Meleklerle Sohbet

Melekler: Açığa Çıkar. Hisset. Şifalandır. Gör ve Özgürleş

Jason Sinn Photograph
Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Pek çoklarınız diğerlerinin hislerine karşı çok hassasınız. Dünyayı derinden hissediyorsunuz. Korkularını, öfkelerini, hayal kırıklıklarını hissederken, ümit ediyoruz ki sevgisini ve iyimserliğini de hissediyorsunuz.

Zihinsel olarak virüsten korkmadığınızı bilebilirsiniz ancak zaman zaman korkuyu hissediyorsunuz.

Doğal halinizde öfkeli bir ruh olmadığınızı bilebilirsiniz ancak kendinizi asabi ve normalden daha az hoşgörülü bulabilirsiniz.

Bir an gelecek hakkında umutlu ve heyecanlı, hayatta olmaktan dolayı şükreden halde hissedebilir, bir sonraki anda ise endişeler ve suçluluk duyguları sessizce sokulduğunda kendinizle ilgili hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

Kendinize yumuşak davranın sevgililer. Kolektif titreşiminizi yükseltirken, insan ırkında ve kalplerinizin her birinde devasa bir gelişim gerçekleşiyor. Deneyimlemiş olduğunuz her şeyin ötesinde bulunan ve en çılgın hayallerinizde bile düşünemeyeceğiniz bir  karşılıklı bağlantıda olma boyutuna gelişiyorsunuz. Evrene yaydığınız enerjilerin sonuçlarını çok daha çabuk göreceğiniz bir titreşime geçiyorsunuz – daha önce hiç yaşamadığınız şekillerde yaratıma girme fırsatlarınızın olduğu bir titreşim. Sevginin maddeden, merhametin “haklı” olmaktan çok daha fazla değer bulduğu bir titreşime taşınıyorsunuz. Ancak şu anda, dar bir kanaldasınız ve sarsıntılı bir doğum yaşıyorsunuz.

Her birinizde daha fazla ışık yükselirken, karanlığı gizlendiği yerden dışarıya çıkarıyor – eski bastırılmış korkular, gözyaşları, öfkeler, endişeler, suçluluk hisleri – aklınıza ne gelirse! Eski bir borudan temiz berrak su akıttığınızı düşünün. İlk olarak içinden suyla çıkan eski çamur ve pisliktir. Suyu yeterince akıtırsanız, saf ve teniz su kendini gösterir.

Duygular daha da katmerli çünkü dünyayı da hissediyorsunuz. Dünyanın hayal kırıklığından doğan sinirle öfkeniz daha da büyük hissettirecek. Aynı sebepten korkunuz da daha güçlü gibi gelecek. Korkunuz, acınız ve bunun yanında şükür ki neşe-keyif-coşkunuz da öyle! Ne hissederseniz hissedin, kitlesel bilinçte kendi hissinizle uyumlu titreşimi çok daha güçlü hissediyorsunuz.

Kendinizden kaçış yok. Birbirinizle olan bağlantınızdan kaçış yok.

Bu çok basit mantrayı hatırlamanın zamanı geldi sevgililer:

Açığa Çıkar. Hisset. Şifalandır. Gör ve Özgürleş.

Açığa Çıkar:

Bu pandemi sizleri kontrol edemeyeceğiniz durumlara yerleştirdi. Oyalanmalar, dikkatinizi dağıtan şeyler olmadan kendinizle “Olmak” ihtiyacındaydınız. Kendinizi daha iyi tanımak zorundaydınız. Hayatın tamamı bastırdıklarınızı yüzeye çıkarmak için elbirliği etti. Umut ve hayallerinizi şimdi çok daha net görüyorsunuz. Bağlantı arzunuzu, korkularınızı, üzüntülerinizi, yalnızlığınızı, ışığınızı, dehanızı ve parlaklığınızı görüyorsunuz. Bu hislerle ilgili eski hisleriniz de yüzeye çıkıyor!

İnsanlar ölürken önemsiz şeyler için üzülmekten dolayı utanç ve suçluluk duyuyor musunuz? Biz sizleri asla hislerinizden dolayı ayıplamayız.

Harika hissettiğiniz için suçluluk hissediyor musunuz? Biz sizi sadece neşe-keyif-coşku hissetmeye teşvik ederiz.

Mutlu olmak için aslında hiçbir zaman tam olarak yolunda gitmemiş olan bir durumu (iş, ilişki, vs.) terk etmekten dolayı üzülüyor musunuz? Uyanışınızı kutluyoruz.

Hisset:

Bütün bu duygularla yapılacak tek bir şey var sevgililer. Onlarla Olun. Onları derinden hissedin. O kadar da iyi hissetmeyen parçalarınıza sevgi yollayın. Güçlü ve ışık dolu parçalarınıza teşvik yollayın ve onlara suçluluk hissetmeden parlamalarını söyleyin. İçinizdeki insanlarla konuşuyormuş gibi düşünün. Çünkü hakikatten de ruhunuzun içinizde derinlere itilmiş, görmezden gelinmiş, sevilmemiş yönleriyle konuşuyorsunuz. Ruhunuzun bu sevilmemiş parçalarıyla oturup onları şifalandırmanın vakti geldi.

Şifalandır:

Hislerinizi varlığını kabul ettikçe, şifalanmaya başlarsınız. Kendinizi öfkeleriniz, korkularınız, yalnızlıklarınız, suçluluklarınız, utançlarınız, sinir nöbetleriniz, hırçınlıklarınızla bile sevdiğinizde, muazzam göz alıcı ışığınızı, gücünüzü kabul etmekten dolayı suçluluk veya utanç duymadığınızda şifalanırsınız. Sevgi sifalandırır. İçinizde açığa çıkan her şey sadece tanınmak ve sevilmek istiyor. Kendinizi başka şeylerle oylamamaya çalışın. Hislerinizden kaçınmanızı sağlayan eski davranış kalıplarının tuzağına düşmemeye çalışın. Kendinizi derinden hissedin ve kendinizi sevin – bütününüzü. Öz-sevgide ve öz-kabuldeyken çok daha bütün hale gelirsiniz, titreşiminizi yükseltir, sevecen Kaynakla bağlantınızı çok daha derinden hissedersiniz.

Gör ve Özgürleş:

İçinizde yükselen arzuları gözlemleyin. Hayatınızda olmasını arzuladığınız değişiklikleri gözlemleyin. Kendinize bir kenara ittiğiniz hayalleri hayal etme izni verin. Nasıl yaratacağınız konusunda hiçbir fikriniz olmayan hayatlar hakkında rüyalar kurgulamanıza izin verin. Dışarıda “kurallar” tarafından kısıtlanmış hissetseniz de, özgürlüğünüzü içinizde bulun. Ruhunuzu sansürlemeyi bırakın. Hayallerinizi “kabul edilebilir” ve “kabul edilemez” diye ayrıştırıp elemeyi durdurun. Yüz maskesi takıyor olsanız da, düzmece kişilik maskesini çıkarın ve diğerlerinin gerçekte olduğunuz kişiyi görmesine izin verin. Gözlerinizle bağlantı kurun ve daha da önemlisi kalplerinizle bağlantıya geçin.

Haritası bile olmayan, keşfedilmemiş geleceklerinize doğru ilerlerken, kendinize şefkatli ve kibar davranın. Kendinize karşı hassas olun. Hislerinizi hissedin. Açığa çıktıkça, onları sevin ve şifalanmalarına yardım edin. Hayallerinizi hayal edin. Özgün kendiniz olun. Kendi kalplerinizin çevresine çektiğiniz sınırları, kalpler arasında yarattığınız duvarları yerle bir ediyorsunuz. Gerçek kendinizin yüzündeki maskeyi atıyor ve en sonunda gerçekte olduğunuz kadar özgün, güzel, parlak, eşsiz, sevecen ışıkla eş dünyanıza adım atıyorsunuz.

Doğumunuza giden yolculuğunuzun keyfini çıkarın sevgililer, ne kadar zorlu ve karmakarışık olursa olsun. Bizim sevgimiz her gün sizinle. Rehberliğimiz sizinle. Biz sizi asla yargılamayız, her zaman severiz ve sizlerden ricamız, yolunuzda ilerlerken aynı koşulsuz kabullenmeyi kendinize de vermenizdir. Ruhlarınızı sevgiyi hissetmenizi engellemiş olan şeylerden özgürleştiriyorsunuz. Ve bunu yaparken, kendinizi de, insan ırkının tamamını da yükseltiyorsunuz.

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

Ann Albers ve Meleklere çok teşekkürler. (visionsofheaven.com)


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.


Telif Hakkı©2020 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2020 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

8 replies »

  1. Bugün bir arkadaşımla yaptığımız sohbet üzerine yazılmış bir yazı sanki…
    Tam da yazılanları hissetmek, yaşamak yoruyor bu aralar. Duygusal bir dönem galiba ya da süreç iyiyim iyiyim derken yormuş yüreğimi
    Hatirlamadigim ve en çok beni üzen hayallerim… Onların yokluğu… Duygularımın deneyimlerle katilasmasi ve hayallerimi unutacak,beni hayaller kuramayacak bir yere sürüklemiş olması…
    Yeni hayaller kurabilecek miyim bilmiyorum…

    Liked by 2 people

  2. Cok tesekkur sevgili Mor Alev,Ann Albers ve her daim sanki kanalligi birlikte veriyormusuz gibi senkronize gittigim Melekler 🙂

    Cok hizli degisiyorum, hiz cok yuksek ama acele yok.yani hayatin evrenin getirdigi dogal kontrolle gidiyor. Ilk kez “kontrol bende olmali” iluzyonunu biraktim,kontrol tamamiyle Evrende. Tek yaptigim: Evren hizla yol aldirirken oturdugum yerde farkindalikla gevseyip gelene kucak acmak. Iceriden veya disaridan,fark etmez,gelenin aciga cikardigi hisleri yasayip onurlandirmak.

    Sevgili Mor Alev, ben bir soz verdim “ne olursa olsun kalp cakrami kapatmayacagim.” Bu yasama kapanmamak demekti,sevgiyi hic hissedemedigimde bile vazgecmemek demekti. Yasam beni boylece,aklima hayalime gelmeyecek sekilde donusturuyor. Cok sukur. Sevgilerimle.

    Liked by 2 people