Meleklerle Sohbet

Yeryüzünde Cennet

by tara turnerSevgili Dostlar, bugün yine Brenda Hoffman’ın kanallık ettiği Işık Varlıklarına kulak vereceğiz. Ancak önce, burada yazılanlarla, özellikle de son bölümle ilgili olduğunu düşündüğüm bir başka mesajı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Dün bir grup çalışmasında, Baş Melek Zadkiel’e kanallık etme onurunu yaşadım. Zadkiel’in verdiği mesaj son derece önemliydi. Aşağıya ilgili kısmı olduğu gibi aktarıyorum:

Aradığınız parlak renkler, özgür ve mutlu yaşam burada. Her biriniz ve yeryüzünün tamamı gökkuşağı kadar renkli ve canlı. Şu anda insani gözleriniz (yani alışmış olduğunuz bakış açısı) bu canlılığı, neşeyi, parlaklığı göremiyor. Işık ise gözlerinizi kamaştırıyor. Bunun için ışığa geldiğinizde kendinizi, kişiliğinizi kaybedeceğinizi, sorumluluklarınızı yerine getiremeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Oysa, enerjinizi biraz daha yükseltseniz, manzaranız tamamen değişecek ve siz “siz” olmaya devam edeceksiniz. Bu sizi sorumsuz bir ebeveyn, işini yapamayan bir çalışan, derslerini anlayamayan bir öğrenci yapmayacak, aksine çok daha dinamik bir katman yaşamınıza eklenmiş olacak. Yürüdüğünüz sokakları, meşguliyetlerinizi bizim gördüğümüze yakın bir şekilde, rengarenk ve cıvıl cıvıl görmeye başlayacaksınız. “Nasıl?” diyorsunuz. “Nasıl enerjimi yükseltirim?” Sadece mutlu olun. “Nasıl mutlu olurum?” Sevdiğiniz yemeği hazırlayın, sevdiğiniz şarkıyı söyleyin, sevdiğiniz şeyleri yapmaya zaman ayırın. Enerjiniz yükseldiğinde, engel olarak gördüklerinizin aşağıda eriyip dağıldığını da fark edecek ve güleceksiniz. Haydi, bunu deneyin. Hoş geldiniz!

***

Değerli Sevgililer,

Şu ana kadar salıvermekle, arınmakla ve hayal kurmakla çok meşguldünüz. Sanki küllerinden arınıp Prensin balosuna katılmayı dileyen Cinderella (Kül Kedisi) gibiydiniz. Hatta bazılarınız, hayalinizdeki Dünyanın (düşlediğiniz yaşamın) bir bölümünü, bu 3.Boyutta yaratmış olsanız bile, bu konumunuzun ötesine evrimleştiniz.

Peki, neye dönüştünüz ve nerede evrimleştiniz?

İş, aile ve etrafınızdaki kişilerden oluşan 3D yaşantınızı, ufak tefek birkaç değişikle sürdürüyorsunuz. Bu arada, “yeni benliğinize” ve “yeni hayatınıza” anlık bakışlar atıyorsunuz (Yeni Dünya’dan anlık görüntüler görüyorsunuz). Ancak bunu deneyimliyor olmanız, bir anda o yeni yaşama geçeceksiniz anlamına gelmiyor. Sadece kendinizi, bu yeni hayatın fikrine alıştırıyorsunuz.

Bazılarınız, dünyevi hayallerinizin asla gerçekleşmeyeceği endişesini taşıyorsunuz. Evrenler kadar genişleseniz (evrimleşseniz) bile, yine de finansal veya kendisini yuva gibi hissettirmeyen bir evde yaşama endişesini taşımak zorunda olacağınızı düşünüyorsunuz. Bu doğru değil. (Farkındalık seviyesi yükselmiş olan) Yeni Siz, hem arada sırada bir anlık ışıltı halinde yakaladığınız yeni yaşam şeklini, hem de şu anki dünyevi varlığınızın yaşam şeklini içinde barındırıyor.

Sizler Dünyalısınız. Çokboyutlu bir varlığa geçiş yapıyor (dönüşüyor) olsanız bile, bu Dünya’nın ötesinde yaşamaya karar verinceye kadar, Dünyalı kalacaksınız.

Bazılarınız, “Çokboyutlu bir varlık olma umudumu sürdürebilmek için yeterli enerjim var mı? Veya böyle bir varlık olmayı arzu ediyor muyum?” diye kendinize soruyorsunuz. Dünya enerjilerinden dolayı öylesine bitkin düştünüz ki, artık boyutlar/frekanslar arası seyahat edebilmeyi bile gözünüzün önüne getiremiyorsunuz ya da ilgilenmiyorsunuz.

Önünüzdeki birkaç hafta boyunca Yeryüzünde hüküm sürecek olan enerjiler, kendiniz için Yeryüzünde Cenneti yaratabilmenizin yanı sıra, çokboyutlu ya da farklı frekanslarda seyahat edebilmeniz için, içsel dayanıklılık ve enerji kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Bazılarınız, Evrensel boyutlar/frekanslar arası seyahat edebilmek için dünyevi bedeninin uygun olmadığını düşünüyor ve bedenini yadsıyor. Bedensiz bir şekilde boyutlar/frekanslar arasında gezinmek, Yeryüzünün haricinde diğer pek çok ortamlarda mümkündür. Ancak sizin rolünüz – görünüşe bakılırsa epeyce zor bir rol – Yeryüzünde Cenneti oluştururken, aynı zamanda boyutlar arasında gezinmek ve yeni frekanslar yaratmaktır. Sizin rolünüz, özellikle Dünya’yı yeniden yaratmaktır. Zira bu geçiş dönemine kadar (yani şimdiye kadar), boyutlar arası seyahat etme, zaman ve frekans yaratma imkânı, asırlar boyunca sadece birkaç dünyevi varlıkla sınırlı kalmıştır (sadece birkaç dünyevi varlığa nasip olmuştur).

Sizin göreviniz, yani bu ömrünüze enkarne olmadan önce o kadar gönülden kabul ettiğiniz şu anki göreviniz; Dünyanız yükselirken, yani Evrenlerin “tam üyesi” haline dönüşürken, ona yardımcı olmak ve birlikte yükselmektir. Ancak çoğunuz, dünyevi “dizginleriniz” olmadan yükselmek istiyorsunuz. Dünyevi sınırlamaların sizi engellediğini sanıyorsunuz. Uçmaya hazırsınız ama finansal güvence, barınak, ilişkiler ve beslenme gibi dünyevi ihtiyaçların, hareketlerinizi ve hedeflerinizi kısıtladığını düşünüyorsunuz.

Görevinizi unuttunuz (Dünyevi bedeninizin içindeyken frekans ve boyutsal olarak yükselmek, aynı zamanda Yeni Dünya’yı yaratmak.) Çünkü bu ömrünüzde başarabilmeyi umut ettiğiniz o frekans ve boyutlar arası gezintiler, diğer âlemlerde dikkate alınmayacak kadar basitti. Oysa Yeryüzünde (ve bir bedenin içinde) bulunuyor olmanız, bu yöne doğru yaptığınız her hamlenin önünü kesti.

Belki aranızda bazılarınız, mesajlara kanallık yapıyordur. Belki düşünce gücüyle, başka yerleri ziyaret edebiliyordur veya insanlara şifa dağıtma gibi aktivitelerde bulunuyordur. Ama tüm bunları genellikle, bu yaşamda Yeryüzüne bedenlenmeden önce niyet ettiğiniz gibi, hem Yeni Dünya’yı yaratmak, hem de bu tür faaliyetlerde bulunmak yerine, eski Dünya’nın kısıtlamalarını yok sayarak, olumsuz kılarak yapıyorsunuz.

Hâlbuki sizin yuvanız şu an, Dünya gezegenidir. Yeryüzüne, farklı gezegenlerden veya boyutlardan gelmiş olsanız bile, bu sizin artık evveliyatınızdır. Bu evveliyatınız, birilerine çocukluğunuzda yaşamış olduğunuz çevreden bahsederken değindiğiniz geçmişinizden birazcık farklıdır. Anlattığınız o hikâyeler ve faaliyetler ilginçtir, ama artık o çevreye ait değilsinizdir. Çünkü şu anda bulunduğunuz yerde, yepyeni bir hayat yaşıyor ve yaratıyorsunuzdur.

Kısacası hangi gezegenden/boyuttan gelmiş olursanız olun, tarihsel geçmişinizin – bazı becerilere daha kolay erişim sağlamanıza (hatırlamanıza) yardımcı olmasının dışında – şu anki halinizle pek ilgisi yoktur. Geçmiş yaşamlarınızdaki becerilerinizi hatırlamanız, bu yaşamınızın ilk yıllarında edindiğiniz becerileri hatırlamanızdan biraz farklıdır. Örneğin İlkokul çağlarında öğrendiğiniz ve bu sayede şu anki spor faaliyetlerinizde işinize yarayan göz/vücut koordinasyonuna sahip olduğunuz, ama oturup saatlerce üzerinde konuşmadığınız ve geliştirmek için uğraşmadığınız “ip atlama” becerinizi anımsamaktan farklıdır.

Artık, “Yeryüzünde bir Dünyalı” olduğunuzu hatırlamanızın zamanıdır. Dolayısıyla, asırlar boyunca dinlerin size öğrettiği gibi “dünyevi ödüllerinizi” almak için Cennete “gitmeyi” beklemek değil, kendi Cennetinizi burada, Yeryüzünde yaratmanız gerekir.

Birçoğunuz, Sirius veya Pleiades Takımyıldızındaki ve/veya başka yerlerdeki geçmiş yaşamlarınıza veya deneyimlerinize bel bağlıyorsunuz. O enerjilerin veya varlıkların sizin için Cenneti yaratmasını umuyorsunuz. Bu varlıklar birçok yönden sizin “akrabanız” olmalarına rağmen, yine de bire bir siz değillerdir.

Örneğin milyonlarca dünyevi varlığın, aynı sizin gibi kahverengi saçları vardır. Ancak kahverengi saçı olan kişilerden bazıları “doğum” olayı sayesinde sizinle akraba olsalar bile, yine de siz bu kahverengi saçlı kişilerin bire bir aynısı değilsiniz.

Diyelim ki, başka varlıklardan- ister şu anda Dünya’da olsunlar, ister olmasınlar- bazı fikir ve görüş mesajları alıyorsunuz. Bu da gayet iyi ve hoştur. Ama bu fikirlerin ve görüşlerin uygulanış şekli, yine de Dünya’ya uygun (dünyevi tarzda) olmak zorundadır.

Peki bu sözlerimiz, zamanda yolculuk yapmayacaksınız, yeni frekanslar yaratmayacaksınız ya da boyutsal sıçramalar olmayacak anlamına mı gelmektedir? Hayır! Biz size sadece bu becerilerin, Dünya’ya ve dünyevi şartlara uyarlanması gerektiğini söylüyoruz. Bu becerilerin yeni kullanım olanakları (ne şekilde kullanılacağı) şu anda Yeryüzünde yaşayan sizler tarafından oluşturulacaktır.

Bu geçiş/yükseliş “çok katmanlı” olsa da (boyut katmanları), bunun ilk basamağı her zaman Yeryüzü Gezegeni olmuştur ve böyle de olacaktır. Zaten frekans ve boyutsal olarak yükselmiş bir gezegende “boyutsal sıçrama” yaratmaya çalışmak pek bir işe yaramaz. Sizin için şu an Yeryüzü, yaratabileceğiniz ve deneyimleyebileceğiniz yeni bir alandır.

Uzak bir gelecekte sizler de, aynı şeyleri yapmaları için başka gezegenlere yardım edeceksiniz. Ancak bu gezegende yaşadığınız sürece, şu an devam eden bu geçiş döneminde olduğu gibi, sadece bizden veya diğer birçok varlıktan bilgiler alarak, teşvik ve ikna edilebilmeniz mümkün olacaktır. Dünyalı olmayan bizler, bu geçişi sizin için gerçekleştiremeyiz. Çünkü Dünya’nın 3D yoğunluğunun çamur ve bataklığından geçmesi belirlenen varlıklar, sizlersiniz. (Mor Alev: Buraya gönüllü geldik, bu yolculuğu bizden başkası belirlemedi, bir yanlış anlama olmaması için ekliyorum)

Artık bu çamurun ve enkazın büyük bir kısmı, hem sizin hem de Yeryüzünün kendisi (Gaia) tarafından temizlendiğinden dolayı, yeni becerilere doğru kanat açma zamanı gelmiştir. Bu becerilerinizin içinde en önemli olanı da, size göre “Cennet” olgusu bugün ne ifade ediyorsa, onu Yeryüzünde yaratmaktır. Bugün için Cennetle bağdaştırdığınız şeylerin, yarın rahatlıkla değişebileceğini bilseniz de, bunun bir önemi yoktur. Çünkü siz Yeryüzünde, bugün yaşıyorsunuz.

Şayet “cennet” size göre yeni bir mevkii, yeni bir ilişkiyi, yeni bir eşyayı ya da sadece parkta bir yürüyüşü ifade ediyor ise, yapmak zorunda olduğunuz şey de odur. Çünkü o şeyi yaptığınız zaman, gerçekten Yeryüzünde cennetinizi yaratmış olursunuz.

Dikkat ederseniz, bu geçiş dönemiyle ilgili mesajlar daima neşeli olmanızı, sevinci ve mutluluğu bulmanızı söylerler ama bu sevincin ve mutluluğun şeklini tanımlamazlar. Çünkü sizler, benzersiz ihtiyaçları ve ilgi alanları olan emsalsiz varlıklarsınız. Sadece, benzersiz neşe ve mutluluklarınızdan oluşan bir Gökkuşağına sahip olan “yeni siz”, Yeni Dünya’yı tam anlamıyla deneyimleyebilir ve yaratımına yardımcı olabilir. Ve öyle oldu. Âmin.

Bu mesaj Mor Alev Dostu tarafından çevrilmiştir. Mor Alev Dostu, Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (www.LifeTapestryCreations.com).

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2015 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2015  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/