Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu – Beklenen Bahar Günleri Burada, Kelebekler Kozadan Çıkmaya Hazır Olun!

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır.

Spring Delight Vladimir KushSevgili Okuyucularım, dün yaşadığımız yeni ay ya da bir önceki dolunay hakkında fazla bir şey yazmadım çünkü diğer bloglarda hem çok düzgün yazılmış hem de çok bilgilendirici makaleler okudum. Benzer şeyleri bir de benden dinlemenize gerek yok diye düşündüm.

Günün Melek Kartlarını yazarken ve diğer yazılarımda da sürekli olarak bu sıkıştırılmışlık duygusunun ve zorunlu temizlik günlerinin bir süre sonra biteceğinden ve yeni Astrolojik yılla yeni bir Milat’a gireceğimizden bahsediyorum. Bu konu benim kendi sezgilerim, günlük seans çalışmalarım ve diğer kaynaklara dayanıyor. Bu önemli ay ile ilgili yazmak istedim ancak çoğu astroloji yazılarına baktığımda hissetmeyi istediğim derinlikte bilgi ve öneriler göremedim; ta ki bugün dinlediğim Carl Boudreau’ya ait Mart Astroloji raporuna dek. Bakış açısı muhteşem ve verdiği bilgileri ortaya koyuş şekli de son derece anlaşılır olduğu için kendi bilgilerimi de katarak Carl’ın raporunun bir özetini size aktarmak istiyorum. Böylece uzun bir aradan sonra bir başka “Gökyüzü ile Yükseliş Raporu” karşınızda.

Önce Ocak ve Şubat’a Bakalım:

Ocak ayı 3 adet ay olayına yer veriyordu: 1 dolunay ve 2 yeni ay. Son derece duygusal ve duyguların mecliste bile patlamalara yol açtığı iki ay yaşadık. Söz verildiği gibi gitgide yükselen bir ritimde sürekli olarak hem kendimiz hakkında hem de sosyal-kültürel-politik anlamda birçok yeni bilgilere sahip olduk. Bu bilgilerin bazıları midemizi alt-üst ederken, bazıları da kendimizle gurur duymamıza sebep oldu. Daha bitmedi. Her gün yeni bilgiler gelmeye devam edecek. 2014 özetinde şunu söylemişim: “…hiç beklemediğiniz yerlerden beklenmedik anlaşmalar, uzlaşmalar ve ittifaklar görebilirsiniz.” Evet, özellikle seçim öncesinde bu ittifaklar bazen bizi şaşırtıyor ve bazen de ne düşüneceğimizi, kime oy vereceğimizi bilemiyoruz. Lütfen yüreklerinizi ferah tutun, sadece biz değişmiyoruz, yeryüzündeki bütün varlıklar gelen enerjilerden payını alarak değişiyor. O yüzden özellikle yaklaşan önemli seçimlerde kalbinizin sesini diğer her şeyden önde tutarak oy vermenizi öneririm. Şubat ayı için de şöyle bir alıntı yapmışım: “En tepede olmak ya da en altta olmak önemli olmayacak çünkü bu kişiler her an yer değiştirebilir”. İşte bunu gözlerimizle gördük, hem de dünya çapında! Ukrayna’daki kaçak cumhurbaşkanından, fahri rektörlük verilen Edward Snowdon’a, erken seçime zorlanan yıkılmaz Tayland Başbakanına, Venezuela’daki beklenmedik protestolara ve maalesef dünya çapında itibarını “sıfırlamış” ülkemize kadar…

Genel olarak Ocak-Şubat ayları için şunu söyleyebiliriz: Toplumun birer üyesi olarak, değerlerimizi ve onların topluma olan etkilerini yeniden düşünmeye zorlandık. Ve sonra da yeni, ilerici ve daha idealist beklentilerimizi topluma ve dünyaya yansıtmaya başladık.

Mart da Ayların Ayı:

  • Yeni Ay – 1 Martmoon goddess 2
  • Dolunay – 16 Mart
  • Yeni Ay – 30 Mart

Şubat ayında odak kişilerin toplumun bir parçası olarak hareket etmesindeki değişim enerjisindeydi. Mart ayı ise tüm ilişkilerimizi, evimizi, toplumumuzu, işimizi yani hayatımızın her köşesindeki ilişkilerimizi yöneten kalıpların değişimine odaklanacak. Carl bu durumu şöyle anlatmış:

“Bizler klişeleşmiş kişilikler, alışkanlıklar, değişmez tavırlar ve önyargılarla dolu bir zihinsel ve duygusal kalıplar denizinde yaşıyoruz. Bunlar bizim fikirlerimizle şekil alıyor ve kültürümüzü de şekillendiriyorlar, buna karşılık olarak da kişisel, profesyonel, politik ve ekonomik ilişkilerimiz de o şekillerde gelişiyor. Mart’ın ay halleri ile bu zihinsel ve duygusal kalıplar çok hızlı bir akıntıya kapılacaklar, parçalanıp dağılacaklar, toplumun kalıpları da öyle.”

Ay kişiliğimizin yapısını ve devamlılığını yönetir; şu anki ve geçmiş deneyimlerimizi birleştirir ve bilinçli ve bilinçaltı düşünce süreçlerimizi düzenler. Ay hallerinin son derece güçlü olduğu bu dönemde ruhumuz yine kişiliğimizi sürdürebilmek ve besleyebilmek için çok fazla çalışacak. Kişiliklerimiz yine çok büyük hızla evrimleşmeye devam edecek. Pek çoğumuz gerginliği, zorlanmayı hissedecek ve zaman zaman akıl karışıklığı, bilinç bulanıklığı ve şaşkınlık yaşayacağız. Normalde üzerinde hiç düşünmeden yaptığımız şeyleri yapamayabilir ve şaşırabiliriz.

Aşağıda bahsedeceğim bütün açılar Ayın değişim ve dönüşüm enerjisi ile birleşiyor ve her biri düşünce ve davranış kalıplarını bir başka yönden değişimine yardımcı oluyor.

Pallas 1.Evde, Aslan Burcunda Geri Gidiyor:

Pallas kalıpların algılanması, yaratılması, bakımı ve yok edilmesini yönetir. Geri giderken Pallas kalıpların zayıflamasına yol açar yani bu kalıpları kırmak ve yıkmak daha kolaydır. Birinci evde iken kişiler kendi kalıplarını, tavırlarını, önyargılarını görür ve değiştirirler. Bu da yeni olasılıklara bakmalarını, ruhlarının derinliğinde değişimi yaşamalarını, kendilerini karşı tarafa ve dünyaya biraz daha değişik tanıtmalarını sağlar. Aslan burcunun etkisi altındayken bunu halka açık bir şekilde ve toplumla beraber yaparız. İnsanlar daha değişik davranmaya başlayacaklar.

3. Evde Terazi Burcunda Kuzey Düğümü Ve Hepsi Geri Giden Mars, Vesta ve Ceres, Vesta Kuzey Düğümü ile Birleşiyor:

libra seeking balanceBu enerji karışımı, toplum olarak ( 3. Ev) fiziki ve duygusal bakım ve destek (Ceres) konularında yoğun, proaktif ve ileriyi düşünerek sorumluluk üstlenmeyi (Mars ve Vesta) ve değişim yaratmayı (Terazi ve Kuzey Düğümü) destekliyor. Bütün geri gitme hareketleri halen uygulamadığımız ama var olan planlarımızı ve eski uygulamaları yeniden incelememize sebep oluyor. Toplumumuzu daha adil, sevecen ve kişileri destekleyen bir yere çevirmek için içimizde büyük bir ihtiyaç hissedeceğiz.

Bunu büyük bir şirketteki bütün departmanların var olan bütün planlarını çöpe atıp yeniden planlamaya başlamaları olarak düşünebilirsiniz. Mutluluğun başka yolları da olduğunu, işe yaramayan taktik ve stratejilerimizin değişmesi gerektiğini görecek ve kendimizi yeniden yapılandıracağız.

Sirius yıldızının da Teraziye yakınlığı ile hepimiz sessizce adil, dürüst, tarafsız ve temiz oynanan bir dünya özlemini derinden hissedeceğiz. Bu da tabanda kaynayan ve kökten değişim isteyen bir ruha işaret ediyor. Bu açıdaki yüksek yoğunluktaki enerjileri makro açıdan başka türlü ifade etmenin başka bir yolu yok!

4. Evde Satürn Akreple Zıt Açıda ve Suçlamalar Bölgesi yanında:

Satürn her zaman bizi bir şeyler yapmaya zorlar. Aklı başında bir şekilde tavırlarımıza bakmak ve kendimizi ya da diğerlerini kıran tavırları salıvermek için büyük bir istek duyacağız. Bu sırada tavırlarımızın geçmişte yol açmış olduğu acılardan dolayı suçluluk duyguları da gün ışığına tekrar çıkabilir. 4. Ev kişiliğimizin derin katmanlarını içerir. Bu etki psikolojik tavan aramızı ya da bodrumumuzu temizlemek için bize güç verecek. Yaşam kurallarımızı değiştirerek kendimizi daha sorumlu ve duyarlı bir hale getireceğiz.

5. Evde Ixion, Pholus ve Quaoar Yay Burcunda Birleşiyor:

Berlin wall 1989Bu üç gökyüzü varlığı da sosyal davranışları yöneten süreç ve kuralların bazı yönlerini yönetir. Hepsi de Aslan burcundaki Pallas ile üçgen açı yapıyor.

Ixion ego kökenli tutkularımızın üstesinden gelme yeteneğimizi yönetir, böylece sosyal görevlerimizi dürüstçe yerine getirebiliriz. Ixion sıklıkla yüksek pozisyonlardaki çok önemli ahlaka aykırı davranışlarla ilişkilendirilir.

Pholus bunun tersini yapma baskısı karşısında bile toplumumuzun en yüksek değerlerini el üstünde tutma yeteneğimizi yönetir. Sıklıkla yolsuzluk, adam kayırma, kişi ya da kurumların birbirlerine olan negatif bağımlılıkları ve bu bağımlılıkların sürdürülmesi için gereken ortamın sağlanması konularıyla ilişkilendirilir.

Quaoar değişim ve dönüşüm kaosunu, eski kalıpları değiştirme ya da yıkma isteğimizi ve yeni kalıplar yaratmayı yönetir.

Aslan’daki Pallas ile bu enerji bizi aktif olarak kendimizi yönetme konusunda daha iyi yollar aramaya, keşfetmeye yönlendiriyor ve bu konuda bize güç veriyor. Bizler toplumlarımızı yöneten kuralları değiştirmeye hazırlıyoruz. Günlük hayatımızda ailelerimiz, arkadaşlarımız, komşularımız ve iş arkadaşlarımızla şimdiden yeni şeyler deniyoruz. Carl yine burada enteresan bir yorum yapmış: “Koyun insanların nesli tükenecek!”

İlişkilerde Yeniden Düzenleme:

Şans Alanı 7. evde Kova burcundaki Venüs ile birleşmiş. Bu enerji kesinlikle hoşgörülü davranmayı ve insanlara karşı ayrımcı değil kapsayıcı olmamızı destekliyor.

7. evde Nessus Kova Burcunda ve Merkür ile Neptün Balık Burcunda neredeyse birleşmiş. Bu grup bizim ilişkiler hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmemize ya da idealleştirmemizi sağlıyor. Eğer kendimizi dış baskılarla hoşgörüsüz ve ayrımcı olan tavırlarla ifade edersek, Nessus fiziksel ve duygusal rahatsızlıkları tetikleyebilir.

Eğer hoşgörülü ve kapsayıcı olursak Şans Alanı bizlere çok büyük ödüller getirecek. Ancak, toleranslı davranmadığımızda Nessus tarafından cezalandırılacağız. Büyük ayrımların yaşandığı ülkemizde bu özellikle geçerli bir enerji olacağından sizleri uyarmak isterim.

Merkür’ün Balık burcunda 7. evde ve 8. eve çok yakın bir yerde birleşmesi ise bu değişim enerjisinin sadece ilişkileri değil, varlık ve güç dağıtımı konusunda da etkili olacağını gösteriyor. Bu açılarda da görebileceğiniz gibi yine kalıplarda sadece yüzeyde değil ama derinlerden gelen büyük değişimi görebiliriz.

Değişim, Dönüşüm ve Karar Verme Dönemi Nisan Ayında sona eriyor:

Nisan ayında daha önce de hakkında yazmış olduğum büyük kare açı öncü burçlarda yeniden kuvvetleniyor. Bunun yanı sıra 15 Nisan’da tam ay tutulması ve 29 Nisan’da dairesel güneş tutulması olacak. Tutulmalar bir cümlenin noktası gibidir. Kesin son ve kesin başlangıcı işaret eder. Mart ayında yaptığımız seçimlerin meyvelerini Nisan ayında almaya başlayacağız. 2013 baharında yaşadığımız tutulmanın özel ve sosyal yaşamımızda olan etkilerini hatırlayın lütfen. Bu sefer büyük kare açı ve yılın ilk üç ayında geçtiğimiz enerji portalları yüzünden daha da büyük etkiler bekliyorum.

Şimdi bütün bu açıları ve gelen enerjileri birlikte incelediğimize göre hemen hemen her gün yazdığım “yoğun” günlerin sebeplerinden sadece birkaçını anlamış olduk. Bu arada 20 Mart Bahar Ekinoksu da önemli bir dönüm noktası olacaktır. Yeni astrolojik yıl ise aynı gün güneşin Koç burcuna girişiyle başlayacak.

Özetle, değişim her yönden devam ediyor ve genişliyor. Bu enerjilerle savaşmayıp teslimiyeti seçerseniz Mart ayını mutlu bir şekilde tamamlayabilirsiniz. Sizlere yeniden Sevgi Seli meditasyonunu öneriyorum, bu sizi rahatlatacak ve bakış açılarınızı değiştirecek bir çalışma, ödülleri ise çok büyük.

Bu yazıyı mümkün kılan Carl Boudreau’ya çok teşekkür ederim.

Mor Alev

2 replies »

  1. Sevgili Mor Alev, adım attığımız bu önemli ay ile ilgili bunca önemli bilgiyi derleyip bizlerle paylaştığınız için, emekleriniz için çok çok teşekkürler. Yazınıza sağladığı kaynak için Carl Boudreau’ya da teşekkürler.
    Bu raporun içinde benim için en can alıcı nokta “hoşgörü ve kapsayıcılık” kısmı oldu. Ben bir süre önce kendime, her nasıl güç bir durum karşısında kalırsam kalayım “sevgide ve ışıkta kalmak” için elimden geleni yapmak üzere söz verdim. Bana, vermiş olduğum bu sözü çağrıştırdı yazının o bölümü. Bunu yapmak kolay mı, hayır değil, fakat insanın çabalarının sonuçlarını görmesi muhteşem. Tecrübelerimden yola çıkarak, herhangi bir konuda olduğu gibi bunda da, niyetini ortaya koymanın, kararlı ve azimli olmanın çok önemli olduğunu gördüm. Ancak yine de kırılma noktası her zaman olabiliyor sanırım, en azından bende oldu; sınırlarım öyle zorlandı ki sevgide kalamadım. Bu nedenle kendimi yargıladım, ve hemen akabinde Tanrı’dan ve meleklerden yargılarıma cevaben ve bana destek olan mesajlar aldım. O kırılma noktasında, mümkünse yargılamaya varmadan, teslimiyet ve baş meleklerden, yükselmiş ustalardan yardım istemek müthiş destek olur diye düşünüyorum. Ben meleklerden ve yükselmiş ustalardan sürekli destek aldığımızı biliyorum, ne zaman istesem yardım alıyorum ve kafamdaki sorulara cevaben mesajlar da gönderiyorlar. Ben Türkiye dışında olduğum için o kaotik ortamı ve isyan ettirecek ölçüde tuhaflıklar silsilesini sizler gibi yaşamıyorum, ancak uzaktan gözlemleyebiliyorum. Ailem onlarla konuştuğumda ne zaman isyan etmeye başlasalar, isyanlarında haklı olduklarını bilsem ve onlara katılsam bile, bu şekilde konuşmanın pozitif enerjiye bir katkısı olmayacağı ve duruma da bir çözüm getirmeyeceği, sadece hali hazırda varolan kolektif negatif enerjiye katkıda bulunacağını söylerek odaklarını değiştirmeye çalışıyorum. Zaman zaman takip ettiğim alternatif medyadan bulduğum, çoğunlukla bireysel girişimlerden oluşan iyi haberleri gönderiyorum onlara. Değişimin yanlışa “karşı” olunarak değil, doğruya, alternatif girişimlere “yandaş” olunarak gelebileceğine inanıyorum. O nedenle, hiçbir şey yapmamak değil kastım, negatif enerji üretimine katkıda bulunmadan, doğruları desteklemek. Bunlar zaten sizin de bloğunuzda sürekli değindiğiniz, bize hatırlattığınız şeyler; ben sadece tekrar etmiş oldum burada.
    Türkiye sınırlarının dışından ahkam kesmek gibi algılanmaz diye ümit ederek, oradaki dostlara, sevgili okurlarınıza, “hoşgörü ve kapsayıcılığı” günlük yaşamlarının odağında tutabilmeleri ve deneyimleyebilmeleri için, her ne olursa olsun sevgide, ışıkta, pozitifte kalmak için yazılı, sözlü, sessiz sözler vermelerinin; kararlarının ardında durmak için ellerinden geleni yapmalarının; her zaman yılmadan ve unutmadan yardım istemelerinin; odağı pozitifte tutmak için çivisi çıkmış yazılı ve görsel medyadan uzak durmalarının (ben online olarak Yeşil Gazete’yi takip ediyorum, tavsiye ederim); isyan ettikleri kişilerin sadece bizim gibi beden formunda ve bizimle aynı Kaynak’tan gelen ruh kardeşlerimiz olduğunu, ancak gerçekte kim (Sevgi ve Işık) olduklarını insanlık tarihinin binlerce yıllık geçmişinde yatan büyük unutmuşluktan dolayı hatırlamadıklarını hatırda tutmalarının yardımcı olabileceğini düşünüyor ve ümit ediyorum. Bizi yoğun bir ay bekliyor. Hepimize sevgi, ışık, farkındalık, özgürlük, ilerleme ve huzur dolu günler diliyorum. Size ve tüm aydınlık dostlara sevgilerimle.
    Aycan

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Aycan, Paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Ve söylediğiniz her kelimeye katılıyorum. Kucak dolusu sevgilerimle…

      Beğen