Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

Baş Melek Michael (Mikail): Buraya Barışı Demirlemek üzere Kutsal Ortaklığımız olduğu için geldim

Flowers for PeaceArkadaşlar, Michael geçen gün yayınladığım orijinal çağrısı üzerine birkaç sefer daha bizlerle konuştu. Aşağıdaki çağrıyı geçen Cumartesi yaptı. Bunda dikkatimi çeken, ve benim de son aylarda gitgide güçlenerek hissettiğim, özellikle de Kış Gündönümünden beri de buraya yazdığım bir konu: Yalvarma enerjisinden çıkın, sorumluluk alın ve harekete geçin, bizler bu konuda ortağız, dostuz ve sizlerin de bu konuda çalışması gerekiyor.

“Ben inanmıyorum. Ben dua etmiyorum. Ben ummuyorum. Ben biliyorum.”

Selamlar, Ben Michael kardeşlerim, sevgili dostlarım ve ailem. Bugün buraya mütteffiğiniz olarak, kalbinizin sırlarını ve arzularını bilen olarak geldim. Ben buraya sizinle birlikte tatlı Gaia üzerinde barışı ve huzuru demirlemek üzere kutsal ortaklığımız olduğu için geldim, çünkü hem siz hem de ben Kutsal Anne’nin (Tanrı’nın feminen yönü) hizmetindeyiz. Şimdi Kutsal Anne’nin planını ve bu planın içindeki kendi planlarımızı gerçekleştirmek üzere bir araya geliyoruz.

Bu kutsal amaçta benimle tam olarak birleştiniz. Bunu biliyorum.

Ben inanmıyorum. Ben dua etmiyorum. Ben ummuyorum. Ben biliyorum. Biliyorum, biliyorum çünkü bu Kutsal Anne’nin planı. Bu onun arzusu, o yüzden bundan başka ne olabilir?

Biliyorum, siz ve ben ve tümenlerce ışık varlığı bizleri çevreliyor şu anda, hem sizin zamanınız içinde hem de dışında. İşte bu zamanda, bizlerin dünya üzerindeki insanlığın Bütünü ile, kutsal ortaklıkla ve tek bir aile olarak bu gezegene barışı şimdi getiriyoruz.

Biz bunu sizlerle, mucizevi bir hayret, hayranlık, neşe ve sevgiyle yapıyoruz. Biz bunu sizinle yapıyoruz ama sizler bizlerin insan çapalarımızsınız. Sizler, tatlı melekler, elbette bunu kesinleştirmek için temelsiniz ama ben şu anda insanoğlunun tamamına seslenmek istiyorum. Tatlı Gaia üzerindeki herkese ve onun ötesine de konuşmak istiyorum.

Şu anda doğuştan gelen hakkınızı ilan ediyorsunuz, onu demirliyorsunuz: Coşku. Eğer kapınızı korkunun çalma olasılığı varsa sadece kısıtlı neşe ve coşku vardır. İşte o yüzden düşmanlıkları atomlarına ayırıyoruz, onları şöyle dağıtıyoruz:

Yeter! Yeter bu kadar budalalık. Kimseye, özellikle de bunu bizzat yaşayanlara hiçbir faydası olmayan bu enerji yeter!

Kimseye faydası yok, ölenlere, sakatlananlara, savaş alanında korku ya da kana susamışlığa bulananlara, savaş makinesinin yağlayanlara, bunun gücünü kullanma anlamına geldiğini düşünenlere ve kesinlikle bombalanmış evlerde yaşayanlara faydası yok. Babalarının kendilerini ya da annelerini döveceği, ya da annelerinin bir şiddet dolu gecenin daha sonunda hayatta kalıp kalmayacağını merak edenlere, hapsedilmişlere ve her gün işkence görenlere faydası yok.

Bunun kimseye verdiği bir hizmet yok. Bu enerji hiçbir şeye yaramıyor. Evet, eski üç boyutlu yaşamın artık bir yankı olduğunu ilan ettim. Ama, tatlı melekler, yankı güçlü ve şimdi, sizler siz yankıya kapıyı kapıyorsunuz ve kalbinizin kapılarını açıyorsunuz. Kalbinizin kapılarını açın ve benim nefesimin, barışın mavi esintisinin içinizden esmesine izin verin.

Şu anda meleklerin, baş meleklerin ve Gaia’nın ritmini, evrenin sesini duyuyorsunuz. Ruhunuzun fısıltısını, yıldızlardan gelen kardeşlerinizin sesini duyuyorsunuz.

Elimi tutun. Ustaların elini tutun, bilinen ve bilinmeyen, çünkü çok yükselmiş usta var, çok melekler var, çok baş melekler var. Bunu şöyle ifade etmeme izin verin: Bizler şu anda sizlerle kutsal ortaklıktayız. Bu rüyayı gerçekleştirmemenin imkanı yok. Kalbinizin derinlerinde özlediğiniz barışı fiziksel yaşama demirlememenin imkanı yok. Sevgililer gününde sevginin zaferi ve sevginin kutlaması için bir araya gelelim.

Bunu kalp kalbe, kol kola, irade ve arzuyla ve Yaratan’a tam uyumla gerçekleştireceğiz.

Biz bu konuda beraberiz ve önce barışı dünyaya demirleyeceğiz. Sonra barajın kapakları, tüm kapılar açılacak, diğer her şey değişecek. Yeni Dünya’nın vakti geldi. Bu bir rüya değil, bir kavram değil, bir bağlam değil.

Şu anda sadece sizler değil, tüm insanlık hazır. İnsan kolektifi hazır. Sadece hazır değil, istekli ve gerekli yeteneğe sahip.

Bizler sizinleyiz.

Linda Dillon – 7 Şubat 2015. Council of Love

Michael’ın nefesiyle enerji çalışması:

Aslında bu çok basit bir çalışma. Bir şekilde Sevgi Seline benziyor. Bunu her gün ve aklımıza geldikçe yapmamızı, aklımızdan geçirmemizi rica ediyor Michael. İlk yaptığınızda aşağıdaki kurallara uyun, Michael’ın nefesini hissedin. Sonra gün içinde ondan sizi nefesiyle tekrar tekrar barış ve huzur frekansına getirmesini isteyin, ve o frekansı çevrenize dağıtmayı niyet edin.Budha - triflame

    • Bacaklarınız hafif aralık sağlamca yere basmış şekilde ayakta durun. Mümkünse baş dönmesine karşı yanınızda tutunacak masa ya da sandalye gibi bir yer olsun. Ellerinizi bir araya getirin ve parmak uçlarınız birbirine değsin, avuçlarınız değil, tam kalbinizin üzerinde tutun elinizi. Kendinizi yukarıda bahsettiğimiz “Yeter!” enerjisine getirin.
    • Dilinizi damağınıza vurarak bir klik sesi çıkarın. Bu ilk sesle kutsal kalbinize gidiyorsunuz. Kalbinizin içine yerleşin ve güzelliğini görün.
    • Hazır hissettiğinizde ikinci bir klik sesi çıkarın. Baş melek Gabriel (Cebrail)     gelecek ve onunla birlikte kalbinizin içindeki altın spiral merdivenden yukarı uçmaya başlayın. Gabriel sizi sarmalayacak ve kendinizi bir sevgi kapsülündeymiş gibi hissedeceksiniz.
    • Üçüncü ve son defa klik sesi çıkardığınızda 13. Oktava, Yaratan’ın hem dişi hem de erkek yönlerinin bir arada olduğu kata varmış olacaksınız. Kendinizi Kutsal Anne’nin, Kutsal Baba’nın ya da her ikisinin birden kucağına ulaşmış hissedeceksiniz. Burası Tanrı’nın kalbi. Şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz bir sevgi, rahatlama ve derin bir mutluluk hissedeceksiniz
    • Kalbinizdeki üçlü alevin parlak ve canlı bir şekilde yandığını görün. Bu üçlü alev pembe, mavi ve altın rengidir.
    • Şimdi Michael size önden doğru üflemeye başladı. Onun mavi nefesinin üçlü alevinizi iyice canlandırdığını görün. Önden doğru gelen bu ılık ve yumuşak esinti bütün bir enerji alanınızı yıkasın, temizlesin. Esintiyi hissedin.
    • Michael’ın nefesi önden giriyor ve sırtınızdan çıkıyor, ve bütün dünyada esmeye devam ediyor.
    • Şimdi, o nefesi bütün bir dünyaya gönderin. Bulunduğunuz yerden başlayarak kalbiniz, üçüncü gözünüz ve avuç içlerinizden doğru onun mavi enerjisini büyüyerek bütün dünyaya yayıldığını görün.
    • Bunun getirdiği hisleri hissedin. Bu durumda kalabilir ve yarattığınız değişimi görebilirsiniz.
    • Hazır hissettiğinizde Michael, Öz Benliğiniz ve size yardımcı olan bütün Işık varlıklarına teşekkür edin. Kendinizi Gaia’ya demirleyin yani topraklanın ve güne devam edin.

Mor Alev

Bu yazıda bölümleri verilen Michael mesajının tam transkriptine counciloflove.com dan ulaşabilirsiniz. İngilizce telif hakkı Linda Dillon’a aittir. Türkçe’ye Mor Alev tarafından çevrilmiştir.

Bu mesaj öneminden dolayı bir süre en tepede yerini alacak. Yeni mesajlar için bunun altına bakınız.

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. https://moralev.com/

10 replies »

  1. Kadına şiddet ile ilgili yazdığım yorumları cevaplamamanız hiç samimi değil. Sevgi ışıkları saçmadığı için mi yoksa michael’ın dedikleriyle uyuşmadığı için mi

    Beğen

    • Sevgili Selin
      Cevabınızı biraz önce verdim. Ve şimdi bu mesajı görüyorum. Öncelikle size Mor Alev bloğu, çalışma şekli ve prensipleri hakkında, sonra da yargılama konusunda bilgi vermek istiyorum. Siz bana ulaşıp bu mesajı yazdığınıza göre, benim de cevap verme hakkım doğuyor.
      “Samimi” kelimesinin tersi şudur: İki yüzlü, içtensiz, yalancı, uzak, yalandan tatlı dilli. Açıp sözlüğe bakabilirsiniz. Şimdi sizin bana kibarca ne söylemeye çalıştığınızı bütün netliği ile açıklığa kavuşturduktan sonra bu blogla ilgili bilgilere gelelim. Yorum yazdığınız kutunun üzerinde şöyle yazar: “Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı buraya yazın. En kısa zamanda size cevap vereceğim. Teşekkürler” Yani, 24 saat içinde, 48 saat içinde gibi bir zaman dilimi belirtilmemiş. Blogun her sayfasında sol sütunda da şu yazar: “Bu blog hayatını sevgi, huzur, saygı ve mutluluk ile yaşamaya adamış bir topluluk için hazırlanmıştır. Mesajlarınıza ve yorumlarınıza elimden geldiğince çabuk cevap vermeye çalışacağım. Sizlerin de bu topluluğa sevgi ve saygı ile hitap etmenizi bekliyorum. Işık ve sevgi sizinle olsun! Mor Alev” Mor Alev Blog Amacı, Kimliği, Okurları sayfasında şu bölüm en sondadır:
      “Bir de bu blogun olmadığı şeyleri konuşalım:
      ◾Ben falcı değilim, fallara pek inanmam, olasılıklara inanırım; geleceğinizi ancak siz belirlersiniz.
      ◾Ben dileklerinizi yerine getiremem, gerçeğinizi sadece siz yaratabilirsiniz.
      ◾Bu blog her inanca, her kesimden insana, her ırk, cinsiyet, eğitim düzeyine saygılıdır ve ayırımcılık yapmaz.
      ◾Bu blogun olmadığı şey sizin hoşunuza gitmeyecek şeyleri size zorla kabul ettirmektir. Beğenmediğiniz anda bu yazıları okumamak sizin özgür iradenizle vereceğiniz bir karardır.
      ◾Eğer eleştirileriniz olursa spam olarak işaretlenmemek ve Akismet spam istatistiklerine kaydedilmemek için, bunların belirli nezaket ve saygı kuralları içinde bildirilmesi gerekmektedir.”
      Şimdi, bu kendi halinde bloğun elinden geldiği kadar kendi sesini, meleklerin ve yüksek enerjilerin sesini duyurmaya çalıştığını ve bu konuda her gün çalıştığını biliyoruz. Blog hayatına günde sadece üç tıklamayla başladı. Büyük ihtimalle o da bendim. Hiçbir reklam yapmadı, kendini kimseye zorla kabul ettirmedi. Ben şu anda günde binlerce okuru olan bir blog yazarı olduğuma inanamıyorum. Çok okur demek, büyük sorumluluk demektir. Buraya yazdığım her konu, yayınladığım her yöntem, her mesaj, her cevap, düşünülmüş, denenmiş ve kanıtlanmıştır. İnanmadan bir kelime bile yazmam ve hatta bence blog yazdırmaz. Ben karanlık bir odada tek başına bilgisayar başında sürekli mesaj bekleyen bir kişi değilim. Benim de bir işim, ailem, evim, dostlarım ve hayatım var. Üstüne üstlük gerçek bir hayatım olmasa blogda da yazamayacağımı, sizlerle deneyimlerimi paylaşamayacağımı, sizlerle aramda bir yakınlık kuramayacağımı düşünüyorum. Elimden geldiğince bu platformu gece-gündüz canlı tutmaya ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Burası 10 çalışanlı bir ofis değil. Burası kendi halinde bir blog yazarının bilgisayarı. Bazı mesajlara cevap vermekte iki hafta bile geciktiğim oluyor. Ama uyduruk ve alelacele cevap vereceğime, yazdıklarıma itina etmek istiyorum. Siz beni ve bloğu yargıladınız. Benim başka bir işim olması ihtimalini, şehir dışından misafirim gelmiş olması ihtimalini, bilgisayarımın çalışmıyor olma ihtimalini, ve cevabınızı geciktirebilecek daha pek çok ihtimali düşünmediniz. Bana olan orijinal mesajınız, 13 Şubat Cuma, saat 17.52 de gönderilmiş. Şu anda cevap verdiğim mesajınız, 14 Şubatı 15 Şubat’a bağlayan gece 01.14 de gönderilmiş. Yani sizin beni yukarıda yazdığınız gibi yargılamanız yaklaşık 30 saat sürmüş.
      Yargılama konusunda çok yazdım. Çeviriler yayınladım ve bizleri ne kadar zor duruma sokan bir enerji olduğunu paylaştık. Bu durumda yeniden kendinize dönmenizi rica ediyorum. Ve eğer isterseniz kendinize şu soruları sorun: “Benim içimde hiç samimi olmayan ne var? Benim içimde neden önemsenmediğim duygusu var? Ve neden hiç tanımadığım, ne yaşadığını bilmediğim sadece yazılarını okuduğum kişiyi yargılıyorum? Ben kendimi nasıl yargılıyorum? Ben kimi, neden yargılıyorum?” Bu soruların cevapları size neleri salıvermeniz gerektiğini gösterecek. Ben bu konuya tarafsız bakıyorum. Bu sizin hikayeniz, sizin öfkeniz, sizin yargılamanız. Uygun gelmediği anda bu cevabı bile okumayı bırakabilirsiniz. Bunlar sizin seçiminiz.
      Sevgilerimle
      Mor Alev

      Beğen

    • Sevgili Selin, bu mesajı siz üzülün diye yazmadım. Buna hiçbirimizin ihtiyacı yok. Ama belki de bu fırsatı hem siz, hem de hepimiz kullanırız ve salıvermemiz gereken yargılama ile ilgili alışkanlıklarımızı bırakırız diye kaleme aldım. Teşekkür ederim. Sevgilerimle

      Beğen

  2. Sevgili Mor Alev
    Bundan boyle beni de uye yapip bildirilerinizi yollarsaniz cok memnun olurum.

    Beğen