Yükseliş - Büyük Uyanış

Yeniden İnşaat Başlıyor

IMG_0552Sevgililer,

Bugünden itibaren, eski artık yok.

Belki çözümü yokmuş gibi görünen meseleler hakkında endişe ediyorsunuz – Covid-19, siyaset, finans, -izm’ler, vs. Bugün değişim noktası.

Şimdi yeni dünyanızı yaratmakta olan bir takım değişimleri hissetmiş olsanız da, sadece dünyada bulunmakla şahit olduğunuz yıkımın bir türlü sona ermemesinden korktunuz. Evrenlerden gelen mesajlar tam tersi olduğu halde kaygı ve kaosun asla bitmemesinden endişelendiniz.

Bu ve geçmiş yeryüzü hayatlarınız sizi en iyi zamanlarınızda bile en kötüsünü beklemek üzere eğittiğinden dolayı bu beklenilen bir şey. Ve bu yıkım evresi de en iyi zamanlar değildi. Gerçekte, korku ve öfke hüküm sürdü. Kardeş kardeşe karşı. Anne çocuğuna karşı. Arada bir yerlerde seyrek de olsa sevgi veya neşe-keyif-coşku görüntüleriyle.

Dolayısıyla, yeni dünya işaretlerini orada ve burada gördüğünüzde memnuniyetle şaşırıyorsunuz. Belki o altın bir gün batımı, belki iş arkadaşınızdan kibar bir söz. Veya çok uzun zamandır umduğunuz ama imkânsız olduğuna inandığınız bir ödül. Kristal bardakları yarı boş yerine yarı dolu olan bir dünya algılamaya başlıyorsunuz.

Umudunuz, bitmek bilmeyecekmiş gibi görünen 3D iç karartısı ve çaresizlikle karşılaştırıldığında saadet olarak gördüğünüz şu halin, tesadüfe dayalı olmamasıdır. Bunun sizin ve böyle deneyimlemek isteyenlerin asla sona ermeyen neşe-keyif-coşku hayatı olmasını umuyorsunuz.

İşte yeni gerçekliğiniz böyledir. O ufak neşe-keyif-coşku ve saadet  bonusları genişleyecek. Çünkü dönüşü almayan bir eşiği daha geçtiniz. Geçmiş dönüşü olmayan eşik atlayışlarınız çok daha fazla iç yönelimliydi. Şimdi o bilişi, o neşe-keyif-coşkuyu dış dünyaya genişletme zamanı. Ve siz de bunu yaptınız, sadece kendiniz olarak.

Elbette, bir süre daha yıkımı görmeye ve not almaya devam edeceksiniz, çünkü bir inşaatta iç duvarlar tamamlanmadan ve bina girişi çamurlu izlerin olduğu bir alan olmaktan çıkmadan, ürün bitmemiş görünür. Yani dünyadaki yıkım tamamlanıyor ve yeniden inşaat ise olasılıkları göstermeye başlıyor.

Bu hemen yarın gözlemlenebilecek bir şey değil, çünkü pek çokları yıkım evresinin yasını tutmaya devam edecek.  Fakat benliğinizde bileceksiniz ki, her şey küresel olarak yukarı çıkan bir yola girecek çünkü en dipteki en büyük, en derin korku tamamlanmıştır.

Pek çokları bu son cümlenin nasıl doğru olabildiğini soracak, özellikle Covid-19 kasıp kavururken ve -izm’ler açıkça sergilenirken, siyasi danslar her gün alenen sürerken. Ah, bu da iç dünyanızın harikası ve neşe-keyif-coşkusudur. Bunun doğru olduğunu sadece içten bileceksiniz, dış göstergelerle çatışsa bile.

Yeni dünyanızda, yeni düşünceler, yeni inşaatlar onlarca yıl gerektirmiyor, tek ihtiyaç sadece birkaç dakikalık içgörü.

Sizin ve takipçilerin gücü, anında yaratımdır.

İşte bugün aslında en sonunda becerinizi kabul etmenizle ilgili. Tıpkı Oz Büyücüsündeki Dorothy’nin eve dönmek için tek ihtiyacının topuklarını birbirine tıklatması olması gibi. Oz Büyücüsü, diğer tüm peri masalları gibi, bir defa kendinize inandığınızda açığa çıkan yaratım potansiyellerinize işaret etmiştir. Şimdi biliyorsunuz.

Belki çok güçlü olduğunuzu biliyor ama diğerlerinin yaratım becerilerini merak edip kaygılanıyorsunuz. Bugün bu korkuyu da salıveriyorsunuz. Nihayet, kendi yapabileceklerinizi bilmenize ve diğerlerinin de aynını keşfedebileceğine güvenmenize izin veriyorsunuz.

Siz Evrenlerin kudretli yaratıcı varlığısınız. Şimdi tek başına olmadığınızı anlama zamanınız geldi. Bundan böyle korku dünyasında yaşamadığınızı anlamanın vakti. Ayağa kalkın. Diğerlerinin takip edeceğini bilerek. Korkuyla değil, huzur ve sevginin yeni dünyasını yaratmanın getirdiği neşe-keyif-coşkuyla. Ve öyle de yapacaksınız.

O dünyayı yaratmanın ilk adımı yaratım gücünüzü hatırlamaktır. İkinci adım ise başkalarında da aynı gücün olduğunu tanımak.

İstediğinizi yaratmak için kendinize topuklarınızı birbirine tıklatma izni verin.  Ne yeryüzünde ne de evrenlerde yalnız olmadığınızı içinizde derinlerde bilerek. Bu hayatta dünyaya yaratmak için geldiğinizi bütünüyle sergileme zamanı geldiğini bilerek. Ve bunu tuhaf veya yalnız olduğunuz endişesi olmadan yaparak. Çünkü diğerleri de bir huzur ve neşe-keyif-coşku dünyası yaratmak üzere aynı eşiği  ya yakında geçecekler ya da geçtiler bile.

Ceza veya yalnız bırakılma endişesi olmadan, bütünüyle kendiniz olma iznini kendinize tanıyın. Şimdi tüm görkeminizle siz, sizsiniz. Yeryüzü yapıları imha edildi. Diğer yeryüzü yaşamlarınızdaki gibi yalnız değilsiniz. Yıkıma veya acıya bir ek de siz yapmayacaksınız.

Bugün yeryüzünün yeniden inşaatının başladığı gündür. Çağlar boyu sizinle birlikte yeryüzündeki herkesin de beklemiş olduğu bir gün.  Tasarım ve yeniden inşaatın neşe-keyif-coşkusu başlasın. Öyle de oldu. Âmin.

***

Bilge Baykuşlar, çaresizlik ve güçsüzlük konusunda sizlerden o kadar çok mesaj alırken böyle bir kanallığın gelmesi ilginç! Yaratım gücümüzü tanıyalım. Odaklandığımız büyüdüğüne ve onu büyüten de biz olduğumuza göre, bu platformda sıklıkla sorulan sorular: Neyi seçiyorsunuz? Neye bakıyorsunuz? Dikkatlerinizi neye veriyorsunuz?

Yeniden inşaat için ya da diğer bir deyişle, “yaratıcı ve ilerici çözümler” için odağımız istediğimiz sonuca dönmelidir. Birilerinden şikayet ederek, birilerini hiç de uygun bulmayarak, bir şeyleri yargılayarak, çaresiz hissederek yolumuzu sevgiye çıkarmayı hiç beceremedik!  

Belki de bir şikâyet orucunun daha vakti gelmiştir, ne dersiniz?

Hatırlamak için bir defa daha Şikâyet orucu bilgilerini aşağıya kopyalıyorum:

“Şikâyet orucu” önermeyi en çok sevdiğim yöntemlerden biridir. 2016 ve 2018’de iki defa hepinizi bu uygulamaya davet etmiştim eğer hatırlarsanız. Şikâyet bildiğim en verimsiz, en gereksiz alışkanlığımızdır. Sadece şikâyet ettiğimizi büyütür. Çözüme değil, soruna odaklanırız. Çözüm ise eski değil, yeni enerjidedir. Şikâyet eskiyi tekrarlar.

Ve bir de şikâyet orucuna girince görün, ne kadar sıklıkla orucunuzu bozup yeniden başladığınızı! Benim için de öyle oldu. Zorlu bir egzersizdi, ama gerçekten yaşam değiştirici oldu. Aylarca 20 günlük orucu tamamlamaya çalıştım. Hmm, itiraf edeyim, sadece 10 gün kesintisiz yapabildim ama alışkanlıklarım ve bakış açılarım sonsuza kadar değişti! Hepinize öneririm. Şimdi şikâyet benzeri bir düşünce ya da söze başlarken kendimi genellikle başarıyla durduruyorum, daha yumuşak yapıcı eleştiriye geçiyorum ya da hiç geçmiyorum ve çözümler de çok daha çabuk geliyor. O zaman da harekete edip o şeyi değiştiriyorum.

Şikâyet orucu son derece basit. 20 gün hiçbir şeyden şikâyet etmemeye karar vereceksiniz ve istediğiniz an başlayabilirsiniz, şu an bile! Eğer şikâyet ederseniz, ve edeceksiniz, yeniden 20 günün başına dönerek bir daha başlayacaksınız. Bu da beyninizdeki düşünce kalıplarını, tetiklenmeleri ve şartlanmaları tamamen ve sonsuza dek değiştirecek, bu benim size sözüm!

Brenda Hoffman ve kanallığını yaptığı Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (LifeTapestryCreations.com)


YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2020 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2020 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

15 replies »

  1. İnanılmaz her geçen gün kendime ve hayata inançlarıma da da yaklaşmam için kanal oluyorsunuz 🙏 zihnimde canlandırdığım bir soru ya da fenomenle ilgili aynı gün bana cevaplar gönderiyor günlük yaşantımda aldığımı düşündüğüm mesajlara destek oluyorsunuz.

    Liked by 3 people

  2. Tüm kalbimle ruhumla varlığımla yeniye açıyorum kendimi ve şu an itibariyle şikayet orucuma niyet ediyorum. Sevgi ve ışıkla ❤ Sevgili mor alev sana ve kanalligi yapan ışık dostlara sonsuz teşekkürler. 🙏❤

    Liked by 2 people

  3. Binlerce şükür🙏💞💞🌞
    🤸‍♂️;))))benim topuklar biraz ayrı oldu neyse şikayet yok🥰🎼💃🕺
    *Katrilyon kez teşekkür ederim☝️

    Liked by 2 people

  4. Yaratım hızını gerçekten hep merak ediyordum. Yani gerçekten bir topuk tıklatma hızında olabilir mi ? İstediğim şey akşamına önümde belirebilir mi imkansız olsa bile? Ve birde yaratımı hak etme mevzusu var aklımda. Diğerleri kadar çaba göstermedim ama hala istiyorum. Böyle olsa bile gerçekleşebilir mi ? Peki başkalarının hakkına girmiş oluyor muyum ? İnanın bu soruların cevabını çok merak ediyorum. Blogda okudum ama içime sindiremedim. Umarım sorularım ve cevaplar herkesin kalbine bi nebze ışık olur. Ve blogada bu soruları gönülden kınanmayacağımızı bilerek sorduğumuz bir ortamı hazırladığı için binlerce şükürler olsun 🙏🏼💜✨

    Beğen

    • Sevgili Naz sorularınız ve cevapları: 1- Neden olmasın? 2-Enerjinizi onunla denk tutarsanız, inanırsanız, şüphe ve sabırsızlığı bırakırsanız, hayatınız o şeyin olmasına bağlıymış gibi hissetmezseniz ve içinizdeki engelleri salıverirseniz olur. Olmaması için hiçbir sebep yok. 3- Yaratım bir ödül-ceza olayı değildir. Sadece yaratmaktır. her gün yaşadığınız her şeyi yaratıyorsunuz, iyisiyle kötüsüyle. Dolayısıyla layık olup olmama diye bir şey yoktur. 4- Yaratım için yapılacak iş ????? Bu, bu bağlamda anlamsız bir sorudur. Yapılacak iş yaratım karşıtı inançları salıvermek ve enerjiyi yükseltmektir. Sonra da ilham alarak harekete geçmek. Yani kendinizi birileriyle karşılaştırmanızın bir anlamı yok. 5 – “Başkalarının hakkı” sözleri evrenin sınırlı ve kısıtlı olduğu inancından kaynaklanır.
      Ve Naz, lütfen, hepsi blogda derinlemesine işlendi bu soruların. Eski yazılara bakınız. Sevgilerle

      Liked by 3 people

  5. Hazır hissettiğim anda başlayacağım çok şükür 🙏 ses tonum iyice yumuşuyor ışığımı bırakırken 🙏 hizmetindeyim 🙏 kalp kalbe 🙋‍♀️ ❤️😘

    Liked by 2 people

  6. Biliyo musunuz evimizin dibinde bir inşaat başladı ve ben normalde ” bu gürültü de ne yeter artık diye oraya buraya muhtara şikayetler eden biriyken” şimdi kızımla her sabahki oyunumuz sanki güneş batışı izler gibi o inşaatı izlemek oldu..ben o inşaata bakıyorum ve her malzemeyi bu sıcakta nasıl özenle taşıyorlar, bizi evlerimizde koruyan insanlar, elementler neler kimler diye sevgiyle bakıyorum..bu inanılmaz güzel bir sürec…çok şaşkın ve huzurluyum…bu paylaşımınız yine muhteşem Mor alev ve ben de şikayet orucuma başlıyorum..saat 14.15 tarih 17.07.2020 bakalım ne zamana kadar yapabileceğim…maske takmayan biri gördüğümde ona dua edip onu affetmekle başlamak istiyorum..sizi seviyorum Mor Alev…

    Liked by 4 people

  7. Bu gün Konuştuğum düşündüğüm konu bugün karışma çıktı bu Bile bir topuk tıklatması 🙏Yaradana şükürler olsun🙏Şikayet orucu önerisi için teşekkür ederim sevgili mor alev hepiniz iyiki varsınız.Bu gün için ders ve ödevimizi aldık 👍uygulaması bizden .sınavlar online

    Liked by 2 people

  8. Ah sevgili Mor Alev, yazilariniz bana hep o kadar ters kose oluyor ki,hayirlisi. Son donemde oyle bir havalanmistim ki yaratanin ben olduguna oyle bir inanmistim ki, yaptigim bir hatayla hasretime hasret kattim. O gunlerin sonunda kendimi zerre kadar degersiz, gucsuz hissettim.Yapabildigim tek sey Yaradana siginmak oldu. Hic olmak, hic. Hic olup istemek, belki herkes icin farkli isliyordur, hepimizin dersi baska belki de. Her daim sevgiyle olsun niyetlerimiz. Iyi ki varsiniz, yazilariniz her daim ilham oluyor

    Liked by 2 people

  9. Harika!
    Mor Alev, inanmayacaksin ama daha yazi gelmeden tam kelimesi kelimesine olmasa da enerjiyi/konuyu/basligi biliyordum. Fakat yayinlandigi gun okuyup yorum yazamadim.

    Sikayet orucuna benzer bir seyi ben de soyle yapiyorum: “masum bir dil kullanmak”.icine sikayet,dedikodu,ofke enerjisiyle cikan sozler hepsi dahil masumiyeti ve tatli dili bozan hicbir seyin bogaz cakrami ele gecirmesine izin vermiyorum.

    2 gundur ben eski enerjiyi hatirlamamaya basladim,dusunurken zorlaniyorum 1 hafta onceki enerji bandi 100 yil oncede kalmis gibi. Gorevlerimden biri zaten her an bulundugum mekanda akan bilince kuantum sicramasi yaptirmak ve insanlara kalp cakralarini aktiflestirmeye yardim etmek. Herkesin Tanrinin kahkahasini yureginde duyumsamasini cok istiyorum!

    Tabii ki kanalliklara ve icbilisime guvenim tam, ama gercekten insaat hali tam gaz devam ediyor, gozlemlerim suan icin insanlarin cok yarali ve hem zihinsel hem psisik olarak cok sikintida olduklari bilgisini getiriyor bana. Öncülerden biri olarak,diger tüm öncüler gibi “daha iyi nasil katkida bulunabilirim?” Diye dusunuyorum, motivasyon kaynagim bu,zihnimi boyle kullanmak o kadar buyuk bi nese kaynagi ki.

    Simdiki dilegim,uykumu 3 saate kadar indirebilmek ve bedenimi birakmadan once,ne kadar zamanim varsa o kadar cok nese keyif cosku yaymaya, hayati sevincle deneyimleyip,tam gaz öncülük etmeye devam etmeyi diliyorum. Bedenlerimiz de elbette bu kadar tatli bi enerjiye uyumlu evrimlesicek, cok daha az uyuyup hemencik dinlenmis olarak uyanicaz ve yasamaya devam edicez. Eh yeteri kadar uyuduk zaten,oyle degil mi! Ancak akmayan,motivasyonsuz bir hayatta, celiski ve kendi yarattigi problemlerle dolu bir zihne sahipken 8 saat uykuya ihtiyacimiz oluyordu. Fakat bedensel evrimlesme en sonuncu kisim olacak,cunku genetik/beden karmasi diger herseyden daha saglam ve daha guclu. Umarim bunu da hep birlikte deneyimleyecegiz,her sey bizim suanda isigi sectigimizi/butun oldugumuzu “hatirlamayi secmemize” bagli! Her seyi cok seviyorum! Tesekkurler, Mor Alev!

    Liked by 2 people

      • Sevgili Mor Alev,
        Dalai Lama cok bilgece soylemis ve her sey de dengede anlamli.

        Ama ben yine de bedenin uyku ihtiyacinin zamanla cok azalacagini hissediyorum,cakralarimizdaki akis guclendikce. Bunun icin ozel bir sey yapmak dogru degil ama “olmak” enerjisinde,bu kendiliginden gelecek diye seziyorum. Hpimize,alarmla degil dinlenmeye doymuslukla kendiligimizden ve neseyle uyandigimiz bir alis diliyorum 🙂 Sevgilerimle.

        Liked by 1 kişi


  10. (Bundan böyle korku dünyasında yaşamadığınızı anlamanın vakti. Ayağa kalkın). İnsanın içini ısıtan kelimeler. Aslında korkular da yoktu.

    Liked by 1 kişi