Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Güneş tutulmaları alışılmış yeni ayların yeni başlangıçlarından çok daha fazlasını getirir. Bir anlığına güneşin ışığı ay tarafından kapanır, bir rüzgar eser, alacakaranlık ürpertir ve ardından dünya yepyeni bir ışıkla aydınlanmaya başlar. Bir şeyler kapatılmış, açılmış, resetlenmiştir. Alacakaranlıkta bir şeyler olmuştur ve henüz bunu göremeyiz. Çevremizdeki şartlar değişir, olayların titreşimi farklı bir tondadır, bazen büyük bir şokla bazen de sadece zirveden aşağı bir kartopunun sessizce yuvarlanmasını tetikleyerek kaçınılmaz dönüşümü başlatır. Genellikle bu sessiz tetiklenmeye kartopu çığa dönüştükten sonra uyanırız, geçmişe dönüp incelediğimizde bağlantıları kurarız.
Değişim ve dönüşüm laf olsun diye gelmez. Güzel olan şeyleri bozma amacı yoktur ve bozmaz da. Sadece gerekli olana dikkatimizi çeker ve bizden hareket ister. Bu şok, muhteşem güzel bir haber olabilir, ikramiye gibi hissettiren bir gelişme ya da derhal tepki vermemiz gereken bir olumsuzluk. Bazen de sadece “artık bunu kesinlikle istemiyorum” diyen bir iç ses ve huzursuzluk. Klasik astrolojide bir hükümdar gider ve yenisi gelir. Liderler değişir. Tarot’taki “Kader Çarkı” kartını düşünün, aşağıdaki yukarıya çıkmak, yukarıdaki aşağıya inmek zorundadır ve çark dönmeye başlar. Kader gibi görünen olaylar olur, dış şartlar ışığın resetlenmesiyle değişmiştir ve bu çok ihtiyacımız olan bir şeydir.
Halkalı güneş tutulmalarında ay güneşle tam hizalanır ama dünyadan uzak olduğu için küçük görünür ve güneşi tam kapayamaz, ayın çevresinde bir ateş çemberi var gibi görünür.
Ezoterik anlayışa göre halkalı güneş tutulmasında açığa çıkan ateş çemberi hem yaratım, hem de yıkım sembolüdür. Güneşin üzerine düşen ayın gölgesi hem geçmişin acılarını ve mücadelelerini temsil eder, hem de yeni yaratımı doğurmayı bekleyen derin dişi enerjiyi, yeni için yaratılan bir boşluğu. Ayın gölgesi bir rahim gibi görülür. Ateş çemberi, yeni yaratımın ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlarken, o yaratım için gerekli alanı açacak salıvermeyi de yerine getirir. Hepimizde yaratımın gerçekleştiği o boşluk var. Karanlık ve sessiz. Ama önce geçmiş yanmalı. Biz yanmalıyız. İşe yaramayan her şey eriyip gitmeli. İşte halkalı güneş tutulmaları bu yüzden çok güçlüdür. Yaratım sürecimize müdahale eden kaderin elleri gibi…
Yılın ilk güneş tutulması konumu, halkalı olması, yaptığı açılar, bulunduğu eksen, oturduğu enerji zemini sebebiyle müthiş güçlü bir tutulma. Artık ezberlediğimiz ve neredeyse bağışıklık geliştirdiğimiz “eskiyi salıverme, yeniyi getirme” fonksiyonundan çok daha fazlasını masaya koyuyor. Binyılların değişimine bir zemin hazırlarken, hepimiz ama hepimiz topluca onun etkisi altında kalacağız, kim ve ne olduğunuzun, nerede ve nasıl yaşadığınızın hiç önemi yok, geçmiş başarı veya başarısızlıklarınızın da önemi yok. Çünkü tutulma tetikleyicisi Kuzey düğümü var olan her şeyi birbirine bağlayan eterik alanın burcu Balık’ta ve güneş ve ay da toplumların ve geleceğin burcu Kova’da. Bu “görünüşte” küçük tutulma Antarktika’da ve güneyin de güneyinde az sayıda nüfus tarafından gözlemlenirken hepimiz hiç bilemediğimiz kadar biriz ve aynı kaderi paylaşıyoruz.
Kathy Biehl, empowermentunlimited.com’da diyor ki;
Haftalardır yoğunlaşan kolektif ve geleceğe dönük enerji, Kova yeni ayı altında yeni bir formda kristalleşiyor. Hissettikleriniz ve gördükleriniz ortadan kaybolmayacak. Bu, geleceğin yönü.
Bu tutulma, sadece ayın değil, yılın en büyük astrolojik olaylarından biri. Birçok nedenle süper boyutlarda etkiye sahip. Ocak ortasından bu yana Kova burcunda kümelenerek ilerleyen gezegen geçidinin son büyük vurgusu. Her bir kişisel gezegen, güneş ve ay, Kova’ya girer girmez Plüton’un arındırıcı orağıyla yeniden odaklandı ve dönüştürüldü. Bu temas nedeniyle burcun enerjisi hayatınızda ve genel olarak dünyada farklı bir şekilde ifade ediliyor, daha damıtılmış, daha yoğun.
Ayın konumu da bu olağanüstü etkiyi büyütüyor. Burcunun son derecelerinde, 28 derecelik altı yeni aydan beşincisi olarak, tohumlara ve yeni başlangıçlara olağanüstü bir güç yüklüyor.
Ve bu yeni ay, bir Güneş tutulması — 2028’e kadar sürecek Aslan/Kova eksenindeki tutulmaların ilki. Bu eksen bize şu çelişkiyi yeniden hatırlatıyor: Birey olarak parlamak ile bir grubun içinde var olmak arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Temel sorular şunlar: Kabileniz kim? Sahneniz neresi? Ve o sahnede kendi kişiliğinizin tam olarak hangi yönlerini sergiliyorsunuz?
Son haftalar bu sorulara dair farkındalığı artırdı. Gezgin iç gezegenler grubunun Kova’daki Plüton’la buluşması, sosyal gruplar ve çevre temasını netleştirdi ve detaylandırdı. Ayın başındaki Aslan dolunayı ise “sahne” ve “görünen parça” sorularını aydınlattı.
2008 Şubat’tan 2009 yaz sonuna kadar olan döneme dikkat edin. Bu tutulma döngüsünü en son o zaman yaşadık. Benzer temalar, kişiler ya da durumlar geri gelebilir. Ancak bu sefer, ittifaklarınız ve aldığınız doğrulamalar bir önceki turdan çok, çok farklı.
Bu yeni ay, dramatik bir nöbet değişimi ile bizi kesin bir eşikten geçiriyor. Çevrenizdeki ve toplumunuzdaki insanlar kimler? Bu soru, belki de yer ve kişiler açısından bir sarsıntıya uğrayacak.
Genellikle tutulmalar ayrılık ve bitişlerle ilişkilendirilir. Ay tutulmaları bunu yoğunlaştırır ancak Güneş tutulmaları da kapanışlar getirebilir. Çünkü Güneş tutulması ışığı geçici olarak kapatır, sonra geri getirir. Sembolik olarak bu, bir bilgisayarın güncelleme için yeniden başlatılmasına benzer. Programlar kapanır, sistem kapanıp açılır. Geri geldiğinde bazı dosyalar silinmiştir, bazıları yenidir, bazıları farklı biçimdedir. Tutulma da hayatının bazı alanlarını resetler, öncelikler değişir, bazı insanlar gider, yenileri gelir.
Ve bu döngü çok hızlı bir şekilde geliyor. İlk olay, burcun yöneticisi Uranüs’ün katalizör etkisiyle gerçekleşiyor. Bu, kozmostan “Ve biz bunu gerçekten ciddiye alıyoruz” mesajını veren bir kare. Bu açıdan yayılan enerji yeni ayı harekete geçiriyor. Frankenstein filmindeki elektrik şalterinin kalktığı sahne gibi şoklayıcı bir canlandırma etkisi yaratıyor.
Bu olay çok duygusal olmayabilir. Kova enerjisi daha mesafeli ve gözlemci bir bilinç getirir. Ancak yine de nefes kesici olabilir. Baş döndürebilir.
Bazı gelişmelerin şaşırtıcı yanı, aslında gerçekten gerçekleşmeleri olabilir. Belki bir süredir hissediyordunuz, belki yüzleşmek istemiyor ya da buna inanmaya cesaret edemiyor olabilirsiniz. Etkisi veya kaynağı beklenmedik olsa da, bu sarsıntının varlığı haftalardır zeminde titreşiyordu. Uranüs, büyük uyandırıcı, yılbaşından beri Boğa’nın 27. derecesinde, 3 Şubat’ta durağan konumdan direkt harekete geçtiğinden beri durumları belirgin şekilde sarsmaya başlayan şok dalgaları gönderiyor.
Bu sarsıntılar hemen geçmeyecek. Mart ortasına kadar bu derecede kalacak. Bu yüzden tutulmanın etkileri önümüzdeki haftalarda adım adım, patlayıcı kapsüller (veya daha şiddetli bombalar) gibi patlayabilir.
Ürkütücü mü geliyor? Bu resetleme sürecinin ortasındayken muhtemelen vereceğiniz tepki bu olmayacak. Çünkü yeni bir varoluş haline kilitlenmemize sadece birkaç gün kaldı, her birimizin içindeki yaşam gücü ve cesaret yükseliyor. Satürn ve Neptün, 20 Şubat’ta Koç’un ve Zodyak’ın ilk derecesindeki birleşmelerine birkaç dakika uzaklıkta. Bu, Neptün’ün her şeyi mümkün kıldığı ve Satürn’ün fiziksel formu ortaya çıkardığı, ham yaratım noktasıdır.
Geleceğe bakarken bir ihtimal, “Gelsin bakalım!” diye haykırıyor olabilirsiniz – ya da daha büyük olasılıkla, kendinizi geleceğe doğru hızla savrulurken bulabilirsiniz.
Ve yalnız olmayacaksınız, size eşlik edenler olacak, hem de çok sayıda. Kova, Zodyak’ın arkadaşlık ve topluluk alanıdır. Bu tutulma sizi yeni topluluklar ve güncellenmiş dostluklarla hizalıyor. Onlar da sizinle birlikte ortak bir geleceğe ilerliyor.
Ve bu bağlantılar yalnızca zihinsel değil. Bazıları neredeyse kutsal ve alın yazısı diyebileceğimiz şekilde sevgi ve nezaketi somutlaştırıyor. Onlar, Balık’taki kuzey düğümünde Venüs’ün yaşayan ifadesi gibiler. Sevginin tanrıçası ve değer verdiğimiz her şeyin yöneticisi, burada en yüksek, en ilahi sevgi modunda. O, her birey için, hepimiz için, tüm gezegen için geleceğin kapısında duruyor. Onların buluşması, sevginin gücüyle ilgili her deyişi çeken bir mıknatıs gibidir. Bizi bir arada tutar. O, galip geliyor. Ve bu tutulma bizi ileriye fırlatırken, tüm etkileşimlerimizdeki baskın güç oluyor.
Dostlar, çok büyük değişimler bekliyorum. Çünkü bu bir “kalp” tutulması değil, bir “zihin” tutulması, zihin resetlenmesi. Bazı fikirlerimiz, düşüncelerimiz, kararlarımız resetlenecek. Basitçe söylersem fikrimizi değiştireceğiz. Fikirler değişince kalıplar, sistemler, kurumlar, her alanda, şirketlerden evlere, yönetim ve yöneticiler değişmek zorundadır.
Örneğin dünya liderlerinin akla hayale gelmeyecek şekillerde değişeceklerine inanıyorum. Çünkü Aslan-Kova ekseni toplum-lider eksenidir. Çok yakında Kuzey düğümü Kova’ya geçtiğinde, belki de lider diye bir şeye ihtiyacımız olmadığına karar vereceğiz, kim bilir? Belki de artık birer gerçek kooperatif oluruz?
Satürn-Neptün buluşması tutulmanın hemen ardından tam hizalandığında, bireysel bağımsızlık ve isyan bayraklarımızı açabiliriz. Ateş At enerjisindeyken kimsenin bize ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı söylemesinden de hiç hoşlanmayacağız, bir önceki paylaşımda konuştuk. Gençlik burcu Koç’un ergen alışkanlıklarından birkaçını ödünç alacağımız da kesin. Yani işler hiç de alıştığımız gibi devam etmeyecek. Bunu söylüyorum çünkü ham yaratım enerjisini temsil eden sadece “dünya noktasında” buluşan iki dev gezegen değil. Sabian sembolümüz de insanlığın yeniden doğuşunu anlatıyor:
“Kozadan çıkmakta olan kelebek”
Bir aşama bitiyor, diğerine yol veriyor. Bir gelişim evresinden diğerine geçiyoruz. Ve bu sırada bir zorlanma, itilme, çekilme ve ürkeklik yaşayabiliriz. Bizler, kendilerini “uyanmış” olarak düşünenler bile, gelmekte olan aşamaya nazaran uykudaydık. Bu yeni evrede yapılacak en iyi şey, doğal özgürleşme sürecinin kendiliğinden gelişmesine izin vermemiz. Eski rahatlık alanımızdaki düşünce ve inançların yapışkanlığına ve bizleri kozaya geri çekmeye çalışmasına karşın, ilerlemeye devam etmemiz bizi çok daha iyi bir hayata ve talihe taşıyacaktır.
Ancak kozadan çıkan kelebek hemen uçamaz, henüz kanatları kurumamıştır. Kırılgandır. Yepyenisiniz, tertemizsiniz fakat bu yeni varoluş haline alışmalısınız.
Bu sembol bize diyor ki; Tam dönüşüm eşiğindesiniz. Eski haller, tırtıl ve koza aşamaları bitti. Ancak yenisi ise henüz tam oturmadı. Yani Baykuşlar, bilincin yapısı değişiyor. Günlük yaşam kalıpları, ilişkiler, kimlikler değişiyor. Bu yüzeysel bir gelişim değil. Tam ve bütün bir yenilenmeyi anlatıyor, sürünmekten uçmaya geçiş sürecinin sonlarına geliyoruz.
Uzun bir hazırlık döneminin sonuna geldik. Yaklaşık 2000 yıllık Balık çağında sevgiyi, özveriyi, ruhani birliği öğrendik ama aynı zamanda insanlık olarak bir kozadaydık, eridik, rüyalar gördük, gördüğümüz hayal ve kabuslara inandık, aldatma ve aldanmanın, bağımlılık ve kurbanlığın uç noktalarını yaşadık. Şimdi bu kozadan topluca çıkıyoruz. Yeni bir benlik doğuyor. Kendimizi daha özgür ve gerçek şekilde ifade etme zamanına giriyoruz. Ancak şöyle bir şey de var ki, bu büyük değişime sinir sistemlerimiz uyum sağlamalı, bu uyum da zaman alacaktır.
Çoğu yeni ay “tohum” enerjisi taşır, ama bu tutulma tohumlamadan çok kozanın kırılması, eski formun çözülmesi ve yeni formun ortaya çıkmasıyla alakalı. Yani süreç çoktan başladı ve bundan böyle görünür hale geliyor.
Kova burcunun temalarını düşünürsek, sosyal kimliğiniz, ait olduğunuz çevre ve toplum, zihinsel yaratıcılığınız, dehanız, yaşam düzeniniz, geleceğe dair vizyonunuz… Kelebek sembolü bu alanlardaki eski düşünce, eski vizyon, andaki varoluş haliniz artık dar geldiğini anlatıyor. Sıkışmanın ardından bu tutulma geliyor, Uranüs’ün de yardımıyla eski sistem kozayı çatlatıyor. İşin ilginci burada yaşanan metamorfoz yarım kalamaz, ya o kozadan çıkacaksınız, ya da kozada boğulacaksınız. Ben çıkmayı seçeceğimize eminim, çünkü aksi bizim için dayanılmaz hissettirecektir.
Genel olarak Kova enerjisine bakarsak, bu etkiyle sadece insanlar değil, insan olmanın biçimi, alışkanlıkları, şartları değişiyor. Öyleyse, bu geçişle artık kim oluyorsunuz? Eski sorularımız, “ne olacak?”, “ne yapmalıyım?” etrafında gelişirdi. Bu sorular geçersiz kalıyor. Yeni sorumuz, “Hangi formda yaşamaya hazırım?”
Tutulmalarda her şeyin hemen açığa çıkması enderdir. Büyük ihtimalle bu soruyu sormamız ve yanıtlarını bulmaya çalışmamız Ağustos’ta benlik ve kalbi temsil eden Aslan güneş tutulmasına ve hatta ötesine kadar sürebilir. Bu çok büyük ve önemli konuda “Aylar ve Kartlar”ın dördüncü bölümündeki 2026 Ekim-Kasım-Aralık astrolojisinde işleyeceğimiz Venüs gerilemesinin büyük katkıları olacağına inanıyorum. (Aslında bu son bölüm hazır fakat şu anda o kadar çok şey oluyor ki, akıllar karışmasın diye bekletiyorum.)
Bütün bunların ardından ayın kartını Kova’nın öncü, isyankar ve eksantrik ruhuna saygı olarak “Kutsal Asi” destesinden çektim. (Sacred Rebel – Alana Fairchild/Autumn Skye)
“Sürece Güvenin”
Eğer yıllarınızı kişisel gelişim dünyasında geçirdiyseniz bu sözleri fazlasıyla duymuşsunuzdur. “Bu bir süreç”, “sürece güven”, “süreç devam ediyor” ve benzerleri… Mor Alev değil, bir insan olarak bunları duymanın artık içimi sıktığını söylemeliyim Bilge Baykuşlar! Dolayısıyla bu kartı çekince önce bozuldum. Fakat bozulsam da, sabırsızlansam da, “öf artık şu dünya aydınlık günlere çıksın, ne bekliyoruz” desem de gerçeği inkar edemeyiz. Bu gerçekten de bir süreç ve bu tutulma sürecin önemli bir parçası. Hepimiz bu upuzuuuuun yeniden doğuştan geçiyoruz. Bir değil, onlarca defa yeniden doğduk, doğmaya devam ediyoruz. Bu kart bize bu “süreçte” yol gösteriyor. Diyor ki;
“Ne kadar güçlü olursak olalım, ne kadar cesaret ve dayanıklılık sahibi olursak olalım, hayatımızın veya yaratıcı keşiflerimizin bir sonraki aşamasına geçemediğimiz zamanlar vardır. Böyle zamanlarda ilahi bir müdahaleye, yani bir nevi yardım eline ihtiyacımız olur.”
Ben bu tutulmanın ve hemen ardından gerçekleşecek Satürn-Neptün kavuşumunun bu yardım eli olduğuna inanıyorum dostlar. Kartımıza geri dönersek:
“Kendi sınırlarımızın ucunda olduğumuzda ve kişisel kaynaklarımız tükendiğinde, geriye tek bir manevi güç kalır: İNANÇ. Neyse ki bu yeterlidir.
İnanılmaz görünse de, evrenin görünmez yardımı genellikle bin kişinin fiziksel çabalarından daha güçlüdür. Bunun nedeni, görünmez yardımın fiziksel yasalarla sınırlı olmamasıdır. Bu yardım, tüm sınırları aşarak değişebilir, esneyebilir ve hareket edebilir. Görünmez, ancak inkar edilemez ikna edici yollarla durumları etkileyebilir, uyandırabilir ve yönlendirebilir.
Kendi başınıza olayların gidişatını “düzeltemeyeceğiniz” bir durumdasınız. Bu, yanlış bir şey yaptığınızı veya yeterince güçlü olmadığınızı işaret etmiyor. Bu, hayatınızda daha büyük bir şeyin gelişmekte olduğunu ve irade gücünüzün hayatın ta kendisi tarafından destekleneceğini gösteriyor.
Bazen insanlık ve dünya için daha büyük bir planın gerçekleşmesi gerekir. Hayatın daha büyük bir gelişiminin parçası olduğunuzu, bireysel hayatınızın daha büyük bir plana hizmet ettiğini ve bu planın dehası ile ayrı olmadığınızı anlamak için bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor. Şu anda olan budur. Daha büyük plan için önemli bir rol oynuyorsunuz ve bu nedenle, konumunuzu kabul etmeniz ve harekete geçmeniz gerekiyor. Aynı zamanda, bu büyük plandaki rolünüz aracılığıyla kişisel ilerleme kaydederken güçlenip korunmaya da ihtiyacınız var.
Bu, bir mütevazilik ve güven zamanı.
Gerçekleşen süreçlere ve olaylara tam olarak inanmanız gerekiyor. Endişelenecek bir şey yok, sadık teslimiyetinizle en eksiksiz ve kolay şekilde, en büyük zarafet ve yardımla hareket edeceksiniz. İşin ilginci, tam teslimiyet ve tam inançla en güçlü halimize ulaşırız. Daha büyük planın mükemmelliğini engellemeye çalışmadığımızda, süreçle uyum içinde olabilir ve süreç tarafından taşınabiliriz.
Hayatın bizi tuzağa düşürmeye çalıştığı, bizimle dalga geçtiği veya önemsizmişiz gibi dikkatsizce savurduğu şüphesini beslemek yerine onun iyi niyetine inandığımızda, biraz rahatlayabiliriz. Sürece inanmak, neler olup bittiğine merak duymak ve neye en çok ihtiyacımız olduğuna açık olmak için alan sağlar, bunun ne olduğunu veya nasıl olacağını tam olarak bilmesek bile. Bu kartın rehberliği, hayatın kendisinin daha büyük kaynağından doğrudan geliyor. Şu anda içinde bulunduğunuz durumdan, hayat hikayenizin bir sonraki bölümüne geçme fırsatınız var. Bunu kendi başınıza yapamazsınız. Bu çok büyük bir değişim ve sizin adınıza müdahale etmesi için hayatın lütuflarına ihtiyaç var.
Ancak bu lütufları kabul etmek için inançlı olmanız gerekecek. Treniniz raylardan çıkıyormuş ya da sarsıntılı hissedebilirsiniz, ancak hayatın sesinin şu anda şu mesajla doğrudan kalbinize geldiğini de anlamalısınız:
“Benim, sizin bilmediğiniz kaynaklarım var. Benim yöntemlerime ve bilgeliğime güvenin. Emniyettesiniz, çünkü sizi seviyorum ve hak ettiğiniz her şeye ulaşmanız için sizi yönlendiriyorum. Kalbinizin gerçekten arzuladığı şeyin size ait olduğunu bilin ve kayıplardan korkmayın. Size gelmesi gereken hiçbir şey reddedilmeyecek. Güvendesiniz, tutunmayı bırakıp benim sizi yönlendirmeme izin verin”
İnanç sayesinde, huzur geri gelir ve bunu bilirsiniz, hatta bu süreçte biraz da eğlenebilirsiniz.
Bu konuda şifalanmak ve hayata güvenebilmek için kartımız şu duayı öneriyor:
“Hayatın güvenilir olmadığına veya inancın hayatla başa çıkmak için aptalca ve olgunlaşmamış bir yol olduğuna inanmama neden olan tüm geçmiş hayal kırıklıklarının zihnimden, bedenimden ve kalbimden silinmesini seçiyorum. Hayatıma gerekli olan her şeyi, mükemmel zamanda ve mükemmel şekilde çekebileceğimi ve çekeceğimi kabul etmek için yardım istiyorum. Bana yardımcı olabilecek her şeyi, utanç veya suçluluk duymadan, minnetle kabul etme gücüne sahip olmayı seçiyorum. Bunu yaparak, kendimi hayatın akışı için açık, sevgi dolu, net bir kanal olmaya adıyorum.
Bunu yapmanın faydalarının sadece benimle sınırlı kalmayacağını, hayatın benim aracılığımla başkalarına da fayda sağlayacak şekilde akacağını biliyorum. Koşulsuz sevgiyle buna şimdi inanıyorum. Ve öyle de oldu.”
Umarım kanatlarınızı çok çabuk silkeleyip kurutur ve yeni ferah hayatınıza güvenle adım atıp uçuşmaya başlarsınız.
Bu yeni ay 17 Şubat günü saat 15:02’de gerçekleşiyor (İst), güneş tutulması ise ondan hemen sonra saat 15:12’de zirve yapıyor. Ve biz de böylece Ateş At yılına resmen başlıyoruz.
Bu paylaşımı Satürn’ün Koç’a geçmesinden birkaç saat sonra ve Sevgililer gününde yaptığımı biliyorum. İlginç bir sevgi günü olacak bence. Jim Kwik’in şu sözleri paylaştığını gördüm biraz önce ve her zaman hatırlamamız gereken bir şey olduğunu düşündüm:
Öz-sevgi bir okyanustur, kalbinizse bir gemi.
Onu tamamen doldurun ve fazlası sevdiğiniz insanların hayatlarına taşsın.
Ama ilk sırada siz olmalısınız.
Beau Taplin
Bu “süreçte” hep hatırlayın, çok seviliyoruz ve asla yalnız değiliz.
©Mor Alev 2026
Görseller: Kapak – Mor Alev Kolaj, Tarot Kader Çarkı – Ciro Marchetti, Metamorfoz – Verena Wild, Sürece Güven – Alana Fairchild/Autumn Skye
Tarihe geçecek sene 2026’nın enerjilerini incelediğimiz ve bu değişimde kendi kaderimizi belirlememize yardım eden paylaşımları kaçırmayın:
Okumak ya da dinlemek için görsellere tıklayın






En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.





