Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

2020 İkizler Yeni Ayı – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

IMG_0394Derin bir nefes alın… oh, taze hava… bir nefes daha… belki yıllardır ilk defa bu kadar temiz. 22 Mayıs saat 20.38’de İkizler yeni ayını yaşarken, hava elementinde bir kalabalık görüyoruz.

Fakat değişken burçlar da çok etkili. Yani biraz önce görüp de A olduğuna karar verdiğiniz şey, bir sonra baktığınızda kendini B olarak gösterebilir! Görüntüler, sözler ve sesler her an değişebilir. Düşünce ve kararlar da öyle. Merkür ve Venüs, birleşmiş, kozmik sis makinesi Neptün’e kare açıda. Neptün Balık’ta ve yıllardır yanılsamaların çözülmesine hizmet ediyor. Bu da demek oluyor ki, ortada bir sürü yanılsama, yanılgı, beyaz ve kapkara yalan gezinecek. Akıl karışıklığı, çatışan mesajlar, temelsiz hayaller, algı yönetimi çabaları havada dalga dalga yayılabilir. Dostlar, İkizler sezonuna hoş geldiniz!

Bu yeni ayın Kova’daki Satürn’e üçgen açı yapması çok iyi. Biz oradan oraya zıplayıp, parlak nesnelerin peşinde koşarken, Satürn bir şimşekle (Sabian sembolü: “Beklenmedik şimşek/elektrik fırtınası”) bizi yeniden yetişkin olmaya zorlayacaktır. Böyle bir topraklanmaya ve aklımızı amaçsızca uçmaktan alıp tekrar kafatasımızın içine yerleştirmeye ihtiyaç duyabiliriz.

Bu dört hafta ilk bakışta çok daha rahat ve hafif. Evet, Venüs geriye gidiyor, evet değerimizi ifade etmeyi öğreniyoruz ama yine de daha hafif. Baharın son günleri ve yaz kapıda. Fakat bu sadece bir ilk bakış. Bu yeni ayın Sabian sembolü de ilk bakışta yeryüzünde cennet gibi:

“Tuileries Bahçeleri”

1925’de San Diego’da bir öğleden sonra parkta Marc Edmund Jones,  arkasına kurşun kalemle sadece derecesi yazılmış boş 360 kartı tekrar tekrar karıştırarak spiritüelist medyum Elsie Wheeler’ın eline birbiri ardına verip gelen bilgiyi not ederken ne düşünüyordu? Semboller o kadar ilginç ki… Elise Wheeler hiç Paris’e gitmiş mi bilmiyorum. Dünyanın öbür ucunda ve tekerlekli sandalyede acılarla yaşadığını biliyoruz. Ama Tuileries Bahçeleri? Bu vizyon nasıl geldi? Ve ne demek istiyordu?

IMG_0396Tuileries Bahçeleri, Paris’te Louvre’ın yanında yer alır. Halka açık, Paris’in en güzel yerinde ve içinde vakit geçirmeye doyamayacağınız bir park haline gelmiştir. Ama bu bir İkizler sembolüdür. Önce ışıltılı gelen nesne sonradan başka bir şeye dönüşebilir!

Bahçenin tarihine bakarsak bunu görebiliriz. Bu bahçeler bir zamanlar Tuileries sarayının bir parçasıydı. Tarihin pek de sevgiyle anılmayan kraliçesi Catherine de Medici tarafından yapılması emredildi. Floransalı Medici ailesinden geldiği için çok zengindi. (Onlara orta çağın Rockefeller’ları gibi bakabilirsiniz.) Eşi kral Henry II’nin 1564’deki ölümünden sonra bahçenin yanındaki yeni saraya taşındı. Onaltı-onsekizinci yüzyıllar arasında bahçeler, devasa peyzaj düzenlemeleri ve heykeller sadece güzellik olsun diye inşa edilmiyordu. Diğer her şeyden fazla güç, zenginlik ve hükmetme yetkisini sembolize ediyordu. Halka ve daha da önemlisi diğer nüfuzlu kişilere kim olduğunu göstermek ve bir anlamda gözdağı vermek için. Tuileries Sarayı sonradan çoğu kraliyet ailesi tarafından kullanıldı, ta ki Üçüncü Napolyon’a kadar. Bu sırada bahçe, kendini Güneş Kral ilan eden Louis XIV tarafından 1664’de yeniden düzenlendi. Bir tarafta lüks ve ihtişam, diğer yanda vergilerle ezilen kul-halk. Sonrasını biliyorsunuz. 1789’da Fransız İhtilali, bu bahçelerde özgürlüğünü kutlayan halk, ardından ihtilalin bir fiyaskoya ve katliama dönüşmesi, Napolyon’un imparator yapılması… Neredeyse yüz yıl sonra Paris bir isyanla daha sarsıldı. 1871’de isyancılar sarayı kundaklayıp yerle bir ettiler. Şimdi saraydan iz yok ve bahçeler halkın nefes aldığı, muhteşem heykellerin sergilendiği bir açık hava müzesi gibi. Ama on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında panayırların ve açık hava kafelerinin çoğunlukta olduğu bir sosyal yaşam merkezi haline geldiği bir dönem de görüyoruz, özellikle Monet ve Manet tablolarında.

IMG_0393

Bence bu sembol bir şeylerin arka planını da görebildiğinizde çok daha fazla anlam kazandığını gösteriyor. Evet, hepimiz hayatın güzel şeylerini seviyoruz, rahattan ve güzellikten keyif almayan var mıdır? Zarafet, ince dokunuşlar ve yeri geldiğinde gösterişli manzaralar. Tabiat ve simetri. Burada insanların kendine sorması gereken çok soru var:

Güneş Kral gibi davranma tehlikemiz var mı? Halktan, gerçek hayattan kopma? Sadece yüzeysel yaşama ve sorumluluğu başkalarına yükleme eğilimimiz var mı? Her işimizi başkalarına yaptırmaya çalışıyor olabilir miyiz? Gösterişçi miyiz? Eğer öyleysek hangi güvensizliğimizi saklamaya çalışıyoruz?

Peki, tam tersini düşünelim. Belki şu anda böyle mükemmelleştirilmiş bir ortamda yaşamıyorsak, o güzellikten nefret etme hakkımız var mı? Yakıp yıkmaya?

Arkadaşlar belki kendimize böyle devasa ve sanat eserleriyle dolu bir bahçe inşa edemeyebiliriz, hatta “buna ne ihtiyacımız var!” diyebiliriz. Ama hepimiz kendi cennet bahçemizi evimizde, yuvamızda yaratabiliriz. Ortak alanlarımızı da birer cennet bahçesine çevirebiliriz. İhtiyacımız olan tek şey güzelliğe olan sevgimiz. Ve tabii ikinci ihtiyaç ise, şikayeti bırakıp işe koyulmak. Emek vermeden olmuyor.

İşte bu güzel bahçe de şimdi herkese açık ve geçmiş tarihi de bize en zorlama güç gösterisi mabetlerin bile en sonunda bütüne hizmet edebilecek hale dönüştürülebileceğini gösteriyor.

Ayrıca bu sembol bize bu ay daha fazla dışarıya çıkabileceğimiz müjdesini de veriyor olabilir.

Fakat Sabian sembolleri sadece burada durmuyor, bu yeni ayın hikayesine bir katman daha ekliyorlar. Venüs ve Merkür, İkizler’de birleşerek geçen gün konuştuğumuz isyan derecelerinden birini aktive ediyor:

“İşçi hakları mitingi”

Burada bir protesto var, emeğinin karşılığını isteyen insanlar topluca bir araya gelmiş. Aklıma, “istemezsen elde edemezsin” sözleri geliyor. “Böyle gelmiş, böyle gider” sözlerinin tam tersi. Venüs geri giderken, içimizdeki isyanı uyandırıyor. Merkür aynı derecede ilerlerken taleplerimize ses vermemizi sağlıyor. Daha iyisine layığız. Daha iyisi olmalı.

Ama Neptün karede olunca, son derece haklı olan talepler yanılgılar arasında boğulabilir. Yanlış kararlar alınabilir veya kullanılabiliriz. Dikkat! İsyanınız sadece ve sadece size ait olsun. Duygularınızın manipüle edilmesine izin vermeyin.

Çaremiz nedir? NEFES. Arkadaşlar, tansiyon yükseldiğinde, bilgiler bombardımana, duygular çığlık atmaya başladığında önce nefes alın. Bir durun. Sonra harekete geçin. Ve unutmayın. Söylenen her şeye cevap vermek zorunda değilsiniz. Her soruyu yanıtlamak zorunda değilsiniz.

Bu iki sembol bir araya gelince ortaya bir “varlar ve yoklar” resmi de çıkıyor. Bahçeler bir kadının ve sonra da kendini güneş kral ilan eden bir hükümdarın güç gösterisiyse, o bahçeler için akan para ve çalışma da halktan geliyordu. Covid-19, varlar ve yoklar arasındaki uçurumu bütün derinliğiyle gösterirken, duygusal isyanlar ve protestolar bütün dünyada görülebilir. Neptün karesi bu gösterilerin saptırılmasına yol açabilir. Ancak, burada kurtarıcı Satürn’dür. Ona güvenir ve akıllı, olgun seçimler yapar, aşırılıklardan kaçınır,  isyan edilen şey, çözümleriyle beraber berrakça ifade edilirse,  isyanın haklılığının kanıtlanarak kalıcı değişime yol açmak ise işten bile değil.

Son olarak kısa bir not eklemeliyim. Bu yeni ayla birlikte bu yazın tutulma dönemine de giriş yapıyoruz. Buna İkizler Tavşan Deliği diyebiliriz. Bazı şeyler Covid-19 yüzünden zaten gerçeküstü gelirken, bir de Alice Harikalar Diyarını düşünün. Her şey alt-üst, her şey bir tuhaf… Bu dönemde Sarah Varcas’ın “Kimin düşüncelerini düşünüyorsunuz?” analizi başucu hatırlatmamız olsun. İçimize aldığımız bilgiler konusunda son derece seçici olmalıyız.

Hepinize harika bir İkizler sezonu diliyorum.

©Mor Alev 2020


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile çalışmak istiyorsanız buraya tıklayınız.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

6 replies »

  1. Lutfen hep bol bol yazin, sizin yazilariniz Evren den cok mesaj veriyor. O gun ne yasiyorsam tamamiyla yazilarinizda cikiyor. Sevgiler.

    Liked by 1 kişi

  2. Muhtesem! Bahceler sembolu bana sunu dusundurdu: icdunyamizi,bu hayatta oldugumuz insani yonetim ve sergileme bicimimiz. Belki bedenimizi,yeteneklerimizi,yasamimizi,karakterimizi sevgi barindirmadan,guc gosterisi ve gosterisi kanitlama amaciyla kullandik uzunca bir sure.Gunes Kral gibi. Artik icdunyamizin ozgurlugune evsahipligi yapan muhtesem bir bahce olabilir yasamimiz. Hicbir tiranlik olmadan. Bahce hep ayni bahceydi,insan ayni insan.sadece bakis acimizi sevgiye kaydirinca degisim kacinilmaz olacak. Isyanin yakip yikmamasini, sadece kararlik gucu vermesini saglamak da bizim elimizde. Ancak o zaman ilk kez “farkli” bir yaratim yapacagiz. Cok tesekkur ederim sevgili Mor Alev. Sukranlarimla

    Liked by 2 people

  3. İki kere rüyamda gördüğüm bahçeye çok benziyor at arabalarıyla gittiğim neresi bu ne kadar güzel dediğim bi yer .. bi kaç kez daha okuyup rüyamın bana ne anlattığını anlamaya çalışıyorum , kendi duvarlarımın içine hapsolmuş bi boşluğa sürüklendim kendime yaptıklarımı eleştirirken mor alevi okumak hayatımın en güzel şeyi.. Sevgiyle kalın ..

    Liked by 1 kişi