Yükseliş - Büyük Uyanış

Cennetten Mektuplar #5367 – Siz, Seçilmiş Birisiniz…

Boy - Photo by Raquel ChicheriBu mesaj Mor Alev Dostu tarafından çevrilmiştir, kendisine ve Gloria Wendroff’a çok teşekkür ederiz. Orijinalini http://heavenletters.org/ da bulabilirsiniz

Tanrı dedi ki;

Artık “borçlu olma” kavramını salıverme zamanınız geldi. BEN, çağlardan beri siz farkına varmadan içinizde “çekiç döven” ve kişisel anlamda kendinizi “borçlu” hissettiren duygudan söz ediyorum. Üzerinizde bir yük gibi hissettiğiniz ve belki de size “Doğduğum için özür dilerim.” “Yeryüzünde şu an kapladığım alanı, boşu boşuna kaplamaya devam ettiğim için beni affedin” gibi “özür borcu” hissettiren duygudan bahsediyorum.

Genel anlamda bu, kişinin kendisini bu Dünya’ya ait görmeme duygusudur. Yani, sanki Dünya’ya gelmeyi hak edenlerin arasına karışmış, sanki birilerinin yolunu kapatmış, sanki değersiz biriymiş ve sanki tamamını ya da bir kısmını yerine getirmek üzere Tanrı vergisi bir amacı yokmuş gibi, burada olmaya ve şu anda bulunduğu yeri işgal etmeye kesinlikle hakkı olduğunu kabullenmeme duygusudur.

Artık kendinizin, Dünya’nın “gerçek” üyelerinden daha eksik birisi olduğunuz fikrinden vazgeçme zamanıdır. Hem de, sadece burada olmak için her hakka sahip olduğunuzdan dolayı değil, burada olmak için özellikle seçilmiş olduğunuzdan dolayı. Yani, eğer buradaysanız o zaman burada olmayı da kesinlikle hak ediyorsunuz demektir. Hatta her türlü hakka sahip olmanızın ötesinde, sizin bu Dünya’da olmanız gerekiyordu. Siz, büyük bir amacı/görevi yerine getirmek maksadıyla buradasınız. Tekrar söylüyorum; “Sizler, büyük bir amacı yerine getirmek için buradasınız.”

Sadece, amacınızın ne olabileceğine dair kafanız karışık. Böyle olduğu için de kendinizi amaçsız hissediyorsunuz ve hem kendinize hem de başkalarına kalp kırıklığı yaşatıyorsunuz. Kendinizi, yoldaki bir engel gibi görüyorsunuz. Hem kendi kendinize, hem de diğerlerine yük olduğunuzu zannediyorsunuz.

Yalnızca bir amaç uğruna burada olduğunuzun ve tam da olmanız gereken yerde bulunduğunuzun dışında, aklınıza gelen başka her türlü düşünceyi kafanızdan atın. “Tesadüf diye bir şey yoktur!” cümlesinin ne anlama geldiğini sanıyorsunuz?

Her biriniz, Yeryüzü için tasarlanmış olan Yaşam Planının bir parçası olarak, tam da olmanız gereken yerde bulunuyorsunuz. Tabii ki bunun anlamı “sürekli olduğunuz gibi, ya da olduğunuzu sandığınız gibi kalmalısınız” demek değildir. Hepiniz ilerlemeye devam etmelisiniz.

Şu an nerede bulunuyorsanız, bütün hevesiniz ve coşkunuzla orada olun ve henüz ne olduğunu bilmeseniz bile, yaşam amacınıza hizmet edin.

Sizler, bilmediğiniz bir yere doğru bir yolculuk yapıyorsunuz. Şu an bile attığınız her adımla, bu yolda ilerliyorsunuz. Ben sizin bu yolculuğunuzu “Kutsal Yolculuk” olarak adlandırıyorum. Ancak yolunuz boyunca kendinizi “avare gezgin” gibi görmekten ziyade, söyleyecek bir şarkısı olan bir “halk ozanı” gibi görün.

Çünkü söylemek için, hepiniz kendi şarkınızı arıyorsunuz. Şarkınızın nerede yarım kaldığını bilmediğiniz halde onu bulup, kaldığı yerden devam ettirebilmek için yaşamın bütün şarkılarını ezberliyorsunuz. Her şeye rağmen şimdi asanızı elinize alın ve şarkınızı ararken önünüzde yeni bir yaşam yaratmak için yürümeye devam edin. Unutmayın! Bu yolda adımlarınız ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın, size “huzur veren” bir amacınız var. Bu yol üzerinde sizin amacınıza rastlayacak olan tek kişi, yine sizsiniz. Amacınızla mutlaka karşılaşacaksınız.

Şu an özel bir şeyle uğraşıyor olabilirsiniz. Şayet öyleyse bu uğraş, keşfetmeniz, farkına varmanız ve sonrada özündeki manayı anlamanız gereken amacınız olabilir. Değerli sevgililer, etrafınız ipuçları ile dolu.

Bir şekilde, Dünya’nın beklediği bir şeyi yapmaya teşvik edileceksiniz (yönlendirileceksiniz). O şey her ne ise, bu “nimeti” Dünya’ya sunabilecek tek kişi sizsiniz. İnsanlık adına bir şey yapmanız için gelen “çağrıyı” kesinlikle yanıtsız bırakmayacaksınız.

Hepiniz şu anda, “ne yaptığınızı, ne yapmadığınızı, neyi henüz yapamadığınızı ve ne bildiğinizi” bulma aşamasındasınız. Belki bulmanız gereken bir şey olduğunu, hem de size ait olan bir şeyi bulmanız gerektiğini fark edebilirsiniz. Müjdeci Meleklerin şarkı söyledikleri bu Evrende, hepinizin haklı bir yeri var. Onlara kulak verin. Şarkıyı yakalayın ve söylemeye başlayın. Böylece, şafak vakti Dünya’yı nasıl aydınlatıyorsa siz de Dünya’daki yaşamı öyle aydınlatmış olacaksınız.

*********

Bu dönemde hayatınızın her yönünde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizin rehberliğini almak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2015 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2015  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

4 replies »

  1. Sevgili Mor Alev,17 Ağustostan beri engel olamadığımız bir iç sıkıntısı var.akşamları yaptığımız toplu meditasyonlarda ağlarcasına gözlerimden yaşlar geliyor.Topraklamada yapıyorum.Ekstra bir durum mu oluştu acaba?17 Ağustos depremini,ülkemizin acılarını biliyorum ama,farklı bir şey var.Algılayamıyorum tam olarak çözemedim.Lütfen yardım.Teşekkürler,Sevgiler…

    Beğen

    • 8-8 enerjileri halen giriş yapıyor. Bazen bu yoğunluk bunaltabiliyor. Korkuları bırakın gitsin. Ağlamanız gerekiyorsa ağlayın, sonra buz gibi su ya da meyve suyu içip kendinize gelin ve her şeye rağmen bu dünyanın ne güzel olduğunu görün. Tabiat insanı her şekilde rahatlatıyor ve şifalandırıyor. Sevgilerimle

      Beğen