Mor Alev Gökyüzü İle Yükseliş Raporu
Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Umarım Barbault’nun sepetini inceleyen Kozmik Hava Durumunun özel sayısını okudunuz ya da dinlediniz dostlar.
Ama bu müthiş ay sadece bir sepetten ibaret değil, daha başka dinamikler de var. Şimdiye kadar yaşadığımız tüm akışlar bir araya geliyor. Ve öyle bir dans, öyle bir koreografi var ki her gün, abartmıyorum eksiksiz her gün, bulmacada bir parça yerine geliyor oturuyor. Sanki bir şifreli kasa kilidi var ve her gün kadranda bir “tık” sesi duyuyoruz. Şifrenin bir parçası açığa çıkıyor. Kasanın içinde ne var? İşte onun ne olduğunu birlikte bulacağız.
Aylar ve Kartlar’ın üçüncü bölümünde Temmuz ayını özetlerken çok zorlanmıştım, bir türlü kısalmıyordu! Şimdi son altı ayda öğrendiklerimizle birlikte bu aya bir defa daha ve biraz daha detaylı şekilde bakalım.
Ocak’tan Haziran’a kadar yaşanan yoğunluklar, virajlar ve “fırlatma rampaları” Temmuz’da artık teori olmaktan çıkıyor. Olaylara, kopuşlara, ani yön değişikliklerine ve güçlü iç uyanışlara dönüşüyor. Bu ay, 2026’nın ne olduğunu “anladığımız” değil, bedenimizde ve hayatlarımızda hissettiğimiz zaman olabilir.
Bir önceki bölümden hatırlarsanız, 30 Haziran’da Jüpiter Aslan’a girdi ve Merkür de duygularımız ve bilinçaltımızda gerilerken iç dünyamızı daha iyi tanımamızı sağlıyor. Ve artık biz de yılın üçüncü ve en keskin VİRAJINA hazırız. Bu, yılın en gergin ama en öğretici süreci.
Jüpiter Aslan’da
Yaklaşık bir yıldır Yengeç burcunda ilerleyen Jüpiter, güvenlik, aidiyet ve duygusal kökler üzerine odaklanırken, şimdi yönünü yaratıcılığa, cesarete ve kendini ifade etmeye çeviriyor.
12 aylık bu geçiş, daha görünür olmaktan çok, kendiniz olmaya cesaret edebilmekle ilgilidir. Jüpiter büyümeyi ve fırsatları, Aslan ise yaratıcılığı, özgüveni ve kalpten yaşamayı temsil eder. Bu iki enerji birleştiğinde gökyüzü şu soruyu soruyor:
“Dünyaya sunabileceğiniz eşsiz katkı nedir?”
Aslan’daki Jüpiter parlamamızı ister. Ama bu yalnızca sahnede olmak ya da tanınmak anlamına gelmiyor. Bilginizi paylaşmanız, bir projeye hayat vermeniz, insanlara ilham olmanız ya da sevdiğiniz işi tutkuyla yapmanız da bu ışığın farklı ifadeleri. Jüpiter Aslan’da ilerlerken sizi, başkalarını taklit etmek yerine kendi potansiyelinizi ortaya koymaya davet ediyor.
Aslan Jüpiter, mükemmeliyetçiliğimizin yerine içtenliğimizi yerleştirdiğimizde başarılı olur. Gerçek başarı hata yapmamak değil, özgün kendinizi ifade edebilmektir.
Yaratıcılık da yalnızca sanatsal üretim değildir. Yeni bir fikir geliştirmek, farklı bir çözüm bulmak ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir hayale ilk adımı atmak da yaratıcı bir eylemdir.
Bu enerjiyi anlatan en güçlü sembollerden biri Prometheus’un insanlığa ateşi armağan etmesidir. Bu ateş, ilhamı, bilgiyi, cesareti ve üretme gücünü simgeler. Jüpiter Aslan’da ilerlerken her birimize bu ateşten küçük bir kıvılcım uzatıyor. Önemli olan onu fark etmek ve büyütebilmek.
Elbette Aslan’ın bir gölge yönü de var. Aşırı ego, gösteriş ya da sürekli onay beklemek bu enerjinin dengesiz kullanımına işaret eder. Oysa olumlu ifadesiyle Aslan, rekabet yerine kendi ışığını doğal bir şekilde paylaşarak çevresine ilham verir. En önemli mesajı:
Işığınızı küçültmeyin. Çünkü kendi potansiyelinizi yaşadığınızda, yalnızca kendi yolunuzu değil, başkalarınınkini de aydınlatabilirsiniz.
2 Temmuz-9 Ağustos arası Aslan’daki Jüpiter Kova’daki Plüton’a karşı ve her ikisi de Boğa’daki Chiron’a kare yapıyor. Güç ve kontrol krizleri, kaynaklar (para, toprak, güvenlik) hakkında gerilim, liderlik ve otorite çatışmaları mümkün. Bu zorlayıcı ama gerekli bir enerji, çünkü sıkışan sistemleri temizlemek zorundayız.
Boğa’da kısa bir süre geçirecek olan Chiron gündemimize “Gerçek güveni, öz değeri ve yaşamı destekleyen değerleri nasıl inşa edeceğiz?” sorusunu getirirken, Aslan Jüpiter’le karesi liderlik yaralarımızı ortaya çıkarabilir. Ay sonunda güney düğümünün de Aslan’a geçmesiyle özellikle dünya liderlerinde ve gündemdeki liderler konusunda büyük haberler ve değişiklikler mümkün.
Ay Düğümleri ve Regulus
Temmuz 2026’nın dikkat çeken gökyüzü olaylarından biri, Regulus ile Güney Ay Düğümü arasındaki kavuşum. Yaklaşık 2.160 yıl boyunca Aslan’da ilerleyen ve tarih boyunca krallık, otorite ve hiyerarşik güç anlayışıyla özdeşleştirilen Regulus, 2011 yılında Başak burcuna geçti. Başak dişidir ve çalışandır. Hizmet, üretkenlik, topluma fayda sağlamak, düzen, sağlık ve şifa konuları ona aittir. Dolayısıyla bu geçiş, liderlik anlayışında uzun vadeli bir paradigma değişiminin başlangıcı olabilir: Daha şefkatli ve hizmet etmeye adanmış liderlik. Şimdi bildiklerimizin çok dışında bir kavram. 😊
Temmuz’da önce Venüs’ün Regulus ile kavuşması, ardından Güney Ay Düğümü’nün aynı noktaya ulaşması, geçmişten taşınan güç kalıplarının ve eski yönetim anlayışlarının geride bırakılmasını anlatıyor. Bu ikisi neredeyse ay boyunca birlikte kalıyorlar. Bu kavuşumun etkisi yalnızca bireysel değil, kolektif çünkü bu bir burçta binyıllar geçiren bir sabit yıldız. Regulus’un Başak’taki yeni yolculuğu, gücün yalnızca otorite ve hâkimiyet üzerinden değil, bilgi, hizmet, uzmanlık ve ortak fayda ekseninde yeniden tanımlanabileceği uzun bir döneme işaret ediyor. Bu nedenle Temmuz 2026’daki Regulus etkileşimi, Barbault’nun Sepeti dediğimiz Beşik açının anlattığı yeniden yapılanma sürecini tamamlayan önemli enerjilerden biri.
Ay düğümleri ay sonunda Balık-Başak’tan Kova-Aslan’a kayarken, beden benzetmesini kullanalım: Aslan kalbi, Kova kolektifi, hücresel bilinci ve dolaşım sistemini temsil ediyor. Kalp tek başına yeterli değildir, dolaşım olmazsa yaşam yürümez. Sistem de kalp olmazsa çalışmaz. 2016-17 yıllarında ay düğümleri yine bu eksendeydi ancak tam ters yöne bakıyordu. O zamandan beri yükselen tek adamlığı, “ben söyledim oldu” tavrının örneklerini her gün görüyoruz. Şimdi tam tersine gidiyoruz. Yeni yönümüz gelenekler, krallar ve sahnede göz boyamak değil, kolektif ağlar, topluluklar, bütünün esenliği, teknoloji ve gelecek. Ancak bir şart var: Onurlu Aslan kalbimizi asla kaybetmemeliyiz.
Bu sırada pek de sevmediğim ama her seferinde çok şey öğrendiğimiz yanıcı-patlayıcı Mars-Uranüs birleşmesi 4 Temmuz’da gerçekleşiyor. (Bunu geçen dolunay paylaşımında daha detaylı konuştuk.) Bu birleşme yaklaşık iki yılda bir bizi irkiltir. Ender değildir ama etkileri uzun süre yankı yapar. Genelde bunu küresel sahnede ve manşetlerde görürüz. Bu dönemde yani birkaç gün öncesi ve sonrasında, dikkatsizlik etmemeye, aşırılıklara dalmamaya özellikle dikkat edin. Sakin olun, kendiniz olun.
Merkür Gerilemesi
Normalde Merkür gerilemelerine çok alan vermiyorum artık ancak bu seferki Barbault’nun Sepeti ve diğer bütün hareketlilik sırasında gerçekleşiyor ve bir anlamda faydalı bir hareket. Çünkü neredeyse her şey havada ve ateşte. Bize yardım edip yavaşlatacak ve biraz da serinletecek sadece Merkür var. Evet, eminim bir sürü teknik sorun çıkacak ve çıkıyor, çünkü gerileme başladı bile. Ama bir anlamı var.
Bu gerileme, kişisel gündemimize duygusal hafızamızı ve geçmişle kurduğumuz bağı taşıyor. Aile, kökler, çocukluk anıları ve tamamlanmamış meseleler yeniden karşımıza çıkabilir. Ancak bu süreç, eskiyi yeniden yaşamak için değil, geçmişten aldığımız derslerle geleceği daha bilinçli inşa edebilmek için önemli bir fırsat sunuyor. “Kalbiniz gerçekten neye bağlı?” sorusunun yanıtını arıyoruz. Çünkü yeni bir yol seçmeden önce, geçmişten bugüne taşıdığımız düşünce kalıplarını, duygusal yükleri ve artık bize hizmet etmeyen hikâyeleri fark etmemiz gerekiyor. Bu bir duygusal hafıza temizleme zamanı.
Merkür’ün Yengeç’teki geri hareketi iç dünyamızı Barbault’nun Sepetine hazırlıyor. Geçmişi anlamlandırmamızı, kalbimizin gerçekten ne istediğini keşfetmemizi ve yeni döngüye daha sağlam bir temel ile adım atmamızı sağlıyor. Bazen ilerleyebilmek için önce durup geriye bakmak gerekir. Oğlak dolunayında birkaç öneride bulunmuştum, buraya alıntılıyorum:
- İşe zaten her şeyi bildiğinizi varsayarak başlamayın.
- Esnek olun ve kendinize farklı bakış açılarından olaylara bakma imkânı tanıyın.
- Sorular sorun. Bilgi edinin.
- Ve kendinize olayları hem zihinsel hem de duygusal olarak sindirme imkânı tanıyın.
Merkür Yengeç’te alışılmıştan biraz daha uzun gerileyecek, gerileme 26 Temmuz’da biterken, 9 Ağustos’ta Aslan’a girecek.
Yumurtadan doğan çocuk? Neden olmasın? Her şey mümkün!
14 Temmuz’daki Yengeç yeni ayının hemen ardından gelen Uranüs–Neptün–Plüton arasında oluşan ve Jüpiter tarafından tetiklenen mini büyük üçgen yapı, kolektif bilinçte uzun zamandır hazırlanan değişimi hızlandırıyor. Bu, yumuşak bir geçiş değil. Temmuz, eski kimliklerin, işlevini yitirmiş yapıların ve artık bizi taşımayan inançların kendiliğinden çözülmeye başladığı bir eşik. Birçok kişi için bu ay “artık böyle devam edemem” hissi netleşebilir. Bastırılmış kararlar, ertelenmiş cesaretler ve yarım kalmış iç çağrılar görünür olabilir. Burada büyük hayallere eşlik eden büyük yanılgı potansiyeli de görüyoruz. İlgili detaylı bilgiler Barbault’nun Sepeti Özel paylaşımında.
22 Temmuz’da Güneş Aslan burcuna girdiğinde Temmuz ortasında kurulan büyük gezegen ağı tek tek aktive oluyor. Jüpiter yeni vizyonu ateşlerken, Güneş onu görünür hale getiriyor. Bu dönem fikirlerin uygulamaya geçmeye başladığı süreç olabilir.
Bu sene diğer her yıldan daha önemli olan şey sizin gerçeği ayırma ve muhakeme gücünüz, sağduyunuz ve zeki riskler almayı seçmeniz.
Temmuz sonunda gerçekleşen Kova dolunayının Sabian sembolü “Yumurtadan doğan çocuk” alışılmış kalıplardan ve geçmişin ataletiyle gelen kimliklerden özgürleşmiş yeni bir benliğin doğuşunu anlatıyor.
2016-17’de atılan tohumların, 2020’de geri dönülmez biçimde açılan kapının ve 2025’te hızlanan çözülmenin ilk somut sonucu burada görünür oluyor. Bu ay, insanlığa ve bireye aynı mesajı veriyor: Yeni bir varoluş haline kilitlendik, şimdi eskiyi onurlandırarak bırakma zamanı.
Temmuz Kartı: Estanatlehi – Turkuaz Dönüşen Kadın
Bu kartı belki de 2025 Akrep yeni ayından hatırlıyorsunuzdur. Bu kartın Temmuz 2026’da gelmesi tesadüf değil. Ayın astrolojik mimarisiyle neredeyse birebir örtüşen bir mesaj taşıyor. Temmuz 2026’yı tanımlayan ana kelime değişim değil, yenilenerek devam edebilme. Turkuaz Ay Anne (Estanatlehi) tam olarak bunu anlatıyor: Kaderimizi değişimin kendisi değil, değişimle nasıl ilişki kurduğumuz belirliyor. Kartımız diyor ki:
“Değişim kapınıza dayandı. Gelişiminizin devamı için bu değişim çok önemli ve ondan korkmanıza gerek yok. Bu değişime izin verirken, iç ruhani bağlantınıza sadık kalın. Bu size cesaret, güven, huzur ve güvence verir ve bu süreçte hayatınızın iyileşmesi için değişimi yönlendirmenin yollarını bulursunuz.”
Kartın ilk cümlesi, Temmuz 2026’nın astrolojik rolünü net biçimde özetliyor. Bu ay değişim isteğe bağlı olmaktan çıkıyor. Ertelenmiş dönüşümler görünür hâle geliyor. “Artık olmuyorsa olmuyor” hissi güçleniyor. Bu değişimi istemiş olabiliriz veya ondan ürkmüş de olabiliriz. Ama her iki durumda da kaçınılmaz. Temmuz 2026, tıpkı kartın söylediği gibi, gelişimin devamı için zorunlu bir eşik.
Temmuz ayının sert, hızlı ve sarsıcı enerjisi (Mars-Uranüs–Plüton–Neptün–Jüpiter hizalanmaları) dış dünyada kontrol yanılsamasını çözüyor. Kartın “iç ruhani bağlantıya sadık kalın” vurgusu bu yüzden çok kritik bir nokta.
Dış referanslar güven vermediği ve eski doğrular çalışmadığı için Turkuaz Ay Anne burada şunu hatırlatıyor: “Gerçek güven, iç pusulanızı kullanmanızdan ve prensiplerinize bağlı kalmanızdan geliyor.” Bu, Temmuz’un kaotik enerjisi içinde yön kaybetmemek için en güçlü yardımcınız.
Kartın çok önemli bir uyarısı var: “Eğer bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız, bunu zorlamadan yapın.” Bu, Temmuz 2026’nın paradoksunu anlatıyor. Değişim güçlü, enerji yoğun fakat irade dayatmasıyla ilerlemek ters etki yaratabilir. Temmuz’da değişim zorla değil, izin vererek gelişiyor ki, astrolojik olarak bu, Neptün’ün rolüdür. Karttaki “ilahi zamanlamaya güven” çağrısı, Temmuz’un yüksek frekansını en sağlıklı kullanma yolu.
Estanatlehi (es-tan-AHT-lu-hee olarak telaffuz edilir), Navajo’ların Turkuaz Ay Tanrıçasıdır ve Değişen Kadın olarak bilinir. O sürekli değişir, ancak asla ölmez. Yaşlanmaya başladığında, doğuya, güneşin doğduğu ve her şeyin başladığı yöne doğru yürür ve orada yenilenir.
Onun kutsamaları beslenme, enerjinin yenilenmesi ve yeni başlangıçlar içindir. Umut getirir ve bize hayatın çevremizde ve içimizde sürekli kendini yenilediğini hatırlatır. Bu yenilenme ruhuyla her zaman yeniden başlayabiliriz. Kayıp veya yıkım karşısında, onun varlığı rahatlık, umut ve huzur getirir, böylece yenilgiye uğradığımızı hissederek inancımızı kaybedip vazgeçmek yerine, yenilenmiş enerji ve coşkuyla önemli olan şeyler için savaşmaya devam etme cesaretine sahip oluruz.
Eğer değişimle ilgili zorluklar yaşıyorsak – ister çok fazla değişim olsun, ister çok az – Estanatlehi bize güvence veren bir rehberlik sunar.
Estanatlehi’nin “yaşlanınca doğuya yürüyüp yenilenmesi”, Temmuz 2026’nın döngüsel mesajıyla tamamen örtüşüyor. Bu ay bir şeyler gerçekten sona eriyor. Ama bu bir çöküş değil yenilenmek için geri çekilme. Temmuz, yıkım gibi görünen ama aslında yeniden doğuş (ay sonundaki “yumurtadan doğan çocuk” sembolü) öncesi çözülme olan bir ay. Kartın “ölmez, sadece değişir” fikri Temmuz’un ruhunu mükemmel anlatıyor.
Kartın en derin öğretisi şu: “Elimizden gelenle olması gerekenin arasındaki boşlukta ilahi lütuf bulunur.” Bu, Temmuz 2026 için çok önemli bir ifade. Çünkü bu ay, kontrol ne tamamen bizde, ne de bütünüyle dışarıda. Temmuz, çabanın bittiği yerde lütfun devreye girdiği bir zaman aralığı. Astrolojide bu, Jüpiter’in rolüdür, büyütür, geliştirir, şans getirir ama egoyu da bir sınavdan geçirir, özellikle Aslan’dayken!
TEMMUZ 2026: Değişim size karşı değil, sizin için çalışıyor. Uranüs açılarıyla yeni bilgi akışları ve yeni sinir sistemleri kuruluyor. Seçicilik çok önemli. Aşırı uyarılma tuzağından ve “her şeyi bilmeliyim” paniğinden kaçının. İzin verin değişen değişsin. Esnek olun.
Hepinize harika bir ay diliyorum.
©Mor Alev 2026
Görseller: Kapak arka plan – Paco Yao, Geçmişin Derinlikleri – To you from Steph, Hayal – Tarn Ellis, Jüpiter Aslan’da – Bilinmiyor
Kart: Earth Warriors Oracle – Alana Fairchild ve Mariposa Galactica
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







