Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Büyük Uyanış döneminde – yani yolsuzlukların, yanılsamaların ve zihin kontrolünün gün yüzüne çıktığı bir zamanda – Dünya’da bedenlenmeyi seçmenin, evrendeki herhangi bir varlığın yapabileceği en gözü kara hamlelerden biri olduğu kesin.
Sadece kendi tam potansiyelinize uyanmakla kalmıyorsunuz, aynı zamanda dünyanın da bunu yapmasına yardımcı oluyorsunuz.
Bu yüzden, siz sadece olağanüstü görkemli bir varlık değilsiniz, siz tam anlamıyla bir kozmik efsanesiniz!
Milton Foster
Sevgili Bilge Baykuşlar, aylık “Kozmik Hava Durumu” paylaşımları sadece bu hareketli yıla özel. Bu, yılın ilk üç ayda kanıtladığı gibi yetişmesi biraz zor, olağanüstü bir sene ve bu paylaşımlardaki amaç elbette hepimiz için bir hazırlık fırsatı yaratmak. Önceden haberi olan önceden hazırlıklı olur. Ne olacağını tam olarak bilemezsek bile, en azından yaşadıklarımızı daha kolay anlamlandırabilir, tepkisel davranmak yerine daha sağduyulu olabiliriz.
Fakat yine de… Evet, yine de olanlar bir şekilde duygularınızı kabartmış, kaygılarınızı tetiklemiş, hayatınızı biraz daha sönük, soluk hissettirmiş olabilir. Kozmik hava durumunu ilk düşündüğümde plan önce bir önceki ayın astrolojisinin dünya gündeminden örneklerle şöyle bir üzerinden geçip bu örneklerin hayatlarımızda nasıl yaratıma girmiş olabileceğini konuşmak, ardından Ocak ayında hazırlamış olduğum Aylar ve Kartlar paylaşımlarındaki aylık özetleri şimdiki gözlerle bakarak biraz daha açıp, olası bir yol haritası yaratmanıza yardım etmekti.
Bu ay Mart astrolojisinden hangi örnekleri versem? :) Küresel gündemde olan her şey astrolojiyi harfiyen yansıttı, gölge enerjiyi tabii. Ne doğru, ne yanlış, neyi ciddiye alacağız (Balık illüzyonu ve Merkür gerilemesi), ne bitti (Balık son burç), neye üzüleceğiz (Balık yası da anlatır) bilemedik. Balık’taki Mars’la nereye gittiğimizi, nasıl gideceğimizi biz yine bilemezken, bazıları da neye saldıracağını bilemedi (Balık sisi). Uranüs Boğa’nın sonundayken doğal kaynaklar ve özellikle besin maddelerinin tedarik ve fiyatlarındaki oynamalar (Uranüs= tutarsızlık, karışıklık, Boğa=doğal kaynaklar, para) evlerimizin bütçelerini patlattı. Neptün (su, petrol, okyanus) ve Satürn (kısıtlama, durdurma, yavaşlatma) bir araya geldiğinde neler olduğunu biliyorsunuz. Ay sonunda ancak berraklaşabildik ama küresel hikayeler öyle çabucak bitecek gibi değil.
Normal şartlarda bir-iki uyanış ve dürtüklemeyle atlattığımız etkiler bile ortamdaki hareketlilik büyük olunca sertleşiyor. Merkür gerilemeniz nasıldı? Çok kişiden bu konuda çok şikayet duydum, ters giden teknoloji, aksaklıklar, tersine giden yolculuklar… Ve kendim de tam bir pişmiş tavuk misali bunu yaşadım, hatta hala daha gölgedeki Merkür’le gerilemeyi yaşıyor gibiyim. Tam bir sabır dersi oldu ve devam ediyor.
Bir insan olarak ben birkaç aydır içimde kademeli olarak yükselmekte olan öfkeyi (Koç ve Ateş At) gerçekten hissetmeye başladım. Bazen saçma şeylere öfkelendim, örneğin “neden insanlık hep bir enerjinin karanlık yönünü seçiyor ve biz de bunu yaşamak zorundayız?” gibi kurban psikolojisi, “21. yüzyıla geldik, savaşmak ve kavga da ne demek, canım?” gibi kendini daha üstün gören bir hal gibi… Bazen de adalet, eşitlik, yaratıcı çözüm özlemiyle kalbimin yandığını hissettim. Bana en çok yardım eden, bundan yaklaşık 3 yıl önce paylaşmış olduğum “Zor zamanlar için yöntemler” makalesindeki kısa meditasyonlar ve topraklanmak oldu. (Oradaki kısa meditasyonları daha sonra birer bonus podcast olarak da paylaşmıştım. Aşağıya ekliyorum.) Bunları sizlere anlatmamın sebebi şu: Belki aranızdan birkaç kişi de böyle hissetmiştir ve bu sözler yardım edebilir.
Hiçbir duygu kötü değildir, her zaman önemli bir mesaj getirirler. Buna öfke de dahil. Önemli olan bu duygularla ne yaptığımız. Sağduyulu ve yerinde tepkileri hedeflediğimizde, elimizden gelen en iyi şekilde duyguları işlemden geçirdiğimizde sadece hasar yönetimi yapmış olmayız, aynı zamanda turbo hızla ilerleyebiliriz.
Dostlar, daha da duygusal, çılgın, hızlı, ateş baskın bir döneme giriyoruz. Görselde sert virajların geldiği bir ateş yolu görüyorsunuz fakat dikkat edin, alevler yolda değil, kenarda. Kendi özgün yolumuzdan sapmadığımız, savrulmadığımız sürece güvendeyiz. Aylar ve Kartlar’ın ikinci bölümünde Nisan’la ilgili şunları iletmişim:
Nisan Hareketliliği
Nisan ayında her gün neler olduğunu listelediğim bir günlük tutmaya çalışacağım Bilge Baykuşlar. Hayatlarımızın küresel ve kişisel gidişatını yazarak bu tarihi zamanı sadece kendim için olsa bile belgelemek niyetindeyim. Hem de bilinen tarihimizde görülmemiş astrolojik yoğunluğun etkilerini anlamaya yardım edeceğine inanıyorum. Dolayısıyla, “şu olacak, bu olacak” diye önden tahmin etmesi çok zor bir dönem.
Nisan 2026, Mart ayında elde ettiğimiz berraklıkla 2025 boyunca süren belirsizlik, çözülme ve “bekleme hâli”nin ardından yeni bir çağın fiilen başladığı ay olarak öne çıkıyor. Ay boyunca gezegenler Balık’tan Koç’a geçerek Güneş, Satürn ve Neptün’e katılıyor. Bu da sezgisel, dağınık ve akışkan bir dönemden çıkıp inisiyatif alma, karar verme ve harekete geçme zorunluluğunu gündeme getiriyor.
Nisan, 2 Nisan’da gerçekleşen Terazi dolunayı ile başlıyor ve yeni evreye geçmeden önce son bir iç gerilim yaratıyor – Uyum sağlama ihtiyacı mı, yoksa kendi yönünü seçme cesareti mi? İlişkiler, ortaklıklar ve yakın bağlar bu sorunun aynası hâline geliyor. Burada mesele kimin haklı olduğu değil, kimin kendini geri plana attığı konusu. Jüpiter duygusal destek sunsa da, Venüs–Plüton teması güç savaşlarını, bastırılmış arzuları ve “kontrol mü, teslimiyet mi?” ikilemini açığa çıkarıyor.
6-26 Nisan arasında Uranüs yaklaşık 20 gün son defa Boğa’nın son derecesinde asılı kalıyor. Bu “anaretik” derece aciliyet, “artık burada bir şey değişmeli” ve sıkışmışlık hissi verir. Uranüs son 7 yılda Boğa’da emlak, finans, bankacılık, tarım, iklim, doğal kaynaklar alanlarında sistemi sarsarak ilerledi. Ne kadar tutunmaya çalışırsak, özgürlüğümüzden o kadar çok vermiş oluyoruz, biliyorsunuz. Uranüs bu noktada son defa soruyor: “Burada neden hala direniyorsunuz?”
Bu sırada Koç’ta İKİNCİ BÜYÜK VİRAJA dalmış bulunuyoruz hem de büyük bir hız ve ateşle! Eris’i de sayarsak 8 gezegen Koç’ta birikirken büyük bir fırlatma rampası yaratıyor ve bizi hızla bir sonraki aşamaya itiyor.
Dostlar, birazdan bu ayın kartına da bakacağız, fakat bence bu zamanda oldukça fazla kaç-savaş-don tepkisi göreceğiz. Pandeminin ilk dönemlerindeki tepkileri hatırlayın (pandemi olacak demiyorum, üç ay ötemizde olmasına rağmen ne olacağını bilmiyoruz zaten). Yani kaçıp yatağın altına saklanmaya çalışabilirsiniz (“bakmazsam görmem, görmezsem yoktur” mantığı). İkinci tepki seçeneği, donup kalabilir, hiçbir şey yapmadan seyredebilir ve otomatiğe bağlanmış şekilde hayata devam edersiniz – bu yaşamak değil, biliyoruz ve sonuçta bir şeyler yapabilecekken fırsat kaçar ve pişmanlıklara yol açabilir. Veya geçmişe tutunmak için savaşabilir, fevrileşebilir, yel değirmenleriyle boğuşabilirsiniz. Hiçbiri işe yaramayacaktır. İşte bu dönemde farkındalığınıza çok önem verin. Her adımınız bilinçli olsun. Yıllardır bunu öğreniyoruz, bunun alıştırmasını yapıyoruz. Şimdi kendimizi gösterme ve ilerleme zamanı. Önümüzdeki yılın ilk üç ayı boyunca adım adım berraklaşacağız yani Nisan geldiğinde özellikle Ocak ve Şubat güncellemeleri ve tutulma sezonu sayesinde şu anda olduğumuz insan olmayacağız ve şu ankinden çok daha fazla şey bileceğiz.
Ayrıca, 2025 bahar ve yaz aylarını hatırlayın. Hani, “Çılgın Mart-Nisan” dediğim bir makale paylaşmıştım ve ardından o çılgınlığı hep beraber yaşamıştık. O zaman yaşananlar bu senenin tanıtım filmiydi. O zaman edindiğiniz bilgiyi de kullanabilirsiniz.
Uzun sürüyor, güya ayın enerjisini kısaca özetleyecektim… 😊 Ama bu öyle bir ay.
17 Nisan Koç yeni ayı, Nisan 2026’nın en kritik anı. Chiron’la birleşerek kimlik, özgüven, cesaret ve “kendiniz olma” yaraları üzerinden şifalı ama cesur bir başlangıç öneriyor. Plüton’la olan sert açı ise bu başlangıçların yüzeysel olamayacağını, güç, kontrol ve derin dönüşüm temalarıyla sınanacağını anlatıyor. Bu, hayat yönünü değiştirebilecek kararların alındığı bir eşik. Aynı zamanda Venüs’ün Uranüs’le kavuşumu ve Jüpiter’le olumlu açısı, ani ama özgürleştirici gelişmelere işaret ediyor. İlişkilerde ve maddi konularda beklenmedik değişimler, yeni denemeler ve özgürlük ihtiyacı artabilir. Bu da hem heyecan verici hem de istikrarsız hissettirebilir. Bu yeni ayın Sabian sembolü dikkat çekici: “Hayal kırıklığına uğramış büyük kitle” Protestolarda ve halk hareketlerinde yeni bir aşamaya girilebilir. (Tabii şimdi Nisan başındayız dostlar ve bu sembolün neyle ilgili olduğunun farkındayız.)
19–20 Nisan’da Mars ve Merkür’ün Satürn’le kavuşumu, başladığınız şeyin gerçekten sağlam olup olmadığı konusunda bir sağlama noktası görevinde, bir gerçeklik testi.
26 Nisan’da dış gezegenlerin dişi toprak ve su elementlerini terk edip hava ve ateşi aktive etmelerinde son büyük adım atılıyor ve Uranüs İkizler’e geçiyor. Bu, devrimin ta kendisi! Artık bu hızlanmayı tutacak hiçbir şey kalmıyor.
Dostlar, 2024-25’te Yapay Zekadan sadece tadımlık aldık. 2026’dan itibaren akıllar uçacak. İyi mi? Kötü mü? Bence nasıl kullanıldığına ve sizin nasıl uyum sağladığınıza bağlı olacak. Ayrıca AI veri bankalarının tabiata verdiği zararı ve zaten kısıtlı olan su kaynaklarımızı daha da zora soktuğunu hatırlamalıyız. Yani ChatGPT’yi açıp kendi başınıza da yapabileceğiniz bir şeyi ona yaptırmanın karşılığı kaç litre suya, kaç megavat elektriğe mal oluyor acaba? Ve o elektrik nereden geliyor? Fosil yakıtlardan mı, güneşten mi, tabiatı strese sokan hidroelektrik santrallerden mi? Bunu da düşünmek gerek. Bu gelişim biraz da sosyal medya devrimine benzeyebilir, sosyalleşeceğiz derken bu araçları gerçek sosyal etkileşimi ve birebir ilişkileri bitiren bir manipülasyon aracına dönüştürmemiz çok da uzun sürmedi. Fakat öyle çok alanda çok hızlı gelişmeler olacak ki, belki tabiatla dost bir şekilde ilerlemenin birden fazla yolunu da icat edebiliriz.
Uranüs 2033’e kadar İkizler’deyken, radikal mesajlar çok daha hızlı yayılacak. Bu nedenle sözlerinizi inandığınız davalar için nasıl kullanabileceğinizi düşünün. Gerekirse kuralları yıkın, tartışın, tabuları konuşun — çünkü gerçeği söylemek kolay değil, öyle olması da gerekmiyor. Uranüs İkizler’deyken “kalem kılıçtan keskindir” sözü gerçek bir sınavdan geçecek. Bu, en devrimci fikirlerin hızla yayıldığı bir dönem.
Bu geçişle birlikte çok önemli bir “Yetenek Üçgeni” aktive oluyor: Uranüs – Plüton – Satürn/Neptün Ortaklığı. Bu yapı hızlı teknolojik sıçramalar, toplumsal dönüşüm ve kolektif sistemlerin yeniden yapılanması anlamına geliyor. Bu kadar büyük değişimde en yakın gezegen Satürn. Yani kişisel sorumluluk almadan bu dönüşümle baş edemeyiz.
Nisan Kartı: “Kutsal Havuz”
“Dünya, düşüncelerinizin, duygularınızın ve inançlarınızın bir yansımasıdır. Dünyada görmek istediğiniz sevginin bedenlenmiş hali olun”
Duru, şimdiye dek görmediğiniz kadar berrak bir su düşünün, durgun bir havuzda ve tam anlamıyla aynalık yapıyor arkadaşlar. Bu havuza baktığınızda net bir şekilde kendinizi görüyorsunuz.
Kartımız diyor ki;
Aynaya baktığınızda, gördüğünüz şey hoşunuza gidiyor mu? Kutsal Havuz kartı, öz-sevgi ve özgüvene odaklanmanızı istiyor. Hepimiz gelişme sürecindeyiz, bu yüzden şu anda titiz bir dürüstlükle kendimizi tarafsız bir şekilde incelememiz gerekiyor.
Kutsal Havuzun yanında oturup düşünün ve kendinizle barışık olun. Ne kadar yol kat ettiğinizi ve hayatınızın ne kadar sihirli olduğunu görebiliyor musunuz? Gözlerinizden parlayan İlahi ışığı fark ediyor musunuz?
Ruhun bedenlenmiş hali olduğunuzun bilincinde olduğunuzda, kendinize saygı duymak ve vicdanen doğru davranmak daha kolay hale gelir… O zaman en büyük ödülleri alırsınız.
Dünyaya sunduğunuz eşsiz hizmetiniz sadece gerekli değil, aynı zamanda takdir ediliyor. İçinizdeki sevgiyi görün ve onu sulara yansıttığınızda, size on katıyla geri döneceğini bilin. Huzur içinde olun, çünkü siz güzelsiniz ve seviliyorsunuz. Kararlılık ve güvenle hareket edin, başarı sizin olacak – ne ararsanız arayın.
Ancak kartın bazı uyarıları da var:
Bulunduğunuz yerde kaldığınız için ufak tefek ödüller aldığınızda hayatın gerçeklerini inkar etme alışkanlığını bırakmak zor gelebilir. Kendinizi kabul edemiyor ve sevemiyorsanız, kurban rolünün sahte maskesini takarak düştüğünüz tuzaktan çıkamazsınız. İnkar ve kurban maskesini benimsemenin tek sebebi, asla gerçek bir risk almamanızdır.
Işığınızı karartmak kimseye fayda sağlamaz.
Kutsal Havuz’un dinginliğinde yansıyan gerçeklerden uzaklaşmak, sizi inkâr içinde tutar, aynı şeyi tekrar tekrar yapar ve farklı bir sonuç beklersiniz. Bu tür boş çabalar, sıkıcı ve monoton bir varoluşa yol açar. Risk alın ve güzel ışığınızı dünyaya yansıtın. Aynaya bakın ve gerçeği görün. Kendinizi sabote etme ihtiyacından vazgeçin.
Sadece kendinize değil, içinizdeki İlahi kıvılcıma da karşı bir sorumluluğunuz olduğunu unutmayın.
Cesaret, korkunun yokluğu değildir.
Net gözlerle görmenin rahatsızlığını kabul edin ve yakında sizi maceraların beklediğini göreceksiniz. Sihirli hayatınıza adım atın. İnançla sıçrayın.
Koç’taki yığılmayla bu kartın cesaretten bahsetmesi elbette tesadüf değil. Koç için korkusuz derler ama bu doğru değildir. Koç korkar ama yine de yapar! Koç’un zaman zaman agresif olduğunu görürüz ve bunun tek sebebi korkudur. Olumlu Koç çevresini korur. Bir başka Koç özelliği de yüzümüzü, dış görünüşümüzü temsil etmesidir. Ve kendi görüntümüzü gördüğümüz tek yer aynadaki yansımamızdır, kutsal havuzumuz.
Bakın, bu hareketli ayda verdiğimiz tepkiler eğer dış dünyada yarattığımız dalgalara bakarsak bizi bize harika bir şekilde anlatabilir. Gölgeleriniz ve ışığınız mükemmel bir şekilde görünür olabilir. Bu fırsatı kullanın, güzelliğinizi kucaklayın ve olmak istediğiniz insanı yaratmaya başlayın.
Eğer 2026’yı anlatmaya başlarken aklıma gelseydi – evet bazen de sonradan aklıma geliyor :) – şu ünlü sözleri yazardım:
“Gelişim, rahatlığın bittiği yerde başlar”
Ve ardından eklerdim:
“Rahatlık alanının dışına çıktıkça, bir zamanlar bilinmeyen ve ürküten şeyler yeni normaliniz haline gelir.”
Chad E. Foster
Artık 2026’nın ilk dört ayı bittiğinde tam da bu “rahatsızlık” ve gelişim döngüsünün ortasındayız. Ürkmeyin, korkmayın, kaygılanmayın. Bu zamanda büyük bir güç ve yardımcı sihir var. Sadece o sihre ulaşmak için zaman zaman içe dönmeyi hatırlayın ve lütfen elinizden gelen her fırsatta topraklanın, tabiata çıkın, çocuklarla oynayın, evcil hayvanınızla vakit geçirin, bitki yetiştirin, sanat veya el işlerine zaman ayırın, yüzün, duş alın, bol su için. Artık enerjilerde Hava-Ateş elementleri baskın ve suya, toprağa, yeryüzüne ve gerçek hayata demirlemeye çok ihtiyacımız olacak.
NİSAN 2026: Artık gerçeği başkalarına devredemezsiniz, neyin gerçek olduğunu ayırt etme yeteneği geliştirmek zorundasınız. Sezmek ve dışarıdan teyit beklemek yeterli değil, eylemin, riskin ve kişisel iradenin devreye girmesi gerek. Kuralları kendiniz yazacaksınız. Müthiş yeni başlangıçlar, ilerleme arzusu ve sert rüzgarlar. Biraz da çılgınlık ve sürprizler.
Kart: Collette Baron-Reid/Jena DellaGrotaglia, The Enchanted Map
Şimdi üç ay önce yazdıklarımı okuduğumda, aslında en önemli noktaları kapsamış olduğumu görüyorum. Fakat bir defa daha çevremizin aynamız olduğunu vurgulamak istiyorum. O savaşlar, o haksızlıklar, o ayrımcılık, o kıtlık içimizde de devam ediyor. Dış huzur için iç huzurumuzu bulmamız gerekiyor.
Bunun için mizah da harika bir yol! Bu meme beni çok güldürdü. Nisan boyunca çamurlarda yuvarlanacağız demiyorum ama Neptün’ün 14 yıllık Balık geçişi sırasında “ışık ve sevgi” derken yolumuzun dikensiz güller ve kelebeklerle dolu olacağı yanılsamasına oldukça kaptırmış olabiliriz. Oysa yol tıpkı “Kahramanın Yolculuğu” gibi, iniş ve çıkışlarla dolu. Mizah ise bizi hafifletir ve enerjiyi değiştirdiği için daha önce düşünmediğimiz çözümlerin zihnimize gelmesine yardım eder.
Baş Melek Michael (Mikail) diyor ki;
“Kendinizin ve diğer herkesin davranışlarına yeni bir açıdan bakmak sizi otomatik olarak olaylardan sevgi ile ayırır. Mizah insanların çevrelerine ördüğü duvarları yıkmaya ve böylece sevgiyi içeriye almaya yarar. Mizah çoğu zaman kötü bitecek tartışmaları düzeltir, ilişkileri ve olayları iyileştirir, hatta şifa getirir.”
Ve şu duayı veriyor:
“Sevgili Yaratan ve meleklerim bu durumdaki mizahı görerek insan doğasına sevgiyle, anlayışla bakabilmem ve gülebilmem için bana verdiğiniz yardıma teşekkür ederim.
Gerekli sevgi ve şifayı kendime çekmek için bu deneyime ve hayatıma yeni bir ışıkta bakmaya hazırım.”
İkinci vurgu ise Uranüs’e gidiyor. Geçen ay Algol (Medusa’nın Başı) ile Uranüs birleşmesinin getirdiği pek çok başın gitme olasılığından bahsetmiştim. Bu gerçekleşti ve gerçekleşmeye devam ediyor. Liderler, yöneticiler ve göz önündekilerin elenmesi süreci bence sürecek çünkü Uranüs Algol’den sadece bir derece uzakta. Ayrıca Uranüs Boğa’da işleri bitirme modunda olduğu için materyal dünyamızdaki sarsıntıların ve fiyat iniş-çıkışlarının, tutarsızlığın sürmesi olası. (Aslında bunu şimdi söylemek için astrolojiye bakmamıza bile gerek yok!) Mayıs ortalarında biraz daha rahatlayacağız ta ki…. Evet, onu bir sonraki kozmik hava durumunda anlatayım. Veya Aylar ve Kartlar’ın İkinci ve Üçüncü bölümlerinde okuyabilirsiniz!
Hepinize tüm tetiklenmelerinizi sağduyuyla karşıladığınız ve hareketliliği en iyi şekilde değerlendirdiğiniz bir ay diliyorum.
©Mor Alev 2026
Önerilen Bonus Meditasyonlar:
Rahatsızlık veren duyguları işlemden geçirmeniz için veya tam tersi duygularınızla bağlantıya geçemediğinizde:
Siz duygularınız değilsiniz. Onların akıp geçmesine ve mesajlarını vermesine izin verin:
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.





