Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

2020 Başak Yeni Ayı – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

“Bu yeni ay, Başak’ta, hasat zamanını işaret eden ve bizlere iyi ve besleyici olanı bünyemize uygun olmayan, geri dönüşüm kutusuna atılması gerekenlerden ayırma görevini veren burçta.  Bu burç, buğday tanesini samandan ayırma sürecini sembolize eder. Kelimenin tam manasıyla, bitkinin köyü kış boyu besleyecek kısmını saklayarak, diğer yenilemez parçaların ayrılıp atılmasını anlatır.  Yiyecek stokunu silip süpürebilecek minik yaratıkların ya da bütün bir yığını bozabilecek nokta kadar küçük bir küfün keskin gözlerle elenmesi için hububatın ayrılması sırasında gereken dikkatin önemini düşünürsek,  Başak burcunun görev tarifinde neden metodik, düzenli, ayrıntılara özen gösteren ve odaklanmış olmanın önemli bir yer tuttuğunu da anlarız.  Bir zamanlar bu gerçekten de kışı atlatmak veya açlıktan ölmek arasındaki keskin çizgiydi! Yaşadığımız modern zamanlarda buna metaforik olarak bakabiliriz. Ruhumuzu besleyen şeyleri öz-benliğimiz olmamızı engelleyen oyalanmalardan ayırmak için dikkatlerimizi ince ayardan geçirme zamanı, en alışılmış, gündelik davranış ve seçimlerimizde bile.”

Sevgili Bilge Baykuşlar, astrograph.com’dan Leslie Benson’un yukarıdaki Başak burcu tarifi bu yeni aya tam oturuyor. Üçüncü trimester kapının ağzında. 22 Eylül öğleden sonra ekinoksla son üç aya giriş yaparken dikkatli, disiplinli, çalışkan, odaklanmış olmaya ihtiyacımız var. Başak da işte bu noktada devreye giriyor.

Ben bu yeni ayı çok sevdim. Toprak burcunda olması özellikle yardımcı. Bu sayede sağlıklı niyetler, olumlu odaklanma ve detaylı çalışmayla yaratıma girmemiz çok daha kolay olabilir. Yeni ay, Satürn ve Plüton’a üçgen açıda. Bu da 2020’ye damgasını vuran Oğlak-Satürn-Plüton üçlüsüyle işbirliğine girmeye hazır olduğumuzu anlatıyor. Hatırlayalım, yeni aylar her zaman niyetleri tazelediğimiz ve yeninin tohumunu attığımız zamanlardır. Başak ise bize sağlık, arınma, temizlik ve hasatı anlatır, tıpkı yukarıdaki örnek gibi. Evet, çalışırız, çok çalışırız ama çalışmalarımızın sonuçlarını da çok çabuk alabiliriz.

Yeni ay aynı zamanda ay düğümlerinin arasında, tutulmaların da ortasında. Bu pozisyon bize yeni bir bakış açısının gelişini müjdeliyor ve bu yeni bakış açısı benimsendiğinde bizi kuzey düğüme, en olumlu kaderimize taşıyacaktır. O zaman üzerimize düşen şey, yeni bakış açılarını hemen reddetmeden önce incelemek ve eğer kalbimize sesleniyorsa kabul etmek olmalı. Tabii kuzey düğümü İkizler’de olduğu için bir Başak gibi seçici olmamız çok önemli ve bunu bu sahte haber, sosyal medya çığırtkanlığı çağında sadece bizi nasıl hissettirdiğine bakarak yapabiliriz. Sevgi gibi mi?

Bu yeni ayda sağlık, sağlık hizmetleri, sağlık çalışanları tekrar öne çıkacak, zaten çıkmaya başladı bile, biliyorsunuz. Hijyen ve sağlıklı beslenme, sağlıklı davranışlar son aylarda olduğundan çok çok daha önemli olacak. Ne de olsa Başak’tayız! Hemşirenin ve doktorun burcunda. Bu fırsatı kullanalım. Kendimize sağlıklı rutinler yaratalım, sonbahar geliyor diye içeriye kapanmak yerine  spor olasılıklarına bakalım, tabiata çıkalım ve son defa sağlıklı beslenmeye karar verip uygulayalım! Başak bütün bu yeni başlangıçları destekleyecek ve kolaylaştıracaktır.

Yeni ay, ilginç bir ritüel, arınma ve arıtma sembolünde:

“Buhurdanlık Taşıyan Oğlan Çocuğu”

Hayalimizde canlandıralım, sanırım Elsie Wheeler’ın zihninde gördüğü resim, bir tapınağın ritüele ve ziyaretçilere hazırlanması için çırak veya yardımcı pozisyonundaki oğlan çocuğunun elinde buhurdanlıkla dolaşması ve buhurdanlıktan gelen güzel kokuların tapınağa yayılması süreciydi. Bu hala daha çok çeşitli dinlerde ve dini yapılarda yapılan bir şey.

Günümüzde biliyoruz ki kokular hayatımızın pek çok alanında büyük rol oynuyor. Rose Eveleth, TED konuşmasında kokuyu şöyle tarif ediyor: “Doğduğunuzda kullandığınız ilk duyu. Her elli geninizden birisi bu duyuya ait. Önemli bir duyu olmalı değil mi? Burnunuzdan derin bir nefes alın. Koku duyunuzdan bahsediyorum. Bu duyu müthiş bir şekilde güçlü. Yetişkin birisi olarak on bin farklı kokuyu ayırt edebilirsiniz. Burnunuzun bunu nasıl yaptığına bir bakalım. Koku, havadaki molekülleri burun deliklerinize çektiğinizde başlar. Burun boşluğunuzun %95’i havayı akciğerlerinize ulaşmadan filtrelemek için kullanılır. Fakat burnunuzun en gerisinde, ufak bir deri parçası bulunduğu olfaktör epitel adı verilen bir bölge vardır. Bu bölge kokladığınız her şeyin anahtarıdır. Olfaktör epitel üzerinde olfaktör algılayıcı hücrelerden oluşan bir tabaka bulunur. Bu hücreler koku alan özel nöronlardır. Bir bakıma burnunuzun tat alma organı. Koku molekülleri burnunuzun gerisine çarptığında olfaktör epiteli kaplayan mukus tabakasına yapışırlar. Koku molekülleri dağıldıkça olfaktör algılayıcı hücrelere bağlanırlar. Bu hücreler olfaktör yol boyunca beyine kadar sinyalleri ateşler ve gönderir. (…) Olfaktör nöronlar vücutta her 4-8 haftada bir düzenli olarak yenilenen tek nöronlardır. Bu nöronlar harekete geçirildiğinde sinyal, olfaktör yolu adı verilen bir demetten beyindeki bütün noktalara doğru hareket eder. Bu arada amigdaladan talamustan ve neokorteksten geçer. Bu, görme ve duyma duyularının işleyişinden farklıdır. Bu sinyallerin her biri önce serebral yarımkürenin ortasındaki röle merkezinden geçer ve ardından beyindeki diğer bölgelere dağılır. Fakat koku, çoğu diğer duyudan önce evrimleştiği için bu farklı beyin bölgelerine doğrudan ulaşır. Koku bu bölgelerde ‘savaş ya da kaç’ tepkisini tetikleyebilir, hatıraları hatırlamanıza yardımcı olabilir veya ağzınızı sulandırabilir.”

İşte böyle. Bir şeyin bize iyi ya da kötü geleceğini kokusundan anlayabiliyoruz, bir tehlikeyi kokusundan tanıyabiliyoruz. Kokuyla âşık olabilir veya mis gibi lavanta kokusuyla rahatça uyuyabiliriz! Tütsüler ve kokulu öz yağlar bilinen en eski tedavi yöntemlerindendir. Gündelik hayatımızda nane ve okaliptüsü sıklıkla nefes açıcı olarak kullanıyoruz. Aromaterapi ise son araştırmalarla bir zamanlar elinden alınan saygınlığını tekrar kazandı.

Burada dikkatimi çeken bir başka şey ise Covid-19’un da solunum yoluyla geçmesi, tıpkı koku molekülleri gibi, test ise burnun arkasından alınan mukusla yapılıyor. Hmmm… Bu defa sembolümüz çok yönlü mesajlar veriyor.

Bu sembol bana özellikle bu zamanda hava kalitemize çok dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor. Havalandırın, kapılar pencereler açık olsun. Hala klima kullanıyorsanız, onları kapatıp, doğal yolla serinlemeye çalışın veya filtresini temizleyin. Dışarıya çıkın ve nefes alın. Aynı zamanda, kokuyu ruhunuz ve sağlığınız için kullanın, aromaterapi bu dönemde ihtiyacımız olan şeylerden biri olabilir. Tütsü enerji arınmasında da önemli yer tutar. Ama harika kokan her yer aslında iyi hissettirmez mi? Yani bir anlamda enerjiyi yükseltmez mi?

Şimdi biraz daha ruhani anlama geçelim:

Bu sembol negatif enerjiyi temizleme zamanını işaret ediyor. İlahi varoluşu hissetmek için bir hazırlanma ve arınma süreci. Kendini adamak, kendini bütünün hizmetine inançla sunmak yaptığımız her şeyi kutsallaştırır. Durumları, yerleri ve olayları inancımız, anlayışımız ve sağduyulu davranışlarımızla saflaştırabiliriz.  Semboldeki “oğlan çocuğu” bizlere masumiyeti de anlatıyor. Masumiyet, ne olursa olsun niyet saf olduğunda suçun olmamasıdır. Bu sembolün ruhani önerileri şöyle:

Karşılaştığınız ne olursa olsun, kim olursa olsun, elinizden gelen en iyi şekilde düşünün. Hemen sonuç çıkarmayın. Zihninizi, bedeninizi ve yaşam alanlarınızı sıklıkla arındırın. Bakış açılarınızı ve fikirlerinizi de arındırmaya dikkat edin. Hayatınızı gerçek olanla, güzelle, değerlerinizle doldurun.

Uyarılıyorsunuz, yapmacıklıktan kaçının. Safmış gibi davranmak, insanları yargılarken kendi iç olumsuzluğumuza gözlerimizi kapamak en büyük zehirdir. En baştaki Başak -hasat benzetmesine geri dönersek, odaklanmamak veya bir işi yapıyormuş gibi görünürken baştan savmak sadece bizim değil, bütün bir köyün ürününü mahvedebilir. Prensiplerinize bağlı kalmanız ise hasadınızı verimli kılacaktır. (Bu da beni Covid-19’la ilgili düşüncelere geri taşıyor. Yaparmış gibi yapmayalım, gerçekten bu konuda ne yapıyorsak onu Başak usulü içten ve dikkatle, bütünüyle yapalım.)

Sağlık ve temizlik burcunda sağlık çalışanlarımızı da atlamamalıyız. Sağlık çalışanı derken, hastane çamaşırhanesinde çalışandan, eczacılara, terapistlere, teknisyenlere kadar herkesi düşünelim.  Kendini hizmete adamış bu ışık işçilerine şükürlerimizi içimizden ve dışımızdan iletmeyi hatırlayalım. Kibar davranalım, anlayışlı olalım. Yardımcı olalım. Başak hizmetten ve zarafetten hoşlanır. Biz kendimize Başak usulü iyi bakarsak, biz “sapı samandan ayırmayı” bilirsek, biz enerjimizi yüksek tutarsak hem zinde kalır hem de sağlıklı düşünebiliriz. Bu da sadece kendimize değil, sağlık çalışanlarına da bu zamanda verebileceğimiz en büyük destek olacaktır.

Toparlarsak;

Önümüzdeki dört hafta sağlık ve sağlıklı alışkanlıklar, arınma ve temizlik öne çıkıyor. Yaratım için ideal burçtayız, onun için niyetlerinizi bu birkaç günde saflaştırıp tekrar ilan etmeniz, sonra da onlar için bir başak gibi çalışmanız faydalı olacaktır. Bu zamanda düşmanımız “-mış gibi” yapmak. Yani ne yapıyorsak kendimizi ya ona %100 adayalım ya da yapmayalım daha iyi. Yukarıda kokunun iyileştirici etkisinden bahsettik. Bunu ay boyunca öneririm. Ayrıca her türlü detoks, yeni spor ve beslenme alışkanlıkları için de iyi bir zamana girdik. Bu dört hafta Oğlak’taki Jüpiter-Satürn-Plüton kümelenmesiyle barışmamız ve onlardan destek almamız çok mümkündür. Sonuçta onlar her şey mahvetmediler, sadece çürük temeli ortaya çıkardılar. Bu sırada Mars gerilemesi de devam ediyor biliyorsunuz. O etki için buraya ve buraya tıklayabilirsiniz. Başak yeni ayı 17 Eylül saat 14.00’de gerçekleşiyor. (Ist.)

Hepinize sağlıklı, verimli, mis gibi kokan bir yeni ay diliyorum.

©Mor Alev 2020


En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile çalışmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

10 replies »

  1. Şaşkınlıkla okudum yine, tabiki yine 3 5 gün önce yaşadıklarım yazıda var oldu :)) son 5 6 aydır yoğun stress altında olmamın ve “kendi başıma hallederim yııaaaaa” demenin sonucunu bir sabah yataktan belimi kıpırdatamayarak aldım. Tabi hemen doktora gittim, sonucun “psikolojik” olduğu kanısına varılınca kendime sorular sormaya başladım. Hmm, psikiyatrist mi? İçim hayır dedi. Hmm tekrar terapiye mi başlasam? İçim yine hayır dedi. Ve kendimi aktarda buldum! Bilimum rahatlatıcı otlar,nane yağı… Ve enerjim de belim de 1 günde değişti tabiki… Tesadüf asla değil, dün de bir danışanıma uykuya geçmekte zorlandığı için Nane yağı önerdim(bana iyi geldi ya, paylaşalım tabii:)) diyeceğim o ki, her şeyi bilemeyeceğimiz ve kontrol edemeyeceğimiz tam da bu zamanlarda, ah o nanenin kokusu da kendisi de iyi ki var :)) yeni ay hepimize güzellikler getirsin, önce sana moralev. Sağol Varol.

    Liked by 1 kişi

  2. “Ruhumuzu besleyen şeyleri öz-benliğimiz olmamızı engelleyen oyalanmalardan ayırmak için dikkatlerimizi ince ayardan geçirme zamanı, en alışılmış, gündelik davranış ve seçimlerimizde bile.”

    Ay Mor Alev, ben hic bilmem astroloji ama ben kendi kendime dun tam bu konuda soz vererek uyanmistim, hatta bugun gunun yarisi bitmisken 2 gereksiz girismimi yakaladim bu gundelik davranislarda. Simdi burada gokyuzunun destegini okuyunca cok sevindim.

    Koku kismina ise cok sasirdim! Cunku bugun bogazim giciklandiginda ilk is disari cikip cicekleri kokladim. Korona koku ve tat duyusunu cok olumsuz yonde etkiliyor. Ve uzun uzun dusundum, sadece koku duyusu ne kadar buyuk bir hediye diye! Gelip yazida onemiyle karsilasmak harikaydi. Gunes sistemimizle senkronize gitmek yolumdan emin kiliyor, cok tesekkur ederim. Sevgilerimle!

    Liked by 1 kişi

  3. Merhaba Mor Alev,

    Ben okulum geregi suanda Los Angeles’ta yasiyorum ve malesef ki gectigimiz haftadan beri olan yanginlardan dolayi, buranin hava kalitesi dunyanin en kotusu oldugu soylendi. Camlari bile acmayin diye uyariyor yetkililer, temiz havaya, oksijene hsret kaldik.. Eger alternatif onerileriniz varsa cok yardimci olursunuz. Evin icinde ayni havayi solumaktan basim agriyor gunlerdir 😦

    Beğen

    • Sevgili Naz, aslında bu sembol tam da batı yakasında yaşayanları ilgilendiriyor! Havanızı temizlemeniz gerekiyor! Bunu uzun süreli bir proje olarak düşünün, herkesin katıldığı. Çevre dostu çözümlere odaklanın. Bunun için oy verin, bunun için yardım derneklerine katılın. Çevre kirliliğini, çevre temizliğine dönüştürmeye karar verin. Bu işler bireyden başlar, biliyorsunuz. Pet şişe kullanımı, boşuna yanan lambalar, çöp yönetimi, ihtiyacımız olana sahip olmakla, şımarıklıkla aldığımız ya da tükettiğimiz şeyler… Siz benim ne demek istediğimi biliyorsunuz. İklim değişimi Amerika’ya geldi, Avrupa henüz bunu o kadar şiddetli yaşamıyor. Ama yaşayacak. Tabiatı biz temizleyeceğiz başka kimse değil. Sevgilerle

      Liked by 1 kişi

  4. Merhaba başak yeni ayı belli ki bizi olanın ardındaki manayı görmek için destekliyor..Şuan Covid pozitif ve iyileşme sürecindeyim ilk belirti koku ve tat kaybıydı. Sanki yönümü kaybetmiş gibiydim. Koku alma duyum, hafızamı bana yenileyen hatıralarımdan kodlar taşıyan bedenimin kıymetli bir duyusu ve bu his tehditkar, moral bozucuydu. Hayatın tadı tuzu kalmadı derler ya gercejten gitmişti. Ancak bu hastalığın bizden aldığı çok ağır kayıplar da oldu maalesef ve pekçoklarımızın… verdikleri neydi peki? An,şimdi ve burdaya dönüş.. kimse bilmiyordu yarın nası bir güne uyanacagım bedenime hangi ilaç ne tepki verecek sadece ben, zihnimin yarattığı karmaşayı bir kenara koyup, içimdeki sezgilerime güvenmem gerektiği ama en çok evrene güvenirsem herşeyin şifalanacağını öğretti bana.. şifalanmak illa 3D gözüyle olan iyileşmeK değil içimdeki korkuları vesveseyi tüm negatiften olana kendimi bırakarak salıvererek arınmayı verdi bana .. 🙏🏽Çok şükürdeyim.. ailem ve ben “iyileşme” yolculugunda birbirimizin ve en çok da bu anın ve bize verilen her yeni gün ve doğanın kıymetini bir kez daha kalbimize kadar anlayarak ilerliyoruz🌀eşim ve ben omuzomuza verdik ev işini paylaştık cocuklarımızla karantinamızı başkalarının da hayatlarına kıymet veren her vicdanlı insan gibi çok mühimsedik,tek taraflı değildi bu komşularımdan kapımıza her gün taze yemek geldi🙏🏽gelen her yardıma nefesi rahat aldığımız her yeni güne şükrettiğimizde kalplerimiz yıkandı arındık.. halen karantinayız süreç devam ediyor.. tüm bu sebeplerle, Buhurdanlıkla güzel kokular yayan çocuk sembolü bu döneme dair bana inanılmaz mesajlar barındırdığını hissettiriyor.. aslında burnumuzdaki eski artık bize hizmet etmeyen kancalaşmış kokuları( eski kodları bize iyi gelmeyen geçmiş hatıraları ve bunlarla bizde tetiklenen davranış kalıplarını) alıp yerine yeni dünya bilincinin kokularına; daha hassas birey olmaya dair yeni kodlar, taze kokular mı yayıyor acaba? Her zorluktaki gibi bu hastalıkta bir öğreti ve sanırım insan için en önemli şey olan sağlığımızla sınanıyor olmak, varolma ve hiçleşme arasında yaşarken bedenimize ve bu bedene ihtiyacı olanı, köklerimizden bize yaşam enerjisiyle kök bitkilerle nefes olan ağaçlarla d vitamin olan güneşle veren toprak anaya daha hassas ve nezaketle yaklaşmayı öğretiyor olabilir mi? Zaten tüm mesele bu değil mi olan herseyin ilahi bir kudretin ol demesi ile vuku bulduğunun bilinciyle olanı sevmek ♥️ Ve ardında ki hediyeleri görmek?Dileğim; birimizin deneyimi BİR liğin deneyimi olsun , benim deneyimim hepimize yetsin kimsenin evine covid artık uğramaya gerek duymasın kalplerimize sonbahar yağmurları arınmayı getirsin, evrilelim iyiliğe , herşeyde sevgiyi görmeye 🙏🏽 Teşekkürler

    Liked by 3 people

    • Geçmiş olsun sevgili Ozz. Bu hastalığı ve size kattıklarını müthiş güzel bir şekilde paylaşmışsınız. Çok teşekkür ederim. Tüm ailenize sağlıklı neşe-keyif-coşkulu günler diliyorum. Sevgilerle

      Beğen

  5. İçimden ‘tütsüleri çıkar, sana iyi gelecek’ diyen sesi takiben aylar sonra ilk defa tütsüleri çıkarıp yakmak ve sonrasında cebimi elime alıp bloga girince bu yazıyı okumak!
    Rehberlerimize ve size sonsuz teşekkürlerimle☺️🍀şükredecek ne çok şey var🌸

    Liked by 1 kişi

Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı buraya yazın. Elimden gelen en kısa zamanda size cevap vermeye çalışacağım.Teşekkürler

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.