Haftanın enerjisini bir dakikada dinlemek isterseniz, yukarıdaki ses dosyasına tıklayın.


Bu, çok kritik bir yılın kritik bir ayındaki kritik bir hafta. Bu hafta manşetlerde ateş var. Yoğun ısı, kor gibi kıpkırmızı hammadde, ortaya saçılan kıvılcımlar ve yeni bir şeyin yavaş ama istikrarlı bir şekilde şekillenmesi…
Bu şekli biz belirliyoruz. “Yapacağız, edeceğiz, güzel günler gelecek” gibi ifadeler bitti. Hatta gündelik tabirle “kabak tadı verdi”. Eğer o güzel günler gelecekse bunu tam şu anda siz yaratıyorsunuz. Her biriniz, kendi hayatınızda, kendi enerjinizle, o sıcak dökümevinde ortak hayallerimizi ateşle dövüyorsunuz.
Satürn hâlâ Neptün ile kavuşumda, bu durum, toplumsal düzeyde psikolojik ve fiziksel bir yorgunluğa sebep oluyor. Uranüs şu anda Boğa burcunun son derecesinde, bu da kıyametvari bir endişe ile güvenlik ve rahatlığın bozulmasının doruk noktasına ulaştığını gösteriyor. Mars ise bu ay oldukça hareketli. Bu durum aciliyet, saldırganlık ve çatışmanın yanı sıra YENİ BAŞLANGIÇLARA da işaret ediyor.
Ronnie Pontiac diyor ki; “Koç’taki olağanüstü yığılma Matthew Arnold’un bir şiirindeki şu dizeleri anımsatabilir: “Ve işte buradayız, karanlık bir ovada. Mücadele ve kaçışın akıl karıştırıcı alarmlarıyla sarsılmış, cahil orduların geceleri çarpıştığı bir yerde.” Öte yandan, bu bir sıfırlama, yeni bir başlangıç, 2008’de Plüton’un Oğlak burcuna girmesiyle başlayan ve Satürn ile Neptün’ün Balık, Uranüs’ün ise Boğa burcunda kalmasıyla daha da kötüleşen kasvetli astrolojik havanın sonu.”
Vurgulamak istiyorum: SON, BİTTİ, THE END. (Bu sabah Orban’ın 16 yıllık “seçilmiş” otokrasisinin bitişiyle demokrasiye dönen – ve pek de kolay olmayan – yolun açılmış olması haberlerini de büyük bir işaret olarak algılıyorum.) Artık yeninin vakti geldi.
Ronnie Pontiac şöyle devam ediyor: “Uranüs 26 Nisan’da Boğa’dan İkizler’e geçtiğinde ve Mayıs ayı başlarken Satürn ile Neptün’ün kavuşumu sona erdiğinde, kendimizi yeni bir kolektif dönemin şafağında bulacağız. Bu, her şeyin göz açıp kapayıncaya kadar değişeceği anlamına gelmez, ancak her geçen gün yeni bir zaman ruhu içinde olduğumuz giderek daha açık hale gelecektir.
13 Nisan’da Venüs ile Jüpiter’in sekstil açısı, genellikle çok hoş ve belki de şanslı bir açıdır, ancak Satürn’ün Neptün ile kavuşumu, Uranüs’ün Boğa burcunun son derecesinde olması ve tüm bu Mars enerjisi nedeniyle, bunun tadını çıkarmak için çaba sarf etmeniz gerekecek. Güzellik ve romantizm için biraz zaman ayırmaya çalışın. İyimserliğe açık olun ve dünyanıza uyum getirecek yollar arayın. Böylesine önemli zamanlarda keyif önemsiz, iyimserlik ise sığ görünebilir, ancak bunlar net düşünme ve esenlik için gerekli dengeyi korumak açısından vazgeçilmezdir.
Ertesi gün, Merkür’ün Uranüs ile olumlu akışı, net ve hızlı düşünmemize yardım edebilir. Sohbetler, araştırmalar ve iletişim özgürleştirici olabilir. Ardından Merkür, Koç’a girerek Zodyak çevresindeki yolculuğunu sonlandırıyor. Balık’taki Merkür akıl karıştırıcı ve melankolik olabilir, genellikle nostaljiye ve sonun gelmesi düşüncesine duyarlılık gösterir, ancak Koç’taki Merkür yeni bir döngü başlatır, taze enerji verir ve bizi açık bir zihinle ve bundan sonra ne olabileceğine dair merakla yeniden başlamaya davet eder. Örümcek ağlarıyla kaplı düşünceleri bırakın. Zihninizde bahar temizliği yapın.”
Ardından Pontiac geçen hafta küresel olarak zirve yapan ve bir aydır abartılı bir şekilde şahit olduğumuz zorbalığa dikkatleri çekiyor. Zorbalık ve toksik eril kesinlikle Koç’taki Yaralı Şifacı Chiron ve Eris’in konusu ve bu ikisi bu hafta güneşle buluşarak yılın büyük başlangıcı Koç yeni ayına kendi damgalarını vurmak üzere. Diyor ki; “Zorbalık, inatçı düşmanlık, acımasız elitizm ve “güçlü olan haklıdır” anlayışının muazzam bir gösterisine tanık olduk, ancak bu artık astrolojik hava koşulları tarafından desteklenmiyor. Tüm saldırganlığına rağmen Koç, gençlere, yeniye, bireye ve özgürlüğe yöneliktir. Kova burcundaki Plüton, teknolojik otokrasinin tehlikelerini temsil etse de, doğası gereği özgürlüğü sever, eşitlik yanlısıdır, topluluk ve gelecek odaklıdır. İkizler’deki Uranüs, Boğa’daki Uranüs gibi inatçı, dar görüşlü ve yıkıcı değildir, meraklı, yaratıcı ve çeşitli bakış açılarına açıktır.
Mars’ın Satürn ile kavuşumu, hayatlarımızda Mars’ı kolektif olarak nasıl organize edip yapılandıracağımızı düşünmek için iyi bir fırsat. Sahte dinsel milliyetçilik ve iyi finanse edilmiş “internet fenomenleri”, genç erkeklere hakimiyetin güçle eşdeğer olduğunu, zorbalığın güç olduğunu ve bir erkeğin gerçekten erkeksi olabilmesi için sert ve hatta acımasız olması gerektiğini öğretiyor. Zorba kültürü, sindirmeyi yüceltir ve şefkati şeytanlaştırır. Bu, basitçe cehalet ve kibirdir. Zorbalar aslında güvensizdir. Kadınlardan korkarlar. Fantezilerine uymayan erkeklerden korkarlar. Empati kurmaktan korkarlar. Yaşlanmaktan ve zayıflıktan korkarlar. KİBİR ONA TESLİM OLANLARI MAHVEDER. O polis arabasının arkasında oturan (eski prens) Andrew’un bakışını hatırlıyor musunuz? İşte tüm zorbaların sonunda geldiği nokta budur. Zamanın ve kaderin, herhangi bir zorbalıktan daha güçlü olduğunu öğrenirler. Aiskhylos’un yazdığı gibi: “Kutsallığa karşı işledikleri suç, acı çekmeleriyle eşleşir.”
Gerçek güç sabırlı, şefkatli, ölçülüdür ve zayıfları sömürmek değil, korumaya adanmıştır. Zorba kültürünün ruhani olgunlaşmamışlığı toplumları zulme sürüklerken, gerçek güç besler, özgürleştirir, destekler ve sever. Zorbalar varsayımlarına sığ bir hayranlıkla hayatın yüzeyinde kayarken, gerçek güç derine iner, değer verir ve doğanın, kadınların, farklılıkların ve kaderin mucizevi büyüsünü ve harikasını yaşar. Zorbalar alay ve düşmanlığı yüceltirken, gerçek güç sahipleri sessiz, sakin ve net konuşmayı bilir. Gelmiş geçmiş en büyük samuray ve en yetenekli savaşçılardan biri olan Miyamoto Musashi, pek çok zorbayla savaştı. Bize üzerinde düşünmeye değer pek çok anlamlı söz bıraktı: “Kendini hafife, dünyayı ise ciddiye al”. Bilgelik, gerçek gücün yoludur.”
Bu, sakin bir hafta değil. Bu, eşikler, atılımlar ve elmasları şekillendiren türden bir baskıyla dolu, katalizör görevi gören bir hafta. Bu, yeni başlangıcı “başlatan” BİR YARATIM HAFTASI.
Haydi bunu birlikte en olumlu şekilde yaşayalım.
🦉Bu haftanın uygulaması YARATIMA odaklanıyor, bonus podcast bağlantısı aşağıda. Geçen haftanın “3 Nefesle Karar Sürecini Yavaşlatma” uygulamasını kesinlikle hala öneriyorum, hatta yıl boyu öneriyorum! Haftanın Uygulamasını yapın, paylaşın ve bu dönemde size yardım etmesine izin verin.
©Mor Alev 2026
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


