Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Terazi Dolunayı: Bir durup düşünelim, otorite kimde? – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Libra Full MoonSevgili Bilge Baykuşlar, çok ilginç bir dolunay yaşıyoruz. Zodyak’ın çember dansında kürelerin müziği hiç kesilmiyor. Ama temponun arasında esler de var. Bu dolunay, hem anlık bir duraklama hem de hemen ardından büyük hareket getiriyor. Dansta Oğlak’taki Mars, Satürn, Plüton, güneşle buluşmak üzere geri adımlarını atmaktaki Merkür, döne döne Boğa’ya girmeden Uranüs’le buluşmuş olan Venüs, altın elmasıyla Eris, ayın düğümleri ve bu dört haftanın dev gonguna vurup geri çekilmiş olan yaralı şifacı Chiron var. Onun titreşimlerini içimizde hissetmeye devam ediyoruz. Oğlak, Koç ve Terazi arasındaki T Kare Açı tekrarlayarak aktive oluyor. Çekiştiriliyormuş gibi mi hissediyorsunuz? Gerçekten hepimize kolay gelsin!

Göz açıp kapayana kadar geçecek gergin duraklamayı düşünmek için kullanmamızı öneriyorum. Egoya dalmış düşünceden bahsetmiyorum, tarafsız, hür düşüncedir ihtiyacımız olan. Dışarıdan kendimize bakmak ve büyük ihtimalle bilinçsizce sürüklenerek yaratmış olduğumuz yol haritasını yükseklerden görmek! Çıkmaz sokakları, istediğimizi sandığımız hedefleri ve gerçek benliğin gitmek istediği yolu böylece inceleyebilir ve kendimizi sanrılardan, yanılsamalardan kurtarabiliriz.

Bu dolunayın Sabian sembollerini çok ilginç ve güncel buluyorum, gözlerim aylardır bu sembollerde diyebiliriz! Enerji bize şu iki önemli şeyi söylüyor:

Dolunay, “Gözlüklerinin üzerinden doğru öğrencilerine bakan profesör” sembolünde.

Professor McGonagallBu enerji bir şeyler öğrenmemizi, anlamamızı istiyor. Ve bunun için de bir değerlendirme yapmamızı teşvik ediyor. Dolunay gecenin karanlığında göremediklerimizi aydınlatır, gizli kalanlar, sırlar, derin duygular, binlerce tonun altında gömülmüş gibi duran anlayışlar bir anda karşımızdadır! İşte o yüzden sarsıldığımızı hissederiz, hep gözümüzün önünde duran ama anlayamadığımız o şey veya şeyler açığa çıkmıştır. Resmin tamamını anlamamız için bir anlık aydınlıktan biraz daha fazlasına ihtiyaç vardır. Durun ve düşünün. İnceleyin. Öğrenin.

Buna bilinçte bir yanardağ gibi köpürerek patlamak da diyebiliriz, belki de önemsenmemek, azımsanmak, boş beklentilere sevk edilmek, takdir görmemekle ilgili hislerimiz de ortaya çıkacaktır. Bilge Baykuşlar, gerçekten BİLGE olmaya ihtiyacımız var.

Bir anlamda bakış açımız değişince, algılarımız ve manzaramız da değişecektir, bunu düşünce şeklimiz takip etmelidir. Hep düşündüğümüz gibi düşünemeyiz, sorunları hep aynı yöntemle çözemeyiz.

Ağaçlardan ormanı göremiyor muyuz? Sadece görmek istediğimizi mi görüyoruz?

Ay ve güneşin sembolleri aynı zamanda otoriteden bahsediyor. Acaba otoriteyi kime veriyoruz? Bunu çok iyi düşünün çünkü bu sembol sadece sizin otoriteyi elinize tutuşturduğunuz kişi ya da varlığı göstermeyecek, onunla ve sizinle ilgili gerçekler de ifşa olacak. Evde, işte, sokakta, ilişkilerinizde otorite kimde? Hatta otorite olmalı mı?

Ve bu soruyu sorarak çok önemli ikinci sembole geçiyoruz. İnsanlık için çok önemli bir eşikteyiz. Sadece bu ülkeye saplanıp kalmadığınızda, başınızı biraz kaldırıp diğer yerlere, insanlara, olaylara da baktığınızda görüyorsunuz. Sadece son bir iki haftanın haberlerinde dişi isyan, Facebook ve Cambridge Analytica skandalı, robotik devrim, dijital devrim, eski Rus ajanlara sabotajlar, Trump’un maceraları, bu sırada yüzyıllar öncesinden kalma savaşlar ve insan ticaretini ve daha pek çok çok değişik haberleri görebiliriz… Pandora’nın kutusu çoktan açıldı! Ve hepsi ama hepsi küçük gördüğümüz, “bizi ne ilgilendirir” dediğimiz hayatlarımızı da etkiliyor, etkilememesi mümkün değil!

İşte bu yüzden bu gergin dolunaya ışığını veren güneş,

 “Bir milletin hükümdarı” – “Ülkenin başkanı”

sembolünü aktive ettiğinde, düşünüyoruz. Olasılıklar neler?

The emperorPlüton, Satürn ve Mars Oğlak’ta mevcut sistemin ve ataerkil düzenin sökülmesi işinde birer buldozer gibi çalışıyorlarsa, bu sembolün hangi yüzüne şahit olabiliriz? Hükümdar ve başkan kelimeleri bile eski eril enerji hissini vermiyor mu?

Kendinden başka bir şeyleri yönetmeye çalışmak sadece ve sadece ego icadı bir durumdur. Bizler bir tek kendimizi yönetebiliriz. O zaman, bir hükümdarın işgal ettiği pozisyonun anlamı ve katkısı nedir? Bu pozisyonu yeni enerjiye nasıl uyumlayabiliriz?

Bizler yalnızca kendimize egemeniz. Her birimiz birer ülkeyiz ve sınırlarımıza saygı duymalı, duydurmalı, bu sırada da diğer ülkelerle işbirliğinde olmalıyız. SAYGI, bu dolunayda aşırı derecede önem taşıyor.

Önem taşıyan diğer bir kavram ise KİŞİSEL SORUMLULUKTUR. Arkadaşlar, bu konudan bu sene kaçış yok! 🙂 Gücümüzü ve yaşadığımız her şeyde kişisel sorumluluğumuzu kabul etmek zorunda kalacağız. İsterseniz kişisel güç ve sorumlulukla ilgili geçmiş yazılara da göz atabilirsiniz. Ama kısaca, hiçbir şey bizim iznimiz olmadan bize yapılmıyor, BİZ buna izin veriyoruz. “Ya kendinizi yönetin ya da yönetileceksiniz” diye bir söz vardır. İşte insan ırkının her bireyinin gündelik hayatta her an yaşadığı da budur.

Bazen, bazı durumlarda Sabian sembollerinin kelimesi kelimesine gerçeklikte görüldüğü zamanlar olur. Herhangi bir ülkenin başkan ya da başkanları öne çıkacak mı? Onlarla ilgili ne öğreneceğiz?Özellikle de Plüton hala daha “Yenilgiyi zarafetle kabul eden general” derecesindeyken… Birileri geri mi çekilecek? Peki, ya bu zorla olursa? Örneğin bu yılın başındaki Mugabe’nin 37 yıl sonra sona eren hükmü gibi? Xi Jinping daha bir ay önce ömür boyu başkanlığını onaylattı, Merkel’in bu sefer hükümet kurması altı ayını aldı, Elon Musk belki bir ülkenin başkanı değil ama kendi alanında bir hükümdar sembolü olabilir veya Zuckerberg… Belki birileri en sonunda “kral çıplak!” diyecek, ne dersiniz?

Ailelerimize ve çalıştığımız şirketlere dönelim. Başkan kim? Veya bir kişinin sözünün diğer herkesten fazla öncelik taşıdığı eski enerjide bir aileniz ya da işiniz mi var? O enerji alanında ne oluyor?

Bu dolunay her yıl Terazi ve Koç ana temasını taşır. Biz ve Ben! Beni yok etmeden nasıl biz oluruz? İlişkilerimizi her alanda nasıl yönetiyoruz? Baktığınızda yukarıda bahsedilen tüm konular Terazi konuları… Ben ve Biz, toplumlar, bütün ilişkiler…

Düşünelim ve dolunay sayesinde görelim, inceleyelim. Biliyorsunuz, Merkür geriye giderken veri analizine odaklanmalıyız. Hemen tepki vermeyin ama inceleyin ve keşfedin. Kendi hayatınızın otoritesi sizde mi? Mutlu musunuz? Bazen de bazı alanlarda yönetimi başkalarına bırakarak mutlu olabiliriz, bu ayıp değil ama sadece sizin özgür iradenize saygı duyuluyorsa!

Dün yayınlamış olduğum Yaratan mesajı bir sonraki enerji dalgasından bahsediyor ve bizi kendimize iyi davranmaya çağırıyordu. Dalgalar artık birbiri peşi sıra pek de ara vermeden geliyor. Bu konudaki gözlemlerimi geçenlerde yayınlamış olduğum “Hadise”, “Olay” yazısında bulabilirsiniz. Bugünkü Yaratan mesajını da aşağıya eklemek istiyorum:

Hiç Yürünmemiş Bir Yol
Pek çoklarınız gelmekte olan yeni dalga hakkında kaygılarınızı ifade ettiniz. Daha güçlü mü olacak, rahatsız ya da daha zorlu… Bu geçişin yeni evresi zorlayıcı olabilir ama verdiği his çok farklı olacak. Bu “güncellemenin” her parçası size daha fazla bilgi ve anlayış getirmek üzere tasarlandı. Yani, en kötü ihtimal senaryoları hazırlayıp beklemek yerine, bilin ki bütünün en yüksek hayrına, size de sizin en yüksek hayrınıza olan şeyler gelecek. Daha önce hiç yürünmemiş bir yoldasınız… insan tarihindeki bu hayranlık uyandırıcı zaman sizindir! Ona telaş ve kaygıyla bakmak yerine, onu ne kadar çok ilerlemiş olduğunuzu ve daha ne kadar çok gelişeceğinizi fark etmek üzere bir hatırlatma olarak görün. – Yaratan

İşte böylece bu mavi dolunayla Mart ayını kapatıp Nisan’a giriyoruz. Nisan çılgın bir ay olacak! Ben de hepiniz gibi kendi değişimimden geçiyorum, o yüzden önümüzdeki hafta blog yerine diğer işlerime odaklanacağım yani normal yayın aralığının yerine daha seyrek yayınlar görebilirsiniz, email ve yorumlarınıza da gecikerek cevap verebilirim.

Önerim bu dolunay enerjisini Balık çağının (geçmiş 2000 yıl) yaralarını, özellikle de ne kadar güçsüz olduğunuza dair inançlarınızı Koç’a geçmek üzere olan yaralı şifacı Chiron eşliğinde şifalandırmanızdır. Bunu ana menüdeki yöntemler bölümünde bulunan çok çeşitli salıverme çalışmalarıyla, topraklanma veya çakra çalışmalarıyla yapabilirsiniz.

Dev frekans yükselmesi devam ediyor, ne zaman zirveyi göreceğimizi pek de tahmin edemiyorum. O yüzden kendimize iyi bakmayı, sağlıklı beslenmeyi, sporu, bol su içmeyi ve günlük meditasyonu artık bir alışkanlık haline getirmemiz gerektiğine inanıyorum, bir süreliğine yapılıp bırakılan şeyler değil, kalıcı, yerleşmiş alışkanlıklar. Çok şükür insanlar alışkanlıkların varlığı, yani bazıları size yeni gelebilecek bu yeni davranışları çok çabuk alışkanlığa çevirebilirsiniz. Biraz sebat etmeniz yeterli!

Dolunay, 31 Mart günü saat 15.36’da gerçekleşecek. (İst)

Hepinize kendi hayatınızın otoritesini ve sorumluluğunu severek ve neşe-keyif-coşkuyla üzerinize aldığınız bir dolunay diliyorum. Kısa bir aradan sonra görüşmek dileğiyle.

©Mor Alev 2018

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

 

11 replies »

  1. Yeni dönem için geri çekilme, yavaşlama , bırakma zamanları.. ne güzel kapılar açılıyor bir bir. Yeniyi merakla, heyecanla, neşeyle kucaklıyorum. Teşekkür ederim.

    Liked by 1 kişi

  2. Dün Doğum günümdü bugün dolunay .. yaralı şifacı bütün tozlarımı silkelesin şifasıyla . Dev enerji dalgasıyla bütünün en yüksek hayrına olacak şekilde bahar gibi tabiatla uyanalım ..🙏🙏🙏her daim AŞK’la

    Liked by 3 people

  3. Kanallıklardan gelen mesajlara karşı önyargılı değilim fakat Yaratan’ın mesaj göndermesini pek aklım almadı. Bu nasıl olabilir ki?

    Beğen

      • Yaratan’ı bu mesajdaki gibi seslenen bir varlık olarak ele almak ve hatta insanlığa seslenmesi ve haber vermesi… Bu üç büyük dindeki vahiylere ve tanrı kavramına benziyor. Yaratanın mesajına inanmamız, aynı zamanda yaratanın da kanallıklar aracılığıyla mesaj veren dünya dışı varlıklar gibi ayrı bir bilince sahip olduğuna inanmamızı gerektiriyor. Oysa yaratan tüm varlıklarda ve tüm evrenlerde bulunan kendini deneyimlemekte olan enerji değil midir?

        Beğen

        • Sevgili Odia, şu yazdıklarınız baştan aşağıya yargı taşıyor. Ve bu iyi bir şey. Hepimiz kozmik bilince bağlıyız. Hep öyleydik. Şimdi yargıları salabilirsiniz. Sevgilerle

          Beğen

  4. Merhaba, dolunay enerjisinden özellikle öncesinde çok fazla etkileniyorum fakat bu etkiler bu kez dolunay sonrasında da devam ediyor. İki haftadır çok fazla depresif ve mutsuz hissediyorum. Bugünkü yazınızda sözünü ettiğiniz gezegenler arası konumların buna etkisi olabilir mi? Teraziyim yükselenim kova.
    Sevgi ve teşekkürlerimle..

    Beğen

  5. Sevgili moralev,
    Yaratan mesajlarının tam olarak kaynağı nedir? Kanallık mı yapılıyor? Arka planı nedir?
    Çok teşekkürler

    Beğen