Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Büyük Bir Enerji Değişiminin Eşiğindeyiz – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Rob Gonsalves - Chalkboard Universe“Daha çok burçları yazmaya başladınız!” dediler geçen gün. Bense, “Hayır, burçları yazmıyorum, enerjileri yazıyorum ve astroloji de bizi etkileyen enerjileri anlamamızda çok yardımcı oluyor” diye cevapladım. Buna benzer bir soru dün sabah da gelince bu konuda kısa bir not düşmeye karar verdim.

Bizler enerjileri, olayları, gelişimi birbirinden kopuk, ayrı, farklı görmeye alıştık, bize bu öğretildi. Oysa bu konularla ilgilenince, aslında her bir enerjinin birbiriyle örülü ve ayrılmaz olduğunu görüyoruz. Sadece enerjiyi anlama yollarımız farklı, bu blog ve ben, bu anlama yollarının da birbiriyle örtüştüğüne inanıyoruz. Yani, buharlı motora baktığımızda nasıl fizik ve kimyanın el ele çalıştığını ve bir hareket yarattığını görüyorsak, Astroloji (çekim gücü), Tıp (hormonların düzeninden psikiyatriye kadar tıp bilimin tümü), her türlü pozitif bilim dalı (kuantum fiziğinden, jeolojiye, meteorolojiye kadar), bilim dallarının ürettiği teknoloji (bilişimden, nanoteknolojiye), insan davranışlarını inceleyen sosyal bilimler, sanat (renk, titreşim, duygular, hikâye anlatımı) ve elbette bütün bunları içeren Yaratan Enerjisi ve Yaratan’ın bu evren için belirlediği evrensel yasalar bir arada çalışıyor.  Bu harika örgü bir arada yaşamı anlamamız ve kolaylaştırmamız, yeryüzünde cenneti yaratmamız için bize yardımcı oluyor. Örgünün herhangi bir ilmeğindeki değişim, diğer hepsine yansıyor.

Ve değişime hazır olun!

Buradaki yazılarda sadece Astrolojiyi bir araç olarak kullanmıyoruz, ama bu çok eski bilim dalının bize oldukça yardımcı olduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra blog hamilerinin büyük bir yardımı var, aynı zamanda içgörü ve öngörüleri de kullanıyoruz, henüz 3D gözlerimizin göremediği ama derinden hissettiğimiz dönüşüm zamanını yukarıdaki bütün “anlama” yöntemleriyle sindirmeye ve ilerlemeye çalışıyoruz.

Şu anda 2011 den beri içinde bulunduğumuz enerjiler dönüşmeye başladı. Yani hızlı, şok yaşatan, üzerimize gelen ve bizi arınmaya zorlayan enerjilerden, değişimi oturtma, yaşamımıza tam olarak entegre etme enerjilerine geçiyoruz. Son dört-beş yılda alıştığımız depremlerden daha makul bir zamana ve bir yol, bir çözüm bulma devrine doğru ilerliyoruz. Peki, arınma, salıverme bitti mi? Kesinlikle hayır!

Kolektif Karmada Yön Değişimi

Savaş ve barış, ben ve biz, inat ve uzlaşmanın çatışması derken 12 Kasım günü Ayın Kuzey ve Güney düğümleri aksını değiştiriyor. Terazi-Koç aksından, Başak-Balık aksına geçiyor.  Bu da hislerimize ve hayatlarımızın detaylarına, sonra da toplumlara yansıyacak bir enerji kayması oluşturacak.

Nodes - rainbow moonGüney düğümünün bir adı karma, diğer adı ise ejderhanın kuyruğudur. Burası daha önce bulunduğumuz yerdir, dersleri alıp ezberlemişizdir, burası kaçtığımız yer, alışkanlıklarla döndüğümüz kısır döngünün başı, bazen üşengeçlikten bazen de korkulardan dolayı ayrılmamız zor olan noktadır. Burada öğrenecek bir şey kalmamıştır. Oysa hayat bizi hep ileri doğru ittirir, gelişmemizi ve genişlememizi ister. Güney düğümünde ne kadar çok kalırsak, o kadar çok sıkıntı yaşarız, enerji alanımız daralır. Yanımıza edindiğimiz deneyimleri ve bilgileri alıp yola çıkmanın vakti gelmiştir.

Kuzey düğümü ise ejderhanın başı, hedeftir, kalbimizin derinlerinden doğru ulaşmayı arzuladığımız nokta, öğrenmeyi istediğimiz yetenekler ve bu süreçte kazandığımız deneyimleri temsil eder. Eskiye saygı duyup teşekkür ederek yeniye uzanmak bizleri potansiyelimizin gerçekleşmesi yoluna koyar, o yolun yarısındaysak bile bereketi, coşku ve heyecanı bulmaya başlamışızdır.  (Kişisel kuzey düğümünüzün bulunduğu burç ve eve bakmanızı önemle tavsiye ederim. Bunun yaşantınızdaki mutluluğu ve verimliliği kalıcı yapma yolunda büyük katkıları olacaktır. Burada bahsettiğimiz enerjiler ise hepimize ait.)

Neredeyse 21 ay boyunca Koç’tan Terazi’ye ulaşmaya çalıştık. Bu enerjiyi Nisan 2015’te daha detaylı açıklamıştım. Kısaca, “ben”den “biz”e, dürtüsel isteklerden uzlaşmaya, eşitliğe ve dengeye doğru geçmeye çalıştık. Kuzey düğümü gerçek olmayan ilişkileri kopardı, sadece kişisel değil, dengenin olmadığı büyük şirket anlaşmaları bozuldu. Güney düğümünde kalmayı seçenler üzüldü, uzlaşmaya gidenler ise yapıcı ve üretken olmaya doğru adım attı. Aklıma başarılı Terazi kuzey düğümü örnekleri olarak, onlarca yılın sonunda ABD’nin Küba ve İran ile anlaşmalar yaparak, tarafların uzlaşması, bütün dünyada eşitlik yolunda atılan adımlar, özellikle pek çok ülkede eşit eşcinsel haklarının kabul edilmesi, tabandan yükselen ve toplum yararına çalışan kar amacı gütmeyen organizasyonların oluşum ve büyümesinin bütün dünyada adeta bir patlama yapması geliyor.

Şimdi enerjide bir değişim var, yani kader ya da hedef diyebileceğimiz kuzey düğümü Başak’a geçiyor, güney düğümü ise Balık’a. Bu enerji bizleri 9 Mayıs 2017’ye kadar etkileyecek.

Bu enerjinin temizleyeceği durumlar şunlar: Hayata pembe gözlüklerle bakıp sadece hayal kurarak değişimi ummak, kendini kurban etmek, kendi özüne ihanet ederek özveride bulunmak, detayları atlamak, sağlıksız alışkanlıklar, bağımlılıklar, kolaylıkla kanmak ve kandırmak. Hmmm, özellikle özveri konusunda bu blogun okuyucularının söyleyeceği çok şey olduğundan eminim. Arkadaşlar, kurban psikolojisi bu sefer gerçekten bitiyor, bitmeli!

Gittiğimiz yön ise şu anahtar kelimelerle anlatılabilir:  Sorunları somut verilere dayanarak çözmek, detaylara özen, hayallerin nasıl gerçekleştirilebileceği konusunda pratik çözümler, toplum hizmeti, şifa, bedensel arınma, sağlıklı yaşam, yeni prosedürler, yeni rutinler yaratmak, yardım etmek.

Bu enerji değişiminin 11-11 kapısıyla aynı zamanda gerçekleştiğine dikkatinizi çekerim. Bence Başak kuzey düğümü hepimize iyi gelecek, çalışıyoruz ve çalışacağız ama eğer detaylara dikkat edersek, kendimizi dedikodu, yanıltıcı hayaller ve temelsiz inançlardan arındırırsak önümüzdeki iki yıla yakın süre “süper üretken” geçebilir.

Uranüs-Plüton Kare Açısı gitti, yerine değişken burçlarda T kare açı geldi

T SquareBu da diğer büyük enerji değişimi. Ay düğümlerinin yer değiştirmesi ile aynı zamanda olması ise bize evrenin mükemmel zamanlamasını gösteriyor! Uranüs-Plüton kare açısı hayatlarımızı darmadağın etti, ortalık toz duman içinde kaldı desem sanırım bana katılırsınız. Şimdi, düzenleme, temizleme ve yeniden başlama vakti geldi! Bu açı hakkında önümüzdeki bir yıl boyunca oldukça fazla yazacağıma eminim.

Burada daha önce de yorumlarını paylaşmış olduğum Carl Boudreau’nun bu açı hakkındaki analizinin ana parçalarını yayınlamak istiyorum. Carl’ın global ekonomi ve politika yorumları onu takip ettiğim yıllarda hep çok isabetli, hatta bizlerin genel yaşam görüşünü oldukça genişleten bir kaliteye sahip olmuştur. Bazen kapalı kapılar arkasında ne olduğunu merak ederiz, bazen bazı şeylerin neden olduğunu anlamayız… Astroloji ve Carl’ın bu konudaki ustalığı bize oldukça fazla yardımcı olacak.  Derin astroloji sevenlerinizi özellikle buraya çağırıyorum. Kasım ayı ve sonrası bir başka ilginç geçecek ve öngörüler de oldukça olumlu. Carl Boudreau’ya çok teşekkürler.

“Satürn’ün Yay burcuna yeniden girmesiyle yeni bir dinamik ortaya çıktı. Öncü ve sabit enerjilerin baskın olduğu bir döngüden değişken enerjilerin baskın olduğu bir yeni döngüye girdik.  

Astrolojik burçlar üç farklı bölüme ayrılabilir. Öncü burçlar, Koç gibi, kararlar ve başlangıçlarla ilgilidir. Sabit burçlar, örneğin Boğa, kararlılık, devamlılık ve sonuca ulaştırmakla ilgilidir. Öncü ve sabit burçların ışığı zengin, parlak, sıcak ve buğulu bir görüntüye yol açar. Zihin gözünü aldatabilir, sağduyuyu köreltebilir, hayal gücünü fazlasıyla hareketlendirebilir ve genelde hiperaktiviteye yol açabilir. Bitmeyen bir dizi acele ve önemli kararlar alınmasını isterler. Bu zengin, uyarıcı, ilham verici ve aynı zamanda tahrik edici ışık, pek çok hatanın görünmemesini sağlayabilir ve bununla beraber sonu gelmez dramaya yol açar.

Değişken burçların ışığı tam tersine dengeli ve gerçektir. En iyi zamanında, zihni düzenler ve hayal gücünü sakinleştirir. Dikkatli değerlendirmeleri destekler, uzun dönemli düşünceyi, sezgileri ve diğer ince zihinsel süreçleri de hesaba katar.

Değişken ışık daha az gölge yaratır. Daha net renkler ortaya çıkar ve daha keskin bir görüntü olur. Değişken ışık bizi sıkça önemli gerçeklere karşı kör kılan parlaklığı yaratmaz. Aslında, öncü ve sabit ışıkların göz kamaştıran ışığının içinden geçer. Değişken burçların ışığı kusurları açığa çıkarır, aldatıcı görünüşlerin arkasını da aydınlatır ve gözden kaçabilecek şeylerin ve hataların sonuçlarını da belli eder. Öncü ve sabit burçların göz kamaştırıcı ışığını keser.

Değişken enerji aynı zamanda bir şeyi dramatik olmaktan çıkarır. Alevlenen duygulara, çabuk ve bilgece olmayan kararlara karşı çalışır. Çıkarcı retoriklere ve onların arkasındaki hatalı düşüncelere karşı bize bağışıklık kazandırır.  (Mor Alev: Aslında bu üç farklı nitelikteki enerjiye de ihtiyacımız var, öncü burçlar bir şeyleri başlatır, içimizdeki dürtüyü ve arzularımızı tetikler, sabit burçlar o konularda kararlı davranışı desteklerken, değişken burçlar gerekli değişimin en iyi şekilde yaşanmasını sağlar)

Bu yeni döngünün başlamasıyla dünyaya dair daha adaletli, daha net ve dürüst bir resim kolektif bilinçte oluşmaya başlayacaktır. Bu T Kare açıda olduğu gibi birlikte çalıştıklarında, değişken burçlar dengeli, planlı, bütünsel bir muhakeme sürecini destekler. Her bir değişken burç, kendi açılarından, zihinsel, manevi ve ahlaki netliği besler.

  • İkizler, gündelik, dünyevi iletişimimizi ve her çeşitli olağan işlem ve alışverişi yönetir.
  • Başak, sağlığımız, işimiz, yakın aile ilişkilerimiz ve en temel ve önemli ekonomik bağlarımızı yönetir. (Jüpiter Başak’ta)
  • Yay, dünya görüşümüzün oluşumunu ve yenilenmesini, hayat felsefemizi yönetir.(Satürn Yay’da)
  • Balık, bizim iç ve ruhani farkındalığımızı yönetir. (Neptün Balık’ta)

Bu dört değişken burç, birlikte uyumla çalışırken, birinin enerjisi diğerinin etkisini azaltmaz. Yani, İkizler’in kısa dönem, yerel bakış açısı, Yay’ın uzun dönem evrensel perspektifine kurban olmaz, ya da Başak’ın gerçeklere dayalı analizi, Balık’ın sezgisel, idealist, ilham dolu verisini engellemez. Böylece, şunu diyebiliriz: Değişken burçlar kendimizi, dünyamızı ve o dünyadaki yerimizi anlamamıza yardımcıdır. Bu dörtlünün toplu etkisi, tüm ilgili konular göz önünde tutularak, dengeli ve bütüncül bir gerçeklik görüşünün oluşmasıdır.

Şimdi, kendimizi anlama süreci için ciddi önemi olan üç gezegen bu burçlardan doğru birbirlerine kare açı yapıyorlar: Jüpiter, Satürn ve Neptün. Bu gezegenler öyle bir yerleştiriliyorlar ki, aşırılıklar en aza indirgeniyor ve tüm astrolojik enerjinin en iyi yönleri ortaya çıkıyor.

Şu anda İkizler’den ana gezegenlerden biri geçmiyor. Bu yüzden, T Kare açısı için İkizler bir sentez noktası görevi görüyor. Popüler zihin en temel haliyle İkizler’de bulunur. T Kare açısı ile yoğrulan değişimler, günlük hayatımıza İkizler aracılığı ile girecek ve kolektif bilinç ve davranışımıza gerçek, sağlam değişimleri gerçekleştirecektir.

Bu değişken T Kare açının baskın ve dinamik parçası Jüpiter-Neptün zıt açısı. İki gezegenden Neptün ise kendi evi olan Balık’ta bulunduğu için çok daha güçlü. Neptün’ün Balık’ta yaklaşık 16 sene sürecek yolculuğu 2011 de başladı. Tek başına bakıldığında bile, dünyanın gerçekliğin doğası hakkındaki fikirlerinde tam değişim ve bu fikirlere dayalı kurumların tümden yenilenmesini gösteriyor.  Balık’taki Neptün, herkes ve her şeyle aramızdaki sınırları yıkar, bizi zincirleyen bağları yok eder ve dünya ile dünyadaki yerimiz hakkında yeni inanışlar yaratmaya bizi teşvik eder. (Mor Alev: Ruhani konulara artan bir şekilde duyulan ilgi, meditasyon ve nefes gibi çalışmaların artık ana akım medya tarafından kapsanması ve toplumun her kesiminin bu konuları duymuş olması bir tesadüf değil! Burada birliktelik bincinin tam olarak oturtulmasından bahsediyor Carl.)

Chiron ve Nessus da Balık’ta, her ikisi de eski inanışları değiştirmemiz için elle tutulur sebepler veriyor, bazen rahatsızlık, bazen doğrudan hastalık gibi. Neptün’ün sihirli aynasında gördüğümüz hataların, fiziksel, duygusal ya da zihinsel sonuçlarını bize Chiron ve Nessus iletiyor. Derin, detaylı ve kökten arınma ve salıverme devam edecek.

Bunun tam karşısında Başak’taki Jüpiter var. Jüpiter tek başına olsa, savunmaya geçer, Neptün’ün gösterdiği yanlış fikirleri daha da büyütülmüş, aşırıya kaçmış yeni fikirlerle değiştirebilir. Ancak Başak’ın ince düşüncesi ve detaylara verdiği önemle Jüpiter dizginlenecek ve Neptün’ün fantezileri genelde karşılanıp gerçeğe indirgenecek.

Satürn ise hem Neptün’e, hem de Jüpiter’e kare açı yapıyor. Jüpiter-Neptün ikilisinin en büyük aşırılıklarını törpülüyor.“

Arkadaşlar, Carl bu enerji için “uzun, yavaş devrim” tanımlamasını kullanmış. Bu demek oluyor ki, şiddet, isyan ve beklenmedik patlamaların öne çıkması yerine geçmişin çözüldüğü, eski hataların ise dikkatlice düşünülüp yaratılmış yeniliklerle değiştirildiği, düzeltildiği bir döneme giriyoruz. Uranüs’le Jüpiter’in gireceği üçgen açılar sayesinde yine protestolar, direnişler göreceğiz, ama bunlardan sonuç alınacak, mesaj gitmesi gerekenlere gidecek. Kurumlar, şirketler ve organizasyonlar genel havayı daha iyi algılayıp reforma doğru yol alacaklar.

Toparlarsak:

Son yıllarda neyi isteyip istemediğimizi gördük, duygularımız bazen zirvelerde gezindi, beklenmedik olaylarla karşılaştık. Şimdi aşırılıkları ayıklayıp gerçekçi çözümlere doğru yol alacağız. Hepimiz için yoğun, somut çalışmaların açığa çıktığı ve inanışlarımızı tekrar ayıkladığımız bir döneme giriyoruz.

Bu enerjilerin sonuçlarını yazının en başında bahsettiğim bütün bilim dallarında ve toplumda göreceğiz. Umuyorum en sonunda sınırların gerçekten yok olduğu, birliktelik bilincini yaşadığımız ve tüm sistemlerimizi bu bilince göre yeniden düzenlediğimiz bir dünya yaratacağız. 2015’in mantrası haline gelen sözleri tekrarlıyorum: Zaman, hayatımızın her köşesinde ve toplumda sorumluluğu kabul etme ve harekete geçme zamanı!

Ah, evet, yeni ay ve 11-11 enerjileri de bize yardımcı olacak. Yarınki yazımda göreceksiniz, Evren bizi asla yardımsız bırakmıyor!

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

8 replies »

  1. Kuzey Dügümüyle ilgili bir kitap okuyorum(ruhsal Astroloji).Kuzey düğümüm Terazi.Güney düğümümü nasıl bulabilirim?Bununla ilgili bilgi verebilirmisiniz.(güneş Oğlak)Sevgiler.

    Beğen

    • Sevgili Hülya, o kitapta mutlaka şunu söylüyorlardır: Kuzey ve güney düğümleri zıt açılardır. Yani Terazi’nin zıttı nedir diye bakmalısınız. Ama bakmayın, güney düğümünüz Koç. Aynı bu yazıda bir önceki enerjileri anlattığım gibi. Çünkü zaten Terazi-Koç aksından Başak-Balık aksına geçtiğimizi anlatıyorum ve bu enerjilerin detaylarını yazıda veriyorum. Sevgilerimle

      Beğen

  2. 11::11 kapisinin anlami nedir acaba, bu aralar her yerde gormeye basladim…Guzel bilgiler icin cok tesekkurler…..

    Beğen

  3. MERHABA
    Yazınız ilgimi çekti.
    fazla bilgi sahibi olmadığım bu konuda hayatımızi yönlendirmesi açısından çok onemsedim.
    Kişisel Kuzey düğümümun bulunduğu burç ve evi nasıl bulurum? 08 Temmuz 1961 saat 22h civarı doğmuşum. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.
    Sevgimle
    Karen

    Beğen

  4. “Yay, dünya görüşümüzün oluşumunu ve yenilenmesini, hayat felsefemizi yönetir.” Bu bilgiyi okuyunca çok sevindim, Kendi burcum, yükselenim, Kuzey düğümü dahi her şeyim YAY 🙂 vardır bir hayır değil mi 🙂 çok teşekkürler değerli bilgiler için sevgili Mor Alev…

    Beğen