mutlu ve rahat kılar. Archangel Michael Temmuz ayında ‘Tek duanız ‘teşekkür ederim’ olsaydı bile yeterli olurdu’ dedi. Bu konudaki yazımı lütfen okuyun.

Her zaman karşınıza zıtlıklar, istemediğiniz şeyler çıkabilir. Üzülebilir, kızabilirsiniz. İnsansınız ve bu normaldir. Ama durumdan elinizden gelen en çabuk şekilde duygusal olarak kendini koparmak yapabileceğiniz en doğru şeydir. Cevap vermeden, tepki vermeden, harekete geçmeden önce mutlaka ama mutlaka düşünün. Şu anda yapacağım şey, söyleyeceğim sözler beni ne derecede temsil ediyor, bu durumu nasıl etkileyecek? Nefes alıp vermek ve öyle kendini yatıştırmak en iyi yollardan biridir, ya da “şu anda bunu tartışmak istemiyorum” diyerek o ortamdan ayrılabilirsiniz. Sonra kendinizi merkeze çekin, sakinleşerek çok çabuk Mor Alev enerjisi ile çalışabilirsiniz.

Negatif medyadan, negatif insanlardan, karamsarlardan, şikâyet edip hakkında hiçbir şey yapmayanlardan kaçının. Türk kültüründe beddua alışkanlığı var, bunu asla yapmayın ve yaptırmayın.

ADIM 8: Dinleyin, İşaretleri Görün ve Harekete Geçin!

ClairaudienceKısmetiniz büyük ihtimalle uzaydan tepenize düşmeyecek. Size yol gösterilecek, önünüze fırsatlar çıkacak, beklenmedik mesajlar gelecek. Gözünüzü, kulağınızı açık tutun, çok dikkat edin! Bakın, bu adım gerçekten çoğu kişi tarafından atlanıyor. Hâlbuki diğer her adım kadar önemli. Evren her adımda sizinle konuşuyor, melekler kulaklarınıza fısıldıyor, yüksek benliğiniz size rehberlik etmeye çalışıyor. Lütfen dinleyin! Bunun önemini ne kadar çok vurgulayabilirim bilmiyorum.

  • Meditasyon yapın. Bu konuda Saul’un geçen gün çok iyi tavsiyeleri vardı. Ayrıca bu blogda meditasyon bölümünde pek çok rehber yazı var, onlardan da yararlanabilirsiniz.
  • Gelen hiçbir fırsatı, daveti, teklifi geri çevirmeyin. Eğer karar veremiyorsanız kalbinize danışın.
  • Dinleme ve evrenin verdiği işaretler konusunda çok yazdım, neredeyse haftada bir bu konuda meleklerden mesaj geldi. Lütfen eski mesajlara bakın.
  • Olasılıklara açık olun, kalbinizi açık tutun, açık görüşlü olun. Yeni bilgilere bu olmaz, daha önce kimse yapmadı, ben yapamam, nasıl olur diyerek arkanızı dönmeyin.

Şimdi harekete geçme zamanı. İlk adımlarınızı küçük tutun. Eğer size yeni bir iş kurma ilhamı geldiyse bunun için planınız tam oluşmadan dev bir kredi alıp tüm hayatınızı gereksiz bir baskı altına sokmanıza gerek yok. Yavaş gidin, her küçük başarıda kendinize ve sezgilerinize daha çok güveneceksiniz. Sonra daha büyük adımlar atacaksınız.

“Ne zaman? Nasıl?” sorularını bırakın. Hayatınızı olumlu bir şekilde yaşamaya bakın, kendi deneyimlerinizi kendiniz yaratırsınız, bunu hatırlayın. Bu arada duruma göre uygun melek enerjilerinden faydalanın.

Bu çalışma hemen olacak bir şey değil, zaman ayırmanız gerekli. Bulunduğunuz durumdan mutlu değilseniz hiçbir şey yapmadan oturmak en zararlı şeydir. Ruhunuzu köreltir. Size hayatınızı bir anda değiştirecek bir sihirli değnek vermek isterdim ama yok. Yukarıda gördüğünüz gibi herşey birbirine bağlı, sadece bolluğa odaklanmak ama sorunun kökenine inmemek geçici çözümler üretir. Sezgilerinizi kullanmayı, işaretleri ve fırsatları değerlendirmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Bunun yanında karma temizliği ve almamız gereken dersler de var tabii. Ama bu metotlarla düzenli olarak çalışırsanız size söz veriyorum önce yavaş ve sonra da gittikçe artan hızda hayatınızın değiştiğini göreceksiniz. Herşey o kadar doğal gelişecek ki bazı önemli detayları sadece oturup düşününce göreceksiniz. Seneye bu zaman bambaşka şartlarda yaşıyor olacaksınız. Buna inanın! Hiçbirimiz bu dünyaya acı çekmek için, kısır döngülerde kendimizi kaybetmek için gelmedik. Bolluk ve mutluluk içinde yükselmek, uyanmak ve uyandırmak için geldik.

Arkadaşlar, size bu konuda bildiğim her şeyi aktardım. Bundan sonra sıra sizde! Bu bilgileri kullanın ve gerçek bereket, gerçek bolluk ve gerçek varlık içinde yaşayın. Umuyorum ki bana bu konuda bir daha yazma ihtiyacınız olmayacak çünkü maddi sorun yaşamayacaksınız. Bu arada sizden ricam mutlaka telif hakkı uyarısına uymanız ve bu yazıyı kopyalamamanız, herhangi bir parçasını kesip yapıştırmamanız, herhangi başka bir kaynakta görürseniz mutlaka o kişileri ve beni uyarmanız. Teşekkür ederim.

Mor Alev

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

5 replies »

  1. Sevgili Melda,
    Hepimizin içinde hem kadın hem de erkek enerjileri var. Hele şimdi hem kutsal erkek hem de kutsal kadın enerjilerinin yükseldiği günlerde bunu daha çok göreceksiniz. Karşı taraftan verilen his eskisi gibi olmayabilir. Belli sterotipler tamamen ortadan yok olabilir. Yani pembe seven kız çocuğu, oyuncak tabancayla oynayan erkek çocuğu gibi. Ben bu kadın-erkek enerji dengesini tüm bu enerjilerin çok da farkında olmadığım günlerden beri seviyorum ve üzerinde çalışıyorum. O yüzden mesajınız hoşuma gitti. Bu sitenin nüfusun sadece %50 sine seslenmesini istemedim, belki de başarılı oldum. Cevap vermedim çünkü meditasyon kayıdını yayınlamayı bekledim. Cevabınız orada. Ama yine de sizi bekletmeyeyim! Erkek değilim. Ama bildiğiniz gibi bunun hiçbir önemi yok. Sevgilerimle, mutlu bir Kış Gündönümü dilerim.

    Beğen