Meleklerle Sohbet

Para! Harcarken kutsallığını tanıyıp katlanarak geri dönmesini kabul edebilir misiniz?

Kevin Sloan - Abundance orangesSevgili Dostlar, Geçen hafta medya ve neredeyse ülkenin tamamı parayla ilgili panik dolu konuşup, panik dolu düşünüp, telaşla ekranlara bakarken Shanta Gabriel aracılığıyla Baş Melek Gabriel (Cebrail)’den aşağıdaki mesaj geldi. Öncelikle, Shanta Gabriel’in mesajlarını çeviren başka arkadaşlar ve platformlar olduğu için bir de ben bu mesajları çevirmiyorum. Nasılsa onlara ulaşabiliyorsunuz. Fakat bu mesajı gördüğümde Mor Alev’de de yayınlanması gerektiğini derinden hissettim.

Yazıya benim koyduğum başlık farklı çünkü bana göre bolluk ve bereketin “kabul etmekle” doğrudan ilgisi var. Kabul etmek ise kendini yeterince sevilesi, yeterince değerli, yeterince “iyi” bulmakla alakalı. Yani her şey dönüp dolaşıp öz-sevgi, öz-değer ve güven konusuna geliyor… Bugün almayı ve vermeyi kabul etmeye odaklanıyoruz.

Başlık bir soru şeklinde çünkü aslında bütün bunları ve Gabriel’in aşağıdaki mesajda söylediklerini gayet iyi biliyorsunuz. Bunların hiçbiri size yeni gelmiyor, hiçbiri sizi şok etmiyor. Ama iş bu prensipleri uygulamaya gelince… Siz biliyorsunuz. Parasız kalacakmışsınız korkusu her yerde! Sanki aç, susuz, sefil kalacaksınız kendiniz için çok istediğiniz o şeye para harcadığınızda… İçlerde bir çekingenlik, hemen pişmanlığa hazır olmalar, verdiğini çok bulmalar, indirim istemeler… Yani, “ben bu hizmeti/ürünü alabiliyorum, çok şükür!” veya “benim için bu hizmete/ürüne katkısı olanlara büyük minnet duyuyorum” denilen zamanlar, denilmeyenlerden az.

Pek çoğumuz şükürdeyiz, şükretmeyi öğrendik. Çok şükür! 🙂 Nefesimize şükrediyoruz, ağaçlara, kuşlara, sevdiklerimizin varlığına, yediğimize, güldüğümüze, hatta sağlığımız bozulduğunda öğrendiklerimiz için bedenimize bile… Ve bunlar çok önemli! O güzel anların şükrettikçe katlanarak arttıklarını da görüyoruz. Bunu başardıysak, bir sonraki adımı da başarabiliriz. Kapsama alanını biraz daha genişleterek, para vermenin ya da almanın da bir şükür, teşekkür, minnet enerjisi olduğunu her an ama her an hissetsek nasıl olur?

Biliyoruz, DNA’mızda, morfogenetik alanımızda binlerce yıllık kuraklık, kıtlık, açlık, savaşlar, esaret ve yokluğun tortuları var. Daha iki üç kuşak öncemiz geçen yüzyılın ilk yarısında büyük yokluklar çekmiş insanlar. Uzaklara gitmeye ihtiyacımız yok, yakın tarihimizde de kıtlıklar, salgınlar, işlenemeyen topraklar ve büyük göçler var. Ve bütün bunları yaşayanların bir kısmı hala daha bu fiziksel yaşamda, hayatlarımızda olabilir. Daha cumhuriyetimiz 100 yaşına bile gelmedi. O yüzden elimizdekini vermek bazen bize zor gelebilir, istiflemek bizi güvende hissettirebilir. Özellikle de parayı. Bu hisleri de anlayışla karşılamamız gerekiyor.

Dolayısıyla, birden bire içimize “yokluk korkusu” girdiğinde, kendimizi suçlu hissetmek veya kendimize kızmak yerine, o korkuyu tanımalıyız. Bu korkuların artık gerçekçi olmadığını, enerjinin dolaşımda olmayı istediğini kalp-zihin-beden üçlüsüyle onaylamalıyız, sadece zihinsel olarak değil.

Bunu nasıl yapacağız? Pek çok yöntem var. Blogda daha önce paylaşmış olduğum salıverme çalışmaları yardımcı olabilir. Gabriel’in daha önce paylaşmış olduğum iki para çalışması var. Fakat yukarıda söylediğim gibi hepsi dönüyor, dolaşıyor sevgi ve şükrana, içimizdeki derin minnet hissine geliyor. Hayattayız! Yaşıyoruz! Fiziksel varlığımızın her anı alıp-verme ile çalışıyor. Nefes, beslenme, ilişkiler… Ve nerede dengesizlik varsa sorun yaşıyoruz. Vermeden alamayız, almadan veremeyiz. Paranın da dolaşımına katkıda bulunmalıyız.

Burada üzerinde durduğum şey gidin sorumsuzca bütün paranızı harcayın demek değil. Ama harcarken de, kazanırken de onun aslında bir enerji, yani sevginin yüzlerinden biri olduğunun bilincinde olmalı ve layık olduğu onuru iade etmeliyiz diyorum. Lütfen bir süre deneyin, buna bir şans verin. Aynı şikâyet orucunda olduğu gibi, garanti ediyorum, farkı çok kısa sürede fark edeceksiniz. Korku enerjisi olmadan parayla çalışmak bizleri bambaşka bolluk hislerine taşıyacaktır.

Kimi arkadaşlar, paranın ruhani olmadığını, pek çok olumsuzluğun temelinde yattığını söyleyebilirler. Zavallı para! O tarafsız. Olumsuzlukların kökeninde bizim diğerlerinden ayrı olduğumuz inancı, korkularımız ve açgözlülüğümüz yatıyor. Para değil.

Evrene güvenin

Julia Watkins - wealth and abundanceArkadaşlar, yukarıdakileri birkaç gün önce yazdım ve ardından panikli Pazartesi geldi. İşin ilginci, o gün benim de bankada bir işim vardı. Her zaman boş ve sakin olan bankamıza gittiğimde o kadar kalabalıktı ki. Bir süre bekledim. Bu sırada sürekli enerji çalıştım. Ve sonunda sıram gelmeden çıktım. Büyük bir baş ağrısı ve bedensel yorgunluk hisleriyle yapmam gereken diğer işlere yöneldim. Ama görüyorsunuz, değil mi? Evren’e güvenmediğimiz, bolluğa inanmadığımız daha da önemlisi kendimizi Yaratan’ın şefkatli kollarına bırakamadığımız için bedenimize bile neler yaşatıyoruz! Orada başınıza ağrı girmesi için enerjik açıdan hassas olmanıza gerek yoktu. O kadar gergin ve korkulu insanın içinde kim olsa kendini iyi hissetmez! Neyse, benimki çok çabuk geçti. Umarım, bütüne de biraz olsun hayrı olmuştur. O sabah neden bankaya gittiğimi de böylece anlamış oldum. Kitlesel yokluk bilinci arınması başladı!

Bu sırada, bu yazıyı planladığımdan üç gün sonra yayınladım çünkü üzerinde çalışmamız gereken bir konu daha vardı: Evrene ve kendimize güven. Bundan önceki iki mesajın temelinde bu konunun yattığını görebilirsiniz. Blog Hamileri bu işi biliyor!

Şimdi, aşağıdaki bilgileri paylaşmadan önce bir kelime hakkında konuşmamızın faydalı olacağına inanıyorum.

“Kutsamak” nedir?

Herhangi bir şeyi kutsamak bize yabancı bir terim gibi geliyor. Sanki başka bir kültürden gelmiş ve bize de yapışamamış gibi. Oysa herhangi bir başlangıçta “hayırlı olsun” demek kutsamaktır. Sözlükte baktığınızda kutsama kelimesinin karşılıklarından biri “hayrına dua etmek”, diğeri ise “şükretmek” olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda kolaylık açısından kutsamak kelimesini kullanacağım ancak şunu bilmeliyiz ki bunu söylerken aslında kutsadığımız şeyin varlığına şükrediyor ve onun bütünün hayrına olması için dua ediyoruz.

Unknown artist - harvestİçinizdeki minnet hislerine odaklanın. Örneğin para konusunda. Birisi sizin emeklerinizi değerli buldu ve size bunun karşılığında para ile şükran enerjisini verdi. Emeklerinize ve onun değerli bulunmasına siz de minnet duyun, zihniniz, bedeniniz ve kalbiniz birlikte çalıştı ve bu dünyaya bir şeyler sundunuz. Paranın el değiştirmesine aracı olan müşteriye minnet duyun. Size değer veren insanlara, şirketlere, piyasaya minnet duyun.

Parayı harcarken, aldığınız ürün ya da hizmetteki emeğe saygı duyun, kaç kişinin o alışverişten evine katkıda bulunabildiğini düşünün, o insanların bir kısmı da dünyanın öbür ucunda olabilir ve buna aracı olabildiğiniz için şükredin. Sonra da ihtiyacınızı karşılayabildiğiniz için hem kendinize, hem Evrene ve Gaia’ya minnet duyun. Ödediğiniz ücretin bütünün hayrına katkıda bulunması için dua edin. İşte böylece harcadığınız para kutsal olur, kutsanmıştır. Paranın ve bereketin onurunu ona geri verdiniz.

Aşağıdaki mesaja kanalımız Shanta Gabriel de bir ön yazı yazmış. Öncelikle onu dinleyelim.

***

Shanta Gabriel’in  kişisel deneyimi ve bir dua

Bu haftanın yazısında Baş Melek Gabriel (Cebrail) parayla ilgili tavırlarımız hakkında farklı bir bakış açısı sunuyor:

“Verdiğim paranın hepsi kutsaldır ve katlanarak bana geri döner”

(Mor Alev: Bu olumlamanın aslı şöyledir: “Verdiğim paranın hepsi kutsanmıştır ve katlanarak bana geri döner.” Ben ağzımızda daha kolay alışkanlık yapması için kutsal kelimesini kullandım. Yukarıda konuştuğumuz gibi bunun hangi anlamla kullanıldığını biliyorsunuz. Önemli olan titreşiminizdir. Hangi kelimeyi seçerseniz o sizin için doğrudur.)

Bu Baş Melek Gabriel’den aldığım en alışılmadık mesajlardan biridir. Elbette, para hakkında strese girdiğim ve mali durumumu daha ruhani bir şekilde ele almanın yollarını aradığım sırada geldi.

Bu mesaj para hakkındaki yaklaşımımızın tam kalbine hitap ediyor ve deneyimlemek istediğimiz daha fazla bolluk içindeki hayat için yükseltilmesi gereken düşüncelerimiz hakkında daha fazla farkındalığa yol açıyor.

Kutsamak, hayatlarımızda gerçekten arzuladığımız şeylerin yaratıma girmesinin yolunu açıyor. Bir şeyi kutsadığımızda, odaklandığımız şeye enerji verir. Kutsamak enerjiyi yükseltir ve istediğimiz bolluk içindeki hayatın armağanlarını engelleyen yokluk hissinin,  yeterince  (zaman, sağlık, para, ömür, vs. formlarında) enerji olmadığı korkusunun getirdiği daralma ve kasılmayı salıverir. Hayatın bütünü sadece dikkatlerimizin odak noktasında ne varsa onu yaratıma sokan bir enerjidir.

Bu mesaj doğrudan para enerjisi ile ilgili. Gelişigüzel bir şekilde para harcamamızı önermiyor. Bir kutsama, düşüncesiz davranışları da birden bire geçerli hale getiremez. Kutsama, parayı ihtiyaçlarımızı gidermek üzere kullanırken onun doğasında olan enerjiyi açmaktır.

Kart, havale, çek, senet ya da nakit para kullandığımızda, bunu bir başka insana verdiğimizde, hem hayatlarımızı hem de dünyanın ekonomik sistemini daha yüksek enerjiyle kutsama fırsatımız vardır. Kutsamalarımız, enerji frekanslarını yükselterek ve hayatlarımızda yeni şükran ve sevgi seviyeleri açarak görmek istediğimiz değişimin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.

Bizler kutsamalarımızla bilinçli olarak daha yüksek frekanslarda yaşamayı seçtikçe, bu işlem hem kendi hayatlarımızda hem de dünyamızda git gide yükselerek büyüyen olumlu dalgalar yaratır. Birbirimize verdiğimiz parayı kutsadığımızda sadece kendi enerjimizi değil, onların enerjisini de yükseltiyoruz. Bu bilinçli davranışla resmen bütün varlıkları bollukla kutsuyoruz.

Ben (Shanta Gabriel) harcadığım bütün parayı kutsadığımda, bütün ihtiyaçlarımın da karşılanacağına dair güvenme becerim de yükseliyor. Akışa zarafet ve kolaylık da eklenmesini istediğimde, özellikle güçlü bir akış gerçekleşiyor. Enerjiyi daha zarif, daha lütuflarla dolu şekilde kabul etmeyi, hayatın daha kolay ve rahat olmasını niyet edebiliriz. Farkı yaratan tek şey dikkatimizi neye odakladığımızdır.

Dua etmek, kalbimi zarafet ve lütuflara açmam ve dikkatimi odaklamam için benim (Shanta Gabriel) açımdan en güçlü yoldur.

“İlahi Varoluş (Yaratan, Kaynak),

Kalbim, İlahi Bolluk akışını daha büyük hallerde kabul etmemi sağlayacak yeni bir seviyede açıldığı için teşekkür ediyorum. İçinde yaşadığım, hareket ettiğim ve var olduğum enerji, Zarafet ve Lütfun gücü olduğu için minnetle doluyum.

Hayatıma olan para akışında zarafet, lütuflar ve kolaylıklar diliyorum. Biliyorum ki, verdiğim paranın hepsi kutsaldır ve katlanarak bana geri döner. Kendi hayatımda ve bütün insanlığın hayatında bu akışı kutsuyorum. Hepimiz İnançla gelişelim ve bütün ihtiyaçlarımızın karşılandığını her birimiz hayatlarımızda görebilelim.

Bu akışı daha büyük rahatlıklarla kabul etmeye devam etmeyi be hayatımın her alanında daha büyük özgürlüklere adım atmayı diliyorum. Yeryüzündeki bütün varlıkların kalplerindeki Bolluk Akışı uyanışının farkındalığını kutsuyorum. Her bir insanın kendi Rıhlarının En Yüksek Gerçekliğine Uyumlu olmalarını ve Varolan Her Şeyin İlahi akışına saygılı ve uyumlu olmalarını diliyorum. Öyle de oldu.”

Shanta Gabriel

***

Sevgili Dostlar, bu çok güzel bir dua. Bunu kendinize göre değiştirebilir, kendinize daha uygun sözcükleri kullanabilirsiniz. Bu dua sırasında enerjiniz kolaylık, zarafet, dürüstlük, cömertlik, inanç, bolluk ve tabii ki sevgi ve şükran titreşimiyle denk olmalıdır.

***

Stephen Morath Art

Baş Melek Gabriel (Cebrail)’in mesajı:

Sevgili,

Size, yeryüzü yaşamlarınızda kullanmak üzere sınırsız kaynaklar verildi. Bu sınırsız kaynaklar, hayranlık uyandırıcı güzellikler, içinizdeki ilahiliği onaylayan ilişkiler, olabileceğinizin en iyisi olmanız için kullanacağınız özgürlük ve bollukla akan para.  Bu para akışı, bazen Yaratan’ın size verdiği armağanlardan görmeniz en zor olanıdır. Hayatınızı daha rahat kılmak için kullanabileceğiniz bu enerjinin tam ortasında durursunuz ama yine de zamanın çoğunda bu kaynakları kabul etme (alma) beceriniz düşünceleriniz ve almaya olan direnciniz yüzünden kısıtlıdır.

İlahi Kaynaktan gelen ve adına para dediğiniz bu enerji, Yaratan’ın verdiği her armağana, örneğin sevgiye ve neşe-keyif-coşkuya eş doğal niteliklere sahiptir. Yaşam Gücüne ait çok kudretli bir enerjidir ve buna bolluk içindeki nakit akışını kabul etmek için bağlanabilirsiniz.

Kendinizi paraya açmak için yapabileceğiniz kolay şeylerden biri, zihninizde sınırsız kaynak düşünceleri yaratmaktır. Düşünceleriniz gerçekliğinizi yaratır. Yokluk düşüncelerine yer verdiğinizde, hayatınızda bir şeylerin “yeterince olmadığını” düşündüğünüzde, bu düşünceler dünyanıza ihtiyaçlarınızın karşılanmaması için para yokluğu olarak gelir. Kendiniz için bolluk seviyesinde gelir çekebilmeniz için düşüncelerinizde değişim gereklidir.

Bilinci değiştirmenin bir yolu da olumlamalardır. Size her gün kullanmanız için çok güçlü bir olumlama verdik, özellikle bir ödeme yaparken, verdiğiniz bir-iki lira bile olsa bunu kullanın:

“Verdiğim paranın hepsi kutsaldır ve bana katlanarak geri döner.”

Herhangi bir şeyi kutsadığınızda, dostlarınız, çocuklarınız, hayat ortaklarınız, işleriniz, vs. onların içinde taşıdığı doğal (lütuflar, olumlu enerjiler) iyilik çoğalır. Kutsamak enerjide artışa sebep olur. Yani harcadığınız paranızın hepsini kutsadığınızda, onun dünyaya taşıdığı enerjiyi artırmış olursunuz.

“Ne ekersen, onu biçersin” ifadesini biliyorsunuz. Bu çok temel bir prensiptir, ne verirseniz, onu alırsınız. Kutsamalar verdiğinizde, kutsamalar alırsınız. Yokluk korkusu verdiğinizde, korktuğunuzu geri alırsınız, yani bolluk içindeki bir gelirin olmamasını.

Korku, en çok korktuğunuzu getirir. Ancak, sevgi ve kutsamalar korkudan çok daha büyük güç taşırlar ve size sevgiyle kutsanmış olanı getirirler.

Hatırlayın, tüm ihtiyaçlarınızın karşılanmasının kaynağı Yaratan’dır ve aslında hiç de kıtlık yoktur. Ruha dair tüketilemez bu kaynak, sahip olduğunuz her ihtiyaca denktir.

Pek çok insan, bolluk okyanusuna bir kova ya da bir tanker yerine sadece bir çay kaşığıyla geliyor. Bilinçli olarak alma/kabul etme yeteneğinizi geliştirebilir ve kendi kabınızı büyütebilirsiniz. Bunu yapmanın bir yolu da sahip olduklarınız ve gelmekte olanlar için şükran duaları ve kutsamalardır. Bu dualar bilincinizi belli bir seviyeye yükseltmeniz ve o noktadan doğru bolluk içindeki bir hayatla, bolluk içindeki para akışıyla ve dünyanın bereketiyle BİR olduğunuz gerçeğini onaylayabilirsiniz. Verdiğiniz bütün parayı kutsamanız da bunun yollarından biridir.

Yaratan’ın bolluğu her yerde vardır ve şükran, kutsama ve olan her şeydeki ilahi bolluk gerçeğini onaylayan bütün ihtiyaçlarınızın karşılandığı bilinç akışına geçebilirsiniz. İşte bu yüzden şimdi sahip olduklarınızı kutsayın, sevdiklerinizi kutsayın. Kendinizi yükseltin ki böylece hayatınızdaki iyiyi görebilin. Ve Baş Melek Gabriel’den bugün gelen mesajı hatırlayın:

“Verdiğim paranın hepsi kutsaldır ve katlanarak bana geri döner.”

***

Baş Melek Gabriel (Cebrail) ve Shanta Gabriel’e çok teşekkürler. (shantagabriel.com)

Arkadaşlar, biliyorsunuz olumlamalarla çok fazla çalışmam ve önerdiğim olumlamaların sayısı iki elin parmaklarını geçmez. İnancım şu ki, olumlamayı öylesine ezberleyip söylemek bir işe yaramaz. Aynen laf olsun diye şükretmenin işe yaramadığı gibi. Enerjimizi söylediklerimizle denkleştirmeliyiz. Gabriel’in verdiği yukarıdaki olumlama çok güzel çünkü gerçekten paramıza şükredebilir, kutsallığını tanıyabiliriz, zor durumda olsak bile.

Baş Melek Michael’ın yıllar önce verdiği şu olumlamayı da her zaman kullanırım ve hep hiç düşünmediğim şekillerde beni şaşırtmış, günüme neşe, bereket ve hayretler katmıştır:

“Ben ne olduklarını tam olarak fark bile edemeden, kendimin ve herkesin en yüksek hayrına olan tüm ihtiyaçlarım gideriliyor ve arzularım gerçekleşiyor.”

Bunları evinizin duvarlarına, buzdolabınıza, bilgisayarınıza yazın. Cüzdanınızın üzerine post-itle yapıştırın, arabanıza koyun, bilgisayarınızın ekranına, aklınıza gelebilecek her yere… Cep telefonunuza hatırlatma olarak girin, günde belki de on beş-yirmi defa! Para konusundaki olumsuz tavrımızın değişme zamanı tam da şimdi!

Para, bereket ve yaratım konusundaki tüm diğer öne çıkan yazıların olduğu sayfanın bağlantısını da veriyorum, belki bir göz atmanız yardımcı olabilir: Bolluk, Bereket ve Yaratım.

Kitlesel yokluk inancını ve yokluk bilincini çok çabuk ve olabilecek en keyifli şekillerde arındırmamızı diliyorum. Her ihtiyacımız hepimize yetecek kadar var!

Mor Alev

Enerjilerin çok yoğun olduğu bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, hayatınızı tam potansiyeliyle yaşamak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın ilişki kurabilmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2018 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2018 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

18 replies »

  1. Ana rahmine düştüğümüz andan itibaren hiçbir ihtiyacımız eksik kalmadı!

    Korkacak hiçbir şey yok!

    Şükürler olsun…

    Liked by 1 kişi

  2. bana verilecek en güzel doğum günü hediyesi oldu şükürler olsun tüm bedenim ve kazancım için verilen enerjiye teşekkürler

    Liked by 1 kişi

  3. Merhabalar,
    Yazı için çok teşekkürler. Paranın gelmesi için gitmesi de gerektiği bilinciyle yaşıyorum bir süredir ve açıkçası kıtlık bilincinden kendimi kurtardığımı hissediyorum. Ancak bu ani kriz hali dolayısıyla yeniden bazı sorgulamalara girdim ve bunlar beni paranın ne olduğunu araştırmaya itti. 3-4 günümü bununla, dünyada şu anda geçerli olan ekonomik sistem ve bu sistemde olayları kendi çıkarlarına göre her şey pahasına yönlendiren aktörlere dair gerçeklerle geçirdim. Bunlar bilmediğimiz şeyler değil elbet ama etkilerini artık üzerimizde çok daha direkt hissetmeye başladık. Dolayısıyla da görmezden gelme şansımızı yitirdik. Bugünün dünyasında para dediğimiz şey, bu karakterlerden aldığımız borçtan başka bir şey değil. Daha fazla para, daha fazla borç demek oluyor. Yani bana kalırsa bolluk bilincinin bugünkü sistemde para dediğimiz şey üzerinden deneyimlenmesi mümkün değil. Kendimizi bu borç döngüsünden kurtarmadığımız sürece de hep kıtlık içerisinde hissetmeye mahkumuz çünkü zenginlikleri ellerimizle teslim ettik ve bunlarla bağımız kesildi. Para dediğimiz kağıt, bize bunu hatırlatmaktan başka bir işe yaramıyor. Yokluk bilinci içindeyiz çünkü yokluk içindeyiz. Örneğin bir gün paramızın süpermarketten alacağımız o çok sevdiğimiz ambalajlı bir şeyler ürününe yetmeyeceğinden endişe duymakta hakkımız var, çünkü yetmeyecek. Bolluğun bu sınırların dışında var olduğunu keşfedersek ancak korkularımızdan kurtulabiliriz. Bunu yeterince insan fark eder ve bu matriksin dışına çıkarsa, bolluk bilinci dünyaya hakim olmaya başlayabilir. Dünya üzerindeki değerimizin (temel yaşam koşullarını iyileştirmenin parayla doğru orantılı olduğunu düşünürsek), sahip olduğumuz para kadar olduğunu dikte eden güçlerin üzerimizdeki etkisinden kurtulmak, onların bize verdikleri borç ile olmayacak.

    Beğen

    • Sevgili Özge, bulduğunuz hiçbir bilgi yeni değil, 30-40 yıldır açıkta. Bu siz geç kaldınız anlamına gelmiyor, sadece sistem konusunda farkındalığınız yeni açılmaya başlıyor anlamını taşıyor. Fakat bu noktada şu soruyu da sormalıyız, geçmişe gidersek bu ve buna benzer bilgiler aslında en az 200 yıldır ortada, hakkında kitaplar, konferanslar var, internetin hayatımıza girişiyle kaynaklar iyice çoğaldı, bu sistem bu kadar güçlüyse neden bu bilgilerin yayılmasını engellemiyor? Bu yanılsamalar dünyasında bilgiyi de niyetinize uygun kullanabilirsiniz. Ve yine para suçlanır! Siz bu bilgilerle nasıl hissediyorsunuz? Veriliş şekline, kendinizi güçsüz hissetmenize bir bakın… Umutsuzluk, çaresizlik… Kaygı… Korkuyu yaymak istiyorsunuz, çünkü büyük bir tehlike var diyorsunuz. Bunlar da normal insan tepkileri, şaşıracak bir şey yok, bir suçunuz yok. Fakat size söylemeliyim, blog gerçeklere gözünü kapatmıyor. Bambaşka bir yol öneriyor. Beş yıldır, yani blog başladığından beri mali sistemlerin değişim ihtiyacını ve bunun da mutlaka olacağını yazıyorum. Belki siz yeni bir okuyucusunuz ve bundan haberiniz yok. Eski yazılara da bakabilirsiniz. Sizin eleştirdiğiniz ve korkularınızı ilettiğiniz konu sistemdir. Para değil. Yukarıdaki yazıyı bir daha okuyun. Diğer ilgili yazılarıma bakın. Borca girmenize gerek yok. Blogda bununla ilgili tek bir kelime bile edilmez. Adına para dediğimiz şey bir değiş-tokuş aracıdır. Diyelim ki para gitti, kalmadı, yok. Yerine bir başka değiş-tokuş aracı geldi. Aynı enerji, aynı amaç, aynı işlevi gören araç değil mi? O zaman neden şimdilik adına para dediğimiz araç ve enerjiyle barışmayı denemeyelim? Pazartesi günü yayınladığım yazıdan alıntılarsam:
      Her şey değişebilir ve değişecektir.
      Daha önce de zorlukların üstesinden geldiniz.
      Bu bir öğrenme ve salıverme süreci.
      İstediğinizi istediğiniz gibi elde etmemeniz genellikle bir lütuftur.
      Zihin radyonuzu olumlu titreşimlere ayarlamanız çözümü yaklaştırır.
      Kendinize yumuşak davranmanız en büyük şifayı getirir.
      Diğer insanların karamsarlığı endişelenerek harcadığınız enerjiye değmez.
      Kalbiniz hep doğruları söyler. Sezgilerinizi dinleyin.
      Her zaman, her zaman ama her zaman şükredecek bir şeyler vardır!
      ve
      Sevgi tek gerçektir!
      Mor Alev

      Beğen

  4. Korku bize öğretilen emanet edilen bir yük gibi..Ama aldığımız her nefes tüm korkularımızı şifalandıracak harika bir armağan..Nefesin olduğu yerde sevgi ve aydınlik vardır.. Ne büyük bir şükran sebebi 🙏
    Muhteşem bir mesaj bolluk bereketle dolmamız dileģimle şüktan ve sevgiler Mor ❤

    Liked by 1 kişi

  5. Teşekkürler bilgiler için aşağı yukarı yaptığım olumlamalri görünce doğru yoldayım şükür ve Teşekkürlerimle

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Hilal, internette bir tarama yaparsanız görürsünüz. Ben şu anda sorunuzun cevabını bilmiyorum çünkü orijinali okuyorum. Ama bir sürü çevirisi de karşıma bir şekilde çıkıyor. Sevgiler

      Beğen

  6. Merhaba Mor Alev,
    Yıllar önce Şifa Çemberi vardı orada Lale ve Jale Hn. dan öğrenmiştim. Ödeme yaparken söylerdim. “Sevgiyle veriyorum, katlanarak geri dönsün.” Bana bunu tekrar hatırlattığınız için teşekkür ederim.
    Sevgilerimle,

    Liked by 1 kişi

  7. Merhaba,

    Öncelikle yine hem bireysel hayatlarımız hep toplumsal sistemlerimizde etkisini hissettiğimiz bir konuyu paylaştığınız için teşekkürler. Mesajın bize ulaşmasında emeği geçen herkese minnetimi iletiyorum. Paranın kutsanması dediğiniz durum aslında kültürümüzde de olan bir şey. Yazıyı okurken hatırladığım bir olay var. Eşimle bir gün erken saatlerde pazarda alışveriş yaparken ilk alışveriş yaptığım tezgahta parayı uzattığımda eşim satıcıya bereketini görün dememi istedi o an şaşırmış neden diyeyim demiştim. Eşim de bizim alışverişimizin muhtemelen satıcının ilk siftahı olduğunu, cebine ilk giren paranın uğurlu, hayırlı gelmesi için verirken o niyetle vermemizin önemli olduğunu söylemişti. O an önemsememiştim ama şimdi anlıyorum değerini. Bu arada eşim de bir dönem esnaf olmuştu yani günlük hayatlarımızda paraya yaklaşımımızda kutsallığını bilmek var iken digitalleşen dünyada ödemelerimizi online yaparken bu değeri unuttuk sanırım. Zaman yeniden hatırlama zamanı belki de .

    Liked by 1 kişi

  8. Sukurler olsun..Size ve bu yazinin bize ulasmasini saglayan herseye minnet duyuyorum.
    Okurken aklima ilk gelen 100tl kagit parasina bu olumlamayi yazmak oldu ve yazdim.
    Verdigim paranin hepsi kutsaldir ve katlanarak bana geri doner..
    Parayi birine teslim ettigimde,oda bir baskasina..Belki bu yazi,onlara bu zor zamanda bir kivilcim olusturur 🙂 herkesi kutsuyorum,bolluk bereket diliyorum 🙂

    Liked by 3 people

  9. Sükürler OL’sun 🙏Meleklerime,Evrene,beni yaratana,rizkimi verene,Mor Alev e minnettarim🙏Gülümsüyorum😊Tesekkür ederim💜🙏💜💜💜💜

    Liked by 1 kişi