Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

Michael’ın Bilgeliği: Boğaz Çakrası, Gerçekler ve Değişim

Archangel MichaelSevgili Okuyucularım, Michael (Baş Melek Mikail) seanslarım sırasında bizlerle muhteşem bilgiler paylaşıyor. Bu bilgiler sadece iki kişi arasında kalsın diye paylaşmıyor elbette. Buradan bazılarını iletiyorum, bazıları ise başka büyük aydınlanmalara yol açıyor, yine buradan paylaşılıyor, bazen de bakıyorum ki aynı bilgi dünyanın öbür ucunda bambaşka yazarlara da gelmiş – hepimiz aynı kozmik bilince bağlıyız – ve onları da blogda kapsamaya çalışıyorum.

Michael neden bu kadar popüler ve neden kanallıklarda, mesajlarda öne çıkıyor, neden onunla iletişime girmek sanki daha kolay görünüyor? Deneyimlerime göre, Michael iki konuda bize yardımcı oluyor:

  1. Şimdiye kadar korku hep baskın frekansımız oldu. Michael, 3D ye ait olmayan frekanslardan bilgi almaya dair kadim korku bağlarımızı kesiyor. Diğer Melek, Galaktik ve Işık Varlıklarıyla iletişimimize yol açıyor. Her ne kadar Gabriel (Baş Melek Cebrail) iletişimin baş meleği olsa da, Michael ile aralarında bir işbirliği var ve onun verdiği güvenlik hissiyle daha da geniş alanlara açılıyoruz. Yani sonra bayrağı Gabriel’e devrediyor. Gabriel defalarca benim adım “Gabriela Mikaela” dedi, “Mikaela ismini kardeşimi onurlandırmak için aldım” İşte bu yüzden Michael hep öncü rolünde.
  2. İletişim çakralarımız yani boğaz ve üçüncü göz çakralarımız Michael’ın mavilerini taşıyor. Benim gördüğüm kadarıyla Michael’ın mavi frekanslarının çok farklı tonları var, en koyu lacivertten, morumsu maviye ve en açık maviye kadar uzanıyor. Bu da Michael’ın ne kadar devasa bir gücü olduğunu ve çok çeşitli frekanslarda evrenlere (sadece bizim evrenimize değil) hizmet ettiğini gösteriyor. Yani onun frekansları iletişim çakralarımızın frekanslarıyla uyumlu.

Boğaz Çakrası ya da diğer adıyla İletişim Çakrası gerçekleri yansıtmalı

Michael, kendini kısaca Huzurun ve Korunmanın Baş Meleği olarak tanıtır, sonra bu tanımı genişletir. “Ben Barış Savaşçısıyım” der. “Huzur ve Barış, karşılıklı güven olmadan yaratılamaz” der. Sonra da devam eder: “Güven, dürüst, açık ve şeffaf iletişimle inşa edilir. Yani gerçeklerin dile gelmesiyle şüpheler ve korkular silinir, yerlerini güvene bırakır. Bu demek oluyor ki, ben aynı zamanda Gerçeklerin Baş Meleğiyim!”

Throat Chakra by Lori A AndrusAynı şekilde, Michael iki yıldan uzun bir süre boyunca seanslarımda Boğaz Çakrasını “Gerçeklerin Çakrası” olarak isimlendirdi ve hepimizi kalbimizin gerçeğini seslendirmeye çağırdı. Bize öğrettiği iletişim prensibi son derece basit:

Benzer, benzeri çeker. İletişim sadece bir tarafın diğerine bilgi iletmesi değildir. İletişim karşılıklıdır. Siz gerçeğinize sadık kalırsanız, onu sansürsüz ve berrak şekilde iletirseniz, Evren de size aynını iletecektir. Yani bilinmezler, şüpheler, kararsızlıklar yerine net, somut bilgiler gelecektir.

“Gerçek nedir?” diye sorduğumuzda, Michael gerçeğin asla kapatılamaz, yok edilemez ve binyıllar sonra bile aynı kalan İlahi bilgi, sevgi olduğunu söylüyor. Bu yüzden, boğaz çakrasının, dolayısıyla iletişimimizin sağlığı onun kalp çakrasıyla olan bağlantısının sağlam olmasına ve kalbinizin de dengeli ve açık olmasına bağlı olduğunu anlatıyor. Diyor ki; “Kendi gerçeğinizden korkmayın, onun her hali zarif ve ilahidir. Onu iletmekten de korkmayın, kalbinizin gerçeğine bağlı kaldığınızda kelimeleriniz sağlıklı, net ve yapıcı olacaktır.”

Sonra da kalbimizde yatan gerçekler ve iletişimin bağlantısını açıklıyor:

“Kelimeler en ilkel iletişim şeklidir. Kelimeleri esnetebilir, tersini kullanarak ironi yapabilir, sadece ses tonunuzla başka anlam yükleyebilirsiniz. Yine aynı şekilde, kelimelerinizi dinleyenler veya okuyanlar da yanlış anlayabilir, konulmaması gereken yerdeki bir virgül ya da bir duraklama yüzünden ifade etmek istediğiniz anlamın kaybolduğunu görebilirsiniz. Beden diliniz ise anlatmak istediklerinizin tam tersi etki yapabilir.

İletişim odağınızı yavaş yavaş kelimelerden iletişimin diğer yüzlerine yani, titreşim, titreşim frekansınız ve enerjiye yöneltmek istiyoruz. Hemen kelimeleri terk edin demiyoruz, buna asla gerek yok, ses ilk yaratım aracıdır, muazzamdır, keyiflidir, bizler Işık Dilini severek kullanıyoruz.

Ancak, sözcüklerinizi titreşiminizle birleştirdiğinizde şu anki gerçekliğinizde sizi hayretlere düşürecek, mucize adı vereceğiniz bir yaratım gücüne sahip olduğunuzu söylemek istiyoruz.

Buna bir örnek verirsek, şarkılarınıza bakınız; bir kelime onun gerçek anlam frekansını taşıyan bir notayla birleştiğinde etkisi yıllarca, hatta yüzyıllarca geçmez. Hep içinizde hissedersiniz. Sanki o kelimenin ve notanın taşıdığı coşku, tutku, sevgi olmuşsunuzdur!

Peki, sözcükleriniz nasıl bu güce kavuşur? Kalbinizdeki gerçeğe sadık kalarak! Onu sansürsüz, açık ve net ifade ederek!”

Arkadaşlar, Michael’ın bu sözlerini duyduğumuzda hemen kalbimizdeki gerçeğe koşmak istiyoruz ama yol üzerinde pek çok illüzyon var. Onlar sahne dekoruna benziyorlar, bir zamanlar belli rolleri oynamak için onları oraya yerleştirmişiz ve sonra da gerçek olduklarına inanmışız. Kimine takılıp düşüyoruz, kiminin hemen yanılsama olduğunu görüyoruz. Gerçekten ne istiyoruz? Kalbimizin gerçeği “gerçekten” nedir ve ona nasıl ulaşabiliriz? Sadeleşmemiz gerekiyor. Dekorları aşağıya indirip temizlememiz gerekiyor.

Örneğin, sizin deniz kıyısında bir kasaba ya da köyde sakince yaşama arzunuz var. Bu gerçek bir arzu mu? Yoksa başka şeylerden kaçmak mı istediğiniz? Belki de bunu başkalarından duydunuz ve size güzel geldi, sahiplendiniz. Bu olmak istediğiniz kişinin dekoru mu? Hayal gücünüzü kullanın. Kendinizi zihninizde o hayata nakledin. Ne yapıyorsunuz? Nasıl bir yerde yaşıyorsunuz? Günleriniz nasıl aktivitelerle dolu? Uyum sağladınız mı? Topluma nasıl katkıda bulunuyorsunuz? Aileniz, sevdikleriniz neler yapıyor? Bütün detaylara bakın ve şimdi de hislerinizi kontrol edin. Bu düşlediğiniz hayat size uygun mu? Hafif, rahat ve verimli hissediyor musunuz? Günleriniz tatlı bir coşkuyla geçiyor mu? Siz, gerçek siz misiniz? Cevap olumluysa devam edin. Artık bu dileği yüksek sesle ilan etmenin ve yaratıma girmenin zamanı gelmiştir. Kelimeleriniz ve titreşiminiz eştir, eş olmamasına da imkân yoktur çünkü bu kalbinizde taşıdığınız gerçektir. Peki, ya bu olumlu duyguları hissetmezseniz? O zaman daha da derinlere inmelisiniz, bu arzu gerçek değildir. Bu sahne dekorunun gerisinde ne var? Onu araştırın.

Kalbinizde sadece arzu ve dilekler yok elbette, kalbinizde çok değerli bilgiler, derin bilme hissi, mükemmel rehberlik de bulunuyor. Siz sadeleşip sahne dekorlarını eledikçe kendi gerçeğinize her adımda daha da çok yaklaşacaksınız. Kendi gerçeğinizi ifade ederken enerjiniz sizinle uyumlu olacak, özgüveninizle konuşurken her kelimenizle gerçek benliğinize karşı saygınızı da iletmiş olacaksınız. Evren bu enerjilere derhal cevap verecektir. Böylece berrak tepkiler, açık fırsatlar, yolunuzu kolaylaştıracak yeni şartlar ortaya çıkacaktır.

Kendi gerçeğinize ulaşmak üzere günlük 10 dakikalık meditasyonu alışkanlık haline getirmenizi ve gerekliliğini hissettiğiniz zaman daha önce yayınlamış olduğum Kalp Meditasyonunu yapmanızı öneririm.

Değişim

Michael, son birkaç aydır Boğaz Çakrasına yeni bir boyut daha ekledi ve bu çakraya “İletişim, Gerçekler ve Değişim Çakrası” demeye başladı. Bunu şöyle açıklıyor:

“Kalbinizin gerçeğine ulaştığınızda, aslında ne ve kim olduğunuzu bulursunuz, hayatınız daha anlamlı hissettirir, davranışlarınız ise çok daha odaklı hale gelir. Amaçlarınız, hedefleriniz ve arzularınız özünüze uygun hale gelmiştir. Bu bilgiler kalpten çıkar, ifade edilmek üzere yukarıya doğru yükselir, Boğaz çakranıza gelmeden önce Üst Kalp Çakranızda duraklar. Burası niyetlerin doğduğu yerdir. Hedefler, dilekler, arzular burada birer somut niyet haline gelir. Sonra yükseliş devam eder, boğaz çakranızdan doğru bu niyetleri Evren’e ilan edersiniz. Enerjiniz, ses ve kelimeyle birleşir. Bu kozmik bir patlamadır. Değişim başlamıştır. Evren kendini bu niyetlere göre düzenlemeye girişir. Görüyor musunuz, bu çakra nasıl aynı zamanda değişimin çakrası haline geliyor? İfade edilmemiş niyet, enerjisizdir. Gücün ona verilmesini bekler. Bazen olduğu yerde söner gider. Oysa kalbin gerçeği kaynaktan aldığı hızla yukarıya doğru atılır, niyete dönüşür ve en sonunda ağzınızdan çıkarken ona ses titreşimleri de eklenir ve oluşuma hazırdır.”

Yani, değişim kalbimizdeki gerçeklere ulaşmamız ve onları ifade etmemizle başlıyor. Michael bu süreci yukarıda çok güzel anlatıyor.

Bu zamanda üzerinde en çok çalıştığım çakra Boğaz Çakrası. Seanslarımda görüyorum ki kendi gerçeğimizi ifade etmekten çok kokuyoruz. O yüzden iletişimimiz kopuk, belirsiz, yaratımımız da yarım yamalak hale geliyor. Bu zamanda bütün çakraları dengelemeyi, özellikle boğaz çakrasındaki korkuları temizlemeyi öneriyorum. İletişim çakranızdaki olumsuz bağları Michael ile kesebilir, bütün çakralarınızı Mor Alev enerjisi ile dengeleyebilirsiniz.

Bu makaleyi bitirmek üzereyken, bilgisayarda yanlış bir yere tıkladım ve karşıma aşağıdaki dua (ya da olumlama) çıktı. Michael böyle şeyler yapmaya bayılır biliyorum, ama yine de şaşırdım! Dua tam da konumuz hakkında, onu da burada paylaşıyorum:

Gerçeğinizi ifade etmek ve şüpheleri silmek için, ellerinizi kalp çakranızın üzerine yerleştirin ve şu sözleri söyleyin:

Gerçek Benliğimin sahip olduğu Yaratan Gücüyle
Ben olduğum gibi muhteşemim
Kendimi tamamen ve eksiksiz ifade etmemde bir sakınca yok
Bu Evrende sadece Ben varım
Çünkü Ben Yaratan’ın ve diğer tüm canlıların bir parçasıyım
Bu yüzden bana hiçbir zarar gelemez
Çünkü Yaratan’a zarar gelemez
Evren sevecen ve iyilik dolu
Evrensel yaşam denizinin ifadesinin tüm yakınlığı ve sevgisiyle
Ben haline gelmesine
Ve Kendimin de tüm yaşamla BİR olmama
İzin veriyorum

Bunu her gün tekrarlayın. Kalbinizdeki gerçeğe adım adım daha da yaklaşırken, kendinizi ifade şekliniz tamamen değişecek.

©2016 Mor Alev

Bu yazıdaki bütün kanallıklar Mor Alev tarafından yapılmıştır. Dua’nın yazarı bilinmemektedir.

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

 

6 replies »

  1. Bugün uyandığımda boğazımın bir tarafının hafiften tahriş olmuş, şişecekmiş gibi hissettmem ve bu mesajı görmek 🙂 Ne diyeceğimi bilemedim :))

    Liked by 1 kişi

  2. Geçmiş yaşamlarında doğruları söylediği için diri diri yakılmış ya da dili kesilmiş şifacılar olduğunu duymuştum. Ayrıca şimdiki bedeninin bir evresinde özellikle çocuklukta, çocukluğun verdiği doğallık haliyle duygularını-düşüncelerini-hislerini yani doğrularını, içinden geldiği gibi doğrudan net ifade ettiği için ebeveynleri tarafından ya da okulda cezalandırılmış, şiddet görmüş, dışlanmış, hor görülmüş, sevgi ve ilgi mahrumiyeti gibi travmatik durumlar yaşamış çocuklar bulunabiliyor. Çok küçük yaşlarda doğallığının üstünü kapatmış korkularıyla, doğru iletişim kuramamaktan dolayı çektiği sıkıntılardan ve çekincelerden boğaz çakrası yıllarca doğal sağlıklı halinde çalışamamış bizlere hep politik olmanın yüceliği ve kazançları olduğu aşılanmış; dürüst insan olmanın kaybeden insan ve kendini kullandıran insan olduğu bir tutulmuştur kollektif bilinçte. . Nezaket adı altında kimseyi kırmamak adına toplumdan dışlanmamak adına, menfaatlerimizi kaybetmemek adına dil organımız karmakarışık psikolojide çalışıyor. Dil kaslarına gelen gerçek duygu sinyalinin aktive olmasına izin vermeyerek, sahte duygu sinyaline dönüştüren zihnimizi de allak bullak sinyallerle doğal sağlıklı akışı bloke ediyoruz.. Bu korkunç illüzyondan çıkmayı , aslında bu saçmalıktan hızla arınmaya, doğal hale dönmeye niyet ediyorum. Sevgilerimle

    Liked by 1 kişi

  3. merhabaaaa,
    o vakit korkular ve negatif dusuncelerimize ve projeksiyonlarimiza da ses ile destek vermemeli agzimizdan cikana dikkat etmeliyiz sanirim:) artik olasiliklar skalasinda guzelleri dillendirme vakti:)
    buarada sevgili Mikailden ‘savas’ kelimesinin titresimini duymak ilginc geldi ben onu hep baris elcisi olarak duydum, baris savascisi bi an beni sasirtti. bu benim icimdeki bir korkuyu da yansitiyor olabilir tabii bakmak lazim;)
    sevgiler

    Beğen

  4. Cocuklugumdan beri, aklimdakileri soyledigim için hep Som agizli dendim. Cunku dogru olduklarindan, soylediklerim oluyordu. Zamanla artik bunlari soylememeye basladim. Eskiye donmek ama nasil ?

    Beğen

  5. Merhabalar,
    Yazıları ilgi ve heyecanla takip ediyorum..
    Sam Harris’ in ” Yalan ” adlı kitabını okuyorum… yüzde yüz Dürüstlüğün önemi nasıl yapılabileceği gibi konular içeriyor… felsefi bir kitap..önermek isterim hem yorum yazanlara hem size..
    sevgilerimle

    Liked by 1 kişi