Günün Enerjisi

Türkiye’nin Doğum Günü: Altını Bulmak

A Turkish Flag made of flowers by Hong Yi

Hong Yi tarafından Gezi hareketine ithaf edilen ve çiçek yapraklarından yaptığı Türk Bayrağı

Arkadaşlar, geçen yıl bugün aşağıdaki yazıyı yayınlamıştım. Bugün tekrar etmeye karar verdim. Özellikle son cümleleri, buraya yukarıya bir daha ekliyorum: Zaman karamsarlık zamanı değil. Siz de bu doğum haritasının içindesiniz. Siz de bu ülkenin beşinci evindeki potansiyele sahipsiniz. Haydi, bugün neşe ile bu ülkeyi kutlarken, yarın buraya nasıl katkıda bulunacağımızı düşünelim.

İşte 2015, 29 Ekim tarihindeki mesajım:

Sevgili Dostlar, dün biraz meraktan, biraz da astroloji egzersizi olsun diye Türkiye’nin doğum haritasındaki Sabian sembollerine baktım. Bir saat kadar sürmesini umduğum kısa bir göz atış, saatlere uzayan bir çalışmaya döndü.

Bu ülke çok ilginç! O kadar çok değişik enerjiyi bir arada taşıyor ki, şu anda yaşanan karmaşaya şaşırmamak gerekiyor. Sizi temin ederim, doğum haritasına bakıldığında, bu ülkede herkese bir şeyler verecek, herkesi mutlu, sağlıklı ve bereketli yaşatacak enerji mevcut!

Beşinci eve bakıyorum ve oradaki yığılmanın göz alıcı olduğunu görüyorum. Beşinci ev, yaratıcılık, sanat, çocuklar, gençlik, neşe ve canlılığı barındırır. Güneş, Merkür, Venüs, Jüpiter ve Satürn hep birlikte bu evde. Bence Türkiye, bu yüzyılda sanat, tasarım ve yenilikçi düşüncede (moda terimiyle inovasyon kapasitesi) son derece güçlü bir ülke, bir öncü olma potansiyeli taşıyor. Satürn ve Merkür’ün bir arada oluşu zeki çözümleri ve çalışkanlığı gösteriyor. Peki, “Nerede bu akılcı çözümler, sanat ve neşe?” diye sorabilirsiniz. Aynaya bakmanızı öneririm. Siz bu kolektifin bir parçasısınız. İçinizdeki yaratıcılığı, yeni fikirleri bastırmaktan vaz geçmenin zamanı gelmedi mi?

Bugün Cumhuriyet Bayramını kutlarken bu ülkenin güneşinin sembolüne bir bakalım. Doğum haritasında Güneş 5⁰ 18″ Akrep’te:

“Altına Hücum insanları memleketlerinden ayırıyor”

Göçmenler ülkesinde başka hangi sembolü görebilirdik ki? Kökenlerimize baktığımızda her birimizin bir başka yerden geldiğini görüyoruz. Anadolu, ABD’den çok çok önce bir göçmen cennetiydi. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra da göçler devam etti ve ediyor. Özellikle şimdi, devasa göç alan bir ülke durumundayız. (Jüpiter-Neptün zıt açısı hep göçlere yol açar, o yüzden yaşanan mülteci krizi bir sürpriz değil ve bu bambaşka uzun bir makalenin konusu – 2016 notu: Bu etki geçti ama yankıları devam ediyor)

Bunun hemen ardından ünlü “İstanbul’un taşı toprağı altın” sözü geldi aklıma ve güldüm. Peki, bu ülkenin peşinde olduğu “altın” nedir?

Bu sembol, altını, bolluğu, başarıyı, yeni ve çok daha iyi bir yaşamı bulmak amacıyla yeni alanlara, yeni olasılıklara, yeni yerlere gitme arzusunu anlatıyor. Alışılan rutin yaşam geride bırakılır, yepyeni kavramlar, konular, yaşam tarzları keşfedilir. Deneyimler ve değişim zorlu olabilir ama umut doludur. Bu sembol bizlere yeniliği ve bolluğu söz veriyor. Şu anda nasıl hissederseniz hissedin, görevin başarıyla sonuçlanacağını söylüyor.

Ama… Evet, “aması” var; elinizde bilgi olmalı, belki bir harita, teknik bilgi ve hazırlık gerekiyor. Yani Güneş’in getirdiği bu sembol, aynı evdeki Satürn ve Merkür’ün yardımıyla gerçekleşiyor.

Kolay para yapma arzusu da bu sembolün içinde ve bunun örneklerini bu ülkede çok sık görüyoruz. Diğer ülkelerin dolandırıcı tarihlerini bilmiyorum ve buna karşın “acaba tarihinde ünlü dolandırıcılar olan tek ülke biz miyiz?” diye düşünmeden duramıyorum. Aklıma eskilerden Sülün Osman ve yakın zamandaki Jet Fadıl ve seksenlerin banker skandalları geliyor. Kolay para kazanma arzusu aslında bu dolandırıcılara inanan halka aittir. Dolandırıcılar da bu boşluktan yararlanan kişilerdir. Yani, bu sembol aynı zamanda bizi açgözlülük ve cahillik karışımına karşı da uyarıyor.

Genel olarak, bu sembol bize bir halkın birlikte bir amacın peşinden gittiğini, bu yolda büyük değişimler yaşadığını, daha iyi bir yaşam ve gelecek kurmak için çalıştığını, zaman zaman eski yaşama dair özlem hissetse de kendini yeniliklere açtığını, inanç ve sebatla yoluna devam ettiğini gösteriyor. Cumhuriyet devrimleri ise bunun tam kanıtı.

Elbette, sadece Güneş’in sembolüne bakmak bir ülkeyi özetlemez ama bu sembolün tarihimize, bu ülkenin karmaşık yapısına ve kuruluş hikâyesine uyumu beni bir daha hem Sabian sembollerinin isabetliliğine ikna etti, hem de Türkiye’nin parlak geleceğine olan inancımı pekiştirdi.

Arkadaşlar, zaman karamsarlık zamanı değil. Siz de bu doğum haritasının içindesiniz. Siz de bu ülkenin beşinci evindeki potansiyele sahipsiniz. Haydi, bugün neşe ile bu ülkeyi kutlarken, yarın buraya nasıl katkıda bulunacağımızı düşünelim.

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun!

©Mor Alev 2015

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

4 replies »

  1. Sevgili Mor Alev,öncelikle bu motivasyon dolu yaziniz icin cok tesekkur ederim.
    Dün coskuyla,huzurla imajinasyonumu yapiyordum anlattiklarinizla ilgili kendim icin ülkem adina;bütünün hayrina ilacak şekilde.Hayallerime harika mor ışıklar saçarak beslediniz şu an,cok mutlu oldum.Yüreğinize,elinize sağlik…

    Liked by 1 kişi