Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
2026’nın Aslan Dolunayı 2 Şubat’ın ilk saatinden hemen sonra, 01:09’da gerçekleşiyor. Hemen Kathy Biehl’in empowermentunlimited.com’daki analizine bakalım:
“Hayatın genel düzeni içinde hangi konumdasınız? Sosyal çevrenizdeki yeriniz hakkında nasıl hissediyorsunuz? Sesiniz kalabalıkta kayboluyor mu? Belki de arkadaşlarınız ve ait olduğunuz topluluklar artık eskisi gibi değildir?
Aslan dolunayı her zaman sahnenin tam ortasına çıkma davetidir. Ama bu kez sahne ışıklarının ötesine bakın ve seyirciyi görmeye çalışın. O insanlar kim? Ne kadar eskiye dayanıyorlar? Etki alanınız, sandığınızdan çok daha geniş olabilir. Ve ait olduğunuz grup, düşündüğünüzden çok daha güçlü bir potansiyel taşıyor da olabilir.
Her hâlükârda, geri bildirim geliyor — ve bazıları tam anlamıyla reality TV kıvamında olabilir. Şu anda zirve yapan her şey, drama ve gösteriş açısından zengin. Bu dolunayın duygusal tarafı, kendini ifade etmeyi seven Aslan burcunda. Aslan, ilgi çekme konusunda yeteneklidir — bazen de ilgiyi zorla talep eder.
Kimin sizi gerçekten takdir ettiğini, kimin sizi kendiniz gibi olduğunuzda iyi hissettirdiğini, kimin yanında ışığınızın daha da parladığını daha net fark edebilirsiniz. Ve bunun tam tersi, sizi anlamayanları, görmezden gelenleri, hatta ışığınızı söndürmek ister gibi duranları da görebilirsiniz.
Muhtemelen bu farkındalığa hızlı ve şaşırtıcı biçimde dramatik olmadan tepki vereceksiniz. Çünkü bu dolunay denkleminin karşı tarafı aşırı derecede mantıklı, mesafeli ve hiper-entelektüel Kova burcunda.
Kova’nın içinde yerleşik bir “acil kapatma düğmesi” vardır. Uyarı vermeden devreye girer ve insanları ya da durumları nefes kesici bir kesinlikle kesip atar. Bu, uzun uzun düşünmenin sonucu değildir, daha çok bir şimşek çakması gibidir — dokunduğu şeyi anında değiştirir.
Ve şu anda ipleri Kova tutuyor. Sadece güneş değil, Merkür, Venüs, Mars ve Plüton da bu burçta. İç gezegenler bu günlerde güneşle birlikte bir grup halinde ilerliyor. Bizi gerçekliğin tek bir boyutuna derinlemesine sokup ardından bir sonrakine geçiriyor.
Ocak ayı bizi Oğlak enerjisiyle sınadı – yapılar, hedefler, temeller… Şimdiyse bu gezegen kümesi dikkatimizi arkadaşlıklara, topluluklara, teknolojiye ve geleceğe dair vizyonlara zorluyor.
Hani o kendi aralarında konuşup da size dikkatini vermeyen insanlar var ya… Eskiden dikkatlerini çekmek için daha da abartırdınız. Şimdi sormak gerekiyor: Bu çabaya değer mi? Onlar gerçekten buna değer mi? Muhtemelen artık hayır.
Dolunaya karşı duran tüm bu Kova yerleşimleri, Plüton’un ayıklayıcı tırpanından çoktan geçti. Merkür ve Venüs de 29 Ocak’ta kavuşarak zihinle kalbi birleştirdi, sosyal ağlarımız, arzularımız ve değerlerimiz konusunda netlik getirdi.
Ayrıca Kova’nın geleneksel ve modern yöneticileri Satürn ve Uranüs, Balık ve Boğa burçlarındaki son altmışlıklarını geride bırakıyor. Bu da bizi başkalarının yüklerinden, zorunluluklarından, mızmızlıklarından ve sıkıcı insanlardan özgürleştirme potansiyeli taşıyor.
Bu nedenle bu dolunay, bir tiyatronun kendisinden çok final sahnesi, hatta selam anı gibi – kesip atma değil, duygusal olarak sindirme zamanı.
Peki size zıt gidenler? Gerçekten sınırlı enerjinizi onlara harcamak istiyor musunuz? Belki hayır… ama belki de evet — başkalarıyla birlikte durursanız.
Bu gökyüzü, kolektif hareketin içinde canlı bireysel ifade için güçlü bir formül sunuyor. Bir amaç için hareket etmek istiyorsanız burada çok sayıda arkadaşa yer var. Hatta bu eğlenceli ve eksantrik bir deneyim olabilir.
Sizi gerçekten anlayanlar mı? Muhtemelen sayıları daha az— yine Plüton’un arıtması sayesinde— ama aynı zamanda daha uyumlu, ortak değerler ve bolca nefes alanı sunuyorlar.
Kahlil Gibran’ın Ermiş’te yazdığı gibi:
Birlikte durun, ama çok da yakın durmayın,
Çünkü tapınağın sütunları ayrı durur,
Ve meşe ile selvi birbirinin gölgesinde büyümez.
Sonuç? Siz yalnız değilsiniz. Bazı insanlar gerçekten görüyor ve takdir ediyor. Ama en önemli izleyici kim? Aynada gördüğünüz kişi.
Sevgili Bilge Baykuşlar, Kathy Biehl aynadaki yansımamıza bakmamızı söyledi. Gerçekten de bu dolunayda evren elimize bir spot ışığı, bir de ayna veriyor. Önümüzdeki çok önemli Kova ve Başak tutulmaları ve Satürn-Neptün buluşmasıyla gelen BÜYÜK İNİSİYASYON öncesi Aslan dolunayı son büyük parlak işaret fişeği gibi patlıyor.
Bu yumuşak ve romantik bir dolunay ışıltısı değil. Kova’daki güneş, Merkür, Venüs, Mars ve Plüton’la birleşerek, kalp merkezli Aslan dolunayının tam karşısına haşin bir kolektif ışık tutuyor. Kimliğimizden, düşünme ve iletişim şeklimize, öz saygımız ve değerlerimizden, enerjimiz ve motivasyonumuza, derin bilinçaltımıza ve gizli gücümüze kadar varlığımızın her yönünün birdenbire geniş bir dünya sahnesinde aydınlatıldığını, sahneye yansıtıldığını hayal edin. Her şey açıkta. Işık keskin ve sıcak. Baskı altında ezilebiliriz veya ışığın varlığımızın içinden parlamasına izin verebiliriz. En karanlık zamanlarında başkalarına yardım eden bir deniz feneri de olabiliriz.
Bu enerjiyle nasıl çalışacağımız her zamanki gibi bizim seçimimiz olacak. Özgün benliğimizi güçlendirmek, toplumdaki yerimizi ilan etmek için de kullanabiliriz. Bu ışık bir yansıma, eğer aynaya bakmaya ve görülmeye gönüllüysek, bize gerçekten parladığımız ve çabalarımızın takdir gördüğü yerleri gösterecektir. Özgün yaratıcı benliğimiz ve ifademiz (Aslan) ile içinde yaşadığımız topluluklardaki rolümüz (Kova) arasındaki güzel uyumu veya gerekli gerilimi ortaya çıkaracaktır.
Ayna, kırılganlığımızı ve o kırılganlıktan doğan gücümüzü bize yansıtarak, “Bu sizin eşsiz etkiniz. Buna sahip çıkmalısınız.” diyor.
Dolunay Koç’taki Chiron ile akıcı bir üçgende. Bu da bizim doğuştan gelen destekleyici şifa sistemimiz. Ve tekrarlıyorum, eğer ışıkta görmeye ve görülmeye itirazımız olmazsa, bu akış cesaretimizi artıracaktır. Bu ışıkta kırılganlığı cesur ifadeye dönüştürebiliriz. Bu, hassas bir gerçeği söylememize, utanmadan kendi alanımızı kaplamamızı ve bu görünürlük anını, görülmeyle ilgili eski yaraları iyileştirmek için kullanmamıza yardım edecektir. Ateş bizi ısıtacak ve aslan yüreğimizi harekete geçirecektir.
Ya da hassas noktalarımızın gözle görünür olmasından dolayı kendimizi “yetersiz” veya “çok fazla” hissedebilir, sonucunda kendimizi çocuk gibi kapris yaparken ya da ortalığı ayağa kaldırırken bulabiliriz. Bunu yönetemediğimizde, savunma tepkilerine yönelebiliriz – incinmiş gururdan saldırganlaşmak veya utanç içinde daha da geri çekilmek gibi… Şifa enerjisi hala daha burada ancak onunla çalışmak için yüzümüzü korkuya değil aynadaki şifaya çevirmeliyiz. Bu enerjiyi, görülmesi ve bırakılması gerekenleri bilinçli olarak serbest bırakmak için kullanabiliriz — değersizlikle ilgili eski bir hikaye, dışarıdan onaylanma ihtiyacı, sesinizi çıkarmadığınız eski durumlar…
Bu ışık korkularınızı da gücünüzü de teyit edebilir. Yansımanız gerçek ama anlamını siz belirleyeceksiniz. Ve bu anlamı belirlerken lütfen dolunayın Sabian sembolünü dikkate alın:
“İfade edilme fırsatını bekleyen insan ruhu”
İnsan hayatındaki varoluşumuz sırasında oluşan pek çok ritmin, düzenin, alışkanlığın, değişimin ve isteğin ardında, çocuğun, ergenin, yetişkinin ve bir gün yaşlının arkasında her zaman ama her zaman kendini ifade etmeye çalışan ruh vardır. Ruhun verdiği bu dürtü hayatımız boyunca sayısız şekillerde kendini ifade eder. Ancak çoğu ifade yolu gelenekler, toplum ya da kendi yetersizlik hislerimizle bloke edilmiş olabilir. Ve sonra bir gün dramatik bir salıverme gerçekleşir, artık dayanamayız ve izin veririz ruhumuz bizim aracılığımızla yaratmaya başlar.
Bu sembol, ruhun artık daha fazla bekleyemeyecek noktaya gelmesini anlatıyor: Ruhumuz ifade edilmek, duyulmak, yaşamak ve parlamak istiyor ama aynı zamanda temkin ve korku da var.
Bu dolunayda mesele ifade ve yaratmak ile kendinizi bastırmak arasında kalmak değil, NE ZAMAN ve NASIL ifade edeceğini bilmek. Çünkü nasılsa bir şekilde, isteseniz de istemeseniz de, bu açılım yaşanacak. Daha gündelik bir şekilde anlatırsam dostlar, ya keskin sirke olup küpümüze zarar vereceğiz, ya da gidip en parlak, en güvenli halimizle yapmamız gerekenleri yapacağız.
Fakat bu sembolde bir de zamanlamadan bahsedilmiş. Sizin şu anda hayatınızda spot ışığı altında parlayan konunuz neyse, onun için bir fırsat dönemi açılıyor. Bilinçli olarak, o fırsat geldiğinde hazır ve istekli olun. Hayatın kendisi, size bir sıçrama tahtası sunacak ve şu anda sizi onu en iyi şekilde kullanmayı bilecek bir şekle sokuyor. Sabırsız ve aceleci olmayın, Evren’in sürecine inanın ve o fırsat geldiğinde… Sıçrayın!
Dolunay Kartı: Kaderle Randevu
Ve yine harika bir kartla bu enerjiyi özetliyoruz dostlar. Bu kartı gösteri dünyasını seven Aslan burcuna uygun bulduğum “İlahi Sirk” destesinden çektim. Diyor ki;
“O, ruhani alemden çıktığı gibi hayatınıza giriyor, çünkü sizin Kaderle bir randevunuz var. O gizemli bir varlık, davranışları özgür ve rehberliği gerçek. Yeni bir düzenin doğabilmesi için önce bir kaos yaratabilir, ama korkmanıza gerek yok. O size ilham ve moral vermek, sizi yönlendirmek için geliyor.”
Kaderle randevu büyük bir olaydır. Bu, size yardım eden, zeki, kudretli, bilge ve ne kadar güçlü olursanız olun, kendi çabalarınızdan daha büyük bir şeyin var olduğunu fark ettiğiniz andır.
Kaderle Randevu kartı, tüm hesapların bozulduğu anlamına gelir. Hiçbir şey dokunulmaz değildir ve her şey olabilir.
Eğer kontrol düşkünüyseniz, bu sizi muhtemelen çok korkutacaktır! Bu yüzden önemli bir şeyi bilmeniz gerekir: Kaderin sizin adınıza yaptığı müdahalelere güvenebilirsiniz, onun çalışmaları en iyi niyetlerinizi boşa çıkarsa bile. Güvenin ya da çıldırın, çünkü onu kontrol edemezsiniz. Ve buna gerek de yok! İlahi kaderiniz, en iyi hayatınızdır. Sizin en dolu ve en güzel yaratıcı ifadenizdir.
Bu, hemen farkında olmasanız bile, bir zamanlar istediğinizi ve ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüzden oldukça farklı olsa bile, istediğiniz ve ihtiyacınız olan şeydir.
Kaderin rehber eli, yanlış kapıları kapatır, hatta o kapılar bazen yüzünüze aniden çarpar. Böyle bir durumda egonuzu teselli edin, ama ruhunuzun sevinçle haykırmasına da izin verin, çünkü bunun Kaderin kartviziti olduğunu bileceksiniz. Ve sonra sizin için doğru kapıları açacaktır.
Çoğu insanın korktuğu gibi, o bir sadist değildir. Ama daha sonra daha büyük bir acıyı önlemek için şimdi biraz acı çektirmek anlamına gelse bile, büyük, gürültülü askeri çizmeleriyle hayatınızda dans edecektir. Kargaşa veya kaos görünümü, onun ilahi bir yeniden düzenleme görevinde çalıştığının bir işaretidir! Her hareketi, akıl almaz olanlar bile, kasıtlı ve ilahidir.
Bu kart ortaya çıktığında, Kaderle randevunuz var demektir. Evren, kalbinizdeki duaları duymuştur ve hayat, sizi rahatsız eden her şeyi çözmek için yeniden düzenlenmesi gerekenleri yeniden düzenleyerek bu dualara cevap verecektir. Bunun gerçekleşmesine izin verdiğinizden emin olun. Kontrolün sizde olduğunu hissetmeniz gerekmiyor. Kader heyecan verici, öngörülemez bir olgudur! Muhtemelen bir istikrarsızlık ve her şeyin değişeceğini hissedeceksiniz. Haklısınız. Kaderin elinizi tutmasına izin verirseniz, sizi gerçekten olmak istediğiniz ve olmanız gereken yerlere götürecektir.
Ona güvenemezseniz, sizi oraya ulaştırmak için sizi zorlayacak ve dürtecektir, ancak bu şekilde bu yolculuğun tadını pek çıkaramazsınız. Ona ne kadar çok güvenirseniz, evrenin size karşı değil, sizinle birlikte çalıştığını o kadar çok fark edeceksiniz ve eğer gönüllüyseniz, size hayatınızın en güzel zamanlarını yaşatacaktır!
“Kader ve ben bir randevudayız. Artık hayatım ve tüm hayallerim, içimdeki ilahi potansiyeli gerçekleştirmek için mükemmel bir uyum içinde.”
Bu kart sadece Aslan dolunayını anlatmıyor Bilge Baykuşlar. Bu dolunayla birlikte adım attığımız tutulma koridorunun ve Satürn-Neptün buluşmasının da bir özeti gibi.
Hepsini toparladığımızda:
Bir yanda Aslan’ın kalpten gelen kendini ifade etme ve görülme ihtiyacı, diğer yanda Kova’nın mesafeli, ayıklayıcı ve kolektif bakışı var. Bu karşıtlık, sosyal çevrelerimizi, dostluklarımızı, ait olduğumuz toplulukları ve enerjimizi kime ve neye harcadığımızı netleştiriyor. Bu sırada bizi gerçekten görenlerle kuru gürültü yapanları da ayırabiliyoruz. Görülme korkumuz ve kendimize biçtiğimiz düşük değerin acısı tetiklenecek, orası kesin fakat Koç’taki Chiron desteğiyle bu süreç, kırılganlığı cesarete ve şifaya dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Bu Aslan dolunayında ruhumuz gerçekten, kayıtsız şartsız, bütünüyle bedenlenmek istiyor. Sabian sembolü buna hazırlandığınızı ve bir şekilde bunun için bir fırsat geleceğini anlatıyor. “Kaderle randevu” ise “Rahatla. Ben seni doğru yere götürüyorum.” diyor.
Hepinize harika bir dolunay diliyorum. Hatırlayın, çok seviliyorsunuz ve asla yalnız değilsiniz.
©Mor Alev 2026
Görseller: Kapak ve Spot ışıkları altındaki aslan – Bilinmiyor, Topluluk – Mounir Khalfouf, Kaderle Randevu – Alana Fairchild/Melanie Delon – Divine Circus
Tarihe geçecek sene 2026’nın enerjilerini incelediğimiz ve bu değişimde kendi kaderimizi belirlememize yardım eden paylaşımları kaçırmayın:
Okumak ya da dinlemek için görsellere tıklayın





En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.





