Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Aylar ve Kartlar serisinde özetlemiş olduğum aylık enerjileri biraz daha derinden incelediğimiz Kozmik Hava Durumunun Mayıs sayısına hoş geldiniz Bilge Baykuşlar!
Nisan ayınız nasıl geçti? Benim kişisel ayım daha çok masal tekerlemesi gibiydi: “Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim” diye başlayıp “altı ayla bir güzde, bir arpa boyu yol gittim” diye biten tekerlemeyi hatırlıyor musunuz? Hem de bu Ateş At yılında, hem de bu Koç baskın enerjide! Anladım ki, bu seneki çok güçlü Satürn haritanızdaki önemli noktalara sert açı yapıyorsa, hiçbir şeyi zihninizde planlamış olduğunuz şekilde ve sürede yapamıyorsunuz! Daha uzun döneme bakarsak, Balık-Satürn’le iki yıl süren ama sonu gelmeyecekmiş gibi gelen ağırlık, yavaşlık, vedalar ve yas süreçlerinden geçtik, üstüne üstlük son aylardaki Balık Mars ve Merkür etkisiyle derin sularda yüzmek yerine yürümeye çalışmak ve bu sırada yolunu kaybetmek benzeri bir haldeydik. Oysa ateş orada ve yanıyor ama henüz bir yere gitmiyor, götürmüyor.
Eğer siz de buna benzer hissettiyseniz veya hala hissediyorsanız, bu çok güçlü zamanda doğum haritalarımızın oldukça fazla dönüşüm ve değişim etkisi altında olduğunu hatırlayın, özellikle öncü burçlarda önemli noktalarınız varsa. Geçenlerde Uranüs-İkizler makalesinde bir defa daha verdiğim evler listesini gözden geçirin. Böylece o evle ilgili yaşadıklarınıza daha farklı bir perspektiften bakabilir ve kendinize uygun yaklaşımlar yaratabilirsiniz.
Hepsinden de öte, Şubat ayında sizlerle paylaşmış olduğum “Ateş At Yılında Kendinizi Değil, Işığınızı Yakmanın Yolları” makalesini hatırlıyor musunuz? Oradaki önerileri gerçekten uygulamamızın sağlığımız ve dengemiz açısından önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü bu tükenmişlik hissinin bir kısmının hiç alışık olmadığımız yeni Hava-Ateş çağının başlangıcına uyum sağlama zorluğundan kaynaklandığını düşünüyorum.
Geçtiğimiz ayın astrolojisi gölgeleri ve aydınlık taraflarıyla dünya olaylarına baktığımızda her yerde görülebiliyordu. “Yukarıda neyse, aşağıdaki de o” prensibinin böyle kesin ve keskin hatlarla sergilendiği zamanları gerçekten olağanüstü buluyorum.


Nisan ayında herkes benim gibi sadece “bir arpa boyu” ilerleyip kalmadı tabii (yaşanan son derece gereksiz savaş ve Hürmüz boğazında takılıp kalmış tankerler hariç). Tarihte hiç olmadığı kadar uzaklara giden insanlar da vardı. Artemis II ay misyonu İkizler’e girmek üzere olan Uranüs’ü, Kova’daki Plüton’u ve Koç’taki Neptün’ü yansıtıyordu. Biz sıradan ölümlüler aşağıda, yeryüzünde birbirimizle anlamsızca çatışırken, Kaptan Glover dünyaya şunları söylüyordu:
“Bu muhteşem yeriniz var, bu uzay gemisi. Siz bizimle konuşuyorsunuz çünkü biz Dünya’dan çok uzak bir uzay gemisindeyiz, ama siz de evrende, kozmosta bize bir yaşam alanı sağlamak için yaratılmış olan Dünya adlı bir uzay gemisindesiniz. Aya en yakın ve Dünya’dan en uzak noktaya yaklaşırken ve kozmosun gizemlerini çözmeye devam ederken, size Dünya’daki en önemli gizemlerden birini hatırlatmak istiyorum, o da sevgi. Ve aşağıda, Dünya’da ve Dünya’nın çevresinde bulunan hepiniz, sizi seviyoruz”
Tam anlamıyla Neptün Koç’ta. Neptün ve Koç, bilinmeyene doğru büyük arayışlardan, devasa yeni başlangıçlardan, büyük liderlerin destansı hikayelerinden ve bizi ilham ve umutla dolduran, bizi yücelten ve bilincimizi genişleten, transandantal bir liderliği anlatır. Ve elbette, dünyayı bir bütün olarak göstererek, hepimizin bu gezegende birlikte yaşadığımızı hatırlatarak herkesi bir araya getirmek, herkesi birleştirmek gibisi yok.
Ardından bir Uranüs-Neptün yorumu da gemi ayın arkasından çıkıp dünya ile tekrar iletişime geçtiğinde bilim kadını Christina Koch’tan geldi:
“Keşfedeceğiz. İnşa edeceğiz. Gemiler inşa edeceğiz. Tekrar ziyaret edeceğiz. Bilim istasyonları kuracağız. Keşif araçları süreceğiz. Radyo astronomi yapacağız. İşletmeler kuracağız. Endüstriyi güçlendireceğiz. İlham vereceğiz. Ama nihayetinde, her zaman Dünya’yı seçeceğiz. Her zaman birbirimizi seçeceğiz.”
Nisan’da beklediğimiz gibi beklenmedik çok şey oldu ve hepsini burada saymanın imkanı yok. Ayın büyük kısmını Uranüs Boğa’nın en sonunda geçirdi. Karakterine uygun bir şekilde Boğa’nın tüm konularına büyük bir istikrarsızlık egemendi. Altından petrole, tarım ürünlerinden gündelik ihtiyaçlara, hiçbir şeyi fiyatını, değerini tam olarak bilemedik. İniş çıkışlar, duruş kalkışlar ve sarsıntılar… Bütün dünyada hava durumu da çok tuhaftı. Kimi yerde beklenmedik soğuklar, kimi yerde beklenmedik sıcaklar…
Uranüs’ün İkizler’e girmesini de hemen hissettik. Aslında hemen demek ne kelime, o anda hissettik! Trump’a karşı yapılmış bir gerçek ya da yapay olup olmadığı bilinmeyen (Neptün-Koç) yeni suikast girişimi (Uranüs-beklenmedik olaylar, İkizler-haber akışı) tam o dakikalarda gerçekleşti.
Yine ilginç bir şekilde Uranüs-İkizler girişiyle çok çabuk ortada UFO/UAP dosyaları söylentileri gezinmeye başladı. 2026 astrolojisini detaylı olarak incelediğim aylardan beri ilginç bir hisse sahibim. Ağustos güneş tutulması civarında bir yerlerde sanki bu konuda çok daha fazla bilgi ortaya çıkacakmış gibi geliyor. Ama aynı zamanda hiçbir zaman bütününe ulaşabileceğimizi sanmıyorum, en azından bu dönemde. Eğer içimdeki his doğruysa ve dünya dışı zeki yaşam hakkında daha fazla bilgiye ulaşırsak, bu ifşaların halkları manipüle etmek için değil, güçlendirmek için kullanılmasını diliyorum.
Nisan ayının kartı “Kutsal Havuz” çok isabetli oldu. Her yerde en derin inançlarımızın, yanılsama ve öfkelerimizin, ama en çok da korkularımızın yansımasını gördük. Geri dönüp bakmak isterseniz bağlantısı burada.
Mayıs 2026
Mayıs ayı enerji açısından ikiye ayrılıyor. İlk yarı Nisan’a çok benzer şekilde devam ediyor. Ardından nispeten daha rahat bir alana giriyoruz. Boğa yeni ayı bir harika. Ayın sonundaki Yay dolunayı ise her zaman çok güzeldir! Mayıs-Haziran yılın göreceli olarak en keyifli zamanları. Göreceli sözcüğüne dikkatinizi çekerim. :) Başka bir yılda bu aylara hareketli ve ilginç sözcüklerini kullanırdım, bu sene ise daha rahat diyorum. Yılın geri kalanı keyifli olmayacak demiyorum, sonuçta bu büyük ölçüde sizin kişisel seçimlerinize ve enerjinizi yüksek tutma becerinize bağlı ama bu olağanüstü yılda Boğa’nın topraklayıcı etkisi bir nefes almamıza yardım edecek. Bu haftalar bize iyi gelebilir.
Aylar ve Kartlar’da Mayıs’ı şöyle özetlemiştim ve aralara şu andaki bakış açımla daha fazla detay ekliyorum:
Mayıs yine Koç’taki yığılmayla başlıyor. 1 Mayıs’ta Akrep Dolunayı, Boğa’daki güneşle Akrep’teki ayı karşı karşıya getirirken Plüton’la bir T-kare oluşturuyor. Bu dolunay yerüstü ve yeraltı kaynaklarımızı, bilinçaltı ve bilinçli arzularımız ve ihtiyaçlarımızı çatıştıran eksende. Söz konusu banka hesabınız da olabilir, özel ilişkinizde karşılanmayan ihtiyaçlarınız da. Plüton yoğunluğu artırsa da İkizler’deki Venüs ve Koç’taki Satürn güçlü bir destek sağlıyor. Açık ve net olmak bu dolunayda en yardımcı faktör. (Bu hareketi yaşadık ama etkisi devam ediyor. Bağlantısı burada)
Plüton gerilemesi bu sene güçlü geliyor. 6 Mayıs’ta geriye dönen Plüton, kaynağını en derinlerden alan kalıcı dönüşüm gezegeni olduğu için şu anda güçlü bir yaşam-ölüm-yeniden doğuş enerjisi devrede. 16 Ekim’de tekrar ilerlemesine kadar, teslimiyete ve köklü bir yenilenmeyi kucaklamaya yönelik kozmik bir çağrı söz konusu. Çünkü Plüton, bizleri dönüşüm ve teslimiyet yoluyla güçlendirir. Gerilerken yoğunluğu yumuşar ve değişimi sindirmek ve ona uyum sağlamak için bize zaman tanır.
Kova ise geleceğinizi ve kolektif bilinci yönetir. Kova, dört “sabit” burçtan biri ve Plüton, temel değerlerimizi ve ilişkilerimizi dönüştürerek derin değişikliklere yol açıyor. Bu zamanda sabit inançlarınızdan vazgeçmenin yeni yollarını arıyorsunuz.
Kova’dayken, Plüton’un güçlendirici enerjisi isteseniz de istemeseniz de, ne yaparsanız yapın, sizi geçmişten kurtarır. Direnmek nafiledir.
Mayıs ve Haziran’da yaralı şifacı Chiron da başrolde. Chiron önce Merkür, ardından Mars’la buluşuyor. Bu, yaralara ses verme ve kendiniz ve başkaları için şifa yaratma cesareti bulma fırsatınız. Kimliğinizle, iradenizi ifade etme şeklinizle ilgili yaraları dönüştürme ve gücünüzü kabul etme olasılığı getiriyor. Koç’taki Chiron zorbalığı anlatır, zorbaların açtığı yaralarımızı ve kendi zorbalığımızı… Her ikisinin de üstesinden gelmek için mükemmel fırsat.
Bu buluşmalarda Eris de yerini alıyor. Eris enerjisi için söylenebilecek en güzel sözlerden birini okudum geçenlerde: “Narin ama bir çiçek gibi değil, bir bomba gibi narin.” Yani durumları nasıl ele aldığınıza dikkat edin.
Ay ortasında Boğa yeni ayı ve Güneş–Merkür kavuşumu, Mart’ta atılan tohumların sonuç vermeye başlaması ve pratik, kalıcı başlangıçlar için fırsat yaratıyor.
Merkür, Güneş’in tam kalbinde (Kazimi’de) olduğunda özellikle yaratıcı, bereketli ve kazançlı bir etkiye sahiptir. Doğum gününüz 14 Mayıs’ta veya bu tarihe yakınsa, önünüzde önemli bir yıl sizi bekliyor olabilir. Mevsimlerin, tohumların ve hasadın tanrıçası olan Ceres de bu karışımın bir parçasını oluşturuyor. 13-15 Mayıs tarihleri arasında zirveye ulaşan Merkür/Güneş/Ceres üçlü toplantısı, olgunlaşmış bir potansiyel ve ek bir karmik güç barındırıyor. Bu, ekim ve hasat için çok olumlu potansiyel taşıyan birkaç gün. Tabiatın dirilişi ve yeniden doğuşunun arketipi olan Ceres, Boğa’da rahat, mutlu ama aynı zamanda tabiatın değerinin bilinmesini istiyor. Ve mitolojiye göre eğer Ceres istediğini alamazsa tabiat da insanlara küser.
Boğa yeni ayı fikrimce bu senenin en güzel aylarından biri, hatta çok şanslı diyebiliriz. Güçlü açıları, destekleyici bir akışı ve olaylara bakış açımızı değiştirecek kadar Uranüs etkisine sahip. Ama en güzeli? Uranüs’ün Boğa’da olmadığı özgürleşmiş bir Boğa enerjisi! Yani bolluk, tarım, toprak, para, iklim, doğa deneyimlerinizi düşünün ve son yedi yılın sarsıntılarının artık bittiğini… Bu yeni ayda her zaman burnumuzun dibinde olan, ancak bir şekilde potansiyelini fark edemediğimiz fırsatları da görmeye başlayabiliriz.
Hemen ardından Merkür İkizler’e giriyor ve ertesi gün Uranüs’le buluşuyor. Bu, İkizler’de gerçekleşen ilk Merkür-Uranüs buluşması ve kesinlikle çok dikkat çekici olaylar bekleyin. Ulaşım, ticaret, bilgi paylaşımı, internet, gazetecilik, zihin ve öğrenmekle ilgili her şeyde devrime açılıyoruz…. İster dışarıdan gelen şaşırtıcı bir haberle, ister içinizden gelen bir bakış açısı değişikliğiyle, her şey yeni bir şekilde yerine oturmaya başlayacak.
Daha biz nefes almadan güneş de aynı şeyi yapacak. İkizler-Uranüs’ün kişisel etkilerini yaşayacağız. 80 yıl sonra ilk defa güneş ve Uranüs’ün İkizler’de birlikte. Haritanızın İkizler bölgesi büyük değişimden geçiyor.
Venüs’ün Yengeç’e geçişiyle duygusal hassasiyet ve korunma arzusu artıyor. Ama Venüs Yengeç’te mutludur, özellikle Jüpiter’le aynı alanı paylaştığında.
Fakat bu rahatlamalar arasında bir açımız var ki, bizi yeniden gerçeklere odaklayabilir. 26 Mayıs’ta Mars ve Plüton bir kareyle çekişecek, bu da yine temizlik, yine arınma, yine tüm seçimlerimizi dikkatlice değerlendirme ihtiyacı getiriyor. Öfkenizi inceleyin, bazı şeyleri hemen şimdi değiştiremeyeceğinizi bilin ve en önemlisi esnek olun.
Mayıs Yay dolunayı ile biterken, iletişim, özgürlük, inanç ve anlam arayışı arasında denge kurmayı istiyor. Bu dolunay şans ve tatlı sürprizlerle gelebilir. Sabian sembolü “Altın saçlı fırsat tanrıçası”. Ancak bu şansı sizin görüp somutlaştırmanız gerekiyor.
Mayıs Kartı: “Avalon’un Elçileri – Merlin“
Merlin, inisiyasyon ve simyanın elçisidir ve hem Büyücü hem de Baş Rahiptir. O, sihrin eril muhafızıdır ve demir cevherini altına dönüştürme yeteneğine sahip olduğuna inanılır. Merlin şöyle der:
“İlerlemek için ihtiyacınız olan her şeye sahipsiniz. Başarı için gerekli olan tüm unsurların gerçekten de var olduğunu sevinçle kabul edin!”
Hayatınız ve amacınız söz konusu olduğunda, içinizdeki cevabı bulmaya yardım etmesi için Merlin’in sihrini çağırabilirsiniz.
Merlin kartı ortaya çıktığında, sizi meşgul eden tüm konularda adalet sağlanacağını, ancak bunun zorla değil, kendi kendinize sorarak olacağını söyler. Dış müdahale yerine, hayatınızda dengeyi sağlamak için ne yapmanız gerektiğini kendinize sorun.
Çok mu çalışıyorsunuz, belki de olayları fazla mı düşünüyorsunuz? Yeterince dinlenme zamanınız var mı? Aradığınız cevaplar bariz yerlerde bulunmaz.
Kart diyor ki;
Meditasyon ve dua yoluyla içinize dönmenin ve Merlin’in büyülü etkisinin olduğu diğer boyutlardan yolunuzu çizmenize yardım edecek işaretler ve alametler göndermesini istemenin zamanı. Merlin, siz kendinizinkini sahiplenene kadar, yolculuğunuzun bu aşamasında size bilgeliğini ve sihrini ödünç vereceğini söylüyor.
Onun mesajı her zaman şudur: “Dünyada olun, ama dünyaya ait olmayın ve onu sadece omuzlarınıza aldığınız geniş bir pelerin gibi giyin.”
Merlin ortaya çıktığında, cevapları asla kendi dışınızda aramak zorunda kalmayacaksınız. Unutmayın, Merlin’in gönderdiği tüm işaretler ve alametler, zaten içinizde olanın yansımalarıdır.
Bu ay şu sözleri sürekli olarak hatırlamak hepimize iyi gelebilir: “Kendi sınırlarımı zorlamaya hazır değilsem, kendimi de hayatımı da geliştiremem.”
MAYIS 2026: Değişen dünyada kim ve ne olduğunuzu, üstlendiğiniz rolün ne olduğunu düşünün. Sinir sisteminizi düzenleme yöntemleri geliştirin. “Bilmiyorum” diyebilmekle barışık olun. Her şeyin gerçek olmayabileceği bir zamanda olduğumuzu hatırlayın, sağduyunuzu ve gerçeklik radarınızı kullanın.
Sevgili Dostlar, son olarak Uranüs’ün de İkizler’e geçmesiyle bir defa daha aktive olan yetenek üçgenini (veya mini üçgeni) hatırlatmak istiyorum. Uranüs, Neptün ve Plüton, Neptün’ün orta noktasında yer aldığı bir üçgen oluşturuyor. Henüz tam hizalanmadı ama artık bu üçü birbiri ile konuşmaya başladı. Tam hizalanmayı bu yaz yaşayacağız ve bu üçgen 2028’e kadar aktif kalacak.
Bu, yaklaşık 500 yılda bir gerçekleşen nadir bir konfigürasyon ve medeniyet tarihinin önemli bir dönüm noktasını ve ortaya çıkması uzun yıllar alacak yeni bir zaman ruhunun doğuşunu temsil eder. Bu enerji bize kriz noktasına ulaşmış eski gerçeklik algılarından kurtulmak ve gerçeklik ile insanlık hakkında yeni bir vizyon bulmak için bir fırsat sunuyor. Olan her şey bize, köklü bir evrimsel değişim sürecini ve gerçeklik ile bilinç hakkında daha derin bir anlayışa uyanma ve bilim ile ruhani alan arasında gerçek bir denge bulma potansiyelini işaret ediyor. Ben geleceğimiz hakkında çok iyimserim.
Hepinize harika bir Mayıs ayı diliyorum.
©Mor Alev 2026
Görseller: Dünya Fotoğrafları – NASA, Boğa – Tarn Ellis
Kart: Collette Baron-Reid/Gary A. Lippincott, Wisdom of Avalon
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.




