Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Fiziksellik, toprak, kök salmak, hayatta kalmak, hayata güvenmek, barınmak, beslenmek, tutarlılık, bolluk ve para… Bu anahtar sözcükler iki şeyi anlatıyor olabilir. Boğa burcunu ya da onunla yakından ilişkili kök çakrayı.
Bu sene ender bir şekilde peş peşe 3 değil 4 süper dolunay gerçekleşirken, dördüncüsü tam da kök çakramızı aydınlatıyor. Ama olan tek şey bu değil, kolektif ve bireysel kök çakralarımızda büyük bir canlanma, elektriklenme var çünkü tam burada Uranüs’ü görüyoruz.
Bu dolunay güçlü bir enerji karışımını ateşleyerek bizleri fiziksel dünyayla ilişkimizi yeniden dengelemeye çağırıyor. Oturduğunuz yerden bir şokla fırlayabilirsiniz Bilge Baykuşlar! Ve bu büyük ihtimalle çok ihtiyaç duyduğunuz bir şoklama olacak.
Boğa bizi hayatın tatlı yönlerine, keyiflerine, özbakıma ve tabiatın güzelliğini takdir etmeye, tutarlılığa, sahip olduğumuza tutunmaya teşvik eder. Fakat Boğa’daki ay tabii ki Akrep’teki güneşin ışığını yansıtıyor ve Akrep için hiçbir şey kalıcı değildir. Akrep dönüşümün, yeniden doğuşun ve psikolojinin burcudur. İstikrar ve değişimin arasındaki gerilimde bir yerde denge kurmalıyız.
Geçtiğimiz aylarda, ilişkiler, para ve ev hayatı gibi alanlarda temeller oluşturarak güvenlik ve istikrar sağlamaya çalışmış olabiliriz. Ancak “Büyük Bozguncu” Uranüs, öngörülemez bir şimşekle bizi sırtımızdan iterek eski kalıpların kökünden söküldüğü ve dönüşümün çağrıldığı bir akışa dalmaya zorluyor. Bu etki altında, yarattığımız sabit zemin aniden daha az stabil hissedebilir, onun yerine içimizde yeni ve heyecan verici bir şey için huzursuz bir dürtü bulabiliriz. Bu dolunayın getirdiği o elektrik, son derece kritik bir seçim anı yaratabilir.
Uranüs bunu kötü bir şaka olsun diye yapmıyor. Kökten değişen dünyamızda bizi gerçekten neyin toprakladığını ve güvende hissettirdiğini ve bu topraklama ve güven algısının bize hala hizmet edip etmediğini yeniden gözden geçirmemizi talep ediyor.
Uranüs’le ne olacağını asla bilemezsiniz çünkü o öngörülemezlik gezegenidir. Başınıza talih kuşu konabilir ya da hiç beklemediğiniz süper olumlu bir fırsat karşınıza çıkabilir! Aynı zamanda olduğu anda olumlu olarak görülmeyen, ani ve beklenmedik şeyler de getirebilir. Uranüs’ün kilit noktası değişime açık olmak ve yelkenlerinizi değişim rüzgarlarının estiği yöne çevirmeyi öğrenmektir. Sabit Toprak Boğa ayak direterek inatla tozu toprağa katabilir ve böyle olursa Uranüs enerjisi daha sarsıcı ve savurucu olacaktır.
Bu dolunay haritasının her köşesinde değişiklikler var. Satürn yeniden ilerlemeye başlıyor, Plüton sadece birkaç gün sonra kalıcı olarak Kova ruhunu ve kudretini öne çıkarmaya başlayacak. Merkür gerileme gölgesinde, Mars da öyle. Uranüs ise Boğa’daki uzun yolculuğunun son demlerinde, altı ay içinde İkizler’e geçmeye hazırlanıyor.
Bu dolunay korkulan ama sadece adı çıkmış Algol ya da diğer adı Medusa’ya çok yakın. Geçen yıllarda Algol enerjisini şöyle anlatmıştım: “Yedi Kız Kardeşlerdeki (Pleiades) çifte yıldızın süper güçlü dişisine ataerkilin baskın enerji olmasından önce büyük hayranlıkla bakılırdı, bilge ve çok güçlüydü. Ataerkil gücün gelişiyle çoğu tanrıça ya evlendirildi ve güçleri erile aktarıldı ya da şeytanlaştırıldı, bastırıldı, kolektif bilinçten silinmeye çalışıldı. Tıpkı burada daha önce de anlattığım Eris, Sedna, Lilith gibi. Veya süper güçlü Koşulsuz Sevgi tanrıçası Venüs’ün “bir elinde ayna, bir elinde cımbız” şeklinde değerini ona eril enerjinin nasıl davrandığına bağlayan gösterişçi bir budala olarak sunulması gibi. Cathy Pagano diyor ki; Medusa ile ilgili her şey ama her şey inanılmaz sembolik. Saçlarındaki yılanlar yenilenmeyi, bilgeliği ve Kundalini enerjisini temsil eder. İnsanı taşa döndürme gücü aslında egoyu teşhis edip dondurarak kırıp geçmesidir. Gerçek benliği özgürleştirir. Karanlıkta görme gücü bilgeliğinden gelir.” Yani korkacak hiçbir şey yok arkadaşlar.
Bu dolunayda çok büyük bir dişi bilgelik akışı olacağından emin olabilirsiniz. Yay’daki stratejik barış tanrıçası Pallas Athene, Koç’taki aktivist doğrucu tanrıça Eris ile sağlık ve hijyen tanrıçası Hygeia da dolunaya bağlanarak enerjiye katkıda bulunuyor.
Dolunay-Plüton iş birliği simyayı, dış değişimlerin ortasında iç gücün yeniden kazanılmasını anlatıyor. Plüton’un etkisi bize zorlukları bilgeliğe, sonları bereketli başlangıçlara dönüştürme gücü veriyor.
Bu kozmik karışıma ek olarak, Boğa burcunun yöneticisi Venüs toprak Oğlak’ta ve dünyevi sorumluluklara ve yükümlülüklere katılma ihtiyacını vurguluyor. Ay’ın düğümleriyle kare açı oluşturarak ilişkiler ve mali konularda potansiyel dönüm noktalarına işaret ediyor
İlginç bir şekilde bu Dolunay tüm dış gezegenlerle olumlu bağlantıda. Yüksek Akıl Uranüs ile kavuşum, Yüksek Kalp Neptün’le altmışlık ve Oğlak burcunun son derecesinin son dakikalarındaki Yüksek Güç Plüton ile üçgen açıda.
Dostlar, 2025-2026’nın ikinci rönesans başlangıç dönemine artık çok çok az zaman kaldı. Bu üçlü iki yıl boyunca öyle destekleyici konfigürasyonlar yaratacak ki, yaşamlar, toplumlar, dünyamız değişimi turbo hızla özümseyecek. Şu anda aklımıza gelmeyen şeyler başardığımızı göreceğiz. Ve şimdi o desteğin gelecekte işe yaraması için son bir çaba, son bir itiş, son bir hurra yaşıyoruz.
Dolunayın Sabian Sembolü : “Halka Açık Büyük ve Bakımlı Park”
Aslında, her şey yolunda, her şeye özenle ve eksiksiz bir şekilde bakılıyor.
Bu sembolde insanların büyük olasılıkla kendi başlarına elde edemeyecekleri olanaklardan yararlanmalarını sağlayan sosyal bütünleşmenin ve düzenin meyvelerini görüyoruz.
Gerçek medeniyet Toprak Ana’nın koruyucusu olarak hareket etmeyi gerektirir. Bunu başarmak için SAYGI çok önemlidir. Böylece tabiatın armağanlarını hep beraber paylaşabiliriz.
Bu sembol bize Uranüs ve Kova’nın son noktasını da hatırlatıyor: Başarılı toplumlar, gruplar, birlik, aidiyet hissimiz ve özgürlük. ÇEŞİTLİLİĞİN BİRLİĞİ. Serbestçe parkta bir gezinti yapabilmek, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, huzurlu, şifalandırıcı bir ortak deneyim. Duane Rudhyar bu sembolün anahtar kelimesi olarak “Kolektif neşe-keyif-coşkuyu” seçmiş. Diyor ki “Büyük, düzenli ve huzurlu bütünün bir parçası olma hissi bizleri geliştirir.”
Bu dolunay sizi nasıl etkilerse etkilesin, bütünün bir parçası olduğunuzu hatırlayın. Bu sembol her ne yaşıyorsanız bunun bütünün şifasına, kolektifin mutluluğuna ve bolluğuna katkıda bulunan gelişmeler olduğunu söylüyor. Hepimiz dev bir parktayız dostlar ve buraya iyi bakmalıyız.
Ben Boğa dolunaylarını severim. Kalbimizi açtığımızda huzuru, keyfi, maddi güvenliği bulabileceğimiz dolunaylardır bunlar. Fiziksel yaratıma gireriz. Bedenimizi ve banka hesabımızı şifalandırabiliriz. Tabiatın sonsuz cömertliğinin farkına varabilir ve büyük bir şükran hissinde yaşayabiliriz. İnsan olmanın getirdiği ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz harika enerji akışlarıyla hayatta rahatlıkla süzülüp hedefe ulaşabileceğimiz bir potansiyel taşır. Bu temel kural değişmiyor.
Fakat bu dolunayda uyanık ve açık olmalıyız. Geleni olduğu gibi karşılamalı, şaşkınlıkla veya öfkeyle ani tepki vermek yerine kendimize Uranüs’ün getirdiklerini sindirme zamanı tanımalıyız.
Diğer taraftan büyük bir kök çakra uyanışı yaşayacağımıza da inanıyorum. Kök çakra aynı zamanda çok büyük korku, kıtlık, güvensizlik biriktirdiğimiz yerdir. Bu sarsıntıyı kabul edin, elinizden geldiğince topraklanın ve salın, bırakın, arının… İşte böylece bu dolunayın yaratım potansiyelini de hayata geçirebilirsiniz. 11-11 de paylaşmış olduğum yaratım çalışmasını bir alışkanlık haline getirin.
Kök çakranın büyük şifa aracı topraklanma içinse yıllar boyu pek çok yöntem paylaştım sizlerle, eminim sizin kendi yöntemleriniz de vardır. Arama kutusuna “topraklanma” sözcüğünü yazdığınızda gelen çeşitli çalışmalardan herhangi birini yapabilirsiniz. Veya Sabian sembolümüzün dediği gibi büyük ve güzel bir parkta yürüyüşe çıkarsınız.
Bilge Baykuşlar, dürüst olursak bütün bu yazdıklarım belki de sizlere “Ayyyy, bir daha değişim, bıktım artık!” dedirtiyor. Ben de bazen tamamen durağan olmak istiyorum, hiçbir şey değişmesin, sadece huzurla durayım ama hemen ardından içimden yepyeni bir şey geçiyor! Yani bu ruhumuzda var. Ve zor geliyor ama işte tam da o denge yerindeyiz, Akrep-Boğa ekseninde. Bu değişim ve tutarlılık arasındaki sağlıklı noktamızı ilan etmek için büyük bir fırsat.
Sheley Young aracılığıyla Baş Melek Gabriel harika bir kestirme çözüm öneriyor:
Sevgililer, enerjiler her zaman hareket halinde ve değişiyor. Bu, bir gün kendinizi uyumlu ve iyi hissettiğiniz alanın, ertesi gün kendinizi uyumlu ve iyi hissettiğiniz yer olmaktan çıkabileceği anlamına geliyor. Bunun sizi hayal kırıklığına uğratmasına izin vermeyin!
Herhangi bir günde sizi destekleyecek bir enerji her zaman hazır bulunur. Tek yapmanız gereken “Bugün denge noktam neresi?” diye sormak ve sezgisel olarak o noktaya doğru geçiş yapmanıza izin vermektir. Ruhunuz her zaman ama her zaman onun nerede olduğunu bilir. Sadece o alana geçme niyetinizi belirtin ve kendinize geçiş izni verin.
Bu kadar çok değişim ve dönüşümün zaman zaman yıldırıcı görünebileceğini anlasak da, değişim sizi yalnızca gelişme, evrim ve daha büyük bir benlik deneyimi içeren daha iyi bir yere götürecektir.
Hızla değişen enerjiler aynı zamanda teslimiyet ve akış, niyetle hareket etme ve evrenin doğal ritmiyle çalışma konusunda rahat olmanıza da katkıda bulunuyor. Yeni enerjileri kabullenme ile yönlendirmede ustalaşmanıza ve her zaman sizin için mevcut olan destekleri kucaklamanıza yol açıyor.
Hepinize Boğa’nın bolluğunu, huzurunu ve yaratım gücünü getiren harika bir dolunay diliyorum.
©Mor Alev 2024
Görseller: Kök çakra – bilinmiyor, Kadınlar – Tarn Ellis, Park – Alan Parry
YEPYENi! “Sabian Hikayem”. Kendi gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.




