Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Süper Dolunay Tam Tutulduğunda: Ruhunuzun Şarkısını Söylemek – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

The Blood Moon by Timothy GreenSevgili Dostlar, 21 Ağustos 2017 tarihindeki dev tutulma sanki dün olmuş gibi… Aradan geçen altı ayda hem çok şey oldu, hem de çok çabuk oldu. Ve bugün (31 Ocak 2018) yeni tutulmalar serisinin birincisine ulaştık. Bu tutulmayı ve son altı ayı biraz daha iyi anlamak için geçen tutulma döneminin yazılarına bakmanız yardımcı olabilir. (Bağlantılar burada)Bu tutulma dönemiyse, geçen tutulma döneminde başlayan yolda bizi bir sonraki aşamaya taşırken, önümüzü şifa ve dengelenmeyle açıyor.

Bu ayın gücü dünyaya çok yakın olmasından (bir süper ay) ve tam tutulmasından geliyor. Tam tutulma sırasında dolunayın aldığı pembe-kırmızımsı renkten dolayı da kan dolunayı ismini de alıyor. Bir başka özellik ise aynı takvimdeki ikinci dolunay olması, yani bir mavi ay. Mavi ay olması astrolojik açıdan bir önem taşımasa da Ocak ayının büyük bir güç ve yoğunlukla gelip (1-2 Ocak dolunayı da süperdi), gökyüzünde daha da büyük bir gösteriyle sona ermesini anlatıyor. Bu da bize yılın başlangıcı ve 2018 hakkında bir şeyler anlatıyor, değil mi? Ocak ayı 11-11 günleriyle doluydu. Bu bir 11 yani DÖNÜŞTÜRÜCÜ USTALIK yılı. Tüm gezegenler ileriye gitmeye devam ederken, yoğunluk ve baskı da yükselmeyi sürdürüyor. Şimdiden böyleyse, Nisan ve Temmuz’da neler olacağını ve nasıl hissedeceğimizi merak ediyorum! (Yıllık özet için buraya tıklayabilirsiniz.)

Bu dolunay yazısını açılar ve gezegenlerle doldurmamaya çalışacağım. Manzaranın bütününü görmeye ihtiyacımız var. Bu ay tutulması bizi detaylardan alıp büyük resme odaklamak için burada. Kova’daki güneş, bizi yükseltiyor ve yüksek, tarafsız alana taşıyor. Böylece nelerin dengeye ve şifaya ihtiyacı olduğunu, nelerin sağa ya da sola kaymış, nelerin dağılmış olduğunu rahatça görebiliyoruz.

Metamorphosis - artist unknownKova’daki Güneş tam karşıdaki süper dolunayı bir spot gibi aydınlatırken, ayın kuzey düğümüyle birlikte Aslanı işaret ediyor. Hedef orası. Mükemmel birer Aslan Kral/Kraliçe olmak içinse önce tarafsız olmalıyız. Ruhumuzu bir aslan coşkusuyla ifade edebilmek için önce derin uzaya gidip dünyamızın anda verdiği manzarayı dolunayın hiç yanıltmayan ışığında göreceğiz Ve bu sırada önem taşımayan detaylara can sıkan küçük benlik parçalarımıza, gününü detaylarda gezinip gereksiz şekilde yorucu ve çekilmez kılan yönlerimize de veda etmenin vaktinin geldiğini fark edebiliriz. Belki de sizin yakından hatalı ya da eksik olarak gördüğünüz şeyin büyük resme can ve karakter katan bir fırça darbesi olduğunu anlayabilirsiniz.

2018 ve bu dolunay bizi ustalığa götürürken dönüştürülme ihtiyacı olan her şeyi de gözler önüne seriyor. Buna büyük dengelenme diyebiliriz. Özellikle de toplumsal açıdan büyük dengelenme! Bu dolunay zıt kutupları aydınlatırken %1 ve %99’u görüyoruz, zenginlik ve fakirliği, çoğunluk ve azınlığı, eski erkek enerji şovenizmini ve dişi isyanı, yöneteni ve yönetileni, kısacası gölgeler ve aydınlığı…

Resim ne tarafa kaymış, nerede perspektif bozuk, nerede değişiklik gerekiyor? Bir ressamın geri çekilip yaratmakta olduğu dev duvar freskine bakışını düşünün, uzak ve soğuk. Sıklıkla da bunu yapmalı. Çünkü ressam o kocaman duvarda çok yakından çizimini yaparken oranları karıştırabilir, renkleri tutturamayabilir. Geri çekilmek birkaç dakikalığına bile olsa bütünleşmiş bir anlam ve anlayışımıza rahatlık getirecektir.

Sevgili Bilge Baykuşlar, dengelenme her zaman sarsıntıyla gelir. Özellikle de söz konusu toplumsal dengelenmeyse. Terazinin kefeleri bir aşağı bir yukarı hareket ederken hangi kefede olursak olalım bu sarsıntıyı hissedeceğiz. Ve bizler dönüşümü önce kişisel hayatlarımızda sonra da toplumlarda göreceğiz.

Aslan Kral/Kraliçenin temsil ettiği tarafsızlık ve adalet, gölgelerin dönüştürülmesinden geçer. Kendi hayatımızın tam yöneticisi olmak, kendimize egemen olmak için görmezden geldiğimiz, kendimizden bile sakladığımız parçalarımız kalmamalıdır. O parçalarımızı saklamak, onlardan utanmak, suçluluk hissetmek, onlara ve onların yaratılmasını sağlayan şartlanmalara güç vermektir. O zaman bir Aslan değil, zavallı ve hayatına söz geçiremeyen çaresiz bir insan olarak görürüz kendimizi. Ve bu yanılsamanın ta kendisidir!

İşte bu noktada Ay yardımımıza koşar. Yıllardır görmezden geldiğimiz özlemler, kırgınlıklar, öfkeler, kıskançlıklar, bastırdığımız bütün duygular bir anda kalbimizi sıkıştırır, büyük resme bakarken dengesizliği görürüz. “Ben bu hayattan gerçekten ne istiyorum? Nasıl davranmak ve davranılmak istiyorum? Bütün bu duygular büyük resim hakkında bana ne söylüyor?”

Elbette, süper dolunay ve ay tutulması sırasında duyguları bastırmak için insanüstü bir çaba harcayabiliriz. Bu, mesajı almamaktır, nafile bir çabadır. Enerjiyi boşa harcamaktır. Bir şekilde önümüzdeki altı ay içinde bu parçalar nasılsa ortaya dökülecektir. Dün Arkturusluların dediği gibi “Bir şeyler ne kadar önemsiz görünürlerse görünsünler, onu tanımak önemlidir çünkü en ufak bilinç bile kendini her zaman ifade edecektir.”

Peki, ne yapmalı? Ortalıkta bağırıp çağırıp sonra da pişman olmak işe yaramaz, günlerce insanların fark edemeyeceği kuytu köşelerde ağlamak veya duygularını iyiden iyiye hissedilmez kılıp sonra da “neden panik atak yaşadım, bilmiyorum” demek de öyle…

Bu duyguları bize veren bastırılmış, reddedilmiş parçalarımız bize işkence etmekten zevk almıyor. Acı, öfke, utanç, kıskançlık, intikam arzusu, derin kopukluk, küçümseme… Bu ve bunun gibi gizlediğimiz her parçamız bizim biz olmamız için tüm gücüyle çalışıyor, kendimize özgü ruhumuza aykırı olan şartlanma, kalıp ve alışkanlıklara bizi uyandırıyor. Parçalar şifalanırken, maskeler de bir bir düşüyor.

Yine dün Arkturusluların bize söylediği, “Hayatlarınızdaki her keyifsiz sorunu hala daha nelere güç verdiğiniz konusunu anlamak üzere inceleyin” önerisini hatırlıyoruz.

Gerçek benliğimiz olmak, kendimizin kralı/kraliçesi olmak, kendi hayatımızın başrolünü oynamak, ruhumuzun şarkısını söyleyebilmek için bu ay tutulması sabit yıldız Menkar’la birleşiyor. Menkar, bu tutulma sayesinde bir anda bütün şifa etkileriyle tetikleniyor. Astrolog Kidston diyor ki;

“Menkar, kirletilmiş, orijinal halinden saptırılmış bir şeyin temizlenip arındırılması, saflaştırılması, eski bütünlüğüne geri dönüştürülmesi fikrini taşır. Kırılmış bir yumurtayı düşünün. Ne yaparsanız yapın, o yumurtanın tamamını tekrar ilk haline getiremezsiniz, parçaları eksiksiz toplayamazsınız. Ama Menkar, sihirli bir güç taşıyan ender bir yıldızdır. Kırılmış yumurtaları tekrar eski haline dönüştürebilir. Ne kadar ufak, saçılmış, perişan da olsa bütünün parçalarını toplar, restore eder ve bütünleştirir.

Parçalanma ister duygusal olsun, ister fiziksel, ruhani ya da zihinsel olsun. Menkar sizi büyük bir şifalanma yolculuğuna çıkarır. Bu her zaman kolay olmayabilir. Sizi varlığınızın her seviyesinde çalıştırır ama sonuca baktığınızda buna kesinlikle değer olduğu görürsünüz. Yeni, ilerlemiş, bütünleşmiş fakat eskisinden de gelişmiş bir siz haline gelirsiniz ve bu da Menkar’ın armağanıdır.”

Yukarıda büyük resim ve dengelenmeden bahsettik, sonra da gölge benliklerimizden… Her birimiz “Toplumlarımızın parçalanmışlığı artık yeter! Ruhlarımızın parçalanmışlığı artık yeter!” noktasındayız. Menkar tam bu en doğru zamanda bilincimize gelip ışıldıyor.

Bugün aşağıda sizlerle benim için çok özel olan, neredeyse bağrıma basarak değer verdiğim bir şeyi paylaşmak istiyorum. Bu, her çalışmamın başında danışanlarımla ilan ettiğimiz bir genel şifa niyeti, olumlama ve enerji uyumlamasıdır. Bu dolunay ve önümüzdeki altı ay boyunca bir başucu hatırlatması gibi tutabilirsiniz, her sabah güne bununla başlayabilir, geceleri bununla günü bitirebilirsiniz. Meditasyonlarınızdan önceki niyetinizi böyle ilan edebilirsiniz. Nasıl uygun hissediyorsanız, öyle kullanabilirsiniz. Ayrıca, elinizden geldiğince yüksek sesle okumanızı da öneririm. Kısık bir iç ses, kendini başkalarından gizlemek, aman kimse bana gülmesin diye çekinmek, bu sözlerin hakkını tam vermiyor. Bu bir sevgi, teslimiyet, gücünü geri alma ve egemenlik ilanı. Onun için buna yakışır bir şekilde okumak inanın devasa bir fark yaratıyor. Bu sözler gerçekten ay tutulmasının ve yılın “Dönüştürücü Ustalık” enerjisini taşıyor. Müthiş şifayı hissedeceğinizden eminim.

fingerprint song“Bugün, burada ilan ediyorum, ben sevilmeyi ve kabul edilmeyi seçiyorum. Zaman içinde itilmiş, saklanmış ya da reddedilmiş parçalarımın sevilmek üzere bir araya gelmesini seçiyorum. Ve saçılmış, dağılmış parçalarım kabul edildikçe, bir bütün olarak sevilmediğim hiçbir zaman, hiçbir an, hiçbir ihtimal olmadığını da anlıyorum.

Bu sözleri söylerken şu anda burada ve her yerde, her zaman bulunan İlahi olana teslim oluyorum. Gerçekte kim olduğumu biliyorum. Gerçekte ne olduğumu biliyorum. Gerçekte nasıl hizmet ettiğimi biliyorum.

Ben özgürüm. Ben özgürüm. Ben özgürüm.

Şarkımı söylemeye geldim. Bilmeye geldim. Başımı bütün bulutların üzerine yükseltip insan ırkının içindeki gerçeği görmeye geldim. Varlığının gerçeğini bilen ve onaylayan olmaya geldim. Ve ben buna “evet!” derken, benim şarkım söyleniyor.

Ben buradayım. Ben buradayım. Ben buradayım.”

Paul Selig’den esinlenerek yazılmıştır. ©Mor Alev 2013-2018

Bilge Baykuşlar, size Venüs’ün bu tutulmada Güneş’le birleştiğini, Güneş’in Sabian sembolünün yükseliş sürecini anlattığını, Ceres’in ayla birlikte kutsal dişi enerjiyi getirdiğini, Neptün’ün bizi rüya veya kâbuslara sürükleyebileceğini, Siyah Ay Lilith’in bir Yod oluşturduğunu, Jüpiter’in ayın düğümlerine olan kare açısını uzun uzun anlatabilirim…Gökyüzü kalabalık ve her şey bizi bütünümüz olmaya, olduğumuz Yükselmiş Ustayı açığa çıkarmaya çağırıyor.

Önümüzdeki altı ayın iklimi belirlenirken adım adım şarkımızı söylemeye doğru gittiğimizi, her nefeste olumu ya da olumsuz olarak etiketlediğimiz hislerin aslında tarafsız göstergeler olduğunu ve onlarla şifalanmaya yolumuzun açıldığını bilmemiz şu anda tüm detaylardan daha önemli.

Ay tutulması 31 Ocak saat 16.29’da dolunay ise saat 16.26’da gerçekleşiyor. (İstanbul)

Özgürüz ve buradayız!

©Mor Alev 2018

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

9 replies »

  1. Bu güzel analiz için teşekkürler… Bir şey dikkatimi çekti sevgili Mor Alev
    “Kova’daki ay, bizi yükseltiyor ve yüksek, tarafsız alana taşıyor. ”
    Bu tutulmada ay Yengeç Burcun da değil mi? Ben mi yanlış biliyorum acaba?

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Fikret çok teşekkür ederim. Çok iyi yakaladınız! Kovada güneş var ay değil. Beynim o sırada güneş derken elim ay yazmış! Ve hiç fark etmemişim. Hatlar karıştı sanırım. Şimdi düzeltiyorum. Tekrar teşekkürler

      Beğen

  2. Tam tutulmanın olduğu sırada açıldı moralev sayfası bende.. OL’duğum Yükselmiş Ustayı açığa çıkarıyor. Ve ben şarkımı söylüyorum. Şifalanıyorum.

    Tutulmadan bir -iki hafta önce başlayan sıkışmış, geçmişle ve gelecekteki hayallerim arasında özlemlerimle, isteklerim arasında hallerde buldum kendimi. Alemler karıştı. İki gece önce şifa müziği açtım. Kuş sesleri ve nehrin akıntısı coştu içimde. Ağlıyordum. Kalbim ağlıyordu. Ağladım ağladım.. Tam bu sırada ‘Yetiş Ya Muhammed Yetiş Ya Ali’ sözleri gerçek oldu. Rehberlerim yetişti. Elinde elinde kocaman ışıktan bir taç vardı. Bu kez onlara sarılıp ağlıyordum. Sonra elindeki pamuğa gül suyu dökerek, kalbimin üzerine geldi. Sildikçe kalbimdeki ayna açıldı. Kalbimde bir ayna vardı. Pembe-yeşil güller koydu kalbime.. Başıma elinde taşıdığı kocaman ışıklı tacı taktı. Artık daha da çok ağlıyordum. Ama bu kez hafiflikten.. Bu büyük bir armağan. Çok teşekkür ederim. Bütünün Yüksek Hayrına Ol’sun..

    Liked by 2 people

  3. Bu hem super, hem mavi, hem tutulmadan kaynaklanan kan dolunayini biraraya getiren olaganustu olay icin yayinlayacaginiz yaziyi sabirsizlikla bekliyordum. Okumaya da doyamadim… Yine buyuk bir pozitif eneri verdiniz bizlere. Hersey cok guzel olacak ve oyle de oldu… Tesekkurler.

    Liked by 1 kişi

  4. İnsanın ruhunun şarkısını bulup söylemesi aşkın hangi hali kimbilir❤
    Bulupta söyleyenlere benden selam olsun.
    Sevgiler..

    Liked by 1 kişi

  5. “eski erkek enerji şovenizmini ve dişi isyanı, yöneteni ve yönetileni, kısacası gölgeler ve aydınlığı…” Bu yazdıklarınızın aylar önceki etkisi babamın anneme bağırması üzerine araya girmem ve sonrasında da araya girmemden dolayı yaşadığı kızgınlıkla babamın bana bağırmaya devam etmesi ve benim kendimi tutamayıp hatta tutmakta istemeyip belki kavga etmemiz ve sonrasında ise birbirimizi yok saymakla geçen 5 6 aylık bir süreci hatırlattı. Biz küçük iken daha çok öfkeli olan ama süreç içerisinde geçen yıllarda onun istendiği gibi davranıldığında sorun çıkarmayan ama bizleri ve özellikle eşini çok sevdiğini sürekli söyleyen sevgili babam. Sevgi tanımını ve sevgiyi göstermeyi yanlış öğrenmiş ve büyük ihtimal ile o çok öfkeli babasına asla benzemem diyerek büyüyen bir çocuk iken babası gibi olmuş babamı.. Bir kaç ay önce bir yakınımızın vefatı sonucu elimi kalbime koyup ne olursa olsun sen benim Atamsın ve seni olduğun gibi sevmeyi seçmeyi seçiyorum ve izin verirsen senden özür dilemek istiyorum diye mesaj yazdığım ve mesajıma yanıt vermeyen babamla olan ilişkimi hatırlattı yazınız. Bir çocuk sürekli geriye ebeveynlerine bakarak ve onlardan bir şeyler bekleyerek önündeki yolunda yürüyemez diye düşünüyorum artık. Ailemi çok seviyorum ve hayat yolunda artık önüme bakmayı seçiyorum bende. Bu süreçlerin ise tüm dünya da uyum içerisinde yaşamamızı engelleyen ne blokaj ve sorunların varsa arınmasında bana bize destek olmasına niyet ediyorum. Sevgiler.

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili pianoo7,
      Bunları yaşamak muhakkak ki kolay olmamıştır sizin için. Her şeye rağmen tüm bunların içindeki bakış açınıza, ifade ediş tarzınıza ve bilgeliğinize hayran kaldım. Benim de ebeveynlerimle ve öfkeyle ilgili sorunlarım var. Yazdıklarınız o karanlığa da ışık tuttu. Bununla birlikte ben de bu süreçlerin tüm dünyada uyum içerisinde yaşamamızı engelleyen ne blokaj ve sorunların varsa arınmasında bana bize destek olmasına niyet ediyorum. Teşekkürler,

      Sevgili Mor Alev sana ve blog hamilerine, yorumlarıyla katkıda bulunan ve burayı okuyan/okumayan herkese ve tüm ailemize en kalbî teşekkürlerimle, sevgiyle…

      Liked by 1 kişi

  6. balık burcuyum son gunlerde beynım durdu.hiç bırsey düşünemıyor yapamıyorum caişamıyorum şaşkın vazıyetteyım

    Beğen

    • Güneşiniz balıktaysa fazla zihinsel veya hayalci hale gelmiş olabilirsiniz. Neptün etkisini yazıda belirtmiştim. Neptün hem balıkta hem de balığın yöneticisi. Topraklanın. En iyi yol topraklanmak. Dışarıya çıkın. Tabiat sizi netleştirir, enerjinizi dengeler. Sevgilerimle

      Beğen