Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
20 Aralık sabahının erken saatlerinde yılın son yeni ayı bu seneyi kapayıp 2026’nın devasa potansiyeline yakışır şekilde adım atmamız için büyük bir güçle yardıma geliyor. Yay’ın umudunu, iyimserliğini, büyük resme odaklanma gücünü ve farkındalığını getiriyor. Böylece yeni yıla çok daha zinde, çok daha odaklanmış ve hedefleri de oldukça büyütmüş şekilde girebiliriz.
Kathy Biehl (empowermentunlimited.com) diyor ki;
Yeni bir başlangıca hazır mısınız? Yay yeni ayı, nelerin mümkün olabileceğine dair bakış açınızda coşkulu bir yükselme vaat ediyor. Ve belki iyimserliğinizi de artıracaktır.
Bu ay, sadece yöneticisi Jüpiter’in geniş, hoşgörülü ve karşılaştığı her şeyden daha fazlasını isteyen doğası nedeniyle değil, burcunun sonuna doğru, ateşli, coşkulu Yay’da parladığı için hevesli, hatta görkemli ve hayattan da büyük.
Sadece bu da değil, bu ay Galaktik Merkezde parlıyor. Adından da anlaşılacağı gibi, galaksimizin tam ortası şu anda Yay burcunun 27. derecesinde. Bu yeni ay gibi burada meydana gelen hareketler, özel ve güçlü bir etkiye sahiptir. Astrolog Melanie Reinhart, bu dereceye ulaşan geçişleri “ruhani gelişimin uyanışı ve hızlanması” olarak niteler. Galaktik Merkez hakkında kapsamlı yazılar yazan astrolog Philip Sedgwick, burada meydana gelen olayı “zihinsel sabit disklerimizin yeniden yapılandırılması süreci (defrag)” olarak tanımlıyor.
Ve bu gerçekten de bir sürecin parçası. Bu ay döngüsü, Ekim’deki Terazi yeni ayından Mart’taki Balık yeni ayına kadar burçlarının 28. derecesinde arka arkaya gelen altı yeni aydan üçüncüsü. Bu altı yeni ay, ilişkilerden (Terazi) güce ve kaynaklara (Akrep), hayat görüşüne (Yay), hedeflere ve temellere (Oğlak), toplumdaki yerimize (Kova) ve ruhaniyete ve birbirimize olan bağımıza (Balık) kadar, birbirini izleyen aşamaları başlatıyor.
Bu sürecin tam ortasında bakış açılarımızı genişletmemiz hiç de tesadüf değil. Bağlantılarımız, ilişkilerimiz ve bazı tatsız ve zorlu durumlarla başa çıktık. Şimdi de bakış açımızı ele alıyoruz – madde ve şekil düşünceyi takip eder, unutmayın – ve ardından denklemin madde parçasına odaklanıyoruz. Ve bundan yola çıkarak, daha büyük dünyaya ve sonrasında daha büyük olan her şeye nerede ve nasıl uyum sağladığımıza bakıyoruz.
Bu konum, burada ekilen her şeyi etkiliyor. Küçük bir tohum yerine, bu ay, toprağa filizlenmeye hazır büyük, sağlam fideler düşürüyor. Alevlenebilecek kıvılcımlar yerine, bu yeni ay en başından itibaren bir yangın çıkarıyor. Ve bu, Galaktik Merkezden güç aldığı için tam anlamıyla arındırıcı bir yangın olabilir.
Bağlantılar, değerler ve arzuların peşinde koşmak ateşte çıtır çıtır yanıyor. Ay, sosyal modumuzun dansını yöneten Venüs’le birleşiyor. Yay’daki Venüs, bir avcı ve maceracıdır, keşfetmeye, dolaşmaya, sorgulamaya ve büyük resmi görmeye heveslidir… ve bu sırada birkaç şaka da yapar. Tüm bu özelliklerin fazladan dozlarını yeni ayın ateşine serpiştiriyor.
Macera arayışına karşı koymak neredeyse imkansız ve bu yeni aşamada tanıdık olandan uzak durmayı teşvik ediyor. Bunun yerine, bu ay, normalin kesintiye uğramasını, yenilikçiliği ve çılgın yeni olasılıkları hesaba katıyor. Bunlar, ayın Uranüs’e 150 derece konumda olmasının sonucu. (Bu da Philip Sedgwick’in tanımladığı “defragging” sürecini vurguluyor.) Ne başlatırsak başlatalım, neyin geliştiğini görürsek görelim, bu, ekonomik istikrarsızlığa, teknolojik değişikliklere ve/veya ani şoklara veya stabiliteyle ilgili içgörülere yanıt olarak yapılan ayarlamaları yansıtıyor.
Daha önce gördüğümüz istikrar kavramlarının bazıları, aslında yanılsamalara dayanıyordu. Yeni ayın Satürn ve Neptün’le kare açı yapması ve bu gezegenlerin Balık’taki yıllarının sonuna yaklaşmasıyla, gerçeklerle alakası olmayan düşüncelerin (ya da yalanların veya yaratıcılığın) artması kaçınılmaz. Bu yeni ayı bu geçişlerden uzaklaşmak için bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. (Neptün Nisan 2011’den, Satürn ise Mart 2023’ten beri Balık burcunda. ) Ya da sorgulamanızı bu yıla odaklayabilirsiniz. Bu kare, özellikle Mart 2025’ten itibaren ortaya çıkan sorunları ve konuları yeniden canlandırıyor. Bunlar, yeni ve gelişmiş dünya görüşünüzde nasıl bir rol oynuyor? Bir olasılık, “daha olgun ve daha bilge” olmak. Bir diğeri ise siyasi açıdan daha bilinçli, daha duyarlı ve daha zeki olmak.
Alternatif olarak, ya da muhtemelen aynı anda, bu kare, varlığınızın bir sonraki aşamasını hayal ederken, geçmişteki sınırlamaları aşmanızı sağlayacak ilhamı verebilir.
Ve büyük olasılıkla kendi bakımınızı üstleneceksiniz. Bu ayın ateşi, ev, aile ve güvenlik ihtiyaçlarına dikkat etmeyi ve bu konulara duyarlılığı artırmayı gerektiriyor. Yay’ın yöneticisi Jüpiter, Koç’taki Chiron’la kare açı yapıyor ve bu da saldırganlık, zorbalık ve toksik eril konularını alevlendiriyor. Bu konular eş zamanlı olarak karikatürize olacak kadar büyük boyutlara ulaşırken, aynı zamanda yumuşuyor.
Bunun yeni ay deneyiminize etkisi nedir? Baktığınız bu ateşlere biraz şefkat ve bakım katabilir misiniz, bir düşünün. Bu yeni ay, gerçeklik için çok farklı, daha geniş, daha kapsayıcı, daha iyimser ve şefkatli bir vizyon hayal etme potansiyeline sahip. Bu da, sonunda, gerçeklik deneyiminizi etkileyecektir. Ve muhtemelen gerçekliğin gerçekliğini de.
Dostlar, 2025 bütün dünyada ve kişisel yaşamlarımızda giderek artan gerginlikler ve savrulmalarla geçti ve yoğunluk ve belirsizliklerle dolu bir yıl oldu. Değişim dalgalarında çalkalanırken biz bunun böyle olacağını başından beri biliyorduk. Bu yıl, birçok dış gezegenin burç değiştirdiği, ardından geriye doğru hareket ederek bizi iki dünya arasında kalmış ve belki de sağlam bir dayanak bulamıyormuşuz gibi hissettirdiği bir yıldı. Artık eskisi gibi değilsiniz, kim olacağınız ve nereye gideceğiniz de tam olarak belli değil.
Üstüne üstlük, daha önce hiç görülmemiş jeomanyetik fırtınalar, X tipi güneş patlamaları ve Schumann rezonansında ani artışlar yaşadık. Gökyüzündeki uçakların bilgisayar sistemlerinden enerji bedenlerimize kadar zorlandık, elimizden geldiğince yeni enerjiye adapte olmaya çalıştık.
Hatırlayın, 2025 bir 9 senesi ve Çin astrolojisine göre yılan yılı. Eski katmanlarımızdan sıyrılmak, kapatmak, temizlemek ve en yüksek hayrımıza hizmet etmeyen şeylerin ne olduğunu fark etmek en önemli şeydi, bunlar ister inançlarımız, hikayelerimiz ve yaralarımız olsun, ister hayatımızdaki somut şeyler.
Ve tüm bunlar, bu yeni ayın bize yardım etmek istediği şeyler, özellikle de ertesi gün kış gündönümüyle yepyeni bir güneş ışığına gözlerimizi açarken.
Yay enerjisiyle, nerede takılıp kaldığınızı ve kendinizi nasıl, nerede sınırladığınızı, neler yapabileceğinize olan inancınızın nerede eksik olduğunu bulabilirsiniz.
Forever Councious’dan Tanaaz Chubb çok güzel anlatmış, diyor ki;
“Yay burcu, okuyla nişan alan bir yarı insan yarı at figürüyle temsil edilir. Bu okun, kalp çakramızı ve kalbimizin arzularını açığa çıkardığı söylenen Antares yıldızına doğru gittiği söylenir. Okumuzu arzularımıza doğru nişan alabiliriz, ancak ok yaydan çıktıktan sonra artık kontrolümüz dışında kalır.
Hayat da buna benzeyebilir. İstediklerimize ve arzularımıza doğru yola çıkabiliriz, ancak yol boyunca olanlar genellikle bizim kontrolümüz dışında gelişir. Hayatın iniş çıkışlarını aşmalı ve hoşumuza gitse de gitmese de bize dağıtılan kartlarla oynamalıyız.
Ancak, hayatı tamamen kontrol edemesek de, okumuzu istediğimiz yöne doğrultabiliriz. Hedefimizi ve ilerlemek istediğimiz yönü seçebiliriz. Olduğumuz yerde kalmak zorunda değiliz. İstediğimiz zaman hareket edebilir, yönümüzü ve rotamızı değiştirebiliriz.
20 Aralık’taki yeni ay bizi tam da bunu yapmaya davet ediyor. Bize, sıkışıp kalmadığımızı, sınırlı olmadığımızı ve memnun değilsek olduğumuz yerde saplanıp kalmak zorunda olmadığımızı hatırlatıyor. Oklarımızı alıp yeni bir hedefe yöneltebiliriz.
Elbette, bir durumu değiştirmek veya ondan kurtulmak her zaman kolay olmayabilir, ancak bu yeni ay bizden daha büyük düşünmemizi istiyor. Niyetimizi belirlememizi ve kalbimizin arzusuna yaklaşmak için zemin hazırlamamızı istiyor. Büyük bir sıçrama yapmayı denememizi ve istediğimiz yere ulaşmak için gereken cesareti bulmamızı istiyor.
Korkusuz olsaydınız. Başarısızlık veya başarıdan çekinmeseydiniz, yargılama olmasaydı ve istediğinizi elde edeceğiniz garanti olsaydı, ne yapardınız? Kalbiniz sizi nereye götürürdü?”
İşte bu son soru Yay’ın ruhu ve armağanıdır Bilge Baykuşlar.
Bu yeni ayın Sabian sembolü ilginç bir mesaj veriyor:
“Çimleri biçen tombul oğlan çocuğu”
Bu, ilk bakışta sıradan, hatta biraz rahatsız edici görünebilir ama tam da bu yüzden güçlü bir sembol. Burada bakış açımıza göre faydalı olmaya çalışmayı, kararlılık ve çabayı, toplumdan ya da ebeveynlerden onay ihtiyacını, hatta bazı durumlarda görünüşün içeriğin önüne geçmesini görebiliriz.
Bu tombul çocuğa iyi bakıldığını düşünüyoruz. Bu güzel bir şey. Büyük ihtimalle ihtiyaç duyduğu her şeye sahip. Sembolün yazıldığı yüzyıl önceki batı kültürünü düşünürsek, çimleri biçmek bile bir lüksü anlatmıyor mu?
Yay “büyük düşünün” der ama bu sırada gündelik, basit ama gerekli işleri unutamayız. Yeni aydan hemen sonra güneş işkolik Oğlak’a giriyor. Mars zaten Oğlak’ta. Bu sembol bize yeni yıl için önemli üç mesaj veriyor.
- Biz evren tarafından bu tombul oğlan çocuğu gibi seviliyoruz, gerçekte hepimize yetecek kadar ve çok daha fazlası var. Oburluk yapmaya ihtiyacımız yok.
- Büyük hayallerimizi, devasa vizyonumuzu küçük ama düzenli tutarlı hareketlerle desteklemek zorundayız.
- Ve yalvarırım, bu yeni ay ve gündönümünde hayatınızda gereğinden çok fazla uzamış şeyleri artık kesin. 😊
Toparlarsak;
Bu yeni ay, önümüzdeki yıl için iç pusulanızı yeniden ayarlamanızı ve daha fazla neşe, iyimserlik, macera, genişleme ve niyete doğru yönlendirmenizi istiyor.
Bu, özellikle Samanyolu’nun kalbi üzerinde bulunan yeni ay ve hemen ardından gelen Kış Gündönümüyle büyük resme ve uzun dönemli hedeflere açılma ve büyük vizyonlar yaratma zamanı. Bu yeni ayda sadece Galaktik Merkezin enerjisi bizimle birlikte çalışıp zihinsel çöpü ayıklamak ve düşünceleri güncellemekle kalmıyor, aynı zamanda bu yeni ay ve kış gündönümü sırasında Dünya’ya en yakın olan yıldızlararası kuyruklu yıldız (ya da henüz ne olduğunu bilmediğimiz) 3I/ATLAS da tanımadığımız yepyeni bir enerjiyle katkıda bulunuyor.
Tam anlamıyla bir yeni başlangıçtayız!
Bu yeni ay, hayallerini gerçekleştirmek için harekete geçenler, kozmik kaşifler ve bilinç uyandıranlar için. Her şeyin mümkün olabileceğine inanlar için.
2026’da nasıl gelişmek ve ilerlemek istediğinizi bulmak ve inançlarınızın temelini netleştirmek için bu enerjiyi kullanın.
Gelecek hakkında umutlu ve iyimser olun, çünkü ben bize ve her küçük (ya da büyük) seçimde onu yaratma yeteneğimize inanıyorum. Zamanı geldi. Haydi başlayalım!
Yeni Ay Kartı: Archon Barbelo
Bu yeni ayda Alana Fairchild’ın “Beyaz Işık” destesinden bir kart çektim. Beyaz ışık, kendimizi, birbirimizi, gezegenimizi ve onun tüm değerli canlılarını iyileştirmek için gerekli olan tüm renkleri, tüm frekansları barındırır. Ruh için ilahi bir ilaçtır, kalbi güçlendirir, zihni berraklaştırır ve yüksek bilinci uyandırır.
Gelen mesajı beklediğimi söyleyemem, başka bir şeyler gelecek sanmıştım. Fakat bir anda anladım, içimizdeki eril ve dişiyi barıştırıp dengelemeye çağıran bu kart elbette tam zamanında geliyor! Bu kart eş-zamanlı gelişen farklı bir oluşuma bakıyor. Bu yüzden analizin ortasına değil sonuna ekliyorum. Önce bu enerjiyi kısaca konuşalım, ardından kartın ne dediğine odaklanırız.
Öncelikle bu yeni ay kuzey yarıkürede dişi enerjinin en yüksek, gecenin en uzun olduğu günde gerçekleşiyor, güneyde ise bunun tam tersi. Hemen ardından gerçekleşen kış gündönümüyle güneşin ışığı yenileniyor ve günler yeniden uzamaya başlıyor, biz de kış mevsimine giriyoruz. Yeniden ekinoksun denge anına doğru ilerliyoruz.
İkinci sebebe gelirsek, şu anda Mars, Venüs ve Güneş birlikte ilerliyorlar. Göklerin zıt kutupları, eril ve dişiyi temsil eden ve birbirini tamamlayan bu kozmik aşıkların arasında güneş bulunuyor ve ikisi de güneşin arkasında olduğu için şu anda görünmüyorlar. Bu da sembolik olarak henüz göremediğimiz, tam anlamıyla bilemediğimiz ama hissettiğimiz gelişmeleri anlatıyor. Bu ikili adım adım birbirine yaklaşacak ve Ocak ayında ender bir üçlü buluşma gerçekleşecek. 3-12 Ocak arasında Güneş, Mars ve Venüs birlikte. Bunu aslında 2026 özetinde yazacaktım ama demek ki burada anlatılması gerekiyormuş! Bu döneme çok dikkat edin çünkü bu uyum ve sevgi dolu bir geçiş, bize sıcaklık, içtenlik ve sosyallik getiriyor. Her türlü ilişki, romantizm, sanat, maddi kazançlar güneşin ışığıyla kutsanmış ikili tarafından destekleniyor. Oğlak’ta çok mutlu olan Mars bu kümelenmeye büyük bir tutku ve hareketlenmeyle enerji katarak yeni ilişkileri, projeleri ve girişimleri ateşliyor. Bu zamanda coşkunuzu yapıcı bir şekilde yönlendirin ve dürtüsellikten kaçının. Bu güçlü ve parlak enerjiye güvenin ve korkusuz olun. Her iki gezegen de birleşmenin ardından yavaş yavaş yeniden doğacaklar. Bu enerji şu anda da geçerli, yumuşak ve derinden ilerliyor ve yeni yılda iyice güçlenecek. Bu kart dikkatlerimizi bu denge ve şifa zamanına çekiyor.
Kartımızın mesajı şu:
Biyolojiniz ve cinsiyetiniz, ruhunuzun yolunu ifade etmeniz için yaratıcı ve çok güçlü araçlardır.
Bazen cinsiyetçilikle gelen kısıtlamalar (ör. erkekler ağlamaz veya kadınlar yüksek sesle gülmemeli, vs.) veya klişeler nedeniyle kendinizi sınırlanmış hissedebilirsiniz, ancak ruhunuz asla kısıtlanamaz veya kontrol edilemez. Kendi bedeninizde kendiniz olma hissini kucaklayın. Hayat yolculuğunuzu kucaklamak, ruhunuzun mutlak özgürlüğünü daha derin bir şekilde deneyimlemek de dahil olmak üzere, size birçok fayda ve şifa getirecektir.
Archon Barbelo bir melek, tanrıça, ilahi anne ve kutsal bir alandır. En yüksek İlahi Dişi ilkedir. O gizemli ve güçlüdür. O, varlığınızın dokunulmaz saflığı ve gerçeğidir. İçinizdeki ebedi, lekelenemeyen ve bozulamayan ruhani özdür. Onun varlığı, herhangi bir yargı hatasının düzeltileceğinin ve kayıpların telafi edileceğinin işaretidir. Yolunuzdan sapmış veya gerçek benliğinizden kopmuşsanız, o, sizi gerçek bağlantıya ve doğru yöne geri çeken, kalbinizdeki doğuştan gelen anlayış ve güçtür.
Archon Barbelo, erkek veya kadın bedeninde olup da içimizde hem eril hem de dişi özelliklere sahip olabilmemizin gizemini öğretir. Ayrıca, cinsiyetsiz ruhani özümüzün, daha yüksek amacını gerçekleştirmek için eril ve dişi enerjileri nasıl kucaklayabileceğini anlamamıza yardım eder. Bu ruhani öz, cinsiyetin ötesindedir ve ondan hiçbir şekilde etkilenmez.
Ruhun cinsiyetsizliğine olan bağlantı gerçek bir şekilde deneyimlendiğinde, bedenin biyolojisi ya da ruhun ilahi misyonunu yerine getirmek için seçtiği cinsiyete dayalı deneyimler reddedilmez. İçimizdeki eril ve dişi enerjilerin tadını çıkarabilir ve onlarla etkileşime girerek yaratabilir, kutlayabilir, ruhani olarak gelişebilir ve benliğimizi şifalandırabiliriz.
Her ruhun kendine özgü bir yolu vardır, ancak her ruh ilahi sevgiye ve iç gerçeğine giden yolu bulmak için buradadır.
Her ruhun içindeki dişi enerjiler, anda varolanı kucaklama ve şefkati bulma yeteneğimizi güçlendirir. Bu, var olanla başlayan ve olabilecek şeye doğru evrim için alan açan merhamet, bağışlama ve bilgeliğe olanak tanır. Her ruhun içindeki eril enerjiler keşif, gelişim ve araştırmayı teşvik eder. Bizi her şeyi sorgulamaya cesaretlendirir. Bu da iyi bir muhakemeye ve daha yüksek bir anlayışa yol açabilir ve bizi güçlü tutar.
Böylece olumsuzlukların kişisel şifamızı ve ruhani gelişimimizi baltalamadan önce kişisel alanımızdan uzaklaştırılmasını sağlar. Archon Barbelo, eril ve dişi ilkeleri, kim olduğumuzun tanımları olarak değil, yaratıcı, ilginç ve güçlü ifade yöntemleri olarak bütünüyle deneyimlememize yardımcı olur.
Ruhun kendini deneyimlemesi ve ifade etmesi için bedenin, cinsiyetin ve biyolojinin değeri, ruh parçanızın her türlü yapıdan tamamen bağımsız olduğunu anlamanın getirdiği özgürlükle tamamlanır.
Yaşam yolculuğunuzda bilgelik ve irade gücünüzü yenilemeniz gerektiğinde, içinizdeki bu kutsal, saf, el değmemiş yere çekilebilirsiniz. Bu parçanızla bağlantı kurmak, size hayat yolculuğunuz ve deneyimlerinizin önemli olduğunu ve gelişiminize katkıda bulunduğunu, ancak kim ve ne olduğunuzu belirlemediğini hatırlatabilir. Siz, ilahi varlığın saf ışığı olan Archon Barbelo’nun aleminde var olursunuz. Ruhunuz her zaman onun parlak kanatlarının altında barınır.
Ancak, bu ışığı en çok ihtiyaç duyulan yerde, dünyada parlatmak için, biyolojik ve cinsel özelliklere sahip fiziksel bir bedende, bir insan olarak ruhani bir yolculuğa çıkmanız gerekiyor. Bu konuda endişeleriniz varsa veya bu tür endişeleri olanlara şifa getirmek istiyorsanız, bu kart size cesaret verecektir. Tüm ruhların yolculuklarında gerçeği bulmaları, merhamet, bilgelik, zarafet ve şefkatle kutsanmaları için İlahi Olandan yardım ve şifa isteyin.
Şifa Uygulaması
Bilinçli olarak nefesinizin içeri ve dışarı akışına bağlanın. Tamamen bu anda kalın.
Hazır olduğunuzda, ellerinizi kalbinizin üzerinde kenetleyin. Sol elinizde dişi enerjilerinizi, sağ elinizde ise eril enerjilerinizi hissedin. Onların iç içe geçtiğini hissedin. Birbirlerinden farklı, ancak eşit derecede güçlü ve önemli.
Ellerinizi hafifçe birbirine bastırarak, farkındalığınızı kalbinizi de kapsayacak şekilde genişletin. Ellerinizin göğsünüze temasını hissedin. Kalbiniz üçüncü farkındalığınızdır, kendinizi saf, sevgi dolu bir ruhani varlık olarak hissetmenizdir: Kutsal Eril, Kutsal Dişi, İlahi Benliğiniz.
Ruhunuzun kutsal üçlü doğasını fark etmenize izin vermek, şifalı bir huzurla karışık mutluluk getirebilir. Hazır olduğunuzda, ellerinizi gevşetin ve şu duayı yüksek sesle söyleyin:
“Archon Barbelo’nun ışığında birleşen Ruhani Annemiz ve Ruhani Babamızın parlak bilgeliğini, lütfunu ve sevgisini çağırıyorum. Bu beden, zihin ve ruhun armağanını kabul ediyorum. Tüm varlıkların ruhunun hayrına şifa, koruma ve rehberlik diliyorum. Tüm varlıklar gerçek ruhani doğalarını fark etsin ve özgün ruhani yolculukları boyunca mutluluk ve özgürlüğü bulsunlar.”
Bedeninize biraz sevgi gösterin! Kendinizi kucaklayın. Dinlenin, topraklanın, su için.
Hepinize harika bir yeni ay diliyorum.
©Mor Alev 2025
Görseller: Ok atan kadın – Rebecca Weisz, Çim biçen çocuk – Canva, Yay Burcu – Jonas Emanuel, Mars ve Venüs – Geraldine Arata, Archon Barbelo – Alana Fairchild ve Andrew Gonzales
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







sanırım zaman geldi :)
üç şey paylasmak istedim süper enteresan geldi.
herkese ve en çok sana, sevgi ve teşekkürlerimle. Bu değişik zamanlari birlikte guzellestiriyoruz ve bu çok heyecan verici!
BeğenLiked by 1 kişi
Birinci haber süper! Umarım aynen istediğin gibi olacak. İkinci haber bence daha da iyi!Dualarım seninle. Ve son duaya gelince, yüreğinin böyle güzel olduğunu zaten biliyoruz Bilge Baykuş :) Ben teşekkür ederim, tam da 2026’ya uygun haberlerle geldin bize. Sevgiyle kucaklıyorum.
BeğenBeğen