Yükseliş - Büyük Uyanış

“ARTIK BİTTİ!” Demeyi Seçin

TO THE SAFE HAVEN  by Vladimir Kush

Sevgili Dostlar, Bundan 99 yıl önce bir grup insan “ARTIK BİTTİ!” demeyi seçmişti. Onları uyandıran tek bir insanın Samsun’a gitme ve kaderini eline alma kararı olmuştu. Bunun bir İlahi İlhama cevap veren insan ruhu olduğuna hiç şüphe yok. Sonra “artık bitti!”ler dalga dalga yayıldı. Bugün o enerjiyi, o tek insanı, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bütün bir kuşağı, “artık bitti!” deme ve bunu tüm davranışlarına uygulama cesaretini gösteren milyonlarca özgürlük savaşçısını onurlandırıyoruz.

Aradan neredeyse 100 yıl geçti. Artık şiddetle ve silahlarla savaşmayı seçmiyoruz, seçimlerimiz davranışlarımız çok farklılaştı ama bütün bu evrimleşme ve ilerlemeler, bu ve bunun gibi bir dizi öncü sayesinde gerçekleşti. Yükseliş süreci o zamanlar da ilerliyordu, ne kadar sessiz ve derinden olsa da. Şimdi de biz “artık mücadele bitti, zıtlık bitti, ayrılık ve ayrımcılık bitti” diyoruz.

Aşağıdaki mesaj Mart 2018’de yayınlamış olduğum Arkturus Grup Mesajından alıntıdır. Bugün bir anda karşıma tekrar çıktı ve okuyunca şimdinin ve tarihteki 19 Mayıs’ın enerjisini anlattığını hissettim. Umarım siz de benim gibi hissedersiniz.

Hepinize harika bir 19 Mayıs ve hafta sonu diliyorum.

***

Biz Arkturuslular Grubu, Gaia’ya ve insanlarına bu değişim ve uyanış zamanlarında yardım etmeyi seçmiş olan sizleri takdir ediyoruz. Sizlerin sayesinde, pek çokları ilk defa gerçekten görmeye başlıyor, bu da dünya bilincine çok daha fazla ışık katıyor.

Uyanış ve Olumsuz Hisler

Bugünün dünyasında pek çok kişi öfke, korku, hayal kırıklığı ve diğer olumsuz duyguları ifade ediyorlar çünkü pek çok evrensel inançlarla yanılgılı emniyet hissi çözülüyor. Dünyanın dış görünüşlerindeki detaylarla katılımcı olmamaya çalışın. Onların farkında olun, içinizdeki yönlendirme neyse onu yapın ancak onların gerçekte oldukları şeyi, yani zıtlık/düalite ve ayrılık ifadeleri olduklarını anlamaya devam edin. Bu bakış açısı deneyimleyenler veya gözlemleyenler için durumu daha az acılı hale getirmez fakat yüksek gerçekliklere tutunduğunuzda bu şeyler olarak yaratıma giren bireysel olmayan inançların çözülüp dağılmasına yardımcı olursunuz.

İnsanlığın uyanışını engellemek için çok çalışan bir unsur var, çünkü eğer çoğunluk uyanırsa beslendikleri “onların üzerlerindeki güçlerini”, yönetimlerini ve kontrollerini yitirecekler. Bu sevgililer korku ve ayrımcılık bilincinden doğru çalışıyorlar, bundan dolayı da kitleleri yönetmek ve ışığı bloke etmek üzere korku tüccarlığı yapmak en sevdikleri araç.

Kendinizi herhangi bir şekilde korku hissinde bulursanız, UYANIK OLUN, böylece çok çabuk tuttuğunuz o kavram ya da inancı bir güç olarak gördüğünüzü anlayacaksınız. Bu sayede o gücü geri alabilir ve zihninize ARTIK BİTTİ diyebilirsiniz.

Toplu Bilinçte Yüzen Düşünceler

Yeryüzü hala daha üçüncü boyut inanç sistemine tam programlanmış insanlar tarafından çağlar boyu yaratılmış olan enerjileri taşımaktadır. İnsan zihni çok güçlü bir farkındalık aracıdır fakat bu inançlarla şartlandırıldığında sadece kişisel olmayan (kolektif) dünya bilincinde yüzen parçalara erişimi vardır – yani sadece çoktan bilinen/onaylanmış şeylere erişir. (Mor Alev: Arkturuslular, “düşüncelerin yüzmesi” deyimini kullanıyorlar. Bunu şöyle zihninizde canlandırabilirsiniz. Herkes bir şeyler düşünüyor, söylüyor ve hissediyor. Bunların hepsi ister istemez evrene yayılıyor. Her düşüncenin belli bir enerjisi var ve evrende geziniyor. Bunları ortamda gezinen düşünce balonları olarak görebilirsiniz. Enerjinize göre bu düşünce balonları size çekilebilir veya sizden uzağa gidebilir. Bu düşünce balonları yoğunlaştıkları yerlere göre fiziksel gerçekliği de etkileyebilirler. Örneğin, güzel bir doğal cennet düşünelim, bir şelale, etrafındaki yeşillik veya muhteşem bir dağın zirvesi. Orada ister istemez hayranlık dolu hisler içimize doğacak ve o ortamın güzelliğini, etkileyiciliğini ifade edeceğiz. Bunlar son derece olumlu düşünce formları olarak yayılabilir. Ve o güzel yerde, ister doğal olsun, ister bir sanat galerisi, ister harika duygular uyandıran bir konser, orada yüzen o olumlu düşünceler bizi yükseltebilir hatta şifalandırabilir. Elbette bunun tam tersi de olabilir yani olumsuz düşünceler de toplu bilinçte yüzmektedir ve bunlardan da etkilenebiliriz, etkileniyoruz.)

Herkesin erişimi olan “fikir birliği bilincini” düşünülmüş her düşünce, inanılmış her inanç oluşturmaktadır. Bu “fikir birliği bilincinin” içeriği kişisel değildir ve siz onaylamadıkça asla sizin bilincinize dâhil olamaz. Bir kişinin bilincinin enerjisi belli kavram ve inançların enerjisi ile uyumluysa, o kişi o şeyleri bilmeden çekmektedir.

Örneğin; bir kişi hastalık ve sağlıksızlık deneyimlemiş olduğu pek çok yaşam yaşadıysa, sıklıkla fiziksel sağlık hakkında düşüncelere, inançlara, güncel fikirlere, vs., oldukça açıktır çünkü hala daha onlarla uyumlu bir enerji taşımaktadır. Tamamen üçüncü boyut bilinç haliyle yaşayan kişiler sıklıkla zihinlerine doğru ne yüzüyorsa onu kabul ederler ve bu telkinin onların da düşüncesi olmasına izin verirler ve sonra da kendilerini “kurban” ilan ederler.

Zihninize gelenlerle ilgili tetikte olun, bir düşünce ne kadar uygunsuz olursa olsun, siz kabul edene dek şahsi düşünceniz olamaz. Herkes bir şekilde olumsuz bir düşünce deneyimlemiştir ve merak etmiştir; “Bu da nereden çıktı?” İster eski hücresel programlamanın açığa çıkması olsun, ister uyanmamış fikir birliği bilincinden gelen bir şey, siz izin vermedikçe o asla gerçek, kalıcı ya da size ait değildir. Sahip olduğunuz veya olabileceğiniz gerçek nitelikler, sadece Yaratan’a dair niteliklerdir.

Yaratıcılık ve İlahi Zihin

İlahi Zihinden akanlar gücünüzdür. İnsandan, şartlandırılmış uyanmamış zihinden akanlarsa değildir.

Sadece “insan” olan zihinden yeni hiçbir şey akamaz çünkü insan zihni zaten bildiği şeyler dışındakilere hiçbir ulaşımı yoktur. (Mor Alev: Arkadaşlar, burada Arkturuslular insan zihnini küçümsemiyor. Bu sözlerle ifade ettikleri kapalı, şartlandırılmış ve sadece bildiği kalıplar içinde çalışan zihinlerdir. Bunu biraz eski işletim programlarıyla çalışan bilgisayara benzetebiliriz. Yeni uygulamalar bu bilgisayarda çalışmayacaktır çünkü işletim sistemi onları taşıyamaz. Ama bilgisayarın işletim sistemini güncellediğimizde, yeni uygulamalara erişebilir, onları kullanabiliriz. Zihin bilgisayarımızdır ve onu güncellemek de bizim elimizdedir. Zihin yeni bir şeyler ürettiğinde her zaman süreç, adına “ilham” dediğimiz düşüncelerle başlar. Yani açık bir zihin, bildiklerinin dışındakilere de şans verir, güncellenir, böylece kendini kozmik bilince açar. Bir anlamda yüksek benlikle bağlantı kurulmuştur. İşte o zaman çözümler, icatlar, yenilikler gelir. Sadece zaten bildiğimizi düşünürsek, bu kalıpların dışına çıkmazsak ilhamın yani İlahi Zihnin bağlantı yolunu da kapamış oluruz.)

Birey ruhani olarak uyanmaya ve bundan dolayı kapatılmış enerji kapıları aralanmaya başlar, yaratıcılık Kaynağının kendini ifade etmesine izin verilir. Örneğin, bilinen kavramlardan veya bir klişeden yaratılan müzik asla o kadar güçlü ve hayranlık uyandırıcı olamaz çünkü kaynaklandığı öz çoktan “eskidir”.

Hayatın her yönüyle ilgili yeni fikirler sadece içinizde yatan yaratıcılık Kaynağından akabilir. Dünya çoklukla yeni fikirlere “büyük buluş” adını verir – onlar daha derin, daha yüksek, daha iyi, daha gelişmiş bilim, sanat, müzik, vs., fikirleridir. Ancak adına büyük buluş dedikleriniz gerçekte ruhani ve teknolojik açıdan hazır olan bilim insanı, müzisyen, sanatçı, şifacı, vesairenin kulağına insan ırkının bilincini ilerletmek isteyen perdenin diğer tarafındakilerce “fısıldanmıştır”.

Spiritüel farkındalıkları olmadan da içlerindeki yaratıcılığa ulaşabilen çok yaratıcı insanlar da vardır. Genellikle, kişisel olarak yaratıcı kaynak olduklarına, bunun kendi zihinlerinden geldiğine inanırlar ve bu da büyük bir kişisel ego büyümesine yol açabilir. Onlar ya başka yaşamlarında yapmış oldukları ruhani ya da diğer çalışmalarla iç yaratıcılıklarını açmışlar ve onu bu yaşamlarına taşımışlardır. Dahi çocuk yoktur, sadece yaşamlar boyunca bazı becerileri mükemmelleştirmiş olan ruhlar vardır.

Zihinle Sohbetler

Aynı hücrelerinizle konuştuğunuz gibi zihninizle de konuşabilirsiniz ve belli düşünce ve inançlara şöyle diyebilirsiniz; “Hayır, zihin, biz bunu artık böyle yapmıyoruz”. Bu direnç, kendini yargılama veya korkuyla yapılmamalı, çünkü sadece o şeylere sahip olmadıkları gücü verir. Bu alıştırmayı sadece hala daha arınmakta olan alışkanlık ve kavramları veya kişisel olmayan evrensel insan zihninden gelen yayınları tanıdığınızı ilan etmek üzere yapın.

İstediğiniz dünyayı görün ve onunla gelen duyguları hissedin. Yaratıcılığınızın Gaia’nın ve üzerinde yaşayan tüm yaşam şekillerinin aydınlanması ve huzuru yönüne akmasına izin verin.

Bir savaş var – eski ve yeni, yanılsama ve gerçek arasında şiddetli bir savaş. Ancak, gerçek olan hiçbir şey yanılsama olamayacağına göre, savaşmanıza ihtiyaç yoktur. Gerçek olan her şey zaten gerçektir ve sonsuza dek öyle kalacaktır. Neyi gerçek olarak kabul ediyorsunuz? Bu “savaş” sadece onun gerçek olmadığı bilincinden ve güçsüzlüğünden doğru savaşılabilir, böylece görüntülerin temel yoksunluğu ortaya çıkar. (Mor Alev: Yani aslında savaş olmadığını bilirsek, savaş sona erecektir. Bu zıt kutuplar yok, sadece gerçek var.)

Acı ve Korunma

Pek çok gelenek, korunma için törenler, semboller, sözcükler ve hareketler öğretti ve hala daha öğretmeye devam ediyor. Korunma ihtiyacı iki gücün, iyi ve kötünün varlığı inancına dayanıyordu ve hala daha dayanıyor. Bu inanç film, televizyon, kitaplar, vs. tarafından yayılmaya devam ediyor. Uzun zaman önce gizem okulları, gizem öğretileri bilgi için ruhani açıdan yeterince evrimleşmemiş olanlarca kullanıldı, bu hatta o okullar oluşmadan önce bile yapıldı. Bunu kendilerine bencilce katkıda bulunma ve diğerlerini kontrol ve manipüle etme fırsatı olarak gördüler. Bu aktiviteler için şimdi “karanlık sanatlar” terimi kullanılıyor ve bazıları tarafından diğerler, üzerinde güç kazanmak için hala daha kullanılıyorlar.

Bu şeylerden korkmanıza ihtiyaç yoktur. Evrimleşmeyle hiç korunmaya ihtiyacınız olmadığını anlarsınız – neden korunuluyor, eğer var olan her şey Yaratansa? Kendinizi korkuyla ve onların güçlü olduğu inancıyla düşük enerjide tutmadığınız sürece, düşük titreşimli enerjiler yüksek enerjiye giriş yapamaz. Aslında korunma sadece TEK GÜCÜN olduğunu bilinçli olarak anladığınız, bilincinizin Işık ve gerçekle dolduğu durumdur.

Evet, ama diyorsunuz ki; “Bu zamanda diğerleri tarafından zarar gören onca insana bakın”. Bilin ki, bu gibi durumlar genellikle gelişigüzel değildir. Sıklıkla, özellikle bu dönemde bu gibi durumlar bir grup ya da birey olarak bir şeyi deneyimleyemeye onay vermelerinin sebebi; 1- bireysel veya grup temizliği yapmak, veya 2- uyuşuk haldeki dünyayı uyandırmak üzere etkileyerek insanlığın yükseliş sürecine yardımcı olmaktır.

“İyi” insanlar yoktur, sadece aydınlanmış olanlar vardır. “Kötü” insanlar yoktur sadece olumsuz bir hipnozun içinde olanlar vardır. Yaratan varolan tek kişidir.

Yaratan acıyı ve sefaleti sevmez, bunları yaratmaya çalışmaz. Sefalet ve acı asla İlahi Bilincin bir sureti olmamıştır, olmayacaktır. Eğer bunun aksi geçerli olsaydı, acı ve sefalet İlahi Yasalarla tutulan sonsuz gerçeklikler olurdu. Kendine azap çektirerek, kırbaçlayarak, zor durumlarda bırakarak Yaratan’a sunma günleri geride kalmıştır, bunlar acı ve sefaletin Yaratan’ı memnun ettiği ve kişiyi daha “aziz”, daha “kutsal” kıldığı yanlış inancından kaynaklanmıştır. Geçmiş salıverilmelidir.

Yükseliş daha yüksek boyutlu enerjiye evrimleşmek anlamına gelir. Pek çoklarının inançlarının aksine, üçüncü boyut çok yüksek bir merdivenin en alttaki sıkboğazıdır. Hepiniz şimdi bulunduğunuz noktaya gelmek için çok çalıştınız ve Gaia da hazır. Doğmayı seçmeden önce bu zamanların değişim dönemi olduğunun tam bilincindeydiniz. Lütfen şunu bilin, sizler ışık işçilerisiniz ve geçmiş deneyimler ne olursa olsun, kurbanlar değilsiniz.

Bu zamanda yüzeye çıkan her şeyin sebebi pek çok insan uyanmaya başlarken bilincin genişlemesidir. Bu aydınlanma enerjileri sır ve ağır olan her şeyi ifşa ediyor, hem içinizde, hem de dışınızda. Bu zamanda herkes için en cezbedici şey, geçmişe, her şeyin tanıdık ve rahat olduğu ve “kötü şeylerin” göz önünde olmadığı günlere kaçmaktır. Nostalji çok popüler oldu.

Anda Kalın, Farkında Kalın

Her şimdide anda kalmaya çalışın, çünkü bir kişi hep geleceğe bakarsa aslında geçmiştedirler, bitmiş olana dair şeyleri geleceğe yansıtırlar. En yüksek farkındalığınızdan doğru yaşarken elinizden geldiği kadar anda var olun. Aslında işiniz budur.

Bu zamanda pek çokları acı ve eziyet çekiyor, onları elinizden gelen şekillerde sevin. Kendinizi de sevin çünkü kendinizi BİR olandan ayrı gördüğünüz için bütünden ayırıyorsunuz (ayrılık inancı). Dert ve bela çıkaranları da sevin, onların da bilgisizliklerine rağmen Kaynağın ifadeleri olduğunu anlayın. Sevgi, saf koşulsuz sevgi her şeyin cevabıdır çünkü o tek Gerçekliktir.

O BİRliktelik bilincinin farkındalığıdır.

O özünüzdür.

O ruhunuzdur.

O Yaratan’dır.

Bizler Arkturuslular Grubuyuz.

Arkturuslulara ve mesajı ileten  Marilyn Raffaele’e çok teşekkürler. (www.onenessofall.com).

 

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2018 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2018 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

7 replies »

  1. Mukemmel yazi. Her gecen gun ve her yeni yaziyla biraz daha anliyorum ne demek istediginizi. Aydinlanma bu olsa gerek. Harika bir his ve sizin sayenizde… Yazilarinizi iple cekiyor. Yeni yazi gordugumde “Oley” diyorum. Sizi cok seviyorum Mor Alev. Iyi ki varsiniz ve ben sizi iyi ki buldum…

    Liked by 1 kişi

  2. Önünüzde saygıyla eğiliyorum bu yaptığınız hatırlatmaların her biri şahane mücevherler hizmetiniz sonsuz sınırsız minnetimle sevgimle teşekküre Sevgiye dönüşüyor Bunları okuyan herbirimizin ilhamla birolduğumuzda birleşmesi dileğimi varoluşa yolluyorum . İyiki vardınız 🙏🏻😍😘🌹🌺💐

    iPhone’umdan gönderildi

    Liked by 3 people

  3. Merhaba Mor Alev, bu yazı tam ihtiyacım olduğu zamanlarda karşıma çıktı. Üretmekte olduğum bir şey var ve aklımda bazı yaratıcı fikirler dönüp duruyor. Ve üretmekte olduğum şeye başladıktan beri 4 sayısına sık rastlıyorum. Yazıda Gaia adı geçince sormak istedim. Gaia’nın numerolojide sayısı kaçtır acaba? Onu 4 diye hatırlıyordum. O değilse 4 ün bir anlamı var mı? Bunun cevabına çok ihtiyacım var. Teşekkürler.

    Beğen

  4. Yine harika coşkulandıran,ilham veren,derinden düşündüren ve farkına vardıran bir yazı daha.. Doyamadım ve 2 kez kendim 1 kez de evlatlarıma okudum.
    Nefesle atalarımızı onurlandırma çalışması yaptım.
    Şükranla andıklarımız nasıl da duygulandırdı.. Cesaretleri,özgüvenleri bir kez daha ilham verdi..
    Işık elçilerinden birisiniz ve her daim göğe bakmamızı anımsatıyorsunuz bıkıp usanmadan.
    Şükran ve sevgilerimle güzel kadın..

    Liked by 3 people