Meleklerle Sohbet

Geleceği Resmetmek

Pilar Sala - Naive Art
Sevgili Dostlar, bir ayı çoktan geçti. Ama bu olağanüstü durumun henüz başlarındayız. Bu sırada aradan sanki yıllar geçmiş gibi geliyor da olabilir. En başlarda içimizde bulduğumuz ve sarsılmaz görünen kararlılık, umut ve iyimserlik bıkkınlığa dönüşüyor olabilir. İnsanız ve yüzyıllardır içimize işlediğimiz bir karamsarlık ve korku alışkanlığı da var. Özgürlüğün kendi elinde olmamasının getirdiği bir sıkışmışlık hissi. Sağanak yağmur yağsa bile dışarıya çıkma özlemi… Kucaklaşma özlemi… İstediğimizi yapıp yapmamanın sadece kişisel iradeye bağlı olduğu, istersek yapacağımız, istemesek yapmayacağımız özgür günlerin özlemi… Daha az kaygılı günlerin özlemi… Andaki durum böyle. O zaman önce Abraham’ın daha önce de paylaşmış olduğum şu sözlerine kulak verelim:

İnsanlar diyor ki, “eğer hep hedefler koyuyor ve geleceğe uzanıyorsam, şimdiki anımı çarçur etmiş olmuyor muyum?”  ve biz de diyoruz ki, eğer bu şimdide, kendinizi iyi hissetmek için gelecekteki bir olayı kullanıyorsanız, bulunduğunuz anda iyi hissediyorsunuz. Ve bulunduğunuz anda iyi hissetmeniz, bulunduğunuz anı değerlendirmenin en iyi yoludur.

Abraham-Hicks

Ve haydi gelin bugün kararlılığımızı, iyimserliğimizi, umudumuzu pekiştirelim ve geleceği resmedelim birlikte, elbette meleklerin yardımıyla…

Ann Albers zaman zaman haftalık mesajlarında Summer Bacon isimli bir kanaldan ve kanallığını yaptığı Dr. Peebles isimli bir ruhtan bahseder. Daha önce dünyada yaşamış olan Dr. Peebles, kendini melekler grubunun sözcüsü olarak tanıtıyor. Summer Bacon bir trans medyum ve kayıtlarını internet sitesinde bulabilirsiniz. (summerbacon.com) Bu hafta Ann Albers’dan aşağıdaki e-mail geldi:

“Arkadaşım, Summer Bacon inanılmaz bir trans medyum ve çok güzel bir ruha kanallık yapıyor. Summer ve ben sıklıkla benzer bilgilere kanal oluyoruz, elbette kendi tarzımızla. Ve her ikimiz aracılığıyla melekler, bu pandeminin tüm dünyada faydalı sonuçlara yol açacağına odaklanmaya devam ediyorlar. Ancak bunun, bugün Summer’dan gelen mektup kadar dokunaklı ve kolay anlaşılır olduğunu şimdiye dek görmemiştim. Umut, cesaret ve ilham için okuyun.”

Ve sonra da, mektubun tamamını iletmiş. Birlikte okuyalım:

Bana Gösterilen İyi Şeyler – Summer Bacon

20 Mart 2020’de Dr. Peebles’ın koronavirüs hakkında konuştuğu kanallığı yaptığımda henüz Arizona’da kanunen sosyal izolasyona girmemiştik. Daha sonra beni seven ve Dr. Peebles’la olan çalışmama inanan iki kişi tarafından Zoom üzerinden açık oturumlar yapmaya teşvik edildim. Bunun olabilirliğine bakmak için saatler harcadık, evet olabilirdi ve hala da olabilir.

Fakat gariptir, bir oturum yapmak bir türlü içimden gelmedi. Bir türlü bunun için heyecanlanamıyordum.

Bende bir tuhaflık olduğunu hissetmeye başladım. Neden Dr. Peebles’a kanallık yaparak insanlara yardım etme arzusunu yaratamıyordum, özellikle de bu zamanda?

Geçen Cuma sabahı her sabah olduğu gibi duaya çekildim ve Dr. Peebles ile konuştum. Bütün hafta çalışmaktan yorgun olduğum ve Cumaları kanallık yapmadığım tatil günüm olduğu halde, eğer online oturum yapmayacaksam, belki en azından Dr. Peebles’ın mesaj verdiği bir başka mp3 kayıt yapabilirim diye düşündüm. Ve ona dedim ki, “Bugün sana kanallık yapmayı istiyorum. Bu zamanda herkesle paylaşmak istediğin nedir?”

Transa girerken bedenim sarsıldı, Dr. Peebles geldi ve sadece “hiçbir şey” deyip gitti.

Transtan çıktım ve güldüm.  İnanamayarak ellerimi gökyüzüne uzatıp yüksek sesle “Hiçbir şey?” dedim. “Hmm. Dr. Peebles bu hiç de sana benzemiyor, senin söyleyecek bir şeyinin olmaması hiç de normal değil.”

Sonra onun yanıtını duydum. “Söyleyecek hiçbir şeyim yok, çünkü bu herhangi bir şey söyleme zamanı değil. Bu insanlara balık verme zamanı değil. Bu onların kendi ağlarını atma zamanı.” Ekledi, “ve sen Summer, senin dinlenmeye ihtiyacın var.”

İnsanların dışarı çıkamazken, her zamankinden fazla içe gitme zamanı olduğunu ve bu çok önemli iç gözlem dönemini rahatsız edemeyeceğini söyledi. Bana pek çok şey gösterdi.

Bana birbirimize ihtiyacımız olduğunu öğrendiğimizi söyledi. Bunun birbirimizi koronavirüsten korumak üzere kendimizi yalıtmaktan çok, bu yalıtımda ne kadar birbirimize ihtiyaç duyduğumuzu anlamakla alakalı olduğunu söyledi. Yalıtım ve sosyal mesafe birbirimize yakın olma arzumuzu katlayarak büyütüyor.

Ve sonra Dr. Peebles bana bu deneyimden öğreneceğimiz bir sürü şey anlattı ve gösterdi…

İnsan bağlantısını ne kadar çok arzuladığımızı

İnsan dokunuşuna o kadar aç kalacağız ki, pek çoklarımız birbirimizin kollarına koşup kocaman kucaklayacak ve neşe-keyif-coşkuyla bunlar sosyal medyada paylaşılacak. (Bana gerçekten sosyal medya fotoğraflarını gösterdi)Bundan böyle asla ve asla bir beşlik çakmayı, el sıkışmayı ve hatta bir kuyrukta birbirine yakın durabilmeyi hiçe saymayacağız.

Ancak, bana aynı zamanda bu zamandan korkuya derinden kapılmış bir şekilde çıkan, virüs ve insan dokunuşundan kaygı duyacak olan insanları da gösterdi. Her zaman bu insanlara karşı yumuşak ve hassas olmalıyız, çünkü bir kısmı bu hayatlarında şifalanmayacaklar.

Güçlenen bağlantılarımızla nasıl Toprak Anayı şifalandırdığımızı

Dünyanın bu zamanda oluşan tazelenmesi ve kendini onarmasının güzelliği ve mucizesinden nasıl büyük bir keyif alacağımızı, Toprak Ana ve Gökyüzü Babayı korumak için birlikte çalışmak üzere küresel grupların oluşacağını (şimdikinden çok daha fazla) gösterdi.

Kendilerini topraklarımızda, denizlerimizde, hayatlarımızda yeniden göstermelerinden dolayı duyduğumuz mutlulukla, hayvanlara çok daha fazla saygı gösterilecek ve onurlandırılacaklar. Toprak Ana yumuşaklık, toparlanma ve canlanma öğretmenimiz haline gelecek. Ve biz de bu dünyada gezinirken çok daha yumuşak olmayı isteyeceğiz. Şimdiye dek olandan çok daha fazla insan bahçeler ekmek, dışarıda, doğada vakit geçirmek isteyecek.

Devlet/Ülke/Şirket/Aile başlarının kendilerinden “düşük” olduğuna inandıkları insanlara nasıl ihtiyaç duyduklarını keşfedeceklerini

Maddi ve fiziksel “güç” pozisyonlarında olanların zenginlik ve gücün ne iyi sağlığın ne de gerçek dostlukların garantisi olmadığı konularında çok büyük aydınlanmalar yaşayacaklar.

Pek çokları kendilerinin de ne kadar çok korkmuş olduklarını halka açacaklar ve varlıklarını ülkelerin-toplumların-işyerlerinin yeniden inşa edilmesi için sunacaklar. Böyle bağışlar genel gidişatın büyük parçası olacak.

Toplumumuza daha az hizmet ettiğine inandıklarımızın (ör. Market çalışanları, çiftlik çalışanları ve diğerleri) nasıl bu dünyanın dönmesini sağladıklarını

Bu dünyadaki hayatımızın sorunsuzca devam etmesini sağlayacak şeyleri ve yiyecekleri yapan, dağıtan ve satan kişilere karşı çok daha büyük bir saygı olacak. Ücret ve diğer imkanlarının yükselmesi ve düzeltilmesi için büyük bir hareket olacak.

Eğitim sisteminin nasıl değişeceğini

İnsanlar, çocuklarımızın gelişen ihtiyaçlarının daha iyi karşılanması için eğitim sistemlerinin değişmesini tartışacaklar. İnsanlar “çocuktan yönlendirme alan” eğitimi takip etmeye çok daha yatkın olacaklar, yani belli bir yaş grubunda oldukları için belli bir dersin zorlandığı sistem yerine, çocukların ebeveyne ve öğretmene neyi öğrenmeye hazır olduklarını gösterdiği bir düzen. Geçmiştekinden çok daha fazla çocuk evde eğitim görecek ve aileler evlerini ve zamanlarını bunu sağlamak üzere değiştirecekler.

Ateşkesler olacağını

Siyasetçiler tarafından değil, fakat çeteler ve diğer “şiddet yanlısı” grupların içinde gerçek gücün savaşı değil, sevgiyi teşvik etmekte yattığını görenler tarafından. Toplumları yeniden inşa etmek için çok daha büyük işbirliği olacak.

Nasıl cep telefonlarını bırakıp yüz yüze vakit geçirmenin keyfini çıkaracağımızı

Bunun için bir açıklamaya gerek yok.

Perakende satışın nasıl da büyük bir güçle geri döneceğini

Malları dükkanlar aracılığıyla satan ve dağıtan bir dünyaya geri dönmek isteyeceğiz, çünkü hem birbirimizle hem de şeylerle somut bağlantıyı hissetmeyi arzulayacağız. (sergilenen mallara dokunmak gibi) Alışveriş alanları ve yiyecek hizmetleri yeniden canlanacak.

Saatlerini yollarda kaybetmek yerine evden çalışıp aileyle bağlantıda olmanın nasıl bir rahatlama ve neşe-keyif-coşku getirdiğini ne kadar çok insanın anlayacağını

Bu zamanda evden çalışanların büyük çoğunluğu müdürlerine dönüp “Evden çalışıyordum ve felaket olmadı, her şey yolunda. Ben evden çalışmaya devam etmek istiyorum.” diyecekler. Ve pek çok işveren buna katılacak.

Komşuyla paylaşılan bir fincan kahvenin nasıl şehirde eğlenceyle geçirilen bir geceden çok daha öte olduğunu bulacağımızı

Ve birbirimizi dinlemenin, birbirimizi tanımanın, birbirimizi sevmenin (milliyet, renk, inanç, siyasi eğilim, müzik sevse de sevmese de, glütensiz yaşayan, vegan veya et yiyen, cinsel tercihi ne olursa olsun) burada bulunmamızın sebeplerinden biri olduğunu göreceğiz.

#birbirimizeihtiyacımızvar Koronavirüs ne engel, ne sınır ne de kısıtlama tanıyor. Ne kadar para kazandığınız, hangi dinden olduğunuz, kime oy verdiğiniz, cildinizin rengi onun umurunda değil. Hepimizin tek bir ırk olduğunu anlamamız için çalışan büyük bir öğretmen: Tek bir ırk, et ve kandan yapılmış.

Dr. Peebles koronavirüsün “dişi” olduğunu söyledi

Ve bunu duyunca, kaygılandım. Bir defa daha mı kadınlar suçlanıyor, utandırılıyor? Yani şimdi koronavirüs dişi enerjinin suçu mu?

Dr. Peebles’a bunu sordum ve bana dişi koronavirüsün dünyada nasıl İlahi Dişi gibi hareket ettiğini gösterdi. Yavaşça, sessizce dünyanın kaç bucak olduğunu göstererek, öğreterek, kendi ardımızı toplamaya bizi zorlayarak, birbirimiz hakkında farkındalığımızı yükselterek, gerçek hayallerimizi yaşamamız için bizi isteklendirerek ve birbirimize ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu öğrenmemizi sağlayarak.

Sosyal mesafenin bizleri birbirimiz hakkında çok daha fazla farkındalığa zorladığını

Bütün bunlar olmadan önce de kendimiz sosyal tecrite sokmuştuk. Cep telefonlarımıza, bilgisayarlarımıza, tabletlerimize bakarak. Dükkanlara gitmenin yerine internet alışverişi gelmişti. Sanal gerçeklik. Şoförsüz arabalar. Yapay zekâ. Daha fazlasını söylememe gerek var mı?

Sosyal mesafe birbirimizin şiddetle farkında olmamızı ve uyanmamızı sağlıyor. 2 metre uzak durma dansını yaparken, birbirimizin gözlerinin içine bakıyoruz, sıklıkla sözcükler olmadan iletişime giriyoruz, hatta bazen sezgilerimizle. Herkesin bu sosyal mesafe zamanında birbirinin nasıl farkında olduğunu görmek ilginç değil mi? Geçmişte birisi size çarparak geçer, elinizdekini düşürmenize sebep olabilir ve bunun hiç farkında olmayabilirdi. Şimdi yüz maskelerine rağmen gözerinizin içine bakıyorlar. Ve aramızdaki mesafeyi onurlandırırken,  iletişime giriyoruz, enerjimizle, telepatik olarak ve bazen de sözcüklerle. Bu işbirliği deneyiminde tuhafça sevecen bir şey var. Gerçekte, bu zamanda telepatik ve psişik becerilerimizi tekrar uyandırıyoruz. Daha sık dua ediyoruz, uzaklardaki sevdiklerimizi düşünüyoruz ve tekrar onlarla olmanın özlemini duyuyoruz. SEVGi enerjisi, tekrar birlikte olma özlemimizle katlanarak büyüyor.

Bana gösterdiği başka bir şey daha var.

Dr. Peebles’ın bütün bunlar bittiğinde dünyanın nasıl olacağını benimle paylaşmasından büyük bir keyif aldım. Her şey bir yana, o sonsuz bir iyimser, yeryüzündeki tüm deneyimlerimizin kar hanesinde sadece sevgiyi görür.

“Ama ” dedim, ” İşlerini, işyerlerini kaybeden onca insana ne olacak? Yiyeceği, parası olmayan ya da evini kaybetmek üzere olan insanlara ne olacak?” İtiraf edeyim, daha az şanslı olanlar için bu zamanda oldukça fazla gözyaşı döktüm, katlanmak zorunda kaldıkları hakkında çaresiz, yetersiz ve öfkeli hissettim.

Dr. Peebles bana güven verdi, “Bu onların yolculuğu, senin değil. Onlar için dua et, onları sev, onları tanı, fırsat çıktığında yardım et. Fakat onların deneyimlerini her gün empati yaparak yaşamak zorunda değilsin. Senin görevin, Summer, bugün sahip olduklarına şükretmektir.”

Sonra insan ruhunun zorlukları yenme, çarçabuk iyileşme ve yaratıcılık gücünden bahsetti. “O kişilerin çoğunluğu hayatlarını yeniden yaratacak zeki ve pratik çözümler bulacaklar. Varoluşlarının kısıtlayıcı paradigmalarını kıracak ve çok daha harika yaşam yolları keşfedecekler. Birbirilerine yardım edecekler, yeni işyerleri ve çok daha fazlasını yaratacaklar. Kalpler açılacak, insanlar çevrelerindeki dünyayı mucizevi şekillerde yeniden inşa etmek için sevgi dolu zamanlarını ve dikkatlerini buna sel gibi akıtacaklar. Sevgi egemen olacak.”

Normal hayatlarımıza geri dönmeyeceğiz

Olağanüstü bir yeni dünya inşa edeceğiz.

Dr. Peebles, kendimiz ve çevremizdeki hayat hakkında yeni bir farkındalığa ve birbirimize ne kadar ihtiyacımız olduğuna uyanırken, huzurla, sevgiyle ve uyumla birlikte çalışma fırsatlarını kutlayacağımız, yeni dünyamızın bir sürü güzel resmini gösterdi.

Öğrendiklerim şunlar:

Bu zaman biz empatlar için dayanılması inanılmaz zor olabilir. Başkalarının acı ve korkularını hissetmeye çok meyilliyiz. Biliyorum ben öyleyim ve bazen bu beni paramparça hissettiriyor.  Sonra bir gün, yine özellikle çaresiz hissettiğimde, herkesin gözyaşlarını silmek, tüm mali sorunlarını çözmek vs. isterken, dedim ki “Yaratan, bugün senin için ne yapabilirim? Benim birisine yardımcı olmamı istiyorsan, lütfen bana bildir. Ben hizmetindeyim.”

Sonra da markete gittim. Tam markete girmek üzereyken, bir kadın sesi duydum. “Summer, sen misin?” Genç bir kadın bana doğru geliyordu, iki metre sınırının hemen öncesinde durdu. Birbirimizi kucaklama isteğini hissedebiliyordum. Bir defa yüz yüze çalıştığım bir danışanım olduğunu biliyordum ama ismini hatırlayamadım. Biraz sohbet ettik ve sonra ona sorma ihtiyacı hissettim. “Nasılsın? İhtiyacın olan her şeye sahip misin?” Biraz hüzünle başını salladı ve dedi ki, “Evet, Ben iyiyim. Sadece yeterince yiyecek kuryesi işi alıp benzin için para biriktirmek ve gidip çocuklarımı görmek istiyorum.” Bu, sosyal tecrit zorunlu hale gelmeden önceydi ve biliyordum bu fırsat çok vakit geçmeden kaçacaktı. ” Burada bekle. Bazı ihtiyaçlarımı alacağım, sonra bankaya gidip ihtiyacın olan parayı çekelim. ŞİMDİ gidip çocuklarını görmen gerekiyor ” Gözlerinden yaşlar geldi. ” Ne? Gerçekten mi? Daha şimdi şuradaydım” Uzak bir köşeyi gösterdi. “Ve dua ettim, bana yardım edecek kimse var mı, gerçekten yardıma ihtiyacım var dedim.”

Bugün Yaratan için ne yapabileceğimizi sorarak, herhangi bir zamanda tam da bize ihtiyaç duyulan yerde olduğumuza inancımızı ve güvenimizi veriyoruz. Dünyadaki acı ve güçlüklere nasıl son vereceğimizi çözmek zorunda değiliz. Yaratan bunu nasıl yapacağını biliyor. İhtiyacımız olan tek şey, çağrıldığımızda hizmette olmak.

Çünkü, birbirimize ihtiyacımız var.

Çok zaman olmadı, sürekli insanlar görüyorum, kozalarından çıkan ve biraz da şoka girmiş, akılları karışmış halde, kelebek gibi rengarenk kıyafetler içinde. Bu zamanın yaptığı şeyin güzelliğinin adına dünya gezegeni denilen bu çok çeşitlilik olan okulu bir araya getirmesi olduğuna inanıyorum. Birden bire çeşitlilikte birlik var ve bugünden itibaren büyümesi için dua ediyorum. Kozalarımızdan çıkarken, dua ediyorum, kanatlarımızı açmak için birbirimize yardımcı olacağız, gerçeğin ışığında kendimizi ısıtacağız ve o çok güzel Toprak Anamızda yaratılmış olan bu alışılmadık huzurun keyfini çıkaracağız. Ve dua ediyorum, umuyorum, derin, sıcak, içten, sevgi dolu kucaklamaları, saygı dolu sohbetleri ve hep sahip olmuş olduğumuz ve ne kadar kafeste tutulsak da, tecritte kalsak da bizden asla alınamayacak şeyler için şükranlarımızı paylaşacağız. Yani ezeli ve ebedi SEVGİyi.

***

Summer Bacon’a, Anna Albers’a ve bu platformda ilk defa ağırladığımız Dr. Peebles’a çok teşekkürler.

Gelecek vizyonumuz rehberimiz olsun. Bundan da güzelini, özgürünü, hafifini düşünelim. Bıkkınlığa, şüpheye izin vermeyelim. Aklımıza gelen yaratıcı çözümleri not alalım. Ve yaşayalım, tecritte de olsak, sokağa çıkma mecburiyetimiz de olsa, yaşayalım. Dolu dolu. Minnetle. Severek. Bu hayat yaşamak için. Yardıma ihtiyacınız olduğunda isteyerek. Yardım edebileceğinde harekete geçerek.

Umarım moraller yükselmiştir. Benimki yükseldi. Bir taraftan da “yapacak çok şey var” diye düşündüm ama üstesinden geliriz. Bugünlere dönüp baktığımızda kendimizle gurur duyacağımızdan eminim.

Mor Alev


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.


Telif Hakkı©2020 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2020 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

20 replies »

  1. Sevgili mor alev,
    Muhteşem yazı için teşekkürler ❤️ Dün meditasyon yaparken bütünün hayrına olmasına dua ettiğim dünyayı hayal ettim. Gözümün önüne gelen resim, paylaştığınız resimle o kadar benzer ki🥰 Çok şükür herkese ve her şeye🙏 Bütünün ışığına, sevgiler🥰🙏

    Liked by 2 people

  2. Pandemi başladığından bu yana ruhen cok ıyi olmama rağmen iki gündür tuhaf bir duygu halindeydim sebebini anlayamadığım bir şekilde,bu mesaj o kadar iyi geldi ki ağlayarak okudum. Ve bende soruyorum “yaradan senin için bugün ne yapabilirim.?” Cok tşk ederim bu msj in verilmesine vesile olan herkese 🙏💜

    Liked by 2 people

  3. Sevgili Mor Alev
    Her sorumun yanıtını buldum. Teşekkür ediyorum Teşekkür ediyorum Teşekkür ediyorum 🙏🙏🙏❤❤❤

    Liked by 1 kişi

  4. Böyle güzel bi yazının altına negatiflik getirdiğim için özür dilerim ama sürekli evde kaldığımız sürede ki bunalmışlığı ve eski travmaların tekrar hatırlanmasını nasıl engelleyeceğiz yada nasıl atlatacağız ? şimdiden çok teşekkürler ✨

    Beğen

    • Kendinizi tekrar tekrar bugüne geri çevirerek ve geçmişi salıvererek. Onlar bitti. Onlar artık yok. Bu aynı zamanda büyük bir salıverme ve arınma fırsatı. Belli ki sizin de buna çok ihtiyacınız var. Biliyorsunuz, bu geçmiş takıntısıyla geleceğe, daha yüksek yaşama uzanamazsınız. Zihin sizin. Beyin sizin. Ona eskiyi hatırlayıp tekrar tekrar acıyı yaşama komutunu da siz veriyorsunuz. O zaman olumlu düşünme komutu da verebilirsiniz. Bu yazı da ondan yayınlandı. Moral yükseltmek ve olumlu düşünceye önayak olmak için. Ana menüdeki yöntemler sekmesinde salıverme konusunda pek çok yardımcı bilgi bulacaksınız. Sevgilerle

      Liked by 2 people

  5. sevgili mor Alev ,kendimi sevgi Okyanusunda yüzüyor gibi hissediyorum bunun üzerine içimdeki duyguları ve şükranlarımı hangi cümlelere sığdırabilirim sizi sevgi, saygı ve ışıkla selamlıyorum 🙌✍️🙋

    Liked by 1 kişi

  6. Emeğinize, yüreğinize sağlık Sevgili Mor Alev! Her zaman olduğu gibi doğru zamanda doğru bilgilerle titreşimimizi yükseltip sevgi seli yarattınız! Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler!

    Liked by 1 kişi

  7. Harikaydı! İçim Nasıl bir rahatlamayla doldu nasıl! Ki böylesi içerikli olan yazılar cok okudum, fakat beni bu Yazı kadar, Hiç birisi etkilememisti.
    Diğer taraftan endişeli olmadığımi olaylara nötr olduğumu düşünürken, bu yazıyı okuduğumda aslında tam tersi olduğumu idrak ettim. Meğerse böylesi bir yazı bekliyormusum .Gözlerim doldu. Şükran 🙏

    Liked by 2 people

  8. senden ve bu blogdan ilk öğrendiğim şeydi ve geçen gün unutmuşum bu hissi bubilgiyi yani empati kurarak ağlayarak kimseye ve evrene faydamız olamıyor yine de ağlamak da bazen çok iyi geliyor ve gerçekten ANLADIM bugün çokdaha iyi vekeyifli hissederken okudum mesajını çok teşekkür ediyorum ve yardım isteyebilmeyi, yardım edebilmeyi yaşamak sanırım dünyadaki en güzel en hafifletici hislerden biri bu duyguyu doya doya yaşayabilmemizi diliyorum hepimiz için ♥️

    Liked by 1 kişi

  9. Tekrar tekrar okunası bir yazı… Amann Tanrım hayallerim gerçek oluyor dedirten. Yalnız ben değil bir sürü kişi bu dünyanın hayalini kurmadık mı? Onca zaman sevgide kalmaya ısrar etmemizin sebebi bu değil miydi hemde azınlıkken? Şimdi yapacak çok iş var doğru ama öyle de güzel bir iş yükü ki bu, Sevgi ve minnetle Tanrıya Şükürler Olsun🙏❤️

    Liked by 2 people

  10. Sevgili Mor Alev,

    Gozlerim yasli gulumseyerek okudum. Dr.Peebles ve Summer Bacon’i tanimiyorum ama bize aktardiklari dunyayi birebir gorebiliyorum, her gun yaklastigimizi biliyorum. Tecrit 1-2 gundur bana da ic cektiriyor, fakat her bunalmamda dimdik bi omurgayla hareketsiz oturup icime bakiyorum,cunku ozgurluk duygusu tecritle kisitlanamaz aslinda. Bu dususlerde mutlaka temizlenmesi gereken,isik tasinmasi gereken bir karanlik vardir icimizde diyorum. Hareketlilik olmasa da,sessizligin icindeki sonsuz dinamizm bize bu donemi muhtesem kullandirabilir. Ben inadina yavaslayip duygularimi gozlemliyorum,yasanip gitmelerini arinmami sagliyorum. Ornegin insanlara sarilmayi cok ozledim ama ozlemimi yasiyorum,icimde bana nasil da sevgi dolu bir canli oldugumu anlatmasina tesekkur ediyorum. Korkumu yasiyorum zaman zaman, hem ne kadar guclu hem ne kadar kirilgan bir bedene sahip oldugumu anlatiyor.ve onu saliverirken,ne olursa olsun dinginligin gucuyle her seyi basarabilecegimizi anlatiyor.

    Tum yaralar iyilesiyor ve iyilesecek,tum baskilar bitecek, tum sevgisizligi sefkat kaplayacak. Hep daha iyiye gidecek,bunun icin soz veresim bile geliyor insanlara. Bu donem bitince en zorlu,en kaba hastama bile sarilasim var. Ben hekim olarak “hasta” ne demek, ben ne yapiyorum aslinda, bir kez daha derin bir bicimde anladigim icin sukran doluyum.

    Iste yorumlarda yine cenem dustu 😀 cok ama cok mutluyum.😇 sevgiler Mor Alev ve blog!

    Liked by 1 kişi

  11. Herkes tecritte ama biz değiliz ,sağlıkçıyız ..Aslında özel bir konumda olduğumuzu düşünüyorum.Ve bulunduğum yerden çok memnunum,..Hep özel bir görevde çalışmak istemiştim ,gerçekten sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulan yerlerde veya zamanlarda ..Nasıl bir yer olduğunu hayal edemiyordum ama işe yaramak istiyordum .Evet ben maaşımı hakederek alıyorum,insanlara ve dünyaya katkım var demek istiyordum.Benim aldığım maaşın yarısına ağır işlerde çalışan insanları görünce halime şükretmek bencillik gibi geliyordu,öyle bir suçluluk hali ki anlatamam ..Zaten insanlar da sürekli bunu yüzümüze vuruyorlardı .Haklılardı Yaptığımız da iş miydi?..Evet şimdi işimizi yapıyoruz,şimdi hakkını veriyoruz…Ben mesleğimde tatmin olma duygusunu ilk kez yaşıyorum…Bana bakarken bazen çok saygı dolu ifadeler görüyorum insanların yüzünde bazen acıyan bazen de korkan ifadeler ..Uzaktan daha iyi görebiliyorum ve hepsine saygı duyuyorum …

    Liked by 1 kişi

  12. Tüm bunları hayal etmek çok güzel , kanallık için teşekkürler.Ancak, bana göre önemli eksik bir noktadan bahsedilmemiş .O da karanlık küresel elit ,ışık güçleri tarafından tamamen temizlenmeden ve insanlığa bu noktada dışarıdan yardım gelmeden , bana göre bunlar gerçekleşemez. Tüm bunlar ancak, onlar gittikten sonra olabilir. Onlar halen bu güç ve konumdayken , yani bu kadar aşırı güçlüyken, milyarlarca , iyi, temiz , değişime hazır insan, çaresiz, ümitsiz ve elleri kolları bağlı kalmaktan öte kollektif olarak hiç bir şey yapamazlar. Ancak, bireysel olarak ruhunu kurtaran kurtarır.

    Beğen

    • Sevgili Temay, şifanın ne büyük kuralı nedir? Bireyden başlar. Örneğin bedeniniz hücre hücre sağlığa geri döner. Sonra bedenin tamamı daha rahat hisseder. Yani evet, kişilerden başlayacak. neden başka türlü olsun ki? Neden bir kurtarıcı gelsin ve bizi kurtarsın? Neden gücümüzü bir başkasına verelim. Bu blogda yıllardır işleniyor, kurtarıcı zamanı geçti. Sizi siz sevgiye çevireceksiniz.
      Fakat burada gördüğüm şey şu, siz komplo teorilerinden hoşlanıyorsunuz. Peki bu teoriler sizi nasıl hissettiriyor? Yukarıda yazıyorsunuz, güçsüz, çaresiz, umutsuz. Daha geçen gün bu konuda bir başka okuyucumun sorusuna cevap verdim, soru 5G ile ilgiliydi ama genelde tüm komplo teorilerine de yanıt veriyor. izninizle buraya da kopyalıyorum:
      “5G ile ilgili hiçbir şey düşünmüyorum. Genelde komplo teorileriyle ilgilenmiyorum. 5G ile ilgili yazılanlar doğru mu, yanlış mı? Bilmiyorum. Aslında hiçbirimiz bilmiyoruz. Peki böyle teoriler ne yaratıyor? Yukarıda yazıyorsunuz, korku ve tedirginlik yaratıyor. Korkuya ihtiyacımız var mı? Yok. Korku üreten şeyleri kimler yayıyor? Kendileri de korkan insanlar. Haklılar mı? Yine bilmiyorum. İçten, kalpten bilmediğim şeyleri de ne yazıyorum, ne de gerçekten dikkatimi çekmiyorlarsa, içimden bir ses beni çağırmıyorsa araştırmıyorum. Bu konu maalesef beni çekmiyor. Ama ilginç bir şey var, şimdi düşünüyorum da… Korku ve stres tepkileri bağışıklık sistemimizi derhal düşürür. Acaba 5G ile ilgili olumsuz bilgiler yayarak, normal halk olarak kesinlikle kontrol edemeyeceğimiz, çaresiz hissedeceğimiz bir şey hakkında korkmamızı kim istiyor? Bir komplo teorisi de ben yaratmış oldum. 🙂 Her zaman sorun, bu sevgi gibi mi? O çok önemli işiniz için güçlü bağışıklık sistemine ihtiyacınız var. Elinizden geldiğince dingin olun, kendinize iyi bakın. Kaygılandığınız zaman hayal gücünüzü kötüye kullandığınızı hatırlayın. ”
      Şimdi bir ek daha getiriyorum: O bahsettiğiniz “küresel elit”, gücünü nereden alıyor? Bizden. Biz vermezsek gücümüzü ne yapacaklar? Güçsüz kalacaklar!
      Peki o bahsettiğiniz “küresel elit”, kolektifin bir parçası değil mi? Evet. Hepimiz BİR değil miyiz? Tabii ki BİRiz. O zaman ne oluyor? Bu suçu siz ve ben de işliyoruz. Onları biz yaratıyoruz. Eğer bir suç varsa tabii. Siz başkasından ayrı değilsiniz. Hepimiz bütünüz.
      Peki, daha da derine inelim, kötü gerçekten kötü müdür? Her işte bir hayır var mıdır?
      Sevgili Temay, yazdıklarınız ayrımcılık ve zıtlık bilincinden yola çıkıyor ve yargılıyor. Sizi de çok kötü hissettiriyor.
      Buradaki soru, gerçek soru, siz neye inanıyorsunuz? Siz kendi gücünüzü elinize alıyor musunuz yoksa komplo teorileriyle zayıf hissetmeyi mi seçiyorsunuz? Diyelim ki gerçekler. Ruhunun gölgeleriyle davranan, kendisi de acı çeken, çareyi başkalarına acı çektirmekte bulan ve olumsuzu seçen insan da çok… Ne yapacaksınız? Bir köşeye sinip onlardan korkacak mısınız? Yoksa ben kendi gerçekliğimi yaratırım şu anda sevgiyi seçiyorum mu diyeceksiniz. Bir yorum kutusu için oldukça uzun bir yanıt oluyor.Lütfen, blogdaki geçmiş yazılara bakın. Her birinde bu konuda bilgiler var. Binlerce makale yayınladım. Yargısızlık, özgür irade, kendi gerçeğimizi yaratmak, şifa…. Oralarda uzun açıklamayı göreceksiniz.
      Sevgilerimle

      Beğen