Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

11.11.2014: Sihirli Bir Gün ve Müthiş Potansiyeli Olan Bir Enerji Portalı – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Shift to LOVE 11-11Sevgili Okuyucularım,

Burada sıklıkla aslında çizgisel zaman olmadığından bahsediyoruz. Uzunca bir süredir tarihlere pek önem vermiyorum, çünkü 3 boyutlu dünyanın dışında çizgisel zamanın geçerli olduğu bir ortam yok, onun yerine her şeyin aynı zamanda gerçekleştiğini biliyoruz. Şu anda bu kavram çoğumuzun zihnini karıştırsa da, çok yakında biz de bu düzene geçmek üzere gerekli evrimleşme sürecini tamamlayacağız ve beyin yapımız da pek çok zaman seçeneğinden bir ya da birkaçına odaklanarak onları deneyimlemeye başlayacak şekilde gelişecek. Bu durum bizim için normal, günlük, sıradan bir şekle bürünecek. Sadece bana bu ne zaman olacak diye sormayın, çünkü yüksek boyutlara sorduğunuzda cevap “çoktan oldu”, “şimdi” ya da “enerjinizi yükselttiğinizde” diye gelecektir. (İşte o noktaya ulaştığımızda, benim “Geleceğe Dönüş” çalışmam, bir gün yaşayacağımız “çok ve hiç zamanlı” ve çok boyutlu yaşamla karşılaştırıldığında, ufacık bir ön tadımlık şeklinde kalacak.)

Ancak, binlerce yıldır çizgisel zamanda yaşamış olan bizler, hala daha geleceğimizi bilmek istiyoruz, yol üzerinde işaretler görmek ve belli hedeflere ne kadar yaklaştığımızı tahmin etmeyi her şeyden çok arzu ediyoruz. İşte o yüzden artık belli tarihlere önem vermesem de, gökyüzü hareketlerini işaretçiler olarak kullanıyorum ve astroloji bizi asla yanıltmıyor. Enerji girişleri, arınmanın daha kolay olduğu günler, hatta en rahat tembellik yapabileceğimiz günleri bile sansasyonel değil, temiz, anlaşılır, şefkat, sevgi ve insan bilincinin evrimleşmesini temel alan 21. yüzyıl astrolojisi ile öngörebilirsiniz. Bunun yanı sıra numeroloji ve diğer pek çok çeşitli enerji çalışmaları gibi diğer tarihte kaybolmuş, unutulmuş, unutturulmuş bilimler yeniden canlanıyor ve bize yol göstermeleri için onlara bakıyoruz.

Evet, iki paragraftır, “sizlere zaman yok, tarih yok” diyorum, ama başlıkta çok önemli bir tarihi öneriyorum. Pek çok usta, 11.11.1992 den beri her yıl 11 Kasım’da giriş yapan enerjilerden inanılmaz faydalandıklarını, bu portalın hepimizde büyük ilerlemelere yol açtığından bahsediyorlar.

Ben bu enerjiyi 11.11.2011 tarihine kadar kişisel olarak tam potansiyeli ile deneyimlememiştim, “o gün yapılan güzel bir meditasyon ve huzur duygusu bu bahsedilen ilerlemedir herhalde” diye düşünüyordum, ki aslında bir bakıma isabetli bir saptama. Çünkü enerjik olarak gelecek büyük açılıma hazır değildim. 2011 Kasım’ında ise yine benim için normal bir 11-11 gününde, her zamanki gibi sevgi-şükran-nefes-meditasyon rutinim, enerjileri olabilecek en iyi şekilde kabul etme niyetim ve olağan işlerimin arasında, bir anda bir şeylerin değişmekte olduğunu hissettim ve o günden itibaren başlayan süreç birkaç ay sürdü. 11-11 enerjisinin benimle işi bittiğinde ben anlatılamaz şekilde değişmiştim. Bakış açılarım, tepkilerim, düşünme şablonlarım… Hepsi farklılaşmıştı. İşin güzel yanı, bu değişim yakıp yıkmadan, yumuşak ve hayatımın kaldırabileceği şekilde gerçekleşmişti!

İşte bu yüzden, 11-11 portalı enerjilerini hepinize tavsiye ediyorum. Elbette bu enerjiden, bilen bilmeyen herkes faydalanıyor. Ama pek çoğumuz sevgiye alışkın olmadığımız ve kendimizi sevgiye layık görmediğimiz için, ya  farkında bile olmadan enerjiyi tamamen reddediyoruz, ya da bir kısmının içimizden akmasına bilinçli/bilinçsiz izin verirken potansiyelin tamamını kullanmıyoruz. Bu bir özgür irade gezegeni ve verdiğimiz kararlara ve niyetimize kesinlikle saygı duyuluyor.

Geçen sene  bu portalın getirdiği enerjilerden numerolojik olarak bahsetmiştik:

Numerolojide 11-2 yaratıcılık, açıklık, dönüşüm, değişim ve işbirliğini simgeler. Dan Millman Hayatınızın Amacı kitabında 11 için “iki kat yaratıcılık ve güven” kelimelerini kullanmış. Kitapta 1 rakamının bölüm başındaki kısa yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum: “Dalgalar halinde akan yaratıcı enerji, besleyici güneş, çakan şimşek. Onu soluğunuzla içinize çekin, onun gücünü hissedin. O yaratabilir, besleyip büyütebilir ya da yok edebilir. Yaratıcı enerjiyi siz hayatınıza nasıl kanalize ediyorsunuz? Onun önü tıkalı mı, yoksa özgürce akıyor mu? O pozitif şekillerde nasıl tezahür etmekte? Eğer içinizdeki yaratıcılığı güvenle serbest bırakabilseydiniz, hayat nasıl olurdu?”

Bu sene çok çeşitli kanallar ve benim çalışmalarım ana temanın aşağıdaki iki önemli madde olacağını söylüyor:

  1. Yine geçen yıl olduğu gibi genel yaratıcılık ve düşündüğünü yaratma gücünün katlanarak artması,
  2. Bu sene ek olarak, fiziksel vücudumuzda gerçekleşecek güncellemeler ve ışık vücudumuzla süregelen entegrasyonun bir aşamasının daha başlaması,

Bunun yanında, her zamanki gibi bilinç ve farkındalığımızda bir ya da birkaç basamak yükselmemiz ve aydınlanmalar yaşamamız potansiyeller arasında.

Blogun yayında olduğu yaklaşık iki yıldan beri her önemli portaldan sonra (8-8, 11-11 ve 12-12) okur arkadaşlarımın arttığını ve sorulan soru ve yorumların  bir üst düzeye yükseldiğini gözlemliyorum. Yani bu portallar genel UYANIŞ sürecini de tetikliyor, kendi gerçeğine uyanan ya da arayışa giren yıldız tohumları, melek-insanlar ve daha bir çokları aramıza katılıyor.

11 Kasım Astrolojik olarak büyük bir sıkıştırılmanın yaşanacağı bir gün. (Okumadıysanız Mars-Plüton birleşmesi ve Mars-Uranüs kare açısını okumanızı tavsiye ederim.) En güzel açılımlar en büyük sıkıştırmalardan doğar, aynı bir bebeğin dünyaya gelişi gibi… İnsan doğası zora girmeden bir şeyleri üzerinden atıp tamamen dürüst olamıyor. Hayatınızda görmezden geldiğiniz her türlü tekrarlanan gölge ve döngünün hep beraber, “ben buradayım, ben de buradayım, ben de buradayım, ben hiç gitmedim ki…” diye size göz kırptığını düşünün. Bu hafta sonu ve önümüzdeki hafta aynen bu durumu yaşıyoruz. İşte o zaman ruhumuzdan büyük bir çığlık yükselir. “Değişmek istiyorum! Başka türlü yaşamak istiyorum!” ve kendinizi teslimiyetle gelen enerjilere bırakırsınız.

Arkadaşlar, gelişim böyle yaşanmak zorunda değil. Onun yerine daha yumuşak yolu seçebiliriz. Dış şartlar bizi zorlamadan, kendimize karşı dürüstlük ve şefkat ilk adım olarak karşımıza çıkıyor. Sonra da niyetimizde son derece açık olmalıyız. Benim bu tarz enerji girişi olan günlerde her zaman niyetim kendime ve kolektife en yüksek yararı olacak şekilde bulunduğumuz boyuta girmekte olan sevgiye (olumlu enerji dediğimiz Tanrı’nın sevgisinden başka bir şey değildir, hangi yolla gelirse gelsin) bütün varlığımı açmak, şükranla kabul etmek ve o sevgiyi bu dünyaya demirlemektir. Size de aynısını öneririm, isterseniz siz daha güzel kelimelerle buna benzer bir niyet yaratabilirsiniz. Kendimi belli bir 3 boyutlu insani sonuca bağlamadığımda meditasyonum ve genel olarak yaşadığım ilerlemenin daha doğal ve mutlulukla geliştiğini gözlemledim.

Bazı arkadaşlar, mutlaka niyetlerine daha çok para, hayat eşini bulmak gibi konuları eklemek istiyor, deneyimlerim şunu söylüyor: Siz ne kadar çok gerçek kendiniz olmayı niyet ederseniz, enerjilerinizi yükseltirseniz, hayatınız o kadar çok mutlu tesadüflerle(!) doluyor. O zaman üzerinize düşen tek şey fırsatları tanıyıp, onları değerlendirmek. (Elbette tesadüf yok, sizin kendi hayat planınızla uyumlanmanızdan bahsediyorum burada, hiç biriniz kendinize sefil, yalnız, mutsuz bir yaşam planlamadınız, bunu garanti ediyorum)

Bu Salı günü saat 11.00 de birbiri peşi sıra bütün zaman dilimlerinde çok çeşitli meditasyonlar düzenleniyor, bunun için internette bir arama yapmanız yeterli olacaktır. Bu meditasyonlardan herhangi birine kişisel olarak katılabilirsiniz ya da bulunduğunuz yerden kolektife enerjilerinizi eklemeyi niyet ederek kendi meditasyonunuzu yapabilirisiniz.

Benim önerim Sevgi Seli meditasyonu olacaktır. Sevgi Selinden bir süredir bahsetmiyor olmamın sebebi o devasa enerjinin ortadan kaybolmuş olması değil. Aksine, Sevgi Seli etkisiyle o kadar büyük değişiklikler yaşıyoruz ki, bu platformda hepsine birden yetişmeye zorlanıyorum.

Sevgi Seli Meditasyonunu aşağıya kopyalıyorum. Umarım saat 11.00 de hepimize katılırsınız.

Bundan sonraki önemli portal 12.12.2014 tarihinde açılacak. Aralık ayında da o özel gün hakkında yazacağım.

Mor Alev

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle ilişkinizi sürekli hale getirmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Sevgi Seli Meditasyonu:

Bacaklarınız hafif aralık sağlamca yere basmış şekilde ayakta durun. Mümkünse baş dönmesine karşı yanınızda tutunacak masa ya da sandalye gibi bir yer olsun. Bu meditasyonun başlangıcı da biraz değişik. Ellerinizi bir araya getirin ve parmak uçlarınız birbirine değsin, avuçlarınız değil. Bunun şeklini videoda görebilirsiniz. Derin ve yavaş nefeslerle kendinizi sakinleştirin ve aklınıza gelen düşüncelerin akmasına izin verin. Kendinizi hazır hissettiğinizde aşağıdaki çalışmaya başlayın.

  1. Dilinizi damağınıza vurarak bir klik sesi çıkarın. Bu ilk sesle kutsal kalbinize gidiyorsunuz. Kalbinizin içine yerleşin ve güzelliğini görün.
  2. Hazır hissettiğinizde ikinci bir klik sesi çıkarın. Baş melek Gabriel (Cebrail) gelecek ve onunla birlikte kalbinizin içindeki altın spiral merdivenden yukarı uçmaya başlayın. Gabriel sizi sarmalayacak ve kendinizi bir sevgi kapsülündeymiş gibi hissedeceksiniz.
  3. Üçüncü ve son defa klik sesi çıkardığınızda 13. Oktava, Yaratan’ın hem dişi hem detriflame zoom erkek yönlerinin bir arada olduğu kata varmış olacaksınız. Kendinizi Kutsal Anne’nin, Kutsal Baba’nın ya da her ikisinin birden kucağına ulaşmış hissedeceksiniz. Burası Tanrı’nın kalbi. Şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz bir sevgi, rahatlama ve derin bir mutluluk hissedeceksiniz.
  4. Kalbinizdeki üçlü alevin parlak ve canlı bir şekilde yandığını görün. Bu üçlü alev (resmini yanda veriyorum) pembe, mavi ve altın rengidir.
  5. Şimdi kendinizi bir kumsalda düşünün. Denize karşı duruyorsunuz ve denizin muhteşem mavisini ve hafif dalgalarını görün. O güzel güneşli kumsalda denize doğru ilerleyin. Parmaklarınızın arasında kumu hissedin. Yüzünüzde ılık güneşi hissedin. Parmak uçlarınız suya değdiğinde ılık-serin denizi hissedin. Biraz daha ilerleyin.
  6. Nerede durmak istiyorsanız orada durun. Belki tamamen denize girersiniz, belki de su dizlerinize geldiğinde durmak istersiniz. Belki de okyanusun en derinlerine girmek istersiniz. Suyun içinde durduğunuz yer bu meditasyonu her yaptığınızda farklı olabilir. Ne kadar derine gittiğinizin de bir önemi yok. Sadece size o anda doğru gelen yerde durun yeter.
  7. Etrafınızda yosunlar, yunuslar ya da rengarenk balıklar, mercanlar görebilirsiniz. Kendinize burada olduğunuz ve bu vakti ayırdığınız için teşekkür edin. Yanınızda Michael olabilir, ya da diğer baş melekler. Etrafınıza bakın, belki bu sevgi selini özümsemeye gelen diğer insanları da görebilirsiniz. Onlarla ya da meleklerle el tutuşabilirsiniz.
  8. Vücudunuzu ışık vücut ya da büyük bir enerji balonu olarak düşünün. Bu enerji alanı son derece geniş, yarı şeffaf ve geçirgen.
  9. Şimdi denizin içinde dalgaların size doğru geldiğini ve sizi yıkadığını      hissedin.the dead sea, Israel İçinizdeki bütün tortuları, kumları, olumsuzlukları, hastalıkları, kötü alışkanlıkları, sevgiye dair olmayan her şeyi yıkıyor. Akıntının gel-gitini hissedin. Sevgi seli yumuşak dalgalar halinde önden girip arkadan çıkıyor. Ve her geldiğinde şifa veriyor, olumsuzu süpürüp gidiyor. Bütün hücrelerinizi temizliyor. Bütün varlığınızı saflaştırıyor.
  10. Siz bu enerjiyi kabul ettikçe onu dünyaya da demirliyorsunuz. Huzur ve barış geliyor. Bu pozisyonda istediğiniz kadar durabilirsiniz. Hazır hissettiğinizde emdiğiniz bütün sevgiyi kalbinizden doğru bir sel gibi Türkiye’den başlayarak bütün sorunlu bölgelere gönderin. Bunu yaparken Kutsal Anne’nin ve meleklerin yardımını isteyin. Bu bölgelerdeki yangının sevgi selinin etkisiyle yatıştığını, insanların kalplerindeki ve fiziksel vücutlarındaki yaraların şifa bulduğunu görün, toprağın bereketlendiğini, deniz ve akarsuların temizlendiğini ve inatla tutunulan şiddet, kin, intikam gibi yanlış inanışların zayıfladığını ve dağıldığını görün.
  11. Bu günlük yeterince enerji aldığınızı ve verdiğinizi hissettiğinizde yavaş yavaş meditasyondan çıkın. Kendinize, meleklere, Kutsal Anne’ye, Gaia’ya ve sizinle beraber bu meditasyonu yapan kişilere teşekkür edin.

 

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

9 replies »

  1. yazılarınız her ne kadar ruhsal olsa da, sayfanın telif hakları bölümü o kadar dünyasal. aidiyet duygusu gördüm siz de..ruh enerjidir aidiyeti yoktur.. kelam bize ait değildir. o kelam kime ait ise onundur.. yazılarınız gibi yaşamanız dileğimle.

    Beğen

    • Sevgili Serpil, burada temiz, anlaşılır ve net Türkçe konuşalım. “Kelam bize ait değildir, kelam kime ait ise onundur” diye oturup yazmışsınız, bu ne anlam taşıyor??? Sizin bu yorumunuza değer verip onurlandırıyorum ve cevap yazıyorum. Sizin telif hakları kanunu ile ilgili bir sorununuz olduğunu sanıyorum, yoksa bu mesajı yazmazdınız. Bizim gibi yoktan var eden müzisyen, ressam, yazar, muhabir gibi kişilerin emeğine saygı duyulmasına da karşısınız herhalde. Korsan kitap, CD, DVD hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi ürettiklerinizin ve emeğinizin karşılığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Size duyulan saygı nasıl? Siz kendi emeğinize saygı duyuyor musunuz? Bana geri yazmayın kendiniz düşünün. Eğer bir yazarın yazıları kopyalanmadan kendisinden izin alınmasını istemesi sizi rahatsız ediyorsa bence hiç bir yazımı okumayın, meditasyon yapın ve bu bilgiler benim yazılarımı okumadan da size gelecektir. Saygılarımla

      Beğen

  2. Sevgili Mor Alev emeğinize ve yüreğinize sağlık.. Uzun zamandır sizi keyifle mutlulukla takip ediyorum öncelikle çok teşekkür ediyorum. Kendi içsel yolculuğumda benim için nasıl bir katalizör olduğunuzu anlatamam bunun için tekrar tekrar teşekkürler…
    Salı günü 11:11 Sevgi seli meditasyonu saatinin gece 11:11 olduğunu düşünüyorum ama riske etmemek adına sizden teyit alma ihtiyacı duydum.. Cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum Sevgiyle kalın…

    Beğen

    • Sevgili Meral, aslında sabah 11.11 de gerçekleşiyor meditasyonlar. 23.00 de değil. O saatte meşgulseniz bile yaptığınız işten birkaç saniyeliğine uzaklaşın. 11:11 enerjisini kabul ettiğinizi ve kendi enerjinizi de kolektife eklediğinizi ilan edin, birkaç derin nefes ten sonra işinize dönün. Daha sonra müsait olduğunuzda meditasyonunuzu yaparsınız. Sevgilerimle

      Beğen

      • çok teşekkür ederim… meditasyonun sonuna doğru anlamlandıramadığım bir şekilde gözyaşları içinde kaldım bittiğinde dizlerimin üzerinde hıçkırarak ağlıyordum …

        Beğen

  3. Şimdi Twitter’da gördüğüm şu bilgiyi sizinle de paylaşmak istedim. Tarih dergisinin resmi Twitter hesabından yazılmış bir tweet: “96 sene önce bugün bu saatte: Dünya tarihini sonsuza dek değiştiren savaş 11. ayın 11. gününde saat 11’de sona erdi.”

    Beğen

      • Rica ederim, esas ben bizleri bilgilendirmek için gösterdiğiniz çaba için çok teşekkür ederim. 11:11;de çalışıyor olacağım ve meditasyon için ne yazık ki vakit ayıramayacağım için bir üstteki yorumda başka bir okuyucunuza bahsettiğiniz öneriyi uyguladım ve kolektif enerjiye dahil oldum. Hayatımda hiç bir zaman yaşamadığım kadar yoğun bir ürperti hissi ile birlikte (bunu bir melek teyidi olarak aldım, umarım yanılmamışımdır) içimdeki gücün daha da çok farkına vardım. İyi ki varsınız. Çok başka isimlerle haberdar olduğum melekler dünyasında sizinle yoluma devam ediyor olmak harika. Ayrıca her yazınızla ufkumu daha da çok açıyor olmanızdan dolayı şükran duyuyorum size.

        Beğen