Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Gündönümleri her zaman ışıkla ilgilidir. Kuzey yarıkürede yaz gündönümünde dış ışık, kış gündönümünde ise iç ışık kutsanır ve kutlanır. Gündönümü güneşin bir anlığına durduğu, hareketsiz asılı kaldığı bir değişim zamandır. Yazın kuzey yarıkürede günün en uzun olduğu gündür ve hemen ardından günler kısalmaya başlar. Dişi enerji yeniden yükselmektedir. Güney yarıkürede bunun tam tersi yaşanır. Astrolojide yaz gündönümünde güneş, sıfır derece Yengeç burcuna adım atar ve bu da yeni bir dönemi başlatır. Yengeç öncü dişidir, lider bir burçtur, anne ve bebektir, yuva, halk, kolektif bilinçaltımız ve duygularımız…
Gündönümleri ve ekinokslar hassaslığımızın zirve yaptığı günlerdir. Sezgiler, içgörüler ve hisler berraklaşır. Bir portaldan diğerine geçmekteyizdir. Yaz gündönümünde olabildiğince meşgul geçen bahar biter ve ürünlerin olgunluğa erişeceği sıcak yaz günleri gelir. Dolayısıyla, yaz mevsimi bir anlamda gelişime katkı yapan bakım ve bekleme aylarıdır.
Bu sene 21 Haziran günü saat 17.57’de (İst) gerçekleşecek olan gündönümünden hemen önceki ve sonraki günler canlandırıcı etki yapar. Yorgun zihinler ve bedenleri yenileyen enerjiler akar. Işığın gücü ihtiyaç duymadığımız katmanları sıyırıp atmamıza yardım eder. Evrenin sevgisini, onun harika düzenini hissederiz, sanki bir şeyler bize yardım ediyor gibi gelir. Uzun günleri, daha uzun süren gündoğumu ve günbatımı manzaralarıyla kalplerde bir şeyleri kıpırdandırır. Bu tesadüf değildir. Gerçekten de gündönümü enerjileri gerçek benliğimizle ayağa kalkmamızı, tüm bahaneleri, sahte korunma kalkanlarını atıp kalbimizi kabul etmemizi ister.
Bu da bana bir Khalil Gibran şiirini hatırlatıyor:
Yarım aşıklara âşık olma
Yarı dostlarla vakit geçirme
Yarı yeteneklilerin eserlerine dalma
Yarım bir hayat yaşama
Ve yarı ölü olma
Eğer sessizliği seçiyorsan, o zaman sessiz ol
Konuştuğunda, bitirene kadar konuş
Bir şey söylemek için kendini susturma
Ve sessiz olmak için konuşma
Eğer kabul ediyorsan, bunu açıkça ifade et
Maskeleme
Eğer reddediyorsan, o zaman bu konuda net ol
Çünkü muğlak bir ret, sadece zayıf bir kabuldür
Yarım çözümlere onay verme
Yarı gerçeklere inanma
Yarım rüyalar görme
Yarım umutlar hakkında hayaller kurma
Yarım içmek susuzluğunu gidermez
Yarım yemek açlığını doyurmaz
Yolun yarısı hiçbir yere götürmez
Fikrin yarısı sonuç vermez
Diğer yarın aşkın değildir
Aynı yerde fakat bir başka zamandaki sendir
Sen olmadığında sen olandır
Yarım hayat yaşamadığın bir hayattır
Söylemediğin bir söz
Ertelediğin bir gülümseme
Sahip olmadığın bir sevgi
Bilmediğin bir dostluk
Uzanmak fakat ulaşmamak
Çalışmak ama çalışmamak
Sadece bulunmamak için katılmak
En yakınlarına seni yabancı yapan şeydir
Onları da sana yabancı yapan
Yarım sadece bir acizlik anıdır
Fakat sen güçlüsün çünkü yarım değilsin
Sen tam bir hayat yaşamak için varolan bir bütünsün, yarım hayat değil.
Kahlil Gibran
İşte böylece yaz gündönümlerinde hayat bizi çağırır. Bu gündönümünde hayatı dolu dolu yaşamayı seven, güneşin yönettiği Aslan burcunda harika bir kümelenme görüyoruz. Ay, Venüs, Siyah Ay Lilith, Pallas Athene ve tanrıçaların arasında bir eril, Mars. Dişi enerjimiz, duygular ve yaratıcı öz-ifademiz öne çıkarken eril Mars tarafından destekleniyor. Özellikle Venüs’ün Sabian sembolü, “Geçit Töreni” dikkatimi çekiyor. Yaz boyunca kalbimizin güzelliğini, yaratıcılığımızı, ışığımızı göstermeye çağrılıyoruz. Kendini ortaya koymak ve görülmek olasılığı bazılarımızın ödünü koparsa da.
Bu gündönümü de kolektif ruhumuzu, duygularımızı sonbahar ekinoksuna kadar etkisi altına alacak olan ayın enerjisine dikkat ediyoruz. Ayın Sabian sembolü:
“Cam Üfleyici”
Sıcak, çok sıcak. Kum. Tabiatın armağanı. Sanat. Teknik. Nefes. Kontrollü nefes. Yaratıcılık. Prana. Can nefesi. Ve en nihayetinde, yaratıcı nefes.
Burada önümüzdeki şey, bireyselleştirdiğimiz can nefesidir. Onu beceriklilik, el çabukluğu, hız, çalışma ve kontrolle forma dönüştürürüz. Fikirler böylece nesnelere dönüşürler. Zamanlama önemlidir. Tereddüt ve duraklamaya yer yoktur. Duraksadığınız, şüpheye düştüğünüz an hızınız düşecek, cam soğuyacak ve belki de istemediğiniz bir şekle dönüşecektir. O zaman yeniden fırına gidebilir, camı eritebilirsiniz ama bu tekrarı getirir. Bundan dolayı burada en önemli şey durumun en olumlu yönlerine odaklanmak ve gözünü hedeften ayırmamaktır. Tıpkı Gibran’ın şiiri gibi, yarım yapamayız, yarım ağız evet diyemeyiz, kendimizi bütünüyle vermeliyiz.
Hayat kırılgandır. Cam da öyle. Nefesle yaşarız. Bedenimiz ve elimizdeki hayat ham maddemizdir. Bedene, zihne ve ruha ihtiyaç duyduğu özeni tam da zamanında ve tam da ihtiyaç duyulduğu kadar verdiğimizde hayatımız bir sanat eseri gibi parlayabilir. İlham verebilir.
Cam üfleyici bir sanatçıdır. Bizler de öyleyiz. Hayatlarımızı nefesimizle şekillendiriyoruz. Ve böyle baktığımızda, bu sembol bize diyor ki;
“Elinizdekinin kıymetini bilin. Kumdan cam üfleyenler, kumun kıymetini bildi. Siz de elinizdekilerden güzel, kullanışlı, hayatı geliştiren şeyler yaratabilirsiniz. Kendinizin de kıymetini bilin. Sandığınızdan çok daha yaratıcı, çok daha beceriklisiniz. Nefesinizin kıymetini bilin. Yaratım ondan kaynaklanıyor. Ve tutkularınızın, kalbinizin çağırdığı şeylerin kıymetini bilin. Tutkunun, adanmışlığın, emeklerinizin sıcağında yaratım sahnesi sizin. Yaratın!”
Ve sevgili dostlar, artık derin bir nefes alın. Verirken ciğerleri tamamen boşaltıp gevşeyin.
Bu berraklaşma ve kendiniz olma zamanını iyi kullanın. Hiçbir şeyi yarım ağız onaylamayın, yarım yapmayın, yarım bırakmayın. Gündönümünün armağanı olan bu ışıklı netlik anında kalbinizin fısıltılarına değer verin ve onun ilhamıyla gelen fikir ve hareketlere adanmışlık yemini edin.
Hatırlayın;
Bazen hayat bir bulmaca gibidir. Bazen parçalar birbirine kusursuzca uyar ve bazen de bir parçanın ne işe yaradığını, ne anlamı olduğunu anlayamayız.
Eğer saplanıp kalmış ya da kaybolmuş hissediyorsanız, her zorluk, her engel bulmacanızın yeni bir parçasıdır. Hepsi en sonunda bir araya gelecek ve düşünmüş olduğunuzdan çok daha büyük bir resmi tamamlayacaktır. Bir gün, hiç beklenmediğiniz şekilde her parça kendi mükemmel yerine oturacak ve her şey açığa çıkacaktır.
Evet, bir nefes daha alın, verirken her şeyi salın gitsin.
Sürece güvenin. Şu anda anlamsız gelen zorlu parçalarla birlikte kişisel bulmacanızın süregelen evrimleşmesini kucaklayın.
O çok güzel hayatınız gelişip ilerlemeye devam ederken siz de onu anlamaya çalışıyorsunuz ve bu hep devam edecek. Beklemeyin. Abraham’ın dediği gibi bunun sonu yok. İşte tam da burada, bu sürecin ortasında neşe-keyif-coşkuyu bulun.
Bu gündönümü, ışığını kucakladığınızda tam sevgilerle tam hayatlar yaşadığınız bir dönem getirebilir. Ve bu da şimdiye kadar yaşadığınız en güzel yaz aylarını yaratabilir.
Hepinize armağanlarını kucakladığınız harika bir gündönümü diliyorum.
©Mor Alev 2023
Görseller: Güneş – Pink Tofu, Cam Üfleyici – anonim, Dişi Çember – Tarn Ellis
YEPYENi! “Sabian Hikayem”. Kendi gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Büyük Anadolu Depremi: NASIL YARDIM EDEBİLİRİZ? Ve Sürdürülebilir Destek İhtiyacı. Görsele Tıklayın
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







Yaz döneminde bir sürü gezegen retro durumda olduğu için sürekli korkutan yazılarla karşılaşıyordum. Güzel bir yaz tasvir ettiğiniz için teşekkürler. Bir şeylerin değiştiğini hissediyordum ve 14 gün yazı olmadığı için merak etmiştim yeni gündemi.
BeğenLiked by 1 kişi
❤️❤️❤️
BeğenLiked by 1 kişi
‘Diğer yarın aynı yerde bir başka zamandaki sendir ‘ ne demek
BeğenBeğen
Sevgili Selen, bu dize tam ve bütün olmadığımıza inanarak diğer yarımızı aramamıza odaklanıyor. Oysa bu bir yanılsamadır. Kendimizi aramalıyız, tam içimizde. Dolayısıyla diğer yarımız buradadır, başka birinde değil ve bunu anladığımızda aynı yerde bir başka insan oluruz. Sevgilerle
BeğenLiked by 2 people