Yükseliş - Büyük Uyanış

Arkturus Grup Mesajı: Gerçekte Yaşamanın Vakti Geldi

Selamlar Değerli Sevgililer,

Bu mesajlarla içinizde halen sessizce ve kimselere söylemeden tuttuğunuz sorularınızı cevaplamayı arzuluyoruz. Bu kadar çok şeyin olduğu yeni ve enerjik açıdan çok çok güçlü bir zamanda yaşadığınız için, aranızda pek çokları gözlemlerinizin bu zaman hakkındaki fikirlerinizle nasıl hizalandığını sorguluyorsunuz.

Dünya genel olarak çağlar boyu üçüncü boyut düşünce sisteminde rahatça yerleşmiş olduğu için yeni ve daha yüksek Işık frekanslarının farkındalığı ve özümsenmesi bazı akıl karışıklıklarına yol açıyor, çünkü olan değişikliklerin çoğu gereksiz, bazı şeyler de tam da olduğu gibi kabul edilebilir geliyor.

Bazı şeyler tamamen değişmeyecek, yumuşakça ve kademeli olarak kendinin daha yüksek ifadesine dönüşecek. Örneğin, tıp personeli ve hastaneler kaybolmayacak, fakat gelenlere sunulacak daha yüksek, daha iyi bakım ve şifa şekillerine daha açık ve kabul edici olacak.

Bireysel tepkiler, “Benim bir sürü yaşam deneyimim var ve bunu yapmanın doğru yolu şudur” dan “Çok fazla değişim asla iyi değildir” e kadar değişebilir. Sevgililer, yüksek boyutlu enerjilere geçmeye ve bu enerjilerden doğru yaşamayı seçmiş olanlar için çok az şey aynı kalacak. Düalite/zıtlık ve ayrılık yaratımları, onları yerinde tutan bir şey olmadığında en sonunda kaybolmalıdır.

Bu demek olmuyor ki, dünya bir bütün olarak birdenbire düalite/zıtlık ve ayrılık deneyimlerini bitirecektir. Fakat bireysel olarak yaşamınızın BİRLİK bilincinde bedenlenmiş huzur ve uyumu daha fazla yansıtmaya başladığını fark edeceksiniz.

Sizler bu eski ağır enerjilerin yerine Işık ve gerçeği getirmeye başladıkça, kendinizi daha gerçek inanmanın, yaşamanın ve var olmanın araçları haline getiriyorsunuz. Ruhani olarak hazır fakat bu gerçeğin tam olarak farkında olmayanlar bile yeryüzüne akan ve kabul etmeye hazır herkese açık olan Kutsal Işığın yoğunluğunun farkındalar.

Siz geldiniz, zaman şimdidir. Sabırlı olun (şüpheye düşmeyin) ve sadece öyle görünebileceği için “Hiçbir şey asla değişmiyor” ya da “Her şey kötüleşiyor” veya “Bunların hepsi bir aldatmaca” düşüncelerine inanmaktan sakının. Yeni ve yüksek frekansların fiziksele entegrasyonu bir süreç olmak zorundadır çünkü hepsi aynı anda olsa, insan bedeni bu yoğun yüksek frekanslara dayanamaz.

Evrimleşmeyi kanıtlaması için sürekli olarak şu ya da bu belli deneyimi beklemek temelini kavramlarınızdan alan boşuna bir haldir. Kendinizi bir “aziz” ya da “kutsal” kişinin deneyimlerine, okumuş olduğunuz bir kitaba ya da ruhani olmayı tarif eden katı dini kavramlara bakarak yargılamak, sadece ayrımcılığa inanmanın yansımasıdır.

Her kişinin ruh yolculuğu kendine özgüdür ve sizin deneyiminiz asla bir başkasınınkini tam olarak yansıtmayacaktır, çünkü herkes yüzlerce hayat boyu farklı şeyler yaşadı. Yeryüzünde fiziksel bedendeyken, her birey kendi seçilmiş derslerine ve özümseyeceği gerçeklere sahiptir.

Her şey Kaynakla BİRdir – istisnasız her şey. Her bir birey en sonunda kendileri hakkındaki gerçeği tam olarak idrak edeceği noktaya gelecektir çünkü bu değişmez gerçekliktir. İlahi Bilinç dışında hiçbir şey yoktur ve BİR olanın dışında olduğu hissedilen her şey yanılsamadır. Dünya ve onun tüm doğal alemleri (gökyüzü, dağlar, denizler, bitkiler, havyanlar, vs.) YANILSAMA DEĞİLDİR, dünya ve onun doğal alemleri hakkındaki gerçek olmayan kavramlar yanılsamadır.

Farkında olabileceğiniz her şey, bir ruhani gerçekliğin zihinde şekillenmiş halidir. Örneğin, sizler bir bilinçsiniz, fiziksel beden değil. Gerçek ve kalıcı bedenleriniz Işıktan oluşuyor. Fiziksel beden olarak gördüğünüz ve deneyimlediğiniz şey ise kalıcı ruhani bedeninizin, andaki bilincinizin sahip olduğu kavramı yansıtmasıdır.

Biz sizlerin “ruhani yolculuğu” hakkında konuşmak istiyoruz. Yolculuk fikri bir yanılsamadır sevgililer. Çünkü kim olduğunuz, ne olduğunuz gerçeğinden asla kopmadınız, kopamazsınız. Evrimsel yolculuk fikri, ayrılık hissini deneyimlemek isteyen ruhların bir dizi kadim olayla bireysel İlahi Bilinç olduklarını unutmasıyla başladı.

Yaratımları o kadar gerçek görünüyordu ki, ayrılık hissi onların bilinç haline dönüştü ve zıt çiftleri – düaliteyi oluşturan ayrılık deneyimleri yaratmaya devam ettiler. Birliktelik Bilinci bu gerçek olmayan yaratımları gitgide daha fazla yansıtarak günümüzdeki üç boyutlu dünyada tüm şekillerde bulunan korku ve olumsuzluklara yol açtı. (Mor Alev: Birliktelik bilinci her şekilde çalışıyor. Topluca ne düşünürsek, neye inanırsak yaratıyoruz, buna huzur, esenlik ve refah da, savaşlar, hastalıklar, yokluklar da dahil.)

Şimdi gerçekte kim olduğunuzu hatırlamaya hazırsınız. Şifacılar kadim şifa tekniklerini, sanatçılar eskiden elde ettikleri yaratıcı yeteneklerini hatırlıyor ve tüm istekli ruhlar bir defa daha koşulsuz sevgi ve BİRlik hissini deneyimlemeye başlıyor. Pek çokları insanın insana ve tabiata insanlık dışı davranışlarını sorgulamaya başlıyor, neden düşünce şekillerinin değiştiği konusunda tam olarak bilinçli olmasalar bile.

Birey “yolculuğunun” bir sonraki evresine hazır olduğunda, uyanış Yüksek Benlik aracılığıyla gerçekleşir. Gözler açılıyor ve görünenin arkasındakini de görmeye başlıyor. İnsanlık “kralın çıplak olduğunu” gerçekten keşfediyor. Bu evrimleşmektir.

Gözlemci olun. Geri çekilin, sizin ve diğer herkesin ruhani bir varlık olduğu kimliğinde durun ve gözlemleyin. Herhangi birini ya da herhangi bir şeyi şifalandırmak, değiştirmek, onarmak zorunluluğunda olduğunuz inancını salıverin. Bunu bütün görünüşlerin arkasında gördüğünüz gerçeği kendinize tercüme ederek yaparsınız. Yani dünyanın ve her şeyin zaten mükemmel ve bütün olduğu gerçeğini.

Hem iyi, hem de kötü dış görünümlerin kavram ve inançların yaratımları olduğunu tanıyın. Sizin gerçeği idrak etmeniz, bu yanlış yaratımların çözülüp yok olmasını sağlayacaktır. (Mor Alev: “Yanlış yaratım” sözcüklerini kullanmak istemedim fakat daha iyi bir seçenek de bulamadım. Aslında yanlış yok, yanlış anlamayla oluşan yanılsamalar var.) Çünkü onları yerinde tutan tek şey inançtır, bunun dışında tutan bir şey yoktur. Buna da şifalandırmak denir.

Diğerlerinin çektiği azabı görmezden gelmenizi söylemiyoruz. Elinizi uzatın ve onların işini onlar için sizin yapmanızı isteyenlerin yerine, sorularına cevap arayanların ellerini tutmaya hazır olun. Görevinizin onları “kurtarmak” olduğu inancıyla asla bir başkasının öğrenme yolunu değiştirmeyin.

Böyle düşünce şekilleri temelini insan egosundan almaktadır, pek çok dini gruplar da zor durumdakilerin hayatına girip onları bu durumdan çıkarmanın sevecen olduğunu öğretmektedirler, oysa bu kişiler bu zor durumu özellikle kendi ruhani gelişimleri ve öğrenmeleri için seçmiş olabilirler. Bu gibi durumlarda çok ince bir çizgide yürümelisiniz. Eğer bir çocuk ya da kendine bakamayan bir kişi riskteyse durum farklıdır. Her zaman hareketlerinizi yönlendirmesi için sezgilerinize danışın, güvenin.

Yaratıcılar olduğunuza göre, kendinize dürüstçe sormalısınız; “Ne yaratmayı seçiyorum?” Sadece dünya bunun gerçeklik olduğunu söylediği için ya da bu şeyler size tanıdık ve rahat geldiği için, niyetiniz zıtlık/düalite ve ayrılık resimleri yaratmak mıdır?

Gerçek ya evet, ya da hayırdır. Yaratan ya vardır, ya da yoktur. Neyi kabul edeceği kişinin özgür iradesine bağlıdır. Fakat bir çoklarının çoktan anlamış olduğu ya da yakında anlayacağı gibi, gerçek şu ki, bir ayak bir dünyada diğeri diğer dünyada yaşamayı seçenler için hayat oldukça rahatsız olabilir.

Gerçekte bulunmanın, gerçek olmanın ve gerçekte yaşamanın vakti geldi. Kaynak’tan ayrı olduğunuza dair inançların üzerine inşa edilmiş her kavram ve inancı salıvermenin vakti geldi. Yaratan’ın bir ifadesi olan kimliğinizi ilan etmenizin de vakti geldi. Yani sizin deyişinizle “uçurumdan atlamanın” zamanıdır, görünüşte ne olursa olsun geçmişte, şimdi ve her zaman İlahi Bilincin ifadesi olduğunuza güvenmenin zamanıdır.

Bizler, Arktruslular Grubuyuz

Arkturuslulara ve mesajı ileten  Marilyn Raffaele’e çok teşekkürler. (www.onenessofall.com).

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2017 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2017 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

11 replies »

  1. Çok şükür Mor Alev ,sayende herşey iyice anlamlaniyor.Sayende rutin yaptigim meditasyonlarla sebepsiz sevinç ve sevgi akışım kaynakla olan bağımi hissettigim anlar ancak yaşanarak anlaşilabilir.Hiçbirseye ihtiyaç duymamak dünyanin en güzel duygusu hersey var onun icinde.Sevgilerimle,,,

    Liked by 2 people

  2. Sevgili Mor Alev,

    ”Evrimsel yolculuk fikri, ayrılık hissini deneyimlemek isteyen ruhların bir dizi kadim olayla bireysel İlahi Bilinç olduklarını unutmasıyla başladı.” Bizler, tüm yaşamlarımız boyunca, yaptıklarımızdan ötürü unutmadık mı ? Ayrılık hissini nasıl deneyimlemek isteyebiliriz? Bunu biraz açabilir misiniz lütfen.

    Sevgiler,

    Beğen

    • Sevgili Meriç. bu konuda kitaplar yazıldı. Yani burada beş cümlede açıklayabileceğim bir şey değil. Yaratan kendini kendinden ayrı deneyimleye karar verdi ve bizler de buna gönüllü olduk diyebiliriz. Biraz daha araştırma yapmanız yardımcı olacaktır. Sevgilerimle

      Beğen

  3. Mor alev ancak sizin cevap verebileceğinize inandığım bir sorum olacak. Şu zamanlar kesinlikle eskisi gibi zamanlar değil. Dediğiniz gibi bir itici güç var ve bizi bir yerden bir yere taşıyor gibi. Bu süreç tam olarak ne zaman tamamlanacak ?

    Beğen

    • Sevgili Gamze, bu konuda çok yazdım ve geçen hafta yayınlamış olduğum yaşadığımız dönem üzerine düşünceler yazısı belki yardımcı olabilir. Fakat genel bir cevap şu ki, biz hazır olduğumuz zaman süreç bitecek. Sevgilerimle

      Beğen

  4. Tam zamanında ve harika bir mesaj! Gerçek Çağı hepimizde filizler açmaya, yeşermeye başladı. Çok önemli bir dönemeçten geçtiğimizi düşünüyorum, bence içsel olarak öncüler “geri dönülemez” noktaya ulaştılar, sadece kapıdan geçip geriye bakmamak gerekiyor. Kapının ötesi Herşey ile BİR Olduğumuz, gerisi ise Herşeyden Ayrı Bireyler Olduğumuz Bilinci, tüm geçenler için… Hoşbulduk Gerçek Çağı!
    Bu güzel mesaj için Arkturuslular ve Size sonsuz teşekkürler!…

    Liked by 1 kişi

  5. Dün akşam rüyamda önce kızım uçurumdan atladı (denize),arkasından ben ikimiz de sağ kaldık..Bu mesajda “uçurumdan atlamak” benzetmesi çıkınca bunu bir işaret olarak hissettim. Mesajda, kimliğiniz ilan etmenin ve uçurumdan atlamanin zamanı geldi diyor…Teşekkürler mor alev ve dost aktruslular 💜

    Liked by 1 kişi

  6. tam ve bütünüm…tüm yaratımla hizalandım…yepyeniye uyumlandım…kalbimi sonsuz sevgiye neşe coşku şans bolluk bereket gerçeğe açtım…özgün bir hayatı yaşamayı özgürce kendimi ifade etmeyi seçtim…kendimi çok seviyorum…kabul ediyorum..onaylıyorum…sevgiyle kucaklıyorum….

    Liked by 1 kişi

  7. Hani ne olduğumuzu unuttuk diyor ya yazıda. Bence rüyalarımızda bazen bu bize hatırlatılıyor diye düşünüyorum. Mesela rüyada gördüğüm ve beni her seferinde hayrete düşüren uçabilme yetisi. Bunu uyanıkken zihnimde de deneyimlemeye çalışıyorum. Bedenimin çok hafiflediğini imgeliyorum. İlginç olan şu ki frekansımı yükseltmeyi ve bedenimi hissetmeyi öğrendiğimden beri bu çok daha kolay. İnsanoğlu ben uçamam kalıbı ile büyüyor. Ya kanatlarımız olmadan da uçabileceğimizi düşünerek büyürsek nolur? Çok merak ediyorum neler olur?

    Liked by 1 kişi