Dinleyin. Kalbiniz konuşuyor.

Sanatçı: Karla Dornacher

Sevgililer,

Yeryüzünün kaosu giderek kuvvetleniyor gibi görünüyor. Kendinize ya da herhangi birine güvenmeniz zor. Sanki köpekbalıklarıyla ve size zarar vermek isteyen diğerleriyle çevrelenmiş bir adada gibisiniz.

Pek çoklarınız böyle olduğunu inkâr edeceksiniz, çünkü çağlar boyu tahammül etmeye, kabullenmeye ve kendi acı ve korkularınızdan sorumlu olmaya eğitildiniz. Bununla birlikte, diğer herkese de özenle bakmalıydınız. İşte böylece çağlar boyu varlığını kabul etmediğiniz saklanmış duygularınızla beraber dünyaya ya da kendilerine ne olduğunu anlamayan diğerlerinin korkularını da hissediyorsunuz.

Bitkin düşmüş, biraz korkulu ve endişeli hissetmeniz mümkün, çünkü her şey buğulu ve duygusal ya da ruhani olarak tam da doğru görünmüyor. Yeryüzünü ve size yakın olanları kurtarmanız gerekmiyor muydu? Herkesi kendinizden önceye yerleştirmeniz gerekmiyor muydu?

Ve öyleydi.

Şimdi ulaşıp uygulayacağınız tamamen farklı bir sistem var. Tıpkı bir uçakta başkalarına yardım etmeden kendi oksijen maskenizi takmanız gibi, önce kendinizi kurtarmanızla başlayan bir sistem. Eğer yanan bir bina olsaydı, hayatınızı kaybetmek pahasına bir başkasını kurtarmak için binaya girseydiniz bir kahraman olurdunuz.

Bu artık başkalarına yardım etmeyeceksiniz ya da korumayacaksınız anlamına mı geliyor? Hayır. Aksine, siz de herhangi birisi kadar önemlisiniz demek oluyor. Ölü bir kahraman olmak artık kabul edilebilir bir felsefe değil. O yanan binaya girmeniz iki kişinin ölmesi anlamına gelebilir. Veya itfaiyeciler binadaki diğerleri yerine sizi kurtarmak zorunda kalabilir.

Kahramanlık değişiyor 3D’de kahramanlık bir başkasını kurtarmak için kendi fiziksel varlığınızı riske atmakla alakalıydı. Bu da sizin kurtarmış olduğunuz diğer kişi ya da hayvan kadar önemli olmadığınıza işaret ediyordu.

Elbette, bu son sözlerimiz pek çoklarını kızdırabilir, çünkü 3D dünyanızdaki güdülerinizle taban tabana zıt. Herkes eşit değil mi ya da herkes sevilmiyor mu? Herkes eşitse ve seviliyorsa, o yanan binadaki insan ya da hayvandan daha önemli olduğunuza nasıl karar verirsiniz?

İç sesinizi takip edin sevgililer, kalbinizi. Toplumunuzun öğretilerini değil, iç sesinizi. Eğer o iç ses yanan binaya gir diyorsa, çok iyi, siz de girin. Ama eğer o binaya girmek zorunda hissettiğiniz için giriyorsanız, bu sizin göreviniz değildir. 

Pek çoklarınız sizin için çok az anlamı olan 3D toplumsal kurallarla davranmaya devam ediyorsunuz. 3D’de kahramanlara ne kadar harika ve yürekli olduklarından dolayı övgüler yapılırdı. Elbette, eğer bunu yaparken fiziksel varlıklarını feda ettiyseler bu övgülerin onlar için pek de anlamı olmazdı. Şu anda, okuduğunuz bu ifadeleri iç sesiniz yerine toplumunuzun -meli, -malılarına dayanarak yargılayan pek çoğunuz kıvrım kıvrım kıvranıyorsunuz. 

Toplumsal -meli, -malılar bitti.

Toplumsal -meli, -malıların, bir yetişkin olduktan sonra bile ebeveynlerinizin sürekli ne yapıp ne yapmamanız gerektiğini söylemesinden hiç farkı yok.

Şimdi iç sesinizi, ihtiyaçlarınızı, kalbinizi ya da kararlarınızın diğerlerinin yerine size ait olduğunu işaret edecek ne etiket takıyorsanız, ondan temel alarak karar veriyorsunuz.

Biz, Evrenlere ait olanlar, yanan bina gibi dramatik bir örnek kullanmış olsak da, iç sesiniz yerine yapmak zorunda olduğunuza inandığınız için başkalarını finansal, duygusal ya da fiziksel olarak kurtarmanız, sadece yeni bir dünyada 3D kuralları uyguluyorsunuz anlamına gelir. 

Ne siz artık 3D’ye aitsiniz, ne de 3D kurallar uygulamada. Elbette, sadece bu kavramın geniş kollara yayılan sonuçlarını düşünmek bile sizi tedirgin ediyor.  Başkaları benim hakkımda ne düşünecek? “Birileri boğulurken yürüyüp gitmeli miyim?” Yanıtımız sadece şu olabilir: Siz ne yapmak istiyorsunuz?

3D’de zorunluluklar ve yapılması gerekenlerle dolu bariz kurallarınız vardı. Bu kurallar her kuşakla azıcık değişmiş olsa bile, süregelen kavram sizin kendinizi sizden daha önemli birisi için feda etmeniz anlamına geliyordu. Bu birisi, çocuğunuz, ebeveyniniz, patronunuz, seçilmiş bir resmi kişi, bir lider ya da sizden başka herkes olabilirdi.

Kendinizi kurban etmeniz artık övgü almıyor.

Eğer öyleyse, ne için ölümü göze alacağınızı nasıl belirleyeceksiniz? Biz iç sesinize dönüyoruz, kalbinize. Sosyal -meli, -malılar yerine kalbinizi takip etmeye başladığınızda, savaşlar ve anlaşmazlıklar çarpıcı bir biçimde azalacak. Herkes aynı kavramda hemfikir olduğu için değil, ancak çoğunluk birkaç liderin ihtiyaçları ya da çıkarı için kendini feda etmeyeceği için. 

Bu yeni dünya bağımsız düşünce ve davranışla alakalı. Sonuç olarak, şekillenen toplumlar temelini -meli, -malılardan almayacak, kalp-güdümlü olacak.

3D’de bir lider savaş ilan eder ve o ülkenin vatandaşları o savaş olmadan bir başkasına zarar vermeyi akıllarından bile geçirmezken savaşmak zorundadırlar. İç çağrılarını dinlemek yerine, bir toplumsal zorunluluk için kitlesel olarak hareket ederler. Kalbinizi ne kadar çok dinlerseniz, arkadaşları, toplumu, aileyi, liderleri kendi önünüze o kadar az koymanız ihtimali vardır.

Dinleyin. Kalbiniz konuşuyor.

Kalbiniz, size ait öz-sevginin ve öz-davranışın sesidir. Biz, Evrene dair olanların bunun üzerine ekleyeceğimiz hiçbir şey yoktur. Öyle de oldu. Âmin.

Brenda Hoffman ve kanallığını yaptığı Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (LifeTapestryCreations.com)


YEPYENi! 12 Nisan 2021’den itibaren “Sabian Hikayem”. Kendi gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!

En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2021 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.

Copyright © 2021 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

HİZMETLER

4 comments

  1. Merhaba, harika bir mesaj… Size, Brenda Hoffman ve Işık Varlıkları’ na sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Mesajda da açıkça söylendiği gibi “Önce kendi canım, sonra diğerleri. Tabii ki kalbimin sesi yardım et diyorsa. Kendimi önemsiyor ve seviyorum. Diğerlerini de. Ama en çok “KENDİMİ”. 😄 Bunu da gururla söylüyorum. Yaşasın Özsaygı ve Özsevgi. Hoşçakalın.

    Liked by 1 kişi

  2. Cok guzel bir yazi geldi aklima ” bogulan biri karsiniza cikiyorsa gidin kurtarin, ama sahil sahil dolasip bogulan var mi diye aramayin”. Bir sey karsimiza neden cikiyor, bunu anlama bilgeliği diliyorum.
    Ah sevgili Mor Alev, ne de cok ozlendiniz…
    Sevgiler

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.