Yükseliş - Büyük Uyanış

Neşe-Keyif-Coşkunuzu İfade Etme Konusunda Akıl Karışıklığı?

Karen Margulis - Painting My WorldDoğru olma ihtiyacınızı semboller veya sözcüklerle bir sisteme bağlamanın ne size ne de diğerlerine faydası olmadığını bilin lütfen. Bu, sizin için bölünme yerine neşe-keyif-coşkuya odaklanma zamanıdır.

Elbette, bölünmeyi görmezden gelmek çoğunluk için pek de kolay bir seçim değildir. Çünkü bütünün sevgi ve neşe-keyif-coşkuyu bulacağını tekrarlaya tekrarlaya iyice aklınıza soktuk. İşte böylece pek çoğunuz bu kavramları dışa çevirdiniz. Dış dünya sevgi ve neşe-keyif-coşku ifade edene kadar, bunları hissetmemeniz gerektiğine, hissedemeyeceğinize inandınız çünkü o kadar çok varlık ıstırap çekerken sizin neşe-keyif-coşkuda yaşamaya hakkınız olmamalı.

Bu, 3D hayatlarınızın ve şu andaki Evrensel prensipleri anlama şeklinizin sonucudur. Sürekli olarak “BİR” olduğunuzu söylemiş olsak da, o Evrensel kavram andaki anlayışınızdan daha farklı. Kendinizin de diğerleri kadar önemli olduğunuzu, öz-sevginin kötü olmadığı inancını kabul ettiniz, ama hala daha neşe-keyif-coşkunuzu ifade etmek ve paylaşmakla ilgili aklınız karışık.

Toplumun çoğu gibi, korkulu, öfkeli veya üzgün olmanız gerekmiyor mu? Peki ya neşe-keyif-coşku hissetmiyorsanız? Nasıl neşe-keyif-coşku çağırırsınız? Bunlar güncel gerçekliğinizden çok, 3D eğitiminizle alakalı.

Doğrusu şu ki, farklı olmaktan korkuyorsunuz, diğerleri ağlarken veya somurturken gülümsemekten. Eğer neşe-keyif-coşkulu hissederseniz, arkadaşlarınıza, akrabalarınıza ve toplumunuza ihanet ettiğinize inanıyorsunuz. Diğerleri neşe-keyif-coşkulu değilse, siz nasıl neşe-keyif-coşkulu olursunuz? İşte böylece pek çoklarınız sosyal üzüntüye tutunuyorsunuz, buna ihtiyacınız olduğu için değil, ama bunu yapmanız gerektiğine inandığınız için.

Hayatınız felaket veya zor mu? Eğer öyleyse, o gerçekliği nasıl değiştiriyorsunuz? Eğer değilse, neden üzüntülü veya öfkelisiniz? Hala daha suçlunun dışınızdaki meseleler  olduğuna inanmaya devam ediyorsunuz, gerçekte kendi gerçekliğinizi siz yaratıyorsunuz.

“Gerçekliğinizi siz yaratıyorsunuz” ifadesi, geçiş-dönüşüm kavramlarına girişlerinizden biriydi. Yani, “kendi gerçeğinizi yine kendinizin yarattığı” gerçeği sizin ve bunun böyle olduğuna inanan herkesin hayatında capcanlı ve işlevini görüyor. Umutsuz hissettirecek kadar fena değilse, dış dünya hakkında endişelenmeye ihtiyacınız yok. Çünkü dış durumlardaki diğerleri değil, sahip olduğunuz duygular  dünyanızı değiştirir.

Hayatın doğru ve rahat görünüşte olduğu dün için özlem duyuyorsunuz. Oysa dün hiç de öyle olmamıştı.

Dün, bazı basmakalıp sözlerle gizlenen şiddetli öfkeyle ve 3D kalplerinize seslenen birkaç hareketle dolu bir dünyaydı. Tanımayı reddettiğiniz nahoş parçaları ise kayalar gizliyordu, toplumunuzun büyük çoğunluğu da böyleydi. O kayalar şimdi yerinden oynuyor. Bu demek değil ki, bahçeniz artık güzel değil, sadece artık kayanın altında olanlarla uğraşılma zamanı geldi. Toplumunuz işte bunu yapıyor.

Göreviniz, kayanın altındakini keşfedenlere patronluk taslamak değil. Göreviniz, neşe-keyif-coşkuya geçiş ve o neşe-keyif-coşkuyu ifade etmektir. Çünkü kayanın altında kalan bile güzeldir ve sadece bahçenin geri kalanından farklıdır.

Uyanışın ikinci ve üçüncü dalgalarında olanlar, bahçenin bütününün güzelliğini ifade ediyorlar, kayanın altındaki o şeyleri de kapsıyorlar. Bunu yaptıkları sıradaki neşe-keyif-coşkuları ise görmeye başladığınız şeydir.

Aynısı Covid-19 için de geçerlidir. Bu virüs hayatınızı dramatik bir biçimde değiştirirken, kendinizi çok daha özgürce ifade etmenize izin veriyor. Yalnız veya huzursuz hissedebilirsiniz. Fakat aynı zamanda, belli şekillerde hareket etmenizi, giyinmenizi ve belli tavırlar içinde olmanızı teşvik eden dış güçlerden bağımsızlığı deneyimliyorsunuz. Yeni keşfedilmiş özgürlük tatlı gelemeye başlıyor. Bunu tanıyın. Ve kendinizi diğerlerinin olmanızı zorladığı gibi değil, gerçekte olduğunuz gibi bildirmenin de tatlı olduğunu kabul edin. Bu virüs hayatlarınızın bir kısmını hoşlanmayacağınız şekillerde değiştirse de, olma özgürlüğünüzü açıyor.

Bazıları toplumun nasıl davranacağınızı dikte ettiğine inanarak bu son cümleyle hemfikir olmayacak. Bu bir dereceye kadar doğrudur. Ama diğer taraftan, yeni hayatınıza hitap edecek yeni yollar buluyorsunuz.

Bu zaman, kim olduğunuzu ve özgür olmak için neye ihtiyacınız olduğunu bulmanızla ilgili. Bazı ilişkiler yaşamını sürdüremeyecek. Diğer ilişkiler yeni etkileşimler formüle edecek. Ve diğerleri de yeni ilişkiler yaratmanızda yardımcı olacak.

Artık 3D’nin giyim, yiyecek, konuşma veya hareket kurallarına esir değilsiniz. İşte böylece kendi iç kurallarınızı keşfediyorsunuz. Biraz daha vakit geçmeden anlayamayacağınız veya keyfine varamayacağınız bir neşe-keyif-coşku.

Aynı zamanda, yeni ilgiler ve yönler de keşfediyorsunuz. Onların arasındaki anahtar nokta da, kayanın altındakini açığa çıkaranlara bakıcılık yapmamaktır. Sizin korku ve acıyı gözden geçirmenize ihtiyaç yok, çünkü siz bunu çoktan yaptınız. Hayatınızda ne neşe-keyif-coşku dolu? Tabiat, aktiviteler, sohbetler, kahkaha, ilişkileri yeniliyor olmak, yeni inanışlar ve hareketler, ve bu devam eder de eder…

Siz yeni bir kişi oluyorsunuz. Sadece bu bile neşe-keyif-coşku dolu. Henüz bulunduğunuz bu çok güçlü pozisyonu anlamıyorsunuz. Onun yerine biraz da popüler olmak isteyen ama diğer popüler çocukların takdirini bir türlü alamayan bir ergen gibi.

Eğer çoktan yapmadıysanız, yakında keşfedeceğiniz şey, popüler çocuklar ne olduğunuz, ne de olmak istediğiniz kişi. Siz yeni yönleri olan yeni bir varlıksınız – daha da önemlisi yeni neşe-keyif-coşkuları olan bir yeni varlık. Toplumun ne kadar berbat olduğunu değil, ama yeni özgürlüklerinizin ne kadar harika olduğunu keşfeden.

Siz kimsiniz? Ve olma aşamasındaki yeni varlığınızı nasıl ifade ediyorsunuz? İşte gücünüz de, neşe-keyif-coşkunuz da budur. Öyle de oldu. Âmin.

Brenda Hoffman ve kanallığını yaptığı Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (LifeTapestryCreations.com)


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.


Telif Hakkı©2020 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2020 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

8 replies »

  1. Sevgili Mor Alev
    Bu yazınız tam gönlüme dokundu. Uzun süre ben de neşemi coşkumu saklamam gerek diye düşündüm, “ e tabi senin tuzun kuru” diyorlar diye suçlandım. Fakat o tuz kuruluğunu ben ken kendim seçerek uzun zaman üzerinde çalışarak yaşamıma kattım, diyemiyordum. Şimdi keyifle hem sevgimi neşemi yaşıyorum hem de açıkca söyliyebiliyorum. “Darısı başınıza, çalış senin de olur😊”

    Liked by 6 people

  2. Bazen gerçekten diyorum resmen beynimi okuyan galaktikler evet kesinlikle varlar…aynı şeyleri diyorum yazınızdaki gibi…başkaları acı çekerken instagrama mutluluk mesajları veren imajlar işaretler koyma diye…ama gerçek görevimiz bu süreci insanların keyif ve coşkuyla geçirmesine de destek olmak, ya da kendimiz olduğumuz sürece aslında ne yaptığımız da önemli değil…tek bir mutluluk damlasının nerelere uçsuz bucaksıza hangi güzelliklere vesile olacağını kim bilebilir? Bir de Mor Alev sizce biz 3. trimestere geçtik mi? Dünkü mesajınızdan sonra diyorum acaba şimdi sırada ne var…bu defa daha hazırlıklıyız tabi…ajandama yazmışım yine sizden bir alıntı… ” gündelik rutinlerinizi değiştirmediğiniz müddetçe asla değişime hazırlıklı olamazsınız” tam böyle miydi bu cümle bilmiyorum ama beni kendime getiren sözlerden biri olacak her zaman..şükür şükür şükür…Amin

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Dilek, orijinal analizimde yazdığım gibi üçüncü trimester sonbahar ekinoksuyla başlayıp kış gündönümüyle sona erecek. Şimdi biraz daha sakin, içe dönük, gerilemeleri bol, uyanışı yüksek ikinci evredeyiz. Üçüncü evre bence ilki gibi çok daha hareketli olacaktır. Sevgilerle

      Liked by 1 kişi

  3. Harika bir yazı, Harika! Teşekkürler bunları söyleyen her kimse her neyse. Bize destek olduğun için, bizi olduğumuz gibi görüp, kabul ettiğin için teşekkürler. Teşekkürler Allah’ım.

    Liked by 2 people

  4. Nese keyif ve coskusunu ifade edenlere, edebilenlere ve hissedenlere selam olsun, benim icin de hissetsinler, anlatsinlar. Katlanarak cogalsin hisleri, benim gibilere feyz olsun. Cok isterdim, cok isterim ben de hissedeyim yansitayim, kimbilir belki yarin belki yarindan da yakin. Sevgiyle, umutla,rumuz bir kucuk eti cin

    Liked by 1 kişi

  5. Beni de olmanız gereken yeni varlıklarsınız cümlesi etkiledi gerçekten bir nefesle dönüşebilecek kadar yakın teşekkürler moralev

    Liked by 1 kişi

  6. Sevgili Mor Alev,
    Yazi kalbime isledi. Ben dünyanin en gözde 1.dunya ulkelerinden birinde, muhtesem guzellikte bi sehirde, ulkenin 3.en buyuk hastanesinde hekimim. Buraya turkiyeden geldim, ne zor bir yolculuk tahmin edersiniz. Hala sınırsız kabulum icin 1 yilim var. Fakat Covid’den dolayi icim icimi yiyor, gönüllü olarak Hindistana gidip cok daha zor durumda olan insanlara yardim etmek arzusuyla yanip tutusuyorum. Fakat bu istegimi sorgu halindeyim. Cunku gercekten uyanmis,butunlesmis yeni bir “kisi”nin istekleri bunlar. Fakat ilginc bi sekilde,sanki zaten derinlerde ben hep boyle biriydim,hatirladim. Sadece yuzeyde “basari ve konfor elde edersem aradigim sevgiyi/paylasimi bulabilirim” gibi bi yanlis inanis yuzuyordu,onunla bu kiyilara yüzmüsüm. Fakat bunu bilsem de adim atmak cok zor, zihnim gorevini yapiyor, kaybedeceklerimin çetelesini tutuyor.Eh onu bugune kadar boyle egitmisim,bu sorumluluk da benim. Fakat gunler birbiri ardina amacsizca devrilirken ben ne kabule ne de degisime adim atabiliyorum. Kararlarimin zemin aldigi sahte inanc sistemleri tuzla buz oldu, eh karar alamaz oldum 🙂 uzun vadede harika bir gelisme bu,olmasi gereken oldu. Ama zamansal olarak cok zorlayici. Suanda oldugu gibi,cogu zaman hastanenin parkinda oturuyorum ve aldigim nefesler disinda hicbir sey bilememenin,hicbir seyi hesaplayamamanin sikintisina gulumsuyorum. Gulmek en cok zor zamanlarda anlamli bence. Sevgiler.

    Liked by 1 kişi