Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Bu yeni ay sırasında genel enerjimizi etkileyen iki hareket var. Birincisi: Yılın başından beri seyahat eden ve sırasıyla yoldaki her burçta, yani Oğlak, Kova, Balık, Koç burçlarında trafik sıkışıklığına ve yığılmalara yol açan konvoy yaklaşık bir aydır çözülüyor ve bu yeni ay sırasında biraz daha dengeli, biraz daha yayılmış bir enerji görüyoruz. Bu da bizi rahatlatıyor, çünkü aylardır çok odaklı, vermek istediği mesajı türlü şekillerde ve bunaltırcasına ileten tekrarlardan yavaş yavaş çıkıyoruz. Evet, hala Koç vurgusu var ama eskisi gibi değil.
İkinci önemli hareketse enerjilerini Sonbahar Ekinoksuyla birleştiren 21 Eylül 2025 Başak güneş tutulmasından beri, her yeni ayın burcunun sonunda gerçekleşmesiydi. Aylardır tüm yeni aylarımız, buna Şubat ayındaki önemli Kova güneş tutulması da dahil bir sonu, bir vedayı başlatıyordu. İlginç oldu tabii. Yeni aylar yeni başlangıçlardır ama bu sefer başlattıkları şeyler kesin bitişlerdi. Bu seri Koç yeni ayına kadar altı ay devam etti. Şimdi Boğa yeni ayı ilk defa burcun son derecelerinde değil ve evet! bu yeni ay hepimize çok daha fazla bir yeni başlangıç gibi gelecek. Sadece bu serinin bitişi dolayısıyla değil, Boğa Koç’ta doğan benliğin ayağının yere bastığı burçtur. Kalıcı şeyleri inşa etmeye başladığımız yer. Ayrıca Uranüs’süz ilk Boğa yeni ayımız sağlam başlangıçlar için çok daha stabil bir temel sunuyor.
Kathy Biehl empowermentunlimited.net’de bu enerjiyi şöyle anlatıyor:
“Kaos ve çılgınlığın ortasında Boğa burcundaki yeni ay ile bir mola geliyor. Şu an için çabalamayı bir kenara bırakın ve sadece olun. Cidden. Sorun yok. Bir şeyler atıştırın. Biraz kestirin. Duraklarken güvendesiniz. Gerçekten. Ne zaman tekrar harekete geçme zamanının geldiğini anlayacaksınız.
Bu ay, biz yorgun yolcular için bir mola yeri, karmaşaya dalmadan önce yenilenmek için bir ara istasyon. Bize bir bedende, bir gezegende olduğumuzu ve her ikisinin de beslenmesi ve tadının çıkarılması gerektiğini hatırlatıyor. Bizi tüm duyuları ve rahatlığıyla fizikselliğin içine dalmaya davet ediyor. Kaynaklar, yeme içme ve yaratıcılık hakkında düşünmeye ve konuşmaya, bunlar için pratik, dünyevi hedefler belirlemeye çağırıyor. Somut, güvenilir bir büyüme vaat eden – gerçek ve mecazi – bir bahçe yaratmaya davet ediyor.
Bu özel Boğa yeni ayı, rahatlama notalarıyla birlikte bir eve dönüş havası taşıyor. Bu burç istikrarı ve öngörülebilirliği sever, ancak son yedi yıldır, Uranüs’ün yıldırımlar, sarsıntılar, şoklar ve her türlü bozucu etkiyle burcun alanını alt üst etmesi nedeniyle her ikisi de büyük ölçüde tehlikeye girmişti. Bu, uzun zamandır ilk kez gerçekten istikrarlı hissettiren bir Boğa yeni ayı olacak gibi görünüyor, çünkü Uranüs’ün 25 Nisan’da burçtan ayrılmasından bu yana ilk kez gerçekleşiyor.
Ayrıca, bir süredir tadını çıkaramadığımız bir odaklanma yeteneği de beraberinde geliyor. Tabii ki, ruh hali yine canlı ve haylaz olacak – ne de olsa burcun yöneticisi Venüs İkizler burcunda – ancak ayın Merkür’le birleşmesi iletişimi topraklıyor. Kozmik elçi yeryüzüne indiğinde, düşünme ve konuşma kasıtlı, uygulamaya yönelik, nasıl yapılacağına odaklı ve konuşmadan önce her şeyi iyice düşünmeye eğilimli hale gelir. (Hoş bir değişiklik, değil mi?) Güneş, ay ve Merkür birlikte çalıştığı için ne istediğimizi, neye değer verdiğimizi ve neyi arzuladığımızı daha net biliyoruz ve bunu somut bir şekilde ifade edebiliyoruz.
Ve kendimizi inkar etmiyoruz. Ayın Jüpiter’le altmışlık açısı, daha görkemli, daha cömert ifadelere ilham veriyor, bunu nasıl tanımlarsak tanımlayalım, lükse bile cesaret ediyor. Jüpiter’in varlığı şefkat ve besleyicilik sunuyor, bahçelerimizin (yine, gerçek ve mecazi) toprağını yumuşatmak ve yeni ayın tohumlarının kök salıp gelişmesini teşvik etmek için yumuşak bir duygu yağmuru sağlıyor.
Peki, ne istiyorsunuz? Ne yaratmak istiyorsunuz? Ne ekip yetiştirmek istiyorsunuz? Üzerinde düşünün… ve ekmeye başlayın.
Bahçenizi ekerken şunu da hesaba katın: Dikkatinizi çeken ne var? Muhtemelen birden fazla şey, sorun ya da mesele vardır ve bunlar hayatınızın bir sonraki aşamasında bir yer edinmeye layık olabilirler.
Bu ısrarcı talepler aya iki yönden geliyor. Bunlar, konuşkan, esnek ve merak odaklı İkizler burcundaki yöneticisi Venüs ile, hırslı Koç burcundaki güçlü üçlü arasında bir yerde bulunuyor: İtici gücümüzün yöneticisi Mars, onun kardeşi ve uzmanlığı uyumsuzluğu işaret etmek olan savaş tanrıçası Eris ve kalıcı yara olan Chiron.
Bu iki uç, işbirliğine dayalı bir bağlantı, bir kapı açan altmışlık içinde yer alıyor ve birden fazla projeyi aynı anda coşkuyla, şevkle ve sadece zorluklarla yüzleşmekle kalmayıp, onların içine dalma istekliliğiyle ele almayı teşvik ediyor. Bu açının yardımını kucaklayın ve sizi onları geliştirecek kadar heyecanlandıran hedefler ve niyetler belirleyin. Boğa enerjisi, çiçek açıp büyümesi için tohumları besleyecek niteliklere ve organik güce sahip, buna şüphe yok, ancak Venüs-Mars işbirliği, işleri doğanın akışına bırakmak yerine sizi harekete geçiriyor.
Ve ısrarcı tavırları da unutmayın. Venüs’ün ay ile oluşturduğu yarı sekstil, esneklik ve çoklu görev yapma becerisi için çaba gösteriyor ve her şeyi bu kadar ciddiye almamayı öğütlüyor. Mars’ın ay ile oluşturduğu yarı sekstil ise, artık harekete geçmeniz için tekrarlanan bir çağrı. (Eris ve Chiron da işleri biraz karıştırmak için tartışıyor).
Bu bir-iki kombine vuruş, dinlenme molasından ne zaman ayrılmanız gerektiğini bilmenize yardım edecek. Siz bu yeni ayın rahatlığına yerleşirken, onlar arka planda çalışan bir program gibi hatırlatmalar gönderecekler. Ve siz dönüp de sinir bozucu şeylerle yüzleştiğinizde, bunların niyetlerinizi gerçeğe dönüştürmenize yardım edip etmediğine bakın.
Yine de acele etmeye gerek yok. Yıl çok yoğun geçti ve hayatın temposu daha da hızlanacak. Bu anın tadını çıkarın. Onu içinize çekin. Ve sizinle birlikte büyüyüp ilerleyebilecek bir rahatlık yaratın.”
Bu yeni ayda dişi enerjinin söyledikleri:
Yeni ay iki dişi enerjiyle birlikte: Ceres ve Algol.
Algol insanları korkutur ve korkunun sattığını bilenler bu sabit yıldız karşılarına çıktığında onu kullanmayı severler. Bu hafif bir yıldız değil, Medusa’nın öyküsünü sizlerle daha önce de paylaşmıştım, saldırı, tecavüz, yalan, yanlış anlaşılmalar ve dişinin aşağılanmasıyla dolu bir hikaye. Hepimiz astrolojiyi çok seviyoruz, yoksa burada olmazdık ancak şunu da unutmamalıyız: Astroloji özellikle son iki bin yıldır ataerkilleştirilmiş bir bilim ve sanattır. Düşünsenize, klasik astrolojide sadece ay ve Venüs dişi enerjidir. Biri anne, diğeri aşık rolünde… Sanki dişinin tek yaptığı şey buymuş gibi! Yıllardır bu platformda Sedna’dan Pallas Athene’ye çok sayıda “tanrıça” gezegene yer verdim ve vermeye devam ediyorum. Bunların gözle görülür güçlü enerjilerinin etkilerini birlikte yaşıyoruz. Nedense (!) ataerkil astrolojide bu dişi varlıkların çoğunluğu bir şekilde “kötücül” olarak yorumlanmıştır.
Evet, Algol etkisiyle gitmesi gereken gider. Şubat ve Mart aylarında bunu gördük, dünya çapında mecazi “başlar” gitti, bir prens, ünlüler, yöneticiler, ülke liderleri… Şimdi yine böyle bir elemeye şahit olabiliriz. Cathy Pagano diyor ki; Medusa ile ilgili her şey ama her şey inanılmaz sembolik. Saçlarındaki yılanlar yenilenmeyi, bilgeliği ve Kundalini enerjisini temsil eder. İnsanı taşa döndürme gücü aslında egoyu teşhis edip dondurarak kırıp geçmesidir. Gerçek benliği özgürleştirir. Karanlıkta görme gücü bilgeliğinden gelir.” Algol, onunla temas eden gezegene yoğun bir tutku ve dönüşüm gücü verir. Korkuya izin vermeyin. Bu, korkuyla güzel topraklayıcı enerjisini bulandırmamız gereken bir yeni ay.
Ceres de yeni ayla bir arada. Tanrıça Ceres astrolojide toprağın ruhu, hasat, bakım, beslenme, verimlilik, doğurganlık ve mevsimlerin döngüsünü temsil eden Toprak Ana’dır. Derin bir sevgi taşıma, büyük bir öfkeyle patlama ve kayıplar karşısında yine büyük bir yas tutma kapasitesi vardır. Ceres özellikle tarımdan gelen bolluğu ve beslenmeyi yönetir. Ben Ceres’in öz-bakımla ve ruhumuzu beslemeyle de alakası olduğuna inanıyorum. Ceres doğası gereği Boğa ve Başak’ta çok rahattır. Astrolojideki büyük resmi de düşündüğümüzde bu yeni ayda Ceres’in hem kendimize hem de dünyamıza daha iyi bakmamız ve bunu yaparken tabiatla uyumlu olmamız için bir uyarıyla geldiğine inanıyorum.
Yeni ayın Sabian sembolü de Venüs tarafından yönetilen Boğa’nın sanat, yaratıcılık ve hayatın keyfini çıkarmak niteliklerine sesleniyor:
“Senyoritasına serenat yapan İspanyol”
Burada İlk bakışta, aşk, tutku, romantizm, şiir ve müzik görüyoruz. Ancak asıl temsil ettiği şey “Kalbindekini cesurca ve somut bir şekilde ifade etmek.”
Bu sembol bütün yeniay temalarıyla birleşiyor. Yani Koç – cesaret, Boğa – somutlaştırma, Mars-Chiron – görünür olma korkusunu aşma, Uranüs-İkizler – kendi sesini bulma, ve yeni ayın dikkatinizi geri toplayıp gerçek duygu ve arzularınızı netleştirme etkisi.
Boğa’dayken duygular gelip geçici değildir, daha somut ve bedenseldir. Yani bedeninizin sinyallerini dinleyin, bir şeyin sizi bedende iyi veya kötü hissettirmesi müthiş isabetli bilgilerdir. Ardından harekete geçin, bunu hayatınızda ortaya koyun, istediğiniz şey ne ise onun için adım atın.
Fakat sembol başarıyı garanti etmiyor. Hatta kendinizi böyle ortaya koyduğunuzda, reddedilme, egonun incinmesi, yanlış anlaşılma veya fazla teatral görünme tehlikesi vardır. Ancak bunda büyük dersler yatar ve size kattıklarının arasında pişmanlık yoktur. Tıpkı Nicholas Sparks’ın Şişedeki mesaj’da dediği gibi:
“Eğer o duyguyu görmezden gelirseniz, neler olabileceğini asla bilemezsiniz ve birçok açıdan bu, yaşayıp da görmekten çok daha kötüdür. Çünkü sonuçlarını beğenmeseniz bile arkanıza bakıp ‘acaba ne olurdu’ diye düşünmeden hayatınıza devam edebilirsiniz.”
Bu da bizi yeniden Mars-Chiron-Eris üçlüsüne getiriyor: Reddedilme ve yaralanma ihtimaline rağmen kalbini açabilmek. Ve biz de buna kırılganlığını kabul edip onunla işbirliğine girmek diyoruz.
“Kırılganlık, gerçektir ve cesur hissettirir. Gerçekler ve cesaret her zaman rahat hissettirmez, ama asla zayıflık değildir.”
“Kırılganlık, yeniliğin, yaratıcılığın ve değişimin doğduğu yerdir.”
Brené Brown
Serenadın kökü “serenus” sözcüğünden gelir, yani açık, parlak gökyüzü. Bu sembol, kalbin karanlıkta kalmaması, duygunun akması ve yaratıcı yaşam gücünün ifade edilmesi ile bağlantılı.
Ve bu sembol bizi yapaylığa, manipülatif dramatikliğe, sadece etkilemeye çalışmaya, içi boş performansa, kısacası olmadığımız gibi davranmaya karşı uyarıyor. Bu da İkizler’deki Uranüs’ün yepyeni enerjisiyle mutlaka büyük ölçüde değişecek olan günümüz sosyal medyasında çok anlamlı olabilir. Kendinize her zaman sorun, ilgilerimin değil, dostlarımın da değil, algoritmaların belirlediği haber akışımda bu gördüklerim gerçek ifade mi, performans mı? Beni neye yönlendirmek istiyor?
Boğa yeni ayının kartı ise;
“ULUKA VAHINI – Baykuşun Sırtında Gelen Adaleti Getirir”
Dostlar, bu ilginç bir durum oldu. Eğer Mayıs ayının Kozmik Hava Durumunu veya “Aylar ve Kartlar” serisinin ikinci bölümünü hatırlarsanız, Mayıs ayı için “Merlin” kartı gelmişti ve simya, adalet ve dengeyi vurguluyordu. Bu kartı yılın enerjisini detaylı olarak işlemeye hazırlandığım 2025 Kasım ayında çekmiştim. Bu yeni ayda ise Boğa’nın tabiat vurgusunu onurlandırmak için farklı bir desteye yöneldim: Dünya (Çevre) Savaşçıları anlamına gelen Earth Wariors destesi. Ve tesadüf olamayacak şekilde yine adalet ve dengeyi vurgulayan bir kartımız var.
Bu yeni ayın astrolojik enerjisine baktığımda özellikle Mars-Eris-Chiron buluşmasında ezilmiş olanların, dişinin ve azınlıkların adalet ve isyan çığlığını duyabiliyoruz. Algol’un hikayesi de haksızlıklarla dolu. Fakat genel olarak biz adaletin gelişini Terazi (denge) ve Yay (mahkeme) burçları ve Jüpiter (Yargıç) ve Satürn (ektiğini biçmek) gezegenleriyle bağdaştırırız. Şu anda Satürn Koç’a uyum sağlamaya çalışırken önüne gelen her şeyi engelliyor, bir anlamda hapsediyor ve Jüpiter de Yengeç’te yuvaya ve güvenlik arzumuza odaklanmış halde. Yani adalet sistemlerindeki ya da kişisel düşünürsek kendi hayatımızdaki düzenin daha adil olacağını şu anda söylemek zor. Fakat bu kartlar aksini iddia ediyor. (Ben de merakla bunun nasıl yaratıma gireceğini bekliyorum)
Son yıllarda fakat özellikle son aylarda hayattaki haksızlıkların nasıl da çok daha fazla görünür hale geldiğini düşünün. Her gün duyduğumuz şeyler, haber manşetleri, liderlerin bencil seçimleri, ataerkil şiddet… Artık dayanılmaz bir noktaya geldi. Hepimiz (ve bu dünyanın her yerinde) daha adil ve dengeli bir düzen istiyoruz. Belki de bu kartlar bize kuracağımız yeni adil düzenin ilk adımlarını atmamız gerektiğini veya enerjinin buna çok uygun olduğunu söylüyordur.
“Uluka Vahini” Sanskrit kökenli bir isim. Uluka baykuş anlamına geliyor. İki kelime bir arada “Baykuşla seyahat eden tanrıça veya ilahi dişi güç” demek. Hindu geleneğinin bolluk tanrıçası Lakshmi’nin bineği de baykuştur. Ancak burada Lakshmi’in farklı bir yüzünü görüyoruz. O burada mistik ve savaşçı ruhunu sergiliyor. Ve her zaman biliyoruz ki, eğer adalet yoksa bolluk da yoktur. Uluka Vahini olarak Lakshmi, karmayı dengeleyen, yanlış güç kullanımını düzelten, ışığı koruyan, bilinçli farkındalık getiren, korku yerine iç güveni destekleyen bir figür.
Baykuş sembolü de önemli çünkü karanlıkta da görür, sessiz,gözlemci, görünmeyeni fark eden, telaşa kapılmayan ve doğru zamanı bekleyen bir karakteri vardır.
Kartımız diyor ki;
“Ben karma, bolluk ve dengenin tanrıçasıyım. Karanlık, doğal olmayan ve doğaya, hayata, sevgiye ve iyiliğe aykırı olan adharma’yı düzeltmek için geliyorum.
Ben zenginlik ve gücün kötüye kullanılmasını telafi ederim. İlahi adaleti yerine getirir ve ilahi düzeni yeniden kurarım. Kendi ruhunuzun masumiyetine güvenin ve korkmayın, çünkü ben her zaman uyanığım ve gücüm gerçeği getirir. İlahi adalet her zaman yerini bulur.
İnsanların yaptıklarının yanına kâr kalacağından endişe ederek değerli zamanınızı ve enerjinizi boşa harcamayın. Bu mümkün değildir. Uzun vadede her şey karma tarafından dengelenir. Kendinizi morali bozuk veya bunalmış hissediyorsanız, neşe-keyif-coşku, şifa enerjisi ve ruhun canlılığıyla yeniden bağlantı kurmak için derhal harekete geçin. Her şey berrak bir ilahi bakışla ölçülür ve tartılır. Sizin göreviniz ise, güven ve kararlılıkla kendi yolculuğunuza odaklanırken, İlahi Olan’ın işini yaptığına inanmaktır.”
Uyanmış kalplere sahip olanların bakış açısına göre, dünya bazen iyi ve değerli insanlar mücadele edip acı çekerken, olumsuz hareketlerin refaha yol açtığı endişe verici ve ürkütücü bir yer gibi görünebilir. Bilgelik sahibi olanların sesi neredeyse duyulmazken, kalplerinde korku barındıran öfkeli insanlara ilgi ve güç veriliyor gibi gelebilir. En önemli olan şey en az ilgi görürken, yıkıcı hedefler kitlesel destek kazanıyor ve yapıcı çabalar varlıklarını sürdürmek için mücadele ediyor gibi görünebilir. Böyle bir bakış açısıyla, kalbi saf olanların öfkelenmesi, acı çekmesi ve umutsuzluğa kapılması çok kolaydır.
Ancak, siz bu dünyada bir ışık olmak için yaratıldınız ve bu görevde Büyük Ruh’un size destek olmasına izin vermeniz önemlidir.
Zihin yapınızı korumak, hayat amacınızı gerçekleştirebilmeniz için esastır. Olumsuz düşüncelere kapılırsanız – ki bu zaman zaman olabilir – Büyük Ruh’un sizi iç ışığınızın gerçeğine geri yönlendirmesine izin verin.
İlahi Olan’ın, insan karanlığının yarattığı herhangi bir kabustan daha güçlü olduğunu unutmayın. İnsan doğasının karanlık tarafını ya da gezegenin sağlığı üzerindeki somut sonuçlarını inkar etmenize gerek yok, ancak bir Dünya Savaşçısı olarak kaderinizi etkili bir şekilde yerine getirebilmeniz için kendinizi ışığın içinde güvende tutmanız gerekir.
Neşe-keyif-coşku, mutluluk ve huzur, sevgiye hizmet etme motivasyonunuzu azaltmayacaktır. Aksine, bunu etkili bir şekilde yapabilmeniz için yeterli enerjiye sahip olmanızı sağlayacaktır.
Kişisel hayatınızda bir adaletsizlik hissiyle karşı karşıya olsanız da, ya da daha geniş anlamda insanlığın yaptığı seçimler karşısında umutsuzluk duysanız da, İlahi Olan’ın bizim anlayabileceğimizden çok daha büyük bir planı olduğunu bilin. Bizler sevgi için savaşmak ve bizim için doğru olanı onurlandırmak için elimizden gelen her şeyi yapmak üzere buradayız. Evren’den mümkün olan her şekilde yardım istemek bizim doğuştan gelen hakkımız.
Sevgi, şefkat, bilgelik, ışık ve nezaket gibi güçlerimizi kullanarak, asla pes etmeyen, Büyük Ruh ile olan canlı bağları da dahil olmak üzere ellerindeki her kaynağı kullanacak kadar akıllı, hayatı onurlandıran doğru öncelikleri teyit edecek müthiş Dünya Savaşçıları olmak için buradayız. Bu şekilde, yaşam yolculuğumuz boyunca kendimizi yüceltir ve başkalarına ilham veririz.
Umudunuzu kaybetmenizi isteyen karanlık güçler elbette bulunuyor, çünkü kalbinizi umutla doldurduğunuzda durdurulamaz olduğunuzu bilirler. İlahi Gücün karanlığın çaresine bakacağından emin olun. Karmik güçlerin, siz dünyaya sevgi dolu enerjinizi, amacınızı ve tutkunuzu getirirken, ışığa bağlı kalmak için elinizden gelen her şeyi yaparken, yüksek adaletin terazisini kusursuz bir doğrulukla dengeleyeceğine güvenin.
Şifa Uygulaması
Şu ifadeyi söyleyin, isterseniz birkaç defa tekrar edin:
“Koşulsuz ilahi sevgi ve kendi özgür irademle, gerçekte bana ait olmayan her şeyi teslim ediyorum.”
Başınızı eğin ve avuç içleriniz yukarı bakacak şekilde ellerinizi açın. Bunun bir teslimiyet ve kırılganlık pozisyonu gibi hissettirmesine izin verin. Eski enerjiyi ellerinizden serbest bıraktığınızı ve Toprak Ana’nın doğal bir şekilde dönüştürmesi için toprağa yumuşakça damladığını düşünün. Bu noktada birkaç dakika bekleyin.
Bırakmaktan, salıvermekten korkmayın. İstemediğiniz şeylere bile bilmeden tutunuyor olabileceğinizi unutmayın. Ya da, istediğinizi ve ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüz, ancak aslında sizin için her açıdan harika, yararlı, muhteşem ve mükemmel olacak şeyleri almanıza engel olan şeylere de tutunuyor olabilirsiniz.
Hazır olduğunuzda, başınızı ve ellerinizi tekrar rahat bir pozisyona getirin. Şunu söyleyin:
“Sevgi her şeyi, hatta karmayı bile yenebilir. İlahi lütuf ve merhamet aracılığıyla, koşulsuz sevgiyi çağırıyorum ki şimdi beni her yönden temizlesin, arındırsın ve bana yardım etsin. İlahi sevgi içimden akarak Büyük Ruh’un iradesini dünyada yaratsın. Karanlıkta kaybolmuş tüm varlıklar, Büyük Ruh’un lütfu sayesinde merhametle ilahi sevginin ışığına geri yönlendirilsin. Ve öyle de oldu.”
Ellerinizi, sanki bir şey alıyormuş gibi avuç içleri yukarı bakacak şekilde kalbinizin önüne koyun. Ellerinizi orada hafifçe tutun ve gözlerinizi kapatın, şunu tekrarlayın:
“İlahi Olan beni kutsuyor. İçim lütuflarla doldu ve kutsandım.”
Bu cümleyi kendinizi iyi hissedene kadar istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz. Birkaç dakika rahatlayın, şükran ve kalbin doluluğunu hissedin.
Dostlar, bu kart bize adaletin geleceğini ve bunun gelmesi yolundaki en büyük yardımcının bizim iyi hislerimiz olduğunu söylüyor ki, Boğa yeni ayı da bu mesajla gelmiyor mu? Bu güzel yeni ayda dinlenin, dünyanın güzelliklerine odaklanın, mutlaka dünyanın merkezine topraklanmayı hatırlayın. Eğer mümkünse bu hafta sonu sadece şehirdeki ufak bir bankta oturarak da olsa bir piknik yapın. Beslenme ve doğa tam da Boğa konusudur. Müzik yine Boğa’nın en güzel armağanlarındandır, ister kuşların cıvıltısı olsun ister en sevdiğiniz şarkılar. Müzik dinleyin, kendinizi melodilerin büyüsüne bırakın. Dokunmak yine Boğa’dır. Masaj yapın, yaptırın. Sevdiğinizin elini tutun, saçını okşayın. Evcil hayvanınızla vakit geçirin. İspanyolun serenadı gibi, en güzel duygularınıza ses verin. Bir risk alın ve kalbinizi gösterin.
Bu yeni ayın çok şanslı olduğunu hissediyorum. Niyetlerinizde berrak olun, iyimserliği elden bırakmayın. Hatta Hıdırellez dileklerinizi bir daha hatırlayın, tekrarlayın. Şükredin. Dikkatinizi geri toplayıp ana dönün.
Hepinize dengeye döndüğünüz harika bir yeni ay diliyorum. Hep hatırlayın, çok seviliyorsunuz ve asla yalnız değilsiniz.
©Mor Alev 2026
Görseller: Kapak/Between Earth and Air – Tracy Porter, Çiçeklerin arasında uzanmak – Tarn Ellis, Medusa – Sue Ellen Parkinson, Ceres/The Body Keeps The Horizon – Miss S Miller, Serenat – Bilinmiyor, Kart: Alana Fairchild/Isabel Bryna
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







